Baskı Teknolojisindeki Son Gelişmeler

ITMA 2003 fuarında baskı teknolojisi alanında son yıllarda sağlanan gelişmeler toplu olarak sergilendi. Fuarda çok sayıda firma tekstil sektörünün değişik alanları için geliştirdikleri makine ve ekipmanlar üzerinde yaptıkları en son gelişmeleri sergilemişlerdir. Baskı teknolojisindeki başlıca gelişme alanları şunlardır:

– Desen tasarımı ve üretimi için CAD/CAM sistemleri
– Şablon üretim sistemleri
mutfağı ekipmanları
– Baskı makineleri
– Fiksaj makineleri
– Baskı yıkama makineleri

olarak bakıldığında bu makine ve sistemler üzerinde şu tür gelişmelerin yer aldığı gözlenmektedir:

-Çevre korumacılığına yönelik gelişmeler
– Üretim süreçlerini kısaltan, makinelerin duruş sürelerini azaltan gelişmeler
– Su, kimyasal madde ve tüketimini azaltan gelişmeler
– Tekrarlanabilirliği, kalite güvencesini kolaylaştıran ileri sistemlerinin kullanılması
– Jet baskı alanındaki gelişmeler

Son yıllarda klasik baskı makinelerinde yapılan gelişmelerin detayda bazı iyileştirmelerden ibaret kaldığı, buna karşılık ink-jet (püskürtme) baskı alanında önemli gelişmelerin sağlandığı görülüyor. Bu nedenle bu yazıda jet baskı makinelerindeki gelişmelerin üzerinde daha ayrıntılı olarak durulacaktır.

Desen ve Şablon Hazırlama Sistemleri

’da olduğu , Paris’te de bilgisayarlı desen tasarım ve / şablon üretim sistemlerini (CAD/CAM) tanıtan firmaların sayısı oldukça fazlaydı. Özellikle CAD sistemlerinin gerek yazılımlarında (software) ve gerekse donanımlarında (hardware) sağlanan gelişmeler; genel olarak sistemlerin tasarım yeteneğinin, çalışma hızının, hassasiyet derecesinin, tasarım ve üretim kalitesinin artmasını sağlamıştır. Gelişmeler, donanımlardan ziyade yazılımlar üzerinde yoğunlaşmış olup; sistemlerle desen tasarımı, kağıt kumaş üzerindeki desenlerin taranması, taranan desenlerin düzeltme, raportlama büyütme, küçültme, renk indirgeme, renk ayrımı, rötüşleme, rasterleme, varyant hazırlama, kağıt kumaş üzerine çıktı alma, film çizdirme vb. fonksiyonlar daha kolay, hızlı, hassas ve güvenli şekilde yapılabilmektedir. CAD sistemlerindeki dijital desen bilgileri ile doğrudan numune üretim amaçlı baskı yapılabilmekte, lazer ink-jet teknolojisi ile şablon üretimi gerçekleştirilebilmektedir.
Fuarda Stork (Hollanda) IMAGE 4000/4010 sistemini, Ned Graphics (Hollanda) Vision Printing Studio sistemini; Barco Graphic (Belçika) ve Sophis (Belçika) firmaları Arabesque MC sistemini tanıttı.
ITMA 2003’de lazerli şablon gravürleme sistemlerine ilginin azalmaya başladığı, buna karşılık ink-jet sistemlerinin daha da geliştirilerek çeşitli firmalarca sergilendiği görülmüştür. İnk-jet şablon üretim sistemlerinde jet baskı sistemlerinde kullanılan prensiplerin aynısı kullanılmakta ve lakla kaplanmış şablon üzerine vaks veya ışık geçirmeyen (opak) özel mürekkepler püskürtülerek desen bölgeleri kapatılmaktadır. Daha sonra klasik film yöntemindekine benzer şekilde pozlama ve yıkama işlemleri yapılmaktadır.
ZED (İngiltere) “JetMaster” markasıyla fuarda sergilediği dikey konstrüksiyonlu dijital şablon üretim sistemiyle bir hayli ilgi toplamıştır. En son piezo ink-jet teknolojisi ile oluşturulan sistemde özel bir mürekkep kullanılmaktadır. JetMaster aynı zamanda yüksek verimli UV lambalarıyla donatılmış bir pozlama makinesidir. İşletmenin sahip olduğu CAD sistemi ne olursa olsun tümüyle uyumlu çalışabildiği gibi, kendi bilgisayarı yardımıyla bağlantısız da çalışabilmektedir. Desene ait datalarla bilgisayara desenin sadece bir raportunun yüklenmesi yeterli olmaktadır. Sistemdeki yazılım sayesinde raportlama vb. tüm diğer işlemler yapılabilmektedir.

