Saldırının yöneldiği kişi, sosyal ilişki içersinde bulunulan insanlar olabileceği gibi (dışa yönelik saldırganlık), doğrudan sporcunun kendisi de olabilir.

Sporda, dışa yönelik saldırının hedefi rakip oyuncular, antrenör, hakem veya takım arkadaşlarından birisi veya bunların birkaçı birlikte olabilir. Saldırıya yol açan öfke, hiddet ve kızgınlık duygularının kaynakları arasında, seyircilerin de ağırlıklı bir yeri vardır. Bu yüzden, seyircileri yönelik saldırganlığı da unutmamak gerekir. Ayrıca, beden eğitimi öğretmeniyle öğrenciler de, saldırganlık gösterebilir veya saldırıya hedef olabilir.

Dışa yönelik saldırı, amaç ve hedefi arasındaki uyumluluk açısından ikiye ayrılır. Saldırganlığın amacıyla yöneldiği hedef aynı ise, “tepkisel saldırganlıktan” söz edilir. Sporcu, doğrudan rakibine zarar verme niyetiyle harekete geçer, rakibi tarafından yapılan bir faul veya beklenmedik bir yenilgi, onu bu davranışa itebilir.

Spor müsabakaları sırasında daha önemli olan ve çok daha sık rastlanan saldırganlık şekli ise, “araçlı saldırganlıkdır”. Buradaki temel amaç, çok iyi bir derece elde etmek, rakibini geçmek veya yenmek, ülkesini en iyi şekilde temsil etmek, madalya kazanmak veya rekor kırmakk şeklindedir. Bu üst hedefe ulaşmak için saldırganlık, bir araç olarak kullanılır. Müsabakalarda ve zirve sporunda bu tür saldırganlık olaylarına çok sık rastlarız.” Serbest zaman sporu”ile “herkes için spor” faaliyetlerinde ise bu durum, çok ender olarak karşımıza çıkar. Bir yenilginin ardından kaybedilecek ödül veya primin maddi ve manevi değeri ne kadar yüksekse, saldırganlık da o derece çok görülür.

Tepkisel saldırganlık da, iki ayrılır. Birinci grupta, sporcuyu tahrik (Provoke) kişiye yönelik doğrudan bir saldırganlık söz konusudur. , saldırgan bir davranış gösterilmesine sebep olan kişiyle, saldırıya hedef olan aynıdır. İkinci grupta ise saldırı, tahrik eden kişi veya  kişilerin dışındakilere yönelik olarak gerçekleşir. Burada  sporcu, hırsını bir başkasından çıkarır. Hakemin verdiği kararların hatalı olduğunu düşünen bir sporcunun,öfkeyle rakibini yaralaması veya seyirciye kızan antrenörün hısla sporcusunun üzerine yürümesi gibi.

Kendine yönelik saldırganlığın en uç noktası, intihar eylemidir. Spor faaliyetleri sırasında da sporcuların kendilerine zarar verme amacını taşıyan birtakım davranışlar sergilediğini görmek mümkündür. Kritik bir penaltıyı kaçıran bir futbolcunun, hırslanarak kale direğine tekme atması sonucunda yaralanması gibi. Ayrıca, kazanılacağına kesin gözüyle bakılan bir müsabakanının, çıok bariz ve beklenmeyen hatalar yapılarak kaybedilmesi veya çok başarılı bir kalecinin peşpeşe  hatalı goller yemesi gibi durumların temilnde, başka faktörlerin yanında, sporcunun kendisine yönelik saldırganlığı ve kendisini bu şekilde cezalandırma isterği de yatabilir. Kendine yönelik saldırganlık, sporda ender olarak görülür.

Saldırganlığın tanımına göre, eşyalara yönelik zarar verici davranışları, saldırı eyleminin içerisinde değerlendirmek mümkün değildir. Fakat, maçı kaybeden bir tenisçinin, raketini öfkeyle yere vurarak kırması da, saldırganlık davranışını andırır.