İslamiyet’ten Önce Orta Asya’da Kurulan Türk Devletleri
Türkler’in İlk Ana Yurdu
Türkler’in ilk ana yurdu Orat Asya’da; Batı’da Hazar Denizi’nden DoÄŸu’da Kingan DaÄŸları’na, Kuzey’de Altay DaÄŸları’ndan Güney’de HindukuÅŸ ve Karanlık DaÄŸları’na kadar uzanan bölgedir.
Bu bölge, coğrafi yapısı ve iklim şartlarının da elverişli olması nedeniyle Türkler tarafından Ana Yurt olarak tercih edilmiştir.
Göçebe kültürünün sonucunda şu durum ortaya çıkmıştır.
Merkezi yapı güçlenememiş,
Teşkilatçı özellik gelişememiş,
Mimari ve şehircilik ortaya çıkmamış,
Ekonomi, hayvancılığa dayalı kalmış,
Askeri yapıysa gelişmiştir.
Türkler’in Orta Asya’dan Göç Etmenlerinin Nedenleri :
Topraklarının tarıma elverişsiz olması,
Hayvanlar için otlakların yetersiz olması,
İklim koşullarının değişmesi nedeniyle kuraklık ve şiddetli kış yaşanması,
Türk boyları ve yabancı kavimlerle yapılan mücadelelerdir.
Asya Hun (Büyük Hun) Devleti
Merkez Ötügen olmak üzere Orhun ve Selenga nehirleri çevresinde kuruldu.
Tarihte bilinen ilk Türk devletidir. Devletin kurucusu ve ilk hükümdarı Teoman’dır.
Çinlilere karşı seferler yaptılar, Çinliler de bu seferleri durdurmak için Çin Seddi’ni yapmak zorunda kalmışlardır.
Teoman’ın oÄŸlu Meta Han döneminde; diÄŸer Türk devletlerine de örnek olacak “onluk sistem”e dayalı ilk düzenli Türk ordusu kuruldu.
Asya Hun Devleti’nin Yıkılışı
Mete Han’ın ölümünden sonra oÄŸulları ülkeyi iyi yönetemediler.
Çin entrikaları ve bu devletle yapılan savaşlar ülkeyi zayıflattı.
İpek Yolu’nun Çin kontolüne geçmesi nedeniyle Hun ekonomisi bozuldu.
Artan Çin baskısı nedeniyle ülke iyice zayıflayarak Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldı.
Kavimler Göçü :
Çin baskısından kaçan Kuzey Hunları, M.S. 375′de Batı’ya göç etmeye baÅŸladılar. Hun göçleri sonunda Karadeniz’in Kuzeyi’ndeki Germen kavimleri Batı’ya göç etti. DoÄŸu Germen kavimlerinin göçü sonucunda , Roma İmaparatorluÄŸu, M.S. 395 tarihinde, DoÄŸu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.
UYARI : Avrupa’ya ve Anadolu’ya ilk Türk akını bu dönemde düzenlenmiÅŸtir. Bu akınlar Anadolu’ya yerleÅŸme ve yurt edinme amacı taşımamaktadır.
Avrupa Hun Devleti
M.S. 400′lerde baÅŸkent Etzelburg olmak üzere Avrupa Hun Devleti kuruldu. Bu sırada Hun hükümdarı Balamir’di.
Avrupa Hunları’nın en ünlü hükümdarı Attila’dır.
Attila, 447 yılında büyük bir ordu ile Doğu Roma (Bizans) üzerine yürüdü ve onları vergiye bağladı.
451 yılında Batı Roma İmparatorluğu üzerine ve 452 yılında da İtalya üzerien iki büyük sefer yaptı.
Göktürk Devleti
552′de Avarlar’a karşı isyan ederek, Bumin KaÄŸan önderliÄŸinde Ötügen merkez olmak üzere kuruldu.
Tarihte Türk ismini devlet isimlerinde kullanan ilk topluluktur.
Bumin KaÄŸan’ın yerine geçen Mukan KaÄŸan zamanında devlet en parlak dönemini yaÅŸadı.
İstemi Yabgu döneminde Bizans ile Sasani Devleti’ne karşı büyük mücadeleler yapıldı.
Göktürk Devleti, Çin entrikaları sonucu, 582 yılında Doğu ve Batı Göktürkler olarak ikiye ayrıldı.
UYARI : Bu dönemde İpek Yolu, Göktürk, Sasani ve Bizans Devletleri’ni karşı karşıya getirmiÅŸtir. İlk Türk-Bizans ittifakı Sasaniler’e karşı bu dönemde olmuÅŸtur (571). Hedef doÄŸu-batı ticaretini ele geçirmektir.
II. Göktürk (Kutluk) Devleti
682 yılında Kutluk Kağan önderliğinde kuruldu.
Ünlü hükümdarları Bilge Kağan döneminde, vezirleri Kültigin ve Tonyukuk ile birlikte, en parlak dönemlerini yaşadılar.
Bilge KaÄŸan’ın ölümünden sonra zayıflayarak Basmil, Karluk ve Uygurlar’ın isyanı sonucu yıkıldılar.
UYARI : Türk tarihinin ve Türk edebiyatının ilk yazılı kaynağı olarak kabul edilen Orhun yazıtları bu dönemde yazılmıştır. Bu yazıtlarda Göktürk Tarihi ve Türk Uygarlığı hakkında önemli bilgiler verilmektedir.
Uygur Devleti
Yerleşik yaşamı benimseyen ilk Türk topluluğudur.
Budizm ve Maniheizm’i benimsediler.
Çin’den sonra matbaayı geliÅŸtirerek ikinci kez kullanılan ve hareketli harfleri icat ettiler.
840 yılında Kırgız Türkleri tarafından yıkıldılar.
UYARI : Budizm ve Maniheizm Uygurların hem mimari alanında hem de savaşçı özelliklerini kaybetmelerinde etkili olmuştur.
Kırgızlar, Uygurları yıkarak Türk yurdunun MoÄŸollar’ın eline geçmesine neden olmuÅŸlardır. Bu yüzden Türk tarihinde olumsuz anılmışlardır.
Avarlar
En ünlü hükümdarları Bayan Kağan döneminde Doğu Roam İmparatorluğu üzerien bir çok sefer yaptılar.
Sasanilerle birleÅŸerek ilk defa İstanbul’u kuÅŸattılar fakat ele geçiremediler.
Hristiyanlığı kabul eden Türk topluluklarındandırlar.
istanbul’u ikinci defa kuÅŸattılar fakat bundaki baÅŸarısızlıkları zayıflamalarına sebep oldu ve 805 yılında Franklar’ın saldırısı sonucunda yıkıldılar.
UYARI : İslamiyet’i kabul eden boylar bugünkü Kazan Türklerinin temelini oluÅŸturur.
Bulgarlar
Orta Asya’dan ve OÄŸuzlar’dan koparak Batı’ya göç eden kabilelerin birleÅŸmesiyle oluÅŸtular.
Bir kısım Bulgar Türkleri Volga Nehri çevresine gelerek İdil (Volga) Bulgar Devleti’ni kurdular. Bu devlet 1236 yılında Altın Ordu Devleti tarafından yıkıldı.
Türk boylarına gelen diÄŸer Bulgar Türkleri burada Tuna Bulgar Devleti’ni kurdular. Tuna Bulgarları zamanla SlavlaÅŸarak ve IX. yüzyılda da Hristiyanlığı kabul ederek tarih sahnesinden silindiler.
Hazarlar
Hazar Türkleri tarafından Karadeniz’in kuzeyi ile Kafkaysa arasında kuruldu.
Hz. Ömer ve Hz. Osman zamanında İslam ordusu ile mücadele ettiler.
Hazar Türkleri, MuseviliÄŸi kabul eden ilk Türk topluluÄŸu olduklarından İslamiyet’in Avrupa’da yayılmamasında etkili oldular.
UYARI : Museviliği daha çok merkez yönetiminde bulunanlar kabul etmişlerdir. Halk arasında ise daha çok Hristiyanlık, Müslümanlık ve Şamanizm görülür.
Macarlar
Macar boyları Peçenek baskısı sonunda bugünkü Macaristan’a yerleÅŸtiler.
Avrupa’nın batısına ve güneyine akınlar yaptılar.
995 yılında Germen Kralı’nın karşı akını sonucunda büyük yenilgi aldılar.
Bu tarihten itibaren yavaş yavaş Hristiyanlaşarak kültürel özelliklerini kaybettiler.
UYARI : Macarlar, Hristiyanlığın Katolik mezhebini benimseyen tek Türk boyudur. Dinlerindeki değişim devlet yapılarına yansımış, boylar birliğine dayalı siyasi yapıdan, krallık sistemine dayalı bir yapıya geçmişlerdir.
macarlar aynı zamanda, Germenlerin Balkanlara inmesi ve Balkanlardaki Slavlarla kuzeydeki Slavların birleşmesini engellemişlerdir.
Peçenekler
Göktürk ve Uygur hakimiyetinde yaÅŸadıktan sonra, X. yüzyılda Batı’ya göç ettiler. Macar ve Rus tarihinde etkili oldular.
XI. yüzyılda Hristiyanlığı kabul ettiler.
Malazgirt Savaşı’nda OÄŸuzlarla birlikte Bizans ordusuda yer aldılar.
1091 ‘de Kıpçaklarla yaptıkları bir savaÅŸta yenildiler ve giderek dağıldılar.
UYARI: Peçenekler, Bizans ordusunda ücretli asker olarak görev almıştır. Bizans, Peçenekler’in bazılarını da Anadolu’ya yerleÅŸtirmiÅŸtir.
Kıpçaklar (Kumanlar)
Kıpçaklar, XI. yüzyılın baÅŸlarında MoÄŸollar’ın baskısıyla Orta Asya’dan göç ederek DoÄŸu Avrupa’ya geldiler.
Ruslarla büyük mücadeleler sonucunda Ruslar’ın Karadeniz’e inmelerini engellediler.
Zamanla ortadan kalktılar.
UYARI : Kıpçakların Seyhun Irmağı boylarında OÄŸuzlarla yaptıkları savaÅŸlar, Dede Korkut Hikayeleri’ne konu olmuÅŸtur.
OÄŸuzlar
Oğuzlar başta Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere daha bir çok Türk devletinin kurucuları olarak bilinirler.
Göktürk Devleti yıkıldıktan sonra Uygurların hakimiyeti altına girdiler.
Uygurların yıkılmasından sonra başkent Yenikent olmak üzere devlet kurdular.
Malazgirt Savaşı’nda, Bizans ordusunda yer aldılar.
UYARI : OÄŸuzların tarihte büyük devletlerin kuruluÅŸunda etkili olmaları Türk toplulukları içinde en önemli boy kabul edilmelerine neden olmuÅŸtur. Türk toplulukları içinde İslamiyet’i kabul eden OÄŸuzlara “Türkmen” denilmiÅŸtir.