Klasik yöntemlerle lakla kaplanan rotasyon baskı şablonu makine içine yerleştirildikten sonra, şablonun basınçlı hava ile sürekli olarak doğru pozisyonda kalması sağlanmaktadır. Daha sonra, önce desen mürekkep püskürtme yoluyla şablon üzerine basılmakta ve arkasından pozlama işlemi yapılmaktadır. Bu işlem otomatik olup, 185 cm eninde bir şablon için 15-20 dakika almaktadır.
ZED buradaki mürekkebin bu alanda kullanılan vaks veya opak mürekkepler gibi UV ışığını geçirmeyecek şekilde kapama etkisine sahip olmadığını ve lak tabakası ile karıştığını belirtmektedir. Buna göre, mürekkep ve lakın her ikisi de su bazlı olup, lak üzerine püskürtülen mürekkep lak tabakası tarafından emilmektedir. Mürekkep pozlama sırasında bir deaktivatör gibi davranarak, baskılı bölgelerdeki lak tabakasının sertleşmesine engel olmakta ve ardından yapılan yıkama ile o bölgeler kolaylıkla uzaklaşmaktadır.
ZED JetMaster sisteminin lazer gravürleyicilerle aynı kaliteyi verdiğini, fiyatının ise, yaklaşık yarı yarıya ucuz olduğu belirtilmektedir.
Perfecta Print AG (İsviçre) fuarda en son piezo ink-jet teknolojisine göre çalışan dijital şablon üretim sistemlerini tanıttı. 360/720 dpi çözünürlükle laklı şablon üzerine mürekkep püskürtülmektedir. Oldukça yüksek hızlarda ve son derece düşük mürekkep tüketimi ile çalışma, bu sistemlerin mürekkep maliyetinin şablonun m2’si başına 0.25-0.5 SFr olmasını sağlamaktadır. Düz şablonlar için üretilen sistemler ScreenMaster F markasıyla piyasaya sunuluyor. Bu sistemlere, opsiyonel olarak 6 renkli jet baskı kafası da eklenerek aynı zamanda bir ink-jet baskı makinesi olarak da kullanılabilmektedir.
ScreenMaster R 2100/2900 sistemleri ise laklanmış rotasyon şablonlarına mürekkep püskürtme ve pozlama işlemlerini arka arkaya yapabilecek şekilde dizayn edilmiştir. 185 cm boyunda bir şablonun mürekkep baskısı ve pozlaması 10 dakika içinde tamamlanabilmektedir.
Stork fuarda şablon üretimi konusunda fuarda ink-jet teknolojisi ve lazer teknolojisini bir arada sergilemiştir.    “JetScreen” ve “Mini-JetScreen” sistemlerinde ink-jet teknolojisini kullanmış olup, bunlar düz şablon üretimi içindir. Opak mürekkep kullanılan sistemde Jetscreen büyük boyutlu, Mini-Jetscreen ise küçük boyutlu şablonlar için tasarlanmıştır.

Fuarın hemen hemen tek dikkat çeken lazer gravürleme sistemi, Stork’un yeni geliştirdiği “Multibeam LEX” makinesi olmuştur. Burada bir lazer ışını üç ayrı ışına ayrılmakta ve eş zamanlı olarak tümüyle birden pozlama yapılmaktadır.    Böylece tek ışınla çalışan eski sisteme göre gravür işlemi en azından 2.5 kat daha hızlı hale getirilmiştir. LEX’de dökme çelik gövde kullanılarak makinenin stabilitesi arttırılmıştır. Böylece sistemin gravür hassasiyetinin ve dolayısıyla şablon kalitesinin de arttığı iddia edilmektedir. Ayrıca sistemde daha az enerji tüketen, daha hafif ve daha uzun ömürlü yeni bir katı-hal (solid-state) lazer kaynağı kullanılmıştır.
ITMA’da kullanılmış şablonlar üzerindeki lakın, ekolojik yöntemlerle sökülerek yeniden kullanılması için bazı gelişmeler sergilenmiştir. CST (Almanya) yüksek basınçlı su kullanarak, Colombo (İtalya) kimyasal+ultrasonik enerji ile, Screenway (Hollanda) lazer ışınlarıyla, Elseasser (İsviçre) kimyasal madde+mekanik işlem kombinasyonlarını kullanarak eski şablonlar üzerindeki sertleşmiş lak tabakalarını söken sistemleri ziyaretçilere tanıttılar.

Otomatik Baskı Mutfakları

Son yıllarda modern boyahanelerde, baskı patlarının otomatik boya mutfakları yardımıyla hazırlanması belirgin şekilde yaygınlaşmıştır. Bu alanda kullanılan boya mutfaklarının ITMA 2003’de geliştirilmeye devam ettiği gözlenmiştir. Bu gelişmeler genel olarak şu konularda yoğunlaşmıştır:

– Numune ve kısa metrajlı üretimler için küçük kapasiteli yeni modellerin üretilmesi,
– Hız, hassasiyet ve tekrarlanabilirlik gibi performansı belirleyen parametrelerin daha da geliştirilmesi,
– Atık baskı patı miktarının azaltılması
– İlk seferde doğru rengi almak için hassas formülasyonların daha güvenli şekilde elde edilebilmesi.

Laboratuvar çalışmaları ile numune üretiminden taleplerin artması ve baskıda son yıllarda parti büyüklüklerinin de dikkate değer oranda düşmesi gibi eğilimler, küçük kapasiteli otomatik boya mutfaklarına ilgiyi artırmıştır. Stork, Klieverik ve Color Service firmaları bu amaçlar için geliştirdikleri küçük kapasiteli otomatik boya mutfaklarını fuarda sergilemişlerdir.

Stork’un varyant ve küçük metrajlı üretimler için dizayn ettiği “Rhea” otomatik baskı mutfağı, yüksek kapasiteli üretimler için dizayn edilen “Saturn” ile aynı prensibe göre çalışmaktadır. Her iki sistem tamamen uyumlu çalıştığından Rhea ile elde edilen laboratuvar ve numune sonuçlarının, daha sonra işletmede Saturn ile de kolayca elde edilebildiği belirtilmektedir.    Rhea’da 1 veya 5 litrelik standart kaplar kullanılmaktadır. 60 farklı boyarmadde veya kimyasal madde ile 8 farklı kıvamlaştırıcı ve su dozajlanabilmektedir. Her iki sistemde de pat hazırlanacak kaplar otomatik olarak dozaj ve tartımın yapıldığı bölüme gelmekte; boyarmadde, kimyasallar, su ve kıvamlaştırıcı dozajlanmakta, karıştırma işlemi yapılmakta, baskı patına ait bilgileri içeren etiket yapıştırılmakta ve baskıya hazır pat kovası sevk edilmektedir. Bu işlemlerin tamamı, gelişmiş bir yazılım programıyla kontrol edilmektedir. Saturn ve Rhea da kullanıcı dostu yazılıma sahip olup, dokunmatik ekrandan sistemler kolay bir şekilde çalıştırılabilmektedir.

