Sağlıklı bir hayat sürmenin temel şartlarından biri olan bir spor , kitle sporu ve zirve sporu olmak üzere iki ayrı şekilde uygulanmaktadır.Zirve sporları,sporcuların en yüksek performansa ulaşmak için belirli kurallar dahilinde ve belirli sahalarında , belirli bir amaca ulaşmak için kıyasıya mücadele verdikleri müsabakalardır.Zirve sporunun dalları toplumun tüm bireyleri tarafından sağlıklı olabilmek için , daha az mücadeleye dayalı , kitle sporu şeklinde uygulanmaktadır.

Sağlıklı toplumu meydana getiren önemli unsurlardan birinin spor olduğu bilincine varan uluslar , bu konuya çok önem vererek , devlet politikaların da kitle sporunun geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için tedbirler almışlardır.

Ülkemizde kitle sporunu teşvik etmek amacıyla yapılan resmi atılım 22 mayıs 1922 yılında kurulan Türkiye İdman Cemiyetleri ittifakı (TİCİ) tarafından yapılmıştır. (1)

Türkiye , hükümet programlarında 1965 yılından itibaren günümüze kadar bütün hükümet programlarında -kitle sporunu teşvik edici tedbirlere yer vermiştir. İkinci kalkınma planından

itibaren günümüze kadar bütün kalkınma planlarında da kitle sporunu teşvik etmek için uygulanacak politikalar saptanmıştır.

Bireylerin spora teşvikinde ve benimseyeceği spor dalının

seçiminde çevre faktörlerinin ve güdüleyici faktörlerin rolü vardır.

Aşağıda bahsedeceğimiz bu faktörler araştırmamızda hipo-

tezlerin ve yorumlanmasında göz önünde tutulmuştur.

Katılımcının içerisinde yaşadığı kültürel ortamı , dini

ve davranışlarını , mensup olduğu sosyal tabakayı , devamlı ilişki içerisinde bulunduğu kişi ve gurupları , ”Sosyo -Kültürel Çevre Faktörleri” arasında sayabiliriz.(2)

Katılımcının mevcut spor branşlarından hangisine veya hangilerine katılabileceğinin tayininde önemli rol oynayan , ülke ekonomisinin durumu ve gelişmişlik seviyesi , boş zamanlara imkan verecek ortamın varlığı , fırsat eşitliğinin bulunduğu bir ortam ekonomik çevre şartlarını oluşturur .(3)

Demografik çevreyi oluşturan faktörler arasında katılımcının

mesleği , mesleki başarısı , tahsili , geliri , yaşı , mensup olduğu etnik

gurubu , cinsiyeti ve fiziki çevresi sayılabilir.Coğrafi çevreyi tayin

faktörler ise ,spor yapmaya imkan verecek ortamın varlığı veya bu coğrafi çevrenin hangi spor branşlarının öncelikle yapılmaya müsait olduğu , arazinin genel durumu ve ilklimdir.Nitekim aynı sosyo-kültürel , demografik ve ekonomik şartların objektif etkisi karşısında katılımcıların etkilenme derecesi ,kişilik ve tepkileri muhtelif olabilmektedir.Katılımcının psikolojik kişiliğinin oluşmasında rol oyna-yan faktörlerde , ihtiyaçlar , güdüler , tutumlar , kişilik ve öğrenme şeklinde sıralanabilir.(4) Şimdi sırasıyla bu faktörleri inceleyelim.

1.1 KİTLE SPORUNU VE SPORTİF OLAYI TEŞVİK EDEN ÇEVRE FAKTÖRLERİ

1.1.1 Sosyo kültürel faktörler:Kişinin tutum ve davranışlarının

kültür , alt kültürler , sosyal sınıflar , danışma (referans) grupları ,

yüz yüze (birincil) gruplar ve aile tarafından etkilendiği bilinmektedir. (5)

Aile: Aile , yüz yüze ve samimi ilişkilerin güçlü olduğu birincil

gruplardır.Boş zaman değerlendirme eğitiminin il başladığı yer ailelerdir.(6)

Ancak , boş zaman değerlendirme faaliyetleri , ailelerin eğitimi

ekonomik ve kültür düzeylerine göre değişebilmektedir.Bu nedenler

boş zaman faaliyetlerinden biri olan yaygın spor faaliyetlerine katılıp katılmamak veya seçeceği spor dalı bu çerçeve içinde değerlendirilebilir.

