Pastel Boya Nedir Nasıl Kullanılır


Pastele Giriş
Pastel resim tekniği, çabuk bozulabilir olmasına rağmen ve her kademedeki çalışanlar arasında çalışma rahatlığından ve kolaylığından dolayı çok tutulan ve sevilen teknik olmuştur. teknik ile yapılan resimler, hava tesirlerinden ve nemden (rutubetten) korunmaya muhtaçtır. Büyük desen ustalarının Müzesi’nde pastel ile portre çalışmaları vardır. Bunlar bugün tazeliklerini korumaktadır. teknik malzemenin renklerinin yumuşaklığı, bilhassa, portre anlatımında çok uygun düşmektedir.
Pastel, bütün konulara tatbik imkanı olan ve iyi neticeler bir resim tekniğidir. Günümüzde, yüksek gösteren çalışmalar bu teknikle maalesef enderdir. Günümüz sanatçıları pastel boyalarını teknikler içinde kullanabilme için diğer tekniklerle karıştırmayı deniyor ve imkanlar buluyorlar. Öyle canlı boyalar kullandılar ki, adeta yağlıboya tesirini yaşatıyorlar.
Şu noktaya kuvvetle inanç beslemeli: İyi bir pastelci olmak için, herhalde desende çok ileri ve marifetli olmak lazımdır. Kiremit kırmızı kalem (conté ) , beyaz ve renkli kağıt üzerine çizilen desenler hakkında bir bilgiye ihtiyaç vardır. Her çeşit kalem teknikleri ile çalışmış olmak, estomp kullanılmasını öğrenmiş olmak, pastel çalışmalarını kolaylaştırıcıdır. İyi bir teknik için, bizden evvel bu malzemeyi hakkıyla kullanmış saygıdeğer artistlerin eserlerini incelememiz ve onlardan çok şey öğrenebileceğimizi bilmem söylemeye lüzum var mıdır? Pastel tekniği alanında; Fransız ressamı Perronneau yaptığı genç kız portreleriyle büyük ün kazandı; de La Tour, , , , , sanatçılar bu türün başlıca ustası sayıldılar.

Pastelin Kökeni, Avantajları ve Özellikleri
Pastel kelimesi dilimize Fransızca’dan geçmiş aslı ise, (İtalyanca hamur manasına gelen pasta kelimesinden gelir) yumuşaklığı anlatır. Yumuşak renkli tebeşire benzer renkli kalemlerle grenli kağıtlar, mürekkeple hazırlanmış fonlar üzerine veya sürtmeyle tüylendirilerek yapılan tirşe derisi üzerine, detramt sürülmüş kanaviçe üzerine vs. yapılır. Her çeşit konu ve çalışma için çok elverişli, diğer teknikler gibi koku yapmayan bir tekniktir. Kolay netice veren ve çabuk resim yapma gibi özellikleri olan bir boyama tekniği malzemesidir. Bu değerli özellikleriyle pastel amatörler, öğrenciler için sevimli, dinlendirici bir çalışma imkanı verir. Çalışma biçimi renkleri ezip toz haline getirip parmağımızı sürterek tatbik edebileceğimiz gibi, kalem gibi kullanıp gene parmağımızla ovarak yapılabilir. Bu güzel tekniğin tek kusuru, saklanmasında göstereceğimiz itina ve titizliği bizden istemesidir. Pastel çalışmalarını çerçevelemek ve onları cam altında her türlü sürtmeden, nemden, hava veya tozdan korumak gerekir. Pastel yağlıboya gibi parlamaz, hiçbir teknik, realiteyi pastel gibi anlatamaz; çünkü renk tonları parlak, diri ve tazedir. En güzel özelliği sanatı için çok kabul sayılan şeffaf ve kadife gibi bir doku tonları göstermesidir. Her türlü mevzu bu teknik için geçerlidir. Güzel manzaralar, büyük şehirler, geniş ve ufka kadar yayılan ovalar, bulutlar, ormanlar, çiçekler, natürmort ve kompozisyonlar bu emsalsiz malzemenin resmedilmeye layık mevzularıdır.
Yağlıboya güçlü ve enerjik çok tesirli bir tekniktir. Suluboya, şeffaf, ince ve zarif oluşuyla hoşa gider. Pastel ise; canlı ve parlak renklerinin kadife dokusuyla gözümüzü ve gönlümüzü büyüler. Işık pırıltılarını pastel kadar ifadeye muktedir hiçbir malzeme yoktur. Genç sanatçıları, bir natürmort teşkilinde gruplandırılan objelerle kompozisyona alıştırmak bakımından çok elverişlidir. Genç artistlerim kompozisyon bilimine yatkın hale gelmek isteklerine en iyi model: birkaç eşya ile kurulan bir natürmortta; nesneler arasındaki gruplanmaları, tezatları ve alakaları tanımak ve görmek için çok pratik kullanılışı ile de ayrıca değer taşır. Sanatçılar kendilerine model olabilecek elemanları kendi zevklerine göre çeşitlendirme seçmede serbesttirler. Natürmort için seçebileceğimiz nesneler kolayca bulunabilirler. Resmi öğrenmekte olanların masum isteklerinde onların masum isteklerinde onları ümitsizliğe düşürmeyen natürmort konuları ve emsalsiz ifade gücüyle pasteldir. Çok kolay bir çalışma tekniği gösteren pastel birkaç tecrübeden sonra yeterli bir alışkanlık kazanılabilir. Çalışmayı bir oturuşta da bitirme şartı da yoktur. Çalışmaya devam edilebilir. Pastel kuru toz halinde olduğundan bunları yağlı maddelere temas ettirmemeliyiz. Hatta elimizle ovarken bile elimizin ter ve nemi pastelin donuklaşmasına ve tazeliğinin kaybolmasına sebep olabilir ama dikkatten başka çaresi de yoktur.

