1896 ATİNA, YUNANİSTAN

Yunanistan Siyasal sorunları ve mali sıkıntıları nedeniyle hükümeti olimpiyatların Atina’da yapılmasına çok geç razı olduğu için, I. Olimpiyat Oyunları’na ancak 13 ülkeden 295 sporcu katılabildi. Programda yalnızca 9 dalı vardı. İlk Olimpiyat şampiyonluğunu, üç adım atlamada birinci gelen ABD’li kazandı. Amerikalılar ayrıca 800 ve 1.500 metre hız koşuları dışında tüm atletizm yarışmalarını kazandılar.
Coubertin, ilkçağdaki Olimpiyatlar’da yer almadığı , MÖ 490’da Atinalılar’ın Persler karşısında Maraton Ovası’nda kazandığı zaferin anısına, Maraton adıyla 40 km’lik bir uzun mesafe mukavemet koşusunu da programa eklemişti. I. Olimpiyat Oyunları’nda bu yarışı Atinalı Spiridon Louis birinci bitirdi. sıklette yapılan güreş karşılaşmalarından bir , tenis karşılaşmalarından ise bir İngiliz 1. çıktı.
Pire Limanı’nda yapılan yüzme yarışlarına deniz suyunu soğuk bulan ABD’ Avustralyalı yüzücüler katılmayınca Macarlar ve Avusturyalılar birincilikleri aldı.

 

1900 PARİS, FRANSA

1896 Olimpiyatları’nın ev sahipliğine çok zor olan Yunanistan, oyunların görkeminden ve maratonda elde ettiği birincilikten etkilenerek bundan böyle Olimpiyatlar’ın sürekli olarak Atina’da yapılmasını istediler. Ama Coubertin oyunların her defasında bir başka kentte düzenlenmesinden yanaydı ve 1900 yılında Fransa’da açılacak Dünya Fuarı dolayısıyla o yılki Olimpiyatlar’ın bu ülkede yapılmasına karar verdi. Parisli bürokratlar ve organizatörler, 1900 Paris Olimpiyat Oyunları’nın bütün Fuar dönemini kapsamasında ısrar edince program uzadı ve darmadağın oldu. Sporcular bir panayır havasında, sirk oyuncuları yarıştılar. Bayanlar kez 1900 Olimpiyatları’nda golf ve çim tenisi dallarında yarıştılar.

1904 St. LOUIS, ABD

1900 Paris Olimpiyatları “kötü” geçmişti; ama 1904 St.Louis Olimpiyatları “korkunç” tanımı bile yetersiz kalır.
Kentin uzaklığı nedeniyle bu Olimpiyatlar’a çok az ülke katılabildi. Organizatörler sporla ilgisi olmayan yarış türlerini bile programa koydular. Katılan 625 sporcudan 533’ü ABD takımı adına yarıştı ve 282 birincilikten 238’ini ABD’liler kazandı.

1908 LONDRA, İNGİLTERE

1908 Olimpiyatları’na ev sahipliği eden İngiltere bu amaçla 500 metrelik bir pisti, sahanın ortasında 100 metre uzunlukta ve 15 metre genişlikte bir yüzme havuzu bulunan 68.000 kişilik modern bir stadyum inşa etti. Bu Olimpiyatlar da 4 aylık bir süreye yayıldı, ama belli başlı spor dallarındaki yarışmalar Temmuz ayı içinde yapıldı.
Olimpiyat Oyunları tarihindeki ilk siyasal içerikli olaylara Londra 1908 Olimpiyatları’nda tanık olundu. ABD ve İsveç bayrakları stadın gönderlerine çekilmedi. ABD kafilesi, açılış töreninde İngiltere kralının önünden geçerken flamalarını indirmedi. Ruslar, Finlandiya topraklarında hak iddia ettikleri için Finlilerin kendi ulusal bayraklarıyla yürümesini protesto ettiler. Amerikalılar, İngiliz hakemlerin taraf tuttuğunu iddia ettiler.
Maraton yarışının sonunda, stadyuma girdikten sonra 5 kez yere düşen ve hakemlerin yardımıyla bitkin bir tarzda yarışı bitiren İtalyan Dorando Pietri önce birinci ilan edildi. Ama kural dışı yardım gördüğü için sonradan yarış dışı bırakıldı, yarışı 2. bitiren ABD’li Johnny Hayes altın madalyayı kazandı. Türkiye’den gelen bir sporcu (Aleko Mulos), Coubertin’in özel davetlisi olarak, ilk kez 1908 Olimpiyatları’nda yarıştı.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin 1907’de aldığı karar doğrultusunda ilk kez 1908 Olimpiyatları’nda ilk 3 sırayı alanlara altın, gümüş ve bronz madalyalar verildi.

