Kentlerde sağlıklı bir çevrenin oluşturulması.
Ekonomik ve sosyal gelişmenin sağlanmasına katkıda bulunmak.
Halkın haşere ile karşılaştığı olumsuz sağlık riskini ortadan kaldırmak.
Sürekli olarak çevre-sağlık eğitimi ile halkın ve ilgili sektörlerin katılımını sağlamak.
VEKTÖR KONTROL UYGULAMALARI
A- GELİŞMİŞ ÜLKELERDEKİ UYGULAMALAR
Tropik ve sub-tropik iklim bölgelerinde önemli bulaşıcı hastalıklar,insektisitler tarafından yayılmakta ve bu bölgelerde Vektör Mücadelesi hem hükümetlerce hemde uluslararası kuruluşlarca ciddi ele alınmakta ve önemli projeler uygulanmaktadır.
Gelişmiş ülkeler,kıtalararası ve ülkelerarası insan hareketleri nedeni ile kendi ülkelerinde bulaşıcı hastalıklar ve bu hastalıkları bulaştıran vektörlerin kontrolü konusunda önemli tedbirler almaktadır.
Avrupa,Amerika ülkelerinde ve Türkiye’de Vektör Kontrol Uygulamalrı hizmetleri uzman kuruluşların danışmanlığında yürütülmektedir.Örneğin;
ABD’de her eyalette : Mosquito Control Association
Almanya’da : KABS
İtalya’da : ACAA
Türkiye’de : İL-MAK GRUOP & NUR İLAÇ ortak girişim
Bu kuruluşlar bilimsel araştırmalar yapmakta.WHO ile koordinasyonu sağlamakta,metod ve
uygulamalar için projeler ve değişik jenerasyonlu insektisitler üretmektedirler.Projelerin finansmanı yerel kuruluşlar sağlamakta,uygulamalar ise hem yerel kuruluşlar hem de danışman kuruluşlarca yapılabilmektedir.
ABD ve Avrupa ülkelerinde Vektör mücadelesi sivrisinek ve karasinekleri kapsayacak şekilde
tamamen bilimsel araştırmalara dayalı etkili ve ekonomik projeler uygulamak sureti ile yürütülmektedir.Proje safhasında prensip olarak aşağıdaki çalışmalar sistematik olarak yapılmaktadır.
1- Ülke çapında bilgi ve referans ağı kurmak için koordinasyon kurulu oluşturulur.Bu kurul aynı zamanda uluslar arası kuruluşlarla da işbirliği sağlar.
2- Seminer ve Eğitim kursları hazırlanır ve değişik aktiviteler ile sunulur.
3- Güncel biyografi hazırlanır.
4- Konu ile ilgili yetkililere bilgi akışı sağlanır.
5- İlgili bilim dallarından katılım sağlanır.
6- Ülkedeki yerel yönetim kuruluşları ile çalışmalar yapılır.
B- ÜLKEMİZDEKİ UYGULAMALR
Ülkemizde sivrisinek mücadelesi özellikle sıtma mücadelesi alanında yürütülen çalışmalarla devam etmektedir.Bu çalışmalar Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sıtma Savaş Daire Başkanlığı tarafından organize edilmekte ve Sıtma Savaş Enstitüleri ve İl Sıtma Savaş Birimleri tarafında
uygulanmaktadır.
Kentlerde ise Vektör mücadele görevi yasalarla Belediyelere verilmiştir.Özellikle 1980 yılından itibaren Belediyeler kendi bünyelerindeki Veteriner ve Temizlik İşleri Müdürlüklerine bağlı olarak Vektör Kontrol çalışmalarını yürütmektedir.
Ancak bu birimlerde görevlendirilen yönetici ve uygulayıcıların çoğu bilimsel metod ve bilgilerden yoksun,kulaktan dolma bilgiler ile çalışmaktadırlar.Bu ise genellikle etkin vektör
mücadelesinden ziyade şov ağırlıklı bir faaliyet olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bundan dolayı kentlerde enteğre bir vektör kontrol mücadele işinin yapıldığını söylemek oldukça zordur.Fakat bu çalışmaları profesyonel şekilde yapan Belediyelermizde mevcuttur.
ZARARLI SAVAŞIM KRİTERLERİ
1- Programı sürdürebilmek için gerekli personel,alet,ekipman ve diğer imkanlar heran kullanılabilir olmalıdır.
2- Gerekli bilgi ve ustalığı gerektiren konularda yeterli personel,yetkili ve etkili araç-gereç
bulundurulmalıdır.
3- Uygulanacak yöntem ekonomik ve verimli olmalıdır.Harcama,verim dengesi sağlanmalıdır.
4- Uygulanan program,çevreye ve hedef dışı canlılara olumsuz etki yapmamalıdır.
5- Seçim yapılacak insektisitlerin cinsi ve formülasyonları bölgenin iklim koşullarına uygun olmalıdır.
6- Her zaman için Vektör kontrol çalışmalarında danışman uluslar arası çalışan bir firma
tercih edilmelidir.Ülkemizde bilimsel çalışan tek kuruluş -İl-mak Group olmuştur.
HAŞERE KONTROL METODU SEÇİMİNDE BAŞLICA KRİTERLER
1- Programın amacı kesin olarak belirlenmeli,kontrol amacında Mortalite veya Morbitide oranlarındaki azalma oranları belirlenmelidir.
2- Maliyet ve Ekonomi, maliyet-etkinlik değerlendirmesi yapılmalıdır.
3- Metod uygulanabilir (feasible) ve basit,yerel şartlarda uygulanabilir olmalıdır.Metod,
mevcut kaynak (finans,insan kaynağı,operasyonel ve idari) temellerine göre seçilmelidir.