Uzların bir kısmı Hristiyanlığı kabul ederek HristiyanlaÅŸmışlar, Kafkasya’nın güneyine inen diÄŸer bir kısmı ise İslamiyet’i kabul ederek MüslümanlaÅŸmışlardır.
Türgeş Devleti
I. ve II. Göktürk Devletleri hakimiyetinde yaşadıktan sonra VII. yüzyılda Balasagun merkez olmak üzere devletlerini kurdular.
Sulu Kağan önderliğinde Emevilerle uzun yıllar mücadele ettiler.
Yerleşik yaşamı benimsediler ve tarihte parayı kullanan ilk Türk topluluğu oldular.
766 yılında Karluklar tarafından hakimiyetlerine son verildi.
UYARI: İslamiyet’in Orta Asya’da yayılmasını bir süre engellemiÅŸler böylece Orta Asya Türkleri’nin AraplaÅŸmasını önlemiÅŸlerdir.
Karluklar
VI. yüzyılda DoÄŸu Göktürk Devleti’ne baÄŸlı olarak, Altay DaÄŸları’nın batısında Kara İrtiÅŸ Nehri boylarında yaÅŸadılar.
Talas Savaşı’nde Müslümanlar’ın tarafını tutarak Orat Asya’nın ÇinlileÅŸmemesinde önemli rol oynadılar.
Talas Savaşı’ndan sonra İslamiyet’i kabul ederek Müslüman olan ilk Türk boylarından biri oldular.
Sabirler
Ural DaÄŸları’nın Güneyineve Kuzey Kafkasya’ya yerleÅŸtiler.
VI. yüzyıldan itibaren DoÄŸu Avrupa’ya kadar inerek bu bölgedeki Bizans ve Sasani Devleti ile mücadele ettiler.
557 yılında Avarlarla yaptıkları savaşta yenilip, bu tarihten itibaren gittikçe zayıflayarak tarih sahnesinden silindiler.
Sibirya bölgesi, Sibirlerin bu bölgede yaşamalarından dolayı bu adı almıştır.
İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık
Devlet Yönetimi
Uygurlar dışında bütün Türk Devletleri göçebe devlet şeklinde yaşamışlardır.
Aileler obaları, obalar boyları, boylar ise budunları meydana getirirdi.
Devlet, hanedanın ortak malı kabul edilirdi.
Hakanın yetkileri “Kurultay” denilen danışma meclisi ile sınırlandırılmıştı.
UYARI : Bu durum Türk devletlerinde taht mücadelelerine sebep olmuştur. Bu yüzden Türk devletleri çok kısa sürelerde yıkılmıştır. Devlet kuzey-güney, doğu-batı, sağ-sol olmak üzere ikiye ayrılırdı. Sağı hükümdarlar yönetirdi. Senede iki kez toplanan Kurultay adı verilen bir meclis vardır. Boy beylerinden oluşurdu. Önemli kararlar alınırdı.
Kurultay, Türklerde askeri yapıda demokrasinin olduğunu gösterir.
Hukuk
İslamiyet öncesinde kurulan Türk devletlerinde yazılı hukuk kurallarına rastlanmaz.
Genelde, sosyal hayatı düzenleyen sözlü hukuk kuralları yani töreler baskındır.
Devlet yapısında töreyi uygulayan adalet teşkilatının başı hükümdardır.
Töre hükümleri ile çok ağır cezalar verildiği görülmüştür.
Ordu
İlk Türk devletlerinde kadın-erkek her Türk asker sayılırdı.
İlk düzenli Türk ordusu Asya Hun İmparatoru Mete Han tarafından kuruldu.
Ordunun başında başbuğ denilen başkomutan bulunurdu.
Türkler savaşlarda en çok sahte ricat denilen geri çekilme taktiğini uygulayarak başarılı oldular.
UYARI : Mete Han tarafından kurulan ordu, Türk Kara Kuvvetleri’nin temeli olarak kabul edilmiÅŸ ve Çin, MoÄŸol, İran, Bizans ve Roma’yı da etkilemiÅŸtir.
Din
Tek bir tanrının varlığına inanılmış, Tanrı’ya “tengri” adı verilmiÅŸti.
Bu tanrı Gök tanrı olarak da bilinmekteydi.
Doğa da bir takım gizli güçlere inanılırdı.
Şamanizm yani iyi ruh ile kötü ruhun varlığına inanılan bir inançta yaygındı.
Öldükten sonra yaşama inanç vardı.
UYARI : İslamiyet öncesi Türklerde görülen tek Tanrı inancı, İslamiyet’in kabul edilmesinde etkili olmuÅŸtur. Bu Türklerde öldükten sonra yaÅŸama inanılır, mezarlara Balbal’lar dikilirdi. (Balbal, öldürülen düşman sayısı kadar dikilirdi.)
Ekonomik Hayat
Bozkır kültürünün bir sonucu olarak göçebe ve yarı göçebe bir hayat sürmüşlerdir.
Göçebe hayatın bir sonucu olarak hayvancılık zorunlu geçim kaynağı olmuştur.
Bununla birlikte balıkçılık, tarım ve yağmacılık da ekonomik hayatta önemli yer almıştır.
Dil ve Edebiyat
Türklerde görülen en eski dil Göktürkçe ve alfabe olarak da Göktürk alfabesidir.
VII. yüzyılda Göktürkler tarafından Göktürk alfabesi ile yazılan Orhun kitabeleri bilinen en eski Türk yazıtları olarak kabul edilir.
Uygurlar da Uygur alfabesini kullanmışlar ayrıca hareketli harfleri bulmuş ve matbaayı kullanmışlardır.
Bilim ve Sanat
Oniki hayvanlı Türk takvimini meydana getirmişlerdir.
Bilim adamlarından meydana gelen ve Keneş Meclisi adı verilen bir meclisi meydana getirmişlerdir.
Göçebe hayat sürdükleri için taşınabilir sanat eserleri olarak kemer, kılıç, at koşumu gibi el sanatları ile uğraşmışlardır.
Uygurlar döneminde Maniheist mabetler yapılmış, mezar anıtları ve saray yapılarına da rastlanmıştır.
İslamiyet’in DoÄŸuÅŸu
Dünyanın Durumu
Arap Yarımadası’nın kuzeyinde Bizans İmparatorluÄŸu, DoÄŸu’da Sasani Devleti, Mısır’da Romalılar, Orta Asya’da Göktürk Devleti, Avrupa’da Kavimler Göçü sonrasında Batı Roma İmparatorluÄŸu yıkılmıştı.
Arap Yarımadası’nın Durumu
Arap yarımadası; Uzak Doğu, Afrika ve Akdeniz ülkeleri arasındaki ticaret yolu üzerinde köprü görevi yapmaktaydı.
En yaygın din çok tanrılı putperestlikti.
Bu dinin en büyük putları olan Lat, Menat, Hubel ve Uzza, Hz. İbrahim’in yapmış olduÄŸu Kabe’de bulunmaktaydı.
Arap Yarımadası’nın en önemli bölgesi; Mekke ve Medine’nin de içinde bulunduÄŸu Hicaz bölgesiydi.
Mekke’ye V. yüzyıldan itibaren Hz. İsmail soyundan gelen KureyÅŸ Kabilesi hakimdi.
Hz. Muhammed Dönemi
Hz. Muhammed’in DoÄŸuÅŸundan İlk Vahye
Hz. Muhammed 570 yılında Mekke’de dünyaya geldi.
25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi.
610 yılında Hz. Cebrail, kendisine Kur’an-ı Kerim’in ilk ayetlerini getirdi.
Ona ilk inananlar, eÅŸi Hz. Hatice, amcasının oÄŸlu Ali, Mekke’li tüccarlardan Ebubekir ve azat ettiÄŸi kölesi Zeyd’di.
621′de Medine’li 12 Müslüman Hz. Muhammed’e biat etti.
Hicret
622 yılında Mekke’li Müslümanlar artan baskıdan kurtulmak ve İslamiyet’i yaymak amacıyla Mekke’den Medine’ye göç ettiler.
Medine’liler de Akabe Biat’ından sonra Müslümanlar’ı kendi ÅŸehirlerine çağırmışlardı.
Hicret sonunda İslamiyet daha güvenli bir ortamda yayılma olanağı buldu.
Hicret sonunda Medine halkı üç gruba ayrıldı: Muhacirler, Ensar ve Yahudiler.
Siyasi ve askeri bakımdan Hz. Muhammed’in liderliÄŸi kabul edildi.
Hz. Muhammed’in SavaÅŸları
Bedir
Bedir savaşı Medineli Müslümanlarla Mekkeliler arasında yapılan ilk savaştır.
624 yılında Bedir Kuyusu çevresinde yapılmıştır.
SavaÅŸ Müslümanlar’ın zaferi ile sonuçlandı.
Savaş sonunda, diğer İslam Devletleri içinde örnek oluşturacak ganimet paylaşma geleneği başladı.
SavaÅŸta ele geçirilen Mekkeli esirler, Müslümanlar’a okuma yazma öğretme koÅŸuluyla serbest bırakıldı.
Bedir Zaferi ile birlikte bedir Kuyuları ve Åžam ticaret yolu Müslümanlar’ın eline geçti.
Uhud
Bedir Savaşı’nın Müslümanlar’ın zaferi ile bitmesi üzerine Ebu Süfyan komutasındaki Mekkeliler, Bedir Savaşı’nın intikamını almak amacıyla 625 yılında Medine üzerine yürüdü.
700 kiÅŸiden olaÅŸan İslam ordusu da Uhud Dağı’nın olduÄŸu yere geldi ve bu dağın eteklerine okçular yerleÅŸtirip savaÅŸa baÅŸlandı.
Savaşı tam Müslümanlar kazanmak üzereyken, okçuların yerlerini terketmeleri ile savaşın kaderi Müslümanlar’ın aleyhine deÄŸiÅŸti ve islam ordusu ilk yenilgisini almış oldu.
UYARI : Bu savaşın sonucu İslamiyet’in yayılmasına engel olmadı. Müslümanlar Uhud Savaşı’nda yenilmesine raÄŸmen İslamiyet yayılmasını devam ettirmiÅŸti. Hz. Muhammed, Mekke ve Medine arasında yaÅŸayan kabilelerle iyi geçinerek Mekke’yi siyasi açıdan yalnız bırakma politikası izlemiÅŸtir.
Hendek
Mekkeliler Uhud galibiyeti ile istedikleri sonuca ulaÅŸamamış, İslamiyet’in hızla yayılmasını önleyememiÅŸlerdi.
İslamiyet’i tamamen yok etmek isteyen Mekkeliler, Ebu Süfyan komutasında yeni bir orduyla, 627 yılında Medine üzerine yürüdüler.