1912 Stockholm, İsveç

Çağdaş Olimpiyat Oyunları ilk kez 1912 Stockholm Oyunları’yla “modernleşti.” Hemen tüm spor dallarında o yıl faaliyete geçen uluslararası federasyonlar Stockholm’de alınan derecelerin dünya rekoru kabul edilmesini kararlaştırdı. Stockholm’ün yıldızı Yerli – Beyaz melezi ABD’li sporcu Jim Thorpe oldu. Finli atlet Hannas Kolehmainen de 3 altın madalya kazanarak Finliler’in mesafe koşularındaki hegemonyasını başlattı.
1916 I. Dünya Savaşı

1916’da düzenlenecek VI. Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği için Budapeşte, İskenderiye ve Berlin başvuruda bulunmuştu.
Almanya’nın savaşa hazırlandığı bilindiği için, savaşın önlenebileceği umuduyla ev sahipliği Berlin’e verildi. Ama 1914’te başlayan I. Dünya Savaşı Olimpiyatlar’ın yapılmasını engelledi.
1920 Anvers, Belçika

Savaştan yeni çıkmış Belçikalılar büyük bir kararlılık ve özveriyle başarılı bir Olimpiyat düzenlediler. Anvers’de Olimpiyatlar’a 2 büyük yenilik getirildi. Birbirine geçmiş ve siyah, kırmızı, mavi, yeşil ve sarıdan oluşan 5 halkalı Olimpiyat bayrağı ilk kez göndere çekildi.
Coubertin’in çizdiği ve dünyanın beş kıtasını olduğu kadar, tüm ülkelerin bayraklarındaki bir rengi de temsil eden bu amblem Olimpiyatlar’ın en tanınan ve belirgin sembolü olarak günümüze kadar geldi. Anvers’deki 2. yenilik ise, organizasyonu üstlenecek kentin seçeceği bir sporcunun bütün katılımcılar adına, Olimpiyat kurallarına göre yarışılacağı üzerine and içmesi oldu.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi, savaştan yenik çıkan Avusturya, Macaristan, Almanya ve Türkiye’yi 1920 Oyunları’a çağırmadı.

1924 Paris, Fransa

1924 Paris, Fransa Önce, 1924 Olimpiyatları’nın Amsterdam’da yapılması kararlaştırılmıştı. Ama sonradan, 1894’te Coubertin’in çağdaş Olimpiyat Oyunları önerisinin benimsenmesinin 30. yıldönümü dolayısıyla Paris ev sahibi kent olarak belirlendi. Böylece Paris, çeyrek yüzyıl önce gözden düşen imajını düzeltme fırsatını buldu. 1924 Paris Oyunları’nın tartışılmaz yıldızı, mesafe koşularında 5 altın madalya alan Finli Paavo Nurmi’ydi. Yıllar sonra beyaz perdedeki “Tarzan” rolüyle herkesin tanıyacağı ABD’li Johnny Weissmuller de yüzmede 3 altın madalya ve su topu takımına katkısı dolayısıyla da 1 bronz madalya kazandı. I. Dünya Savaşı’nın mağlupları bu kez Olimpiyatlar’a davet edildiyse de Fransa’yla arasındaki soğukluk nedeniyle Almanya Paris’e kafile göndermedi.
1928 Amsterdam, Hollanda

Coubertin’in 1925’te sağlık nedenleriyle Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin başkanlığından ayrılmasından sonra bayanların yarıştığı Olimpik sporlar dallarının sayısı arttı. 1928 Amsterdam Oyunları’yla bayanlar ilk kez atletizm dalında da yarışmaya başladı. Amsterdam Oyunları’nın açılış töreninde göğe güvercinler uçuruldu, Oyunlar süresince stadyumda bir meşale yandı. Engelliler dahil, 400 metre düz koşu dışında ABD’li atletler hiçbir pist yarışını kazanamadılar. Finli atletler ise 1.500 metrenin üzerindeki mesafe koşularının tümünde ilk üç sırayı alarak bütün madalyaları aldılar. İlk kez bir Kuzey Afrikalı, Cezayir doğumlu Fransız atlet El Ouofi maraton yarışında ve bir Asyalı, Japon atlet Mikio Oda üç adım atlamada şampiyon oldular. Türk sporcuları Olimpiyat Oyunları tarihindeki ilk başarılarını Amsterdam’da elde ettiler. Greko-Romen dalında yarışan güreşçi Tayyar Yalaz 67,5 kiloda dördüncü oldu. Halterde ise 64 kiloda Cemal Erçman toplam 262,5 kilo kaldırarak adını Olimpiyat Oyunları şeref kütüğüne yazdıran ilk Türk halterci oldu.

