* G olarak tiroit bezinin, iltihabı olmayan, normal fonksiyonlu ve habis olmayan büyümeleri kastedilmektedir.

* Bu tarif yurdumuzda, “ Guatr ” olarak nitelendirilmektedir. Fakat böyle nitelendirilmesi pek te doğru değildir. Çünki bu isim, hekimleri yanıltabilmektedir. Böyle küçümsenen bu hastalık, ilaçla tedavi edilmesi mümkün iken, müdahalelerle tedavi edilmek zorunda bırakılmaktadır. Böyle olunca da, zehirli guatr’a ( ) dönüşebilmektedir.

* Guatr bir bölge halkında yaygın olarak bulunursa ; , tek tük olursa sparadik guatr’ dan bahsedilir. Bunun en güzel örneği; çevresidir.

HASTALIĞIN GELİŞİMİ VE SEBEBİ :

* Tiroit bezinde, tiroit hormonunun yapımı  çeşitli sebeplere bağlı olarak azalırsa, beyinde yer alan hipofiz bezinin tirioidi artar ve bu hormon tirioit bezini büyüterek neticede guatr’ ı meydana getirir.

* Guatr’ ın meydana gelmesinde en önemli sebep, iyot yetersizliğidir.

* En çok denizde uzak ve dağlık yerlerde olacağı gibi, genetik olarak ta bu hastalığa rastlamak mümkündür.

* Yurdumuzda 4 milyon kadar endemik guatr hastası vardır. Endemik guatr iki şekilde görülür; diffüz (yaygın) ve nodüler ( yumrulu ) guatr. Nodüler guatr oldukça mühimdir. Çünkü bunların kanser ihtimalleri, zehirli guatr haline dönüşme gibi tehlikeleri vardır.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ :

* Boynun genişlemesi veya boyunda bir kitlenin hissedilmesi.

* Yutkunmada ve almada zorluk çekilmesi, ses kısıklığı.

* N olarak ,  başlıca belirtileri arasındadır.

HASTALIĞIN TEDAVİSİ :

1.  Diffüz guatr : Hastaya ağız yoluyla belirli dozlarda tirioit hormonu verilerek,    tirioit bezinin büyümesine sebep olan durumu gidermek amaçlanır. İlaç tedavisinin cevap vermediği durumlarda ameliyat gereklidir.

2.  Nodüler guatr : Hem tehlike potansiyellerinin yüksek oluşu hem de ilaç tedavisine pek iyi cevap vermediklerinden, bunların tedavisi esas itibariyle cerrahidir.