Hepatit B virüsü karaciğer hücresi içerisine kendi genetik materyalini yerleştirerek, bu hücrelerin rutin çoğalma mekanizması ile üremelerini sağlar. İnsan vücut bağışıklık sistemi, virüsün genetik materyalini içeren kendi karaciğer hücrelerine saldırmak üzere harekete geçer. Yani virüs dolaylı yoldan karaciğere zarar verir. Bağışıklık sisteminin aralıksız saldırıları, karaciğer hücrelerinin hasar görmesiyle ve ölmesiyle sonuçlanır.

Hepatit B ‘nin Doğal Seyri Nasıldır?

Hepatit B enfeksiyonu, çeşitli şekillerde seyredebilir. Akut hepatit, genellikle kendiliğinden iyileşen, iyi huylu bir enfeksiyondur ama hastaların bir bölümünde kronik hepatit B yönünde ilerler. Kronik hepatit B, aralarında siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserinin de olduğu daha ciddi durumlara neden olabilir.

Diğer Bilgiler

Bazı bireylerde virüs, akut hepatit enfeksiyonu sırasında tamamen ortadan kaybolabilir.

Kronik enfeksiyonu olan hastaların %25-40 kadarı sonunda, hepatit B virüsü ile bağlantılı bir hastalık nedeni ile ölmektedir.

Organ/doku nakledilenler veya HIV (AIDS virüsü) ile enfekte bireyler gibi bağışıklık sorunları olan insanlarda kronik enfeksiyon riski büyük ölçüde artar.

Karaciğer kanseri gelişen insanlarda bu genellikle, akut enfeksiyondan 30 -50 yıl sonra görülür.

Karaciğer kanseri vakalarının %75-90’ı, kronik hepatit B sonucudur.

Bir enfeksiyon hastalığı olan hepatit B, dünyadaki ölüm nedenleri listesinde dokuzuncu sırada bulunmaktadır. Dünyanın her yanında 2 milyardan fazla insan HBV (hepatit B virüsü) ile enfekte olmuştur ve bunların 350 milyon kadarı, hastalığın kronik taşıyıcısı konumundadır.

Hepatit B virüsü karaciğer hücrelerini, bağışıklık sisteminin enfekte (mikrop bulaşmış) karaciğer hücrelerine saldırmasını uyararak dolaylı yoldan tahrip eder. Ancak bağışıklık sistemi her zaman hepatit B virüs enfeksiyonunu tamamen ortadan kaldıramaz.

Başlangıçta hepatit B enfeksiyonunu izleyen belirtiler hafif ya da özel olmayabilir. Belirtiler görülürse ;öncelikle sarılık, iştahsızlık ve karın ağrısı şeklinde olabilir. Hepatit B virüs enfeksiyonu, değişik şekillerde ilerleyebilir. Akut hepatit B 4 hafta ile 6 ay arasında değişen bir süre devam ederken, kronik hepatit B’nin aktif şekline geçişi, 15-30 yıl gibi uzun bir süre olabilir.

Kandaki virüsün (vireminin) ortaya konulması ve sayılabilmesi açısından en güvenilir yöntem, hepatit B virüs DNA’sının izlenmesidir.

Hepatit B virüs enfeksiyonunun teşhisinde kullanılan bazı antijen ve antikor testleri vardır. Bunlar;

Kronik hepatit B virüs enfeksiyonunu işaret eden; Hepatit B yüzey antijeni testi (HBsAg )

Virüsün çoğalmakta olduğunu gösteren; Hepatit B e antijeni (HBeAg) veya HBV DNA testidir.

Kronik Hepatit B’nin Tanısı

Medikal öykü ve fizik muayene

Testler gereklidir; çünkü hastaların büyük çoğunluğunda semptom görülmüyor

Kan Testleri-Viral replikasyon (HBV DNA ve HBeAg düzeyleri)

Karaciğer hasarı (karaciğer enzimleri – ALT/AST)

Karaciğer dokusu örneği (histoloji) – karaciğer hasarının boyutunu tespit etmeyi sağlar

HBV İnfeksiyonunun Bulgu ve Semptomları Kronik Hepatit B Hastalarının Büyük Çoğunluğunda Görülmemektedir