1932 Los Angeles, ABD

ABD, 1920’den beri özlediği organizasyon başarısına 1932’de ulaştı ve gene Los Angeles’ta bu kez kusursuz bir Olimpiyat düzenledi. Bu Oyunlar’da ilk kez erkek sporcular için bir Olimpiyat Köyü ile 105.000 kişilik bir stadyum yapıldı. Ne var ki bu kez de dünyadaki ekonomik bunalım ve Los Angeles’in uzaklığı nedeniyle katılım az oldu. Pek çok branşta yeni rekorlar kırılırken, Japonlar özellikle yüzmede büyük başarı gösterdiler.

1936 Berlin, Almanya

1936 Olimpiyatları için Berlin 1931’de ev sahibi kent olarak belirlendiğinde, 2 yıl sonra Naziler’in iktidara gelerek ülkedeki Yahudi azınlığı baskı altına alacağını kimse tahmin edememişti. Hitler, çok başarılı bir organizasyonla 1936 Oyunları’nı Nazizmin propagandası için kullandı, Alman sporcular yarışmalarda büyük başarılar elde ettiler.
Ama ABD atletizm takımından, başta 100 metre, 200 metre, uzun atlama ve 4×100 bayrak yarışlarında 4 altın madalya alan Jesse Owens olmak üzere 10 Siyah atlet 7 altın, 3 gümüş ve 3 bronz madalya alarak Hitler’in “üstün ırk” teorisini çürüttüler.
İlk kez 1936’da, Olimpia’da yakılan Olimpiyat Meşalesi yedi ülkeyi kat ederek ve toplam 3.000 sporcu tarafından taşınarak Berlin’deki stadyuma getirildi.
Olimpiyatlar tarihinde bir Türk sporcu ilk kez 1936’da Berlin’de altın madalya kazandı: Greko-Romen güreş dalında Yaşar Erkan 61 kiloda birinci oldu. “Mersinli” lakabıyla tanınan Ahmet Kireççi de 79 kilo serbest güreşte Olimpiyat 3.’lüğünü elde etti.
Berlin Olimpiyatları’nın Kiel’de yapılan yelken yarışlarında ise Harun Ülman ile Behzad Baydar, “Marmara” adlı tekneleriyle katıldıkları “Star Board” sınıfında Kuzey Denizi sularında verdikleri zorlu bir mücadele sonunda 8. oldular.

1940 – 1944 II. Dünya Savaşı

1940 Olimpiyatları’nın ev sahibi kenti olarak 1936’da Tokyo seçilmişti. O dönemde başlayan Çin-Japon savaşı nedeniyle ev sahibi kent Helsinki olarak değiştirildi. Ama 1939’da patlak veren II. Dünya Savaşı ne 1940’ta ne de 1944’te Olimpiyat Oyunları’nın düzenlenmesine izin verdi.
1937’de ölen Coubertin’in kalbi, vasiyeti üzerine Olimpia’da gömüldü.

1948 Londra, İngiltere

Savaşın olanaksız kıldığı 1944 Olimpiyatları için ev sahibi seçilmiş olan Londra bu görevi 1948 Olimpiyatları için yerine getirdi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi, savaş ertesindeki bu ilk Olimpiyat Oyunları’na savaşın mağlupları olan Almanya ve Japonya’yı gene çağırmadı. 1948 Olimpiyatları’nda, iki çocuk annesi olan 30 yaşındaki Hollandalı Fann Blankers Koen 4 altın madalya kazandı.
Çek Emil Zapotek, mesafe koşularında altı yıl boyunca sürecek üstünlüğünü ilk kez bu Oyunlar’da ortaya koydu, 5.000 ve 10.000 metrelerde 1 gümüş ve 1 altın madalya kazandı.
1948 Olimpiyatları’na Türkiye’den katılan sporcular büyük başarı kazandılar. Serbest ve Greko-Romen güreş dallarında aldıkları 6 altın, 4 gümüş ve 1 bronz madalyanın yanı sıra atletizmde de 1 bronz madalya kazandılar.
Olimpiyat Oyunları tarihinde atletizmde madalya kazanan bu ilk ve tek Türk sporcusu, üç adım atlamada “15 m 2,5 cm”lik derecesiyle 3. gelen Ruhi Sarıalp’tı.

