Türkiye’ çağdaş ülkeler arasında layık yerini alabilmesi için, sağlıklı ve moral gücü yüksek gençlere ihtiyacı vardır.Bu görevleri yerine getirebilecek en önemli unsurların başında ise spor gelmektedir.

Çağdaş spor anlayışının yerleşmeye başladığı ülkemizde, sporumuza olan ilgi ve destek her geçen gün artmış, bunun sonucunda bütünleşme ve duyguları birlikte yaşama heyecanı toplumumuza yerleşmiştir.

, günümüzde sevilen spor branşlarında sırada yer almaktadır.Bugün sadece ülkemizde değil, dünyada en çok izlenen sporların başında gelmektedir.Bu yoğun ilgi istemez diğer spor dallarından ayrılmasına sebep olmaktadır.

Her ülkede, özellikle günümüzde futbolun gelişmesi için büyük çabalar harcanmaktadır.Amaç ise, müsabakalarda başarılı sonuçlar elde etmek ve ülke tanıtımlarına önemli katkılarda bulunmaktadır.Başarılı olmak için, devlet desteğinin yanında, yerel belediyelerin de desteğinin olmasından daha doğal bir sonuç yoktur.Yapılan ve yapılacak olan bütün sportif faaliyetlerinde iyi bir koordinasyonun sağlanması için devletin ve yerel yönetimlerin kendi üzerlerine düşen görevleri tam olarak yerine getirmeleri lazımdır.Burada yapılacak hizmetler, kamu hizmeti olarak algılansa da gaye, sporu ülke çapına yaymaktır.

Futbolun bu kadar gelişmesi, özellikle futbol kulüplerinin önemini arttırmıştır.İlk zamanlar idareten yapılan ve tesisler, çok ucuza yapılan transfer ücretleri söz konusu iken, günümüzde ise inanılmaz tesisler yapılmakta ve akıllara sığmayacak transfer ücretleri, artık futbolun bir sanayi olduğunu göstermektedir.

Özellikle kulüplerin şirketleşmesiyle beraber futbolun devlet denetiminden uzaklaşmasının yanında, denetimsiz futbolun birçok sorunları da beraberinde getireceği hiç şüphesiz ortadadır.Onun içindir ki, belediyeler tam manasıyla özel hükümlere bağlı bir kuruluş olsa da, kamu hizmeti görevi olarak yerine getirdikleri sportif faaliyetlerden ve yaptığı işlerden dolayı devlete bağlı bir kuruluştur.

1.1.Konu

Kepez Spor Kulübü ve Kepez Spor Kulübü’nün İdari ve Yapılarının İncelenmesi

1.2.Problem

Futbolun gelişmesi,özellikle futbol kulüplerinin önemini arttırmıştır.Futbol kulüpleri tam anlamıyla özel hükümlere bağlı bir kuruluş olsa da, kamu hizmeti olarak yürüttüğü işlerden dolayı devlete bağlı bir kuruluştur.

Bu yasal çerçeve içerisinde, Antalya ili alt kademe belediyesi olan Kepez Belediyesi’nin yönetimi ve desteği altında kurulan,Kepez Spor Kulübü ve Kepez Belediye Spor Kulübü’nün idari ve mali yapılarının incelenmiştir.

Yine bu yapı içerisinde;süregelen faaliyetleri,idari ve mali aksaklıkları,başarıyı etkileyen faktörleri ve denetim durumunun olumlu ve olumsuz yönleriyle ortaya konulmaya çalışılmıştır.

1.3.Araştırmanın Amacı

Bu araştırma ile; belediye spor kulübü olarak kurulmuş olan Kepez Belediye Spor Kulübü ve semt spor kulübü olarak kurulmuş olan Kepez Spor Kulübü’nün idari ve mali yapılarının incelenerek, faaliyetlerini daha verimli hale getirebilmesi ve diğer kulüplere örnek teşkil edebilmesi için model tespiti oluşturulmaya çalışılmıştır.

Ayrıca, spor kulüplerinin mevcut kaynaklarının arttırılmasında,daha büyük başarılara imza atılmasında ve mali kaynakların nereden,nasıl ve kimler tarafından finanse edilip,nasıl kullanılması gerektiğinin yanında,spor kulüplerinin bağışlar ve yardımlar olmadan da kendi mali kaynaklarını kullanarak nasıl ayakta kalabilmeleri ve daha iyi hizmetlerde bulunabilmeleri hususunda kaynak oluşturulma amacı güdülmüştür.