Birincil(yüz yüze) gruplar: Bir süre içinde karşılıklı ilişkide bulunan her birinin ötekilerle ikinci elden , başka insanlar yoluyla değil de yüz yüze ilişki kurmalarına imkan verecek kadar az sayıda insan gruplarına birincil gruplar denir.Aile , okul ,arkadaş grubu , oyun

grubu , dini gruplar ve komşular birincil gruplara örnektir.Birincil

grupların , kişilerin davranışları üzerinde güçlü etkileri vardır.(7)

Nitekim , kişiler birincil guruplarla sürekli ilişki içindedirler.

Birincil gruplar sosyal münasebetler ağı içerisinde sporla olan münasebetleri o kişinin de sportif faaliyetlere katılmasında özendirici orta-ma oluşturmaktadır.

Referans gurupları: Kişinin , üyesi olmadığı ,fakat üyesi olmak

için özlem duyduğu ve kendisini onunla nitelendirdiği gruplara referans grupları denir.(8)

Bu gruplar kişideki ”değer” duygusunun önemli bir kaynağını

oluşturur.Grup tarafından kazanılmış başarı , iftihar ve tatmin duygusu yaratır; grup prestijinin kaybı da kişinin kendini değerlendirilişine tehdit oluşturur.(9)

Kişiler , özellikle çocuklar , referans gruplarındaki kişilerin vasıflarına , davranışlarına özenirler ve onları kendi egosuna mal ederler.Bu durum sporda referans gruplarının kişileri belli spor branşlarına yönelmesinde etkili olmaktadır.Referans guruplarının kitle iletişim araçlarıyla da desteklenmesiyle , ön plana çıkarılması daha da etkilemekte ve teşvik etmektedir.

Sosyal tabakalar: İnsanlar iş bölüme ve ihtisaslaşmaya dayanarak hem dikey , hem de yatay olarak farklılaşmalar göstermeleri sonucu kendi aralarında birleşerek sosyal tabakalar meydana getirirler.Sosyal tabakalar toplum içerisinde , üst tabaka , orta tabaka ve alt tabaka olarak sıralanabilmektedir. Sosyal tabakaları oluşturan bireylerin konum ve sahip oldukları imkanlar ölçüsü de boş zaman faaliyetlerine yönelir ve spor dallarının seçiminde farklılıklar gösterirler.

Sosyal tabakaların oluşmasında gelir seviyesi tam ölçü olmakla

beraber , üst tabaka yer alan bireylerin maliyeti yüksek olan spor

branşlarına yöneldikleri gözlenmektedir.

Alt kültürler: Bir cemiyetin içerisinde bulanan topluluklarda

kültürel normlarda farklılıklar görülebilir . Bir toplulukta yaşayan

kişi , topluluk dışındaki diğer insanlarla karşılıklı ilişkiler kuramamaya başlayınca veya az ilişki çerisinde bulununca , özel kimlikteki alt kültürler gelişirler. alt kültürler çoğu kez bölgesel farklılıklar

taşırlar.Aynı cemiyet içerisinde , farklı topluluklarda sosyal çevre

özelliklerinin farklılaşmasın veya alt kültürel oluşması , sportif faaliyetlerin farklı şekilde gelişmesine temel hazırlamaktadır.Genel anlamda alt kültürlerin spor faaliyetlerine olumlu veya olumsuz yönde tesirinin yanısıra , spor branşlarının seçiminde de önemli etkisi vardır.(10)

Kültür: Günümüzde bir toplumun yaptığı , yarattığı her şey o

toplumun kültürü olarak görünmektedir.Daha açık bir değişle bir

toplumun yaşamak ve çevresini düzenlemek için yarattığı ve eğitim

yoluyla eski kuşaklardan aldığı her şey onun kültürüdür.(11)