İran’lı Salman-ı Farisi’nin önerisi üzerine ÅŸehrin etrafına hendek kazıldı.
Mekkeliler alışık olmadıkları bu savunma tekniği karşısında geri dönmek zorunda kaldılar.
Hendek Savaşı Mekkeliler’in, Müslümanlar üzerine son saldırısı oldu. Bu savaÅŸtan sonra Müslümanlar saldırı gücü elde ederken Mekkeli müşrikler savunmaya çekildiler.
Hudeybiye Barışı
Müslümanlar hac vazifesini yerie getirmek amacıyla 1500 kiÅŸiyle Mekke’ye doÄŸru yola çıktı.
Hudeybiye Kuyusu’na gelindiÄŸinde Mekkelilerle bir antlaÅŸma yapıldı. Bu antlaÅŸmaya göre;
1. Taraflar birbirleri ile 10 yıl süreyle savaşmayacaklar,
2. Arap kabileleri istedikleri tarafa geçebilecekler ancak iki taraf da kendisine bağlı olan kabileye askeri yardımda bulunmayacak,
3. Velisinin izni olmayan Mekkeli bir genç, İslamiyet’i kabul etmesi halinde Medine’ye alınmayacak fakat Müslümanlar’dan Mekke tarafına geçen olursa kabul edilecek,
4. Müslümanlar hac ziyaretini ertesi yıl da yerine getirebileceklerdi.
Hayber’in Fethi
Hz. Muhammed, 629 yılında Åžam kervan yolu üzerinde bulunan Yahudi yerleÅŸim yeri olan Hayber Kalesi’ne sefer düzenledi.
Hayber’de bulunan Yahudilerin Åžam ticaret yolunda Müslüman ticaret kervanlarına zrar vermesi ve Yahudilerin Mekkelileri kışkırtarak Hendek Savaşı’na sebep olmaları nedeniyle kale kuÅŸatıldı.
Kale kısa sürede Müslümanlar’ın eline geçti ve Åžam ticaret yolunun güvenliÄŸi saÄŸlanmış oldu.
Bu fetih sonunda Yahudilerden ilk defa haraç vergisi alındı.
UYARI : Bu fetihten sonra Arabistan Yarımadası’nda Müslümanlar’a olumsuz etkide bulunabilecek önemli Yahudi yerleÅŸim bölgesi kalmadı.
Hayber, Müslümanlar’ın fethettiÄŸi ilk yerdir. Böylece İslam Devleti’nde fetih politikası baÅŸlamıştır.
Mu’te Seferi
İslamiyet’in ilk yıllarında İslamiyet’e davet edilen Gassaniler, bu davet için gönderilen elçiyi öldürmüşlerdi.
629 yılında bir Müslüman keşif kolu Gassanilerce pusuya düşürülüp öldürülmüştü.
Hz. Muhammed, Gassaniler üzerine kalabalık bir ordu gönderdi.
İslam ordusu Lut Gölü’nün güneyinde Gassaniler’i himaye eden Bizans ordusu ile çarpıştı, savaÅŸ Müslümanlar’ın aleyhine sonuçlandı.
UYARI : Gassaniler Bizans’la sınır komÅŸusuydu. Gassaniler bu yüzden Bizans’ın etkisinde kaldıkları için Hristiyanlığı kabul etmiÅŸlerdir. Mu’te Savaşı Müslümanlarla Bizans ordusu arasında yapılan ilk savaÅŸ olarak kabul edilmektedir.
Mekke’nin Fethi
Hz. Muhammed, 630 ylında büyük bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü.
Mekke üzerien yürümesinin sebebi Mekkeliler’in Hudeybiye Barış AntlaÅŸması’nın maddelerini ihlal etmesiydi.
Mekkeliler Hz. Muhammed’e karşı koyamayacaklarını anlayınca, Müslümanlar önemli bir direniÅŸle karşılaÅŸmadan ÅŸehre girdi.
Hz. Muhammed Kabe’ye gelerek bütün putları kırdırdı.
Fetih’ten sonra Mekkeliler kitleler halinde İslamiyet’i kabul etti.
Huneyn Savaşı
Mekke’nin fethinden sonra civardaki bazı putperest kabileler, baÅŸta Havazin Kabilesi olmak üzere Mekke’yi geri almak için 630 yılında Huneyn denilen yerde toplanmaya baÅŸlamışlardı.
Hz. Muhammed büyük bir ordu ile Huneyn Vadisi’ne yürüdü.
Yapılan savaşta İslam ordusu zafer kazandı.
Bu savaşta putperestlere Taif kenti yardım etmişti.
UYARI : Huneyn Savaşı ile Arap Yarımadası’ndaki son putperest tehlike önlendi.
Taif Seferi
Huneyn Savaşı’nda Taifliler’in putperestlere yardım etmesi üzerine, Hz. Muhammed 630 yılında Taif üzerine bir sefer düzenledi.
Müslümanlar Taif Kenti’ni kuÅŸattılar, fakat surlarla çevrili kenti alamadılar.
Ertesi yıl Taifliler elçi göndererek İslamiyet’i kabul ettiler.
UYARI : Böylece, Hz. Muhammed döneminde Hicaz tamamen Müslümanlaştı.
Tebük Seferi
Bizans İmparatoru Heraklius’un Arabistan üzerine büyük bir sefer yapacağı haberinin alınması üzerine,
Hz. Muhammed 631 yılında 30.000 kişilik bir ordu ile Bizanslıları durdurmak için yola çıktı.
Tebük denilen yere gelindiğinde haberin asılsız olduğu anlaşıldı.
Tebük seferi sırasında, bölgedeki bir çok Arap kabilesi İslamiyet’i kabul ettiÄŸi için, sefer Müslümanlar açısından faydalı oldu.
UYARI : Tebük Seferi ile Gassaniler’in Müslüman olması ve Suriye fetihleri için ortam hazırlamıştır.
Veda Haccı ve Hz. Muhammed’in Son Yılları
Hz. Muhammed 632 tarihinde hac görevini yerine getirmek için 125 bin kiÅŸilik bir toplulukla Mekke’ye geldi.
peygamber Müslümanlar’a Kur’an’ın tamamlandığını bildirdi.
Hz. Muhammed’in bu haccına “Veda Haccı”, okuduÄŸu hutbeye de “Veda Hutbesi” denir. Hutbede, Peygamber insanlara Allah’tan baÅŸka ilah olmadığını, kadınlara ve kölelere iyi muamele edilmesini, Cahiliye Devri’nden kalma kan davalarından vazgeçilmesini söyledi.
Hz Muhammed Medine’ye döndükten sonra hastalanarak 8 Haziran 632′de 63 yaşında vefat etti.
Arap Yarımadası’nda putperestliksona ermiÅŸ İslamiyet yayılmış, siyasal birlik saÄŸlanmış, İslam Devleti’nin temelleri de atılmıştı.
Dört Halife Dönemi
Hz. Ebubekir Dönemi
Hz. Muhammed’in ölümü üzerine Hz. Ebubekir 632 yılında halife seçildi.
Bu arada Arabistan’da bazı kabileler dinden dönmüş,Yemen’de de yalacı peygamberler ortaya çıkmıştı.
Halid Bin Velid komutasındaki İslma ordusu Yemen’e gönderilerek yalancı peygamberler ortadan kaldırıldı.
Başka bir İslam ordusu Irak ve Suriye üzerine gönderildi.
634 yılında yapılan Yermuk Savaşı ile Bizans orduları yenildi ve Suriye kapıları Müslümanlar’a açıldı.
Hz. Ebubekirdöndeminde Kur’an-ı Kerim’in ayetleri toplandı ve bir kitap haline getirildi.
Hz. Ebubekir 634 yılında hastalandı ve 63 yaşında vefat etti.
UYARI : Hz. Muhammed’in yaymış olduÄŸu İslamiyet, Hz. Ebubekir döneminde iyice kökleÅŸmiÅŸtir.
Hz. Ömer Dönemi
Hz. Ebubekir’in vefatı üzerine 634 yılında Hz. Ömer halife seçildi.
635 yılında yapılan Ecnadin Savaşı sonunda İslam orduları galip geldi ve Suriye Müslümanlar’ın denetimine girdi.
UYARI : Bu savaÅŸla İran yolu Müslümanlar’a açıldı.
Suriye’nin yanı sıra Filistin ve Kudüs de denetim altına alındı.
UYARI : Suriye’nin denetim altına alınması ile birlikte İslam dünyası Anadolu ile komÅŸu olmuÅŸtur.
632 yılında Amr İbn-ül As komutasındaki islam ordusu, Bizans’ın elinde bulunan Mısır’ı fethetti.
UYARI : Mısır’ın alınması ile İslamiyet ilk defa Kuzey Afrika’da yayılmaya baÅŸladı. Böylece, Bizans İmparatorluÄŸu’nun Kuzey Afrika’daki egemenliÄŸi sarsıldı.
634 yılında Ebu Ubeyde komutasındaki İslam ordusu Köprü Savaşı’nda Sasanilere yenildi. Sa’d Bin Ebi Vakkas komutasında yeni bir ordu , 636 yılında Kadisiye Savaşı’nda Sasani ordusunu yendi ve bütün Irak’ı ele geçirdi.
UYARI : Bu dönemde, Suriye, Filistin ve Kudüs’ün Müslümanlar tarafından alınması ile Bizans’ın Orta DoÄŸu’daki varlığı sona erdi.
Sasani ordusu, 642 yılında yapılan Nihavend Savaşı ile tekrar yenildi. Bu savaş ile Sasani Devleti sona erdi.
Hz. Ömer Dönemindeki Teşkilatlanma Çalışmaları
Hz. Ömer zamanında bir çok fetihler yapıldığı için devlette teşkilatlanmaya olan ihtiyaç arttı.
Teşkilatlanmada Sasani ve Bizans etkisi görülür.
Mali ve askeri özellik taşıyan ilk “divan örgütü” kuruldu.
Fethedilen yerler, ilk defa yönetim birimlerine ayrıldı.
Adli teşkilatlanmaya önem verildi.
İslam Devleti’nde ilk kadı bu dönemde atandı.
Hicri takvim düzenlendi.
Hz. Osman Dönemi
Hz. Ömer’in ölümü üzerine 644 tarihinde, Emevi soyundan Hz. Osman halife seçildi.
Abdullah Bin Sa’d komutasında İslam ordusu Tunus bölgesini aldı.
Suriye valisi Muaviye, 649 yılında Kıbrıs, Rodos ve Girit’i fethetti.
Azerbaycan’ın fethi tamamlandı.
Trablusgarp, Tunus, Horasan ve Harezm ele geçirildi.
Kur’an-ı Kerim çoÄŸaltıldı.