Pastelin Kullanış Şekilleri
İçinde yap ve vernik bulunmayan, katışıksız karışımından dolayı pastel güçlü bir boya türü değildir. Pigment denilen toz halindeki boya maddesi su ve zamkla bağlanarak pastel boya oluşturulmuştur. Bu yüzden pastel çabuk zarar görebilecek özelliktedir. Bu nedenle pastel boyalar ton düzeltmeleri dışında karıştırılmalıdır ve doğrudan kağıda uygulanır. Bu da çok çeşitli boya ile çalışmayı gerektirir. Pastelin amatörler için önemli özelliği, her türlü konuyu anlatıma son derece uygundur; açık havada yapılan çabuk eskizden, atölye çalışmalarına kadar ifade formlarını anlatabilmesi, onun çok değerli bir özelliğidir.
Pastelin değerli karakteri, modern sanat görüşüne de uyan, anlatımcı tarzda kullanmaya yatkındır.
Pastelin canlı tekniği, ressamların temel teknikleri olan suluboya, yağlıboya alışkanlıklarını daha rahat ve serbest kullanmalarına da yardımcıdır. Pastel sayesinde gençler renk ve resim ifade yönlerini, stillerini genişletme, tecrübelerini arttırma imkanı bulurlar. Velhasıl pastel, kullanana sevinç ve heyecan veren çok tatmin edici resim tekniklerinden biri ve başlıcasıdır.
Şunu hiç unutmamalı ki; pratik ve tecrübeyi daima çalışmayla arttırmak bilgimizi bu yollarda aramak başarının şartıdır. Bilgi şarttır ve bilgimiz ölçüsünde yetenek kazanacağımız da unutulmamalıdır. Kim ki istidatlıdır o bilgili olmaya mecburdur. «Çok bilen çok yanılır» derler: Çok bilen çok yanılmaz, çok bilen az yanılır, az hata yapar. Yanlışı azalır. Gayemiz yanlışı azaltmak değil mi?
Bilginin şuuraltına intikali ve şuura doğması bizde sezgi halinde belirir. Devamlı çalışmalarla pratiği ve tecrübeyi arttırmak suretiyle kuvvet ve avantaj elde ederiz. Tabiattan ve hayale doğan şekillerden çalışmaların her safhası faydalıdır.

Kuru Pastel Tekniği
Pastel, yüzyıllardır sanatçılara çok sevilen ve çok kullanılan tekniklerden birisidir. Okullarda da öğrencileri çok memnun eder, resmi sevdiren bir niteliğe sahiptir.
Pastel, diğer teknikler yanında kendine has seçkin bir karaktere sahip asil bir malzemedir. Bazıları bu malzemenin istikrar ve dayanıklılığına inanmaz. Fakat pastel çalışmaları aksine çabuk yıpranır cinsten değildir.
Pastel tonlarının temizliği, tazeliği, yumuşaklığı bu malzemenin en iyi yönüdür. Çalışma anında kağıdı yormamaya, tonları kirletmemeye dikkat sarf etmeli, eskiz çalışırken füzenle yapılan desen bittiği zaman, çizginin ahengini bozan fazla füzeni bir fırçayla desene hafiflik kazandırmak için kaldırmalıdır.
Pastel renkleri tazeliklerini devamlı muhafaza ederler. Pastel renkleri ne sararır, ne solar, ne de kararırlar. Dünyanın her yerindeki sanat galerilerinde saygıdeğer sanatçıların pastel resimleri, inanılmaz ölçüde fiyatlarla satılıyor. Şüphesiz her sanat eserine itina ve ihtimam göstermek lüzumunu söylemek herhalde gereksizdir. Pastel ile çalışılan resimlerde aynı ihtimama muhtaçtır. Hatta herhangi bir kazayla meydana gelebilecek bir zararı pastel resimle yağlıboya ve suluboyaya nispetle düzeltmek daha kolaydır. Pastel resim çarpmalara dayanıklı olduğu gibi, çerçevelemeden önce olabilecek lekeleri de kaldırabilmek kolaydır.

Yumuşak Pastel
Yumuşak Pasteller; temel olarak temizlenmiş tebeşirden meydana gelirler. Tebeşir tozuna çok ince öğütülmüş renk ilave edilir. Bu renklerin bazıları yakın geçmişte endüstrinin bulup geliştirdiği yeni maddelerden yapılmaktadır. Bilhassa «Rembrandt» markalı pastellerin yumuşaklığı kullanmada rahatlık, ferahlık verir. «Rembrandt» pastelinin yumuşaklığı renklerin saflığına da işarettir. “Talens” markalı pastelleri de kullandığımız zaman yekpare ve müsavi renk alanları, ince renk derecelendirmeleri ve karışımlar elde edilir. Bütün yumuşak ve iyi kaliteli pasteller kolayca kırılabilirler, kullanan buna alışmalıdır. Çünkü, pastel maddesi ne kadar yumuşak olursa bundan imal edilen pastel kalemi de o ölçüde kırılabilir olacağı gayet tabiidir.

Sert Pastel
Sert pasteller, genellikle köşeli ve kare kesitli küçük çubuklar olarak imal edilir. Pastel yapımında kullanılan yumuşatıcı maddelerin miktarı azaltılırsa sert pastel hasıl olur. Sert oluşlarıyla da, çizgi oyunları taşıyan grafik resimlerinde daha güzel imkanlar verir. Çubuk halindeki pasteli yatırarak ve hafifçe sürterek çeşitli nüanslar elde edilir.

Pastelin Kullanılması
Pastel en basit ve araçsız resim yapma şeklidir; pastel kalemler doğrudan doğruya kağıt üzerine sürülür, sonra nüanslar elde etmek, renk tonlarının iği dağılımı sağlamak ve genellikle kola ve kil veya sünger taşıyla hazırlanan kağıt üzerindeki görüntüde güzelleştirmek için parmak ucuyla resim üzerinde ince bir çalışmaya girişilir ve bu işlem sayesinde sonuç mükemmelleşir.
Pastel kalemini kutudan çıktığı gibi işaret parmağı (şahadet parmağı) ile başparmak arasında tutularak kullanabiliriz. Usta pastelciler ekseriya pasteli kağıt etiketinden ayırarak kırıp parçalarıyla çalışmaktan hoşlanırlar. Bu tür bir çalışma pasteli daha hür bir biçimde ve stilimiz yönünde çalışmayı mümkün kılar. Bütün pastellere gelince bunları kendi kutularında saklamak daha uygundur. Satın aldığımız pastel kutusu yanında ve onun dışında parça pastelleri yerleştirmek için kutu gözlerine ihtiyacımız olacaktır. Pastelin iki ucundan tahminen 2,5 cm.lik etiketsiz kırarak diğer kısmı asıl kendi kutusunda, kırılan parçalarında kendimizin yapacağı göz göz olan kutuya koymak çalışmada rahatlık verecektir. Eğer pastellerimizin bir “renk kartını” yaparsak istediğimiz rengi kolayca bu kartona göre tanımak mümkün olur: Ressam paleti üzerine dizdiği renklerini nasıl bir dizi serisinde sıralıyorsa, göz göz yaptığımız kutu içerisine de pastel renklerini öylece sıralayıp kolayca tanıyarak süratle kullanabileceğimiz rahatlıkta yerleştirmeliyiz. Ressamlar paletleri üzerindeki renkleri gözü kapalı kullanabilecek kadar tanırlar. Her renk, palet üzerinde yerini ve sırasını her zaman aynen muhafaza eder.
Pastellerin Korunması ve Saklanması
Yumuşak pasteller çok kırılmaya müsaittir. Çalışmak için geziye çıktığımızda dikkat etmek gerekir. Çarpmalar ve kutu içindeki kırılmaları önlemek için, pasteller arasına pamuk veya yün parçası konabilir. Her renkten parçacıkları bir plastik kutu içine koyarak taşımak iyidir. Kutu içine pirinç unu koyup pastel parçalarını bunun içine koyabiliriz. Çalışma yerine vardığımızda bir eleme bezi ile un kısmı bir gazete kağıdı üzerine elenerek, pastellerimiz kırılmadan çalışmaya hazırdır. Atölyede pastel çalışmalarını uygun renkleri yan yana koymak suretiyle ayrı ayrı gözlerde saklıyorduk. Böylece istediğimiz rengi kolayca bulur vakit kazanmış oluruz. Pastellerin uzun bir dayanma süresi vardır, son parçasına kadar kullanılabilir.

