Bilindiği üzere petrol dünya da oldukça çok tutulan ve onu elinde bulunduran zengin ülke konumunda olduğu bir yakıt türüdür. En çok Ortadoğu da petrol yatakları bulunmaktadır. Petrolün kullanım alanları daha çok arabalar ve yürüyen araçlar da olmaktadır.

Ve petrol ihraç eden ülkeler topluluğu adı verilen 12 ülkeden oluşmaktadır. Bu 12 ülke petrol ihraç edilen ve bilinen rezervlerin çoğunluğunu elinde bulunduran ülkelerdir. Kısacası dünyada ki petrol kaynaklarının temeli bu ülkelerden oluşmaktadır.

12 ülke;

  • Venezuela
  • İran
  • Irak
  • Suudi Arabistan
  • Kuveyt
  • Katar
  • Libya
  • Endonezya
  • Birleşik arap emirlikleri
  • Cezayir
  • Nijerya
  • Ekvador

opec-ulkeleri
OPEC, net petrol ihraç eden ve bilinen dünya petrol rezervlerinin üçte ikisini ellerinde bulunduran 12 ülkenin oluşturduğu bir konfede­rasyondur. 9-14 Eylül 1960 tarihinde Bağdat’ta toplanan konferans sonucunda resmen kurulmuştur. Örgütün merkezi ilk beş yıl Cenova’ da iken 1965’te Viyana’ya taşınmıştır.

opec-ulkeleri

1960’larda başlıca petrol üreticisi ve ihracatçısı ülkelerin kurduğu bu örgütlenme temelde üye ülkelerin petrol politikalarını koordine ve birleştirmek suretiyle hem ihracatçılara güvenli, adil ve istikrarlı bir fiyat sağlamayı; hem ithalatçı ülkelere düzenli ve ekonomik petrol te­min etmeyi; hem de sektöre yatırım yapmış sermaye gruplarının çıkarlarını korumayı amaç edinmişti. Petrol fiyatlarının ve üye ülkelerinin ihracat kotalarının görüşüldüğü bir forum geçmişte çok etkili bir petrol karteli örneği vermiştir. Ancak zamanla gücünü yitirmeye başlamıştır.

opec-kurulusu

Örgütün başlıca organları yılda en az iki kez toplanan üye ülke­lerin üst düzey temsilcilerinden oluşan konferans ve yöneticiler kuru­ludur (board of governors).

Kurucu üyelerin, yeni üyelerin kuruluşa kabul edilmesinde sahip oldukları veto hakkından başka ayrıcalıkları yoktur. Net petrol ihracat­çısı olan ve petrol konusundaki çıkarları OPEC üyeleriyle aynı doğrul­tuda olan ülkeler kuruluşa katılabilirler.
opec-amaclari
OPEC, bir kartel değil, bağımsız petrol üreten ülkeler arasında işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan bir kuruluştur. Petrol fiyatlarını ve üretim miktarlarını belirlemesi açısından kartel özelliği göstermektedir. Ancak uygulamada Örgüt’ün aldığı kararlara uyulmasını fiilen sağlaya­cak bir mekanizma yoktur.

opec-nedir

Örgütün Arap ülkeleri, petrolü Batılı ülkelere karşı bîr silah gibi kullanma istemişlerdi. 1973 sonları ve 1974 başlarında OPEC, petrol fiyatlarında dört kata varan oranlarda zam yaptı. Petrole 2. büyük zam 1979 yılında yapıldı. Bu gelişmeler sonucunda örneğin 1969’da varili 1.84 dolar olan petrolün fiyatı 1980 başlarında piyasada 34 dola­ra yükseldi. Petrol fiyatlarındaki bu aşırı yükselme, ithalatçı durumun­daki ülkelerde büyük dış ödeme açıkları ve dış borç yükü, iç ekonomi­lerde ise şiddetli enflasyonla birlikte işsizlik (stagflasyon) sorunları doğurdu. Diğer yandan petrol ihracatçısı ülkeler büyük dolar rezervle­rine sahip oldular. “Petrodolar” adı verilen bu fonların batılı ülke eko­nomilerinden çekilip OPEC ülkelerinin kasalarına girmesinin. Batılı sa­nayileşmiş ülkelerde büyük bir resesyon doğuracağından endişe edilmisti. Fakat beklenen tehlike gerçekleşmedi. OPEC ülkeleri bu petrodolar fonlarını, büyük ölçüde Batılı sermaye piyasalarına yaptıkla­rı yatırımda ve Batı’dan satın aldıkları malların finansmanında kullandı­lar. Böylece söz konusu fonlar Batılı ülkelerin ekonomilerinden çekil­miş olmadı.

opec-dunya

Zaman içinde kota sınırlarının belirlenmesi konusunda görüş ay­rılıktan ortaya çıktı. Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi bir grup OPEC ül­kesi, sahip oldukları büyük rezervler nedeniyle yüksek fiyatların OPEC dışı petrol üretimini ve alternatif enerji kaynaklarını özendireceğini savunarak aşırı fiyat politikasına karşı çıktılar. İran ve Libya gibi ülke­ler ise sınırlı rezervleri dolayısıyla mümkün olduğu kadar kısa zaman içinde en yüksek geliri elde etmek için yüksek fiyat politikasından ya­na idiler. 1980’lerin başında anlaşmazlık sonucu her ülke kendi politi­kasını izlemeye koyuldu. Böyle bir yaklaşım kuşkusuz OPEC ülkeleri arasındaki birlik ve dayanışmanın ortadan kalkması anlamına geliyor­du. İthalatçı ülkelerde tasarruf sağlayıcı önlemler almaya ve alternatif enerji kaynaklarının kullanımını artırmaya yönelik faaliyetler arttı. İn­giltere ve Hollanda gibi ülkeler zengin Kuzey Deniz’inde zengin yatak­lar keşfettiler. Böylece bir yandan dünya talebinin düşmesi diğer yan­dan OPEC dışı üretiminin artması petrol fiyatlarında düşüşler doğurdu. 1990 yazında Irak’ın Kuveyt’i işgali ile örgüt içi çatlak en üst düzeye çıktı.