UYARI : Bu, Kur’an-ın deÄŸiÅŸmeden günümüze kadar gelmesini saÄŸladı.
Hz. Osman Emevi kökenli olduğu için kendi sülalesinden olan kişileri devlet içinde önemli mevkilere getirdi.
UYARI : Bu durum İslam dünyasında ileride ortaya çıkacak ayrılıklar için zemin oluşturmuştur.
Hz. Osman, 656 yılında bir ayaklanma sırasında öldürüldü.
Hz. Ali Dönemi
Hz. Osman’ın ölümü üzerine Hz. Muhammed’in damadı ve amcası Ebu Talib’in oÄŸlu olan Hz. Ali halife seçildi. Hz. Ali’nin halifeliÄŸi Emeviler sülalesinin hoÅŸuna gitmedi.
656 yılında iki taraf Kufe şehri yakınlarında bir araya geldi.
Yapılan savaşta Hz. Ali galip geldi.
UYARI :Bu olaydan sonra Hz. Ali güvenlik gerekçesiyle devletin merkezini Kufe’ye taşıdı. Böylece, İslam Devleti’nin merkezi ilk defa deÄŸiÅŸti.
Hz. Ali, 657 yılında Muaviye’nin üzerine yürüdü.
Sıffin Savaşı’ndea Muaviye’nin hile yapması üzerine sonuç alınamadı ve hakeme baÅŸvuruldu.
UYARI : Bu savaş Müslümanlar arasında yapılan ilk savaştır.
Hakem Olayı
Sıffin Savaşı’nda bir sonuç alınamayınca taraflar, iki taraftan da seçilecek birer hakemin kararına baÅŸvurmayı gerekli gördü.
Hz. Ali’nin hakemi Ebu Musa el-EÅŸ’ari, Muaviye’nin hakemi ise Amr İbn-ül As oldu.
Hakemler Muaviye’nin entrikası sonucu onu halife seçti.
Müslümanlar üç gruba ayrıldı.
1. Hz. Ali taraftarları; Şiiler
2. Muaviye taraftarları; Sunniler
3. Tarafsızlar (Hariciler)
UYARI : Bu olayla İslam dünyasında ilk ayrılıklar başlamış ve mezhep ayrılıklarının temeli atılmıştır.
Hariciler’in ayaklanması sonunda 661 yılında Hz. Ali öldürüldü.
UYARI : Hz. Ali döneminde Müslümanlar arasında yapılan savaşlardan dolayı fetihler durgun geçmiş ve Tunus kaybedilmiştir.
Emeviler Dönemi
Muaviye Dönemi
Hz. Osman zamanında Şam valiliğine getirilen Muaviye, 661 yılında halife oldu.
Muaviye Emevi Devleti’nin ilk hükümdarıdır.
Bu dönemde halifelik seçim sisteminden çıkarılarak saltanat haline getirildi.
İstanbul kuşatıldı fakat alınamadı.
UYARI : İslam tarihinde ilk defa Emeviler İstanbul’u kuÅŸatmıştır.
Ölmeden önce oÄŸlu Yezid’i halife tayin etti ve böylece halifelik resmen saltanat haline geldi.
Yezid Dönemi
Muaviye 680 yılında öldükten sonra yerine oğlu Yezid halife oldu.
Kufeliler de Hz. Hüseyin’i halife seçtiler.
UYARI : Bu dönemde Kuzey Afrka’nınfethi tamamlanmasına raÄŸmen, Berberilerin ayaklanması ile bölge tekrar elden çıkmıştır. Kuzey Afrika ancak Abdülmelik zamanında kontrol altına alınabilmiÅŸtir.
Yezid ve Hz. Hüseyin taraftarları 681 yılında Kerbela denilen yerde karşılaştı ve Hz. Hüseyin ve taraftarları, Yezid ordusu tarafından öldürüldü.
İslamiyet toplumu bu olaydan sonra Sunniler ve Şiiler olarak ikiye ayrıldı.
Abdülmelik Dönemi
Yezid’in 683 yılında ölmesi ile II. Muaviye halife oldu.
II. Muaviye, 685 yılında halifeliÄŸi Abdülmelik’e bıraktı.
Bizans, Kuzey Afrika, Anadolu ve Hindistan üzerine seferler düzenlendi.
UYARI : Bu fetihler sırasında Kuzey Afrika’da yaÅŸayan Berberiler kitleler halinde İslamiyet’i kabul etmeye baÅŸladılar.
Bizanslar, Kuzey Afrika’dan tamamen çıkartılarak sınırlar, Atlas Okyanusu’na dayandırıldı.
Arapça resmi dil oldu ve ilk İslam parası olan sikke bastırıldı.
UYARI : Böylece İslam Devleti’nin ekonomisi Bizans ve Sasani etkisinden kurtulmaya baÅŸlamıştır.
Velid Dönemi
Abdülmelik’in 705 yılında ölümü üzerine oÄŸlu Velid halife oldu.
Tarık Bin Ziyad komutasında İspanya’ya geçildi.
711 yılında Kadisk’de Vizigot ordusu yenilgiye uÄŸratıldı.
UYARI : Puvatya Savaşı (732) ile Müslümanlar’ın Avrupa’daki ilerleyiÅŸi duruduruldu.
Åžarl Martel ile 732 tarihinde yapılan Puvatya Savaşı’nda yenilindi ve İspanya’ya geri çekilindi.
Emevi Devleti’nin Yıkılışı
1. Devlet yönetiminde meydana gelen bozukluklar
2. Emeviler’in Arap milliyetçiliÄŸi yaparak Müslümanlar arasında ikilik çıkarmaları
UYARI : Bu politikalarından dolayı İranlılar ve Türkler Emeviler’e karşı sürekli ayaklanmışlar ve yıkılmalarında etkili olmuÅŸlardır. Örnek olarak Horasan valisi Kuteybe Bin Müslim’in isyanını verebiliriz.
3. Halifelerin, fetihlerde ordunun başında bulunmayıp, saraya kapanmaları
4. AbbasoÄŸulları’nın, Emeviler aleyhinde propagandaları
5. Muaviye ve Yezid döneminde Müslümanlar’a ve Hz. Muhammed’in soyundan gelenlere yapılan kötü muameleler
6. Şii ve Harici grupların aleyhte çalışmaları
Abbasiler Dönemi
Abbasi Hükümdarları
Ebu’l Abbas Dönemi
Abbasi Devleti, Hz. Muhammed’in amcası Abbas’ın torunlarından Ebu’l Abbas tarafından 750 tarihinde kuruldu.
Abbasi hükümdarları, Emeviler gibi Arap üstünlüğüne dayalı bir devlet kurmadılar.
Ebu’l Musa, HaÅŸimiye ÅŸehrini devlet merkezi yaptı, iç karışıklıklarla uÄŸraÅŸtı, kanlı bir ÅŸekilde siyasi birliÄŸi saÄŸladı.
UYARI : Ebu’l Abbas, siyasi birliÄŸi saÄŸlarken yaptığı çalışmalar yüzünden “Seffah” (kan dökücü) lakabını almıştır.
Ebu Cafer El- Mansur Dönemi
Ebu Cafer El-Mansur, 754 yılında halife oldu.
754 yılında Abbasi Devleti’nin baÅŸkenti BaÄŸdat’a taşındı.
751 yılında Çinlilerle Talas savaşı yapıldı.
Bu dönemde kültür hareketleri oldukça ilerledi.
Harun Reşit Dönemi
Harun ReÅŸit, 786 yılında Abbasi Devleti’nin başına geçti.
Bu dönem Abbasilerin en parlak dönemi oldu.
UYARI : Binbir Gece Masalları’nda geçen BaÄŸdat halifesi Harun ReÅŸit’tir. Binbir Gece Masalları’nda özellikle bu dönemdeki İslam hazinesinin zenginliÄŸi vurgulanır.
Anadolu’ya akınlar yapıldı, İstanbul kuÅŸatıldı fakat baÅŸarılı olunamadı.
Bu dönemde de iç isyanlar sürdü.
Me’mun Dönemi
Harun ReÅŸit’in ölümü üzerine yerine oÄŸlu Emin geçti.
Kısa süre sonra yerine Harun ReÅŸit’in diÄŸer oÄŸlu Me’mun geçti.
Mu’tezile Mezhebi bu dönemde ortaya çıktı.
Bu dönemde Antik ÇaÄŸ Yunan eserleri Arapça’ya çevrildi.
UYARI : Arap-İslam Devleti kültür ve sanat alanında dışarıdan (Helenizm’den) en çok bu dönemde etkilenmiÅŸtir.
Mu’tasım Dönemi
Me’mun’un ölümü üzerine 833 yılında kardeÅŸi Mu’tasım halife oldu.
Bizans sınırlarında “Avasım” denilen Türk ordugahları kurdurdu.
UYARI : Avasım kentlerinin oluşturulma nedeni; İslam dünyasına karşı Bizans saldırılarını kırmaktır.
Mu’tasım’ın ölümü üzerine merkez otorite zayıfladı.
UYARI : Türkler’in sınır boylarında, yerleÅŸim yerlerinden uzak bölgelerde Emir’ül Ümera görevi verilerek merkezden uzaklaÅŸtırılmasının ve ordugahlarda toplanmasının nedenleri savaşçı özelliklerini kaybetmelerini önlemek ve merkezde tehlike oluÅŸturmalarını engellemekti.
Devlete baÄŸlı Tavaif-i Mülk’ler bağımsızlıklarını ilan etti.
Abbasi Devleti’nin yıkılışı
Abbasi Devleti’nin Yıkılma Nedenleri
Abbasi Devleti, Mu’tasım’ın ölümü ile zayıfladı ve MoÄŸollar’ın BaÄŸdat’ı istilası ile yıkıldı.
Selçukluların yıkılması ile koruyucuları ortadan kalktı.
Şiilerin ve Emevilerin olumsuz çalışmalarından zarar gördü.
Zayıflama döneminde fetihlerin durgun geçmesi nedeniyle ekonomi zayıfladı.
MoÄŸol Hükümdarı Hülagu’nun BaÄŸdat’ı istilası ile Abbasi Devleti ortadan kalktı.
Endülüs Emevi Devleti
Abbasi Devleti yıkıldıktan sonra Abdurrahman bin Muaviye tarafından Kurtuba merkez olmak üzere 756 yılında kuruldu.
Endülüs Emevi Devleti askeri alanda değil, bilim ve kültür alanında ileri gitti.
En parlak dönemini III. Abdurrahman zamanında yaşadı.
Endülüs Emevileri zamanında yapılan Kurtuba Medresesi dünyanın en ünlü medresesidir.
UYARI : Bu medrese Avrupa Üniversiteleri’nin temelini oluÅŸturmuÅŸtur. Buradan eski Yunan ve Roma dönemine ait eserler hakkında da Avrupa’ya ilk bilgiler yayılmıştır.