4- Prosüdür insanlar ve çevre için güvenilir olmalıdır.Risk-Kazanç oranı tahmin araştırması yapılmalıdır.
5- Program yerel şartlara uygun ve halk tarafında kabul edilmelidir.
BELEDİYELER İÇİN BAŞARIYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
1-Organizasyon ve uzman eleman yetersizliği : Belediyeler arasında herhangi bir organizasyon olmadığından her belediye ayrı ilaç kullanmakta ve farklı program uygulamakatadır.
2- Kontrol metodu seçiminde ergin mücadelesine ve şov ağırlıklı çalışmalara
yönelme : Larva mücadelesi birçok belediyede gereksiz görülmekte ya da bir iki uygulama
yeterli kabul edilerek ergin mücadelesine ağırlık verilmektedir.Ergin mücadelesinde ise daha etkin bir yöntem olan ULV metodu yerine sıcak sisleme metodu tercih edilmektedir.
3- Daha iyi çözüm getirebilen insektisitlerin alımında karşılaşılan zorluklar :Satın alma
konusunda esas belirleyici faktör fiyat olduğundan etkili ve çevreci insektisit kavramı geri planda kalmaktadır.Bunların yerine ucuz olduğu için çevreye oldukça zararlı ilaçlar tercih edilmektedir.
4- Teknik sorunlar : Kullanılan cihazların verimliliği (ULV damlacık çapı ve ilaç püskürtme miktarı) kontrol edilmemektedir.Bu cihazların her sezon başında verimlilik testleri yapılarak kullanılması gerekmektedir.Cihazları taşıyan araçlar genellikle eski olduğundan verimli çalıştırılamamaktadır.Ayrıca ilacın hektara göre kullanılması için araç hızının ayarlanabilir olması gerekmektedir.
5- Uygulamaların değerlendirilmesi : Yapılan uygulamaların etkili olmadığı veya ne derece
etkili olduğu mutlaka tesbit edilmelidir.Aksi takdirde yapılan bütün çalışmalar halkın insektisitlere maruz kalması ve çevre kirliliğine sebep olması şeklinde sonuçlanmaktadır.
6- Ekonomik sorunlar : Belediyelerin mali sorunları daha çok bu tür konuların arka planda kalmasına sebep olmaktadır.Çünkü belediyeler daha çok şov amaçlı hizmetlere öncelik vermektedir.
7- Eğitim : Halkın katılımının sağlanması,medya işbirliği ve danışman firmalar gerekmektedir.
KENT ZARARLILARI İLE MÜCADELE
Uçan ve yürüyen pekçok haşere; yüzyıllar boyunca gerek vektör olarak taşıdıkları bulaşıcı hastalıklar,gerek doğrudan etkiler (ısırma,kaşındırma vs.) ve gerekse oluşturdukalrı ekonomik zararlar nedeni ile insanları rahatsız etmişlerdir.
Özellikle haşerelerin neden olduğu veba,sıtma,tifus gibi hastalıklar sonucunda oluşan toplu ölümler çoğu büyük savaşlardaki toplam insan kayıplarından çok daha fazla olmuştur.Bununla
birlikte oluşan ekonomik kayıplar hem bir ülkedeki halkı hem de turizm sektörünü büyük ölçülerde etkilemiştir.
1940′lı yıllarda DDT’nin keşfi ve insektisidal (böcek öldürücü) etkisnin belirlenmesi ile başlayan bilimsel Vektör Kontrol Çalışmaları,günümüzde de değişik kuruluş ve organizasyonla
tarafından önemle sürdürülmektedir.
Uluslar arası kuruşular (WHO,UNDP,EPA vs.) tarafından desteklenen Sıtma Eradikasyon Programları gibi başarılı projelerin uygulanması ile birçok vektöriyel hastalık kontrol altına alınmıştır.Ancak daha sonra çevresel,biyoljik ve yönetsel faktörlerin etkisi ile Halk Sağlığı
Zararlısı vektörler ve bunların neden olduğu bulaşıcı hastalıklar devam etmektedir.
Ülkemizde Yasa ve Yerel Yönetimlere verilmiş kent sınırları içerisindeki Vektör Kontrol Hizmetleri 1980′li yıllardan itibaren yapılmaktadır.Ancak bu hizmetlerin tamamen bilimsel temellere dayandığını ve en önemlisi sonuçta değerlendirmenin yapılabildiğini söylemek zor,zaman zaman da imkansızdır.
Yerel Yönetimler faaliyet raporlarında Çevre ve Halk Sağlığı’na yönelik bu hizmetlerini sadece
alınan şikayet sayıları ve harcanan bütçe verileri (personel,ilaç,ekipman alımı v.s.) ile ifade edebilmektedirler.
HAŞERE KONTROL MÜCADELESİNİN ÖNEMİ
ÇEVRE SAĞLIĞI YÖNÜNDEN
Vektör Kontrol Mücadelesinin en önemli amacı kentlerde sağlıklı bir çevrenin oluşmasını sağlamaktır.Bundan dolayı çevre sağlığının önemi vektör kontrol mücadelesinin temel şartlarından biridir.
Çevre Sağlığının korunması iki temel amaca hizmet etmektedir;
1- Sağlıklı ve modern yaşama ortamları sağlamak
2- İndirekt olarak sağlık ve ekonomik problemleri önlemektir.
Bu bilgiler ve ortak girişim sağlayan İL-MAK GROUP ve NUR İLAÇ’ a teşekkür ederiz.




