ORGAN NAKLİ

Vücutta görev yapamayacak kadar hasta ve hatta bedene zararlı hale organın yenisi ve sağlamı ile değiştirilmesi hale gelen organın yenisi ve sağlamı ile değiştirilmesi düşüncesi çok zamanlardan beri insanların ilgisini çekmiştir. ,

en basit tanımıyla, vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir. Organ nakli, günümüzde bir çok kronik organ hastalıklarında uygulanan , geçerli ve ileri bir tedavi yöntemi olarak edilmektedir. Organ nakillerinde verici kaynağı canlı ve kadavra olarak ikiye ayrılmaktadır. Canlı kişilerden organ alınması, organ veren kişinin yaşamını sokmayacak çift organların birini almak ile mümkündür (böbrek, parça olarak karaciğer ve gibi.) Kadavradan organ alınması için ise vericinin beyin ölümü olmuş ve organlarının kullanılabilir olması için gerekli izinin alınmış olması gerekir. Kadavradan organ alımındaki sorun birçok dünya ülkesinde tartışılan, çözüm yolları araştırılan bir sorundur. Ancak, ülkemizde bu sorun daha da önem taşımaktadır ve transplantasyonun önündeki en önemli engeldir. Avrupa Ülkelerinde organ vericilerinin %80’i kadavra, %20’si canlı kaynaklı iken Türkiye’de tam tersine organ vericilerinin %75‘i canlı, %25’si kadavra kaynaklıdır.Son yıllardaki yapılan organizasyonlar ile ülkemizde kadavra verici oranı azda olsa artmıştır. Kadavra kaynaklı vericilerin kullanılabilmesi için en önemli çözüm yolu organ bağışının yaygınlaştırılmasıdır. ORGAN BAĞIŞI, bir kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir.

Organ bekleyen hastaların sayısının her geçen gün arttığı ülkemizde toplumun organ nakli konusunda bilinçlenmesini sağlamak, bu konuda çalışmalar yapmak zorunlu hale gelmiştir. Ülkemizde Türk Nekroloji Derneğinin 1999 yılı sonu rakamlarına göre sadece böbrek bekleyen hastaların sayısı 23 000 ‘dır. Bugüne kadar çok sayıda hasta organ vericisi bulunamaması nedeniyle kaybedilmiştir.

Kadavradan organ alınabilmesi için tıbbi ölüm (beyin ölümü) olarak adlandırılan ölüm halinin gerçekleşmiş olması gerekir. Kanunca göre, tıbbi ölüm (beyin ölümü) hali; bilimin ülkedeki ulaştığı düzeydeki tüm imkanları, kuralları uygulamak suretiyle bir kardiyolog, bir nörolog, bir nöroşirürjiyen ve bir de anestezi ve re animasyon uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır. Hasta, bu dört kişilik uzmanlar heyeti tarafından değerlendirilerek klinik ve laboratuar tüm incelemeleri tamamlandıktan sonra beyin ölümü kararı alınır. Bu kararı veren heyet, alıcının sürekli hekimi ve organ naklini yapacak ekipten tamamen farklı kişilerden oluşmaktadır. Böyle bir hastanın beyin sapı ölmüştür. Kendi solunumunu yapması mümkün değildir. Ancak marinaya bağlı olarak solunumu sürer ve artık geriye dönüşü yoktur. Bugüne kadar iyileşmiş bir beyin ölümü vakasına rastlanılmamıştır.

Organ alımı ameliyatı, ameliyathane koşullarında, cerrahi ekipler tarafından titizlikle yapılmakta, gizli dikiş ile cilt kapatılarak vericinin vücuduna saygı ile davranılmaktadır. Cenaze işlemlerinin çabuklaştırılması için gerekli tüm çabalar gösterilmektedir. Organ bağışının dini yönden herhangi bir sakıncası bulunmamaktadır.Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 6/3/1980 tarih ve 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Bu kararla; organ bağışı insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak nitelendirilmekte ve “organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur” denilmektedir. Kuran’ı Kerim’de de “Kim bir insana hayat verirse onun sanki bütün insanlara hayat vermişçesine hayat kazanacağı” beyan olunmuştur (Maide Suresi, Ayet 32).

Organ alacak hastalar önce kan ve doku gruplarına göre daha sonrada tıbbi acili yet durumlarına göre belirlenir. Cins, ırk, din, zengin-fakir ayırımı yapılmaz.

18 Yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir. Bağışlanmış olan organın uygunluğu vericinin ölümünden sonra görevliler tarafından araştırılır.

Neden organ nakli?

