Hepatit B virüsü (HBV) bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli ve ciddi bir sağlık meselesi oluşturmaktadır. Bugün dünyada 350-500 milyon HBV taşıyıcısı olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizin HBV enfeksiyonunun orta dereceli etkili olduğu bölgeler içinde yer alması, ayrıca kronik HBV taşıyıcılarının da yüksek oranda (ortalama %10) görülmesi konunun önemini vurgulamaktadır.

Hepatit B virusu ailesinden bir virusüdür Hepatotropik (karaciğerle ait) dir.

Bulaşma

HBV’nün yayılmasında en büyük etken dünyada mevcut olan 350-500 milyon civarındaki taşıyıcılardır. ,enfekte olan bu kişilerin kan ve iç sıvılarında yüksek orandadır. Tükrük, anne sütü, ifrazatı, idrar,ter ve menide ise az oranda bulunur. Bunlardan sadece ve tükrüğün bulaşmada rölü vardır. HBV’nün başlıca 4 ana bulaşma şekli vardır.

1-Paranteral ve perkütan yol : virusle bulaşmış kanve kan ürünleri, cerrahi aletler, enjektör, dövme, akupunktur, kulak delme, diş fırçası, ve traş bıçağı gibi malzemeleri ortak kullanma bu çeşit bulaşmaya yol açar.

2-Cinsel temas : Hepatit B virusünün başlıca bulaşma yoludur A.B.D. de yapılan bir araştırmada HBV enfeksiyonunun %50 sebebinin cinsel temas olduğu saptanmıştır.

3-Perinatal yol : Taşıyıcı anneden bebeğe doğum sırasında doğumdan sonra enfekte anne sıvılarının bebeğe temasıyla bulaşır. pozitid bir anneden doğan çocuklarda 6 ayda HBV enfeksiyon riski %75-%90 dır. Bunların yaklaşık %90’ı kronikleşir.

4-Horozontal yol : Bu bulaşma yolunun mekanizması olarak açıklığa kavuşmamıştır. Özellikle aynı evde yaşayanlar arasında görülmektedir.

Ülkemizde HBV bulaşmasında her dört yolun da etkili olduğu düşünülmektedir. HBV enfeksiyonunda bulaşma yolları göz önünde bulundurulduğunda bazı tehlike gurupları söz konusudur.Bunlar:1-Sağlık Personeli2-Hemodiyaliz ve sık sık kan nakli yaptıran hastalar3-Damar içi uyuşturucu bağımlıları4-Erkek eşcinseller, hayat kadınları5-HBsAg pozitif annelerin bebekleri6-Huzur evleri, Kreş gibi bakımevlerinde yaşayanlar.

Klinik

Hepatit B enfeksiyonunun kuluçka dönemi yani virüsun alımından klinik bulguların ortaya çıkışı ortalama 2-3 aydır. Klinik anikterik (Sarılıksız), ikterik (Sarılıklı), kolestatik ve fulminan hepatit şeklinde olabilir. Erişkinlerde yaklaşık %80 oranında belirtisiz hastalık şeklinde görülür Bebeklerde ise bu oran %99 dur. Erişkinlerde kronikleşme oranı %5-10 iken bebeklerde bu oran %95 e çıkar Hepatit B virüs enfeksiyonunda sarılık ortaya çıkmadan halsizlik, çabuk yorulma, baş ağrısı, eklem ağrıları, grip, ateş görülebilir. Daha sonra idrar koyulaşabilir. Çay rengini alır ve sarılık ortaya çıkar. Birkaç gün yada bir kaç hafta devam eder. İştahsızlık, bulantı, kusma, kaşıntı, karın ağrısı , ishal görülebilir. Sarılığın kaybolması ile birlikte iyileşme dönemi başlar. Çoğu hastada kolay yorulma, halsizlik şikayeti aylarca devam eder.
Kronik Hepatit B enfeksiyonu ise genellikle sessizdir. En sık belirti yorgunluktur. İştahsızlık karın ağrısı kilo kaybı bulantı gibi şikayetlerde olabilirr. Kronik HBV enfeksiyonundan sonra yaklaşık %0.5 oranında hepatoselluler karsinoma (Karaciğer kanseri ) görülebilir.

Korunma

HBV enfeksiyonundan korunma, bilinen bulaşma yollarına karşı tedbir alma ile olur. Ancak asıl korunmayı temas öncesi yapılacak aşı sağlar. HBV ile temas sonrasında ise (HBsAg pozitif anneden doğan çocuklar, HBsAgpozitif kanla bulaşmış iğnenin batması, HBsAg pozitif kişiyle cinsel temas) mutlaka hepatit B immunglobulini yapılmalıdır. Belirtilen durumlar yüksek risk oluşturduğundan ayrıca hepatit B aşısıda birlikte uygulanmalıdır.

Günümüzde kullanılan hepatit B aşılarının hepsinin etkili olduğu görülmüştür. Bağışıklığın düzeyi ve kalıcılık süresi uygulanan aşı ve doza gömre değişmektedir. Aşılama öncesi kişinin B sarılığı geçirip geçirmediği araştırılabilir.

Aşılandığında bağışıklık cevabı düşük düzeyde oluşan kişilere ikinci bir aşı programı uygulanmalıdır. Bu sayede yeterli ve kalıcı bağışıklık sağlanabilir. Aşının uygun yere yapılmaması, sigara içme, ileri yaş, şişmanlık, aşıya cevabı olumsuz etkileyen sebeblerdir.

Uzm. Dr. Sevinç Yazıcı Beşışık

Enfensiyon hastalıkları ve klinik Mikrobiyoloji Uzmanı