Kuruluş Dönemi
Osmanlı Devleti’nin Genel Özellikleri
Osmanlı tarihi, Anadolu Türkiye tarihinin 4. dönemini oluşturur.
Türk devletleri içinde en uzun süre yaşayan ve en geniş sınırlara ulaşanıdır.
Türk Devletleri içinde merkezi otoritesi en güçlü olanıdır.
Kültür ve uygarlık alanında en çok ilerleyen Türk Devleti’dir.
Mutlak egemenlik haklarını hükümdar kullanır. Ancak, I. Ahmet dönemine kadar veraset yasası belirgin değildir.
Şeriat hukuku ile yönetildiğinden Teokratik, mutlak egemenlik haklarını hükümdar kullandığından Monarşik devlet yapısı görülür.
Fetih temeline dayandığından askeri, etnik yapı çeşitli olduğundan çok uluslu bri imparatorluktur.
Fetih politikası, dinsel (cihat) ve ekonomik (ganimet) amaçlı olmuştur.
Osmanlıların Kökeni
1243 KösedaÄŸ Savaşı’ndan sonra Anadolu’da MoÄŸol hakimiyeti baÅŸladı.
Bu tarihten önce Kayı Boyu, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat zamanında Anadolu’ya gelmiÅŸti.
Kayı Boyu Anadolu’ya ilk geldiÄŸinde başında ErtuÄŸrul Gazi bulunmaktaydı.
Anadolu Selçuklu Sultanı tarafından Kayı Boyu’na Söğüt ve Domaniç kışlak olarak verildi.
Kuruluş Sırasında Anadolu ve Çevresi
Kayı boyu Söğüte geldiÄŸinde Anadolu’da Beylikler dönemi baÅŸlamıştı.
Anadolu Selçuklu Devleti henüz yıkılmamış fakat İlhanlı Devleti’nin egemenliÄŸi altına girmiÅŸti.
IV. Haçlı seferi sırasında İstanbul’dan kaçan Rumlar Karadeniz Bölgesi’nde Trabzon Rum Devleti’ni kurmuÅŸtu.
Batı Anadolu ve Marmara Bölgesi Bizans hakimiyetindeydi.
MoÄŸol istilası nedeniyle Anadolu’ya Türkmen akını baÅŸlamıştı.
Türkmen göçleri sonunda Anadolu’daki Hristiyan nüfus azaldı, Hristiyanlar ÅŸehirlere yerleÅŸti.
Türkmenler Selçuklu etkisinden kurtardıkları mistik liderleriyle tarikatlar kurmuştu.
Zanaat loncaları yani ahiler zamanla güçlenerek, halkı askeri ve siyasal kargaşaya karşı korumuştu.
Türkmenlerin çoğu köylere yerleşerek tarım ve hayvancılıkla uğraşmıştı.
Göçebe yaÅŸamı sürdüren boylar daha çok Güney Anadolu’da, Toroslar’ın eteklerine ve Çukurova’ya yerleÅŸmiÅŸti.
Ege, Marmara ve DoÄŸu Karadeniz’de Rumlar, Kayseri ve Sivas’ta MoÄŸollar, Çukurova ve DoÄŸu Anadolu’da Ermeniler yaÅŸamaktaydı.
Anadolu’nun Kuzey DoÄŸu’sunda Altınordu Devleti hüküm sürmekteydi.
DoÄŸu Anadolu ve İran Bölgesi’nde İlhanlılar bulunmaktaydı.
Trakya Bölgesi ve Marmara’nın güneyi ile Batı Anadolu’da Bizans egemendi.
Yakın DoÄŸu’da en önemli siyasi güç Memlük Devleti idi.
Balkanlar’da derebeylik rejimi ile yönetilen, Sırp Krallığı, Bulgar Krallığı, Arnavut BeyliÄŸi, Macar Krallığı, Eflak ve BoÄŸdan Beylikleri, Mora DespotluÄŸu, Bosna ve Hersek Beylikleri, Erdel BeyliÄŸi bulunmaktaydı.
Osmanlı Devleti’nin Büyüme Nedenleri
İslam dini ve İslam dininin öngördüğü cihat inancı.
Türkmen desteğinin alınması ve beyliklerle iyi geçinilmesi.
Anadolu’ya gelen Türkmenlerin fethedilen yerlere yerleÅŸtirilmesi yani düzenli iskan politikası
Balkanlardaki düzensiz siyasi birlik ve Bizans’taki taht kavgaları.
Yetenekli ve deneyimli yöneticilerin iş başına geçmesi.
Merkezi otoritenin güçlü olması.
Fethedilen bölgelerde halka karşı adil davranılması ve dinsel hoşgörünün olması.
Osman Bey Dönemi (1299-1326)
ErtuÄŸrul Gazi’nin 1281 yılında ölümü üzerine boyun başına Osman Bey geçti.
1299 tarihinde Osmanlı BeyliÄŸi’nin bağımsızlığını ilan etti. Bu tarih Osmanlı Devleti’nin kuruluÅŸ tarihi olarak kabul edilir.
Osman Bey, YeniÅŸehir, Karacahisar, Yarhisar, Bilecik, Mudurnu ve İnegöl’ü aldı.
Osman Bey’e en büyük desteÄŸi Anadolu ahileri ve Türk beyleri saÄŸladı.
Bölgede bulunan Bizans tekfurlarına karşı büyük başarılar kazandı.
1308 tarihinde Koyunhisarı’nda Bizans ile ilk savaÅŸ yapıldı ve baÅŸarı saÄŸlandı.
UYARI : 1308′de Anadolu Selçukluları’nın yıkılışı üzerine Osman Bey İlhanlılar’a baÄŸlılığını bildirdi. Bu dönemde ilk defa para basıldı.
1281 yılında Karacahisar’ı ele geçirdi.
1320 tarihinden itibaren ordunun başına Orhan Bey geçti.
Orhan Bey 1326′da Bursa’yı kuÅŸattı.
Şehir ele geçirildiği gün Osman Bey öldü.
Orhan Bey Dönemi (1326-1362)
Orhan Bey 1324 tarihinde Osmanlı BeyliÄŸi’nin başına geçti.
Bursa şehir alınarak başkent yapıldı.
1329′da İznik üzerine yürüdü ve Bizans ile yapılan Maltepe Savaşı’nda İznik ele geçirildi.
Kocaeli Yarımadası’nın fethi tamamlandı.
1342′de Ulubat ve Mihaliç Kaleleri alınarak KaresioÄŸulları ile komÅŸu olundu.
İlk Osmanlı donanması bu dönemde kuruldu.
İlk defa 1353 tarhinde Rumeli’ye geçildi.
Marmara’nın kuzey ve batı kesimlerinin fethi tamamlandı.
Gelibolu’nun tamamı, Malkara ve KeÅŸan ele geçirildi.
İlk defa divan teşkilatı kuruldu. İlk vezir de bu dönemde atandı.
İlk Kaptan-ı Derya (Karamürsel Paşa) bu dönemde atandı.
I. Murat Dönemi (1362-1389)
I. Murat kardeşlerini öldürerek tahta geçen ilk Osmanlı padişahıdır.
1362 yılında Sazlıdere Savaşı ile Bizans ordularını yenerek Edirne’yi fethetti.
Gümülcine ve Filibe alınarak Bizans’ın Balkanlarla olan baÄŸlantısını kesildi.
Bu durum Balkan uluslarının Osmanlı’ya karşı birleÅŸik haçlı ordusu oluÅŸturmalarına sebep oldu.
UYARI : 1364 yılında oluÅŸturulan bu Haçlı ordusu tarihte Osmanlı Devleti’ne karşı oluÅŸturulan ilk Haçlı ordusudur.
1364 tarihinde Sırp Sındığı savaşı ile Haçlı ordusu bozguna uğratıldı.
Bu savaÅŸ ile Balkanlar’da Macar etkisi kırıldı.
1371′de Sırplarla Çirmen Savaşı yapıldı ve Sırplar bozguna uÄŸratıldı.
1389 tarihinde ikinci bir Haçlı ordusu Osmanlı Devleti’ne saldırdı.
1389 tarihinde Kosova Savaşı ile Haçlı orduları ikinci kez yenildi.
UYARI : Bu savaÅŸ sonunda, savaÅŸ meydanında bulunan yararlıların büyük bir bölümü düşman askeriydi. Sultan Murat, savaÅŸ sonrası, savaÅŸ meydanında dolaşırken uzakta ölüler arasında bir kıpırdanma oldu. Ölüler arasında uzun boylu bir Sırplı (Kral Lazard’ın damadı, MiloÅŸ) kalkarak padaiÅŸaha doÄŸru gelip elini öpmek istediÄŸini söyledi. PadiÅŸaha yaklaÅŸan Sırplı, aniden hançerini çekerek muhafızlara raÄŸmen I. Murat’ı hançerledi. Sırplı hemen oracıkta paramparça edildi.
Anadolu’da GermiyanoÄŸulları’ndan Kütahya, Simav ve TavÅŸanlı çeyiz olarak alındı.
Ankara ele geçirildi.
Çandarlı Halil’in teklifi ile Yeniçeri Ocağı’nın temeli atıldı. İlk defa devÅŸirme sistemi uygulanmaya baÅŸlandı.
Tımar sistemi oluşturuldu.
Rumeli Beylerbeyliği kurularak, merkeze bağlı eyalet sistemi oluşturuldu.
I. Bayezit (Yıldırım) Dönemi (1389-1402)
Beyliklerler mücadele ederek Anadolu’nun siyasi birliÄŸini saÄŸladı.
İstanbul iki kez kuşatıldı fakat başarı sağlanamadı.
İlk kuÅŸatmada Bizans Avrupa’dan yardım istedi ve Haçlı ordusu harekete geçti.
1396 Niğbolu Savaşı ile Haçlı ordusu bozguna uğratıldı.
UYARI : Bu savaÅŸ sonunda Mısır’da bulunan Abbasi Halifesi I. Mütevekkil, Yıldırım Bayezit’e gönderdiÄŸi mektupta ona “Sultan-ı İklim Rum” diye hitap etmiÅŸtir.
Bu savaşla Bulgaristan ele geçirildi, Eflak ve Bosna Osmanlı Himayesine girdi.
İkinci İstanbul kuÅŸatması sırasında BoÄŸaz’ın Anadolu yakasına Güzelcehisar da denilen Anadolu Hisarı inÅŸa edildi.
Bu kuÅŸatma Timur’un Anadolu topraklarına girdiÄŸi haberi üzerine kaldırıldı.
Ankara Savaşı’nın Nedenleri
1. Timur’un cihan hakimi olma amacıyla büyük bir imparatorluk kurmak istemesi
2. Timur’un, Çin’e yapacağı seferde Batı’da güçlü bir devlet bırakmak istememesi.
3. Ahmet Celayir ve Kara Yusuf’un Osmanlı Devleti’ne sığınması
4. Türkmen Beylerinin Timur’a sığınması ve Beylerin Timur’u kışkırtması.
Ankara Savaşı (1402)
Timur, 1402 yılında Anadolu’ya girerek, Sivas’ı aldı.
Yıldırım Bayezit ve Timur Çubuk Ovası’nda karşılaÅŸtı.
1402 yılında meydana gelen Ankara Savaşı’nda Osmanlı ordusu yenildi ve Yıldırım Bayezit esir düştü.
Ankara Savaşı’nın Sonuçları
1. Yıldırm Bayezit Timur’a esir düştü ve esaret altında öldü.
2. Anadolu’da Türk birliÄŸi bozuldu ve beylikler yeniden kuruldu.
3. Batı’ya olan Türk ilerleyiÅŸi yavaÅŸladı ve İstanbul’un fethi gecikti.
4. Bizans İmparatorluğu geçici bir süre de olsa kendini toparlama fırsatı buldu.
5. Fetret Dönemi başladı.
Fetret Devri (1402-1413)
I. Bayezit’in oÄŸullarından Süleyman Rumeli’de, Musa Bursa’da, İsa Balıkesir’de ve Mehmet de Amasya’da hükümdarlığını ilan etti.
KardeÅŸler arasında taht kavgası baÅŸladı ve Anadolu’nun siyasi birliÄŸi sarsıldı.
Mehmet Çelebi 1413′te kardeÅŸlerini ortadan kaldırarak Osmanlı tahtına geçti.