Stork otomatik boya mutfaklarında üretim hızını artırmak amacı ile şelale dozajlama istasyonu adını verdiği ve kıvamlaştırıcı ile kimyasalları dozajlayan ikinci bir dozajlama istasyonunu opsiyonel olarak sunmaktadır. Bu sayede üretim kapasitesi yaklaşık olarak % 60 kadar arttırılabilmektedir.

Ayrıca baskı patlarının daha homojen hazırlanmasını sağlamak amacı ile sandviç dozajlama yapılmaktadır. Önce kovaya kıvam patının bir kısmı dozajlanmaktadır. Arkasından boyarmadde dozajlanmaktadır. Bundan sonra kova ikinci dozajlama istasyonuna getirilerek burada kıvam patının geri kalanı ve kimyasallar ilave edilmektedir. Böylece boyarmadde iki kıvam patı tabakası arasında sandviç şeklinde bulunduğundan, karıştırmadan sonra daha homojen bir şekilde pata yayılmaktadır.

ITMA 99 Paris fuarı sırasında Stork ile GSE Klieverik (Hollanda) baskı mutfaklarını ortak işbirliği ile üretiyorlardı ve IPS 1200 markasıyla Stork standında sergilenmişti. 120038’de sona eren bu işbirliğinden sonra Klieverik, bilinen IPS 1200 modelini dikkate değer oranda geliştirerek fuarda ziyaretçilere tanıttı. IPS 1200’e ilave edilen ikiz ve şelale (twin and cascade) dozajlama sistemi ve yeni yazılım (TMS: Textile Mangement Software) programı sayesinde, makinenin kontrolü ve çalışma performansı dikkate değer oranda artırılmıştır. Eskisine göre üretim hızının 4 kat daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Yazılım programı Windows NT ortamında çalışmakta ve sisteme daha fazla esneklik ve düşük maliyetli çalışma avantajları sağlamaktadır. İkiz ve şelale dozajlama sistemi sayesinde, saatte yaklaşık 80 kova dozajlama kapasitesine ulaşılmaktadır. Klieverik, fuarda ayrıca oldukça küçük kapasiteli yeni bir otomatik boya mutfağı sergilemiştir.    IPS Compact adı verilen bu makinede de TMO yazılım programı kullanılmaktadır. Baskı mutfağında otomasyona geçmek isteyen işletmeler için düşük-orta maliyetli uygun bir geçiş yöntemi olan sistem, modülerdir ve kolaylıkla kurulabilmektedir.    16’ya kadar boyarmadde ve kimyasal madde kullanılabilmekte ve 150 kg’a kadar 0.1 g hassasiyetle tartım yapılabilmektedir. 6 maddeden oluşan 60 kg’lık bir baskı patı 4 dakikada hazırlanabilmektedir. Artan patları kullanma yeteneğine de sahip olan bu sistem aynı zamanda artık pat miktarını da azaltarak baskıda pat maliyetlerini yaklaşık % 20 azaltıyor.

Fuarda otomatik boya mutfaklarıyla tanınan bir başka Hollanda firması Vanwyk, bazı gelişmelerle UCD (Universal Compact Dispenser) ve DCD (Direct Compact Dispenser) sistemlerini tanıtmıştır. Her iki sistem de modüler olup, tek başlarına veya otomatik karıştırma ve taşıma sistemleriyle entegre olarak çalışabilmektedir. Reçete yönetim sistemi RAP (Recipe Administration Package), DCD’ye bağlanan bir PC ile çalışmakta ve sistemin otomatik kontrolü ile kalite güvencesini sağlamaktadır. RAP ile çalışan DCD sistemlerinde artan patların optimum olarak değerlendirilmesi mümkün olduğu gibi, pat maliyetleri ve çevre kirliliği problemi de azaltılabilmektedir.

DCD ve UCD, 8-48 boyarmadde veya kimyasal madde dozajlama yapacak şekilde, 15-150 kg pat hazırlama kapasitesinde ve 0.1 gram tartım hassasiyetinde imal edilmektedir. Opsiyonel olarak sunulan ilave numune pat hazırlama sistemlerinin hassasiyeti ise 0.02 gr’dır. Vanwyk, fuarda toz kimyasalları otomatik olarak çözme ve dozajlama amacıyla geliştirdiği BCD (Bulk Chemical Dispenser) ile yarı otomatik toz çözme istasyonu S-APD2 sistemlerini de tanıtmıştır.

Color Service (İtalya) Paris’te laboratuvarda hızlı ve hassas baskı patı hazırlamak amacıyla geliştirdiği LAB/S sistemini tanıtmıştır. Gelişmiş teknolojiye sahip olan bu sistem kullanıcı dostu bir PC tarafından yönetilmektedir. Dozajlama gravimetrik olarak yapılmakta, boru sistemi kullanılmadığından boya ve kimyasallar doğrudan kabın içine dozajlanmaktadır. Böylece sistemin emniyetli, hızlı ve hatasız çalışmasının garanti edildiği ifade edilmektedir.

Rotasyon ve Düz Baskı Makineleri

ITMA 2003 fuarında, rotasyon ve düz şablonlu baskı makinelerinde temel prensipler açısından yeni buluşlar sergilenmemiştir. Ancak çeşitli alanlarda gelişme eğilimleri vardı. Bu gelişme alanlarını genel olarak şu şekilde sıralayabiliriz:

– Desen ve varyant değişimleri sırasındaki makine duruş sürelerinin azaltılması,
– Rotasyon baskı makinelerinde her şablonun ayrı bir motorla tahrik edilmesi,
– Daha hafif ve küçük yapılı rakle sistemlerinin kullanılması
– Zarif ve ergonomik endüstriyel dizaynların geliştirilmesi
– İleri derecede elektronik ve bilgisayarlı kontrol sistemlerinin kullanılması
– Rotasyon baskı makinelerinde açık yataklamanın daha yaygın hale gelmesi

Özellikle Batı Avrupa’da baskıda çalışılan metraj uzunlukları önemli oranda azalmıştır. Bu durum baskı makinelerinde şablon ve raklelerin yıkanma ve değiştirme işlemlerinden kaynaklanan duruş sürelerini ve dolayısıyla da üretim maliyetlerini arttırmaktadır. Bu duruma çözüm olarak ilk defa ITMA 95’te sergilenen on-line yıkama teknolojisi yaygınlaşarak kullanılmaya devam etmektedir. Buna göre, şablon ve rakleler makine üzerinde yıkanmakta ve kısa bir süre sonra baskı işlemine geçilmektedir. Reggiani (İtalya), Zimmer (Avusturya) ve Ichinos (Japonya), on-line yıkama teknolojisine sahip rotasyon baskı makineleri üretmektedir.