İlkel toplumlara bakınca spor yarışmalarında bazı törenlerin ve dinsel ayinlerin birlikte bulunduğunu görüyoruz . Bu günkü kuvvet gösterileri. taraftar liderleri amigolar , organize alkışlar ,bandolar ,özel marşlar , maskotlarla gösteriler bir bakıma aynı nitelikteki bir toplumun uzantısıdırlar.(12)

Dikkati çeken bir başka noktada , dünyadaki çeşitli toplulukların zevkleri , tercihleri ve benimsedikleri değerlere bağlı olarak farklı spor alanlarına ağırlık verdikleridir.Bu farklılıklarda kültürel gelenekler önde gelir.Örnek olarak;cimnastik Amerika ‘da , Avrupa ülkelerine ya da Japonya’ya göre daha az yaygındır ve daha az önem taşır.Yine voleybol Amerika’dakinden daha popülerdir.Bunun yanında Amerikan tarzı futbol , diğer ülkelerde pek ilgi görmez.

Bunların yanı sıra toplumların spor dallarındaki tercihlerinde-

ki farklılıklar kültürle birlikte ekonomik temellere dayanmaktadır.

Afrika ülkelerinin uzun mesafe koşularında , Türkiye’nin güreşte ,

Amerikalıların zencilerin bokstaki başarılarına bu açıdan bakmak gerekir.

1.1.2 Demografik faktörler:

 

Eğitim: Eğittim , bilgi , davranış ve kabiliyetlerin geliştirilmesi

ve kazandırılması için uygulanan sürekli faaliyetler dizisidir . Eğitim

genel anlamı ile yetişkin nesiller tarafından , sosyal hayata hazır olmayan nesiller üzerinde uygulanan bir işlemdir .(13)

Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı , beden eğitimi dersi

öğretim programında ”Genel eğitimin tamamlayıcısı ve ayrılmaz bir

parçası olan beden eğitimi , aynı zamanda kişinin eğitimidir.” Şeklinde ifade edilmektedir.(14)Bu ifadeden de anlaşıldığı üzere , beden eğitiminin sporda ilk basamağı oluşturduğu ve eğitimin bir parçası olduğu önemle vurgulanmaktadır.

Ayrıca eğitimin yayılması ve sporun okul müfredat programlarına alınışı sporun yaygınlaşmasını etkileyen faktörler arasındadır.

Zira okullarda spor dersi alan öğrenciler ileriki yaşantılarında geçmişte edindikleri bu tecrübeden dolayı spora katılabilirler.(15)

Gelir:Gelir seviyesinin yüksek olduğu toplumlarda spora katılım ve başarı gelir seviyesin düşük olduğu toplumlara oranla çok yüksektir .Ancak toplumun gelir seviyesinin yüksek oluşu , tek basına sporun aygınlaştırılmasını ve başarıyı getirmez. Bunun yanında hem ekonomik hem de sosyal gelişmişlik gereklidir .

Ülkeler arasında gelir açısından farklılıklar olduğu gibi , kişiler ve aileler arasında da farklılaşmalar spora katılma bakımından farklılıklar getirebilmektedir.Zira bazı kişilerin ve ailelerin spora ve diğer boş zaman faaliyetlerine çok fazla harcama gücü yokken bazılarının durumu daha fazla harcama yapmaya müsaittir.Bu durum gelir seviyesi düşük olan ailelerin boş zaman faaliyetlerine ve dolayısıyla sportif faaliyetlerine katılmalarını büyük ölçüde engelleyici rol oynayacaktır. Ayrıca farklı gelir gruplarına mensup kişi ve ailelerin yöneldikleri spor faaliyetleri de farklı olabilmektedir.(16)

Yaş:Yapılan araştırmalarda , ileriki yaşlarda sportif faaliyetlerden çekilmenin artmakta olduğu tespit edilmiştir.(17)Yaşla beraber sportif faaliyetlerden çekilmenin yapılan spor dallarının çeşidi ile ilgili olmakla beraber vücudun kassal aktivitelerinin yaşla beraber oransal olarak azalmasından kaynaklanmaktadır.Vücutta meydana gelen biyolojik değişimi yanı sıra psikolojik olarak da sporda doyum ilgiyi azaltarak çekilmeyi hızlandırmaktadır.Diğer yandan amatör olarak spor yapanlar hayatını kazanmaya başlamalarıyla beraber spor hobisi geri plana itebilmektedirler.