Osmanlı Devleti, 11 yıl süren Fetret Devri’nde, saÄŸlam devlet örgütü ve yerleÅŸmiÅŸ sosyal kurumlar sayesinde yıkılmaktan kurtuldu.
UYARI : Fetret Devri’nde Musa Çelebi İstanbul’u kuÅŸattı.
I. Mehmet (Çelebi) Dönemi (1413-1421)
Anadolu’da siyasi birliÄŸi yeniden saÄŸladı.
AydınoÄŸlu BeyliÄŸi’nden İzmir’i aldı.
KaramanoÄŸlu BeyliÄŸi’nden AkÅŸehir ve BeyÅŸehir’i geri aldı.
CandaroÄŸlu BeyliÄŸi’ni de ortadan kadırdı.
Eflak Beyi’ni yenerek bu beyliÄŸi hakimiyeti altına aldı.
UYARI : Fetret Devri’nde Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da toprak kaybetmemesinin nedeni Balkanlar’da izlediÄŸi hoÅŸgörü politikasıdır.
Batınilik mezhebini yaymaya çalışan Åžeyh Bedrettin Mahmut’un müritlerinden Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal ile birlikte isyan etti. Fakat isyan bastırıldı.
1420′de Mustafa Çelebi isyan etti.
II. Murat Dönemi
Bizans’ın desteklediÄŸi Mustafa Çelebi hükümdarlığını ilan etti fakat 1422 yılında yakalanarak öldürüldü.
İstanbul’u kuÅŸattı fakat kardeÅŸi Çelebi Mustafa’nın isyanı sonucu, kuÅŸatma yarım bırakıldı.
Menteşoğulları, Candaroğulları, Aydınoğulları ve Taceddinoğulları Beyliklerine son verdi.
GermiyanoÄŸlu Yakup Bey, oÄŸlu olmadığı için topraklarını Osmanlı Devleti’ne vasiyet etti.
Osmanlı-Venedik Savaşı (1425-1430)
Ankara Savaşı’nı fırsat bilen Bizanslılar, Eflaklar, Arnavutlar ve Sırplar, Osmanlı aleyhine harekete geçmiÅŸti.
Osmanlı Devleti’nin Adriyatik ve Ege’nin Batı kıyılarına sarkması, Venediklilerin iÅŸine gelmiyordu.
Osmanlı Devleti de Balkanlar’da daha güvenli ilerleyebilmek için Venediklilerin elinden Selanik’i geri almak istiyordu.
1425-1430 yılları arasında meydan gelen savaÅŸta Osmanlı Devleti Selanik, Yanya ve Serez’i ele geçirdi.
Orta ve Güney Arnavutluk’ta Osmanlı egemenliÄŸi saÄŸlanmış oldu.
1444 yılında Osmanlı ordusu Haçlılara karşı yenilgiler aldı.
Osmanlı Devleti, 1444 yılında kendi lehine olmayan Edirne Segedin AntlaÅŸması’nı imzaladı.
II. Kosova Savaşı (1448)
1444 Varna yenilgisinden sonra yeni bir haçlı ordusu oluşturuldu.
Jan Hunyad önderliÄŸindeki Haçlı ordusu Mora seferine çıkmış bulunan II. Murat’ın ordusuna saldırdı.
1448 tarihinde meydana gelen Kosova Savaşı’nda Haçlı Ordusu bozguna uÄŸratıldı.
Balkanlardaki Osmanlı hakimiyeti kesin olarak sağlanmış oldu.
Bu tarihten itibaren, Avrupalılar, Osmanlı Devleti’ne karşı bir daha Haçlı ordusu oluÅŸturma cesareti bulamadı.
Bu tarihten sonra Avrupalılar sürekli savunmada kalmış, Osmanlı saldıran taraf olmuştu.
Yükselme Dönemi
II. Mehmet (Fatih) Dönemi
İstanbul’un Fethi
Nedenleri ve Hazırlıkları
İstanbul’un Fethinin Nedenleri
1. Osmanlı toprak bütünlüğünün sağlanmak istenmesi
2. Bizans’ın Balkanlar’da bulunan Osmanlı topraklarına asker sevkinin engellenmek istenmesi
3. Bizans’ın Osmanlı taht kavgalarını desteklemesi
4. Hz. Muhammed’in fethi teÅŸvik edici hadisi
5. İstanbul’un dünya ticaret yolları üzerinde bulunan önemli bir kent olması
Fetih Hazırlıkları
Hristiyan aleminin Bizans’a yardım etmesini engellemek için bazı Avrupa ülkeleri ile antlaÅŸmalar yapıldı.
Anadolu Hisarı’nın karşısına Rumeli Hisarı yapıldı.
UYARI : Bu hisarın yapılma nedeni Balkanlar’dan karadeniz yolu ile yapılabilecek yardımları kesmek ve BoÄŸazları kontrol altında tutmaktır.
400 parçalık bir donanma meydana getirildi.
Muslihiddin, Saruca Sekban ve Macar Urban’a büyük kuÅŸatma topları döktürüldü.
İstanbul’un Fethi (1453)
Bizans İmparatorluğu İstanbul şehri ile civardaki birkaç kasabaya hakim bir durumdaydı.
Bizan elindeki donanmayı Haliç’e çekerek, Haliç’in aÄŸzını zincirle kapattı. İstanbul, hem karadan hem de denizden çok saÄŸlam surlarla çevrilmiÅŸti.
6 Nisan 1453 sabahı kuşatma başladı.
21-22 Nisan gecesi 72 parça donanma karadan Haliç’e indirildi.
29 Mayıs 1453 sabahı İstanbul’a girildi.
Fethin Tarih Açısından Önemi
İstanbul’un Fethinin Türk Tarihi Açısından Önemi
1. İstanbul Osmanlı Devleti’nin baÅŸkenti yapıldı.
2. Fetih ile Osmanlı Devleti için için İmparatorluk dönemi başladı.
3. Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü saÄŸlandı.
4. Dünya ticaret yollarının önemli noktası Osmanlıların eline geçti.
UYARI : Bu durum Akdeniz ve Karadeniz ticaretinde etkili olan Venedik ve Ceneviz’e zarar verdi.
5. İstanbul’da bulunan Ortodoks Kililsesi’nin koruyuculuÄŸu Osmanlıların eline geçti.
UYARI : Böylece Osmanlı Ortodoksların lideri konumuna gelmiştir. Bu kilisenin denetim altına alınması, Hristiyan birliğini parçalama amacı taşımaktadır.
İstanbul’un Fethinin Dünya Tarihi Açısından Önemi
1. İstanbul’un fethi ile Orta ÇaÄŸ kapandı, Yeni ÇaÄŸ baÅŸladı.
2. DoÄŸu Roma imparatorluÄŸu sona erdi.
3. Savaş toplarının üstünlüğü anlaşıldı, sur ve kalelerin önemi azaldı.
4. Feodalizmin yıkılış süreci hızlanmış oldu.
5. İstanbul’un Türkler’in eline geçmesi üzerine Avrupalılar yeni ticaret yolları aramaya baÅŸladı.
UYARI : Bu durum CoÄŸrafi KeÅŸifler’in zorlayıcı nedenini oluÅŸturdu.
Anadolu’daki Fetihler
İlk önce 1459′da Cenevizliler’den Amasra alındı.
1460 yılında CandaroÄŸulları BeyliÄŸi’ne son verildi.
1461′de Trabzon Rum İmparatorluÄŸu ortadan kaldırıldı.
UYARI : Böylece Büyük Selçukluların baÅŸlattığı Anadolu’yu TürkleÅŸtirme politikası tamamlandı.
1466′da KaramanoÄŸulları BeyliÄŸi’nden Konya ve Karaman alındı.
Otlukbeli Savaşı (1473)
Osmanlılar ile Akkoyunlu Devleti arasında Anadolu’da egemenlik kurma mücadelesi bulunmaktaydı.
Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Karakoyunlu Devleti’ni yıkarak, Sivas’a kadar gelmiÅŸti.
CandaroÄŸulları ve KaramanoÄŸlu beyleri de Uzun Hasan’a sığınmıştı.
1473 tarihinde yapılan Otlukbeli Savaşı ile Akkoyunlu Devleti yenildi.
UYARI : Bu savaÅŸ Akkoyunlu Devleti’ni zayıflatmış ve onun Åžah İsmail tarafından yıkılmasına neden olmuÅŸtur.
Batıdaki Fetihler
1454 – 1459 arasında Sırbistan’a üç sefer düzenlendi, Sırbistan ele geçirildi.
1460′ta Mora despotları ortadan kaldırıldı.
1462 yılında Eflak, 1476 yılında da Boğdan Beyliği alındı.
1463 yılında Bosna, 1465′te de Hersek Osmanlı Devleti’ne baÄŸlandı.
UYARI : Bu fetih hareketi ile Balkanlar’da siyasi birlik saÄŸlanmıştır.
Denizlerdeki Fetihler
Ege’de 1456 yılında TaÅŸoz, Bozcaada, Semadrek, ve Limni, 1462 yılında Midilli, 1470 yılında da EÄŸriboz adaları alındı.
1475 yılında Kefe, Azak ve Menküp kaleleri alınarak Kırım Osmanlı topraklarına katılıp Osmnalı’ya baÄŸlı hanlık haline getirildi.
Kırım’ın Alınması’nın Sonuçları :
1. Gedik Ahmet Paşa tarafından Kırım alındı ve Osmanlılara bağlı hanlık haline getirildi.
2. İpek Yolu’nun kontrolü tamamen Osmanlıların eline geçti.
3. Karadeniz bir Osmanlı gölü haline geldi.
4. Cenevizlilerin Karadeniz’deki etkinliÄŸine son verildi.
5. Rusya’ya karşı tampon bölge yaratıldı ve Rusya’nın Karadeniz’e iniÅŸi bir süre engellendi.
6. Kırım’ın baÄŸlı hanlık olmasıyla Osmanlılara savaÅŸlarda asker ve ekonomik kaynak saÄŸlandı.
Osmanlı-Venedik Savaşları (1463-1479)
Nedeni :
Osmanlı Devleti’nin İstanbul, Ege Adaları , Amasra, Kırım, Mora Yarımadası ve Yunan Adaları’nı elegeçirmesi ile Venedik ve Cenevizlilerin ticari darbe yemesi.
Sonuçları :
Venediklilerin denizde, Osmanlılar’ın ise karada üstün olması nedeniyle taraflar birbirine üstünlük saÄŸlayamadı. Venediklilerin barış istemesi sonucu 1479′da Venedik AntlaÅŸması imzalandı.
UYARI : Fatih’in Venediklilere kapitülasyon vermekle ulaÅŸmak istediÄŸi amaçlar ÅŸunlardır: Birincisi ticareti canlandırmak ikincisi ise Avrupa Hristiyan birliÄŸini parçalamaktır.
Otranto Kuşatması (1480)
1. Büyük bir imparatorluk kurmak isteyen Fatih’in, Batı Roma topraklarına sahip olmak istemesi.
2. Avrupa’ya yapacağı seferlerde önemli bir üs kazanmak istemesi
3. Roma’ya ulaÅŸarak Katolik kilisesini denetleyip Avrupa Hristiyan BirliÄŸi’ni parçalamak istemesi.
Sonuçları :
1. 1480′de Otranto ÅŸehri ve kalesi, Napoli Krallığı’ndan alındı.
2. Fatih’in ölümünden sonra Otranto Napoli Krallığı tarafından ele geçirildi.
Fatih Kanunnamesi
Sınırların genişlemesi ve ihtiyaçların artması üzerine düzenlenmişti.
İki bölümden oluşur :
Birinci Bölüm : Şehzadelerin hükümdar olması ile ilgilidir. Burada kardeş katli yasallaşmış ve şehzadelerin sancaklara gönderilmesi zorunlu tutulmuştu.
İkinci Bölüm : Devlet memurlarının görev ve sorumluluklarıyla ilgilidir. Ayrıca bağlı beylik sistemi uygulamaya geçirilmiştir. Sadrazamlar Divan toplantılarına başkanlık etmeye başlamıştır.
II. Bayezit Dönemi
Cem Sultan Olayı
Fatih’in ölümü üzerine Amasya sancağında bulunan Bayezit devÅŸirmelerin desteÄŸiyle tahta geçti.
