Budist tapınakları; daha çok zenginlik, daha çok etkinlik, daha çok para peiindeydi. İş öyle bir noktaya geldi ki özel ordular kurup birbirleri ile savaşacak hale geldiler. Manastırların elindeki vergiden muaf toprak sayısı arttıkça hükümetin vergi geliri azaldı. Bunun sonucunda da merkezi otorite güç kaybetti. Ülkenin merkezi otoritesini sarsan bir başka durum da merkezden uzak kalan Ainu ve Emishi halklarının kuzey toprakları için savaşmasıydı. Kırsallarda yaşayan Japonlar
zamanla savaş sanatında ustalaştı. Japon aristokratlar da bu savaşçıları kendi emrine almaya başladı. Bu savaşçılar aristokrat emrine girip statü sahibi oldu. Bu aristokrat savaşçılarına ilk olarak Bushi denilmekteydi. Zamanla tüm savaşçı sınıfına Samuray denilecekti.

Samuray (侍 yahut (nadiren) buşi 武士), eski Japonya’da asil asker sınıfı için kullanılan bir terimdi. Samuray, eski Japoncada ‘hizmet etmek’ manasına gelen saburau kelimesinden türemiştir.

Savaş, Japon kültüründe önemli bir yer teşkil eder. Ülkenin önemli klanları birbirleriyle bir çok defa karşı karşıya gelmiştir. Japon topraklarının bir tek %20’sinin tarıma elverişli oluşu, toprak kavgasını doğurmuştur. Toprak savaşları da hem dinsel, bununla birlikte fiziksel gelişim ve mücadele yöntemlerini gerektirdiğinden, Samurayların gelişimi de bu olguya dayalıdır.

Samuray Efsanesi japonlar

M.Ö. 660’da Ölümsüz Savaşçı adıyla malum Jimmu Tenno, bir kabilenin başına geçti. Tenno ve kabilesi Yamato bölgesine yerleştiler. Yamato klanı Asya’ya çeşitli seferler düzenledi. Kore ve Çin’in kültürel zenginliklerinden, teknolojilerinden ve savaş sanatlarından etkilendiler. İmparator Keiko, tarihte “Shogun” unvanını taşıyan ilk birey oldu. Bir nevi generallik rütbesi şeklinde de anlaşılabilecek Shogun unvanı, Keiko’nun savaş sanatlarında geldiği üst noktayı da belirliyordu. Onun oğlu Prens Yamato da savaş sanatları mevzusunda çok yetenekliydi. Korkusuz, güçlü, gaslıpek bir genç olarak tanındı ve Samuraylık anlayışında bir örnek teşkil etti.

Samuraylar “buşido” anlayışını temel almıştır. Buşido, “Savaşçının Yolu” anlamına gelir. Buşido felsefesinde korkunun yeri yoktur. Samuray, ölüm korkusunu yenmiş kişidir. Bu, dinginlik kazanmıştırrır ve efendiye sadakat sağlardı.

samuray kılıcı

9.-12. Yüzyıllar içinde samuraylar bir derslik haline geldi. İki adla anılırlardı: Samuray (şövalye), Buşi (savaşçılar). Bu insanların bir kısmı yönetici sınıflara bağlıydılar. Bir kısmı ise para karşılığı savaşırlardı. Samuraylar, feodal derebeylerine (Daimyo) bütünüyle bağlıydılar. Hizmetlerinin karşılığında mevki ve arazi alırlardı. Daimyo’lar, Samurayları daha çok arazi kazanmak ve gücünü arttırmak için kullanırlardı.

Samuraylar, at üstünde, yaya, silahlı, silahsız dövüş konusunda eğitilmişlerdi. Ok da kullanırlardı. Ancak, 13. Yüzyılda Moğol harpları yaşandıktan sonra, Samurayların kılıç kullanımı ağırlık kazandı. Hatta mızrak ve naginata denen ucu kılıç şekilli mızraklar kullanmaya başladılar.

Samurayların iki kılıcı olurdu. Uzun kılıç daito-katana, kısa kılıç shoto-wakizashi’ydi. Ayrıca tanto adında olan bıçaklara sahiptiler. Samuraylar çoğunlukla kılıçlarına isim (mei) verirler ve onların ruhuna inanırlardı. Çift kılıç taşıma ve kullanmaya daisho denirdi.

japon Samuraylar

1605 yılında Japonya’nın gelmiş geçmiş en ünlü samurayı Miyamoto Musaşi, savaşçı yetiştirmek için bir okul açtı. 30 yaşına gelmeden 60’ın üzerinde kılıç dövüşünden galip çıkmayı başaran bu usta, senelerce kendi okulunda dersler verdi. 1615 yılında bir başka tanınmış Samuray, Tokugawa Ieyasu, samuraylık hakkında bir kitap yazdı ve Samurayların barış zamanı yaşam biçimleri mevzusunda çeşitli bilgiler verdi.

Samuray Efsanesi kılıcı katana

Samuray geleneği, 1876 yılında İmparator Meiji tarafınca ortadan kaldırıldı. Kılıç taşıma kanunlarını değiştiren Meiji, Samuraylığı tarihe karıştırdı. Ancak ve ancak imparatorluk ordusunda bazı rütbeli subaylar merasim amaçlı kılıçlar taşırdı. 20 yüzyılda kılıç yeniden serbestleşti ancak askeri kullanım haricinde sportif gelişim için kullanılmaya başlandı. II. Dünya Savaşı’ndan da hatırlanacağı şeklinde tüm rütbeliler, hatta kamikaze pilotları da kılıçlıydı. Bushi öğretisinde, hece olarak geçen shi ibaresinin aynı zamanda ölüm demek olduğunu hatırlatalım. Yani, bir nevi bushidoka ölüm korkusunu yenmiş kişidir.
Samuraylar kimdir nedir
Bu dehemmiyet öncesinde efendisiz kalan samuraylar, kısaca roninler zaman içinde ya isyan ederek öldürüldü veya kılıçlarıyla seppuku/harakiri yaparak intihar ettiler. Bunun en güzel örneği Son Samuray filmidir.

Samuraylar silahlı ve silahsız dövüş için jujutsu savaş sanatını kullanırlardı.

Bir tek spor değil bir bilim dalı Samuraylar, ortaçağ Japonyası’nda savaş sanatını düşmanlarını kısa yoldan ve en etkili şekilde saf dışı bırakma yöntemi olarak kullanıyordu. İç savaşın bitmesiyle Samuraylar insan ruhunun eğitimine yönelik gizli gücün farkına vardılar. Savaş eğitimiyle birlikte akılla bedeni beraber eğitmeye başladılar. Ve böylece Aiki Jutsu ortaya çıktı. 1869’da tüm Japonya’da kullanılmaya başladı. Aikido İlk olarak Japonya’da 1935’li yıllarda Morihei Uyeshiba tarafınca ortaya çıkarılmış, şekillendirilmiş bir müdafa sanatıdır. Günümüzde ise spordan öte bir bilim dalı olarak görülmektedir.