Semptomlar

Kısa Süreli İnfeksiyon

(Akut) Uzun Süreli İnfeksiyon

(Kronik)

Yorgunluk ya da “grip benzeri” semptomlar Akut ile aynı semptomlar

Bulantı ya da karın ağrısı Kas ve eklem ağrısı

Diyare Zayıflık

Deri döküntüsü Siroz bulgu ve semptomları

Deri ve gözlerde sarılık (sarılık) Karaciğer kanseri bulgu ve semptomları

Açık renkli dışkı

Koyu sarı idrar

Karaciğer Hastalığının Evreleri

İnflamasyon

Fibroz : Karaciğerde skar dokusunun birikimi ve kalınlaşması

Siroz : İlişkili skar oluşumu ile karaciğer hücrelerinin yaygın yıkımı

Karaciğer Kanseri

Hepatit B : Risk Altındakiler Kimler?

İntravenöz ilaç kullanıcıları

Çoğul partner ile cinsel olarak aktif olan kişiler

Çoğul olarak maruz kalınan hemofiliyaklar ve ilişkili gruplar

Hemodiyaliz hastaları

Transplantasyon yapılanlar

Kapalı kurumlardaki kişiler

HBsAg+ annelerin doğurduğu infantlar

Kronik Hepatit B’nin Tedavisi

Akut devrede virüse karşı spesifik bir tedavi yoktur. Hastaların şikayetlerine göre yardımcı tedaviler uygulanmaktadır. Ancak kronikleşen ve kronil aktif bir seyir gösteren hastalarda ağız yolu ile alınan tabletler kullanılmaktadır.

Antiviral Tedavi

Semptomların varlığı veya yokluğu, kronik viral hepatitin normal geçmişi ile ilgili değildir. Bundan dolayı, asemptomatik hastalar, tedavi için aday sayılmış olduklarından, devam etmelidirler.

Tedavi, aktif karaciğer hastalığı (yüksek ALT değerleri) ve viral replikasyonu (HBeAg pozitif ve/veya HBV-DNA pozitif) olan kronik HBV taşıyıcılarını içermelidir.

Tedavinin amacı, virüsü inaktive etme gerekliliğidir (HBeAg’yi pozitiften negatife veya HBV-DNA’yı pozitiften negatife dönüştürmek).

Kime Başvurmalı?

Yukarıdaki bulguların bazen hiçbiri görülmez ve bu kimseler hastalığı kaptıklarının farkına varamazlar ve grip olduklarını zannederek hastalığı ayakta atlatmaya çalışırlar. Her ihtimale karşı kişiler HBsAg testlerini yaptırmalıdırlar.

Yukarıdaki belirtiler ortaya çıktığı veya test sonucu pozitif bulunduğu zaman infeksiyon hastalıkları uzmanı, dahiliye uzmanı ya da gasteroenterohepataloglara danışılmalıdır.

Çocuklar İçin Önerilen Aşılama Şeması ABD, Ocak-Aralık 2001

Aşılar rutin olarak önerilen yaş gruplarının altında yer almaktadır. Dikdörtgen kutular bağışıklama için önerilen yaş aralığını göstermektedir. Önerilen yaşlarda verilmeyen herhangi bir doz, endikasyon varsa ve uygulama yerinde olacaksa daha sonraki herhangi bir zamanda uygulanmalıdır. Oval kutular, daha önce önerilen dozlar atlandıysa ya da önerilen en düşük yaştan önce uygulandıysa verilecek aşıları göstermektedir.

HBsAg negatif annelerden doğan bebeklere, 2. aya kadar hepatit B (Hep B) aşısının ilk dozu yapılmalıdır. İkinci doz, birinci dozdan en az bir ay sonra yapılmalıdır. Üçüncü doz ise, birinci dozdan en az 4 ay ve ikinci dozdan en az 2 ay sonra yapılmalı, ancak bebek 6 aylık olmadan önce uygulanmamalıdır.

Şemayı büyütmek için tıklayınız»

Bu şema, 1/11/00 tarihi itibariyle ruhsatlandırılmış olan aşıların 18 yaşına kadar çocuklarda rutin uygulaması için önerilen yaş gruplarını göstermektedir. Yıl boyunca başka aşılar da ruhsatlandırılabilir ve önerilebilir. Kombine aşılar, bileşenlerinden herhangi biri için endikasyon olduğunda ve diğer bileşenler için bir kontrendikasyon yoksa kullanılabilir. Ayrıntılı bilgi için ürün prospektüslerine başvurulmalıdır.