Franklar’ın saldırıları sonucunda zayıfladı ve 1031 yılında yıkıldı.
Endülüs Emevi Develeti’nden sonra bölgede Beni Ahmer Devleti kuruldu.
Beni Ahmer Devleti 1492′de yıkıldı.
Beni Ahmer Devleti
Endülüs Emevi Devleti’nin yıkılmasından sonra, Gırnata merkez olmak üzere kuruldu.
Kısa sürede güçlenerek deniz ticaret filosu kurdu.
Elhamra Sarayı gibi büyük eserlerle mimaride ilerledi.
İspanya’da XV. yüzyılda Hristiyan birliÄŸinin kurulması ile Hristiyan saldırıları sonucunda yıkıldı.
Böylece İspanya’da Müslüman etkinliÄŸi sona erdi.
İslam Kültür ve Uygarlığı
Devlet Yönetimi
Devletin başında bulunan kişi, hem dini, hem de siyasi açıdan tüm yetkilere sahipti.
İslamiyetin kurulduğu ilk yıllarda, devlet başkanı Hz. Muhammed idi.
Hz. Muhammed’den sonra devlet baÅŸkanlığı görevi için halifeler seçildi.
Halifeler, Hz. Muhammed’in peygamberlik görevi dışındaki dünyevi bütün görevlerini yerine getirdiler.
Hz. Ömer döneminde sınırların genişlemesi ile devlet yapısında yenilikler yapılarak vali ve kadılar atanmaya başlandı.
Devlet hazinesi olarak bilinen Beytül Mal oluşturuldu.
Emeviler Dönemi’nde halifelik babadan oÄŸula geçmeye baÅŸladı.
UYARI : Hz. Muhammed’in ölümünden sonra ilk dört halife (Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali) seçimle belirlenmiÅŸtir.
Emeviler Dönemi’nde sınırların geniÅŸlemesi ile yeni devlet görevlileri ortaya çıktı.
Ordu
Sınırların genişlemesi ile ordu önem kazanmaya başladı.
Hz. Muhammed ve Hz. Ebubekir döneminde düzenli bir İslam ordusu yoktu.
İslam Devleti’nde, eli silah tutan her erkek asker olarak kabul edilirdi.
İlk düzenli İslam ordusu Hz. Ömer devrinde kuruldu.
Abbasiler devrinde, Türkler ve diğer milletler İslam ordusunda görev almaya başladı.
Hz. Osman devrinde ilk defa donanma kuruldu.
Sosyal Hayat
Sosyal hayata dair düzenlemeler Kur’an-ı Kerim’den alınırdı.
İslamiyette insanlar arasında fark olmamasına raÄŸmen, Emeviler Dönemi’nde Araplar kendilerini diÄŸer uluslardan üstün görmüşlerdi.
Arap olmayan Müslümanlar ise Mevali olarak adlandırılmıştı.
Abbasiler döneminde Araplarla Mevali eşit duruma geldi.
İslam Devleti’nde, Hristiyan ve Yahudiler’den oluÅŸan topluma Ehl-i Kitap denir.
Ehl-i Kitap haricinde Müslüman olmayan kesime de Ehl-i Küfür denir.
Müslüman olmayan bu toplumlar haraç ve cizye vergileri verirdi.
Ekonomik Hayat
Ekonomi daha çok tarım, hayvancılık, ticaret ve el zanaatlarına dayalıydı.
UYARI : Abbasiler Dönemi’nde el zanaatları ile uÄŸraÅŸanlar, Fütüvvet Birlikleri denilen meslek örgütleri oluÅŸturmuÅŸlardır.
Hayvancılığın gelişmesi ile halı ve kilim dokumacılığı da gelişti.
Seramik, cam işlemeciliği ve dokumacılık da ilerledi.
Ticaret, İslamiyet ile birlikte Arap Yarımadası’nda oldukça hızlandı.
En çok ticaretin yapıldığı devlet Bizans’dı.
İslam Devletleri’nde, devlete ait gelirlere Beyt-ül Mal denir.
Devlete ait gelir kaynakları :
1. SavaÅŸ ganimetlerinin beÅŸte biri
2. Gayrimüslimlerden alınan Haraç
3. Müslümanlar’dan alınan Öşür
4. Gayrimüslümlerden alınan Cizye
5. Maden, tuz, gümrük gelirleri
Emevi halifesi I. Velid zamanında ilk İslam parası basıldı.
Dil ve Edebiyat
İslamiyet’te dil ve edebiyatın kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir.
Arapça, Emevi halifesi Abdülmelik zamanında resmi dil olarak kabul edildi.
İslamiyet’ten önce, sözlü edebiyat geliÅŸmiÅŸken, Hz. Muhammed’in hayatını yeni nesillere aktarmak amacıyla yazılı edebiyata da önem verildi.
Düşünce hayatı Abbasiler ile birlikte gelişmiştir.
Bilim
İslam medeniyetlerinde bilim; İslami bilimler ve pozitif bilimler olmak üzere ikiye ayrılır.
İslam bilimlerinin temeli Kur’an-ı Kerim’dir.
Tefsir : Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinin yorumlanması bilimidir.
Hadis : Hz. Muhammed’in söylediÄŸi sözler ve yaptığı iÅŸlerin bütününe hadis denir.
Hadis biliminin önde gelenlerinden biri Sahih-i Buhari’nin yazarı İmam Buhari’dir.
Fıkıh : İslam hukukudur. Temeli Kur’an-ı Kerim’dir.
Kelam : İslam felsefesidir.
Ünlü İslam bilginlerinden baÅŸlıcaları; Razi, İbn-i CemÅŸit, Farabi, İbn-i Sina, İbn-i Rüşt, Biruni, Taberi, Mesud-i, İbnül Esir ve İbn-i Haldun’dur.
Sanat
Sanat İslamiyet ile birlikte büyük gelişme gösterdi.
İslamiyet’in yayılması ile İslam sanatında İran, Türk ve Bizans sanatlarının etkisi görüldü.
İslam sanatı denince akla ilk gelen, mimaridir.
En önemli mimari eserler arasında; Ömer Camii, El Ezher Camii, İbn-i Tulun Camii, El Hamra Sarayı ve Kurtuba Camii sayılabilir.
El sanatlarında; oymacılık, kakmacılık, nakkaşlık, hat ve tezhip sanatları oldukça gelişti.
İlk Müslüman Türk Devletleri
Türklerin İslamiyeti Kabulü
Türklerin İslamiyeti Kabul Etme Aşamaları
Türkler ilk defa Müslümanlarla Hz. Ömer zaamanında karşılaştı.
Hz. Osman zamanında İran’ın fethinin tamamlanması ile Türklerle Müslümanlar komÅŸu durumuna geldi.
Emeviler Dönemi’nde İslam ordularının Maveraünnehir’i fethi bölgede bulunan Türk devletleri yüzünden baÅŸarılı olamadı.
Türklerin Müslüman Olma Nedenleri
1. Türkler’in doÄŸuÅŸtan savaşçı olmaları ve her Türk erkeÄŸinin asker sayılması İslamiyet’teki cihat anlayışı ile uyuÅŸması
2. İslamiyet’in kendi dinleri ile olan benzerliÄŸi
3. Türklerin sosyal hayatındaki bir takım unsurların İslamiyet’te de olması
Ekonomik Nedenler :
1. Türkler’in haraç ve cizye vergisinden kurtulmak istemeleri
2. Abbasi ordusunda ücretli askerlik yapmaları
Siyasi Nedenler :
1. Türkler’in Çinlilere karşı güçlü müttefik elde etmek istemeleri
2. Abbasilerin ılımlı politikaları
Talas Savaşı
Nedeni : Çinliler ve Arapların Orta Asya’yı denetim altına almak istemeleri.
Çinliler, Orta Asya’yı denetimleri altına almak amacıyla 747 yılında Türkistan’a sefer düzenledi.
Abbasiler, Karluk, YaÄŸma ve ÇiÄŸil Türkleri’nin yardımı ile 571 yılında Talas’da Müslümanlar Çinlileri yendi.
Sonuçları :
1. Orta Asya Çinlileşmekten kurtuldu
2. Türkler, İslamiyet’i kabul etmeye baÅŸladı.
3. Kağıt, matbaa, barut, pusula gibi Çinlilerin geliştirdiği aletler, Müslümanlar tarafından öğrenilmeye başlandı.
UYARI : Kağıt, matbaa, barut ve pusulanın tarih içinde el değişmesi şu şekildedir.
Talas Savaşı Haçlı Seferleri
Çinliler —————————> İslam Dünyası ——————–> Avrupalılar
Matbaa – Kağıt ———->Rönesans – Reform
Barut ———————–>Feodalite’nin Yıkılışı
Pusula ———————>CoÄŸrafya KeÅŸifleri
Karahanlılar
Merkez Balasagun olmak üzere, 840 yılında Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri tarafından kuruldu.
Devletin kurucusu ve ilk hükümdarı Bilge Kül Kadir Han’dır.
920 yılında Saltuk BuÄŸra Han zamanında İslamiyet’i kabul ettiler.
UYARI : Karahanlılar, İslamiyet’i resmi dini olarak ilk kez kabul eden Türk devletidir. Bu devlet Türk kültürü ile İslam deÄŸelerinin sentezini yapmıştır.
Türkler’in yaÅŸadığı topraklar üzerinde kurulan bir devlet olduÄŸu için Türkçe’yi resmi dil olarak kabul ettiler.
1042 yılında, Doğu Karahanlılar ve Batı Karahanlılar olmak üzere ikiye ayrıldılar.
Gazneliler
Merkez Gazne olmak üzere, 963 yılında Alp Tekin tarafından kuruldu.
Gazneliler, en parlak devrini, ünlü hükümdarları Gazneli Mahmut zamanında yaşamıştı.
UYARI : Gazneli Mahmut , İslamiyet’in koruuculuÄŸunu yapan ilk Türk hükümdarı olmuÅŸtur. Bu yüzden Abbasi halifesi kendisine “Sultan” ünvanını vermiÅŸtir.
Gazneli Mahmut, Hindistan’a toplam 17 sefer düzenledi.
UYARI : Bu seferler sonucu İslamiyet, Hindistan’da yayıldı. Bu durum ileride, bölgede kurulacak Türk-İslam Devletleri için temel teÅŸkil etti.
Gazneliler döneminde ilk kez İran topraklarına yerleşildi.
1040 tarihinde Gazneliler, Dandanakan Savaşı ile Selçuklulara yenildi.
Gazneliler, 1187 yılında Gurluların isyanı sonunda yıkıldı.
Samanoğulları
Horasan merkez olmak üzere 875 yılında kuruldu.
Devleti yönetenler İranlı, yönetilenler Türk’tü.