KOnya sancağında bulunan ve Türkmenlerin desteklediği Şehzade Cem bunun üzerine taht mücadelesine başladı.
Memluklerin’de desteklediÄŸi Cem Sultan, Bursa’yı aldı ve adına para bastırıp hutbe okuttu.
1481′de YeniÅŸehir Ovası’nda yenilen Cem, Konya’ya kaçtı.
II. Bayezit’in gönderdiÄŸi kuvvetlere yenilen Cem Sultan, önce Mısır’da Memlüklülere, ardından da Rodos şövalyelerine sığındı.
Yıllarca Avrupa’da dolaÅŸtırılan Cem Sultan, 1495 yılında Napoli’de öldü.
UYARI : Cem Sultan’ın Avrupalılara sığınması Osmanlıların bu iç sorununu uluslararası bir sorun haline getirdi. II. Bayezit Cem’i ellerinde tuttukları için Papalığa -1495′te Cem Sultan’ın ölümüne kadar- vergi ödedi. Bu dönemde İspanyolların saldırısına uÄŸrayan Beni Ahmer Devleti’ne destek gönderilemedi.
Osmanlı-Memluk İlişkileri
Osmanlı-Memluk iliÅŸkileri II. Bayezit Dönemi’nde tamamen gerginleÅŸti.
UYARI : Memluk sorunu ileride kesin bir şekilde Yavuz Sultan Selim tarafından çözümlenecektir.
Fatih Dönemi’nde Memlüklüler, Osmanlı Devleti’nin Hicaz su yolları teklifini reddetmiÅŸ ve DulkadiroÄŸulları Beyleri arasında çıkan iç çekiÅŸmelere karışmıştı.
Memlükler, Cem Sultan’ı ve KaramanoÄŸlu Beyi’ni de himaye etmiÅŸti.
II. Bayezit 1485′te Memlükler üzerine sefere çıktı.
Bu savaşlar genel olarak Osmanlıların aleyhine sonuçlandı.
Ramazanoğulları Beyliği alındı.
Osmanlı-Venedik İlişkileri
1499′da Venediklilerin elinden İnebahtı, Modon ve Koron alındı.
Navarin Limanı Osmanlıların eline geçti.
Karadeniz kıyılarında Kili ve Dinyester Irmağı’nın aÄŸzında bulunan Akkerman kaleleri alındı.
Osmanlı-İran İlişkileri
1501′de Akkoyunlu Devleti toprakları üzerinde Safavi Devleti kuruldu.
Safavi hükümdarı Şah İsmail, Anadolu ve çevresinde Şii birçok taraftar topladı.
DoÄŸu Anadolu’da Åžahkulu Baba Tekeli tarafından Åžii kökenli bir ayaklanma çıkarıldı ve bastırıldı.
II. Bayezit’ın izlediÄŸi gevÅŸek politika ve devlet iÅŸlerinden iyice elini çekmesi, Åžehzade Selim’i kızdırdı.
Selim, 1512′de Osmanlı tahtına geçti.
I. Selim (Yavuz) Dönemi
Çaldıran Savaşı (1514)
DoÄŸu Anadolu’ya sahip olmak isteyen Åžah İsmail bölgedeki Åžii Türkmen aÅŸiretlerini Osmanlı’ya karşı ayaklandırıyordu.
Yavuz İran seferi öncesi DulkadiroÄŸlu Alaüddevle’den yardım istedi fakat isteÄŸi reddedildi.
1514′te Osmanlı orduları İran ordularını Çaldıran Savaşı’nda yendi.
UYARI : Yavuz Sultan Selim Trabzon sancağında valilik yaparken Åžah İsmail’le savaÅŸmış ve Åžah İsmail’in savaÅŸ taktiÄŸini öğrenmiÅŸtir. Bu savaÅŸ sırasında Osmanlılar hareketli topları kullanmışlardır. Bu durum, teknolojik ilerlemenin savaÅŸların sonucunu nasıl etkilediÄŸini göstermektedir.
Bu savaÅŸ Osmanlı Devleti’ne DoÄŸu Anadolu’yu kazandırdı.
Şah İsmail kaçtığı için Safavi Devleti yıkılamadı.
Tebrize kadar olan bütün topraklar Osmanlı Devleti’nin eline geçti.
Şii sorunu geçici olarak çözümlendi ve Doğu Anadolu güvenlik altına alındı.
Safavi hazinesi Osmanlı hazinesine aktarıldı.
Turnadağ Savaşı (1515)
Yavuz’un Çaldıran Savaşı öncesi DulkadiroÄŸullarından istediÄŸi yardım reddedilmiÅŸti.
Yavuz, Çaldıran zaferinden sonra 1515 yılında DulkadiroÄŸulları’nı yendi ve bu beylik yıkıldı.
Turnadağ Savaşı sonunda Maraş, Mardin, Elbistan ve Diyarbakır Osmanlı topraklarına katıldı.
Anadolu’da siyasal birlik tamamlanmış oldu.
Mısır Seferi
Yavuz’un İran seferi sırasında Åžah İsmail ile Memlüklüler Osmanlı’ya karşı baÄŸlaÅŸma yapmıştı.
Yavuz, 1516 yılında Mısır üzerine sefere çıktı. 1516 yılında Mercidabık Savaşı ile Memluk ordusu bozguna uğratıldı.
Mercidabık zaferi ile Osmanlı Devleti, Suriye ve Filistin’i ele geçirdi.
Yavuz Sultan Selim, 1517 yılında tekrar Mısır seferine devam etti.
Rıdaniye Savaşı ve Memlük Devleti’nin Yıkılışı
Kansu Gavri’nin yerine geçen Tomanbay Osmanlıları Mısır’dan atmak istiyordu.
1517 yılında yapılan Ridaniye Savaşı ile Mısır Ordusu bir kez daha yenildi.
Rıdaniye Savaşı sonunda Memlük Devleti yıkıldı ve Mısır Osmanlı hakimiyeti altına alındı.
Mısır Fethi’nin Sonuçları
1. Memlük Devleti yıkıldı.
2. Suriye, Filistin ve Mısır Osmanlı topraklarına katıldı.
3. Doğu Akdeniz Osmanlı hakimiyetine girdi.
4. Kutsal Topraklar (Mekke ve Medine) Osmanlı hakimiyetine girdi.
5. Kutsal emanetler ve Mekke ile Medine’nin anahtarları Yavuz’a yollandı.
6. Halifelik makamı Osmanlılara geçti.
UYARI : Halifelik böylece KureyÅŸ kabilesinden çıkarak Osmanlı soyuna geçti. Ayrıca Osmanlı’nın teokratik yapısı tamamlandı.
7. Memlük hazinesi, İstanbul’a getirildi.
8. Kıbrıs adasını ellerinde bulunduran Venedikliler, Osmanlı’ya vergi ödemek zorunda kaldı.
9. Baharat yolu Osmanlıların eline geçti.
UYARI : Bu durum Osmanlılar için büyük bir ekonomik kazançtır. Ancak Portekizliler Ümit Burnu’ndan Hindistan’a ulaÅŸtığı için Osmanlılar buradan kazanç saÄŸlayamadı.
I. Selim (Yavuz) Dönemi Genel Özelliği
Türk ve İslam alemini tek bir çatı altında toplamaya çalıştı.
Sadece doğu ülkelerine seferler düzenlendi.
Bunun nedeni; Yavuz’un Türk-İslam devletlerini tek çatı altında birleÅŸtirmek istemesi ve devlet bütünlüğünü sarsacak tehlikeyi DoÄŸu’da görmesiydi.
I. Süleyman (Kanuni) Dönemi
İç ayaklanmalar
Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde güçlü devlet otoritesi sayesinde saltanat kavgaları olmamış, ancak bir takım iç isyanlar çıkmıştı.
İlk isyanı 1520 yılında Şam valisi Camberd Gazali çıkarmıştı.
1524 yılında sadrazam olamdığı için ikinci vezir Ahmet Paşa isyan etti.
Bu sırada Yozgat civarında, vergi yüzünden Baba Zennun isimli bir şaki isyan etti.
1527 yılında da, Şiiliği yayma iddiasıyla Kalenderoğlu isyan etti.
Batıya Yapılan Seferler
Batı’da en zor rakip Kutsal Roma Cermen İmparatorluÄŸu idi.
Åžarlken Avusturya ve Macaristan’ı da yanına çekti.
Fransa bu ittifaka karşı cephe aldı.
Kanuni, Åžarlken’e karşı Fransa kralı I. Fransuva’yı destekledi.
Fransızlara kapitülasyonlar verildi.
Belgrat’ın Fethi (1522) ve Mohaç Meydan Savaşı (1526)
Macaristan’ın Balkan milletlerini Osmanlı’ya karşı kışkırtması ile 1521′de Macaristan’a sefer düzenlendi.
1521′de Osmanlı ordusu Belgrat ÅŸehrini ele geçirdi.
Kanuni, 1526 yılında Macaristan’a bir sefer daha düzenledi.
29 AÄŸustos 1526′da Mohaç Meydan Savaşı ile Macar Ordusu bozguna uÄŸratıldı.
Osmanlı Ordusu Macaristan’ın baÅŸkenti Budin’i (BudapeÅŸte) ele geçirdi.
Macaristan toprakları Osmanlı Devleti’ne katıldı.
UYARI : Bu durum Macaristan toprakları üzerinde emelleri olan Avusturya’yı rahatsız etmiÅŸ, böylece Osmanlı Avusturya savaÅŸları baÅŸlamıştır.
I. Viyana Kuşatması (1529)
Osmanlı Devleti 1522′de Macaristan’ı fethetmiÅŸti.
Åžarlken ve Avusturya ArÅŸidük’ü Ferdinand, Macaristan’dan Türkleri atmak istiyordu.
1529 yılında Ferdinand Macaristan’a saldırdı, Macar kralı YanoÅŸ’da Kanuni’den yardım istedi.
Osmanlı ordusu 1529 yılında tekrar Macaristan seferine çıktı.
Avusturya topraklarına giren Osmanlı ordusu baÅŸkent Viyana’yı kuÅŸattı fakat kış nedeniyle kuÅŸatma kaldırıldı.
Almanya Seferi (1533)
Avusturya ArÅŸidük’ü Ferdinand, İstanbul’a elçi göndererek kendisinin Macaristan kralı olarak tanınmasını istedi.
İsteÄŸi reddedildi ve Ferdinand Budin’i iÅŸgal etti.
Kanuni, yeniden Macaristan seferine çıktı ve Almanya içlerine kadar ilerledi.
Karşısına çıkan kimse olmayınca İstanbul’a döndü.
Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında İstanbul Antlaşması imzalandı.
Macaristan Seferi
1533 İstanbul AntlaÅŸması’na raÄŸmen 1540′ta Macar kralı YanoÅŸ’un ölmesi üzerine Kral Ferdinand, Avusturya Macaristan topraklarında hak iddia ederek tekrar Budin’i iÅŸgal etti. Kanuni 1541 yılında Macaristan topraklarına yeniden girdi. Avusturyalıları Macaristan’dan attı.
Macaristan’ın Osmanlılar tarafından alınan bölgesi Budin Eyaleti adıyal Osmanlı topraklarına katıldı.
UYARI : I. Süleyman, Macaristan’ı ele geçirdiÄŸi zaman iç iÅŸlerinde serbest dış iÅŸlerinde Osmanlı’ya baÄŸlı duruma getirmiÅŸti. Fakat bu durumda Macaristan üzerinde tam bir egemenlik saÄŸlanamamış, Avusturya vakit kaybetmeden Macaristan topraklarını iÅŸgal etmiÅŸti. Bunun üzerine I. Süleyman Macaristan’ı Budin ve TemeÅŸvar eyaleti bir de Erdel BeyliÄŸi olarak üçe ayırdı. Böylece Macaristan doÄŸrudan merkeze baÄŸlandı.
Kanuni, 1566′da Avusturya üzerine tekrar bir sefer düzenledi ve Zigetvar Kalesi’ni aldı.
UYARI : Zigetvar seferi Kanuni’nin son seferidir. Bu savaÅŸ esnasında ölmüştür. Askerlerin morali bozulmasın diye ölümü bir süre gizlenmiÅŸtir.
Kapitülasyonlar
Fransa’ya Kapitülasyonların Verilmesinin Siyasal Nedenleri
Kanuni’nin, Avrupa’da Åžarlken’e karşı giriÅŸtiÄŸi mücadelede, Fransa’yı yanına çekmek istemesi.
Kanuni’nin Avrupa Hristiyan birliÄŸini parçalamak istemesi.
Avrupa’da bir baÄŸlaşık elde etmek isteÄŸi.
Fransa ile 1535 tarihinde bir antlaşma imzalandı.
İran Seferleri (1533-1555) ve Amasya Antlaşması
Nedenleri :
1. Kanuni’nin daha çok Batı’ya sefer yapıp, DoÄŸu’yu ihmal etmesi.
2. İran’ın Åžiilik propagandasına devam etmesi.
3. İran’ın BaÄŸdat, Basra ve Basra Körfezi civarında yaÅŸayan Sunni halka baskı yapması ve halkın Kanuni’den yardım istemesi.
Kanuni, 1533-1553 tarihleri arasında İran üzerine topam üç sefer düzenledi.
Bu seferlerde başarı sağlanamadı. Çünkü seferlerde İran şahı Osmanlı Padişahının karşısına çıkmadı.
1555 yılında İran ile Amasya Antlaşması imzalandı.
Amasya Antlaşması (1555)
Bu antlaşma ile Erivan, Tebriz, Bağdat ve Doğu Anadolu Osmanlılara bırakılmıştı. Amasya Antlaşması İran ile Osmanlı arasında imzalanan ilk resmi antlaşma oldu.
Deniz Seferleri
Rodos’un Fethi (1522)
Rodos Adası’nda St. Jean Şövalyeleri hüküm sürmekteydi.
Rodos adası, Papalığın Doğu Akdenizdeki ileri karakolu görevini yapmakta idi.
Şövalyeler Müslüman ticaret gemilerine saldırmakta ve Hristiyan korsan gemilerine yataklık yapmaktaydı.
Rodos Adası, 1522 yılında fethedildi.
Cezayir’in Alınması
Kanuni, Åžarlken’i Akdeniz’de zor duruma düşürmek için Cezayir Beyi Barbaros’u İstanbul’a davet etti.
Barbaros, Kaptan-ı Derya olarak Osmanlı donanmasının başına getirildi.
Barbaros Hayrettin PaÅŸa Cezayir’i Osmanlı Devleti’ne hediye etti ve Cezayir savaÅŸsız Osmanlı himayesine geçmiÅŸ oldu.
Barbaros Cezayir’e beylerbeyi olarak atandı.
Preveze Deniz Savaşı
Avrupalılar Osmanlı’nın Akdeniz’deki üstünlüğüne son vermek amacıyla Papa’nın önderliÄŸinde Haçlı donanması hazırladılar.
Haçlı donanması Andre Dorya komutasında, Osmanlı donanması ise Barboros Hayrettin Paşa komutasındaydı.
27 Eylül 1538 tarihinde meydana gelen Preveze Deniz Savaşı’nda Barbaros Haçlı donanmasını bozguna uÄŸrattı.
Bu savaşla Akdeniz egemenliği tamamiyle Osmanlıların eline geçti.
Hint Seferleri
Portekizliler Ümit Burnu yolunu keÅŸfederek Hint Okyanusu’na ulaşıp, bu bölgeyi ele geçirerek hem Hindistan’ı ekonomik açıdan kullanmak, hem de Hristiyanlığı yaymak istemiÅŸti.
Portekizliler aynı zamanda Müslüman ticaret gemilerine ve hacca giden Müslüman gemilerine zarar vermeye başlamıştı.
Hindistan’daki Gücerat Müslümanları Kanuni’den yardım istemiÅŸti.
Osmanlılar 1538-1553 yılları arasında Hindistan’a dört sefer düzenledi.
Osmanlılar Hindistan’a yaptıkları bu seferlerde baÅŸarı gösteremediler. Bunun nedenleri :
1. Osmanlıların bu seferlerde siyasi veya ekonomik amaç taşımamaları.
2. Dönemin devlet adamlarının Hindistan’ın ekonomik önemini kavrayamaması.
3. İç denizlere göre yapılmış Osmanlı gemilerinin, Okyanus’ta Portekiz Donanması ile baÅŸedememesiydi.
Sokullu Mehmet Paşa Dönemi
Sokullu Mehmet Paşa; Kanuni, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde sadrazamlık yaptı.
Bu dönemde 1566′da Sakız Adası Cenevizliler’den alındı.
Yemen’in egemenliÄŸi saÄŸlandı.
1571 yılında Venediklilerden Kıbrıs Adası alındı.
UYARI : Sokullu bu fethin arkasından kendisini ziyarete gelen bir Venedik elçisine şu sözleri söylemişti ;
“Ziyaretinizin sebebini anlıyorum, İnabahtı yenilgisinin üzerimizdeki etkisini anlamaya çalışıyorsunuz. Fakat unutmayın ki, biz sizden Kıbrıs’ı almakla kolunuzu kestik. Halbuki siz donanmamızı yakmakla bizim sakalımızı traÅŸ etmiÅŸ oldunuz. Kesilen kol yerine gelmez. Lakin traÅŸ edilen sakal eskisinden daha gür çıkar.
1571′de İnebahtı Savaşı’nda Haçlı donanmasına yenildi.
Tunus Osmanlı topraklarına katıldı.
Lehistan 1575′te Osmanlı himayesine girdi.
1577′de Fas Portekizlilerden alındı.
Sokullu Mehmet PaÅŸa’nın Projeleri
Sokullu sadrazamlığı süresince DoÄŸu Avrupa Türkleri ile Kafkasya bölgesini Osmanlı Devleti’ne baÄŸlamak istedi.
Don ve Volga Irmaklarını bir kanalla birleÅŸtirerek, Karadeniz’den Hazar’a geçmeyi planladı.
1579 yılında SüveyÅŸ Kanalı’nı açmayı düşündü, böylece, Hindistan ve Endonezyadaki Müslümanlara yardım etmeyi planladı.
Sokullu 1579 yılında hançerlenerek öldürüldü, projeleri de uygulamaya konulamadan yarım kaldı.
Duraklama Dönemi
Duraklamanın Nedenleri
A. İç Nedenler :
1. Merkezi Yapıdaki Bozulmalar :
Padişahlık Makamının Bozulması
I. Ahmet ile birlikte şehzadelerin sancak eğitimi uygulaması kaldırıldı, şehzadeler sarayda kapalı bir hayat yaşamaya başladı.
Saraya kapanan şehzadelerin ruhsal yapılarında bozulmalar görüldü.
UYARI : III. Mehmet; son kez sancağa çıkan Osmanlı padişahıdır.
I. Ahmet Dönemiyle hanedanın en yaşlı üyesi tahta geçmeye başladı.
UYARI : I. Ahmet, sancağa çıkmadan tahta çıkan ilk padişahdır.
Sadrazamalık Makamının Bozulması
Sadrazam padiÅŸahtan sonra en etkili olan ikinci kiÅŸi idi.
Sadrazamlar, önceleri eğitim ve tecrübelerine göre seçilirken, daha sonraki dönemlerde rüşvet ve iltimas yolu ile göreve gelmişlerdi.
UYARI : Duraklama Dönemi’nde 61 sadrazam göreve gelmiÅŸtir.
Duraklama Dönemi’nde yeteneksiz kiÅŸiler sadrazamlık görevine getirildi.
Bu durum halkın devlete olan güvenini azalttı, isyanların çıkmasına neden oldu.
Saray Kadınlarının Yönetime Katılması
Kimi padişahların zamansız ölümü üzerine geride tahta geçecek çocuk yaşta kişiler kalıyordu.
Veraset sisteminden dolayı çocuk da olsa bu kişi tahta geçebiliyordu.
Bu çocuk hükümdarların tahta geçmesi ile anneleri devlet yönetiminde etkili olmaya başlıyordu.
Kadınların devlet iÅŸlerinde etkinliÄŸi Kanuni Dönemi’nde Hürrem Sultan ile baÅŸladı.
Valide Kösem Sultan ve Turhan Sultanla devam etti.
UYARI : Duraklama Dönemi’nde IV. Murat’ın annesi Kösem Sultan ile, IV. Mehmet’in annesi Turhan Sultan yönetimde oldukça etkili olmuÅŸlardı.
Zamanla saray kadınları devlet adamlarının atanmasında da söz sahibi oldu.
Bu da bilgi ve beceriden yoksun kişilerin iş başına gelmesine neden oldu.
2. Orduda Meydana Gelen Bozulmalar :
Yeniçeri Teşkilatındaki Bozulmalar
Askeri kanun ve geleneklere saygı gösterilmemeye başlandı.
Yeniçerilerin ve Kapıkulu Ocağı’nın bozulması ile orduya olan güven kayboldu.
Kanun-i Kadim’e aykırı askere alım iÅŸlemleri yapılmaya baÅŸlandı.
UYARI : Yeniçeri Ocağı’na usülsüz asker kaydeden ilk padiÅŸah III. Murat’tır.
DevÅŸirme sistemi bozuldu.
Yeniçeriler çeşitli nedenlerden dolayı sık sık ayaklanmaya başladı.
Merkeze her istediklerini yaptırabilen Yeniçeriler, bazan padişahları bile tahttan indirmişti.
Eyalet Ordusundaki Bozulmalar
XVII. yüzyılda Tımar dağıtımındaki adaletsizlik ve haksızlık Eyalet ordusunun itibarını zedeledi.
Dirlik araziler askerlikle ilgisi olmayan kişilere verilmeye başlandı.
UYARI : Yükselme Dönemi’nde Eyalet Ordusu Yeniçeri Ocağı’na karşı önemli bir denge unsuruydu. XVII. yüzyılda eyalet askerlerinin sayısının azalması ile, Yeniçeri Ocağı güç kazanmış ve devlet yönetiminde Ocağın etkinliÄŸi artırmıştır.
Bir kısım dirlik arazi de peşin vergi amacıyla iltizama çevrildi.
Donanmadaki Bozulmalar
Osmanlı donanması Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde en üst düzeye ulaÅŸmış, Barbaros Hayreddin PaÅŸa’nın ölümüyle de giderek önemini kaybetmiÅŸti.
Denizcilikle ilgisi olmayan kişiler kaptan-ı deryalığa getirilmişti.
Ekonomideki Bozulmalar
Savaş ganimetlerinin azalması.
Uzun süren ve genelde yenilgiyle sonuçlanan savaşlar.
Eskisi gibi yabancı devletlerden vergi ve hediye alınamaması.
Artan saray masrafları ve devlet ihtişamına paralel olarak lüks ve israfın artması.
Sık sık padişah değişiklikleri yüzünden ödenen cülus bahşişleri.
Tımar sisteminin bozulması.
Kapıkulu askerlerinin sayısının artması.
EÄŸitimdeki Bozulmalar
Osmanlı EÄŸitim sistemi Avrupa’nın oldukça gerisinde kalmıştı.
Osmanlı Devleti’nde en önemli eÄŸitim kurumu medreselerdi.
Medreselerin başında bulunan ulemalar gelişmeye ayak uyduramadı.
Medreselerde zamanla pozitif bilimler askıya alındı.
Medrese eğitimi yapmamış bir çok insana diploma ve ve rütbe verildi.
Yeni doğmuş çocuklara müderris ünvanı verilerek beşik uleması zümresi meydana geldi.
Ulemalar zamanla askerle birlike isyanlara katılıp saraya hücum etti.
Toplum Yapısındaki Bozulmalar
Siyasi, sosyal ve ekonomik yapının bozulması ile Anadolu’da Celali İsyanları çıktı.
Celali isyanları ile merkezi otorite tamamen sarsıldı.
İsyanların artması üzerine Anadolu’da yaÅŸayan halk ÅŸehirlere göç etmeye baÅŸladı.
İsyanların bastırılmasında kullanılan yöntemler, halkla devletin arasının açılmasına neden oldu.
B. Dış Nedenler :
İmparatorluğun Doğal Sınırlarına Ulaşması
Osmanlı Devleti, XVI. yüzyılın sonunda yaklaşık 20 milyon kilometre kare sınır ve 100 milyon nüfus ile en geniş sınırlarına ulaşmıştı.
Üç kıtaya yayılan bu sınırların korunmasında zorluk çeken Osmanlı Devleti, bazen birçok cephede savaşıyor ve bu nedenle mevcut gücü bölünüyordu.
Avrupa’da Merkezi Krallıkların Kurulması
Osmanlı Devleti KuruluÅŸ Dönemi’nde Batı’da çok rahat ilerledi, çünkü Avrupa’da derebeylik rejimi (küçük kırallıklar) hüküm sürmekteydi.
XV. yüzyıl ile birlikte Avrupa’da güçlü merkezi krallıklar kuruldu.
Avrupa, XV. ve XVI. yüzyıllarda CoÄŸrafi KeÅŸifler, Rönesans ve Reform ile önemli adımlar atmış, Osmanlı Devleti’nde ise aynı geliÅŸmeler görülmemiÅŸti.
XVII. Yüzyıl Siyasi Tarihi
Osmanlı-İran Savaşları
III. Murat Dönemi (1577-1590)
III. Murat, 1579′da İran ÅŸahı Tahmasb’ın ölümü ile ortaya çıkan taht kavgalarından faydalanarak İran üzerine sefere çıktı.
Osmanlı Ordusu, Hazar Denizi’ne kadar ilerledi fakat, 1590′da İranlılar’ın barış İstemesi Üzerine Ferhat PaÅŸa AntlaÅŸması imzalandı.
Ferhat Paşa Antlaşması (1579)
Bu antlaşma ile Azerbeycan, Luristan, Gürcistan ve Dağıstan Osmanlılara bırakıldı. Osmanlı İmparatorluğu, bu antlaşma ile doğuda en geniş sınırlara ulaşmış oldu.
I. Ahmet Dönemi (1603-1611)
Nedeni : Osmanlı Devleti’nin Batı’da Avusturya ile savaÅŸta bulunmasını ve Anadoludaki Celali İsyanlarını fırsat bilen İran’ın Ferhat PaÅŸa AntlaÅŸması ile Osmanlı Devleti’ne verilen yerleri geri almak istemesi.
Åžah Abbas, 1603′te Tebriz ve Erivan’ı alarak Diyarbakır ve Musul’a kadar ilerledi.
1611 yılında Nasuh Paşa Antlaşması imzalanarak bu savaşa son verildi.
Nasuh Paşa Antlaşması (1611)
1. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, Ferhat paşa Antlaşması ile aldığı toprakları geri verdi.
2. İran her sene Osmanlı Devleti’ne ikiyüz deve yükü ipek verecekti.
Bu antlaÅŸma Osmanlı Devleti’nin elde ettiÄŸi toprakları geri verdiÄŸi ilk antlaÅŸmadır.
I. Mustafa Dönemi (1617-1618)
Nedeni : İran’ın antlaÅŸmalarda verdiÄŸi sözü tutmayıp Osmanlı Devleti’ne söz verdiÄŸi ekonomik yükümlülüğü yerine getirmemesi
1617-1618 tarihleri arasında devam eden bu savaÅŸlarda önemli bri çatışma olmadı, 1618′de İran ile Serav AntlaÅŸması imzalandı.
1618 yılında imzalanan Serav AntlaÅŸması ile Nasuh PaÅŸa AntlaÅŸması’nın koÅŸulları her iki ülke tarafından da yeniden kabul edildi.
IV. Murat Dönemi (1622-1639)
Nedeni : İran’ın hile ile BaÄŸdat’ı iÅŸgal etmesi.
IV. Murat, İran’a iki sefer düzenledi. Bu seferler sonunda Revan ve BaÄŸdat’ı tekrar ele geçirdi.
1639 yılında İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı ve altmış yıldır süren İran savaşları sona erdi.
Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639)
1. Azerbaycan ve Revan İran’a bırakıldı.
2. BaÄŸdat Osmanlı Devleti’ne bırakıldı.
3. Zağros Dağları iki ülke arasında sınır oldu.
Bu antlaşma ile XVII. yüzyıl Osmanlı-İran savaşları sona erdi ve bugünkü Türkiye-İran sınırı büyük ölçüde çizildi.
Osmanlı-Lehistan Savaşları
Genç Osman Dönemi (1618-1622)
Nedeni : Lehistan’ın BoÄŸdan’ın iç iÅŸlerine karışması.
Genç Osman 1618 yılında Lehistan seferine çıktı.
Leh ordusunu yendi ve Hotin Kalesi’ni kuÅŸattı.
Bu sefer, yeniçerilerin gevşek davranması üzerine, 1620 yılında Hotin Antlaşması imzalanarak son buldu.
Hotin Antlaşması (1620)
1. Lehliler ve Osmanlılar birbirlerinin topraklarına saldırmayacaktır.
2. Lehistan, Kırım Hanı’na 40 bin düka altını vergi olarak ödemeye devam edecektir.
Hotin seferi’nde Yeniçerilerin yetersizliÄŸi anlaşılmış ve ilk defa Genç Osman, Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmak istemiÅŸti.
IV. Mehmet Dönemi (1672-1676)
Nedeni : Lehistan’ın, Türk himayesinde bulunan Ukrayna Kazakları’nın iç iÅŸlerine karışması.
Osmanlı ordusu 1672′de Lehistan seferine çıktı. Lehliler birçok defa yenildi ve 1676′da BucaÅŸ AntlaÅŸması imzalandı.
Bucaş Antlaşması (1676)
a) Ukrayna Osmanlıların koruması altında kalacak.
b) Podolya Osmanlılara verilecek
c) Lehistan her sene vergi ödeyecek
BucaÅŸ AntlaÅŸması, Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun topraklarına toprak kattığı son antlaÅŸmadır. Bu antlaÅŸma ile Osmanlı İmaparatorluÄŸu Batı’da en geniÅŸ sınırlarına ulaÅŸmıştı.
Not : Lehistan Diyet Meclisi, BucaÅŸ AntlaÅŸması’nın vergiyle ilgili üçüncü maddesini kabul etmedi. SavaÅŸ yeniden baÅŸladı. Osmanlılar vergiyle ilgili maddeyi kaldırınca 1676 yılında BucaÅŸ AntlaÅŸması yenilendi.
Osmanlı-Venedik Savaşları (1645-1669)
Nedeni : Venediklilerin Osmanlı ticaret gemilerine saldırması ve Osmanlı Devleti’nin Girit Adası’nı almak istemesi.
1645′te Girit yüzünden Osmanlı-Venedik savaÅŸları baÅŸladı.
25 yıl alınamayan Kandiye Kalesi’nin alınması ile Venedikliler barış isteÄŸinde bulundu.
Osmanlı-Avusturya Savaşları (1593-1606)
Nedeni :
1. Avusturya ile Osmanlı arasındaki sınır mücadelesi
2. 1593 tarihinde Bosna Beylerbeyi Hasan PaÅŸa’nın Avusturyalılar tarafından pusuya düşürülerek öldürülmesi
III. Murat Dönemi’nde Avusturya savaÅŸları baÅŸladı.
1573 yılında Estergon ve Kanije kalelelerini Avusturya’ya kaptırdı.
III. Mehmet Dönemi’nde Avusturya’dan EÄŸri Kalesi alındı.
1596′da Haçova Savaşı ile Avusturya ordusu bozguna uÄŸratıldı.
1596′da Estergon ve Kanije Kaleleri geri alındı.
İran sorunu ve Celali İsyanları yüzünden Osmanlı Devleti barış istedi ve 1606′da Zitvatorok AntlaÅŸması imzalandı.
Zitvatorok Antlaşması (1606)
1. Eğri, Kanije ve Estergon Kaleleri Osmanlılarda kalacaktır.
2. Avusturya Kuzey Macaristan topraklarını elinde tuttuğu için her sene Osmanlılara ödediği vergiyi artık ödemeyecektir.
3. Avusturya bir defaya mahsus olmak üzere savaş tazminatı ödeyecektir.
4. Avusturya arşidükası protokol bakımından Osmanlı padişahına denk olacaktır.
Not : 1533 İstanbul AntlaÅŸması’na göre Avusturya arÅŸidükası Osmanlı sadrazamına denkti.
Zitvatorok AntlaÅŸması ile Osmanlı İmparatorluÄŸu Orta Avrupa’daki üstünlüğünü kaybetmiÅŸ, Avrupadaki devletlerle eÅŸit seviyeye gelmiÅŸti.
Osmanlı-Avusturya Savaşları (1622-1664)
Avusturya’nın Erdel BeyliÄŸi iç iÅŸlerine karışması.
1662′de Avusturya seferine çıkan Osmanlı ordusu Uyvar, Zerinvar ve Novigrat kalelerini aldı.
Bu savaşlar 1664 yılında imzalanan Vasvar Antlaşması ile son buldu.
Vasvar Antlaşması (1664)
a) Uyvar ve Novigrat kaleleri Osmanlılara bırakılacak, Zerinvar Avusturya’da kalacaktır.
b) Erdel Osmanlı Devleti’nde kalacak, Osmanlı Devleti ve Avusturya, Erdel’den askerlerini çekecektir.
c) Avusturya, Osmanlıların Erdel Beyi adayını tanıyacaktır.
d) Avusturya savaş tazminatı ödeyecektir.
Bu antlaşmadan sonra Avrupalılar, Osmanlıların eski gücünü kazandığını zannederek büyük bir paniğe kapılmıştı.
II. Viyana Kuşatması (1683)
Nedenleri :
1. Koyu katolik olan Avusturya’nın, Protestan Macarlara baskı yapması,
2. Macarların Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa PaÅŸa’dan yardım istemesi,
1682′de Osmanlı Devleti Avusturya’ya savaÅŸ ilan etti.
1683′te Avusturya üzerine sefere çıkıldı.
Merzifonlu Kara Mustafa PaÅŸa, 1683′te Viyana’yı kuÅŸattı.
Haçlı ordusunun yardıma gelmesi üzerine Osmanlı ordusu Viyana önlerinde bozguna uğradı.
Bozgunun nedenleri :
UYARI : II. Viyana bozgunu ile, Kosova Savaşı’ndan sonra Avrupa’da taarruza geçen Osmanlılar, artık savunmaya geçmiÅŸtir.
Osmanlıları Avrupa’dan atmak amacıyla “Kutsal İttifak” oluÅŸturulmuÅŸtur.
1. Merzifonlu’nun deneyimli komutan ve devlet adamlarının sözünü dinlememesi
2. Merzifonlu’nun ÅŸehrin yaÄŸmalanmasına izin vermemesi,
3. Viyana’nın güçlü surlarla çevrili olması,
4. Kırım Hanı’nın zamanında yardım göndermemesi.
Kutsal BaÄŸlaÅŸma ve SavaÅŸlar (1683-1699)
Nedeni : Osmanlı Devleti’nin Viyana önünde bozguna uÄŸraması ve bu fırsattan yararlanmak isteyen Hristiyan Avrupa’nın Papa’nın önderliÄŸinde kutsal ittifak kurarak, Türkleri Avrupa’dan atmak istemesi.
Avusturya, Macaristan ve Erdel’i alıp Bulgaristan’a girdi,
Osmanlı Devleti ile Haçlı ittifakı arasında 1683′te dört cephede savaÅŸ baÅŸladı.
Lehistan, Podolya ve BoÄŸdan’ı, Venedik, Mora ve Dalmaçya’yı aldı.
1687 yılında II. Süleyman, 1695′de de II. Mustafa tahta geçti.
Yenilgilerin devam etmesi üzerine Osmanlı Devleti Karlofça AntlaÅŸması’nı imzalayarak savaÅŸtan çekildi.
Karlofça Antlaşması (1699)
Avusturya, Lehistan, Venedik ve Osmanlı Devleti arasında imzalandı.
1. TemeÅŸvar ve Banat Yaylası dışında kalan bütün Macaristan ve Erdel Avusturya’ya verildi.
2. Hırvatistan’ın bir bölümü Avusturya’ya verildi; Sava ırmağı sınır oldu.
3. Podolya ve Ukrayna Lehistan’a verildi.
4. Dalmaçya kıyıları ve Mora, Venedik’e verildi. Korint Osmanlılarda kaldı.
5. AntlaÅŸmanın süresi 25 yıl olacak ve Avusturya’nın garantisinde bulunacaktı.
Not : Rusya, Karlofça AntlaÅŸması imzalanırken iki yıllık bir ateÅŸkes imzalamış ve barışa yanaÅŸmamıştır. Amacı Kırım’a doÄŸru ilerlemektir. Ancak, Avrupalı Devletlerin baskısıyla 1700′de antlaÅŸma masasına oturmuÅŸtur.
Osmanlılar, Karlofça ve İstanbul AntlaÅŸmaları’yla ilk defa toprak kaybına uÄŸradı.
Bu antlaÅŸmalar, Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun XVIII. yüzyıl genel politikasında belirleyici rol oynadı ve Osmanlı Devleti’nde Gerileme Dönemi BaÅŸladı.
Gerileme Dönemi
XVIII. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti
Osmanlı Devleti, 1699′da imzalanan Karlofça ve İstanbul AntlaÅŸmaları ile kaybettiÄŸi toprakları geri alma siyaseti izledi.
UYARI : Osmanlı Devleti, Karlofça AntlaÅŸması’ndan sonra sürekli toprak kaybetmesine raÄŸmen uzun süre varlığını koruyabilmiÅŸtir. Bunun nedeni, Avrupa Devletleri arasındaki çıkar çatışmalarıdır.
Osmanlı Devleti bu dönemde başarılı olamadı, toprak kazanmak yerine, yeni toprak kayıpları yaşadı.
Osmanlı Devleti’nde “Gerileme Dönemi” 1792′de imzalanan YaÅŸ AntlaÅŸmasına kadar sürdü.
Edirne Olayı
II. Mustafa (1695-1703) Karlofça AntlaÅŸması’ndan sonra Edirne’ye çekilip, devlet yönetimini FEyzullah Efendi’ye bırakıp, kendini av ve eÄŸlenceye vermiÅŸti.
Bu durumdan memnun olmayan ve Edirne’nin baÅŸkent olacağı söylentilerine inanan bir grup İstanbul’da isyan etti.
Asiler 1703 yılında Edirne’ye yürüyüp Feyzullah Efendi’yi idam ettikten sonra, II. Mustafa’yı tahttan indirerek, yerine III. Ahmet’i tahta geçirdi.
XVIII. Yüzyıl Dış Siyasal Gelişmeleri
Prut Savaşı ve Prut Antlaşması (1711)
Nedenleri : I. Petro’ya Poltova Savaşı’nda yenilen XII. Åžarl’ın Osmanlı Devleti’ne sığınması üzerine Rusların Osmanlı topraklarına saldırması.
1711′ de Sadrazam Baltacı Mehmet PaÅŸa Eflak’a girdi.
UYARI : Baltacı Mehmet PaÅŸa’nın ileriyi göremeyen bir vezir olması ve çevresindekilerin paraya düşkün olması nedeniyle bu seferden istenilen sonuç alınamamıştır.
Baltacı Mehmet PaÅŸa’nın Rus ordusunu sıkıştırdığı bir sırada Rusya’nın barış istemesi üzerine Prut AntlaÅŸması imzalandı.
Osmanlı-Venedik, Avusturya Savaşları ve Pasarofça Antlaşması (1715-1718)
Nedenleri : Osmanlı Devleti’nin Karlofça AntlaÅŸması ile kaybettiÄŸi Mora ve Dalmaçya kıyılarını tekrar ele geçirmek istemesi ve Venediklilerin Mora Rumlarına baskı yapması ile Mora Rumlarının Osmanlıdan yardım istemesi.
Osmanlı Devleti, 1751 yılında Mora’yı yeniden aldı.
Osmanlı Devleti’nin Korfu Adası’nı kuÅŸatması üzerine Avusturya, Mora’nın tekrar Venediklilere verilmesini istedi.
Osmanlı Devleti, 1716′da Avusturya’ya savaÅŸ ilan etti.
Osmanlı ordusunun Petervaradin’de yenilmesi üzerine, Avusturyalılar Belgrat’ı ele geçirdi.
Osmanlı Devleti’nin barış istemesi üzerine 1718′de Pasarofça AntlaÅŸması imzalandı.
Pasarofça Antlaşması (1718)
Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında imzalanan bu antlaşma ile :
1. Yukarı Sırbistan, Belgrat, Sırmiyum, Batı Eflak ve Banat Yaylası (TemeÅŸvar) Avusturya’ya bırakıldı.
2. Venedik’ten alınan Mora ve Grit Osmanlılarda kaldı.
3. Arnavutluk ve Dalmaçya kıyılarındaki bazı kaleler Venedik’e verildi.
Antlaşmanın Önemi :
1. Osmanlı Devleti, Batı’nın üstünlüğünü tamamen kabul etti ve toprak kurtaramayacağını anladı.
2. Osmanlılar, Ortodoksları koruma görevini son kez yerine getirdi.
3. İngiltere ve Hollanda’ya verilen ayrıcalıklar Kapitülasyona dönüştürüldü.
4. Pasarofça AntlaÅŸması’nın yarattığı barış ortamında Lale Devri’ne girildi ve ilk defa Batı tipinde ıslahatlara gidildi.
Osmanlı-İran Savaşları (1722-1746)
Nedenleri : Safavi Devleti’nin Sunni Müslümanları ÅžiiliÄŸe zorlaması üzerine Kafkasya ve Azerbaycan’da bulunan Sunnilerin isyan ederek Osmanlı Devleti’nden yardım istemesi.
Sunnilerle İran arasında çıkan savaşı fırsat bilen I. Petro Kafkasya’ya girip, Bakü taraflarını iÅŸgal etti.
Osmanlı Devleti, 1724′te Kafkasya’ya girdi.
Fransa’nın araya girmesi ile İstanbul AntlaÅŸması imzalandı.
İran tahtına geçen Åžah Tahmasb, Åžahkulu’nunda desteÄŸini alarak , tekrar Osmanlı üzerine yürüdü.
1730 yılında İstanbul’da Patrona Halil İsyanı çıktı.
İsyancılar III. Ahmet’i tahttan indirerek yerine I. Mahmut’u tahta geçirdi.
I. Mahmut Dönemi’nde İran ile 1732′de Ahmet PaÅŸa AntlaÅŸması imzalandı.
1639′da İran ile Kasr-ı Åžirin AntlaÅŸması imzalandı.
İstanbul Antlaşması (1724) :
1. Derbent, Bakü Kaleleri ve Dağıstan Rusya’ya bırakıldı.
2. Gence, KarabaÄŸ, Revan ve Tebriz Osmanlı Devleti’ne verildi.
İstanbul Antlaşması (1724) Osmanlılarla Ruslar arasındaki ilk dostluk antlaşmasıdır.
Patrona Halil İsyanı
Lale Devri’nde Avrupa tarzında yapılan ve NevÅŸehirli Damat İbrahim PaÅŸa’nın kiÅŸiliÄŸi ile özdeÅŸleÅŸtirilen ıslahatlar, ulemadan ve yeniçerilerden bir takım kiÅŸilerin çıkarlarına ters düşmüştü. Lale Devri ile birlikte artan Lüks yaÅŸantı, fakir halkın tepkisine yol açmıştı.
O yıllarda İran ile yapılan savaşlar da devam etmekteydi.
Sadrazam Damat İbrahim PaÅŸa’nın İran seferine gitmek istememesi, ona karşı olanlara bulunmaz bir fırsat vermiÅŸ, Bayezit Hamamı tellaklarından Patrona Halil ve Muslu BeÅŸe ismindeki iki Arnavut önderliÄŸinde bir grup 1730 yılında isyana baÅŸlamışlardı.
Vergilerden ÅŸikayet eden halk ve İran Seferi’ne katılmak istemeyen Yeniçeriler de isyana katılınca, isyan giderek büyümüş, saraya giden asiler, padiÅŸah III. Ahmet’ten Damat İbrahim PaÅŸa’nın kafasını istemiÅŸlerdi. Kendilerine teslim edilen NevÅŸehirli Damat İbrahim PaÅŸa’yı idam eden asiler, tekrar saraya yürüyerek, padiÅŸah III. Ahmet’i tahttan indirerek yerine I. Mahmut’u geçirdiler. Bu isyanla Lale Devri sona ermiÅŸ oldu.
Ahmet Paşa Antlaşması (1732)
İran ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan bu antlaşma ile;
1. Gence, Tiflis ve Dağıstan Osmanlılarda kaldı.
2. Tebriz, KirmanÅŸah ve Hemedan Eyaletleri İran’a verildi.
Osmanlı-Rusya, Avusturya Savaşları ve Belgrat Antlaşmaları (1736-1739)
Nedenleri :
1. Rusya’nın İran savaÅŸları sırasında Kırım Hanı’nın İran’a gidiÅŸini engellemesi
2. Rusya’nın Lehistan’ın iç iÅŸlerine karışması
3. Avusturya ile Rusya arasında bağlaşma yapılması
Osmanlı Devleti, 1736 yılında Rusya ve Avusturya ile savaşa girdi.
1739 yılında, Avusturya ile Belgrat Antlaşması imzalandı.
UYARI : Belgrat AntlaÅŸmaları’ndan sonra Avusturya ve Rusya aralarındaki baÄŸlaÅŸmayı yenileyip, Osmanlı Devletine bildirdiler. Buna karşılık Osmanlı Devleti İsveç’te bir baÄŸlaÅŸma yaparak Avusturya ve Rusya’ya bildirdi. Böylece, Batı’da uzun süren barış dönemi baÅŸladı.
Rusya ile de Belgrat’ta ikinci bir antlaÅŸma imzalandı.
Osmanlı-Rus Savaşı ve Küçük Kaynarca Antlaşması (1768-1774)
Nedenleri : Rusya’nın geleneksel Karadeniz’e inme, BoÄŸazlardan geçerek sıcak denizlere açılma politikası.
Bu politikanın sonucu olarak Rusya, 1768 ‘de Lehistan’ın iç iÅŸlerine karıştı.
III. Mustafa, 1768′de Rusya’ya savaÅŸ ilan etti.
Osmanlı ordusu birçok cephede yenilgiye uğradı.
Rus donanması, 1770′te ÇeÅŸme’de Osmanlı donanmasını yaktı.
1774 yılında III. Mustafa’nın yerine I. Abdülhamit tahta geçti.
1774 yılında, Rusya ile Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı.
Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)
Küçük Kaynarca AntlaÅŸması, Osmanlı Devleti’nin o güne kadar imzaladığı en ağır koÅŸullu antlaÅŸmadır. Bu antlaÅŸma ile Osmanlı Devleti’nin egemenlik hakları zedelenmiÅŸtir. Bu antlaÅŸma ile Osmanlı Devleti’nin büyük devlet olma özelliÄŸi sona ermiÅŸ ayrıca Rusya, Akdenize inme politikasını gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. Yine Rusya, ilk defa Osmanlıların iç iÅŸlerine karışma hakkını elde etmiÅŸ, Ortodoksları koruma görevi Rusya’ya geçmiÅŸtir.
Kırım Olayı
Ruslar, Küçük Kaynarca AntlaÅŸması’ndan sonra, Kırım’ı kendilerine baÄŸlamak istediler.
Ruslar 1778 yılında Kırım’a girerek, kendi yandaşı olan Åžahin Giray’ı han seçtirdi.
Osmanlı Devleti bu hanlığı onaylamadı.
1779 tarihinde Fransa’nın devreye girmesi ile Rusya ile Aynalıkavak Tenkinamesi imzalandı.
UYARI : Böylece, Kırım Rusya’ya bağımlı hale getirildi. 1783′te Åžahin Giray’la anlaÅŸan II. Katerina, Kırım’ı Rus topraklarına kattı, Osmanlı Devleti bu olayı ancak protesto edebildi.
Osmanlı-Avusturya, Rusya Savaşları, Ziştovi ve Yaş Antlaşmaları (1787-1792)
Nedenleri : Rusya’nın, Aynalıkavak’a raÄŸmen, Kırım’ın iç iÅŸlerine karışması ve 1783 yılında Kırım’ı iÅŸgal etmesi.
Osmanlı Devleti, Kırım’ın Rusya’ya baÄŸlanmasını kabul etmedi ve 1787 yılında Rusya’ya savaÅŸ açtı.
Kısa bir süre sonra Avusturya ile de savaşa girildi.
