Temiz havanın çok ağır bir tarifi olmadığı için hava kirlenmesi üzerinde kantitatif olarak tartışmak oldukça zordur. Bunun için “çevrade arzu edilmeyen bir etki yapacak konsantrasyonda bulunmasını” hava kirlenmesi olarak kabul etmek daha mantıklı olmaktadır. Bu kirletici maddeler gaz veya 1 mikrondan daha büyük katı veya sıvı madde zerrecikleri olabilir.
1.2. Hava Kirleticiler
1.2.1. Gaz Kirleticiler
Hava kirlenmesine sebep olan gaz kirleticiler, normal sıcaklık ve basınç altında gaz formunda bulunan maddeler ile normal basınç ve sıcaklık altında katı veya sıvı halde bulunan maddelerin buharlarından meydana gelir. Gaz halindeki kirleticilerin en önemlisi : Karbonmonoksit (CO), Hidrokarbonlar, Hidrojen Sülfür (H2S), Azot Oksitler (NOx), Ozon ve diğer oksitleyiciler ile Kükürt Oksitlerdir.
Karbon monoksit karbonlu madderin eksik yanmasından ileri gelir. En büyük kaynağı otomobil eksozlarıdır.
1.2.2. Patikül Halindeki Kirleticiler ( Kirletici Zerrecikleri )
Partikül halindeki kirleticiler menşelerine ve dane büyüklüklerine göre aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir :
• İnce tozlar ( Dust ) :
a – Kömür, kül ve çimento gibi maddelerin imal edilmesi, taşınması veya kullanılması sırasında havaya karışan katı zerrecikler,
b – Mekanik atölyelerden doğrudan havaya karışan ince toz zerrecikler,
c – kum yıkama ve püskürtme tesislerinden işletme esnasında atmosfere karışan ince zerrecikler den ibarettir. İnce tozlar izafi olarak büyük zerreciklerdir. Çimento tozları aşağı yukarı 100 mikron çapındadır.
• Kimyasal dumanlar ( Fuma ) :
Kimyasal dumanlara örnek olarak yüksek sıcaklıkta gaz haline gelmiş metalin oksitlenmesi ve ve yoğunlaştırılması neticesinde meydana gelen civa ve kurşun oksitler gösterilebilir. Tipik kimyasal dumanların çapları oldukça küçük olup 0.03 – 0.3 mikron arasında değişir.
• Kimyasal buharlar ( mist ) :
Bu tip kirleticilerin meydana gelmesine ait en en güzel örnek, sülfürik asit buharlarının ortaya çıkışıdır.
Reaksiyonlar :
SO3 (gaz) SO3 (sıvı)
SO3 (sıvı) + H2O H2SO4
şeklinde cereyan etmektedir. Kimyasal buharların çapları 0.5 – 3 mikron arasında değişir.
• Yanma dumanları (smog) :
Karbonlu maddelerin yakılması sırasında yanmanın tam olmaması neticesinde meydana gelir. Bu dumanların çapları yaklaşık olarak 0.05 – 1 mikron arasında değişir.
• Spray :
Herhangi bir sıvı maddenin atomlarına ayrılması neticesinde meydana gelen sıvı zerreciklerdir.
Atmosferde bulunan veya belirli bir kaynaktan atmosfere verilen partikül halindeki kirleticiler metal ve metal olmayan değişik elemanların birleşmesi sonucu ortaya çıkar ve kimyasal olarak karmaşık bir yapıya sahiptir.
1.3. Kirletici Kaynaklar
Hava kirleticilerinin pek çoğu tabii olaylar neticesinde atmosfere verilmektedir. Tabii olarak meeydana gelen partiküller : Çiçek tozu zerrecikleri, mantar sporları, tuz sprayleri, orman yangını dumanları ve volkanik olaylarda ortaya çıkan ince tozlardan ibarettir.
İnsan faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan kirleticiler : Yakma tesislerinden ( ısınma vb.), ulaşım vasıtalarından ve sanayi kuruluşlarından kaynaklanır.
Yakma tesislerinde ortaya çıkan kirletici emisyonlar, partikül halindeki kirleticiler olup : Uçucu küller, yanma dumanları, kükürt ve azot oksitlerden ibarettir. Maydana gelecek kükürt oksitler, kullanılan yakıttaki kükürt miktarının bir fonksiyonudur. Hava kirlenmesine sebep olan kükürt bileşiklerinden en önemlisi kükürt dioksitlerdir. Genel olarak hava kirleticilerinin %18 ini teşkil eder.