1952 Helsinki, Finlandiya

1952’de Helsinki’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’nda Rus sporcular 40 yıldır ilk kez yarıştılar ve büyük başarı gösterdiler.
Çek Emil Zatopek 5.000 ve 10.000 metreler ile maratonda olmak üzere 3 altın madalya kazanırken, eşi de cirit atmada 1. oldu. Türk güreşçiler Helsinki’den 2 altın ve 1 bronz madalyayla döndüler.

1956 Melbourne; Avustralya

1956 Melbourne Olimpiyat Oyunları, Sovyetler Birliği’nin Macaristan’ı işgali ile İngiltere, Fransa ve İsrail’in Mısır’a karşı giriştiği saldırının gölgesi altında kaldı. Bu gelişmeleri protesto etmek amacıyla bazı ülkeler Oyunlar’a katılmadı. Sovyet ve Macar su topçuları arasında maç sırasında çıkan kavgada Rus su topu oyuncularından birinin Macar rakibine kafa atmasıyla havuz kana bulandı. Sovyet takımı maçı yarıda bırakarak havuzdan çıkınca Macarlar’ın ve Yugoslavlar’ın ardından üçüncü oldular. 1956 Olimpiyatları’nda Avustralyalı yüzücüler ABD’li rakiplerinin alışılmış üstünlüğüne son verdiler. Melbourne’da mindere çıkan yeni kuşak Türk güreşçiler 3 altın, 2 gümüş ve 2 bronz madalyayla yurda döndüler.

1960 Roma, İtalya

Roma imparatorunun 16 yüzyıl önce Hıristiyanlığa aykırı olduğu düşüncesiyle bir daha yapılmamak üzere son verdiği Olimpiyat Oyunları bu kez Roma’da papanın takdisiyle açıldı. 1960 Roma Olimpiyatları’nda madalya dağılımında birkaç büyük ülkenin öteden beri gelen tekeli son buldu, çok sayıda başka ülkenin sporcuları da madalya kazanmayı başardılar. İlk kez bir Afrikalı, Etiyopyalı Abebe Bikila kendi ülkesini temsil ederek, çıplak ayakla koştuğu maraton yarışını birincilikle bitirdi. ABD’li Müslüman Siyah sporcu Cassius Clay (Muhammed Ali) bu Olimpiyatlar’da boksta yarı ağır sıklet şampiyonu oldu. Türk güreşçiler de Roma’da 7 altın ve 2 gümüş madalya kazanarak büyük bir başarı elde ettiler.

1964 Tokyo, Japonya

Asya kıtasında düzenlenen ilk Olimpiyatlar olan 1964 Tokyo Oyunları çok başarılı bir organizasyon örneğiydi. Pek çok branşta Olimpiyat ve dünya rekorları kırıldı. Etiyopyalı Bikila bu kez ayakkabıyla koştuğu maraton yarışını gene birincilikle bitirdi. Yeni Zelandalı Peter Snell 800 ve 1.500 metre hız koşularında iki altın madalya kazandı. Türk sporcular da Tokyo’da güreşte 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya aldılar. Greko-Romen’de Kazım Ayvaz ve serbestte İsmail Ogan altın madalya, serbestte Hüseyin Akbaş, Hasan Güngör ve Ahmet Ayık gümüş madalya ve gene serbestte Hamit Kaplan bronz madalya kazandılar.