Gençlik yıllarında profesyonel olarak spor yapanlar ise ileri ki

yıllarda amatör olarak spor yapmaya devam etmektedirler.

Yediden yetmişe kadar her yaştaki bireylerin yarışabileceği az

efor gerektiren spor dallarının yaygınlaştırılması ve spor yapabilecekleri spor komplekslerinin yapılması her yaştaki bireylerin spora katılmasını teşvik edecek dolayısıyla da yaş faktörünün olumsuz etkilerini büyük oranda ortadan kaldıracaktır.

Fizik ve Coğrafi çevre:Her toplum veya topluluk mutlaka bir

fiziki çevre içerisinde bulunur ve bunların yapısal özellikleri farklı sportif faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde zemin hazırlar.

Sosyal çevre olarak düşünebileceğimiz okul , aile , işyeri ve in-

san tarafından işlenmiş , değerlendirilmiş olan fiziki çevre şartları

sportif faaliyetlerin hangi branşta yoğunlaştığına ışık tutmaktadır.

Dağlık olmayan bir çevrede dağ ve kış sporlarının gelişmesini beklemek mümkün değildir.(18)

Kültür ve medeniyet seviyesi artıkça ”sosyal” hayatın fiziki çevreye üstünlüğü artmaktadır.Böyle toplumlarda fiziki çevre şartlarının

sportif faaliyetler üzerindeki etkisini de azaltmaktadır.(19)

Irsiyet:Değişik spor branşlarındaki başarı ile sporcunun fizik-

sel özellikleri arasında bir korelasyon olduğu muhakkaktır.Daha çok uzmanlaşmış spor ve sporcu için geçerli olan bu görüş yaygın spor

faaliyetleri içinde kısmen geçerlidir.Bir boş zaman aktivitesi olarak

yaygın spor faaliyetlerinde kişiler daha fazla başarılı olabilecekleri branşları ve fiziksel özelliklerine uygun sportif faaliyetleri seçebilmektedirler.Fiziksel özellikler ise ırsidir.Bu değişik fiziksel özellikler kişinin değişik spor branşları için değişik performanslar göstermesine sebep olur.(20)

Zencilerin güç ve fiziki üstünlük isteyen branşlardaki üstünlükleri , Japonların ise hareketli sporları olan uyumu bu özelliklere örnek teşkil etmektedir.

Cinsiyet:Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınların

erkeklere oranla sportif faaliyetlere katılma oranı düşüktür.

Erkek yaratılmış insan türü genellikle dişisinden daha iri daha

kuvvetli daha dayanıklı ve sportif faaliyetlerinde fizyolojik bakımından daha yeterlidir.Aynı kas demetine sahip olsalar dahi erkek çocuklar kıs çocuklardan daha kuvvetlidirler.Egzersiz cinsiyet farkını ortadan kaldırmaz.(21)

Diğer açıdan kadınların aile içindeki rolleri ailelerin kız çocuklarını daha yakından izlemeleri koruması kısıtlaması kadınların spora katılmalarını olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir.

1.1.3.Ekonomik Çevrenin Etkisi:

Ekonomik ve Teknolojik Durum:İnsanlar sınırsız gereksinimlerle sınırlı araçlar arasındaki dengesizliği olanaklar ölçüsünde gidermek için etkinliklerde bulunurlar.İnsanların emek ve zaman harcayarak giriştikleri bu tip etkinliklere ekonomik etkinlikler ve bu etkilerle ilgili olarak ortaya çıkan olaylara da ekonomik olaylar denir.

