SİNDİRİM ŞEKİLLERİ:

Sindirim kimyasal bir olaydır;

Sindirim, büyük komplex besin maddelerinin hücreler tarafından kullanılabilmesi için basit moleküllere parçalanması olayıdır.Sindirim hidroliz ile olur.Kimyasal bir olay olan hidroli de büyük besin molekülleri su ile reaksiyona girerek daha küçük moleküllere ayrılır. Besinlerin büyük bir kısmı karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerden meydana gelir. Bu farklı yapıdaki büyük moleküller, hidrolizi hızlandıran sindirim enzimleri ile kimyasal reaksiyonlara girerler. Besinler arasında su gibi küçük moleküller, mineraller ve mitaminler de vardır.

   Besinin sindirilmesiyle meydana gelen daha küçük moleküllerden bazıları organizmanın hücreleri tarafından hemen kullanılmayabilir. Bu moleküller daha sonra kullanılmak üzere dokularda depo edilir. Hayvanlarda yedek besinler büyük karbonhidrat molekülleri olan glikojen ile yağlardır. Genellikle bitkiler, yedek besinlerini nişasta şeklinde depo ederler. Nişasta kök, tohum ve meyvelerde bulunur. Yer fıstığı, hindistan cevizi, hint yağı gibi bitkiler yağ moleküllerini tohumlarında depo ederler. Depo edilen yedek besinler hücreler tarafından kullanılabilmeleri için tekrar daha basit maddelere parçalanırlar.

Hücre içi ve hücre dışı sindirim;

   Genel olarak bitkilerin özelleşmiş sindirim organları yoktur. Bununla beraber bitkiler böcekleri yakalar ve onları yaprakları içindeki özel oyuklarda sindirebilirler. Böcek bitkinin yaprakları arasında hapsedildikten sonra, yapraktaki özel oyuklar içine salgılanan enzimlerle sindirilir. Bu olay hücre dışında yer aldığı için hücre dışı sindirimi olarak adlandırılır.

   Bazı yeşil olmayan ilkel bitkiler de hücrenin dışına besini sindiren enzimler çıkarırlar. Ekmek küfü ve akrabaları çürümekte olan bitki ve hayvansal maddeleri sindirirler. Bu küf mantarı besini sindirebilmek için hücrenin dışına difüzyonlar enzimler salgılar ve sonra sindirilen maddeleri hücre içine alır. Çürümekte olan odun küfle örtülür. Bu küf mantarları organik maddelerin çürümesine yardımcı olur. Böyle küf mantarlarının faaliyetleri ile toprak zenginleşir. Diğer küf mantarları sebze ve meyvelerin çürümesine ve bozulmasına sebep olurlar.

   Dış çevre, hücre hayatı için gerekli olan değişik maddeleri kapsar. Hücrenin dışındaki bu maddeler küçük moleküller, büyük molekül grupları şeklinde olabilir.

   Ortamda bulunan küçük moleküller hücreye difüzyonla girer. Örneğin; aminoasitleri, şekerler, mineraller, su ve oksijen hücre içine difüzyonla alınır. Fakat daha büyük moleküller hücreye difüzyonla giremez.

   Bazen hücrenin iç yüzeyi bir küçük boşluk meydana getirmek üzere içeri doğru çöker. Hücrenin çevresindeki sıvının bir kısmı bu oyuk içine girer. Bu sıvıda büyük moleküller bulunabilir. Oyuğun kenarları hücre içinde bir kese meydana getirmek üzere birbirine yaklaşır ve birleşir. Böylece büyük molekülleri kapsayan sıvı hücre içinde kalır ve sitoplazmadan bir zarla ayrılır. Sitoplazmadan bir zarla ayrılmış sıvı dolu böyle bir keseye koful denir. Birçok hücreler pinositoz denen bu olay ile büyük molekülleri içlerine alabilirler.