Yakma tesislerinde meydana gelen diğer kirleticiler : Organik asitler, aldehitler, amonyak (NH3) ve karbon monoksit (CO) den ibarettir. Meydana gelen CO miktarı yakma tesisinin randımanına bağlıdır.
Ulaşım vasıtalarının sebep olduğu en önemli kirleticiler eksoz gazlarıdır. Nakil vasıtalarının sebep olduğu gaz halindeki kirleticiler, CO, azot oksitler ve hidrokarbonlardan ibarettir. Hidrokarbonlar motordaki eksik yanma ve yağ karterindeki, karbüratördeki ve benzin deposundaki buharlaşmadan ileri gelmektedir.
1.4. İkinci Tip Kirleticiler
Hava kirleticilerinin sınıflandırılmasında bir diğer yaklaşımda kirleticileri, birinci ve ikinci tip kirleticiler olarak ayırmaktır. Birinci tip kirleticiler, atmosfere herhangi bir kaynaktan verilen kirleticilerdir. İkinci tip kirleticiler ise birinci tiptekilerin tersine atmosferde teşekkül eden kirleticilerdir. Otomobil eksozlarından bırakılan bileşikler özellikle ikinci tip kirleticilerin oluşturulmasında büyük önemi haizdir.
1.5. Kirleticilerin Tesirleri
1.5.1. Hava Kirlenmmesinin Halk Sağlığına Tesiri
• Partikül Halindeki Kirleticiler :
Patiküllerin solunum organlarındaki birikme yerleri ve buradaki kalma süreleri bir takım fiziksel faktörlere ve bilhassa zerreciklerin büyüklüğüne bağlıdır. Kirleticilerin, akciğerlerin “Alveoller” ( hava torbalarının bulunduğu bölge ) bölgesindeki birikmesi özellikle önemlidir. Çünkü bu bölgede partikülleri uzaklaştırmaya yarayan ve “Titrek tüyler “ adı verilen tüycükler mevcut değildir. Bunun için zerrecikler bu bölgede izafi olarak uzun süre kalabilir.
Zerreciklerin akciğerlerde birikme miktarlarını etkileyen diğer faktörler , nefes alma sıklığı (birim zamandaki nefes alma sayısı ) ve nefes alıp verme esnasında akciğerlerin hacminde meydana gelen değişmenin büyüklüğüdür.
Partiküllerin akciğerlerde birikmesinden sonra bunların dışında atılması değişik yollarla olabilir. Bunlardan biri “titrek tüylerin “ faaliyetleri ile parçacıkların balgamla birlikte teneffüs yollarından dışarı atılmasıdır. Bir diğer yol aksırmak veya öksürmek suretiyle zerreciklerin vücudu terketmesidir.
Kirlenmiş havada insanlar için en tehlikeli olan zerreciklerden biri sülfirik asittir (H2SO4). Sülfirik asitin tesiri esas itibariyle bileşimindeki kükürt di oksidin ,üst teneffüs yollarının ve balgam çıkarmaya yarayan dokuların tahriş edilmesi ve bronşların daraltılması şeklinde olmaktadır.
Hava kirleticileri arasında en çok bilinen bir diğer partikül de kurşun zerrecikleridir. Araştırmalar ,kurşun zerreciklerinin kırmızı kan hücrelerinin gelişmesi ve olgunlaşmasına tesir ettiğini göstermiştir. Kurşun zerrecikleri kanda ve idrarda birikmektedir.
Diğer bir kirletici de Berilyum elementidir. 0,1 g/m3 konsantrasyonunda zehirli olduğu görülmüştür. Gazların akciğerlerde kana karışmasını kolaylaştırır. Berilyuma kanda ve idrarda rastlanabilir.
• Gaz Halindeki Kirleticiler:
Kükürt di oksit (SO2),suda ve dolayısıyla vücut sıvısında (kanda) büyük ölçüde çözünebilen bir gazdır. Bunun en önemli tesiri üst teneffüs yollarının cidarlarını zedeleyerek , neticede hava akışına olan mukavemetin azaltmasıdır. Kükürt dioksit aynı zamanda solunum sisteminin koruyucusu olan tüycüklerede zarar vermektedir.