Stork, söz konusu duruşları minimize etmek amacı ile geliştirdiği Print @ Change sistemini Paris Fuarı’nda ziyaretçilere tanıtmıştır. Print @ Change sisteminde baskı makinesi şablonları iki gruba ayrılmakta; bir grup baskı yaparken diğer grup yeni bir desen için hazırlanabilmektedir. Makine üzerinde çalışılan partinin baskısı tamamlandıktan sonra şablonlar yukarı kaldırılmakta, şablonlardan akabilecek boyayı tutmak amacıyla her şablonun altına otomatik olarak esnek bir plaka sürülmektedir. Bu arada diğer gruptaki baskıya hazır şablonlarla hiç durmaksızın yeni partinin basılmasına başlanır. Birinci gruptaki boyalı rakle ve şablonlar yıkanmak üzere makineden sökülür. Bundan sonra emniyet plakaları makinenin altındaki kasetlerine geri sarılırlar. Sarma sırasında plakalar üzerindeki damlamalar sıyrılarak temizlenir.

Stork’un münferit tahrikli Pegasus Individual Drive ve direkt tahrikli Pegasus Direct Drive rotasyon baskı makinelerinde de kullanılabilen Print @ Change sistemi, boyahanelerde daha önceden kurulan Pegasus makinelerine de takılabiliyor.

Stork firması bilinen Pegasus Individual Drive ve Direct Drive modellerine ilaveten ikiz tahrikli Pegasus Twin Drive modelini de geliştirmiştir. Individual Drive modelinde de her bir şablon ayrı servo motorlarla, Direct Drive modelinde her bir şablon doğrudan kendine ait ring motorun içine yataklanmaktadır. Yeni geliştirilen Twin Drive modelinde ise iki motor kullanılmakta olup, bunlardan birisi blanketi diğeri de şablonları tahrik etmektedir. Şablonları tahrik eden ikinci motor, birincisine elektronik olarak bağlıdır. Motorlar arasındaki bu elektronik bağlantı, makinenin daha az elektronik kontrole ihtiyaç duymasını sağlamıştır. Firma bu makineyi hızlı desen değişimine ihtiyaç duymayan ve desen değişimini hızlandıran sistemlere yatırım yapmak istemeyen uzun metrajlı çalışan baskıcılar için dizayn etmiştir.

Zimmer (Avusturya), fuarda geniş bir stand içinde rotasyon, düz ve jet baskı alanında en son geliştirdiği modelleri sergilemiştir. Rotasyon baskı makineleri kapalı şablon yataklamasına sahip Rotascreen G ve açık şablon yataklamasına sahip Rotascreen V tiplerinde üretilmektedir. Yeni makine dizaynlarının en son tahrik ve kontrol teknolojilerini kullanarak piyasanın ihtiyaçları ile baskıda çalışanların beklentileri dikkate alınarak yapıldığı belirtilmektedir. Rotascreen makinelerinde kullanılan rakle sistemlerinde karbon lifleri kullanılarak ağırlıkları önemli oranda azaltılmış olup, rakle borularının pat içeriği de önemli oranda düşürülmüştür. 184 cm baskı eni için RG 95-S1 tipi rakle sisteminin pat içeriği 2.6 litre iken, yeni geliştirilen RG-95-S2 sisteminin pat içeriği 1 litreye düşürülmüştür.

Zimmer daha önce rotasyon baskı makinelerinde kullandığı bilgisayarlı kontrol sistemi ACR II’nin (Ayarlama Kontrol Reprodüksiyon) yeni versiyonu ACR III’ü geliştirmiş ve fuarda sergilenen makinelerde kullanmıştır. ACR sistemi ile başlangıçta otomatik raport ayarları yapılmakta, çalışma sırasında tüm baskı parametreleri kontrol edilmekte, baskı işlemine ait her çeşit bilgi ve makine ayarları sistemin hafızasına kaydedilmektedir. Ayrıca yönetim, hata bulma, bakım ve kontrol fonksiyonları da yer alan ACR III’te, modern CAN-BUS veri dolaşım teknolojisi kullanılmaktadır.

Zimmer rotasyon baskı makinelerinde şablon ve raklelerin yıkanması sırasındaki makine duruşlarını azaltmak, atık pat miktarını ve bunlardan doğan çevre kirliliğini azaltmak amacıyla çeşitli alternatif çözümler sunmaktadır:

– Print & Wash sistemiyle rakle ve şablonlar makine üzerinde kısa sürede ve düşük su tüketimi ile yıkanabilmektedir.
– Aynı sistemin bir parçası olarak, baskı işlemi sona ererken boya pompaları ters yönde çalıştırılarak rakle borusu (gövdesi) ile hortumlardaki patların büyük bir kısmı varile geri emilmektedir.
– Print & Wash sistemi için dizayn edilen raklenin özel konstrüksiyonu sayesinde manyetik rakle (çubuk) önünde kalan ve yıkama sırasında suyla karışan pat da boya besleme hattı içinden emilmektedir. Bu durum hortumların da aynı yıkama suyu ile temizlenmesini sağladığından, önemli oranda yıkama suyu tasarrufu sağlanmaktadır.
– Açık yataklamalı Rotascreen V makineleri için yeni bir şablon-rakle taşıma sistemi geliştirmiş olup, hızlı şablon değişimini sağlayarak duruşların azalmasına yardımcı olmaktadır.