Başlangıç İçin Gerekli Malzemeler
1- 15 veya 30 renkli bir pastel kutusu. Az renkle çok şey öğrenilebileceği unutulmamalıdır ve bu tavsiye bütün teknikler için geçerlidir.
2- Füzen için kullanılan gri desen kağıtları veya İngres kağıdı.
3- 33×48 boyutunda düz bir altlık. Bu yarım resim kağıdı için bir altlıktır. Kağıdı altlığa eklemek için lastik bantlar veya başka tutturucular gerekir.
4- Sert tüylü eski bir fırça ve yanlışları düzeltmek için yumuşak bir silgi gereklidir.
5- Ayrıca yumuşak bir kurşunkalem, birkaç parça füzen ve ince uçlu bir keçe kalem, eskizler veya ilk çizgiler için gereklidir. Bu basit ve ucuz malzemeyle pastel tekniğine en iyi şekilde başlanabilir. Bu çalışmalarımız üzerine tek tek aynı boyda kağıt örterek onları desen kartonları içinde dolap veya çekmece gibi bir yerde saklamamız yeterlidir.
Tecrübeli bir pastelci en azından doksan renkli bir pastel kutusuna sahip olmalıdır. İhtiyaç duydukça bu temel takıma yeni renkler de ilave edilebilir. Şahsi pastel takımımız konu çeşidimize ve kullanış metodumuza bağlıdır. Eğer tabiata sadakatla bağlı bir kişiysek, tabiattaki renklere en yakın renk seçimlerini yapabilmek için çok sayıda pastel rengine ihtiyacımız olacaktır. Fakat sürtmeyle karışımlar yaparak bir teknik tercih edersek, bu tarz boyamayı başarmada daha az pastel renkleriyle de muvaffak olunabilir.

Pastel Kağıtları
Pastel için en iyi kağıtlar sert olan kağıtlardır. Parlak kağıtlar iyi neticeli değildir. En çok kullanılan cins füzen için olan ingres kağıdıdır; bu tür kağıtlar çeşitli ağırlık ve nispetlerde, çeşitli renk ve nüanslarda büyük kırtasiye dükkanlarında satılır.
Pastel için çok zaman renkli kağıt kullanılır. Yeni başlayanlar çok açık veya çok koyu renkte kağıt kullanmaktan kaçınmalıdır. Kağıdın rengi çalışacağımız mevzuun karakterine uygun düşmelidir. Bu şekilde kağıdın bazı yerlerini boyamadan bırakabilir, kağıdı da bizim için çalıştırabiliriz. Mesela: Kırmızı veya kahverengi bir kağıt, mehtaplı bir geceyi temsil edeceksek bu halde kağıdımızın rengi koyu mavi- gri olması herhalde daha yakışık alacaktır.
Pastel çalışmasında beyaz kağıdın zorlukları vardır. Eğer beyaz kağıt kullanmak zorunda kalırsak, kağıdın bir bölümünü bir renkle kapayıp bu pastel tabakası üzerine desenimizi çizeriz. Yahut kendimiz de suluboya veya guvaş ile renkli kağıt yaparak üzerine pastel çalışabiliriz.
Pastel çalışmalarında kullanılan kağıdın tekstürü (yapısı) tesiri arttırır. Onun için pastele uygun ve münasip kağıdı elimizle kontrol ederek seçmeliyiz. Eğer kağıdın bütün alanını pastelle kapatırsak, o zaman kağıdın renginin önemi olmayacağı aşikardır. Pastel, parlak kağıtlar hariç hemen hemen her türlü kağıda intibak eder.

Diğer Yardımcı Malzemeler

Şövale (Resim Sehpası)
Kağıt ve pastellerden sonra, pastel için yardımcı bir malzeme de, altlığımızı yerleştirebileceğimiz iyi bir sehpa şarttır. Sehpanın, istenilen her açıya ayarlanılabilenini tercih etmeliyiz. Genel olarak altlık tahtası sehpaya dikey olarak yerleştirilir. Bu şekilde pastel tozları kağıt üzerinde kalmadan yere düşer. Bu tür bir sehpa guvaş ve suluboya çalışmasını da mümkün kılar. Guvaş ve suluboyanın pastel için fon teşkil ettiğini düşünürsek bunun önemi daha iyi anlaşılır.
Kırda çalışabilmek için sehpa taşınabilir olmalıdır. Bu sehpa evde de kullanılabilir. Eğer evde bir çalışma odamız veya bir atölyemiz varsa sabit bir sehpa veya teknik desinatörlerinki gibi yerinden oynamayan bir desen masasına ihtiyacımız olacaktır. Kırda veya atölyemizde çalışırken sehpanın ayakları altına bir gazete kağıdı veya bir kumaş parçası sermeliyiz. Bu şekilde çalıştığımız yerde sehpa altını pastel artıkları ve tozlarıyla kirletmemiş oluruz. Bu, dışarıda kırda çalışırken otlar içine düşebilecek pastel parçacıklarının kaybolmasını da önler.

Desen Altlıkları
Kağıtlarımızın en ve boyuna uygun altlıklara ihtiyacımız olacaktır. Kağıt, altlık üzerine yapıştırıcı bir bant veya bir raptiye çivisi ile tespit edilir. Daima desen kağıdımızla altlık, arasına altlığımız büyüklüğünde bir karton veya bir düz kağıt yerleştirmeyi ihmal etmemeli. Bunu yapmazsak; altlık vazifesi gören tahtanın pürüzleri pastel alanına çıkar ve çok zevksiz bir görünüm hasıl olur.