Akciğerlere tesir eden bir diğer kirletici de NO2 dir. Kanamalara sebep olur. Azot dioksitletr hemoglobin ile birleşerek kararlı bir formda azot dioksit-hemoglobin yapmakta ise de zararlı bir tesiri müşahade edilmemiştir.
Ozon akciğerlerde kanama ve tıkanmalara yol açar.
Karbon monooksit(CO),kandaki hemoglobin (Hb) ile birleşerek kaorboksihemoglobin (COHb) yapar. Karbonsihemoglobin teşekkülü hücrelere O2 taşıyan hemoglobini büyük ölçüde azaltır ve oksijen eksikliğinden ölümler meydana gelir. CO in değişik konsantrasyonlardaki tesirleri Tablo 1.1 de verilmiştir.
Tablo 1.1. – CO in Etkileri
CO Konsatrasyonu
ppm Tesirleri
50
100
250
750
Fiziksel tesirlerin seçilememesi
Kalp ve akciğer fonksiyonlarında değişme
Şuurun kaybolması
Ölüm
Organik gazlarla beraber ,formaldehit (HCHO) özellikle önemlidir; tesirleri SO2 gibidir.
Tablo 1.2. – Seçilmiş gruplar üzerinde sağlık tesirleri
Kirletici
Fazla ölüm ve
Hastaneye meracaat Akciğer hastalıkları ile sağlığın bozulası Solunum sisteminde rahatsızlık Görüşü ve insanları rahatsız edici durumlar
SO2
Duman
500g/m3
(günlük ort.)
500g/m3
(günlük ort.) 250-500g/m3
(günlük ort.)
250g/m3
(günlük ort.) 100g/m3
(yıllık A.ort.)
100g/m3
(yıllık A ort.) 80g/m3
(yıllık geo.ort.)
80g/m3
(yıllık geo ort.)
Hava kirlenmesinin solunum yolu hastalıklarına yol açtığı bilinmketedir. Akciğer kanseri, astım ve anfizen ençok rastlanan kronik hastalık tipleridir.
1.5.2. Kirleticilerin Bitkilere Tesiri
Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde tesir eder :
1) Yaprak dokularının harab olması ,
2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi,
3) Büyümenin yavaşlaması
Hava kirlenmesinden yem bitkileri,süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenir. Büyüme yavaşlar meyveler küçülür ve besi değeri düşer,çiçekler tahrip edilir. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Civardaki maden işletmelerinde kükürt dioksit:
2 CuC + 3 O2 2 CuO + 2 SO2 denklemine göre meydana gelir.
1.5.3. Kirleticilerin Hayvanlar Üzerine Tesiri
Hava kirlenmesi insanların yanısıra hayvanların sağlığına da tesir etmektedir. Geçmiştekaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamıştır.
Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde adsorbe edilen kirleticilerden eleri gelmektedir. Bu tip zehirlenmelere sebep olan ağır metaller ,arsenik ,kurşun ve molibdendir.
Çiftlik hayvanlarına en çok tesir eden ve öteden beri bilinen bir diğer kirletici de florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığırlar ve koyunlar florürlerden çok etkilenmektedir.
1.5.4. Hava Kirlenmesinin Eşyalar Üzerine Tesiri
Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen tesiri bina cephelirinde ,kumaşlar ve diğer eşyalar üzerind lekeler meydana gelmesidir. Yüzeyler üzerine 0,3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesi söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmektedir. Zamanla bu birikme, yüzeyi tahrip ederek rengini değiştirerek kendini belli eder. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer tesiri ko5rozyonu hızlandırmasıdır. Bilhassa kükürt dioksit çürümeyi son derece hızlandırmaktadır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı tesir yapmaktadır. H2S , kurşunlu boyalar üzerine çok büyük zararlı tesir yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür yapmaktadır.
1.6. Meteoroloji Ve Hava Kirlenmesi
1.6.1. Giriş
Dünyay saran atmosfer tabakasının kalınlığı yaklaşık 150 km olmasına rağmen gerçek hava kütlesinin %95 i sadece 20 km lik bir kısımda bulunur. Bu tabakaya troposfer adı verilir. Hava kirlenmesi ile ilgili problemler bu tabakada cereyan eder.
Herhangi bir hava kirlenmesi problemi üç elemandan meydana gelir:
1. Kirletici kaynağı
2. Kirleticinin hareketi ve taşınması
3. Kirleticiye maruz kalan unsurlar
Kirleticilerin maruz kalanlar üzerindeki tesirleri kirletici konsantrasyonlarına bağlıdır. Havadaki kirletici konsantrasyonları ya ppm olarak veya g/m3 olarak ölçülmektedir.