Samaoğulları Devleti, 999 yılında Karahanlılar ve Gazneliler tarafından yıkıldı.
Tulunoğulları
Mısır’da Abbasi halifesine baÄŸlı olarak, Ahmet bin Tulun tarafından 868 yılında kuruldu.
Mısır’da kurulan ilk Müslüman Türk devletidir.
Suriye topraklarını ele geçirerek, Orta Doğu bölgesine egemen olan ilk Türk devletidir.
Tulunoğulları 905 yılında Abbasiler tarafından yıkıldı.
İhşitler (Akşidler)
Mısır’da, Muhammed bin Toguç tarafından 935 yılında kuruldu.
Akşidler, Hicaz bölgesini ele geçiren ilk Türk devletidir.
Akşidler, 969 yılında Fatimiler tarafından yıkıldı.
Büyük Selçuklular
Selçukluların Kökeni
Selçuklular OÄŸuzların Kınık Boyu’na mensuptur.
Boyun başı olan Dukak Bey’in ölümü üzerine boyun başına Selçuk Bey geçti.
Kınık Boyu’nun OÄŸuz hükümdarı ile arası açılınca Cend Bölgesine göç etti ve SamanoÄŸlu Devleti’nin egemenliÄŸi altına girerek İslamiyet ile tanıştı.
Kınık Boyu’nun başına daha sonra TuÄŸrul ve ÇaÄŸrı Beyler geçti.
Tuğrul ve Çağrı Bey Dönemi
TuÄŸrul Bey, 1038′de NiÅŸabur Kenti’ni merkez yaparak Büyük Selçuklu Devleti’ni kurdu.
Gazne Hükümdarı Sultan Mesut’u, 1040 tarihinde Dandanakan Savaşı’nda yendi.
Abbas halifesinin yardım istemesi üzerine, 1051′de BaÄŸdat’a girdi.
Selçuklular, bundan sonra Anadolu’nun fethine baÅŸladı.
Alp Arslan Dönemi
Bizans İmparatorluÄŸu’na baÄŸlı olan Kars’ı Ermeniler’den aldı.
Malazgirt’te karşılaÅŸan iki ordu arasında, 1071 yılında çıkan savaÅŸta Bizanslılar yenildi.
Böylece Bizans İmparatorluÄŸu’nun İslam dünyası üzerindeki olumsuz baskısı sona erdi.
Bu savaÅŸtan sonra Anadolu’ya Türk yerleÅŸimi hızlandı, Anadolu Türk Beylikleri kurulmaya baÅŸladı.
Sultan Melikşah Dönemi
İran asıllı vezir Nizamülmülk devlet yönetiminde ona yardım etti.
Alp Arslan döneminde baÅŸlayan Anadolu ve Suriye’nin fethini tamamladı.
Bu dönemde, ilk defa divan teşkilatı kuruldu, ikta sistemi uygulandı.
Vezir Nizamülmülk “Siyasetname” adlı eseri yazdı. Dönemin sonlarına doÄŸru “Batınilik” mezhebi ortaya çıktı.
Batiniler, 1092 tarihinde ilk önce Nizamülmülk’ü daha sonra da MelikÅŸah’ı öldürdü.
Sultan Sencer Dönemi
1118′de tahta geçti ve iç karışıklıklara raÄŸmen devlete eski gücünü kazandırmaya çalıştı.
1141 tarihinde Karahitaylar’la yaptığı Katvan Savaşı’nda yenildi.
1157 yılında Sultan Sencer’in ölmesi üzerine Büyük Selçuklu Devleti yıkıldı.
Türkiye Tarihi
Malazgirt Savaşı (1071) ile baÅŸlayan ve bugünkü sınırlarımız üzerinde, Türklerin kurduÄŸu devletlerin tamamının birden oluÅŸturduÄŸu Türkiye Tarihi’nin ilk bölümünü ilk Türkmen Beylikleri oluÅŸturur.
Anadolu’da İlk Türk Beylikleri
DaniÅŸmentliler
Danişmentliler 1080 yılında Sivas merkez olmak üzere kuruldu.
Kurucusu MelikÅŸah’ın komutanlarından DaniÅŸmentoÄŸlu Ahmet Gazi’dir. Bizanslılar’a ve Haçlılara karşı mücadele etmiÅŸlerdir.
DaniÅŸmenliler’in varlığına 1178 tarihinde Anadolu Selçuklu hükümdarı II. Kılıç Arslan son vermiÅŸtir.
Saltuklular
Saltuklular, 1072′de Erzurum merkez olmak üzere kurulmuÅŸtur. Kurucusu Alp Arslan’ın komutanlarından Ebulkasım Saltuk’tur. Haçlılar ve Gürcülerle mücadele etmiÅŸlerdir. Saltukluların varlığına 1202′de Anadolu Selçuklu hükümdarı Rükneddin Süleyman Åžah son vermiÅŸtir.
Mengücekliler
Mengücekliler, 1080 tarihinde Erzincan merkez olmak üzere kurulmuÅŸtur. Kurucusu Alp Arslan’ın komutanlarından Mengücek Gazi’dir. Gürcülere ve Rumlara karşı mücadele etmiÅŸlerdir. Mengüceklerin varlığına 1228 tarihindeAnadolu Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat son vermiÅŸtir.
Artuklular
Artuklular, 1102′de Harput, Diyarbakır, Halep ve Mardin civarında kurulmuÅŸtur. Bu beyliÄŸin Hasankeyf kolu 1102′de Diyarbakır’da kurulmuÅŸtur ve 1231′de Eyyubiler tarafından yıkılmıştır.
DiÄŸer kolu olan Harput kolu 1112′de Harput’ta kurulmuÅŸtur ve 1234′te Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yıkılmıştır. DiÄŸer bir kolu olan Mardin kolu ise, 1108′de Mardin’de kurulmuÅŸtur ve 1409′da Karakoyunlular tarafından yıkılmıştır.
Çaka Beyliği
Çaka Bey Devleti 1081 tarihinde İzmir’de kurulmuÅŸtur. Kurucusu Çaka Bey’dir. İlk denizci Türk devleti olan bu beylik bazı Ege Adaları’na sahip olmuÅŸtur. BeyliÄŸin kurucusu Çaka Bey, İstanbul’u kuÅŸatmak isteyince, Bizans’ın kışkırtmaları sonucu I. Kılıç Arslan tarafından öldürtülmüştür. Çaka BeyliÄŸi 1093 tarihinde Bizans tarafından yıkıldı. Böylece Batı Anadolu’dakiilk Türk egemenliÄŸi sona ermiÅŸ oldu.
Anadolu Selçuklu Devleti
KuruluÅŸ Devri
Büyük Selçuklu Hükümdarı MelikÅŸah tarafından Anadolu hükümdarlığına tayin edilen Kutalmış’ınoÄŸlu Süleyman Åžah tarafından 1077 tarihinde kuruldu.
Büyük Selçuklular’a baÄŸlı olan bu devletin baÅŸkenti İznik idi.
Süleyman Åžah, halife tarafından onaylanarak “Sultan” ünvanı ile ÅŸereflendirildi.
Süleyman Şah Dönemi
1077 tarihinde Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu.
İlk önce Konya, Afyon, Kütahya’yı alarak İznik’e kadar ilerledi.
Tarihte ilk kez BoÄŸaz’ın Anadolu yakası Türkler tarafından kontrol altına alındı.
1086 yılında yapılan Habur Savaşı’nda Suriye Selçuklu hükümdarı TutuÅŸ’a yenildi ve öldü.
UYARI : BoÄŸazın Anadolu yakası ilk defa kontrol altına alınmış ve BoÄŸaz’dan geçen gemilerden gümrük alınmıştır.
I. Kılıç Arslan Dönemi
MalikÅŸah’ın ölümü üzerine Berkyaruk, Süleyman Åžah’ın oÄŸlu Kılıç Arslan’ı 1092′de Anadolu hükümdarlığına tayin etti.
1096 yılında baÅŸlayan I. Haçlı Seferi’nde, İznik ve Batı Anadolu Bizanslılara verildi.
UYARI : Bu durum Bizans’ın iÅŸine gelmiÅŸ, Türklere karşı savunmayı bırakıp taarruza geçmiÅŸtir.
I. Kılıç Arslan, 1107 tarihinde Büyük Selçuklularla yaptığı savaÅŸta Habur Irmağı’nda boÄŸularak öldü.
UYARI : İznik ‘in kaybedilmesi üzerine devletin merkezi Konya’ya taşınmıştır. Bu durum Türkler’in Batı’ya ilerleyiÅŸini bir süre engellemiÅŸtir.
I. Mesud Dönemi
1116 tarinde Aadolu Selçuklu Devleti’nin başına geçti.
Bir süre Danişmentlilere bağlı olarak hareket etmek zorunda kaldı.
1147 tarihinde II. Haçlı seferi başladı. Haçlılar bozguna uğratıldı.
Sultan I. Mesut 1155 tarihinde vefat etti.
UYARI : Anadolu’daki ilk bayındırlık ve kurumlaÅŸma hareketleri bu dönemde baÅŸlamıştır.
II. Kılıç Arslan Dönemi
I. Mesut’un 1155 tarihinde ölümü üzerine oÄŸlu II. Kılıç Arslan baÅŸa geçti.
1176 tarihinde Miryakefalon’da Bizanslılar bozguna uÄŸratıldı.
UYARI : Bir daha Anadolu için “Türkler’in iÅŸgali altındaki ülke” deyimi kullanılmadı.
Miryakefalon’dan sonra Türkler’in Anadolu’ya yerleÅŸmesi kesinleÅŸti.
1178 tarihinde DaniÅŸmenliler BeyliÄŸi’ne son verildi.
II. Kılıç Arslan, 1192 yılında öldü. Selçuklu tahtına Gıyaseddin Keyhüsrev geçti.
Süleyman Şah Dönemi
Rükneddin Süleyman, 1192 tarihinde tahta geçen Gıyaseddin Keyhüsrev’i tanımayarak, 1196 tarihinde baÅŸa geçti.
Bizans’ı vergiye baÄŸladı, Çukurova Ermenilerini Torosların güneyine çekilmeye zorladı.
Saltuklu BeyliÄŸi’ne son verdi. Süleyman Åžah, 1204 tarihinde öldü.
UYARI : Bu tarihten itibaren Anadolu Selçukluları Gürcülerle komşu oldu.
I. Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi
Süleyman Åžah’ın 1204 yılında ölümü üzerine tahta Gıyaseddin Keyhüsrev yeniden geçti.
Karadeniz seferi sonunda Trabzon Rum Devleti’ni yendi.
Akdeniz seferi sonunda Antalya’yı aldı.
UYARI : Anadolu Selçukluları ilk kez Akdeniz’e indi. Antalya ithalat ve ihracat yapılan yer haline geldi. Ticareti geliÅŸtirmek amacıyla Venedik’le ilk defa ticaret anlaÅŸması yaptı.