   Bazı hücreler de çıkardıkları uzantılarla katı besin parçacıklarını içlerine alırlar. Buna fagositoz denir. İnsan kanındaki akyuvarlar da amipin besini sarıp sindirdiği yolla bakterileri çevirir ve yutarlar.

   Terliksi hayvan gibi protistler besinleri almak için özel bir yapıya sahiptirler. Hydra veya sünger gibi basit çok hücreli hayvanların vücut boşluğunu kaplayan hücreler de katı besin parçalarını alırlar.

   Hücre içi tarafından alınan büyük moleküller ve katı parçacıklar enzimlerle sindirilirler. Buna hücre içi sindirimi denir. Hücrede oluşan enzimler, sindirimin yapıldığı besin kofullarına salgılanır. Sonra küçük moleküller kofulun zarından hücrenin sitoplazmasına geçer.

Çok hücreli organizmaların özel sindirim sistemleri;

   Çok hücreli hayvanlarda besin özel borular veya boşluklarda sindirilir. Örneğin; Hydra’nın özel hücreleri, besinin sindirildiği vücut boşluğuna enzimler salgılar. HydraNın vücut boşluğu yalnızca bir açıklık kapsadığı için sindirilemeyen maddeler, aynı açıklıktan dışarı çıkarlar.

   Yassı solucanların sindirim boşlukları daha karışıktır ve bunların da tek bir açıklıkları vardır. Yutak olarak adlandırılan kaslı organ, katı besinleri alır. Besin kollara ayrılarak vücudun her tarafına yayılan sindirim boşluğunda sindirilir.

   Daha büyük hayvanlarda sindirim, iki açıklığı olan sindirim borusu içinde olur. Besinler bu borunun ön ucunda bulunan ağızdan girer, sindirilemeyen maddeler ise arka ucundaki anüsten dışarı çıkar.

   Daha komplex hayvanların sindirim borusu özel görevleri olan farklı bölgelere bölünmüştür. Bu özelleşme hayvanın yediği besin çeşidine dayanır. Örneğin; sümüklü böcekler ve bunların akrabaları, sindirim boruların üst kısmında besinleri küçük parçalara ayıran sert, törpü gibi bir yapıya (radula=dişli dil) sahiptir. Yüksek omurgalılarda ise besini çiğnemek için çene dişler vardır.

   Yassı solucanlarda olduğu gibi yutak ,besinleri nemlendirici bir salgı ile karıştırır ve aşağı doğru iter. Toprak solucanlarının sindirim borusu, besinleri depo eden ve kursak denilen genişlemiş bir bölge kapsar.Kuşlar besinlerini kursaklarında depo edrler. Besin kursaktan kaslı bir organ olan  ve besin parçacıklarınıo daha küçük parçacıklara öğüten katı içine alır. Kuşların yuttuğu kum ve küçük taşları öğütme işine de yardımcı olur.

   Toprak solucanında bağırsak, sindirim enzimlerinin salgılandığı bir bölgedir. Bu enzimler bağırsağın iç yüzünü kaplayan hücreler tarafından salgılanır. Daha komplex hayvanlar, sindirim borusuna sindirim enzimlerini salgılayan ve sindirim bezleri olarak adlandırılan özel organlara sahiptir. Karideste hem sindirim enzimlerini salgılayan hem de besinleri depo eden bir organ vardır. Örümcekte salgı bezleri bağırsağın çevresinde yer alır. Omurgalılarda, enzim salgılama işini pankreas üzerini almıştır. Karaciğer de küçük yağ küreciklerini daha küçük parçalara ayıran kimyasal maddeler salgılar.

   İnce bağırsak, sindirimdan sonra küçük besin moleküllerinin emilmesinde görev alan önemli bir organdır. Genellikle bağırsağın yüzeyi, emme alanını genişletmek amacıyla çok sayıda çıkıntılara sahiptir. Hayvanlarda bağırsak birçok kılcal damarla donatılmıştır. Böylece besin molekülleri kana geçerek vücut hücrelerine taşınır.