1 ppm = ( 1 hacim kirletici)/106 hacim (hava+kirletici) olarak tariflenir. g/m3 ise , g/m3=(mikrogram kirletici)/(m3 hava hacmi) dir.
1.6.2. Kirleticilerin Atmosferde Yayılması
Bir kaynaktan atmosfere bırakılan kirleticiler çeşitli hava hareketleri ile maruz kalanlara doğru taşınır. Kirleticinin atmosfer içindeki hareketi hem yatay hem de düşey doğrultuda ceryan eder. Kirletici , havanın bu hareketi ile ne kadar büyük hacimde hava ile karışırsa o kadar çok seyrelmiş olur, konsantrasyonu azalır ve böylece maruz kalanlar üzerindeki kötü tesirleri deazalmış olur.
Kirleticilerin yatay doğrultudaki taşıması üzerine en tesirli meteorolojik faktör rüzgarlardır. Yeryüzündeki bir dalga kıran gibi güneşten gelen yüksek frekanslı ışık dalgalarını düşük frekanslı ısı dalgalarına dönüştürerek uzaya yansıtır. Yeryüzeyinden uzaya doğru olan ısı iletimi :
1. Sürükleme
2. Radyasyon ile yayılma
3. Fiziksel olarak temas ( ısı farkından dolayı) ile meydana gelir. Isının radyasyon yoluyla taşınması atmosfere çok az tesir eder.
Rüzgarların yatay hereketi rüzgar hızı ile belirlenir. Rüzgar hızı ve yönü , rüzgarın geldiği yön esas alınmak üzere “rüzgar gülleri” ile gösterilir. Bu teknik yardımıyla belirli bir merkezde meydana gelen kirlenmenin hangi kaynaktan dolayı meydana ggeldiği kolayca anlaşılmaktadır.
Kirleticilerin düşey doğrultuda yayılması yer yüzeyi ile temas halinde olan ısınmış havanın yükselmesi sebebiyle olur. Isınmış olan hava kütlesi, etrafını çevreleyen soğuk hava moleküllerine nazaran düşük basınca sahiptir ve ortamın kaldırma kuvveti ile yükselir. Bu yükselme sırasında yükselen hava kütlesinin sıcaklığı azalır. Yükselen hava parselinin sıcaklığı kuru havada ideal olarak her 100 m. de 1 oC azalır.(Alçalan hava parselinde ise artar)
Bununla beraber ortamdaki hava sıcaklığının yükseklikle değişimi farklı hızlarda olabilir. Bu değerlere “gerçek değişme hızı” veya “ortamın Lapse hızı” adı verilir. Meteorolojik şartlara bağlı olarak, gerçek değişme hızı adiyabatik değişme hızından büyük veya küçük olabilir. Sıcaklığın yükseklikle olan değişimi (gerçek değişme hızı), adiyabatik değişme hızından büyükse buna “süper adiyabatik” veya “adiyabatik üstü” veya yüksek değişme hızı” adı verilir. Bu durumda sıcaklığın yükseklikle değişimi >1 oC/100 m dir. Gerçek değişme hızının 1 oC/100 m. den küçük olması halindeki hıza da “adiyabatik altı” veya “düşük değişme hızı” adı verilir. Adiyabatik altı değişme hızının sınır değeri “inversiyon” adını alır.
Herhangi bir sebepten dolayı yeryüzüne yakın hava kütlesi atmosfere nazaran daha soğuk bir durum alırsa bunun hemen üzerinde kararlı bir hava kütlesi oluşur. Böylece yüzeydeki hava kütlesi atmosfere nazaran daha soğuk duruma geçer ve böylece sabahın erkan saatlerinde atmosferde kararlı bir hava kütlesi oluşur. Güneş doğması ile yüzeydeki hava hızlı bir şekilde ısınır ve geceleyin teşekkül eden inversiyon tabakası ortadan kalkar. Bu sabit periyot fazla uzamadığı takdirde atmosferdeki kirleticilere maruz kalma süresi birkaç saatten fazla olmaz.