1789′da Rusların Ozi Kalesi’ni alarak halkı kılıçtan geçirmesi üzerine I. Abdulhamit üzüntüden öldü.
1789 yılında III. Selim tahta geçti.
1789 yılında Fransız İhtilali oldu.
Osmanlı Devleti Avusturya ile Ziştovi Rusya ile de Yaş Antlaşmasını imzaladı.
Ziştovi Antlaşması (1791)
Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı.
1. Avusturya, savaÅŸta aldığı toprakları Osmanlı Devleti’ne geri verecektir.
2. Orsova ve Unna Irmakları arasındaki topraklar Avusturya’ya bırakılacaktır.
Yaş Antlaşması (1792)
Rusya ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı.
1. Kırım’ın Rusya’ya ait olduÄŸu kabul edildi.
2. Dinyester Irmağı Rusya ve Osmanlı Devleti arasında sınır olarak kabul edildi.
3. Rusya, BoÄŸazlar’dan geçip serbestçe ticaret yapabilecekti.
Osmanlı-Fransız İlişkileri
Fransa, Rusya’nın ve Avusturya’nın Osmanlı toprakları üzerinde yerleÅŸmesini istemiyordu.
Lale Devri’nde Osmanlı-Fransız dostluÄŸu iyice arttı.
I. Mahmut zamanında 1740 yılında imzalanan antlaÅŸma ile Fransa’ya kapitülasyonlar verildi.
1789 İhtilali ile Fransa’da baÅŸa geçen Drektuvar hükümeti döneminde Osmanlı-Fransız iliÅŸkileri bozuldu.
1789 yılında Napolyon Bonapart Mısır’ı iÅŸgal etti.
Fransa ile 1801 yılında El-Ariş Mukavelesi imzalandı.
UYARI : Osmanlı devlet adamları, XVIII. yüzyılın sonlarında var olan topraklarını korumak için denge siyaseti izlemeye başlamıştır. Denge siyaseti, Avrupalı devletler arasındaki çıkar çatışmalarından faydalanarak toprak bütünlüğünün korunmasıdır.
III. Selim Dönemi’nde ağırlık kazanmıştır. Öncelikle Akdenizdeki Osmanlı varlığını korumaya yönelik bir amaç izlenmiÅŸtir.
El-AriÅŸ Mukavelesi (1801)
Fransa ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. Bu mukaveleye göre ;
1. Fransızlar Mısır’ı boÅŸaltacaklar
2. İngilizler deniz yolu ile Fransız askerlerini ülkelerine götüreceklerdir
Dağılma Dönemi
Ulusçuluk Eylemleri
Sırp İsyanı (1804)
Nedenleri :
1. Osmanlı Devleti’nde merkezi otoritenin zayıflaması
2. Sırbistan’ı yöneten Yeniçeri kodamanlarının halka baskı yapması
3. Rusya ve Avusturya’nın kışkırtması.
4. 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan “ulusçuluk” akımlarının Sırplar arasında yayılması.
5. XVIII. yüzyılda Osmanlı-Avusturya, Rusya arasında çıkan savaşların Sırp topraklarında yapılması
Sırplar , 1804′te, Kara Yogi önderliÄŸinde ayaklanma baÅŸlattı.
1812′de imzalanan BükreÅŸ AntlaÅŸması ile Sırplara ayrıcalık verildi.
Sırp ayaklanması, 1813′te MiloÅŸ Obronoviç önderliÄŸinde yeniden baÅŸladı.
1829′da Edirne AntlaÅŸması ile Özerk Sırbistan PrensliÄŸi kuruldu.
1878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan bağımsızlığını elde etti.
UYARI : Sırp Ayaklanması, Fransız Devrimi’nin getirdiÄŸi ulusçuluk akımının Osmanlı Devleti’nde görülen ilk etkisidir.
1789 Fransız İhtilali
Yalnız Fransa’da deÄŸil bütün dünyada etkileri görülen Fransız İhtilali, dünya tarihinde yeni bir çağın baÅŸlangıcı olmuÅŸtur. Avrupa’da mutlakiyet idarelerinin yıkılışını baÅŸlatan bu olay, Fransa’nın XVIII. yüzyılın baÅŸlarından itibaren sürüklendiÄŸi ekonomik ve sosyal bunalımların doÄŸal bir sonucu idi. 14 Temmuz 1789 tarihinde Fransız Kralı XVI. Lui’nin meclisi dağıtmak istemesi üzerien halk ayaklandı ve Bastille Hapisanesi’ni bastı. Mahkumlar serbest bırakıldı ve isyan giderek büyüyerek bütün Avrupa’ya yayıldı.
Bükreş Antlaşması (1812)
Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1812 tarihinde imzalandı.
AntlaÅŸma maddeleri ÅŸu ÅŸekildeydi:
1. Eflak ve BoÄŸdan Osmanlı Devleti’ne geri verilecek, ancak Osmanlı Devleti, Eflak ve BoÄŸdan beylerini görevine iade edecektir.
2. Beserabya Rusya’ya verilecek, Prut ırmağı sınır olacaktır.
3. Osmanlı Devleti, Sırbistan’a ayrıcalık verecektir.
Bükreş Antlaşması ile Osmanlı Devleti ilk defa kendisine bağlı bir ulusa ayrıcalık verdi.
Edirne Antlaşması :
1. Yunanistan bağımsız olacaktır.
2. Eflak ve Boğdan özerkleştirilecektir.
3. Sırbistan Prensliği kurulacaktır.
4. Tuna Irmağının kenarındaki bazı kaleler Rusya’ya verilecektir.
5. Rus ticaret gemileri BoÄŸazlar’dan serbestçe geçecektir.
6. Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaÅŸ tazminatı ödeyecektir.
7. DoÄŸu Anadolu’da bazı kaleler Rusya’ya bırakılacaktır.
Antlaşmanın Önemi :
1. Edirne AntlaÅŸması, Osmanlı Devleti’nin Küçük Kaynarca AntlaÅŸması’ndan sonra imzaladığı en ağır koÅŸullu antlaÅŸmalarından biridir.
2. İlk defa Osmanlı Devleti’ne baÄŸlı bir ulus bağımsızlık kazanmıştır.
3. Rusya, Orta Avrupa ticaretini denetlemeye başlamıştır.
4. Bugünkü Romanya’nın temelleri atılmıştır.
5. Mısır Sorunu’nun baÅŸlamasına neden olmuÅŸtur.
Osmanlı Devleri, bu antlaÅŸmadan sonra Rusya’ya karşı tek başına olamayacağını anladı ve kendi varlığını sürdürmenin Avrupa devletleri arasındaki denge politikasına baÄŸlı olduÄŸunu gördü.
Berlin Antlaşması (13 Temmuz 1878)
1. Sırbistan, KaradaÄŸ ve Romanya’ya bağımsızlık verilecektir.
2. Bulgaristan 3 Bölüme ayrılacak; Makedonya Osmanlı Devleti’ne verilecek, DoÄŸu Trakya özerkleÅŸtirilecek, Bulgaristan PrensliÄŸi kurulacak. Böylece, Rusya’nın Balkanlar’da güçlenmesi ve Balkanlar üzerinden Akdeniz’e inmesi engellendi.
3. Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya verilecek, DoÄŸu Bayezit Osmanlı Devleti’ne kalacaktır.
(Kars, Ardahan ve Batum Brest Litowsk AntlaÅŸmasıile Osmanlı Devleti’ne geri verildi.)
4. Bosna Hersek, Osmanlı Devleti’ne baÄŸlı olacak, Avusturya tarafından yönetilecektir. (1908′de Avusturya, Bosna Hersek’i iÅŸgal etti.)
5. Girit ve Ermenistan’da ıslahat yapılacaktır.
6. Teselya Yunanistan’a bırakılacaktır.
7. Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaÅŸ tazminatı ödeyecektir.
Antlaşmanın önemi :
1. Osmanlılara bağlı pek çok ulus bağımsızlığını kazandı.
2. Osmanlılarda çoküş dönemi başladı.
3. Osmanlı Devleti’nin egemenlik hakları zedelendi.
4. Ermeni sorunu başladı.
5. Rusya’nın Balkanlar’da güçlenmesi ve Akdeniz’e inmesi engellendi.
6. İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı Devleti’ni korumaktan vazgeçtiÄŸi anlaşıldı.
7. Osmanlı-Alman yakınlaşması başladı.
Yunan İsyanı (1820-1829)
Nedenleri :
1. Osmanlı Devleti’nde merkezi otoritenin zayıflaması
2. 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan “ulusçuluk” akımlarının Yunanlılar arasında yayılması.
3. Rönesans ve Hümanizm hareketleri ile Avrupa’da Yunan hayranlığının baÅŸlaması.
4. Rumlar’ın, gemicilik sayesinde Avrupa ile iyi iliÅŸkilere girmesi
5. Rumlar’ın, bağımsızlık amacıyla Etnik-i Eterya Cemiyeti’ni kurması.
Rumlar 1820′de Eflak’ta isyan etti.
1821 yılında Mora Yarımadası’nda isyan çıktı.
Mora isyanı, Mehmet Ali PaÅŸa’nın yardımı ile bastırıldı.
İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı Devleti’nin Yunanistan’a bağımsızlık vermesi için 1827′de Navarin’de Osmanlı donanmasını yaktı.
1829′da Edirne AntlaÅŸması ile Yunanistan bağımsızlığını elde etti.
UYARI : Ulusçuluk akımının etkisiyle Osmanlılardan bağımsızlığını elde eden ilk ulus Yunanlılar (Rumlar) olmuştur.
Etnik-i Eterya Cemiyeti
Bu cemiyet 1814′te Odessa’da ikisi Rum, biri Bulgar üç kiÅŸi tarafından kurulmuÅŸtur. Cemiyetin asıl amacı eski Bizans İmparatorluÄŸu’nu yeniden canlandırmaktı. İstanbul PatriÄŸi ile Rus Çarı’nın da desteklediÄŸi bu derneÄŸin başında Rus Çarı’nın yaveri olan Aleksandr Ipsillanti bulunuyordu. Cemiyet kısa sürede güçlenmiÅŸ, Yunanistan ve İstanbul’da ÅŸubeler açmıştır.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa
1769′da Kavala’da doÄŸdu. 1799′da Fransızlar’ı Mısır’dan çıkarmak üzere gönderilen orduda bayraktar olarak görev aldı. Kısa sürede “başıbozuk alayı” komutanlığına atandı. Mısır’da çıkan Kölemen ayaklanmalarını bastırdı. 1805′te Mısır valiliÄŸine atandı. Mısır’da Avrupalı uzmanların denetiminde kuvvetli bir ordu kurdu. Ayrıca Batı eÄŸitim sistemine dayalı bir eÄŸitim sistemi ve toprak reformunu gerçekleÅŸtirdi. Bu arada İstanbul ile iyi geçinmeye de dikkat etti. Hicaz’da çıkan Vahhabi İsyanı’nı bastırdı. 1820′de Sudan’ı ele geçirdi. 1824′te Mora ayaklanmasının bastırılmasında Osmanlı ordusuna çok yardımı oldu. OÄŸlu için istediÄŸi Suriye valiliÄŸi yerine Girit valiliÄŸi verilince devlete karşı ilk Müslüman isyanı baÅŸlattı. 1841′de Suriye elinden alındıysa da Mısır’da kendi hanedanını kurdu.
Eflak-Boğdan, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek İsyanları (1875-1878)
Nedenleri :
1. 1789 Fransız İhtilali’nin getirdiÄŸi uluşçuluk akımı
2. Rusya’nın Panislavizm politikası.
İlk ayaklanma 1875 yılında Bosna ve Hersek’te meydana geldi.
Aynı yıl Bulgarlar da ayaklandı.
KargaÅŸadan yararlanan Sırplar ve KaradaÄŸlılar da Osmanlı Devleti’ne savaÅŸ ilan etti.
Avrupa devletleri Balkanlardaki barışı saÄŸlama amacıyla İstanbul’da bir konferans düzenledi.
Osmanlı Devleti, Avrupa’nın iç iÅŸlerine karışmasını engellemek amacıyla 1876 yılında Kanun-ı Esasiyi ilan etti.
