Kaygı (bunaltı) () duygulanım elem yönünde artmasıdır. Kaygı; korkuya benzer bir duygulanım durumudur. olarak “gelecekte kötü bir şey olacakmış gibi” algılanır, duyumsanır ve dile getirilir. Kimi insan, nasıl davranacağının, ne yapacağını bilmiyorum” der, kimi “doğru dürüst düşünemediğinden, karar veremediğinden” yakınır. Kimi, “başına bir dert geleceğinden korkar” Kimi “hasta olacağım”diye üzülür.

Kaygının özellikleri şöyle toplanabilir.

–          Hoş olmayan, elem veren duygulanım durumu.

–          Geleceğe yönelik endişeli beklenti.

–          Bu durumların öznel algılanması, anlaşılması, duyumsanması

–          Bedensel gerginlik

–          Ruhsal tedirginlik ve panik.

 

Kaygı kişilik özelliklerinden,, yapısından kaynaklanan sürekli ve iç, dış ortamdan kaynaklanan durumluk olmak üzere ikiye ayrılır.

Genel olarak durumluk kaygı sürekli kaygının etkisiyle değişir.

Kaygı düzeyinin  yükselmesine karşı savunma düzenleri harekete geçer. Savunma düzenlerinin kullanılış biçimi ve süresi nevroz belirtilerini oluşturur.

Nevrozunun () akıl hastalarından en önemli farklı gerçekle bağlantının kaybolmamasıdır. Nevrozlarda duygulanımla ve bilişsel ( zihinsel) işlevlerde nicelik açısından değil nitelik bakımından değişme vardır.

Nevrozların temelinde genel olarak sürekli kaygı düzeyini yükselten çatışmalar yer alır. Nevrozlu hasta toplumsal çatışmalar sonucu yüksek olan sürekli kaygı düzeyi üzerinde ortaya çıkan durumluk kaygıdan kurtulmaya çalışır. Savunma düzenlerini bu çaba için kullanır.