Ayrıca Zimmer fuarda sergilediği düz şablonlu baskı makinesi Magnaprint’in son versiyonu da, CAN-BUS veri dolaşım sistemi ile elektronik kontrollü olarak tahrik edilmektedir. Bu sayede ITMA 95’te 6 m olan maksimum raport boyu 13 m’ye çıkarılmıştır. Bilboard ve bayrak baskıları için ideal olduğu iddia edilen makinede şablonun kaldırılması için çeşitli alternatifler geliştirilmiştir. Önce bir kenar, sonra diğeri, her iki kenar beraber veya dört köşe de ayrı ayrı kaldırılabilmektedir. Yüksek üretim hızına sahip bu makinelerde büyük raportlu desenlerde 25 m/dak, küçük raportlu desenlerde 22 raport/dak hızlara ulaşılabilmektedir. Makinede esnek rakle veya manyetik rakle kullanılabilmekte, altta veya çözgü yönünde rakleleme yapılabilmektedir.
Zimmer baskı kurutucularını da geliştirerek %15 enerji tasarrufu sağlanmıştır. Ayrıca rotasyon ve düz baskı makinelerinde kumaş besleme sistemlerinde gelişmeler yapılmıştır. Kumaşın baskı makinesine relaks halde girmesi için yeni bir kumaş besleme sistemi dizayn edilmiştir. Örme kumaşlar için konveyör bantlı giriş kullanılmaktadır.

Reggiani (İtalya) Paris fuarında, çok geniş bir stand içinde yeni baştan dizayn ettiği rotasyon baskı makinesi Unica ve düz baskı makinesi Prima’yı sergilemiştir. Her iki makinede de baskının çakışan tarafından kolay izlenmesine imkan veren ergonomik ve estetik bir tasarım göze çarpmaktadır. Makinelerin her iki tarafında da kontrol ünitesi olması raport ayarlamalarını kolaylaştırmaktadır. Unica rotasyon baskı makineleri, isteğe göre açık ve kapalı şablon yataklamalı olarak yapılabilmektedir. Makinelerde kullanılan otomatik hızlı pompa yıkama sistemi RPW veya şablon ve rakleleri makine üzerinde yıkayan WOL sistemi yıkama suyu ve zaman tasarrufu sağlaması yanında makine duruşlarını da azaltmaktadır. Unica makinelerinde kullanılan şablon boyu sabit olmayıp, kısalan şablonların da kullanılması mümkün olmaktadır.    Makineler 640-1018 mm arasında 8 farklı raporta sahip şablonla çalışabilmektedir.

Unica makinelerinde kullanılan önemli bir yenilik de şablonların her iki başlıktan da tahrik edilmesidir. Normal şartlarda böyle bir tahrik sistemine gerek olmamasına rağmen, blankete göre şablon daha hızlı veya daha yavaş dönerken bu sistem şablonun zarar görmesini engelliyor. Sistemin geniş enli makinelerde emniyetin yanısıra kalite performansını da artırdığı iddia edilmektedir. Çift taraflı tahrik, DTD modelinde her iki taraftan (başlıktan) iki ayrı servo motor ile sağlanırken, BSD modelinde tek taraftan bir servo motor ve mekanik iletimle yapılmaktadır.

Reggiani Prima düz şablonlu baskı makinelerini de, Unica’da kullanılan kontrol sistemleri ve sağlanan esnekliğe sahip olacak şekilde üretmektedir. Sınırsız raport boyu kullanılabilen makinede, baskı ünitesi açık veya kapalı olabilmekte, baskı patı beslemesi elle veya otomatik olarak yapılabilmektedir. Otomatik pat beslemesini, 2000 yılından önce bu makineler için geliştirilen “Friendly Acces” yaklaşımı ile rakleleme hızı, rakleleme sayısı, şablon kaldırma yüksekliği (düz için), bekleme süresi ve rakle basınçları (pres) başlangıçta dokunmatik bir ekrandan girilebilmektedir. Başlangıçta belirlenen bu datalar bir bilgisayar hafızasına transfer edilerek, DBMS programı yardımıyla baskı fonksiyonları yönetilmektedir.

Reggiani baskı makinelerinde kullandığı kumaş giriş ünitelerine de çeşitli gelişmeler yapmış olup, kullanım amacına uygun olacak şekilde çok sayıda alternatif geliştirmiştir. Ayrıca JD baskı kurutucuları da yüksek enerji verimliliği, yüksek kurutma gücü, daha yüksek çalışma güvenliği ve daha az çevre kirliliğine yol açacak şekilde geliştirilmiştir.

Buser (İsviçre), bu fuarda bilinen düz baskı ve rotasyon baskı makinalarının yerine son derece gelişmiş mini bir numune baskı makinesini sergilemiştir. Hydromag 7 düz baskı ile benzer prensibe göre çalışan bu makinada yapılan baskıların işletme sonuçları ile iyi bir uyumluluk sağladığı belirtilmektedir. Buser firması ayrıca standında Perfecta Print AG ile jet baskı makinelerini sergilemiştir.

Ichinose (Japonya), 120035 Milano fuarının en çok ilgi çeken rotasyon baskı makinesi Samurai’nin yeni özelliklerini tanıtmıştır. Samurai makinesinin en belirgin özelliği, baskı işleminin yapıldığı bölümün yer düzlemine paralel değil de bir miktar eğimli olmasıydı. İlk modelde makine yatay konumda iken hazırlık işlemleri yapılıyor, ardından sadece bir düğmeye basılarak makine eğik konuma getiriliyor ve baskı işlemi başlatılıyordu. Paris’te sergilenen ikinci jenerasyon RSX Samurai baskı ünitesinde, makinenin 120°’lik sabit eğimle üretildiği görülmüştür. Baskı işleminin eğik pozisyonda yapılması, basılan kumaşın çalışan tarafından kontrolünü oldukça kolaylaştırmaktadır.