İnversiyon kelime olarak ters çevirme manasına gelir. Hava kirlenmesi bakımından önemli bir yeri vardır. Sıcak hava tabakasının soğuk hava tabakası üzerine çıkması sonucu meydana gelir. İnversiyon tabakaları kirleticilerin düşey doğrultudaki hareketine ve karışımına mani olur. Şehirler üzerindeki yüksek tabakalarda meydana gelen inversiyonlar en yaygın inversiyon şeklidir. Kabaca inversiyonlar ;
1 – Alın versiyonu
2 – Advektif inversiyon
3 – Radyasyon inversiyonu
olarak 3 gruba ayırmak mümkündür.
Atmosferde meydana gelen düşey doğrultudaki hava cereyanlarının kararlılığı büyük ölçüde ortam sıcaklığının yükseklikle değişme hızına bağlıdır. Adiyabatik üstü şartlarda atmosferdeki hava cereyanları son derece kararsızdır ve kirleticilerin düşey hareketi ve türbülansı bakımından büyük önemi haizdir.
Atmosferdeki olayların kararlılığı çoğu zaman bacalardan çıkan duman şekillerinden anlaşılabilir. İçinde hava kirlenmesi yönünden en tehlikeli olanı fümigasyon (tütsü) şeklinde olanıdır. Bu durumda kirleticiler inversiyon tabakasına yakalanır. Kıvrımlı bir şekildeki baca dumanları da dumanların yeryüzeyine çarpmaları halinde tehlikeli olmaktadır.
1.6.3. Atmosferdeki Nem
Atmosferde bulunan nem hava sıcaklığının azalması ile yoğunlaşarak sis teşekkülüne sebep olur. İnversiyon olayına ilaveten en tehlikeli hava kirlenmesi problemleri sislerle beraber ortaya çıkmaktadır. Hava içerisinde bulunan su zerreciklerinin sebep olduğu en önemli 3 olay aşağıdaki gibi özetlenebilir :
• Sisler havadaki SO3 ü H2SO4 haline çevirir
• Vadilere çöken sisler güneş ışınlarının yeryüzüne tesirini azaltır ve vadinin ısınması gecikerek geceleyin meydana gelen inversiyon tabakası uzun süre vadi üzerinde kalır; dolayısıyla kirleticiler ortamdan ayrılmaz
• Havadaki nem, sıcaklığın yükseklikle değişme hızına dolayısıyla atmosferdeki olayların kararlılığına tesir eder.
Havadaki nemin yoğunlaşarak yağmur haline gelmesi havanın temizlenmesine sebep oldu. Yağmur damlaları kirleticileri yakalayarak beraberinde götürür. Bu olaya havanın “yıkanması” adı verilir.
1.6.4. Siklon Ve Antisiklonlar ( Alçak Ve Yüksek Basınçlar )
Alçak ve yüksek basınç merkezleri zaman zaman yerdeğiştirdiğinden hava şartlarıda değişir. Alçak basınç merkezlerinde hava cereyanları yatay doğrultuda merkeze doğru ve saat hareketinin ters yönündedir ( Kuzey yarım kürede ). Bu durum hava kirleticilerinin uzaklaştırılması bakımından son derece faydalıdır.
Yüksek basınç merkezlerinde ( antisiklon ), havanın yatay düzlemdeki hareketi merkezden dışarı doğru ve saat hareketi yönündedir. Hava kirlenmesi açısından bu husus oldukça tehlikelidir. Havanın zemine doğru hareketi, kirleticilerin maruz kalanlara doğru taşınmasını ve zararlı tesirlerinin artmasını sağlar.
1.7. Hava Kirlenmesi Kontrolu
1.7.1. Giriş
Senelerce bütün artıklarını doğrudan atmosfere vermeğe alışmış olan ve bunların rüzgarlar yardımıyla kaybolup gittiğine inanan insan oğlunu, birde bire havaya bıraktığı emisyonları sınırlandırmaya veya kontrol cihazları için para ödemeye zorlamak oldukça zordur. Ayrıca öteden beri emisyonlarını doğrudan atmosfere veren sanayicilerin bir gün emisyonlarını önlemek zorunda kalacaklarını idrak etmeleri de pek kolay olmayacaktır.
Emisyon kontrolu önemli 5 kademeden meydana gelir ( Kaynak, toplama, soğutma, temizlemei dağılma ). Bunlardan dağılma, kirleticilerin taşınıp yayılması bundan önceki kısımda ele alınmıştır. Bu kısımda, diğer 4 kademe incelenecektir.