HBsAg pozitif annelerden doğan bebeklere, doğumdan sonra 12 saat içinde ayrı ayrı yerleden hepatit B aşısı ve 0.5 ml hepatit B immunoglobülini (HBIG) yapılmalıdır. İkinci dozun bebek 1-2 aylıkken, üçüncü dozun da 6 aylıkken yapılması önerilmektedir.

HBsAg durumu bilinmeyen annelerden doğan bebeklere, doğumdan sonraki 12 saat içinde hepatit B aşısı yapılmalıdır. Annenin HBsAg durumunu belirlemek için doğum sırasında kan alınmalıdır; test sonucu pozitif çıkarsa, bebeğe mümkün olduğu kadar kısa süre içinde (bebeğin yaşı bir haftayı geçmeden) HBIG uygulanmalıdır.

Hepatit B’ye karşı bağışıklanmamış tüm çocuklar ve ergenlerin aşılanmasına herhangi bir zamanda başlanabilir. Kendileri ya da anne-babaları hepatit B enfeksiyonun orta ya da yüksek derecede endemik olduğu bölgelerde doğan çocukların bağışıklanmasına özen gösterilmelidir.

DTaP (difteri ve tetanoz toksoidleri ve aselüler boğmaca aşısı) aşısının 4. dozu, üçüncü dozdan sonra 6 ay geçmiş olması durumunda ve çocuğun 15-18 aylıkken geri gelmesi olasılığı düşükse 12. aydan itibaren yapılabilir. Td (tetanoz ve difteri toksoidleri), DTP, DTaP ya da DT aşılarının son dozları üzerinde en az beş yıl geçmişse, 11-12 yaşlarında önerilmektedir. İzleyen her 10 yılda bir rutin Td rapelleri önerilmektedir.

Çocuklarda kullanılmak üzere ruhsatlandırılan üç Haemophilus influenzae tip b (Hib) aşısı bulunmaktadır. İki-dört aylıkken PRP-OMP uygulandığı takdirde, 6. ayda bir doz gerekli değildir. Bebeklerde yapılan klinik çalışmalar, bazı kombine ürünlerin Hib aşısına karşı daha düşük bir bağışıklık yanıtına yol açtığını gösterdiğinden, 2, 4 ya da 6 aylık bebeklerde primer bağışıklama için, bu yaşlar için ruhsatlandırılmış olmadığı takdirde DTa/Hib kombine ürünleri kullanılmamalıdır.

ABD’de çocukluk çağında rutin polyo aşılaması için IPV önerilmektedir. Tüm çocuklara 2 aylık, 4 aylık, 6-18 aylık ve 4-6 yaşındayken dört IPV dozu uygulanmalıdır. Bazı durumlarda oral polyo aşısı (OPV) kullanılabilir.

Heptavalan konjügat pnömokok aşısı (PCV) 2-23 aylık tüm çocuklara önerilmektedir. Ayrıca, belirli durumlarda 24-59 aylık çocuklara da önerilmektedir.

Kızamık, kabakulak, kızamıkçık (KKK) açısının ikinci dozu 4-6 yaşlarında rutin olarak önerilmektedir. Bununla birlikte, birinci, dozdan sonra en az 4 yıl geçmiş olması ve her iki dozun da 12 aylıktan itibaren uygulanmış olması koşuluyla, herhangi bir zamanda yapılabilir. Daha önce ikinci dozu almamış olanlara, 11-12 yaşlarında ikinci doz yapılarak aşılama tamamlanmalıdır.

Suçiçeği (Var) aşısı, hastalığı geçirdiğine ilişkin güvenilir bir bilgi bulunmayan ya da bağışıklanmamış olan tüm çocuklara birinci doğum gününden sonra önerilmektedir. On üç yaşında ya da daha büyük olan duyarlı bireylere en az dört hafta arayla 2 doz uygulanmalıdır.

Hepatit A aşısı, belirli bölgelerde ve belirli yüksek risk grupları için önerilmektedir.