Dosyalar
Bir pastel ressamının kağıtlarını ve desenlerini saklamak için çeşitli nispetlerde dosyalara ihtiyacı olacaktır. Pastel resimlerini birbirine karşı korumak için aralarına yağ geçirmeyen parşömen kağıdı koymalıdır.

Desen Malzemesi
Kompozisyonlarımızın eskizleri için, elimizin altında bir desen takımı olmalıdır. Yumuşak kömür kalemler, füzenler, çeşitli renkte desen kalemleri, çıkmayan (siyah, beyaz, kahverengi veya hoşumuza giden herhangi bir renk) mürekkep. Desen için zerdova tüylü ince uçlu fırçalara da, ihtiyaç vardır. Bu fırçalar mürekkepli bir çalışmadan sonra sabunla yıkanmalıdır.

Diğer Gerekli Malzemeler
Çeşitli malzemelerle çalışıyorsak guvaş ve suluboya tüplerine de ihtiyacımız olacaktır. (Pastel ile kullanılabilecek malzemeler) Suluboyayı beyaz kağıda, pasteli ise renkli kağıda tatbik etmek uygun olur.

Düzeltmeler
Yanlışları silmek için yumuşak bir silgi şarttır. Silgiyi parmaklarımız arasında yumuşak tutmalıyız. Silgi ve sert tüylü bir fırça sayesinde pastel silinebilir. Ve yeniden istenilen düzeltme yapılabilir.

Pastel Çalışmalarının Düzeltilmesi
Bir pastel tabakasını silmek veya düzeltmek istersek, sert bir fırçayla sürtmek ve çıkan pastel tozunu üfleyerek resimden uzaklaştırmak lazımdır. Pastel tozu kağıt greninden çıkacak fakat, hafif bir leke bırakacaktır. Bu leke kalsın; üzerine süreceğimiz yeni pasteli daha iyi yapıştırabilmede bir alt tabaka olacak ve üzerine süreceğimiz yeni renk ile de kaybolacaktır. Yanlışları düzeltmek kolaydır: (önce fırça ile pasteli çıkarmalı, sonra da üzerine doğru tonu koymalıdır.) Eğer kağıdın rengini görmek istiyorsak lekeyi silgiyle çıkarabiliriz. Bu çok önemli bir tekniktir. Çünkü yeni başlayanların desenleri pastel yığılmalarıyla bozulabilir.
Kağıdın tutabileceği bir pastel miktarı vardır, bu noktaya gelindiğinde kalınlaşmış pastel tabakası üzerine düzeltmeler yapmak lazımdır. En iyisi düzeltilecek kısmı fırçalamalı böylece kağıt gereksiz renk tabakalarından arındırılıp yeniden çizilmeye ve boyanmaya hazır duruma getirilir. Bu teknik, yapacağımız desenlerde düzeltmeleri kolayca yapabilmek için emniyet ve güven verir.

Nüanslar ve Dereceler
Pasteli kullanmasını öğrendikten sonra, bir de unutmayacağımız bir diğer nokta var: Kağıt üzerinde elimizin baskısını ayarlamamız gerekiyor. Bunun için en çok basabileceğimiz bir noktadan başlayarak, gittikçe hafifleyin; dereceli bir çizgi çizmek. Bir de bunun tersini, yani en az basabileceğimiz bir noktadan en çok basabileceğimiz bir noktaya doğru bir çizgi çizerek, bu tür egzersizler yapmalı ve bu neticelerin dikkatle incelenmesi lazımdır. İlerde yapacağımız çeşitli desenlerde çizginin ton farklarının gereğini anlamış olacağız. Değişik tonlu çizgilerin, desenimize katacağı üstün havayı, kalemin spontane hareketleriyle daha çok tanımış olacağız. Çizginin yaşayan ve ikna gücü kendiliğinden gelişen el yapısının, incelen ve kalınlaşan, dolan ve boşalan biçimin egzersizlerini tanımış oluruz.

Tonalitenin Önemi
Bir pastel kalemini bastırarak veya bastırmadan kullandığımızda çıkan sonuç bir renk değişimi değil bir ton değişimidir. Bir de rengin ton değeri var ki, bu, o rengin parlaklık, yani şiddet derecesidir. Renklerin ton değerleri en açıktan en koyuya doğru gider. Tonal değeri görebilmenin en basit yolu, siyah-beyaz bir fotoğrafı günümüzde canlandırmaktır. Açık koyunun çeşitli dereceleri tonal değerin dereceleridir. Renkler, açık veya koyu oluşlarına göre tonal değer olarak pay edilebilirler. En doğru tonaliteyi bulabilmek için, iyi bir görüş muhakemesine sahip olmalıdır. Buna varmak için çok muşahede yapmalı, çizdiğimiz resmin çeşitli bölümlerini akıllıca düşünmelidir.
Mesela; bir manzarada dağların gökyüzünde hangi ölçüde ne kadar nispette daha koyu olduğunu kestirmek lazımdır. Bir başka misal; yola düşen güneş ışığının ufuktan, gökyüzünden daha açık olup olmadığını kestirmek süreceğimiz rengin tonalitesini tanımak bakımından çok önemlidir: Çünkü, resmin çeşitli bölümlerinin ton değerleri renkten daha önemlidir. Konuyu tonalite bakımından görebilmek için ona gözlerimizi kırparak baktığımızda açık-koyu farklarını daha iyi görebiliriz. Aynı metodu çalışmamızı yaptığımız kağıda da uygularsak tonları kağıda daha iyi yerleştirme imkanı buluruz.