Samurai makinelerinin önemli özelliklerinden birisi de, klasik anlamda rakle borularının kullanılmaması ve şablon içine beslenen patın devamlı sirküle ettirilmesidir. Şekilde görüldüğü gibi, baskı patı şablonun içine makinenin yüksek tarafından pompalanmakta ve yerçekiminin etkisiyle devamlı olarak aşağı doğru akmaktadır. Burada bir kapta biriken baskı patı, pompa tarafından emilerek varilden emilen patla birlikte yeniden şablonun içine beslenmektedir. Buradaki devamlı sirkülasyon, pat beslemenin kontrolü için kullanılan seviye kontrol sensörlerine olan ihtiyacı da ortadan kaldırmıştır. Yine bu sirkülasyon sayesinde tüm baskı işlemi boyunca patın reolojik özelliklerinin sabit kalması, ilk metrelerden son metreye kadar düzgün baskıların kolaylıkla elre edilmesi için, şablon içindeki patın köpürmeye veya viskozite değişimine uğramaması sağlanıyor.

Samurai makinelerinde, şablon ve raklenin makine üzerinde yıkanması da benzer sistemlerden bazı farklılıklar göstermektedir. Baskı işleminden sonra şablon içindeki baskı patı aşağı doğru akarak kapta toplanır. Pat, besleme devresi içindeki patlarla birlikte geri pompalanır. Böylece bir yandan atık pat miktarı son derece azaltıldığı gibi, sistemin yıkanması kolaylaşır ve su tüketimi de azaltılır. Makine üzerindeki yıkama işlemi önce blanket yıkamasında kullanılan kirli servis suyu ile yapılır. Daha sonra şablon boyunca özel profilli rakle tutucusu üzerinde aşağı yukarı hareket eden bir gezer başlık yardımıyla temiz su ile yıkama yapılır. Son olarak aynı başlık basınçlı hava püskürterek şablon gözenekleri ve rakle sistemindeki suyu uzaklaştırılır.

Samurai baskı makineleri 110 m/dak’ya kadar yüksek hızlarda, 1620-3200 mm baskı eninde ve 640-1018 mm arasındaki standart raport boylarında çalışabilecek şekilde imal edilmektedir.

MS Machinery and Systems (İtalya), her baskı işletmesi için gerekli olan her çeşit makine ve ekipmanı üreten bir firmadır. Paris’te düz şablonlu baskı makinesi MS 2000F ile birlikte buharlama makinesi Ecovapor’ı sergilemiştir. 24 raport/dk gibi yüksek baskı hızlarında çalışabilen bu makine, isteğe göre şablon üzeri açık veya köprü barlı tipte üretilmektedir. Fuarda aynı makine üzerinde her iki türden baskı üniteleri sergilenmiştir. Makine bilgisayar kontrollü olup, her bir baskı ünitesi otomatik hata kontrol sistemi ile donatılmıştır. Baskı sırasında sürekli olarak blanketin pozisyonunu okuyan ve blanket pozisyon değişimlerinden doğabilecek hataları önleyen bu bilgisayarlı sistem sayesinde, düz baskı makinesine ilave dilen rotasyon baskı üniteleri de aynı emniyet ve hassasiyetle çalışabilmektedir.

Mitex (İspanya) da fuarda kombine bir baskı makinesi sergilemiştir. Bu makinede rotasyon ve düz şablonlu baskı üniteleri yer almakta olup düşük elastikiyet oranına sahip yeni bir blanket kullanılmıştır.

Jet Baskı Makineleri

Tanınmış baskı makineleri üreticileri olan Stork (Hollanda), Zimmer (Avusturya), Buser (İsviçre), Reggiani (İtalya) ve Ichinose (Japonya) gibi firmalar, fuardaki standlarında bir veya birden fazla jet baskı sistemi sergilemişlerdir. Bu sistemler bazı firmaların kendi üretimleri olduğu halde, bazı firmalar çeşitli ortaklıklar veya anlaşmalar yoluyla başka firmaların ürettikleri jet baskı sistemlerini pazarlama yoluna gitmektedirler. Bu durum, klasik baskı makineleri üretiminde her biri önemli bir konuma sahip olan bu firmaların, alternatif bir baskı yöntemi olarak jet baskı sistemlerinin önümüzdeki dönem için sahip olduğu önemli pazar potansiyeline karşı hazırlıklı olma yarışına girdikleri izlenimini vermiştir.
Zimmer fuarda halı baskıcılığında kabul görmüş olan Chromojet baskı sistemlerine ait çeşitli modelleri tanıtmıştır. Bu sistemler yün, poliamid 6 ve 6.6 ile bunların akrilik ve polyester ile karışımlarından yapılan halı ve battaniye gibi tekstil mamulleri üzerine baskıda kullanılabilmektedir. Chromojet makineleri numune tipi, küçük kapasiteli üretimler ve büyük kapasiteli üretimler için olmak üzere üç farklı kapasitede üretilmektedir. Sistemin özelliğine göre 4,6,8,10,12 veya 16 renge kadar boya kullanılmaktadır. Chromojet serisinin en gelişmiş modeli olan Chromojet-F modeli 60 m’ye kadar raport boyunda ve 30 m/d’ya kadar yüksek hızlarda çalışabilmektedir. Baskı eni kesikli çalışan küçük numune tipinde 55X55 cm’den başlayarak büyük kapasiteli üretim modellerinde 5,2 m’ye kadar değişmektedir.