1.7.2. Kaynakların Düzeltilmesi
Çoğu zaman hava kirlenmesi probleminin en kolay çözümlerinden biri kirlenmeye sebep olan olayların durdurulmasıdır.
Kirleticilerin kaynaktan kontrolü ve düzeltilmesinde :
• Proses girişlerinin kirleticiyi elimine edecek şekilde seçilmesi
• Proses girişlerinden kirleticilerin uzaklaştırılması
• Proseslerin kirleticileri minumun yapacak şekilde işletilmesi
• Proseslerin kirletici üretmeyen proseslerle değiştirilmesi usullerinden biri seçilebilir.
1.7.3. Kirleticilerin Toplanması
Hava kirlenmesi kontrolünün en zor kademesi kirleticilerin toplanmasıdır. Hava kirlenmesi problemi ile uğraşan çevre mühendislerinin karşılaştığı en önemli zorluk sanayi kuruluşlarının emisyonlarını toplu olarak belirli bir noktadan atmosfere vermemeleri halinde ortaya çıkar. Çoğu zaman bazı kontrol cihazlarının sisteme konulmasından önce sistemdeki kirletici akımını kontrol altına almak gerekir.
1.7.4. Soğutma
Kirletici emisyonlar meydana geldikleri kaynaklardan atmosfere verilmesi sırasında kontrol cihazlarına verilmeyecek kadar yüksek sıcaklıktadır. Bunun için emisyonların cihazlara verilmeden önce soğutulması gerekir. Emisyonların soğutulması ;
• Emisyonların seyreltilmesi
• Emisyonların su ile soğutulması
• Emisyonların helezon şeklindeki borulardan geçirilerek soğutulması
metodlarının biri ile yapılır.
1.7.5. Temizleme
Uygun temizleme cihazı seçimi kirletici karekterine ve kontrol cihazının özelliklerine göre yapılır. Hava kirleticilerinin büyüklükleri çok değişken olduğu için dane büyüklüğüne uygun cihaz seçilmelidir. Ayrıca emisyonların ihtiva ettiği kimyasal maddenin cinsleri muayyen tipteki cihazların kullanılmasını gerektirebilir.
1 – Çökeltme Odaları : Su tasfiyesindeki çöktürme havuzlerına benzer tarzda geliştirilip emisyonların çıktığı bacalara yerleştirilmiştir. Bu cihazlarda sadece çok iri partiküller tutulabilmektedir.
2 – Siklonlar : İri partiküllerin uzaklaştırılmasında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Kirli hava tabanı konik olan bir silindirin içine çevreden süratli bir şekilde püskürtülür. Bu esnada silindir cidarına çarpan partiküller tabanda birikir ve konik tabanından dışarı atılır.
3 – Torba Filtreler : Vakum filtreleri gibi çalışır. Bezden yapılmış torbalar içine gönderilen kirli hava ince tozlarını bırakır. Torba filtreler mikron mertebesinden daha küçük partiküllerin hemen hemen tamamını uzaklaştırır.
4 – Islak Toplayıcılar : Pek çok şekil ve biçimde imal edilmektedir. Küçük partiküllerin uzaklaştırılmasında etkili bir metoddur. Neticede kirli su ve buhar meydana gelmesi bu cihazların mahzurunu teşkil eder.
5 – Elektrostatik Yoğunlaştırıcılar : Elektrik santrallerinde çok kullanılır. Bunun sebebi gerekli enerjini ucuz bir şekilde temin edilebilmesidir. Partiküller iki yüksek voltajlı elktrot arasında elektronla yüklenerek pozitif yüklü elektrota doğru hareket ettirilir ve ortamdan ayrılmış olur. Çok küçük zerreciklerin uzaklaştırılmasında etkili olan bu cihazlar oldukça pahalıdır.
6 – Adsorbsiyon : Kirleticilerin tutulmasında aktif kaobon gibi adsorplayıcıların kullanılmasıdır. Adsorplayıcılar çok pahalı olup bazı durumlarda bulunmaları zordur.
7 – Yakma ( İnsinerasyon ) : Gaz halindeki kirleticileri yakmak suretiyle CO2 , H2O ve inert maddelere dönüştüren bir metoddur. Bu metod sadece yanabilen buharlara uygulanabilir.
8 – Katalitik Yakma : Bu metod da kirleticilerin kimyasal olarak yapısını degişterecek bir katalizör kullanılır.
106 views