Ekonomi her roplumda ve her dönemde rol oynamıştır.Ancak zamanımızda teknolojik alandaki hızlı gelişmeler bu önemi daha da arttırmıştır.Çünkü son iki yüzyıl içinde teknoloji,bilimle yakın işbirliği yapmış ve bir çeşit bilimin uygulama alanı haline gelmiştir.

Ekonomik ve teknolojik yönden gelişmiş olarak nitelendirilen

ülkeler, emek yoğun yerine sermayenin üretimde yoğun olarak kullandığı ülkelerdir. Böyle ülkeler vatandaşlarına boş zaman ortamı yaratan ülkelerdir.

Boş zaman yaratması bakımından sermayenin yoğun olarak kullandığı gelişmiş ülkelerde spor daha çok teşvik görmektedir.(23)

Ülke ekonomisinin durumu spor için ayrılabilecek maddi kaynakları sınırlayabileceği gibi,aynı zamanda arttırabilmek bilindiği gibi sporun yapılması için gereken tesisler ve personel istihtamında ekonomik yatırımlara gereksinme vardır.Ve bu ülkelerin ekonomik durumlarına tamamen bağlıdır.

Diğer yandan teknolojik yönden gelişmiş ülkeler ürettikleri kaliteli ve cezbedici spor araç,gereç,malzemeler ile bireyleri spora özendirebilmektedir.

Boş zaman faaliyetlerine imkan verecek ortamın varlığı:Boş zaman faaliyeti,kişinin mesleki,ailevi ve sosyal ödevlerini yerine getirdikten sonra bağımsız iradesiyle girişebileceği dinlenòìåìòìòìòìøòìòìøòìòìòìòìøáøòìòìòìòìòìòìåòìòìòìåòìòìòìÛÕåòìòìòìòìøòìòìåòìòì
U]


c
U]



c dd<dd<
U]


c
U]



c


ından biride bu fertlerin boş zaman faaliyetlerinde spor yapma eğilimlerini teşvik etmektir.(26)

Fırsat Eşitliği:Çeşitli yaş ve statüde bulunan kimselerin spor yapabilme imkanlarına kavuşturulması ideal olan bir hedeftir.Ancak özellikle gelişmekte olan ülkeler kaynaklarını en verimli tarzda değerlendirmek durumundadırlar.Şu halde sporun kitlelere yayılması için gerekli hizmetleri planlarken kaynak dağılımında etkinliği de azalmaması esas alınır.Böylece spor hizmetleri ile yatırımlar kitlelere dönük bir hale getirilirken , bu konuda fırsat eşitliğinin de sağlanmasına dikkat edilmelidir.(27)

Spor hizmet ve yatırımlarının topluma yararlı hale getirilmesinde göz önünde tutulacak fırsat eşitliğinin nasıl olması gerektiği konusunda bir çok görüşler ortaya çıkmıştır.Bunlardan birisi herkesin zeka ve kabiliyetleri ölçüsünde imkanlardan faydalandırılması görüşüdür. Ferdin rengi , cinsiyeti ve mensup olduğu sosyal tabakaya bakmaksızın herkese ancak kabiliyetine göre imkan tanınması ve kalitenin esas alınmasının en adil yol olması görüşüdür.Bu görüş doğrultusunda mevcut insan gücü açığı kapatılacak , spor alanında ihtiyaç duyulan vasıflı eleman sağlanacaktır.

Bir sosyal sorun olarak ortaya çıkan amatör ve profesyonel ayrımı tartışılan konuların başında gelmekte ve fırsat eşitliğini gündeme getirmektedir. Spora ayrılan kaynakların büyük bir bölümünün profesyonel spor dallarına ve sporcularına aktarılması amatör spor dallarının gelişmesini engellemektedir.Bu durum spor un tabana , halk kitlelerine yayılmasını engellemekte ve evrensel yarışmalarda uzun vadeli başarıyı olumsuz yönde etkilemektedir.

