Kişinin, bilinçli ve kasıtlı şekilde sosyal çevresine psikolojik veya fiziki olarak zarar vermeye yönelik davranışda bulunmasına “saldırı” () diyoruz. “Saldırganlık” () ise, kişide, saldırı davranışı göstermeye yönelik olan ve nispeten süreklilik özelliği taşıyan eğilimi anlatır.

Bu tanımda, açısından, üzerinde dikkatle durulması gereken iki önemli nokta, gözümüze çarpar. Birincisi, saldırının hangi amaç ve kasıtla yapıldığıyla ilgilidir. İkinci nokta ise, saldırının yöneldiği hedefdir.

Spor müsabakaları ve rekabetin yaşandığı şartlar, saldırganlık gösterileri için bir oluşturur. Fakat, rakibe zarar veren her davranışı da, saldırganlık olarak nitelendiremeyiz. Spor faaliyetlerindeki saldırganlığın sınırlarını, ilgili spor dalının kurallarıyla yapılan hareketin taşıdığı niyet ve kasıt belirler.

Aynı hareket, değişik spor dallarında farklı şekilde değerlendirilir. Güreşte yapılan bir “elense çekme” haraketini, hentbolde uygulamak mümkün değildir. Bir boks müsabakasında rakibe atılan bir yumruğun başka bir spor dalında tekrarı, cezayı gerektirir. Beden temasının sıklığının artmasıyla birlikte, saldırganlığın görülme ihtimali de artar. Bu bakımdan, spor faaliyetlerini, beden temasına hangi ölçülerde izin verdiklerine göre, üç gruba ayırabiliriz.

Birinci grupta, saldırganlığın sergilenmesine en çok fırsat tanıyan “ bireysel mücadele sporları” (dövüş sporları) yer alır. Yakın beden teması, bu gruba dahil olan boks, güreş, ve tekvando gibi sporların doğasında vardır. Bu yüzden, saldırganlık izlenimini veren hareketler de, en sık olarak bu spor dallarında görülür.

Beden temasına belirli ölçülerde izin veren ve top ile oynanan takım sporları (Futbol, , v.b.g.) ikinci grubun içerisindedir. Voleybol atletizim, tenis, bisiklet ve golf gibi  ikinci grubun ise, böyle bir temas yoktur. Fakat bu durum, bu sporlarda saldırganlığın görülmeyeceği anlamına gelmez. Koşarken kendisini geçen rakibinin formasından çekme, bisiklet yarışında rakibini bisikletten düşürme sporda rastlanabilen durumlardır. Ayrıca, saldırganlığı sadece müsabakayla  da sınırlandırmamak gerekir. Antrenmanda veya müsabaka bittikten sonra da saldırgan davranışlar sergilenebilir.

Bireysel mücadele sporlarının kurallarını bilmeyen bir kişi, boksda rakibin yüzüne vurulan puan alıcı bir yumruğu veya tekvandoda rakibin göğsüne atılan tekmeyi, çok doğal olarak, saldırganlık şeklinde değerlendirir. Gole giden rakibe yapılan faulü de, her defasında, saldırı olarak nitelendirmek doğru olmaz. Hiçbir müdahalede bulunmadan rakibin kazanmasına fırsat vermek spordaki rekabet anlayışıyla ve sporun ruhuyla bağdaşmaz. Müsabaka ve rekabet şartları altında, rakibin kendi amacına ulaşmasını engelleyen ve kurallar içerisinde kalan davranışları, saldırganlıktan ayırdetmek gerekir.

“insandaki yıkıcılığın kökenleri” adlı eserinde Fromm da, saldırganlığı sınıflandırırken kasıt unsurunu ön plana çıkarmıştır. Karşısındakine zarar veren, ama böyle bir amaç taşımayan davranışları da, “kaza niteliğindeki saldırganlık”şeklinde tanımlamış ve bu tür saldırgan davranışların hepsinin bilinçsiz güdülerden kaynaklandığını ileri sürmenin de, çok dogmatik bir yaklaşım olduğfunu ifade etmiştir.

Yukarıdaki açıklamalara dayanarak, bir spor faaliyeti sırısındaki saldırganlığı şöyle tanımlayabiliriz: Bir sporcunun, ilgili spor dalına ait kuralların dışına taşarak, karşısındakine zarar vermek niyet ve kasıdı ile bir davranışda bulunma eğilimini göstermesidir. Sporda saldırganlık davranışları söz, beden ve işaretlerle yapılır.

Acı vermek ve kızdırmak amacıyla rakibe veya hakeme karşı yapılan hakaret veya onlarla alay etme sözlü saldırganlığa örnektir. İşaretlerle saldırganlık yumruk, tenis raketi v.b.g aletlerle rakibi tehdit etmeyi kapsar. Aynı şekilde, birtakım el-kol hareketleriyle veya bakışlarla da bu tür saldırganlık serglilenebilir. Yukarıdaki  iki saldırganlık çeşidine sporun her dalında ve türünde rastlayabiliriz. Bedeni saldırganlık ise, sadece, yakın temasa izin veren takım ve bireysel mücadele sporlarında uygulanır. Çelme takma, tekme veya yumruk atma, spor aletleriyle rakibe vurma gibi

Yöneldiği hedef ve amaçlarına göre de, çeşitli saldırganlık türlerinden söz etmek mümkündür.