Zimmer ayrıca kumaş baskısı için geliştirmiş olduğu jet baskı makinesi “Chromotex”‘in prototipi ile üretilen kumaş numunelerini de sergilemiştir. Firma yetkilileri birkaç aya kadar sistemin tamamlanarak piyasaya çıkarılacağını bildirmişlerdir. Verilen bilgilere göre piyasaya çıkacak olan sistemin maksimum çözünürlüğü 200 dpi olacak ve 8 renkle çalışılacak. Maksimum baskı hızının da 200 m2 /saat olacağı belirtilmiştir ki, bunun gerçekleşmesi ile jet baskı sistemleri üretim hızı açısından önemli bir aşama kaydetmiş olacaktır.

Stork ITMA 95’te ilk defa numune amaçlı olarak sergilediği Trucolor jet baskı sistemiyle bu alana yönelmişti. Bu sistem 4 ana rengi kullanmakta ve kesikli olarak çalışmaktaydı. ITMA 95’de bir yandan bu sistemin renk sayısı 8’e çıkarılıp baskı performansı artırılırken, diğer yandan da ilk defa üretim amaçlı, kontinü baskı yapabilen (roll on roll), geniş enli (1,5 m) “Fashion Jet” sistemi de sergilenmişti. Firma Parist’te dört farklı jet baskı makinesi yanında, jet baskı yapılmış kumaşların fiksajı için geliştirdiği özel bir buharlayıcıyı da ziyaretçilere tanıtmıştır. Jet baskı makineleri, gerek baskı performansları ve gerekse kullanım alanları bakımından birbirlerinden farklıdır.

Stork Zircon markasıyla sergilenen jet baskı sistemi aslında Konika ve Suminoe (Japonya) tarafından geliştirilmiş olup, Stork bu firmalarla sistemin Asya, Japonya ve Okyanusya dışındaki ülkelere satış ve servisi için anlaşma imzalamıştır.
Stork tarafından jet baskı yapılan doğal liflerden mamul kumaşların fiksajı için geliştirilen “Amethyst” fiksaj ünitesi oldukça kompakt bir yapıdadır. Maksimum 20 kg yükleme kapasitesine sahip olup kesikli çalışan bir sistemdir. Fikse edilecek kumaş paslanmaz çelik tel elek benzeri bir malzemeden yapılan silindir üzerine sarılarak yatay şekilde makinenin buharlama bölümüne yerleştirilmektedir. Bundan sonra içerideki havanın boşaltılması, buharlama işlemi, buharlamadan sonra mamulün kurutulması vb tüm işlemler otomatik olarakyapılmaktadır.

ITMA 2003’te jet baskı sistemi sergileyen Perfecta Print AG/ Buser, DGS/Reggiani, Ichinose ve Encad firmalarına ait sistemlerin teknik özellikleri de yukarıdaki tabloda karşılaştırmalı olarak verilmiştir.

Baskı buharlayıcılarıyla tanınan Arioli (İtalya) da standında Encad’a ait bir jet baskı baskı sistemi ile birlikte jet baskı yapılmış kumaşların fiksajı için kontinü çalışan bir fiksaj makinesini (Vapojet) ziyaretçilere tanıtmıştır. Fiksaj makinesi atmosferik buharlama, HT buharlama ve sıcak hava ile fiksaj yapabilmektedir.

Arioli ayrıca, jet baskı yapılmış kumaşların yıkanması için bir açık en mini kontinü yıkama makinesi (Lavajet) ile mini tamburlu kurutma makinesi geliştirmiştir. Bu sistemler buharlayıcı ile kombine edilerek baskı sonrası işlemler için kontinü bir hat oluşturulmaktadır.

ITMA fuarında sergilenmemiş olmakla beraber, Canon-Kanebo (Japonya) işbirliğiyle geliştirilen jet baskı sistemine de burada yer vermekte fayda vardır. Bubble-jet prensibiyle çalışan bu makine, 1 m/dk hızla (120 cm en için) baskı yapabilen piyasadaki en hızlı jet baskı sistemlerindendir. Çözünürlüğü 360 dpi ve maksimum baskı eni 165 cm olan sistemde reaktif, asit ve dispers boyarmaddeler kullanılabildiği gibi 8 renkle de çalışılabilmektedir.

Diğer Baskı Makineleri

Gali (İspanya) firması yeni geliştirdiği rotasyon baskı ünitesi LR ve düz şablonlu baskı ünitesi LM’yi sergiledi. Gelişmiş elektronik kontrolü sayesinde yüksek baskı hassasiyeti, çalışma esnekliği ve otomatik raport ayarı yapılabilmektedir.
Viero (İtalya) ise fuarda otomatik baskı makinesinin yeni versiyonu Sigma DG160 ile Playmaker M 97 rotasyon makinesini sergilemiştir. Her iki sistemde de gelişmiş elektronik kontrol sayesinde yüksek kaliteli baskıların yapılabildiği belirtilmektedir.
Milano 95 fuarının aksine Paris 2003 fuarında, transfer baskı alanında dikkate değer bir yenilik yoktu. Buna rağmen çeşitli firmalar detayda bazı değişikliklerle kontinü ve kesikli çalışan transfer baskı sistemlerini sergilediler. Lemaire (Fransa) ITMA 99’da geniş enli baskıların yanyana iki transfer baskı kağıdı ile iz bırakmaksızın basılmasını sağlayan DDS sisteminin son halini tanıtmıştır. Fuarda ayrıca yan yana 3 tane transfer baskı kağıdı ile baskı yapılmasını sağlayan DDS 2200 sistemini tanıtmıştır. DDS 2200 sistemi 2200 mm eninde (86 inç) kumaşlar üzerine yapılan baskılarda, 1600 mm eninde üretilen transfer kağıtlarında ortaya çıkan atık kağıtları da değerlendirmak amacıyla geliştirlmiştir. Böylece önemli miktarda transfer baskı kağıdı tasarrufu sağlanacağı iddia edilmektedir.