Tek Renkli Pastel Çalışmaları
Tonal değerleri renge ait koyuluk ve açıklıkları en iyi şekilde öğrenmenin yolu: 1) Tek renkli çalışmalar yapmaktır. Bu tür bir armoni tekbir renk pastel kullanarak, fakat bu rengi kağıt üzerine fazla veya az bastırarak çok veya az şiddette tonlar elde ederek yapılan çalışmalardır. 2) Bir başka şekilde, açıktan koyuya doğru beş gri pastel kullanılarak seçilen renge uygun renkli bir kağıt ile tatbik edebiliriz. Mesela, bu kağıt koyu yeşil bir kağıt olabilir. Bir başka uygulama da renkli bir tatbikat yapabiliriz.
Bu iki metoda alıştığımız zaman bütün bir deseni yeni başlayanlara tavsiye edebileceğimiz gri serisiyle açıktan koyuya doğru çalışabiliriz. Bu tür çalışmayla her konuyu her türlü renkte füzen kağıdı dediğimiz ingres kağıdı üzerine çalışabileceğimiz şüphe götürmez.
Fakat en kolayı natürmort yapmak için bir grup basit objeyi kompoze etmektir. Konu seçiminde çok hırslı olmamamız gerektir. Bir iki obje yeterlidir. Işığın önden veya arkadan değil de yandan gelmesini ayarlamamız lazımdır. Böylece, bu ışık vaziyetinde konu daha iyi aydınlanacak ve hacimler, koyuluk ve açıklıklar, renkler daha berrak kendilerini hissettirecektir. Konunun boyutlarının aşağı yukarı kağıda aktarılması okullarda çok tatbik edilen bir desen taktiğidir. Konu olarak, bir şişe veya bir elmayı aldıysak kağıt üzerine pastel ile bu objelerin gerçek boyutlarını çizmeli. Bu çalışmaların amacı tonal değerleri iyi değerlendirmek ve pastellerimize hakim olmaktır.
Tonal değer önemlidir, çünkü tonal değer objelerin yapısını, formunu, derinlik ve atmosfer izlenimini, ışık ve gölge oyunlarını aksettirir. Renk ifadelerine ve anlatımlarına geçmeden ton derecelendirmelerine hakim olmalıdır.

Pastel ile Natürmort
Hiç şüphesiz evimizdeki mutfak eşyaları, çiçek, yiyeceklerimiz, bunlara benzer sayısız eşyalar içinden seçtiklerimiz ideal konulardır. Natürmort, her tarz resim tekniği için çok öğretici, her türlü malzemeye en çabuk ve en basit yoldan alışmamızı sağlar. Bilhassa pastelin takdir ettiği imkanları arttırır. Natürmort, ilginç konuları isteğimize göre seçmemizi ve bunları uygun bir ışıkta görmemizi sağlar. Natürmort çalışmalarından çok orijinal resimler elde edilebilir. Ve bize çok cesaret verici tecrübeler kazandırabilir.
Natürmort çalışmalarında ve her türlü çalışmalarda füzen veya (conté kalem) veya da mürekkepli fırçayla desenledikten sonra boyayabiliriz.

Tabiat Karşısında Peyzaj Çalışması ve Önemi
Doğrudan doğruya tabiattan yapılan etütlerin önemi hiçbir zaman küçümsenmemelidir. Çünkü, kendi müşahedemize göre sık sık çizilen peyzajlar, ağaçlar, dağlar hakkında çizgi, valör, renk bakımından çok değerli bilgiler toplarız. Tabiattan çalışmalar; zengin imajlara, hatırlamalara ve kompozisyon tecrübelerimizin artmasına ve atölyemizde tatbik etmemize yardımcı olur. Kısaca atölye çalışmasının zevki ve zenginliği, tabiattan ciddi ve doğru etütlere bağlı olduğunu hiçbir artist hatırdan çıkaramaz. Ben şahsen her zaman tabiatta çalışmaya çok önem verdim. Tabiat kendine yaklaşanlara çok şey vermiştir. Ve onları hiçbir zaman mahçup etmemiştir. Ressamca çok doğru bildiğimiz ve inandığımız her hakikat tabiatta vardır. O hakikatleri taklit edelim. Tabiatın çok sihirli, methe layık, muhteşem ve şanlı olan saklı yönlerini taklit etmek gönlümüzün ışığıdır.

Sanatçı ve Konu Seçimi
Sanatçı, istidanın temel elemanı kendisine uygun düşen ve önce kendini tatmin edici bir icat imkanını kendine bağışlayan konuyu seçmelidir. Sanatçının malzemeyi kullanma kabiliyeti ve renkleri kullanmadaki hassasiyeti ve tecrübesi ne olursa olsun, kompozisyon, eserin daima temelini teşkil eder. Birçok amatörler konu seçiminde ve bu konuya uygun bir kompozisyon çıkarmada daima zorluklarla karşılaşırlar. Hatta bu gençler resim yapmak için hoşlarına gidecek konular arıyorlar halbuki buna hiç lüzum yok. Panoramik ve şairane görünümler yerine; yakın detayı seçelim, alışılmamış şeylerdeki güzelliği keşfetmeye çalışalım. Mesela; ters dönmüş bir demir parmaklık, bir çit duvarı, çamur içinde bir otomobil veya traktör tekerleği izi, paslı eski demir yığınları, veya bir ot karışıklığı, düzgün bir sıra gösteren bir ev dizisinden acaba daha alaka duyacağımız konular değil midir bunlar? 8 x 10 cm boyutunda küçük krokilerden çok yapmak, detay kümelerini çizgi ile düşünmeyip açık ve koyu olarak düşünmemiz gerekmez mi?
Bir karton parçasının ortasına açacağımız dikdörtgen, veya kare b,içiminde muntazam bir delik (vizör) olarak konu seçme vazifesini görebilir : Bu delikten bakarak önümüzde uzanan peyzajın veya bir natürmort’un nasıl kompoze olduğunu görmek mümkündür. Bir fotoğraf makinesinin vizörü de konuyu iyi seçme ve çerçeveleme imkanını bağışlar.