Bazı hastalıklar bir insanin yaşamsal organlarının (böbrekler, kalp, akciğerler, karaciğer, pankreas veya bağırsaklar) bir veya birkaçının durmasına yani organ yetmezliğine yol açarlar. Eğer organın kendisi veya en azından fonksiyonu dışarıdan sağlanamazsa kişi ölür. Örnegin böbreklerin görevi – vücuttan fazla suyun ve atıkların uzaklaştırılması – renal diyaliz adi verilen bir teknikle sağlanabilir. Bu teknik hayat kurtarıcıdır ama uzun sürer ve diyaliz tedavisi gören bir hastayı tamamen sağlıklı durumda tutmak çoğu kez zordur. Bağırsak yetmezliği durumunda hasta suni besleme yoluyla hayatta tutulabilir ama bu da karmaşık bir tekniktir ve hastanın normal yaşamını oldukça etkiler. Günümüzde kalp, akciğerler veya karaciğerin görevlerini uzun süre yerine getirmenin tatminkar suni bir yolu yoktur.

Ana organlardan birinin yetersizliğinde birçok insan için tercih edilen tedavi organ naklidir. Böbrek, kalp, akciğer ve karaciğer yetmezliği olanlar için organ nakli programları yıllardır iyice yerleşmiştir ve artık çok basarili olmaktadır. Birçok kişi organ naklinden sonra 20 yıl yasamıştır ve artık çoğu en az beş yıl yasamaktadır. Yakın zamanlarda bağırsak ve pankreas nakli de yapılmaya başlanmıştır. Kornea ve kemik gibi dokularin nakli de iyice yerleşmiştir.

Organ nakli ameliyatlarının çoğunda ölmüş insanlardan alınan organlar kullanılır. Ancak sağlıklı insanlar böbreklerinin birini ve nadiren karaciğer, akciğer veya bağırsaklarının bir kısmini kendi sağlıklarını kabul edilemeyecek derecede tehlikeye sokmadan verebilirler.

Kimler organ verebilir?

Geçmişte en iyi nakil sonuçları vericinin dokuları alıcıyla yakın uyum içinde olduğunda sağlanmıştır. Yakın bir akrabanın (ebeveyn, kardeş, anne-bir veya baba-bir kardeş, birinci dereceden kuzen veya yeğen, dayı, hala, amca, teyze) akraba olmayan birine göre daha uyumlu bir verici olması muhtemeldir. Ancak son yıllardaki deneyimler böyle yakın akraba olmayanlardan yapılan nakillerin de çoğu kez ayni derecede basarili olabileceğini göstermiştir.

Günümüzde yakın kişisel ilişkisi olan herkes yani esler, hayat arkadaşları veya çok yakın arkadaşlar muhtemel verici olabilirler.

Nasıl verici olunabilir?

Organlarınızın birini veya bir kısmını hayat arkadaşınıza veya yakın bir arkadaşınıza vermeyi düşünüyorsanız birkaç konudan emin olmanız çok önemlidir:
* Organlarınızın alıcıya uygun olması gerekir.
* Kendi sağlığınız açısından alacağınız risk kabul edilebilir düzeyde olmalıdır.
* Verici olmanız için size maddi veya başka yollarla baskı yapılmamalıdır.

Bu son madde çok önemlidir. İnsanların özgürlüğünün kısıtlanmadığından emin olmak için kanun yakın akraba olmayan herkes arasında gerçekleşecek nakilleri gözden geçirmesini istemektedir.

Unutmayınız ki istediğiniz zaman fikrinizi değiştirmekte tamamen serbestsiniz.

Tıbbi kontroller

Verici olmak isteğinizi yakın ailenizle ve doktorunuzla konuştuktan sonra bir uzmanın uygunluğunuzu değerlendirmesi ve size işlemi açıklaması gerekecektir. Uygun olup olmadığınız bir dizi tıbbi test sonucunda belirlenecektir. İlk elde yapılacak olan testlerin sonucu organınızın alici için uygun olup olmadığının belirlenmesine yardımcı olacaktır. Uygun olmayan bir organla yapılan naklin basarisiz olma olasılığı yüksektir.

Organınız uygun olabilecek gibi görünüyorsa, kendi sağlığınızın da bu işlemden mümkün olduğunca az etkilenecek kadar iyi olması şarttır. Kan ve idrar tahlilleri, kalbiniz ve diğer organlarınızla ilgili testler yapılabilir. Ayrıca, örneğin, söz konusu organa giden kan damarlarının sağlıklı olduğunun kanıtlanması gibi başka özel testlere de gerek olabilir. Vericiye geçebilecek bir hastalığınızın olmaması da önemlidir.

