GÖZ

Göz düşünen canlı insanın en önemli organlarından biridir. İnsan algılamasının yaklaşık %80’i bu inanılmaz organ tarafından sağlanır. İnsanda gözler; burnun iki yanında bulunan, önde göz kapaklarıyla örtülü kemik boşlukları içinde yer alan, koruyucu yağ yastıkçığı üstünde yerleşmiş, düzensiz küre biçiminde yaklaşık 25 mm çapında ve her biri 7-8 gr ağırlıkta olan organlardır.
Gözün Yapısı
Göz Kasları

Gözün hareketi sayıda ettirici tarafından sağlanır. Dört düz kas, bir uçlarıyla göz çukuru boşluğunun dibine, öbür uçlarıyla, dikey düzlemdeki bir çevre boyunca, gözyuvarına tutunurlar. Bu kaslardan gözün üstünde olanına üst kası denir, görevi; kasılarak gözü kaldırmak ve bakışı yukarı çevirmektir. Gözün altında olanı ise rectus kasıdır, gözü indirerek bakışı aşağıya yöneltir. Bunlar dışında gözün her iki yanında bulunan iç ve dış düz kaslar vardır ki bunlar da gözü sağa sola çevirirler. İki eğik kas ise gözü ekseni çevresinde döndürmekle görevlidir. Büyük eğik kasın bir ucu göz çukuru boşluğunun dibine yapışıktır ve oradan alın kemiği üstündeki bir çeşit kemik makaraya geldikten sonra düşey bir çember boyunca gözyuvarına tutunur; küçük eğik kas da bir yandan göze, öte yandan göz çukurunun iç çeperine yapışır.

Gözyuvarı

Dıştan içe doğru üç ana tabakadan oluşur:

Sert ():

Gözün en dışında bulunan renkli tabakadır. Sclera yada göz akı da denilen bu tabaka bağ dokudan yapılmış olup gözü korumakla görevlidir. Sert tabaka, gözün ön tarafında incelip, saat camı kubbeleşir ve saydamlaşır. Işığı geçiren bu bölüme kornea (saydam tabaka) denir. Kornea gözümüze toz kaçtığında acıyan, cama benzeyen, kontakt lensleri üzerine yerleştirdiğimiz kısımdır. Yaklaşık yarım milimetre kalınlığında ve 12 mm çapındadır. Saydam bir küre kesitine benzer. Gözün, gelen ışınları en fazla kıran bölümüdür. Dolayısıyla gözün odaklama işlevinde, yani net görmede en büyük pay korneaya aittir. Korneanın yapısında en ufak bir değişiklik gözün odaklama işlevinde önemli bir fark yaratır. Bu nedenle kırma kusurlarını tedavi etme amacıyla geliştirilmiş olan refraktif cerrahi genellikle korneada şekil değişiklikleri yaparak kırma kusurlarını çözer. Kornea temel olarak 3 katmandan oluşur. Bu katmanlar dıştan içe epitel, stroma ve endoteldir. Epitelin kendini yenileme yeteneği vardır. Herhangi bir hasar sonrası epitel hücreleri üreyerek hasarın büyüklüğüne göre birkaç gün içinde hasarı kapatırlar. Bu katmanın bir özelliği de acıyı algılamamızı sağlayan sinir uçlarını içermesidir. Stroma katmanı toplam kornea kalınlığının %90’ını oluşturur. Büyük kısmı kollajen liflerden meydana gelir. Korneanın sağlamlığını sağlayan katmandır. Endotel ise tek sıra hücreden oluşmuş en içteki katmandır. Ana görevi stromadaki fazla sıvıyı alıp korneanın şişmesini engelleyerek saydam kalmasını sağlamaktır.
Damar tabaka (koroid):
Sert tabakanın iç yüzünü saran ve bol kan damarı taşıyan pigmentli tabakadır. Pigmentler, fazla ışığı emip yansımaları önleyerek görüntünün netliğini sağlar. Bu tabaka önde düzleşerek gözün renkli kısmı iris’i ve kirpiksi kasları oluşturur. İris açılıp kapanan ve gözün renkli kısmının ortasında bulunan siyah noktayı genişletip daraltan diyaframdır. Mavi, yeşil, ela, kahverengi gibi renklerde olabilir. İrisin ortasında ışığın göze girip çıkmasını sağlayan, iristeki kaslarla büzülüp açılabilen gözbebeği (pupil) bulunur. Göze giren ışık miktarı gözbebeğinin büyüklüğüyle ayarlanır. Aydınlık ortamlarda küçülür. Böylece göze az ışık girer. Karanlıkta ise genişlemesiyle gözün arka kısmına daha çok ışık ulaşır.

Kornea ve iris arasındaki boşluğa ön kamera, mercek ile iris arasındaki boşluğa ise arka kamera denir. İçi şeffaf su gibi bir sıvıyla doludur. Sıvının görevi kornea ve merceği beslemek, göz küresinin şeklini sabit tutmaktır. Bu sıvı devamlı göz tarafından üretilir ve vücuttan atılır.

Gözbebeğinin arkasında yer alan şeffaf yapıya lens (göz merceği) denir. İnce kenarlı bir mercektir. Temel fonksiyonu odaklama için ince ayar yapmaktır. Bu fonksiyonu şişkinleşip incelerek yapısını değiştirerek gerçekleştirir. Gözbebeğinden giren ışınları kırarak ağ tabaka üzerindeki duyarlı bölgelerde toplanmasını sağlar ve yakına bakışta bombeleşerek okuma gibi işlevlerin yapılmasında rol oynar.

Göz merceğinin arkasından retinaya kadar olan bölge vitrius (camsı cisim) adını alır. Jelatinimsi bir maddeyle doludur. Çok fonksiyonlu saydam bir yastık gibi düşünülebilir, merceğin yerinde kalmasını sağlar. Işık buradan geçerek retina tabakasına ulaşır.
Ağ tabaka (retina):

Göz yuvarlağının en içte bulunan tabakasıdır. Işığa duyarlı reseptör (görme) hücreleri, siniri hücreleri ve uzantıları ile ara nöronlardan oluşur.