Özünde barış, , dostluk, huzur, rahatlama ve olan Spor faaliyetlerinin, özüne aykırı amaçlar için yapılması sonucu, günümüzde, sporun manasına hiçte yakışmayan görüntülerle karşılaşmaktayız.Maalesef bu olumsuz görüntüler, gittikce de çoğalmaktadır. Vardığımız noktada spor, en iyi olma, hep kazanma isteği sonucu; yüksek performans, ekonomik ve siyasal güç, prestij gibi özünde olmayan kavramlarla dolu bir faaliyet olmuştur. Çıkış noktasındaki, oyun, oyalanma, işten uzaklaşma gibi kavramlar ve bu kavramların akla getirdiği manalar düşünülünce, ne kadar da büyük farklılaşma olduğu ortadadır. Bu durum sonucunda amaçlara ulaşma yolunda, sporcunun, seyircinin, yöneticinin önüne çıkan engellemeler de(amaca ulaşmayı engelleyici nedenler) doğuştan gelen veya sonradan öğrenilen saldırganlık davranışlarının ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Bu durumda bence yapılması gereken en öncelikli iş; Spor faaliyetlerinin yapılış amacının, özündeki manaya uygun olmasını sağlamaktır.

Özellikle okullarda küçük yaştan itibaren çocuklara sporun bir kazanma –kaybetme, bir maddi kazanç, bir gençlik  faaliyeti  olmadığı; her yaşta yapılabilen bir mutluluk, bir sevgi faaliyeti olduğu  özellikle öğretilmeli ve çocuklar bu yönde yönlendirilmelidirler.

Boşzaman sporları ve için spor kavramları üzerinde daha önemle durulmalıdır. Profosyonellik kesinlikle desteklenmemelidir. Profosyonellik dar kapsamlı tutularak, amatör bir şekilde sporun yapılmasının yaygınlaştırılmasına çalışılmalıdır.

Spor daki batı felsefesinden kurtulmalı doğunun savunma, rahatlama, kendini anlama, ruhun saflaşması, ruh ve sağlığı gibi amaçlar taşıyan felsefesine yaklaşılmalıdır.

Ülkemizde yeni kendine yer bulan ve büyük gelişme gösteren Spor Psikolojisi alanında çalışan  kişiler, Performans yükseltmeye yönelik çalışmalardan daha çok  Sporcu şiddeti, seyirci terörü, holiganizm gibi spor mutluluğunu  tehdit edici alanlarda çalışmalarını yoğunlaştırmalıdırlar. Eserlerinde değindikleri konuların öncelik ve yoğunluklarını gözden geçirmelidirler.

Büyük bir gelişme gösteren spor basını da; sporun magazininden daha çok bu tür konuların çözümüne ve eğitimine yer ayırmalıdırlar. Bu tür konular üzerinde tartışmalar yaparken de avamca değil bilimadamlarının ve uzmanların katıldığı bilimsel akademik proğramlar yapmalıdırlar.

Spora bakışımızı ve spor yapma  felsefemizi değiştirmediğimiz sürece Spor müsabakalarındaki saldırganlık ve şiddet görüntülerini yok etmemiz mümkün olmayacaktır. Bunun haricinde yapılacak her türlü başarılı çalışma sadece bu görüntülerin azalmasını sağlayabilecektir.

Hele hele şu sıralar gündemde olan  “seyirci polisi” gibi çözümler bu sorunların temelden çözülmesini asla sağlamaya yeterli olmadığı gibi durumun vahameti ni göstermesi açısından da önemlidir.

“Spor;İnsanın doğayla savaşırken kazandığı ana becerileri ve geliştirdiği araçlı, araçsız savaşım yöntemlerini, boşzamanlarındaki artışa bağlı olarak tek tek yada topluca, barışçı biçimde ve benzetim yoluyla, oyun oyalanma ve işten uzaklaşma için kullanmasına dayalı estetik, teknik, fizik, yarışmacı ve toplumsal bir süreçtir”.(Fişek,)