1.2.GÜDÜLEYİCİ FAKTÖRLER

1.2.1.İhtiyaçlar: İhtiyaçlar kişilerin şahsiyet özelliklerine göre değişik görünümler arz ederler .Aynı zamanda ihtiyaçlar kişinin içinde yaşadığı toplumun kültürüne ve demografik faktörlere bağlı olarak farklılaşabilmektedir.Katılımcıyı harekete geçiren güç, ”ihtiyaçlar”dır ve ihtiyaçlar spor programlarının kaynağını oluştururlar.(28)

Sporun topluma yaygınlaşması , o toplumdaki insanların çoğunluğu tarafından spora katılmanın ihtiyaç olarak benimsenmesine bağlıdır.(29)

Kişiler , sağlıklı ve güzel bir vücuda sahip olma isteği , sosyalleşme , arkadaş edinme , beğenilme , taktir edilme ,statü kazanma ,para kazanma gibi arayışları sebebiyle spor faaliyetlerine katılmaya ihtiyaç duyabilmektedirler.

İhtiyaçların uyanmasına etki eden faktörler , kişinin fizyolojik durumu, statüden gelen ip uçları ve zihinsel süreçtir.Bunları kısaca açıklayalım:

1.2.2.Güdüler (insiyaklar): Güdü ,kişini yaşadığı biyolojik ve sosyal ortamda varlığını sürdürmeye yönelik ihtiyaçlarını gidermek için gösterdiği davranışlarının psikolojik sebeplerine denir.Güdüler kişilerin belli bir karara yönelmesinde veya bu kararı kendince uygun bir yöne yönlendirmesinde etkili olabilmektedir.(30)

Güdülenmenin kaynakları sosyal ve biyolojik olmak üzere iki şekilde ortaya çıkmaktadır .Üstün olma , para kazanma güdüleri sosyal güdülerdir.Hareket , oyun , hareket ederek rahatlama , yüksek kondisyona sahip olma , sağlıklı olma güdüleri biyolojik gidilerdir.

1.2.3.Kişilik ve Tutumlar: Kişilik , insanın çevresine kendine özgü bir şekilde uymasını sağlayan psiko-fizyolojik iç güdülerin dinamik bir organizasyonudur.Görülüyor ki kişilik , doğuştan gelen biyolojik özelliklerle çevreden gelen sosyal etmenlerin birbiri üzerine yaptıkları etkilerin meydana getirdikleri ahenkli bir bütündür.(31)

Toplumların değişik ahlak kuralları , değişik gelenekleri , değer yargıları ve hatta ekonomik ve siyasi rejimi fertlerin kişiliklerinin belirlenmesinde rol oynar .Kişiliklerde , normal-nevrotik ve dışa içe dönük tipler olarak birbirlerinin zıddını ifade eden tipler şeklinde ayırım yapılmaktadır.

Bireyler kişilik tiplerinin özellikleri doğrultusuna göre farklı spor dallarını tercih ederler ve bu özellikleri spor faaliyetlerine katılma tarzını etkiler.

Tutum , hedef katılımcının spora ve spor programlarına karşı onun potansiyel davranışını ifade eder.Kişi kendisinin veya başka kişilerin beden faaliyetlerinin değeri hakkında bir bilgiye sahiptir.Bu faaliyetleri kendisi için iyi , tehlikeli , zevkli ve benzeri gibi bulabilir. Ayrıca bedeni ve spordaki kapasitesi hakkındaki görüşü de psikolojik hazırlığa yansır.Bu faktörler , kişinin bedensel faaliyetlere karşı tutumunu açıklar.Kişinin bedensel olarak aktif olması veya olmaması bu tutuma veya psikolojik hazırlığa ve mevcut hayat şartlarına bağlıdır.(32)

1.2.4.Öğrenme: Öğrenme , yaşama ve öğretim yolu ile davranışlarda bir değişikliğin meydana gelmesidir. Daha kısa bir söyleyişle öğrenme , bilgi ve tecrübe yoluyla davranışların değiştirilmesidir.Öğrenmekle yeni bilgiler , yeni beceriler, yeni davranışlar kazanılır ,eskiden kazanılanların bir kısmı pekiştirilir , bir kısmı terk edilir.(33)

Okul ve boş zamanlardaki spor deyimleri ile öğrenilen sporların,daha sonraki yaşlarda spora katılma konusunda rolü olacağı kesindir.(34)