İşletmelerin kendine özgü, özel nitelikli amaçları bir kenara bırakılacak olursa, çağımız işletmelerini nitelendiren nitelendirmesi gereken amaçlar, birbiri ile çok sıkı bağlantılı üç kısımda toplanmaktadır. Bunlar; kâr sağlamak, toplumsal fayda sağlamak ve sürekliliktir. Günümüzde işletmelerin, toplumsal fayda sağlamak amacı çerçevesinde sadece tüketici kesimlerinin taleplerine uygun nitelik ve miktarda mal ve üretmeleri; söz konusu mal ve hizmetleri tüketicilerin isteklerine uygun miktar ve yerlerde, onların ödeme güçlerine uygun fiyat ve zamanda sunmaları sonucu oluşacak tüketim ve sağlanacak fayda algılanmamaktadır. yaklaşım, Amerika başta olmak üzere gelişmiş batı toplumlarında modern işletmeciliği aşan ileri bir gelişmeyi de temsil etmektedir. gelişmede sorun, -bireysel da grupsal- tüketici isteklerini sezmede, bunlara hizmette ve tatminde çok başarılı olan bir işletmenin toplum, yakın çevre, işgörenler, hissedarlar gibi ilgili tarafların uzun vadeli çıkarlarına da aynı şekilde vermediğindedir.Uzun vadeli tüketici ve toplum refahını alan bu görüş, “işletmenin sosyal sorumluluğu” anlayışına dayanmaktadır. Uzun dönemde, tüm ilgililerin çıkarına olan bu anlayışta , bir yandan tüketicileri, bir yandan da toplumsal öncelikleri tatmin etmek durumundadır.Örgütsel sosyal sorumluluk, örgütlerin kendi ilgi alanları çerçevesinde sosyal refahın korunması ve geliştirilmesi için zorunlu olduğu faaliyetlerin araştırılmasına işaret eder.Örgütsel sosyal sorumluluk genellikle şirket (işletme) sosyal sorumluluğu olarak ifade edilmektedir. Çünkü, sosyal sorumluluk kavramı genellikle işletmelere atfedilmektedir. Buna, işletmelerin ve diğer örgütlerin sosyal sorumluluklarını, eylemlerinde göz önünde tutma zorunluluğundaki farklılıklar sebep olmaktadır.Sosyal sorumluluklar genel olarak bir işletmenin ekonomik ve yasal koşullara, iş ahlakına, işletme içi çevresindeki kişi ve kurumların beklentilerine uygun bir çalışma stratejisi ve politikası gütmesine, insanları mutlu ve memnun etmesine yöneliktir.İşletmenin ekonomik koşullara uygun davranışları, o ülkenin kendisine işletme için emanet ettiği kaynakları en etkili ve verimli biçimde kullanması, toplumun ihtiyaçlarına uygun miktar ve kalitede üretimde bulunması zorunluluğuna işaret etmektedir. Yasal koşullara uygun davranış göstermesi ise, işletmenin içinde bulunduğu ve faaliyetlerini sürdürdüğü toplumun kanunlarına, kararnamelerine, yönetmeliklerine, örf ve adetleri ile diğer düzenleyici hükümlerine aykırı hareket etmesine ilişkindir. İş ahlâkına gelince, fiyatları makul düzeyde tutma, fırsatçılıktan kaçınma, sahiplere karşı haksız rekabetten ve asılsız reklamlardan sakınma, alacaklılara karşı dürüst davranma ve benzeri konuları kapsamaktadır. İşletmenin içinde çalışan personele terfi, ücretlendirme ve benzeri hususlarda dürüst davranma, kayırım yapmama, çocuklu hanımlar için kreş açma, hastalar için evde çalışma imkanı hazırlama, mahkum ve sakatlara iş olanakları sağlama, çevre halkına eşit istihdam olanakları tanıma gibi hususlar ile işletmenin çevresindeki kişi ve kurumların başta devlete, belediyelere karşı vergi yükümlülüklerini yerine getirme, müşterilerin, satıcıların, çevre halkının, mali destek sağlayan kişi ve kurumların, sendikaların isteklerini, ihtiyaçlarını insan sevgisi ve birlikte yaşama zorunluluğu açısından dikkate alma gibi konuları kapsamaktadır.Dış çevreye açık bir ekonomik ve sosyal sistem olan işletmelerin, toplumdaki değişmelere karşı duyarsız kalmaları mümkün değildir. Aynı zamanda üretim yapabilmek için aldıkları kararların ekonomik etkileri kadar, toplum üzerinde sosyal etkileri de mevcuttur. Diğer bir değişle hem ekonomik hem de sosyal açıdan toplumun refahı üzerinde önemli rol oynarlar. Her organizasyon karar ve eylem sürecini içerir. Eylemlerin toplum üzerindeki etkisinden dolayı, daha planlama aşamasında ivedilikle sosyal sorumluğa önem verilmelidir. Karlı olabilecek faaliyetler için dahi karar alırken, toplumun amaçları ve değerleri dikkate alınmalıdır. İşletmelerin, toplum içinde meydana gelecek değişmelere uyum sağlaması ve sosyal sorumluluk bilinciyle faaliyette bulunması uzun vadeli çıkarları bakımından kendisine sorunsuz ve uzun bir yaşam sağlayacaktır. İşletmeler ancak, toplumun sağlığını baz aldıkları ve çevre kirliliğine karşı duyarlı oldukları ölçüde başarılı işletmeler olarak değerlendirilecektir. Karlı faaliyette bulunmaya “ne olursa olsun” yaklaşımıyla bakan bir işletme, içinde bulunduğu gemiye delik açmak için azami bir gayret gösteriyor demektir.İşletmelerin çevreye olan artan sorumlulukları, çevrecilerin etkinliği, yeşiller hareketi, tüketici hakları, koşulsuz müşteri tatmini, iş hayatında kadınların artan rolü, cinsel taciz konularının hassasiyet kazanması gibi konular onlarca örnekten sadece birkaçıdır.Örneğin Japon hükümetlerinin başarıdaki rolü, sosyal sorumluluk bilincine erişmiş olmalarıyla açıklanabilir. Ülkenin gelişmesi ve kalkınması için temel devlet politikasıyla hareket edilmiş, örneğin; araştırma geliştirmeyi yaygınlaştırmak için, vergi indirimleri uygulanmış, devre dışı kalan sanayilerden çıkartılan işçilere eğitim imkanı sağlanmış, ayrıca, nakil yardımları yapılmış, özellikle de ilk ve orta öğretim seviyesinde yüksek standartlı eğitim hizmeti sağlanmıştır.Yine, Fortune Dergisi tarafından “Amerika’nın En Beğenilen Şirketleri”nden biri ve toplumsal sorumluluk alanında birinci seçilen CA sosyal sorumluluk alanında özellikle çocuklara yönelik projelere öncelik tanımış; kayıp çocukların bulunması amacıyla çalışan ve şimdiye dek pekçok kayıp çocuğun ailelerine kavuşmasını sağlayan National Center for Missing and Exploited Children adlı sivil toplum örgütünün projelerine destek vermiştir. Kayıp çocukların online veritabanını oluşturmak, zamanla büyüyen kayıp çocukların yeni yüz şekillerini elektronik ortamda canlandırarak ipucu sağlamak gibi teknolojik destekler vermektedir.Türkiye’ de de son dönemlerde pek çok sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmalardan özellikle göze çarpan bazılarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