Üstelik faaliyetlerini kısıtlı imkanları ve kimi zaman sporseverlerin katkısı,kimi zaman yerel yönetimlerin katkısı,bazen de bu organizasyonları yürüten A.S.K.F. (Amatör Spor Klüpleri Federasyonu) desteği ile devam ettiren bu kulüplerin yapıları hakkında bilgi sunma amaçlanmıştır.

1.4.Araştırmanın Hipotezleri

 

-Spor kulüplerinde,uygun bir idari ve mali örgütlenmenin yanında,belediyenin de yönetime katılması başarıyı etkilemektedir.

-Bu sistem,tesis kazanma ve sporun yaygınlaştırılması bakımından daha verimlidir.

-Belediyenin olanakları ile faaliyetlerin tanıtımı,ulaşım imkanları daha etkili ve daha kolay olmaktadır.

-Sporda başarıya ulaşmak için, kurumsal yapıya kavuşmak gerekir.

-Sporun büyük kitlelere yaygınlaştırılmasının yolu, kulüpler ve okullardan geçer.

1.5.Araştırmanın Sayıltıları

 

Araştırmada;kaynak tarama yöntemi kullanılmıştır.Kaynaklardan sağlanan bilgiler gerçeği yansıtmaktadır.

Ayrıca yapılan görüşmeler ve gözlemler doğrultusunda elde edilen bilgiler ile sonuca gidilmeye çalışılmıştır.

1.6.Araştırmanın Sınırlılıkları

 

-Araştırma, Antalya İli Kepez Belediye spor Kulübü ve Kepez Spor Kulübünün idari ve mali yapıları ile,

-Yalnız Kepez Belediye Spor Kulübü ve Kepez Spor Kulübü ile,

– 2000-2001 yılları arasındaki faaliyetleri ile,

– Futbol branşı ile sınırlandırılarak incelenmiştir.

1.7.Araştırmanın Yöntemleri

 

Verilerin toplanması : Yapılan araştırmada, kaynak tarama yöntemi ile, ilgili tez ve raporlar yayınlanmış gazete ve dergiler,kulüplerin kuruluş yönetmelikleri incelenmiş ve ilgili kişilerle görüşme tekniği kullanılmıştır.

Evren ve Örneklem : Araştırma,Antalya ilindeki Kepez Belediyesine bağlı Kepez Belediye spor Kulübü ve Kepez spor Kulübü örneğidir.

Verilerin Çözümü ve yorumlanması : Yapılan araştırmada, ilgili kaynakların araştırılması, özellikle doküman taranması ve görüşme tekniği kullanıldığı için elde edilen veriler toplanıp, amaca uygun olarak yorumlar yapılmıştır.

2. FUTBOLUN TARİHSEL GELİŞİMİ

2.1. Futbolun Doğuşu

İnsan topluluklarını millet yapan unsurlardan birisi de spordur.Spor, kişisel olduğu kadar toplumsal bir olaydır.Türk milletinin sosyal tarihi içinde oluşan, spor tarihinin çağlar içindeki akışında, yaşadıkları ortam ve meydana getirdikleri spor olaylarında etkili olmuştur(Güven, Ö.Ankara,1992).

Tüm canlılarda, yuvarlanan ve zıplayan şeylerle oynamak; hiç olmazsa onlara dokunmak, vazgeçilmez bir istek içgüdüsüdür.

İnsanoğlu da bugün adına kısaca “top” dediğimiz yuvarlak cisimlerle oynamaya karşı büyük meyil göstermişlerdir.Bu eğilimin insanlıkla yaşıt olduğu dahi söylenir.Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan en ilkel kabilelerde insan kafalarını ayakla tekmelemek suretiyle bir garip oyun oynadıklarına dahi rastlanır(Yıldız, D.,İstanbul,1974).

Futbolun da, bu istek içgüdüsüyle doğmuş olduğu muhakkaktır.Ancak bunun ne zaman ve nerede başladığına dair kesin bilgi verebilecek bir belge bugüne kadar bulunamamıştır.