Monti Antonia (İtalya) parça mamüllere transfer baskı için düz transfer baskı makinesi üzerinde geliştirdiği yenilikleri sergiledi. Kontinü transfer baskı kalandırlarında kullanılan patentli özel ısıtma sistemi ile hem mükemmel sıcaklık homojenliğinin sağlandığını, hem de son derece az elektrik tüketiminin olduğunu belirtmektedirler. Sistem 50 cm çapındaki silindir içerisinde bulunan yağ banyosu ile bunun ortasında yer alan bir merkezi rezistanstan oluşmaktadır. Yağ banyosu vakumla izole edilmiş olup sürekli olarak sirküle ettirilmektedir.

Monti Antonio, yeni geliştirdiği MOD. 95 modelinde 3200 mm gibi geniş transfer baskıların 1600+1600 mm eninde iki ayrı transfer kağıdı kullanılarak basılmasını sağlayan ACMA sistemini kullanmıştır. Bilgisayar kontrollü bu sistem sayesinde, iki kağıdın birleştiği yerdeki kayma 0-0.4 mm arasında toleransla gerçekleştirilebilmektedir.

ITMA 2003 fuarında parça baskı konusunda da çeşitli firmalarca en son geliştirilen mamuller sergilendi. MHM (Avusturya) ITMA 99’da sergilediği Synchroprint 2000 modelinden sonra, bu fuarda da Synchroprint 3000 modelini sergilemiştir. Ülkemizde “ahtapot tipi” parça baskı makinası olarak da bilinen bu makina 6-16 renk basabilecek şekildeüretiliyor. Her baskı istasyonunda bütün ana fonksiyonların bulunduğu kumanda panosu yer almakta ve ana kumanda panosunda tüm fonksiyonlara ait tuşların yanında yazılı bilgilerin de yer aldığı küçük bir ekran yer almaktadır. Bu makina opsiyonel olarak otomatik desen kalıp ayarı yapabilecek şekilde de sunulmaktadır.

Birinci rengin şablon ayarı yapıldıktan sonra değerler otomatik olarak ayarlanabilmektedir. Sistemin hafızasına 250 adet desen baskısına ait parametreler kaydedilerek gerektiğinde yeniden kullanılabilmektedir. Synchroprint 3000’e ilave edilen bir programla, baskıdan önce bir parça üzerine otomatik olarak deneme baskısı yapılabiliyor.

Fiksaj (Buharlama) Makineleri

MS Machinery and System (İtalya), Paris’te buhar ve üre tüketiminde önemli tasarruf sağlayan Ecovapor buharlama makinesini tanıttı. Bu makinede MS firmasının patentini aldığı doygun buhar elde etme sistemi kullanılmaktadır. Firma, makine içindeki buharı doyma noktasına getirmek için bir termal-değişim injeksiyon sistemi kullandığını, buharlama sırasında egzotermik reaksiyonlar nedeni ile bozulan doygunluğu ayarlarken fazladan taze buhar beslemesini önlemek için de makinenin içinde bir buhar kondüsyonlama devresinin yer aldığını ifade etmektedir. Ecovapor buharlayıcıları 80-110 m kapasiteli MS Compact ve 210, 310 ve 410 m kumaş kapasiteli MS Producer tiplerinde üretilmektedir. Ayrıca Compact 2 F modeli de iki fazlı baskılar için üretilmektedir. MS firmasının ürettiği buharlayıcılar reaktif baskıdaki üre kullanımını % 10-40 oranında azaltıyor.

Baskı buharlayıcılarında eskiden beri kamara içindeki buharın her noktada homojen konsantrasyonda olmasına büyük önem verilirdi. Paris’te Arioli (İtalya) yeni geliştirdiği fiksaj yaklaşımıyla bu geleneği değiştirdi. VAPO 2000 adı verilen yeni sistemde buharlama kamarası yanlarındaki su havuzu 3 bölmeye ayrılmıştır. Bunlardan birincisine daha fazla buhar beslenmekte ve düşük sıcaklıkta tutulmaktadır. Üçüncü bölmeye doğru buhar beslemesi azalmakta ve sıcaklık yükselmektedir.

Baskılı kumaş makineye girdiğinde ilk bölmede fazla nem almakta ve bu sayede özellikle polyester kumaşlarda dispers boyanın fiksajı daha iyi, kumaşın sararma ve sertleşme tehlikesi daha az olmaktadır. Bu yeni sistemle buhar tüketimi % 30, üre kullanımı da % 30-40 azaltılyor.

Vapo 2000’de kumaş askı çubuklarının yüzeyine silikon yapıştırılmıştır. Daha önce kullanılan cam lifinden yapılmış kılıflara göre daha uzun ömürlü oldukları belirtilmektedir. Ayrıca makinede kumaş kenarlarındaki düzensiz gerilimin neden olduğu katlanmaları gideren bir sistem de yer almaktadır.

Sonuçlar

ITMA 2003 Paris fuarı, özellikle ink-jet teknolojisinin gerek baskı şablonlarının hazırlanmasında ve gerekse yeni bir baskı tekniği olarak tekstil sanayiinde kesin bir kabul gördüğünü ortaya koymuştur.
Çeşitli baskı öncesi hazırlık ekipmanları ve klasik baskı makineleri üzerindeki gelişmelerin önemli bir kısmını çevre korumacılığına yönelik yaptırımların yönlendirdiği gözeçarpmaktadır.
Baskılı mamül üretiminde metrajların düşük olması nedeniyle ortaya çıkan uzun makine duruş sürelerini minimize eden gelişmeler de dikkat çekicidir.

Üretimde çalışma emniyetini ve baskı kalitesini artıran, işçilikten doğacak hataları minimize eden gelişmiş elektronik ve bilgisayarlı kontrol sistemlerinin kullanımı da artmıştır.

Sonuç olarak, tekstil baskıcılığında bir yandan jet baskı teknolojisi yavaş fakat emin adımlarla ilerlerken, klasik baskı yöntemleri de belli dezavantajlarını ortadan kaldıracak veya azaltacak yönde kendilerini geliştirmeye devam etmektedirler.