v  Turkcell’ in sponsorluğunda gerçekleştirilen “Çağdaş Türkiye’ nin Çağdaş Kızları” projesi,

v  Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’ nın büyük bir başarıyla sürdürdüğü “Bir Milyon Çocuk Eğitim Kampanyası”,

v  Garanti Bankası’nın sponsorluğunda sürdürülen “Doğal Hayatı Koruma Derneği” projeleri,

v  Cif sponsorluğunda gerçekleştirilen “Topkapı Sarayı Restorasyonu ve Konservasyonu” projesi,

v  Hürriyet Gazetesi ve Profilo Holding’in sponsorluğunda AÇEV’ le ortaklaşa yürütülen “Yetişkin Okuma Yazma Kampanyaları”,

v  Becel’in sponsorluğunda “Kalp Haftası” etkinlikleri, BP’nin sponsorluğunda çocuklara yönelik trafik eğitimi veren “Trafikte Yaşam” projesi

Sosyal sorumluluk projeleri bir şirketin toplumla bütünleşmesine, sosyal ortaklarıyla pozitif ilişkiler geliştirerek yakınlaşmasına fırsat vermektedir. Ayrıca günümüzde salt ticari başarı, bir şirketi değerlendirmek için yeterli kriter değildir. Artık dünyada şirketlerin başarı kriterlerinden biri de sosyal sorumluluk olarak kabul edilmektedir. İçinde bulunduğu topluma katkı sağlayabilen şirketlerin sosyal ortakları nezdindeki itibarı da artmaktadır.Dolayısıyla, sosyal sorumluluk, karar verici durumda olanların, kendi çıkarlarını olduğu kadar toplumun genel çıkarlarını da geliştirecek ve koruyacak eylemlerin yapılmasındaki zorunluluktur.