Pastel Peyzajların Kompozisyonu
Eğer gerçek peyzaj herhangi bir elemanının durumunu düzeltmekle desenimizi hafifletiyor, güzelleştiriyorsa, bu seçimi, her konu karşısında daima yapmalı ve birleştirici ve seçici olmalı. Özelikle pastel ile yaptığımız peyzajlarda konumuzu basitleştirip detaylarla uğraşmamalıyız. Desen dengesini daima göz önünde bulundurmalı, desenin bir noktasına detayları ve desenin kuvvet çizgilerini toplayarak dikkati bu noktaya teksif edelim. Başlamadan önce nasıl bir netice almak istediğimize ve alakayı nerede toplayacağımıza karalı olmalı, yani resmimizi tabiata uzun uzun bakarak önce aklımızda yapıp sonra kararlı bir şekilde çalışmaya geçmeli. Tabiatta; nispetler, şekil gruplarının müşterek hareketi, iri parçaların yerleştirilmesi gibi kompozisyon elemanlarıyla girmeli, bunları aramalı. –konumuz karşısında ilk tesiri kağıda çarçabuk desenlemeli-. Renk, ton ve kompozisyon desenlemelerini önceden belirlemezsek işi şansa veya o andaki temayülümüze bırakırsak iyi bir sonuç elde edemeyiz. Ve bilhassa başlamadan önce tabiatın verdiği kompozisyonu küçük bir kağıda veya eskiz defterimize şematik olarak çizmeyi unutmamalıyız. Şemada iri şekillerin yerini tespit etmeli, yüzeyi bölen uzun çizgiler bulmalı: Bu konu verecektir, aklımızdan uydurmayacağız. Ne yapacağımızı bize, biraz kendi içimizi dinlemek suretiyle konu söyleyecektir. Bu küçük şemamız; çalışmamız son buluncaya kadar rehberimiz olacaktır. Çalışmayla meşgul olduğumuz anlarda güneş ve ışıklar yerli yerinde kalmayacak, bir süre sonra gölgeler değişecektir. Bunun için baştan kompozisyonu ve ilk silueti tespit eden bu şemaya ihtiyaç vardır.
Bir Peyzaj Karşısında Çalışma Safhaları
1- Seçtiğimiz nötr renkli bir kağıda mürekkep ve sivri uçlu bir fırça ile desen çizilir. Desen çok detaylı olmalıdır. Bu detaylar gereklidir. Çünkü, herhangi bir peyzaj önünde sarf edeceğimiz zamanı o peyzajı orada bitirmemize yetmeyebilir. Aynı yere bir daha gelemeyeceğimize göre detayların önemi ortaya çıkar. Kompozisyonun kurşunkalemle önce bir kroki defterine eskizi yapılır, sonra üzerinden mürekkepli kalemle geçilebilir. Bu eskiz inceleme eskizidir.
2- Mürekkepli eskiz bittikten sonra manzaranın en hafif tonlu kısımları tespit edilir ve bu açık tonlu kısımlardan boyanmaya başlanır. Yahut tam tersi karanlık parçalardan da başlanabilir.
3- Tabiattan atölyeye dönüşte, tabiatta tuttuğumuz renk tonları gözden geçirilir ve koyu tarafların tatbikine geçilir. Bu safhada en açıktan en koyu bütün tonlardaki renkler resmimizde yer almış vaziyettedir.
4- Bu son kısımda sadeleştirme ve detayları arıtma, parlaklıkları verme, izlenimimizi yaratma safhasıdır. Alaka noktasını (centre d’interret) kaybettirmemek için, detaylardan mümkün mertebe kurtulmalı ve manzarayı detayla doldurmamaya çalışarak; resimde sakin bölgeler bırakılmalıdır.
Diğer Malzemelerle Karıştırılarak Yapılan Pastel Çalışmaları
Pasteli diğer resim malzemeleriyle karıştırıp kullanmanın birçok alaka çekici yönleri vardır. Bunları aramak ve gerçekleştirmek zevklidir. Pastel çeşitli renk ve tonlarda kağıtlarla çalışabilineceği gibi kendimizde suluboya, guvaş veya akrilik sayesinde istediğimiz renkte kağıtları boyayarak renkli kağıt yapabiliriz. Kağıdın su tesiriyle şişmemesi için en az 125 gr. olan iyi tekstürlü (yapılı) kağıt suluboya için kullanılmalıdır. Pastel çalışmasını sevenlerin kendi kağıtlarını kendisinin boyamasında fayda vardır. Çünkü, tek renk bir alan üzerine çizmek yerine, konusuna adapte olmuş ve çeşitli renklerden oluşan bir kağıt kullanılmış olacaktır. Bizim boyadığımız bu fon renklerini pastel çalışırken bazı alanları açık bırakarak daha modern, özel ve zevkli bir netice elde edebiliriz.
Böylece çalışmanın sonunu düşünerek, kağıtları bu neticeye göre boyama üstün bir zevkin ve tecrübenin semeresidir. Bu fon renkleri bizi istenilen gayeye götürmelidir. Fon renkleri bir dominant (hakim) veya renkli bir tema yaratırlar; belli bir tonal değeri yapmayı kolaylaştırırlar; zaman kazanmaya yardımcı olurlar. Şundan emin olmalıyız ki, eğer bu teknikleri denersek, bunların geniş ve zengin imkanlarını fark etmekte gecikmeyeceğiz. Ve kendimiz de hatır ve hayalimize gelen yeni buluş ve imkanları tecrübe edebiliriz.

Pastel ve Suluboya
Su ile karıştırılan, suluboya tekniği ile çalışılan bir resim bize şeffaf bir görüntü verir. Kağıdın önce suluboyaya sonra pastele uygulanacağı düşünülerek; herhalde sağlam sert, iri grenli olması gereklidir. Düz bir alan da olsa, cilalı olmayan bir alandan daha geçerli olacağı aşikardır.
Desene iki yoldan başlanabilir :
1. Yol : Beyaz kağıt üzerine yumuşak kurşunkalem veya füzenle yahut (conte) kalemle başlanabilir. Bu desenimizin üzerine sonra da suluboya çalışması yapacağımızdan çizgileri gözükebilecek hafiflikte çizmelidir. Bu başlangıç deseni mürekkeple de yapılabilir. Mürekkebin siyah, beyaz, kahverengi veya diğer renkleri iyi kalitede olanları kullanılabilir. Eskimiz çizgi olarak bittiği zaman bütün kağıt suluboyayla değişik renklerde birbiriyle dereceli olarak boyanır.
2. Yol : Burada kağıt önce suluboyayla boyandıktan sonra eskiz çizgiyle yapılır. Suluboya, kağıdı tamamen örtmelidir. Renk geçişleri istenilen yerde gerçekleştirilmelidir. Suluboya kuruyunca kompozisyon alınmış şekilde çizilir. Yani; birinci yolda önce desen mürekkeple çizilip sonra suluboyayı tatbik etmiştik. Burada ise; önce renkleri tatbik ederek, sonra mürekkeple desenliyoruz.
Her iki metotta, pastel donuk ve kapatıcı olduğundan kötü dağılmış suluboya renkleri ve desen hataları kesin olarak kapatılıp gözükmezler ve biz suluboya üzerinden pastel ile boyarken; alanları ve desenleri yeni baştan ve kısmen düzelterek kesin biçimde boyarız. Eserimizin büyük kısmı pastel ile örtülmelidir. Öyle ki, çalışmamız bittiğinde biz buna bir pastel çalışması diyelim. Bunun için sulu boya tabakasının çok detaylı boyanması gereksizdir. Çünkü teknik pasteldir. Ve suluboya tabakası alttan çok az ölçüde gözükecektir.
Burada yalnızca görülecek kağıdın greni içine girebilecek suluboyanın pastel ile kaplanmamış kısmıdır. Bu kısımlarda pastel kağıdın rölyef yapan grenlerin girintilerini kapatmamıştır; onun için alttaki suluboya bu noktalarda görülebilecektir.