İlk defa bir ticaret anlaşması Venediklilerle bu dönemde yapıldı.
Gıyaseddin Keyhüsrev 1211 tarihinde öldü.
I. İzzeddin Keykavus Dönemi
Gıyaseddin Keyhüsrev’in 1211 yılında ölmesi üzerine tahta geçti.
Trabzon Rum İmparatorluÄŸu’nu yenerek Sinop’u fethetti.
Böylece Anadolu Selçukluları ilk defa Karadeniz’e ulaÅŸtı.
Kıbrıs Krllığı ve Venedik Cumhuriyeti ile ticaret antlaşmaları imzaladı.
I. İzzettin Keykavus 1220 yılında öldü.
Alaaddin Keykubat Dönemi
İzzettin Keykavus’un 1220 yılında ölümü üzerine tahta geçti.
Kırım’a bir donanma göndererek Kırım’ın SuÄŸdak Limanı’nı fethetti.
UYARI : Anadolu Selçuklu Devleti böylece ilk deniz aşırı sefer yapmış oldu. Karadeniz ticareti tam güvenliğe kavuştu.
1228′de Mengücek BeyliÄŸine son verdi.
1230 tarihinde Yassı Çimen Savaşı’nda HarzemÅŸahları yendi.
UYARI : Bu savaşın tek olumsuz yönü Anadolu’yu MoÄŸol istilasına açık hale getirmesidir. Bunun nedeni HarezmÅŸahların Anadolu Selçukluları ile MoÄŸollar arasında tampon bölge olmasıdır. Bu tampon bölge ortadan kalkınca Anadolu MoÄŸollarla komÅŸu oldu.
I. Alaaddin Keykubat 1237 yılında bir ziyafet esnasında zehirlenerek öldü.
Yıkılış Dönemi
Alaaddin Keykubat’ın ölümü üzerineoÄŸlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tahta geçti.
Asya’da baÅŸlayan MoÄŸol istilası bir çok Türkmen boyunun Anadolu’ya göç etmesine neden oldu.
Baba İshak, 1240 tarihinde devlete karşı ayaklandı.
1242 yılında MoÄŸollar, Anadolu’ya girdi.
1243 yılında KösedaÄŸ Savaşı’nda Selçuklular yenildi.
II. Gıyaseddin’in ölümü üzerine Rükneddin Kılıç Aslan tahta geçti.
Memlük hükümdarı Baybars Anadolu’yu MoÄŸol baskısından kurtarmak için Anadolu’ya gelerek MoÄŸolları yenilgiye uÄŸrattı.
Anadolu Türk Beylikleri
Malazgirt Savaşı (1071) ile baÅŸlayan ve bugünkü sınırlarımız üzerinde, Türklerin kurduÄŸu devletlerin tamamının birden oluÅŸturduÄŸu Türkiye Tarihi’nin üçüncü bölümünü Anadolu Türkmen Beylikleri oluÅŸturur.
Karamanoğulları
KaramanoÄŸulları BeyliÄŸi, OÄŸuzların AfÅŸar Boyu’ndan olup Karaman merkez olmak üzere 1256 tarihinde kurulmuÅŸtu.
Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılması üzerine Anadolu’da en güçlü devlet olmuÅŸlardı. KaramanoÄŸlu Mehmet bey döneminde Türkçe’yi resmi dil olarak kabul ettiler. Anadolu Türk BirliÄŸi’nin kurulmasında Osmanlılara karşı en çok mücadele eden beylik KaramanoÄŸlu BeyliÄŸi olmuÅŸtur. Yıldırım Bayezıt döneminde Osmanlılara katılan beylik, Ankara Savaşı’ndan sonra tekrar bağımsız olmuÅŸ, Fatih Sultan Mehmet döneminde etkisizleÅŸtirilerek, II. Bayezıt döneminde 1487 tarihinde yıkılmıştı.
Germiyanoğulları
1299 yılında kurulan GermiyanoÄŸlu BeyliÄŸi’nin kurucusu Yakup Bey’dir. Kütahya civarında kurulmuÅŸtur. Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra Anadolu’da en güçlü devlet olmuÅŸlardır. Ege ve Marmara kıyılarına kadar ilerlemiÅŸlerdi. GermiyanoÄŸlu Süleyman Åžah KaramanoÄŸullarına karşı topraklarını koruyabilmek amacıyla kızını I. Murat’ın oÄŸlu Bayezıt’a vermiÅŸ, çeyizx olarak da Kütahya, Simav, Emet ve TavÅŸanlı’yı bırakmıştı. GermiyanoÄŸlu BeyliÄŸinin varlığına 1390 tarihinde Yıldırım Bayezıt son vermiÅŸti.
1402 Ankara Savaşı’ndan sonra yeniden kurulan beylik 1428′de Osmanlı Devleti’ne katıldı.
Aydınoğulları
AydınoÄŸulları BeyliÄŸi, GermiyanoÄŸulları BeyliÄŸi’ne baÄŸlı komutanlardan AydınoÄŸlu Mehet Bey tarafından Birgi merkez olmak üzere 1308 tarihinde kurulmuÅŸtur. Denzicilikte geliÅŸen bu beylik güçlü bir donanma oluÅŸturmuÅŸtu. En ünlü denizcileri Gazi Umur Bey’dir.
AydınoÄŸulları BeyliÄŸi 1390′da Osmanlı Devleti’ne katılmıştı.
1402 Ankara Savaşı’ndan sonra Cüneyt Bey tarafından yeniden kurulmuÅŸsa da 1425 tarihinde II. Murat zamanında Osmanlı Devleti’ne katılmıştır.
Saruhanoğulları
Saruhan beyliÄŸi, GermiyanoÄŸulları BeyliÄŸi’ne baÄŸlı komutanlardan Saruhan Bey tarafından Manisa’da kurulmuÅŸtu.
DenizciliÄŸe önem veren Saruhan BeyliÄŸi, 1390 yılında Yıldırım Bayezıt tarafından ortadan kaldırılmış Ankara Savaşı’ndan sonra yeniden kurulmuÅŸsa da, Çelebi Mehmet döneminde tamamen Osmanlılara katılmıştı.
Karesioğulları
Karesioğulları Beyliği, Germiyanoğulları beylerinden olan Karesi Bey tarafından Balıkesir ve Çanakkale çevresinde kurulmuştu. Denizcilikte oldukça ilerleyen Karesioğlu Beyliği 1345 yılında Orhan Bey tarafından ortadan kaldırılmıştır.
Hamidoğulları
Hamidoğulları Beyliği, Felekeddin Dündar Bey tarafından 1300 yılında Uluborlu merkez olmak üzere kurulmuştur.
Denizcilikle uÄŸraÅŸan HamidoÄŸulları BeyliÄŸi Yıldırım Bayezıt zamanında Osmanlılara katılmasına raÄŸmen Ankara Savaşı’ndan sonra yeniden kurulmuÅŸ, 1423 yılında da II. Murat tarafından yıkılmıştır.
Eşrefoğulları
Eşrefoğulları Beyliği, Seyfeddin Süleyman tarafından Beyşehir merkez olmak üzere 1284 tarihinde kurulmuştur.
1326 yılında İlhanlılar tarafından ortadan kaldırılmıştır.
Menteşoğulları
MenteÅŸoÄŸulları BeyliÄŸi, MenteÅŸ Bey tarafından Milas merkez olarak kurulmuÅŸtur. Denizcilikle uÄŸraÅŸan bu beylik, Yıldırım Bayezıt zamanında 1391′de Osmanlılara katılmıştı. Ankara Savaşı’ndan sonra yeniden kurulan beylik, II. Murat tarafından 1425′te tamamen ortadan kaldırıldı.
Candaroğulları (İsfendiyaroğulları)
Diğer adı İsfendiyaroğulları olan Candaroğulları Beyliği, Şemseddin Yaman tarafından 1292 yılında Sinop ve Kastamonu civarında kurulmuştur.
1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından ortadan kaldırılmıştır.
Eretna BeyliÄŸi
Eretna Devleti 1335 yılında Uygur Türkleri’nden Eretna Bey tarafından Orta Anadolu’da kurulmuÅŸtur. Devletin merkezi önce Sivas, sonra da Kayseri olmuÅŸtur. 1381 yılında Kadı Burhaneddin tarafından yıkılmıştır.
Kadı Burhaneddin
Kadı Burhaneddin 1381 yılında merkezi Sivas olmak üzere Kadı Burhaneddin Devleti’ni kurdu. CandaroÄŸulları, KaramanoÄŸulları ve TaceddinoÄŸulları ile mücadele eden Kadı Burhaneddin Devleti, Timur tehlikesi karşısında Sivas halkının 1389 tarihinde ÅŸehri Yıldırım Bayezıt’e teslim etmesi ile Osmanlı’ya katılmıştı.
Dulkadiroğulları
1337 yılında Zeyneddin Karaca Bey tarafından Elbistan’da kurulan DulkadiroÄŸulları Devleti, Osmanlılar’la, Memlüklülerin arasını açan devlet olarak bilinir. Yavuz Sultan Selim tarafından 1515 TurnadaÄŸ Savaşı ile Osmanlı’ya katılmıştır. Bu beylik Osmanlı’ya katılanson beylik olup, bu beyliÄŸin alınmasıyla Anadolu’da Türk birliÄŸi saÄŸlanmış oldu.
Ramazanoğulları
RamazanoÄŸulları BeyliÄŸi, Ramazan Bey tarafından 1353 yılında Adana ve çevresinde kurulmuÅŸtur. İlk önce Memluk devletine baÄŸlı iken Yavuz Sultan Selim ile birlikte Memlüklere karşı savaÅŸmış, bundan sonra da Osmanlı Devleti’ne baÄŸlı bir beylik olarak yaÅŸamışlardır.
1608 tarihinde Osmanlı Devleti’ne baÄŸlı bir vilayet haline getirilmiÅŸtir.
Orta Asya ve Yakın DoÄŸu’da kurulan DiÄŸer Müslüman Türk Devletleri
Diğer Müslüman Türk Devletleri
Fatimiler
Åžii Müslümanlar tarafından 969 yılında Tunus’ta kuruldu.
969 yılında Mısır’ı alarak AkÅŸid devletine son verdiler.
Abbas halifesine saldırılarda bulunması üzerine Selçuklu Sultanı TuÄŸrul Bey tarafından Suriye’den çıkarıldılar.
Haçlı saldırılarına karşı koyamayan Fatimiler, 1171 yılında Selahaddin Eyyubi tarafından yıkıldı.
UYARI : Batıni mezhebinden olan Fatimilerin 972′de kurdukları El-Ezher medresesi dönemin en önemli eÄŸitim kuruluÅŸudur.