1968 Mexico City, Meksika

1968 Olimpiyatları’na ev sahipliği eden Mexico City deniz düzeyinden 2.240 m yükseklikte olduğu için özellikle mesafe koşularında atletler oksijen azlığı nedeniyle güçlük çektiler, ama hız koşuları ile atlamalarda dünya rekorları kırıldı. Amerikalı Siyah atlet Lee Evans’ın kırdığı 400 metre rekoru (43 dk 8 sn) ancak 20 yıl sonra yenilenebilecekti. Bob Beamon’un uzun atlamadaki 8.90 m’lik rekoru ise ancak 1991’de kırılabilecekti. 1968 Olimpiyatları’nda Türk güreşçiler iki birincilik elde ederek, bu daldaki son altın madalyalarını kazandılar. Maraton yarışmasında, “2 sa 25 dk 18 sn”lik derecesiyle 76 atlet arasında dördüncü olan Türk atleti İsmail Akçay da Olimpiyat Oyunları şeref kütüğüne adını yazdırmayı başardı. Yürüttüğü ırk ayrımı (apartheid) politikası nedeniyle Güney Afrika Cumhuriyeti 1968 Oyunları’na davet edilmedi.
1972 Münih, Almanya

1972 Olimpiyatları’na Münih’te ev sahipliği eden Almanya 1936’nın “Nazi Olimpiyatları”nın kötü anılarını silmek için büyük çaba harcadı ve bunda da başarılı oldu.
Ama Filistinli teröristlerin Olimpiyat Köyü’nü basarak 11 İsrailli sporcu ve idareciyi öldürmeleri Oyunlar’ı kana buladı.
Münih Oyunları’nda ABD’li yüzücü Mark Spitz’in 7 altın madalya kazanmayı başardı.

1976 Montreal, Kanada

1976 Montreal Oyunları, Afrika ülkelerinin boykotunun gölgesi altında kaldı. Ayrıca planlama hataları nedeniyle organizasyonda aksamalar oldu ve 1976 Olimpiyatları Montreal kenti için 1.000.000.000$ dolayında zararla kapandı. Başlangıçta 300.000.000$ olarak hesaplanan maliyet sonunda 1.400.000.000$’a dayandı. Bunun nedenleri olarak maliyet artışları ve işçi sendikalarının grev tehdidi olarak gösterilmekle birlikte asıl sorun harcamalardaki plansızlıktı. Montreal’de Kübalı atlet Alberto Juantorena 400 ve 800 metrelerde altın madalya kazandı. Finli atlet Lasse Viren 5.000 ve 10.000 metrelerde Münih’de kazandığı birincilikleri yeniledi. Halterde süper ağır sıkletin yenilmez şampiyonu Vassily Alekseyev, Montreal’de de 1 altın madalya kazandı
1980 Moskova, SSCB

Sovyetler Birliği’nin bir yıl önce Afganistan’ı işgal etmesini gerekçe gösteren, ABD ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu çok sayıda Batı ülkesi 1980 Moskova Olimpiyatları’nı boykot etti.
Bu Oyunlar’da pek çok spor dalında yeni şampiyonlar çıktıysa da hakemlerin siyasal nedenlerle taraf tutukları yönündeki iddialar Olimpiyatlar’a gölge düşürdü.
1984 Los Angeles, ABD

1984 Los Angeles Oyunları’nı bu kez Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkeleri (Romanya hariç) güvenlik önlemlerinin yetersizliğini gerekçe göstererek boykot ettiler. Amerikalı Siyah atlet Carl Lewis 100 ve 200 metreler ile uzun atlama ve 4×100 bayrak yarışlarında dört altın madalya kazandı. Los Angeles’te iki Türk boksörü Olimpiyat Şeref Kürsüsü’ne çıkmayı başardı: 51 kiloda Eyüp Can, 58 kiloda Turgut Aykaç bronz madalya kazandılar.
1988 Seul, Güney Kore
Büyük devletlerin başını çektiği art arda iki büyük boykot olayından sonra Olimpiyatlar’a talip olan kentlerin sayısı azalınca Seul 1988 Olimpiyatları’nın ev sahipliğini kolayca kazandı. Olimpiyat Oyunları’na katılan ülke sayısı Seul’da rekor düzeye ulaştı. Ama Oyunlar öncesinde Güney Kore yaygın kitle gösterilerine sahne oldu. Organizasyondaki bazı hatalar ile seyirci ve hakemlerin aşırı biçimde taraf tutmaları da protestolara yol açtı. Seul’de, Erkekler 100 metrede 9,79’luk inanılmaz bir dünya rekoru kıran Kanadalı Ben Johnson ile bazı Doğu Bloku ülkelerine adına yarışan güreşçi ve haltercilerin dopingli çıkmaları büyük yankı uyandırdı. Halterci Naim Süleymanoğlu Olimpiyatlar’da Türkiye adına ilk altın madalyasını 1988 Seul Oyunları’nda aldı. Taekwondo dalında bayanlar 55 kiloda Züleyha Tan ile erkekler 58 kiloda Cengiz Yağız gümüş madalya kazandılar.
1992 Barcelona, İspanya

