Nükleoproteitlerin ikiye bölünmesiyle meydana fosfatlı asitler için kullanılır. Nükleik asitler, ışığı sağa kıran beyaz, amorf maddelerdir. Özellikle tim ustan çıkarılan  hayvansal nükleik ile bitkisel nükleik şeklinde ayırım yapılabilir. Nükleik asitler amonyakla hidrolize uğrayınca, kendilerini oluşturdukları sanılan daha basit bileşenlerine veya  nükleoproteitlerin’e ayrışır. Nükleotitler pürik pirimidik bir bazın, bir ozun ve fosforik asidin birleşmesinden meydana gelir. mayasından çıkarılan nükleik asit tedavide kullanılır.

Yapısı bakımından molekül zincirli bir polimeri olan nükleik asidin zincir halkaları, pürik veya pirimidik asitlerin bağlandığı glüsit ve fosfat gruplarından meydana gelir. İki tür nükleik asit vardır:

A)  Eski zimonükleik asit: asitlerin her iki türüne hem bitkili, hem de aleminde rastlanır. DNA özellikle hücre çekirdeğini meydana getirir. Oysa RNA hem hücre çekirdeğinde, hem sitoplazmada bulunur. Bu iki asitte glüsitlerin kenetlediği kısımlar aynı değildir.

Bugün nükleik asitlere gösterilen büyük ilgi, bunlar açısından önem taşıdığı içindir. Katılım karakterlerinin nesilden nesle geçmesi ve proteinlerin sentezinde özgüllüğün denetlenmesi DNA, katılım özelliklerini iletir, RNA ise hücre çekirdeğindeki DNA ile proteinleri arasında aracı etken vazifesi görür. Yapılarına yalnız RNA bulunan virüslerde, katılımda rol oynayan bu asittir.

hücreleri nasıl çoğalır?

Çekirdeği bir çevrili olmayıp, sitoplazmaya karışık bulunan organizmaları belirten biyoloji terimi. Ökaryotların karşıtı olan, bakteriler, mavi suyosunları, spiroketler ve riketsiyalar ile mikoplazma organizmalarını içeren prokaryotların, görülmeyen bir süreçle eşeysiz üreyen çok küçük organizmalardır. Hücre zarı dışında hiçbir zarları olmadığı gibi kofulcuklar, mitekondriler, hücre içi ağtabakası ya da ısıl bireşim plastitleri de bulunmaz.

Proteinle birleşmemiş, sitoplazmadan bir zarla ayrılmamış, sıkı bir biçimde yumaklanmış dezoksiribonükleik asitten (DNA) oluşan tek bir kromozon içerirler. Evrim sürecinde ilk ortaya çıkan hücreler oldukları düşünülmektedir.