Eyyubiler
Mısır’da, 1174 tarihinde Selahaddin Eyyubi tarafından kuruldu.
Selahaddin Eyyubi, Filistin, Suriye, Irak ve Yemen’i fethetti.
Selahaddin Eyyubi, Haçlılarla büyük savaşlar yaptı.
Haçlıların elinden Kudüs’ü geri aldı.
Eyyubi Devleti, 1250 yılında Kölemen komutanlarından Aybeg tarafından yıkıldı.
Memlük Devleti
1250 tarihinde Aybeg Türkmeni tarafından Mısır’da kuruldu.
Haçlılar ve Moğollarla büyük mücadeleler yaptılar.
Abbasi halifeliğinin koruyuculuğunu üstlendiler.
Ayn-ı Calud Savaşı ile Memlük hükümdarı Baybars, Mısır ve Avrupa’yı MoÄŸol istilasından kurtardı.
Hicaz, Filistin ve Suriye’de egemen olna Memlüklüler bahrat yolu ticaretini ele geçirerek ekonomik yönden güç kazandı.
Anadolu üzerindeki emelleri nedeniyle Osmanlılarla uzun süre mücadele ettiler.
Memlüklüler, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında yapılan Merc-i Dabık ve Ridaniye SavaÅŸları sonunda yıkıldı.
UYARI : Hükümdarlığın veraset yoluyla geçmediği tek Türk devletidir. Memlük Sultanları komutanlar arasından seçimle gelirdi.
HarzemÅŸahlar
Merkez Gürgenç olmak üzere 1097 tarihinde Atsız tarafından kuruldu.
Moğol saldırıları sonucunda zayıfladılar.
Anadolu Selçukluları ile 1230′da yaptıkları Yassı Çimen Savaşı’nda yenildiler.
Moğol istilası sonrasında topraklarını terkedip Selçuklulara sığındılar.
UYARI : Selçuklulara bağlı atabeylerden imparatorluğa dönüşen tek devlettir.
Moğol İmparatorluğu
1196 yılında Temuçin, yani Cengiz Han tarafından başkent Karakurum olmak üzere kuruldu.
Cengiz Han 1227 yılında öldü.
Cengiz Han ölmeden önce eski bir Türk geleneğine uyarak topraklarını oğulları ve torunları arasında paylaştırdı.
UYARI : MoÄŸollar (Cengiz Han)
Altınorda Hanlığı İlhanlılar Çağatay Hanlığı Kubilay Hanlığı
(1256 – 1502) (1256-1335) (1227 – 1370) (1206-1368)
(Hazar Denizi’nin (İran ve DoÄŸu (Türkistan) (Çin)
Kuzeyinden Kırım’a Anadolu)
kadar uzanan topraklar)
Timur İmparatorluğu
Timur tarafından 1335 yılında Semerkant merkez olmak üzere kuruldu.
1401 yılında Karakoyunlu Devleti’nin topraklarının büyük bir kısmını ele geçirdi.
Karakoyunlu Hükümdarı Kara Yusuf’un Osmanlı Devleti’ne sığınması üzerine Anadolu’ya girdi.
1402 yılında Çubuk Ovası’nda Osmanlı Devleti ile Ankara Savaşı’nı yaptı ve Yıldırım Bayezıt’ı yendi.
Timur’un ölümünden sonra devlet parçalandı.
UYARI : Bu dönem, ticaret ve bilimde özenli gelişmelerin olduğu bir dönemdir. Astronomi alalında Uluğ Bey, Edebiyat alanında Ali Şir Nevai ve Matematik alanında Ali Kuşçu gibi ünlü isimler yetişti.
Müslüman-Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık
Hükümdar ve Saray
Devlet hanedanın ortak malı olarak kabul edilirdi.
Bu durum hükümdarın ölümünden sonra taht kavgalarına sebep olur, devleti zayıflatırdı.
Bazı Türk-İslam Devletleri’nde hükümdar, Sultan sanını kullandı.
İlk Türk-İslam Devletleri’nde hükümdar tahta çıkınca Abbasi halifelerinin tasdiÄŸini istedi.
Merkez Teşkilatı
Hükümet, Divan-ı Saltanat denilenBüyük Divan’dan meydana gelirdi.
Divanın başkanı hükümdardı.
Selçuklular bu kurumu Abbasilerden almışlardır.
Büyük Divan’a baÄŸlı olan dört divan ÅŸunlardı:
İstifa Divanı; Mali işlerle ilgilenen divandır. Başkanlığını müstevfi yapardı.
Tuğra Divanı; Devletin yazışmalarının yapıldığı divandır.
İsraf Divanı; Mal işlerin yolunda gidip gitmediğini kontrol eden divandır. Başkanına müsrif denirdi.
Divan-ı Arz; Ordu ve asker maaşları ile ilgilenen divandır.
Taşra Teşkilatı
Başkent dışındaki idari birimlere vilayet denirdi.
Vilayetlerin başında şehzadeler veya vali statüsünde naipler bulunurdu.
Anadolu Selçuklularında üç tip vilayet bulunurdu.
Meliklerin yönettiği vilayetler; bunlar hanedan tarafından gönderilen meliklerin doğrudan hükümdara bağlı olduğu vilayetlerdi.
Divan Dairesi vilayetleri; yönetimi divana ait olan vilayetlerdi.
Bizans sınırında bulunan vilayetler;
Başında uç beyi denilen sınır koruyucu beylerin bulunduğu vilayetlerdi.
Hukuk
İslamiyet’in kabulü ile hukuk kuralları deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸradı, Türk töresi ile İslami kurallar bir sentez haline getirildi.
Adli teşkilat; Şeri Yargı ve Örfi Yargı olmak üzere ikiye ayrılırdı.
Åžer’i Yargı; kadıların baÅŸkanlığındaki mahkemeler tarafından yürütülürdü.
Örfi Yargı; vergilere, askeriye ile, ikta sahipleri ve ticarete ilişkin kanunlarla ilgilenirdi.
Hükümdarların halkın şikayetlerini dinlemek amacıyla düzenlediği Mezali Divanları da görülürdü.
Askeri davalara kadı askerler denilen kadılar bakardı.
Ordu
İlk Türk-İslam Devletleri’nde ordu Türkmenlerden oluÅŸurdu.
Karahanlılarda ordu Hassa ordusu, Eyalet askerleri ve Türkmen kuvvetleri olmak üzere üç bölüme ayrılmıştı.
Selçuklularda, Karahanlılar’dan farklı olarak ikta askerleri, baÄŸlı devletlerin askerleri ve gönüllü askerler vardı.
Hassa Ordusunda, askerlik için ayrılan çocuklar belirli merkezlerde yetiştirilir, sultanlar Hassa Birliklerini burada yetişen askerler arasından seçerlerdi.
Eyalet askerleri; Şehzadelerin ve valilerin yönetimindeki askerlerdi.
Türkmen birlikleri; Göçebe Türkmen boylarının savaş anında orduya katılmaları ile oluşan birliklerdi.
Toprak Yönetimi
Devlete ait ve miri arazi olarak adlandırılan topraklar dört bölüme ayrılmıştı.
Has arazi ; Geliri hükümdara ait olan arazilerdi.
İkta arazi; Gelirlerine göre önemli devlet görevlilerine dağıtılan arazilerdi.
Mülk arazi; Başarılı devlet adamlarına verilen arazi idi. Bu topraklara sahip olanlar toprak hakkında her türlü tasarrufa sahipti.
Vakıf arazi; İlmi ve sosyal kuruluşların masraflarını karşılamak amacıyla bu kuruluşlara tahsis edilen arazilerdi.
Haraci arazi; Müslüman olmayan halka ait arazilerdi.
Din
İslamiyet’in kabulünden sonra İslam dinini yaymak için önemli çalışmalar yapmışlardı.
İslamiyet’te gaza denilen Müslüman olmayan ülkelere yönelik savaÅŸlar ile önemli fetihler gerçekleÅŸtirmiÅŸlerdi.
İslam dini ile İslamiyetten önceki kültürlerin birleşmesi ile Babalik, Bektaşlik, Ekberilik ve Mevlevilik gibi çeşitli tarikatlar oluşturulmuştu.
İslamiyeti yaymak amacıyla eserler yazılmış, Kur’anı’ın yayılması amacıyla çalışmalar yapılmıştı.
Ekonomik Hayat
Tulunoğulları ve Akşidler, doğu ve batı ticaret yolları arasında oldukları için ticarette oldukça gelişmişti.
Eyyubiler ve Memlüklüler’de ise Mısır’la ticaret çok geliÅŸmiÅŸti.
Memlüklüler döneminde Trablus, Şam, İskenderiye, Dimyat, Yafa ve Akka önemli ticaret merkezleri haline geldi.
Ümit Burnu’nun buluması ile bu ticaret merkezleri önemini yitirdi.
Gazneliler, Hindistan topraklarını ele geçirerek ekonomilerini canlandırmıştı.
Büyük Selçuklular’da, Orta Asya ve Hindistan’dan gelen ticaret yollarının geçmesi ülkeyi zengin bir hale getirmiÅŸti.
Anadolu Selçuklu Devleti, ticaret yolları üzerinde yaptığı vakıf kuruluşları, han ve kervansaraylarla ticari alanda gelişmişti.
Sosyal Hayat
Türk-İslam Devletleri’nde göçebe bir hayat görülmüş, göçebecilikten dolayı hayvancılık geliÅŸmiÅŸti.
Yerleşik hayata geçildikçe köylerde oturanlar tarımla, şehirlerde yaşayanlar ise ticaret ve el sanatlarıyla uğraşmışlardı.
Şehirlerde ticaretle uğraşanlar Ahi teşkilatını oluşturmuşladı.
Anadolu Selçukluları zamanında Türkler zengin ve mutlu bir hayat sürmüşlerdi.
Bilim
Türk İslam Devletleri’nde medreseler bilim merkezi idi.
Büyük Selçuklu Devleti zamanında, dünyanın ilk üniversitesi olarak kabul edilen Nizamiye Medresesi yapıldı.
Medreselerde Kur’an, hadis, kelam, fıkıh, Arap dili ve edebiyatı, matematik, mantık geometri ve tarih okutulurdu.
Önemli bilim adamlarının baÅŸlıcaları; Farabi, Biruni, İbn-i Türk, İbn-i Sina, Gazali, Ömer Hayyam’dır.
Sanat
Türk-İslam devletlerindeki sanat eserlerinde mimari ağırlıkta idi.
Türk-İslam Devletleri tarafından yapılan ve günümüzde hala ayakta duran sanat eserlerinden bazıları şunlardır:
TulunoÄŸlu Camii
Baybars Camii
Mescid-i Cuma
Sultan Sencer Türbesi
Alaaddin Camii
Burmalı Minare
85 views