1992 Barcelona Oyunları’nda katılımcı ülke sayısı 197’ye, sporcu sayısı ise 9.367 gibi rekor bir düzeye ulaştı. Olimpiyatlar’a Amerikan basketbol ligi NBA’i temsilen katılan ve “The Dream Team” olarak adlandırılan Amerikalı basketçilerin de katılımı, 1992’ye bambaşka bir renk, canlılık ve coşku getirdi. “The Dream Team” bu spor dalında ABD’nin üstünlüğünü ortaya koydu. Ama bu Olimpiyatlar’da küçük ülkelerden gelen sporcular da büyük ülkelerden gelenlerin yanında başarılarını kanıtladılar. 1992 Oyunları’nda ev sahibi İspanyollar, ondan önceki bütün Olimpiyatlar’da kazandıkları kadar sayıda madalyayı elde ettiler ve en başarılı ülke oldular. Türkiye’den taekwondo dalında bayanlar 55 kiloda Ayşegül Ergin ile erkekler 64 kiloda Kenan Şimşek gümüş madalya kazandılar. Hülya Şenyurt judoda Olimpiyat üçüncülüğünü elde etti. Naim Süleymanoğlu 1988’den sonra 2. altın madalyasını Barcelona’da kazandı.

1996 Atlanta, ABD

Çok sıcak ve çok nemli bir havaya, ulaşımdaki aksamalara ve haberleşmedeki büyük tıkanıklığa karşın 1996 Atlanta Oyunları katılan ülke ve sporcu sayısı bakımından önceki rekor düzeyleri de geride bıraktı. Atlanta’da hemen her spor dalında yeni rekorlar kırıldı. 200 ve 400 metrelerde erkeklerde ABD’li Michael Johnson, bayanlarda ise Fransız Perc de ikişer birincilik aldılar. Carl Lewis, uzun atlamada art arda 4 Olimpiyat’ta altın madalya kazanan ilk atlet oldu. Bir yıl öncesine değin hemen hiç tanınmayan İrlandalı bayan yüzücü Michel Smith 3 altın madalya kazanınca doping spekülasyonları ortaya atıldı. Futbolda Nijerya, çetin rakipleri Arjantin ve Brezilya’yı aşarak altın madalyaya erişti. Türk okçuları Olimpiyat Oyunları’nda ilk başarılarını Atlanta’da elde ettiler. Bayan okçu Natalya Nasaridze seçmelerde Olimpiyat rekoru kırdı; Türkiye adına yarışan bayan okçular 2, 4.’lükle yurda döndüler. Halterci Naim Süleymanoğlu, Atlanta’da aldığı altın madalyayla, Olimpiyat Oyunları tarihinde 3 kez şampiyonluk elde eden ilk halterci oldu. Atlanta Olimpiyatları’nda halterci Halil Mutlu da altın madalya kazanmayı başardı. Atlanta’da ayrıca ilk kez bir Türk boksörü Olimpiyat finaline çıktı: 75 kiloda Malik Beyleroğlu gümüş madalya kazandı.

2000 Sydney, Avustralya

Uluslararası Olimpiyat komitesi Başkanı Juan Antonio Samaranch’ın “bütün zamanların en iyisi” olarak nitelendirdiği Sydney 2000 Olimpiyat Oyunları’nda toplam 928 madalya 80 ülkenin sporcularına dağıldı.
39’u altın olmak üzere toplam 97 madalya alarak Olimpiyatlar’ı birinci sırada tamamlayan ABD’yi 88 madalyayla Rusya ve 59 madalyayla Çin izledi.
Türkiye ise 2000 Olimpiyatları’nı üç altın ve bir bronz madalyayla 26. sırada tamamladı. Altın madalyaları Greko-Romen güreşte Hamza Yerlikaya, judoda 68 kiloda yarışan Hüseyin Özkan ve halterde koparma, silkme ve toplamda üç dünya rekoru kıran Halil Mutlu kazandı.
Taekwondoda Hamide Bıkçın Tosun 58 kiloda ve serbest güreşte Adem Bereket 76 kiloda Türkiye’ye bronz madalya kazandırdılar.