Osmanlı-Rus Savaşları
1807-1812 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bükreş Antlaşması
Nedeni : 1804 Sırp isyanında Rusya’nın Sırpları kışkırtması ve çıkan isyanı desteklemesi.
Osmanlı Devleti, 1806 tarihinde BoÄŸazlar’ı Rusya’ya karşı kapattı.
1806 tarihinde Rusya Eflak ve BoÄŸdan’ı iÅŸgal etti.
1807 tarihinde de Osmanlı Devleti Rusya’ya savaÅŸ ilan etti.
Fransa’ya güvenerek bu savaÅŸa giren Osmanlı Devleti, Fransa’nın iki yüzlü politikası sonucu 1812′de BükreÅŸ AntlaÅŸması’nı imzalayarak savaÅŸtan çekildi.
1827-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve Edirne Antlaşması
Savaşın Nedenleri :
1. Rusya’nın 1820 tarihindeki Yunan isyanını desteklemesi
2. 1827 yılında da Navarin’de Osmanlı ve Mısır donanmasını yakılması olayına katılması.
1827′de Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaÅŸ ilan etti.
Osmanlı Devleti’nin savaÅŸa hazır olmaması nedeniyle, Rusya, Batı’da Edirne’yi, DoÄŸu’da da Erzurum’u ele geçirdi.
Osmanlı Devleti, 1829 tarihinde Edirne AntlaÅŸması’nı imzalayarak savaÅŸtan çekildi.
Kırım Savaşı (1853) ve Paris Antlaşması
Savaşın Nedenleri :
1. Rusya’nın Akdeniz’e inme emelleri.
2. Rusya’nın, Eflak ve BoÄŸdan’ı iÅŸgal edip, Sinop’ta Osmanlı donanmasını yakması.
1853 yılında İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti ile ittifak yaparak Rusya’ya savaÅŸ ilan etti.
1856′da Kırım’ın Sivastopol ve Malakof ÅŸehirleri ele geçirildi.
1856 yılında Paris Antlaşması imzalandı.
Paris Antlaşması (1856)
Koşulları :
1. Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak, Avrupa Devletler Hukukundan yararlanacaktır. Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından korunacaktır.
2. Karadeniz, tarafsız hale getirilecek, savaş gemisi bulunmayacak, yalnızca ticaret gemileri geçecektir.
3. Rusya ve Osmanlı Devleti, Karadeniz’de savaÅŸ gemisi bulundurmayacaktır.
4. Eflak ve BoÄŸdan’a özerklik verilecek, Avrupa devletleri’nin garantisinde olacaktır.
5. Tuna ırmağında ticaret gemileri serbestçe dolaşacak ve Avrupa Devletleri tarafından denetlenecektir.
6. BoÄŸazlar, 1841 Londra Senedi’ne göre düzenlenecektir.
7. Osmanlı Devleti’nde 1856 Islahat Fermanı izlenecek, ancak iç iÅŸlerine müdahale edilmeyecektir.
Antlaşmanın Önemi :
1. Osmanlıların XIX. yüzyılda kazanan devlet olarak imzaladıkları tek antlaşmadır.
2. Osmanlı Devleti’nin kendi toprak bütünlüğünü koruyamayacağı anlaşıldı.
3. Osmanlı Devleti, bir Avrupa devleti olmanın diyetini Islahat Fermanı ile ödedi.
4. Osmanlı Devleti, savaşı kazanan devlet olmasına rağmen yenik devlet durumuna düşürüldü.
5. Karadeniz tarafsız bir deniz haline getirildi.
6. Rusya’nın Akdeniz’e inmesini engelleyerek İngiltere ve Fransa Akdeniz’de güvenliklerini saÄŸladı.
7. Rusya’nın Balkanlar’da egemenlik kurması engellendi.
8. Rusya, 1774′te imzalanan Küçük Kaynarca AntlaÅŸması ile elde ettiÄŸi haklarını kaybetti, bundan sonra Pan-Slavizm politikasını ortaya attı.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ve Ayastefanos Antlaşması
Nedenleri :
1. Paris Konferansı’nda çıkarları zedelenen Rusya’nın Pan-Slavizm politikasına ağırlık vermesi
2. Rusya’nın Balkan uluslarını Osmanlı’ya karşı ayaklanmaya kışkırtması
Osmanlı Devleti, 1876′da toplanan Berlin, İstanbul ve Londra konferanslarında alınan, kendi aleyhindeki kararları kabul etmedi.
Bunun üzerine 1877′de Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaÅŸ ilan etti.
Ruslar, DoÄŸu’da Kars, Ardahan, Batum ve Erzurum’u, Batı’da da Edirne’yi aldı.
Osmanlı Devleti bütün cephelerde yenilince, 1878′de Ayastefanos (YeÅŸilköy) AntlaÅŸması imzalandı.
UYARI : Ayastefanos AntlaÅŸması, İngiltere ve Avusturya karşı çıktığı için uygulanmadı. İngiltere, Rusya’nın DoÄŸu Akdeniz’de; Avusturya da, Rusya’nın Balkanlar’da güçlenmesini istemediÄŸinden, bu antlaÅŸmaya karşı çıktı.
Ayastefanos Antlaşması (3 Mart 1878) :
1. Sırbistan, KaradaÄŸ ve Romanya’ya bağımsızlık verilecektir.
2. Büyük Bulgaristan Krallığı kurulacaktır.
3. Kars, Ardahan, Batum ve DoÄŸu Bayezıt Rusya’ya bırakılacaktır.
4. Bosna ve Hersek özerkleştirilecektir.
5. Girit ve Ermenistan’da ıslahat yapılacaktır.
6. Teselya, Yunanistan’a bırakılacaktır.
7. Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaÅŸ tazminatı ödeyecektir.
Mısır Sorunu
Mehmet Ali Paşa İsyanı
Kavalalı Mehmet Ali PaÅŸa, Napolyon’un Mısır’ı iÅŸgali sırasında Kahire’ye geldi.
1804 yılında Mısır valiliğine getirildi.
Mısır’da birçok ıslahatlar yaptı.
1821′de Mora’da ortaya çıkan Rum isyanını bastırdı.
Mora valiliÄŸi isteÄŸi reddedilince, Suriye ve Çukurova’ya girerek Kütahya’ya kadar ilerledi.
Bunun üzerine II. Mahmut, Rusya’dan yardım istedi.
UYARI : Osmanlı Devleti, ilk defa kendi valisi ile savaştı. Mısır sorunu bir iç sorunken zamanla uluslar arası bir sorun haline geldi.
1833 yılında Rus donanması İstanbul’a geldi.
1833 yılında Kütahya Antlaşması imzalandı.
Osmanlı Devleti, 1833′de Rusya ile Hünkar İskelesi AntlaÅŸması’nı imzaladı.
Kütahya Antlaşması (1833) :
Koşulları :
1. Mehmet Ali PaÅŸa’ya Girit ValiliÄŸine ek olarak Suriye ValiliÄŸi verilecektir.
2. OÄŸlu İbrahim PaÅŸa’ya Cidde ValiliÄŸine ek olarak Adana ValiliÄŸi verilecektir.
3. Mehmet Ali PaÅŸa, Osmanlı Devleti’ne vergi ödeyecektir.
Hünkar İskelesi Antlaşması (1833)
Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalandı.
Koşulları :
1. Osmanlı İmparatorluğu ve Rusya savaş durumunda birbirlerine yardım edecektir.
2. Osmanlı İmparatorluÄŸu’na saldırı olursa, Rusya asker gönderecek, masrafaları Osmanlı Devleti tarafından karşılanacaktır.
3. Rusya’ya saldırı olursa Osmanlı Devleti BoÄŸazları kapatacaktır.
4. Anlaşma sekiz yıl geçerli olacaktır.
Önemi :
1. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında ittifak kuruldu.
2. Rusya, Karadeniz’de güvenliÄŸini saÄŸladı.
3. Osmanlı Devleti, BoÄŸazlar’daki egemenlik haklarını kendi isteÄŸi doÄŸrultusunda son kez kullandı.
4. Boğazlar sorunu başladı.
Nizip Savaşı (1839)
Kütahya AntlaÅŸması, ne Osmanlı Devleti’ni, ne de Mehmet Ali PaÅŸa’yı memnun etmiÅŸti.
1839 yılında Mehmet Ali PaÅŸa, Osmanlı Devleti’ne ödemesi gereken vergiyi ödemedi.
Mehmet Ali Paşa, aynı yıl bağımsızlığını ilan etti.
1839 yılında Osmanlı ve Mısır orduları Nizip’te karşılaÅŸtı ve Osmanlı ordusu yenildi.
Avrupa ülkeleri, 1840 yılında, Londra’da bir konferans topladı.
Konferans’ta Osmanlı Devleti’nin Mehmet Ali paÅŸa’ya karşı korunması kararı alındı.
1840 yılında Londra Antlaşması imzalandı.
Londra Antlaşması (1840)
1840 yılında Londra’da Osmanlı Devleti, İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya delegeleri bir araya gelerek Mısır Sorununu halletmek üzere bir mukavele imzaladılar. Bu mukaveleye göre:
1. Mısır eyaleti hukuk bakımından Osmanlı Devleti’ne baÄŸlı olmakla beraber, yönetim açısından Mehmet Ali PaÅŸa’ya bırakıldı.
2. Mısır’ın Osmanlı Devleti’ne yılda 80 bin kese altın vermesi kararlaÅŸtırıldı.
3. Suriye, Adana ve Girit Osmanlı Devleti’ne geri verilecek.
Berlin Konferansı’ndan Sonra Osmanlı-Avrupa ve Osmanlı-Balkan İliÅŸkileri
İngiltere’nin Kıbrıs’ı Alışı (1878)
Kıbrıs, 1570 yılında Sokullu devrinde Osmanlı topraklarına katıldı.
Ada, İngiltere tarafından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, güya adayı Rus saldırılarına karşı korumak amacıyla, işgal edildi.
Tunus’un Fransızlar Tarafından İşgali (1881)
Fransızlar, 1830′da Cezayir’i iÅŸgal etti.
Fransızlar, Berlin Konferansı’nda Tunus’a yerleÅŸme arzularını bildirdi.
Fransa, 1881 yılında Tunus’u iÅŸgal etti.
Mısır’ın İngilizler Tarafından İşgali (1882)
Mısır, 1517 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katıldı.
1869′da SüveyÅŸ Kanalı’nın açılması ile Mısır’ın stratejik ve ekonomik önemi iyice arttı.
1881′de Fransızlar’ın Tunus’u iÅŸgali üzerine İngilizler harekete geçti.
İngitere 1882 yılında Mısır’da çıkan isyanı bahane ederek Mısır’ı iÅŸgal etti.
Girit Sorunu ve Osmanlı-Yunan Savaşı (1897)
1878 Berlin AntlaÅŸması’nda Girit’e imtiyaz verilmesine raÄŸmen, adada bulunan Rumlar ile İstanbul arasındaki anlaÅŸmazlıklar devam etti. 1896 yılında Girit’de çıkan isyan sonunda, Yunanistan adaya asker çıkardı. Ertesi yıl Osmanlı-Yunan savaşı baÅŸladı.
1897 yılında Yunanistan ile bir antlaşma imzalandı.
Bu antlaÅŸma ile; Girit’e muhtariyet verilemsi ve Yunanistan krallık soyundan bir prensin Girit’e vali olarak tayin edilmesi kararlaÅŸtırıldı. 1908′de Venizelos, Girit’i Yunan Krallığı adına yönettiÄŸini ilan etti.
Balkan SavaÅŸları sonunda Osmanlı Devleti, Girit’in Yunanistan’a ait olduÄŸunu kabul etti.
DoÄŸu Rumeli ve Bosna-Hersek
1878 Berlin Konferansı ile Bulgaristan üç kısıma ayrıldı.
1885 yılında Filibe’de, DoÄŸu Rumeli’yi, Bulgaristan’a baÄŸlamak amacıyla bir isyan çıktı.
1897′de Bulgaristan Prensi, Osmanlı Devleti tarafından, DoÄŸu Rumeli Valisi olarak kabul edildi.
1908′de (II. MeÅŸrutiyet’in ilan edildiÄŸi sırada) Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti.
Aynı yıl Avusturya Bosna-Hersek’i topraklarına kattığını belirtti.
81 views