Pastel ve Guvaş
Suluboya gibi guvaş da şeffaf bir tabaka halinde ince olarak kağıt üzerinde yayılır. Bilindiği guvaşa nazaran suluboyaya daha çok su katılır, az su ile de guvaş yapılabilir; fakat guvaş tabakası bu durumda daha kapatıcı ve donuk olur. Bu guvaş özelliğine dayanarak, guvaşı beyaz kağıtlarda da kullanabiliriz. Kalın Kanson (Canson) kırık renkli beyaz kağıtları kullanmak tavsiye edilebilir. Bu karışık malzemelerle her konu işlenebilir; peyzaj, natürmort, renk etütleri için en uygun konulardır. Portre, daha az elverişlidir. Zamanımız sanatlarındaki son meyiller sanatçılara daha az figüratif, daha geniş hürriyet tanıyan ve dekoratif bir hava getiren nitelikler taşır. Pastel malzemesi de resim dışı tutulamayacağına göre bu modern akımın en geniş imkanlarını kabul eder.

Pastel ile Soyut Kompozisyonlar
Soyut sanatta her şeyin yapılabileceğini sanmayalım. Birkaç kare, dikdörtgen, daireyi bilmekle ve bunun tekrarıyla bir fasit daire içinde kalarak basit ve temelsiz bir düşüncenin boyacısı olabiliriz. Bu alanda başarı elde etmek için çok tecrübeye, düşünmeye ve bilhassa tonlar üzerinde çalışmaya gerek vardır. Önemli olan etrafımızdaki objeleri nasıl gördüğümüzdür. Eğer tabiatı samimi bakışlarla incelersek, onun bütün yönleri ile ne kadar derin ve ilgi çekici olduğunu görebileceğiz. Ve orada çok hayranlık duyacağımız gerçeği, soyut motifler ve kompozisyonlar içinde bulacağız. Varlıkları daha iyi anlamamız için onları daha dikkatle görmemiz ve incelememiz gerekir. Genel olarak yapıları; bir ağaç gövdesi kabuğunun tekstür ve deseni, durgun su üstündeki yağ tabakasının, dönmeleri, kumsaldaki taşlar gibi, tesadüf motifler yanında, bir örümcek ağı, telefon telleri, kelebeklerin akıllara durgunluk veren kanat desenleri ve renkleri düzenli ve emsalsiz soyut tekstür örnekleridir. Bu varlıklara çok yakından baktığımızda, bunların bir tanesinin küçük bir parçasını -küçük şeyleri büyüterek- bir dikdörtgen içinde komposizyon yapmak üzere seçebiliriz.burada büyüteçle bir inceleme hayalimizi genişleten düşünceler verir. Mikroskopla, bir böceğin ayağı, kanadı, hatta küçük bir kaya parçasına baktığımızda ne kadar güzel renklere ve desenlere sahip olduğunu ve ne kadar düzenli kristal yapısından meydana geldiğini büyük bir hayranlıkla görmemiz mümkündür. Fakat tercihlerimizde gözlerimizle gördüklerimiz ili iktifa edelim.
Bu su birikintisi üzerinde yüzen ot yığını, nebatlar, yanan bir odun alevinin çok formlu bir deseni, bir mermer parçasındaki damar desenleri hepsi soyut gerçeklerdir.

Kolaj (Yapıştırma) ve Pastel
Bir fon kağıdı üzerine muhtelif şekillerde kesilip boyanmış veya boyanmış kağıtlardan kesilmiş çeşitli şekillerdeki kağıtlar yapıştırılmak suretiyle bir kompozisyon yapabilir; sonra bu kompozisyonun beğenmediğimiz renkleri üzerinde pastel ile çalışılabilir. Bütün çalışmalarda “centre d’einterret” ihmal edilemez.

Yağlı Pastel Tekniklerine Giriş
Yağlı pastel, kuru pastelden ayrı özellikler taşır. Yağlı pastel aynı zamanımızın sanat estetiğine daha iyi cevap verecek niteliktedir. Kuru pastel ise, yüzyıllardan beri sanatçıların önemli bir ifade tekniği ve malzemesi olmuştur. Kuru pastelin XV. Yüzyıldan beri bilindiği söylenir. Kuru pastel ile en eski desen Jean Fouquet (1420-1480), tarafından yapılmıştır.
Tarih öncesi mağara resimlerinin de, pastele benzer bir maddeyle yapıldığı sanılmaktadır. Son yıllarda, zamanın estetik zevkine uygunluğundan yalpı veya mumlu pastel, çalışmalarda çok sevilmiş ve yayılmıştır. Her iki pastel tekniğinin pratik tarafı, her kademedeki okullarda çocukların, gençlerin ve artistlerin alakasını çekmiştir. Renkli mumla yapılan çalışmalar ise, antik çağlardan beri biliniyordu. Grekler, Romalılar mumlu boyayı resme tatbikte çok ileri gittiler. Bütün resim önceden ısıtılmış sıvı halde bulunan mum ve sıcak demir parçasıyla çizilen desen, sıvı halde olan renkle sıvanıyordu. Erimiş mumu sıvı halde tutabilmek için terebentin ilave edilirdi. Bu da kolaylıkla ve uzun zaman çalışmaya imkan verirdi. Yağlıboyanın suluboyanın benzemediği gibi kuru pastel de, mumlu yahut yağlı pastelin vereceği neticeyi veremez. Bu malzeme ve teknikler kullanılırken, her bir tekniğin kendilerine mahsus karakterleri içinde gözükmelidirler. Her malzemenin hususiyeti göz önünde tutularak çalışılmalı, o malzemeye ait teknik bozulmamalıdır. Mumlu kalemler, artistler tarafından olduğu kadar, her çeşit okulda, desen ve boya çalışmalarında öğrencilerin tatbikat sahasına koyabilecekleri asıl malzemelerdir. Desene mumu kalemlerle başlanıp sonra, yağlı pastel ile devam edilebilir.