Mısır’da Merruka mezarlarındaki duvar resimlerinde, çeşitli sporcu figürlerinin yanı sıra ayakla top oynayan insan şekillerine de rastlanmaktadır.Hatta, Mısır’ın kurak iklimi, bu toplardan birkaçının günümüze kadar ulaşmasını da sağlamıştır.Kahire, Berlin ve Londra müzelerinde örnekleri bulunan bu topların 7,5 cm. çapında, deriden veya sık dokunmuş ketenden yapılmış ve zikzak dikişlerle dikilmiş, içleri kepek ve yosun kurusu gibi maddelerle doldurulmuş olduğu görülmektedir.Bunlar yaklaşık 2500 yıl önceden kalmıştır.Sümerlilerin de ayakla oynadıkları bir top oyunundan bahseden tarihi belgeler mevcuttur(Türk Futbol Tarihi,1992,s:7-11).

2.2. Futbolun Tanımı

Futbol, 11’er kişilik iki takım arasında, küre şeklindeki bir topu sadece ayak, vücut (eller hariç) ve kafa vuruşlarıyla rakip kaleye sokmayı hedef tutan bir mücadele oyunudur(Meydan Laurosse,Cilt 7,s:309-310).

Bu mücadelenin amacı, tespit edilmiş süre içinde topun kale dediğimiz üç direk arasından yalnız ayakla, kafayla veya vücudun herhangi bir bölümüyle(eller hariç) “Gol” olayını gerçekleştirme esasına dayanır.Belirli bir süre sonunda tarafların birbirine attıkları gollere göre kesin sonuç ortaya çıkar(Bolak, B.,2000,s:11-12).

Futbol, son zamanlarda gerçekleştirilen çeşitli teknik-taktik ve fiziksel ilerlemeler yüzünden tümüyle değişmez bir spordur(Herbin, R.,1993,s:11).

2.3. Dünyada Futbol

 

Tarihi değer taşıyan birçok eserden ve zamanımıza kadar kalmış bazı anıtlardan anlaşıldığına göre futbolun MÖ. 3000 yıllarında Asya ve Mısır’da kuralsız; el, ayak hatta rakip ile mücadele şeklinde oynandığı öğrenilmiştir(Bolak, B.,2000,s:12).

Futbol çok yaygın, adeta evrensel bir spor olmuştur.Eski Yunanlıların ve Romalıların oynadığı top oyunlarında futbolun ilk izlerine rastlanır.

M.S. özellikle Roma’da askerler arasında oynanan “Harpatsum”un bugünkü modern futbolun temelini oluşturduğu ve Romalıların bu oyunu Elenlerin “Episkyres” adlı oyunlardan esinlenerek ortaya çıkardıkları söylenir.Pilla, Follis veya Pagonica adı verilen, içi hava veya kuş tüyüyle doldurulmuş toplarla oynanan bu oyunun sayı bakımından eşit olan iki takım arasında oynandığı bilinmektedir(Türk Futbol Tarihi,1992,s:7-11).

Orta çağda Romalı askerler tarafından oynanan “Le Soule”ün de futbolla büyük benzerlikler arz ettiği bilinir.Bu oyun, Romalı askerler tarafından Golya’ya götürülmüş ve oradan yayılmıştır.Bu oyun çok sert ve kanlı mücadeleye neden olmuş, bu yüzden de zaman zaman Fransa’da yasaklandığı bilinmektedir(Türk Futbol Tarihi,1992,s:7-11).

Futbolun, İngiltere’de ortaya çıkışı da ayrı bir tartışma konusudur.Fransızlar, bu oyunun Normanlar tarafından İngiltere’ye götürülen “Le Soule”den türediği görüşündedir(Türk Futbol Tarihi,1992,s:7-11).

İtalyanlar ise, futbolun İtalya’dan gitmiş olduğunu ileri sürerler.

Kaynağı neresi olursa olsun; İngiltere’de 12. yüzyıldan beri futbolun oynanmakta olduğu gerçektir.

II. Charles ile İngiliz soylularının İtalya’da görüp beğendikleri ve kendi ülkelerine götürdükleri “Giuocco Del Calcio” belirli kuralları olan ve günümüz futboluna benzeyen bir oyundur.

Amerika kıtasına futbolun Meksika yoluyla geldiği bilinir.Ancak Meksika’ya nereden geldiği ise bugün için karanlık bir husustur(Türk Futbol Tarihi,1992,s:7-11).

2.4. Türklerde Futbol

Bu bölümde futbolu Orta Asya Türkleri ile Türkiye’deki tarihi gelişimi olarak iki bölümde inceleyeceğiz.

2.4.1.Orta Asya Türklerinde Futbol

Eski Türklerin “Tepük” oyununu, belirli aralıklarla karşılıklı dikilmiş mızrakların arsından topu, ayakla vurarak geçirip sayı kazanma esasına göre oynadıkları bilinmektedir.”Tepük”ün, Orta Asya’da yaşayan Türk boylarında yüzlerce yıl oynandığına dair, “Hıtay-ı Name” ve “Baybars Tarihi” ile Ayasofya Kütüphanesi’nde 3029 numarada kayıtlı değişik kitaplarda da bahis vardır(Türk Fut. Tar.,1992,s:7-11).

Öte yandan, ünlü Türk düşünürü Kaşgarlı Mahmut’un yazdığı ünlü eseri “Divan-ı Lügat-it Türk”ün ilk cildinin 323’üncü sayfasında eski Türk boylarının Orta Asya’da “Tepük” adıyla andıkları bir ayaktopu oyunu oynadıklarından bahsedilmektedir(Herbin, R.,1993,s:11).

Seyit Ali Ekber, yaklaşık 485 yıl önce yazdığı “Hitayetname” adlı eserinde, futbolun Türklerin milli oyunlarından olduğu belirtilmiştir(Ferah, A.,Ankara,s:9-10).

Timur’un da bu oyunu, askerlerine bir çeviklik talimi için yaptırdığı kaydedilmektedir.

Bütün bu belgeler, Türklerin yüzyıllar boyunca Orta Asya’da oynadıkları ve “Tepük” adını verdikleri oyunla, günümüzün modern futbolu arasındaki büyük yakınlığın belirgin belgeleridir. ”Tepük”, eski Türk boylarında tepmek, tekmelemek anlamına kullanılan bir sözcüktür.Türkler bu oyunu yalnız ayakla oynadıkları için bu adı vermişlerdir(Türk Fut. Tar.,1992,s:7-11).

2.4.2.Türkiye’de Futbol

Gerçek menşei neresi olursa olsun, ayakla oynanan top oyununun İngiltere’de “Futbol” haline dönüştüğü ve oradan dünyanın dört bir yanına yayıldığı bir gerçektir.

Geçtiğimiz yüzyılın özellikle ikinci yarısı, İngilizlerin çeşitli amaçlarla dünyanın dört yanına yayıldıkları bir dönemdir.Başta İngilizler ve Mısır olmak üzere çeşitli müstemlekelerine askeri amaçla giden İngilizler, bazı yerlere de ticari amaçlarla gelmişlerdir(Türk Fut. Tar.,1992,s:7-11).

Bunlar, o ülkede yetişen malları İngiltere’ye yollayan tüccarlardır.

Bu yayılış sırasında Osmanlı ülkesine de tütün, ve pamuk ticaretiyle uğraşan İngilizler gelmişler ve bunlar zamanla ailelerini de getirerek Osmanlı İmparatorluğu’nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşmişlerdir.İşte bu İngiliz aileleri, futbolu ülkemizin sınırları içine sokan kişiler olmuşlardır(Türk Fut. Tar.,1992,s:7-11).

Bugüne kadar elde edilen bilgilerden, ülkemiz topraklarında ilk futbol maçlarının 1875 yılında Selanik’te oynandığı anlaşılmaktadır.1877 yılında ise, İzmir’in Bornova çayırları futbolla tanışmıştır.Ve oralarda hafta tatilleri ya da yaz akşamlarının en büyük eğlencesi, Rumlarla takviyeli İngiliz takımları arasında oynanan bu maçlar olmuştur.Bu maçların ilk seyircileri de bu ailelere mensup kız ve kadınlar olduğu bilinir.Daha sonra semt gençleri de bu cazip oyuna ilgi gösterip maç yapılan alanların etrafını çevirmeye başlamışlardır(Türk Fut. Tar.,1992,s:7-11).

Ancak ne var ki; Selanik ve İzmir’in Müslüman Türk gençleri, bu cazip oyuna karşı büyük ilgi ve heves duymalarına rağmen, gerek aile baskıları, gerekse topluma hakim bulunan taassubun etkisiyle futbol oynamaktan uzak kalmışlardır(Meydan Laurosse,Cilt 7,s:309-310).

İngiliz ailelerin erkekleri kendi aralarında iddialı futbol maçları yapmışlar ve buradaki komşuları olan Rumlar da onlara katılmışlar, böylelikle futbol oynayan kişilerin olduğu gibi takımların sayısında da önemli artış görülmüştür.

Bu futbol oyunu 1980 yılında Selanik’te futbol faaliyetlerinin geniş boyutlara ulaştığı görülmüştür.İzmir’in Bornova semtinde oturan ve ihracat-ithalat işleriyle uğraşan İngiliz ailelerin kendi aralarında yaptıkları karşılaşmalarda görülmüştür.1984 yılından itibaren de İstanbul’daki İngilizler de futbol oynamaya başladılar.Yine aynı tarihte İzmir’de ilk futbol kulübünün İngilizler tarafından “Football Club Smyrna (İzmir Futbol Kulübü)” adı altında kurulduğu bilinmektedir(Türk Fut. Tar.,1992,s:7-11).

1899 yılında İstanbul’a gelen James Lafontaine’nin teşebbüsüyle Türkiye’nin ilk futbol kulübü olan Kadıköy Kulübü kuruldu(1902).

Türk futbolunun temelinin atıldığı İzmir’de ise ilk futbol kulübü 1900 yılında Panionios olarak kuruldu.

Türk futbolunda ilk lig İstanbul’da kuruldu(1904).James Lafontaine tarafından kurulan bu lige Kadıköy, Moda, Elpis ve İmogene futbol takımları kuruldu(Meydan Laurosse,Cilt 7,s:309-310).

İlk lig maçları 1923 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir’in amatör takımları arasında başladı.4951 yılında profesyonelliğin kulübü ile bu üç ildeki karşılaşmalar profesyonel lig maçlarına dönüştü.Profesyonel Türkiye ligi 1959’da Milli Lig adını aldı(3Meyd. Laur.,Cilt 7,s:310).

1905 yılında Galatasaray Sultaniyesi beşinci sınıf öğrencilerinden Ali Sami (Yen) ile sınıf arkadaşları tarafından bir futbol takımı kuruldu.Böylelikle Galatasaray, ilk futbol kulübü olarak ortaya çıktı.Galatasaray’ı iki sene sonra Kadıköylü gençlerin kurdukları Fenerbahçe Kulübü takip etmiştir(Türk Fut. Tar.,1992,s:11).

3. SPOR KULÜPLERİNİN TEMEL AMAÇLARI

Bütün profesyonel ve amatör spor kulüplerinin temel amacı, spor mevzuatı ve yönetim kurulu kararları çerçevesinde illerde ve ülke çapında sporu daha çok sevdirmek ve yaygınlaştırmaktır.Buna bağlı olarak, önümüzdeki yıllarda başarılı sporcu yetiştirerek, Türk sporunun hizmetine sunmak temel gayedir.Bu başarı elde edildikten sonra, gençlerin boş zamanlarını değerlendirmesi sağlanarak, kötü alışkanlıklar edinmelerinin de önüne geçilmiş olacaktır.

Bireysel ve takım spor dallarının, spora başlama yaşları değişik olsa da hemen hemen hepsinde minikler, gençler, ümitler ve büyükler adı verilen kategorilerde eğitim ve yarışma organizasyonları düzenlemelerine önem ve öncelik verilmesi, süreklilik kazandırılması da amaç edinilmektedir(Çeki, G.,2000,s:3).

4. SPOR KULÜPLERİNİN GENEL İLKE VE HEDEFLERİ

Günümüzde kurulmuş olan spor kulüpleri sportif faaliyetlerini yerine getirmeye çalışırken, beraberinde de bir takım ilke ve hedefleri vardır.Buna göre;

1-Spor kulüplerinin gelir ve giderleri ile bütçe denkliğinin sürdürülmesi,

2-Spor faaliyetlerinin hızlı, ekonomik, kaliteli ve verimli hizmet hedeflerine yönelik olarak yürütülmesi,

3-Kulübün üstlendiği spor dalları faaliyetlerinin yürütülmesinde önem ve ağırlık sıralamasının,

a.Geniş taraftar kitlesinin, o spor dalına ilgisinin yoğunluğuna,

b.Spor dalının kulüp gelirindeki yeri ve değerine göre yapılması esas alınmalıdır(Çeki, G.,2000,s:3).