Bağımsız değerlendirme

Alıcıdan sorumlu olmayan ve nakli yapacak ekibin bir üyesi olmayan bağımsız bir değerlendiriciyi görmeniz de istenecektir. Bu kişi olayı anladığınızdan emin olmak zorundadır ve size neden verici olmak istediğiniz gibi sorular sorarak verici olmak için herhangi bir baskı altında bulunmadığınızdan emin olmak isteyecektir. değerlendirici sizi herhangi bir baskıya karsı koruyacak olan bir rapor gönderecektir. değerlendirici, alıcıyla da konuşacaktır.

Riskler nelerdir?

Sizin için
Tüm test sonuçları tatminkâr çikarsa verici olmak için son kararınızı vermeden önce, aldığınız riskleri anlamanız gerekir. Genel olarak vericinin riski düşüktür, ancak verici olmak doktorunuzun açıklayacağı büyük bir ameliyatı gerektirecektir. Muhtemelen hastanede 8 – 10 gün kalmanız gerekecek ve sonra da tamamen iyileşmek için çoğu kez birkaç hafta veya aya ihtiyacınız olacaktır. Küçük veya büyük her ameliyatin az da olsa riski vardır.

Tek bir böbrekle veya daha az akciğer veya bağırsakla tamamen normal bir yasam sürebilirsiniz ve karaciğeriniz de kendisini tamir edecektir. Ancak uzun dönemde ameliyatin kendisiyle ilgili olarak veya örnegin tek kalan böbreginizde bir hastalik ortaya çikarsa sorunlar olusabilir.

Alici için
Tüm nakiller basarili degildir ve bazilarinin islevini yerine getirmeye baslamasi zaman alabilir. Alicinin ameliyatta veya ameliyat sonrası dönemde ölme riski az da olsa vardır. Bu sonuç siz ve alici için en kötü sonuçtur, ama göz önünde bulundurulması gerekir. Neyse ki çoğu canlı nakil basarilidir. Yine de hem alici hem de nakledilen organın iyileşmesi vakit alabilir ve ameliyattan sonra bir süre hastaya diyaliz veya yasam desteği gerekebilir.

Alici ilk dönemi atlattıktan sonra vücudunun yeni organı reddetmemesi için hayati boyunca özel ilaçlar almak zorunda kalacaktır. Bu ilaçların yan etkileri olabilir ve tüm bağışıklık sistemini etkilediklerinden alicinin enfeksiyon kapmasını kolaylaştırabilir, ama alıcıların büyük çoğunluğu tekrar normal yaşamlarına dönebilecektir.

SORULAR…

Organ bağışı benim tıbbi bakımımı etkiler mi?
– Hayır. Organ bağışlayan kişinin organlarının kullanılması ancak o kişiye tıbben yapılacak tüm tedaviler uygulandıktan sonra gündeme gelir.

Organ bağışı dini inançlara aykırı mıdır?
-Kesinlikle hayır. İslam dini de dahil olmak üzere tüm büyük dinlerde organ bağışına aykırı bir durum yoktur. Ayrıca tüm büyük dinler organ ticaretini lanetlemektedir.

Organlarımı bağışlamak için ne yapmalıyım?
-Bir organ bağış kartı alıp yanınızda taşımanız yeterlidir. Organ bağış kartlarını hastanelerden temin edebilirsiniz. Kart temini konusunda daha ayrıntılı bilgi için Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği ( 0 212 635 85 85 ) temasa geçebilirsiniz. Organlarını bağışlayan bir kişinin bu durumdan ailesini önceden haberdar etmesinde yarar vardır.

Ben sadece böbreklerimi bağışlamak, diğer organlarımı bağışlamamak istiyorum, ne yapmalıyım?
-Bağış kartında bunu belirtmeniz yeterlidir.

Organlarımı bağışlamıştım, vazgeçebilir miyim?
-Evet. Bu iş yanınızda taşıdığınız bağış kartını yırtıp atmanız yeterlidir.

Organ bağışı için yaş sınırı var mıdır?
-Hayır. Beyin ölümü gerçekleşmiş 18 yaşından küçüklerin organlarının kullanılması için ebeveynleri izin vermelidir.

Bağışladığım organlarım para ile bir başkasına satılabilir mi?
-Hayır. Türkiye’de bugüne kadar böyle bir olay olmamıştır ve olamaz. Medyaya yansıyan organ ticareti haberleri tek böbreklerini para ile satan insanları anlatmaktadır.