Malzeme
Mumlu kalemler, birçok çeşit mumdan ve toz halindeki renklerden yapılır. Kullanılan malzemeleri temizlemek ve lekeleri kaldırmak için benzin veya gaz kullanılabilir.
Yağlı pasteller ise çeşitli mumlardan ve yağlı maddelerden meydana gelir. Suya karşı dayanıklıdırlar. Yağlı pastel renk karışımlarında şüphe yok ki yağlıboya tekniğinin geniş imkanlarını taşımaz. Buna rağmen alaka toplayıcı sürpriz neciceler ortaya koyabilir. İyi bir karışımı elde edebilmek için açık renk üzerine koyu renk sürmeli, çünkü koyu renkler açıkları örterler. Bu usul mumlu kalemler için bir teknik ve yöntemdir. Mumlu kalemler yağlı pastelden daha az kapatıcıdırlar. Mumlu kalemler yalnız renklerin canlılığında değil, diğer renkli kalemlerin kullanma özelliklerine göre, ilkokul öğrencileri için daha iyidir. Fakat, yalnız bu küçük öğrenciler için değil, yetişkinler, amatörler ve hatta sanatçılar, mumlu kalemlerle güzel neticeler elde edebilirler. Yağlı pasteller yumuşak ve kağıda kolay yapışırlar. Pastel çalışmalarını toza ve kirlenmeye karşı özel vernikleriyle muhazafa edebiliriz. Pastel verniği yumuşak bir kumaş bir fırçayla resim üzerine tatbik edilir ve resmin koruyucusudur. Eğer resim mumlu kalemle çalışılmış ise; boyanın kağıda tespiti için yumuşak bir kumaş veya yün parçası kullanılabilir. Bu kumaş parçası resmimizin üzerine sürtüldüğünde renkler, kağıdın grenleri içine yerleşerek, resim sathını daha sağlam ve parlak yapar.
Mumlu kalemler ve yağlı pastel, her zemin üzerine tatbik edilebilir.
Mat, sert, düz kağıt, suluboya kağıdı, gazete kağıdı, halı kağıdı, kristal kağıt, karton, tahta, kontrplak, lifli panolar, sentetik plaklar, plastik çeşitleri, pişmiş toprak, desen kağıdı ve her türlü kumaş üzerine rahatlıkla kullanılabilir.

Renklerin Armonisi
Gam: herhangi bir rengin çeşitli derecelerine denir. Pratik olarak gamı teşkil etmek için resim on beş dereceye bölünen bir kademelendirme arasında kalan tonlar, on beş bir değerinde değişen tonlarla doludur : Birinci ton beyazdan güçlükle ayrılabilir. Pastelde eğer her kademenin on derecesi varsa, birinci derece yani en soluk renk ile on beşinci derece arasında kalan tonlar bir gam teşkil ederler.
Teoride, renklerin gamı sonsuzdur. Çünkü renk, siyahtan beyaza, beyazdan siyaha, yani ışıktan karanlığa, karanlıktan ışığa giderken gam sonsuz derecelerdedir. Buradaki on beş derecelik örnek, derecelerin sonsuzluğu karşısında itibari ve fantezi bir sınırlamadır. Üç temel ve üç tali renk vardır.
Bu renkler açık veya koyudurlar. Üç rengi aynı miktarlarda birbirine karıştıracak olursak kirli bir gri elde ederiz. Portakal, yeşil ve eflatun renklerin miktar eşitliğinde karıştırılması da kirli gri rengi verirler. Gri, elde etmek için renkleri karıştırmak bir rengin tonlarından ayrılmaktır. Pastel, pratik bir malzeme olmasıyla çabuk kaybolabilecek bir anı tespit etmede çok elverişli bir resim malzemesi ve tekniğidir.

Yağlı Pastel Çalışma Teknikleri

1- Yağlı Pastel Klasik Teknik
Kağıt üzerinde hiçbir yardımcı kullanmadan klasik biçimiyle diğer kuru pasteller gibi, yağlı pastel kalemleri kullanılabilir. Bu tarz desen çizmek için olduğu kadar, deseni renklendirmek için de yapılagelen bir boyama metodudur. Burada kağıt olarak, beyaz veya renkli desen kağıtları bildiğimiz gibi çeşitli renklerdedir. Renkli kağıt kullanmayı tercih edersek bu, aynı zamanda iyi fon da olabilir, kağıdın renginden de istifade edebiliriz. Renkli kağıtların bazı küçük alanları boyanmadan kalsa dahi, bunlar kötü durmazlar. Elimizde renkli kağıt yok ise, beyaz desen kağıdını, suluboya veya guvaş ile boyayarak kendimiz renkli bir fon yapabiliriz. Yalnız, boyarken dikkat edeceğimiz nokta, konuda en fazla ve en geniş alanı kaplayan renge göre veya nötr bir renkle boyamak daha uygun düşer. Yağlı pastel rengi aydınlatmak istersek, renk üzerine beyaz sürülür. Fakat aydınlatmak istediğimiz rengi çakı veya jiletle kazıyarak tabakayı inceltmek suretiyle üzerine, tekrar istenen aydınlık ton sürülebilir. Daime koyu rengi açık renk üzerine tatbik etmelidir.

2- Zımpara Kağıdı Üzerine Normal Çalışma
Pastel çalışmalarında zımpara kağıdının özel bir yeri vardır. İnce zımpara kağıdı veya kalın kumlu zımpara kağıdı kullanılabilir. Zımpara kağıdının yapısı ve rengi çalışmaya çok özel bir karakter verebilir.

3- Yağlı Pasteli Kumaş Üzerine Tatbik
Kumaş üzerine yağlı pasteli tatbik etmek istersek önce kumaşı, bir kontrplak veya düzgün bir tahta parçasına raptiye çivisi ile germek lazımdır. Bu şekilde kumaşın büzülmemesi, çalışmayı kolaylaştırır. Yünlü, ipekli, pamuklu, kanaviçe –nakışta kullanılan- gibi kumaş çeşitleri yanında, yağlıboya resim tuvaline de çalışılabilir. Kumaşın kaba veya ince oluşu, çalışmamıza ayrı görünüşler verebilir.

K A Y N A K L A R

BİGALI, Şeref, Resim Sanatı, Kültür Yayınları, Aralık, 1999
PARRAMƠN, José M., Çizim ve Resim Sanatı, Remzi Kitapevi, Çeviren: Gönül Sıpahi ÇAPAN, 3. Basım, Mart, 1996
Grolier İnternational Americana Encyclopedia, Sabah Yayınları, İstanbul, 1996
Meydan Larousse Büyük Lugat ve Ansiklopedi, Sabah Yayınları, İstanbul, 1996

1.302 views

20 Kasım 2009 Saat : 8:47
Okunma 1.302

Bu yazı için 4 yorum yapılmış.

  1. merve diyor ki:

    pastel boyaların başka özellikleri yok mu ya kütlesi uzunluğu falan bana onlar lazım da

  2. hanife diyor ki:

    çooook güzelll

  3. hanife diyor ki:

    çooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkk saaaaaaaaaaağğğğğğğğğğğğğooooooooooooollllllllllllunnnnnnnnnnnnn

  4. yunus & büşra diyor ki:

    çok işime yaradı çok sağolun

Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar