Her sporcunun arzuladığı ve bulunduğu dalda yaşta şampiyonluğa ulaşmak ister. Her ve antrenörün esas amacı şampiyonluk zirvesidir. Bu şerefe nail olmak herkesin doğal hakkıdır. Fakat bu,çocuğun sağlığını olumsuz yönden etkilediği gibi,sportif yıllarını kısaltır ve verim düzeyini istenilen seviye ve tam kapasiteye ulaşamaz. Ulaşıldığı halde bu başarının genelde büyüklerde kısa sürdüğü görülmektedir. Çocuklarda üstün performans beklentileri durumunda çalışmaların itici olduğu ve kişinin sporda doyuma ulaştığı dikkati çekmektedir. İşte,baştan beri söylemek istediğimiz konu da;çocuğun değiik motorik ve koordinatif özelliklerle,yeterince psikolojik,fonksiyonel ve fiziyolojik gelişmeler sağlanmadan özel hareketlere ve tekniklere ağırlık verilerek çocuklarda aşırı yüklenmelerle ihtisaslaşmasına neden olmaktadır. Buda otoritelerine göre,”bilinçsiz bir çalışma türü”olarak nitelendirilir.

 PSİKOSOSYAL VE BİLİŞSEL GELİŞİM KONUSUNDA UYGULAMA İÇİN   UYARI VE ÖNERİLER

Çocuğun gelişimindeki olumlu katkıları nedeniyle başlangıçta ,daha sonraları yarışmalara yönelik uygulamalar önemlidir.

Çocukların dikkatlerini bir konuya yogunlaştırmaları başlangıçta kısa sürelidir.Bu nedenle öğretmen yada antrenör açıklamalardan kaçınmalıdır.10 yaşından sonra bu süre uzamaya başlar. Puberte döneminde öğretimi zihinsel egzersizlerle ( yada zihinsel antrenman ile )desteklenmelidir.

Oyun ve okul çaglarında çocugun bir spor türüne uyum yapmasına sağlamaya calışmaktan çok , spor türlerini çocuğa uygulamak daha doğru olur. Spor etkinliklerine katılmak istemeyen çocuklar zorlanmamalıdr. Ancak eğitsel koşullar, ilgi çekici ortamlar yaratılarak,çocuk spor etkinliklerine özendirilmelidir. Okul öncesi ve birinci(erken)okul döneminde yaratıcılığa, daha sonraları giderek artan şekilde performansa prim veren bir değerlendirme yolu seçilmelidir.

Kişilik gelişiminde önemli bir yeri olan güven duygusunu kazandırmak için sporsal etkinliklerde çocuğun sergileyeceği her tür başarının ödüllendirilmesi kullanılabilir. Bu amaçla okul dönemi sonuna kadar yapılan spor organizasyonlarında katılanlara katılım belgesi bir çoğuna da bir gerekçe gösterilerek ödüller verilmelidir. Birinci ergenlik çağı sonuna kadar (formel operasyonel dönem)bilişsel ve hareket (motor) öğretiminde tüme varım yöntemi daha anlamlı olur.

HAREKET(Motor Gelişim)

Bilindiği gibi insanın hareketleri; istem dışı refleks ve bilinçli reaksiyonlar  olmak üzere iki bölümde yer alır. Başlangıçtaki refleksler ( emme,yutma,tonik boyun refleksleri,moro refleksi ve yakalama refleksi gibi)büyüme ve gelişmeye baglı olarak bilinçli hareketlere dönüşür. Beyin altı yaşında yetişkinlikteki büyüklüğnün %90 -%95 değerine erişir.Bu dokusal gelişimin özellikle bilinçli hareket etmede , kas içi ve kaslar içi kordinasyonda çok önemli işlevi vardır. Okul öncesi dönemde motor becerilerin gelişmesinde sosyallesmenin etkileri görülmeye başlar.Bu sürede atlama dikey sıçrama ve surat koşularında cinsiyet farkının erkekler lehine ortaya çıktığını görüyoruz. Buna  karşılık kızlar oyunlarında daha çok ip atlama ve seksek oynadıkları için koordinasyonu ve dengeyi gerektiren becerilerde erkeklerde daha üstündürler. Daha sonraki yıllarda cinsiyet farkı daha belirgin şekilde ortaya çokar.Bu dönemde yapılan testler erkeklerin kızlardan daha hızlı koştuklarını,daha kuvvetli atış ve atlama yapabildiklerini ,bazı denge becerilerinde daha stabil olduklarıı ortaya koymaktadır.

Motor performanstaki ilerleme bu devrenin başlangıcında ve sonlarında hızlı olarak ortaya çıkmaktadır,bu yaşlar 8-11 ve 11-13 yaşlardır.Çocuklar benzer formdaki hareketleri öğrenirken buz pateni,kayak,bisiklet ve değişik oyunları öğrenebilir.Bu devre; özel

performans ve becerilerini öğrenilmesi için en iyi devrayi oluşturur. Özellikle süratli ve ayrobik esaslı temel dayanıklılık, koordinasyon çalişmalarının yer aldığı devrede fiziki performans yüksek bir artış hızı göstermektedir. Motorik öğrenme yeteneği de bu gelişme devresinde yüksek düzeye ulaşır.

Basit hareket formlarını göstermek ve açıklamadan sonra birkaç tekrarla öğrenebilir, düzeltmeleri de daha çabuk kavrayabilir durumdadır. Bu gelişim döneminde çocuk spora karşı çok ilgilidir genellikle yeni hareketlerin öğrenilmesinde girişken ve cesurdur,herşeyi çok çabuk öğrenmek ve yapmak eğilimindedir. Bu bilgilerin ışığı altında gelişim peryoduna uygun olarak kondisyon seviyesi ihmal edilmeden özellikle koordinasyon ve teknik gelişim sağlanabil-melidir.

Spora Yönelik Hareketler Dönemi

Bu dönem yedi yaş ve yukarısını kapsar. İlkokul çocukları yeni beceriler kazanmaktan çok,daha önce kazandıkları temel becerileri daha akıcı ve doğru olarak ortaya koyarlar. Burada spor terimi geniş anlamıyla kullanılmıştır; yani yalnız yarışma degil aynı zamanda rekreasyon, oyun,dans gibi aktiviteleride kapsayan bir araç olarak benimsenmiştir.

Bu dönemdeki gelişim hızı,koordinatif (psikomotor) erginliğe ve duysal etkenlere bağlıdır. Dönem kendi içerisinde üç evreye ayrılır

Bunlar:

Genel Geçiş Evresi

7-8 yaşlarında başlar ve 10 yaşına kadar sürer. Bireyin olgun hareket kalıplarını birleştirerek sporla ilişkili becerilerde kullanmaya başladığı evredir. Bundan önceki bölümde performansın önemli olmadığını söylemiştik,oysa şimdi yavaş, yavaş performansın artırılması düşüncesi öne çıkmaya başlar. Kuvvet, dayanıklılık, reaksiyon zamanı,hareket sürati,denge gibi özelliklerin gelişmesiyle performansın artması beklenir.

Değişik hızlarda ip atlama,taş sektirme  top fırlatma(tenis topu) gibi hareketler bu evrenin tipik geçiş hareketleridir. Hareketler giderek daha karmaşık ve spor türüne özgü seçilmeye başlanabilir.

Çocuk tüm spor dallarıyla ilgilenir ve kendini fizyolojik,anatomik ve duygusal yönden sınırlanmış hissetmez. Buna karşın çocuk beceri ve yeterlilik yönünden sınırlıdır. Okul öncesinin son dönemlerinde başlayan bu gelişme sportif eğitim çerçevesinde branşa özel aktivitelerde en düşük zorluk derecesinde hareketlerin eğitimi başlatılabilir.

 

Özel Hareket Becerileri Evresi

Bu evre ortalama olarak 11-13 yaşları arası çocukları kapsar bu evrede beceri gelişiminde bireysel farklılıklar ve bir branşa yönelme ( isteğe bağlı olarak) ortaya çıkmaya başlar. Yeterlilik düzeyini ve performansını en üst düzeye çıkarma çabasının sonucu stres duygusu, yoğun şekilde yaşanmaya başlar. Bu dönemde herhangi bir yönteme bağlı olamadan yada planlı eğitim olmadan açık beceri formunda çok sayıda

( kapsamlı) alıştırmayla yeni bir çok hareket bir çok hareket öğrenilmiş ve pekiştirilmiş olur. Çocuklar, hareket becerilerini öğrenmeye ve yarışmaya karşı isteklidirler.

Spor Dalına Özgü Hareket Becerileri Evresi (Uzmanlaşma)

Bu dönem 14 yaşında başlar ve olgunluk dönemi boyunca devam eder. Bu  döneme branşlaşma evresi de diyebiliriz.

Branşlaşma gelişim evreleri en üst aşamasıdır, piramidin tepe noktasını oluşturur. Çocuğun ilgi duyduğu,yetenekleriyle de uyum içerisinde, isteyerek yapılan branş seçimi bundan önceki dönemde olduğu gibi bu evrede de devam edebilir. Bu seçimde bu işe ayrılacak zaman, ekonomik güç, yarışmalarda kullanılacak araç– gereçlerin sağlanabilmesi olanağı gibi birçok etken belirleyicidir.

Bu dönemde nöro-muskuler sistem yönünde çocuk, tam olarak gelişir ve giderek daha karmaşık ve yeni hareketler yoğun biçimde yapılabilir.

Çocuk Yaşta Antrenmana Başlamak İçin Nedenler

Eğitim bakımından olduğu kadar, sporsal verimin niteliği ve düzeyi bakımından da antrenmana erken yaşta başlamayı ön gören (karşıt görüşlere rağmen) bir dizi gerekçe sayılabilir. Çocuklara yönelik antrenmanın üs düzeyde verim geliştirmede önemini belirten bazı görüşler şöyle sıralanabilir.

-Çocuk da spor için gerekli olan öğrenme motivasyonları ve verim motivasyonu geliştirilmezse,üst düzeyde güç geliştirmeye uygun yaşlara gelindiğinde bireyin kendini spora adaması söz konusu olamaz.

-Temel teknikler yanlış ve kontrolsuz olarak öğrenilirse,yanlış hareket biçimleri ortaya çıkar,buda sporcuyu strese skor,sporcu özgüvenini kaybeder .Daha sonra bu yanlışları düzetmede çok zor olur.

-Spor,çocuğun büyümesinde, olgunlaşmasında bilişsel gelişiminde ve sosyalleşmesinde önemli rol oynayacağı için onun hayatına erken yaşlarda girmelidir.

Buna karşı günümüzde sporun hiçbir konusunda,çocuklara yönelik sporda olduğu kadar karşıt görüşler günde gelmemiştir. Bu anlamda tartışılan tezler şöyle özetlenebilir” çocuklarla spor, ölümdür “, “çocuk sporu, bir angaryadır”,” çocuk sporu, büyüklerin kendi güçlerini ortaya çıkaran bir fırsattır”, Aslında ortaya çıkan çok özel durumları genelleştirilmesinin, çocuklar düzeyindeki verime yönelik spor anlayışı için her zaman doğru olmayacağını söyleyebiliriz. Gerçekler ve araştırma sonuçları analiz edilince,pedogojik sorumlulukla yapılan çocuk antrenmanın onların gelişiminde olumlu etkisi olduğunu ortaya koymuştur.

Değişik araştırmalar da uzmanların, çocuk antrenmanı konusundaki görüşlerini şu şekilde özetleyebiliriz:

Çocuk ve gençlerde amaca yönelik antrenmanlar da problemler, olasılıklar ve risklerin devamlı olarak göz önünde tutulması bir zorunluluktur. Böylelikle bazı kritik pozisyonlar tarafsız olarak değerlendirilir ve ön yargılar elenebilir.

Spor eğitiminin erken yaşlarda başlatılmasının yukarda sayılan nedenlerine ek olarak şu konuları da sayabiliriz:

Üst düzeyde verimlilik yaşının ulusal ve uluslar arası organizasyonlarda erken yaşlara kaydırılması.

Bir çok ülkede çocuklar içinde turnuvaların düzenlenmesi, bu yarışmalara hazırlıklı gidilme isteği. Küçük yaşta belli bir spora yönelme ve bu spor dalında üstün başarılar sergilemesi konusunda çocuğun yakın çevresinin isteği (çoğu kez kendileri için prestij sağlaması amacıyla), Hırslı ana- babaların kendi başarı duygularını tatmin etmek için çocuklarını yıldız sporcu olmaya zorlamaları.

Yukarıdaki nedenlerden bir kısmı,”çocuk dışı”olarak karakterize edilebilir. Bunlar çocukların isteklerinden çok çevresinin başarı gereksinimiyle uyuşmaktadır

PSİKOMOTORGELİŞİMİ İLE İLİŞKİLİ ÖZELLİKLER

Fiziksel Uygunluk

Fiziksel uygunluk günlük işlerimizin verimli yapılabilmesi veya bir spor etkinliğinin istendik düzeyde yapılabilmesi için gereklidir.

Fiziksel uygunluk hem sağlıkla ilişkili, hem de beceri ile ilişkili öğeleri içerir. Bunlar kalp dolaşım sistemi dayanıklılığı, kuvvet, dayanıklılık, esneklik, çeviklik, denge, koordinasyon, güç ve sürat olarak belirlenebilir. Bütün bu öğeler bir antrenman veya beden eğitimi programında geliştirilmeye çalışılmalıdır.

Biz bu bölümde fiziksel uygunluk öğelerinde yaşla birlikte meydana gelen değişimleri özetledik.

Kalp Dolaşım Sisteminin Dayanıklılığı

Kalp dolaşım sistemi dayanıklılığı (VO2max) olgunluğa kadar yaşla birlikte en üst değerine ulaşır. Sonuçlar vücut ağırlığına göre ifade edildiğinde yani göreceli olarak ele alındığında yaşla birlikte VO2 max’da az bir değişim olmaktadır. Örneğin: 6.1 yaşındaki erkek çocuğun ortalama VO2 max değeri 0,98lt iken 14,8 yaşındaki çocuğun VO2 max değeri 2,63lt dir. Vücut ağırlığı göz önüne alındığında 6.1 yaşındaki çocuğun değeri 46.7 ml/kg/dk. iken 14 yaşındaki çocuğun değeri 47.1 ml/kg/dk. dır. En yüksek VO2 max değerine ise, ortalama olarak 17.4 yaşları civarında erişilmektedir.

Haywood(1986)’da çocukların VO2 max değerlerinin yetişkinlerinki ile vücut ağırlığı göz önüne alınarak karşılaştırıldığında aralarında çok fazla bir fark olmadığını belirtmiştir.

Kalyon (1990) ‘da yaş ilerledikçe, kalp kaslarının daha kuvvetlendiğini ve daha etkili çalışmaya başladığını belirtmiştir. Kalyona göre çocuklar yetişkinlere göre yüksek VO2 max değerine sahip olmalarına rağmen, hemoglobin miktarları azdır ve bu nedenle VO2 max ve glikoz kullanımına dayalı çalışmalarla, yetişkinlerle aynı performansı gösteremezler.

Kas Kuvveti

Kas kuvveti yaşla birlikte artar. Kassal kuvvetteki zirve değerlerine kas kütlesindeki artışın fazla olduğu dönem olan çocukluk sırasında erişilir. Clarke (1971) yaptığı araştırmada 12-13 yaşından sonra kız çocukların kuvvet değerinin erkeklere göre farklılık gösterdiğini bulmuştur. Yani ergenlik çağına kadar kuvvet yasla birlikte cinsiyete bağlı olmaksızın artarken, ergenlik döneminden sonra cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Asmussen, (1973) ve Malina’ya (1978) göre ergenlik döneminde , yani 13-14 yaşlarında kuvvet belirgin artış gösterirken, kızlarda 15 yaşına kadar artış gösteren kuvvet bu yaştan sonra düşmeye başlar. Espenschade ve Eckert (1974)’de 9-14 yaşları arasında erkeklerde kuvvet gelişiminin sürekli olduğunu, 14-17 yaşlar arasında kuvvet gelişiminin hızlandığını, 17- 24 yaşları arasında ise kuvvetteki gelişim hızının yavaşladığını belirtmişlerdir.

Kas Dayanıklılığı

Dayanıklılık kısa süreli eforlarda anaerobik kapasiteye, birkaç dakikadan bir saat veya daha uzun süreli eforlarda aerobik mekanizmalara bağlıdır. Dayanıklılık geliştirici egzersizler kasa az yükle yüklenmeyi fakat tekrar sayısının fazla olmasını gerektirir.

Yetişkinlerin dayanıklılık düzeyi çocuklar ile karşılaştırıldığında yetişkinlerin değerleri daha yüksektir, fakat vücut ağırlığı göz önüne alındığında aradaki fark azalır. Kassal dayanıklılık, yaşla birlikte belli bir noktaya kadar artarken bundan sonra azalmaya başlar. Morehouse ve Miller (1967)’e göre ergenlik dönemine erişilene kadar kişilerin fizyolojik sistemleri ağır egzersizleri kaldırabilecek kapasiteye sahip değildir. 12 yaşından küçük çocukların kalp atım sayıları fazladır ve kan dolaşımı kapasiteleri azdır. Dayanıklılıktaki bu sınırlılıklar kişi olgunlaştıkça genç yetişkinliğe geçmeye başlayana kadar, kademeli olarak azalır ve dayanıklılığın en üst değerine fiziksel olgunlaşma tamamlandıktan sonra erişilir.

 

Esneklik

Esneklik, bir eklem etrafındaki hareket serbestliğidir. Statik ve dinamik olmak üzere iki çeşit esneklikten söz edile bilir. Statik esneklik, eklemler etrafındaki hareket serbestliği olarak veya gövdenin değişik yönlerde esnetilebilmesi olarak tanımlanabilir. Dinamik esneklik ise, eklemler tarafından yapılan harekete karşı koyma yeteneğidir.

Esneklik, diğer fiziksel uygunluk parametrelerinin tersine yaşla birlikte azalma gösterir. Buxton, Kircher, Glinessve phillips’e göre 10-12 yaşları arasında en düşük esneklik değerine ulaşılır. Bu yaştan sonra genç yetişkinliğe doğru esneklik artar gibi görünür; ancak, ilk çocukluk dönemindeki değerler elde edilemez. Dinamik esneklik çocukluktan sonra yaşla birlikte azalma gösterir. Clarke yaptığı araştırmada esneklik değerlerinin erkeklerde 10 yaş civarında, kızlarda ise 12 yaş civarında azalmaya başladığını ortaya koymuştur. Leighton erkeklerin çocukluk döneminde yüksek esneklik değerlerine ulaştıklarını, fakat bunu korumada tutarlı bir eğilim göstermediklerini belirtmiştir.

Esneklik, düzenli yapılan antrenmanlarla geliştirile bilir. Özellikle germe egzersizleri esneklik gelişiminde önemli rol oynar.

 

Koordinasyon

Koordinasyon, karmaşık hareketlerin üretilmesinde kasların mükemmel ve uyumlu işlevleri anlamına gelir. Koordineli davranış kişinin özel hareketleri, hızlı ve akıcı bir şekilde yapmasını içerir.

Bazı becerileri gerçekleştirmek el-göz veya el-ayak koordinasyonu gerektirir. Bazı becerilerin gerçekleştirilmesi için ise, tüm vücut koordinasyonuna ihtiyaç vardır.

Firederick ve Van Slooten’e göre,gerek tüm vücut koordinasyonu gerekse el-göz, ayak-göz koordinasyonu yaşla birlikte doğrusal bir şekilde gelişir.

Spordaki başarıda, becerilerin öğrenilmesinde, mükemmelleştirilmesinde hatta günlük yaşamdaki işlerin yapılmasında önem taşıyan koordinasyonun geliştirilmesi için gerek beden eğitimi prgramlarında gerekse spor branşına yönelik antrenman programlarında koordinasyon öğelerini içeren çalışmalara yer verilmelidir.

Denge

Denge, statik veya dinamik ,hareket sırasında, vücudun istenen pozisyonunu sağlaya bilme yeteneğidir. Denge, oyun, spor, dans ve cimnastik  etkinliklerinde önemli rol oynar.

Denge bütün hareketlerin temelidir. Tanımdan da anlaşıldığı gibi iki çeşit dengeden söz edebiliriz. Statik denge ağırlık merkezinin sabit kaldığı hareketleri içerirken, dinamik denge hareketlerinde ağılık merkezi yapılan harekete göre sürekli değişmeyi içerir. Bütün hareketlerin temelinde, statik denge, dinamik denge veya her ikisi vardır. Lokomotor, manipulatif, dengeleme hareketlerinin gelişmesinde ve mükemmelleşmesinde önemli rol oynarlar. Görsel,dokunma, kinestetik ve işitsel uyarımların dengenin korunmasında önemleri büyüktür. Yapılan araştırmalar, genç çocuklardaki görmenin denge üzerindeki etkisini ortaya koymuştur. Cratty ve Martin altı yaşındaki çocukların gözleri kapalı iken tek ayak üzerinde dengelerini sağlayamadıklarını, fakat 7 yaşında gözleri kapalı dengelerini sağlaya bildiklerini yani dengenin yaşla birlikte geliştiğini ortaya koymuşlardır.

Görüldüğü gibi, denge yeteneği yaşla birlikte gelişmektedir. Denge yapılan spor branşına özeldir. Denge yeteneklerinin gelişiminde alıştırmanın önemli rolü vardır. Yaş grubuna veya çocuğun bulunduğu motor gelişim evresine göre değişik etkinlikler kullanılmalıdır.

Sürat

Spor etkinliklerindeki başarı kişinin beden parçalarını ne kadar hızlı hareket ettirebildiğine  veya tüm vücudun bir yerden bir yere ne kadar kısa sürede taşıyabildiğine bağlıdır.

Hareket sürati, değişik koşu testleri ile ölçüle bilir. Süratte yaşla birlikte oluşan değişimleri görmek için yapılan araştırmalarda süratin yaşla birlikte doğrusl bir gelişme gösterdiği ortaya konmuştur. Keogh, erkek ve kızların koşu süratlerinin 6-7 yaş civarına kadar aynı olduğunu ancak 8 yaşından 12 yaşına kadar erkeklerin performansının daha iyi olduğunu belirtmiştir. Erkeklerde sürat gelişimi 20 yaşına kadar devam eder ve bundan sonra düşmeye başlar. Kızlarda ise sürat gelişimi 16-17 yaşlarında en üst değere ulaşır.

Hem kızlarda hem de erkeklerde çocukluk döneminde sürat gelişimi hızlıdır. Bu dönemden sonraki dönemlerde süratin gelişmesini sağlayacak etkinliklere beden eğitimi veya spor programlarında yer verilmelidir.

Çeviklik

Çeviklik, bir noktadan diğerine hareket ederken vücudun yönünü mümkün olduğunca hızlı, akıcı, kolay ve kontrollü şekilde değiştirebilme yeteneğidir.

Çeviklik, sadece günlük yaşamımızdaki etkinliklerin verimli yapılmasında değil, sportif etkinliklerdeki başarı içinde önemlidir. Özellikle ani pozisyon değişimini içiren or branşlarında çeviklik önemli rol oynar.

Jensen ve Fişher (1975)’e göre çeviklik 12 yaşına kadar yani ergenlik dönemine kadar hızla gelişir. Bu dönemden 3 yıl sonra çeviklik performansı azalır. Kısaca, çeviklik yaşla birlikte artmakla beraber, etkinliklerin ve pratiğin etkisi de yadsınamaz. Oyun, yarış gibi etkinlikler çevikliğin gelişmesinde önemli rol oynar.

Güç, sporda başarı için temel öğedir. Sıklıkla kullanılan atlama ve sıçrama ölçümleri gücün dolaylı belirleyicisidir. Gücün ölçülmesinde kullanılan testler arasında, “Margaria Kalamen”, “Adapten Margaria Kalamen”, durarak uzun atlama testleri sayılabilir.

Güçte yaşla birlikte meydana gelen değişimler incelendiğinde gücün 3-5 yaşları arasında yıllık artış gösterdiği ve bütün yaşlarda erkeklerin performansının kızlardan daha iyi olduğu gözlenmiştir. İlkokuldaki erkek çocuklar üzerinde “Adapted Margaria Kalamen” testi kullanılarak yapılan araştırmada gücün yaşla farklılaştığı ve arttığı görülmüştür.

Antrenmana Başlamanın Farklı Biçimleri

Çocuk ve gençlerin düzenli antrenmana üç farklı şekilde başladığı  gözlemlenmektedir. Antrenman uygulamasında da buna uygun bir eğitim yöntemi geliştirmek zorunda kalınır.

Bu üç katılım biçimi şunlardır

Erken katılım

Geç katılım

Çapraz katılım

Erken Katılım

Bazı spor dallarında (artistik paten,jimnastik, judo-Uzak Doğu Sporları,tenis vb. gibi.) yetişkinlerin (çoğu kez ebeveynlerin) yönlendirmesi sonucu erken katılıma rastlanılmaktadır. Erken katılım, müsabaka sistemlerinin herkese açık olması nedeniyle( futbol da olduğu gibi) çoğu kez çok erken yaşlarda başlama şeklinde de ortaya çıkar.

Böylelikle okul öncesi çağ ve birinci okul çocuğu çağında bulunan çocuklar, henüz 8/9 yaşlarında iken sistematik çalışma (antrenman ) ve yarışma faaliyetleriyle tanışma fırsatı elde ederler. Özellikle bu yaş gurubundakiler,anlatılan ideal tipik modele uygun bir başarı gelişimini yaklaşık olarak izleme olanağına sahiptir. Pedagoji ve antrenman bilimleri yönünden doğru değerlendirmek koşuluyla bu durum, çocuklar için olağanüstü bir fırsat anlamına gelir.

Ancak erken katılan kişilerde buna karşılık, daha başlangıç aşamasında sistematik bir uzmanlaşmaya gitme ve yarışmalara yöneltme türünden hatalar işlenmektedir. Böylece sportif başarı gelişimine çok yönlü bir temel eğitimle başlama fırsatı,hatalı bir şekilde ihmal edilmektedir. Antrenmana katılım çocuklarda ne kadar erken bir tarihte olursa,birinci ve ikinci eğitim aşamasına ayrılan süre de o kadar uzun tutulur.

Geç Katılım

Ülkemizde en yaygın antrenmana başlama biçimini, geç katılım olduğu görülür. Çocuklar arasında sistematik antrenmana başlayanlar,çoğunlukla 11-12-13 yaş gurubundaki çocuklardır.

Çocuklar antrenmana birbirinden farklı sportif ön deneyimlerle ve niteliklere sahip olarak girmektedir. İlk gruptaki çocuklar ön deneyimleri sonucu gerek koordinasyon, gerekse fiziksel yönden iyi gelişmiş nitelikte olabilmektedir. İkinci gruptakilerde, başarı gelişimi daha süratli bir biçimde  gerçekleşir, yani daha büyük ilerleme yaşanır. Fakat başarı gelişimdeki bu ilerlemeler, geç katılanlar içinde bir erken branşlaşma ve erken yarışmalara katılma tehlikesini beraberinde getirmektedir. Çok yönlülükle, özellikle geç katılımda da mutlaka korunmalıdır.

Birinci eğitim devresi,geç katılanlarda noksandır. Bu nedenle geç katılan kişiler için, birinci, ikinci ve üçüncü eğitim aşamasının içeriklerini birleştiren bir antrenman süreci tasarlanmalıdır. Birinci eğitim aşaması, geç katılan kişide süre nedeniyle eksik kalabilir. Fakat eksik kalan çok yönlü temel eğitim, çeşitli sportif ön deneyimler  sayesinde çoğun kez telafi edilebilmektedir.

Antrenmanın belli bir süreye sıkıştırılmış genel yapısında ikinci ve üçüncü eğitim aşamasının amaçları birleştirilmekte ve çakıştırılmaktadır. Ancak bu yapı içinde çok yönlülükten hiçbir zaman vazgeçilmemelidir.

Çapraz Katılım

Erkek ve kızlar çapraz katılımda, çok kez 15-16-17 yaşına geldikten sonra yeni bir spor dalının antrenmanına başlarlar. Bu gençler daha önce başka bir spor dalında, bazen uzun yıllar boyunca, deneyim kazanmışlardır.

Çapraz katılımcılar, özellikle çok yönlü bir sportif eğitim görmüş ve yarışma deneyimi kazanmış iseler yeni spor dalı için mükemmel koşulları beraberinde getirir. Bu  kişilerde, çoğu kez hemen üçüncü eğitim aşamasına başlanıp, buna ait amaçların üstüne gidilebilmektedir. Bunu yaparken üzerinde en fazla durulması gereken konu, yeni spor dalına ait sportif tekniğin öğrenimidir. Eğer gençler çapraz katılımcı olarak yeni bir spor dalına başlarsa,eğitime çoğu kez üçüncü aşamadan başlanır. Yeni spor dalına ait tekniklerin gerekli düzeyde öğrenimi ve kondüsyonel yeteneklerin daha geliştirilmesi, böyle durumlarda özel bir önem taşımaktadır.

Çocuk Antrenmanı İçin Öneriler

Andresen’e (1979) göre; bir yandan zarar vermeyecek antrenman için aşağıdaki faktörlere dikkat edilmelidir.

Belli bir dala verilen çocuk ve genç sporculara, bunların anne babalarına, bu alanda çocuğu bekleyen şanslar ve riskler açıklanmalıdır.

Tıp, psikoloji, pedagoji alanındaki  araştırmalar ve bulgular, çocuk sporlarında kullanılmalıdır.

 

Spor konusunda sorumluluk taşıyanlara, uluslararası yarışmalarda çeşitli dallarda spor yarışmalarında minimum yaş sınırı konulmalı, ya da var ise bunlar yeniden gözden geçirilmelidir.

Antrenörlere, çocukların erken yaştaki başarıları ile değerlendirilmeyeceği açıklanmalı, kısa süreli başarı için pedagojik ve psikolojik gerçekleri ikinci plana atmamaları gerektiği anlatılmalıdır.

Okul ve kulüp sporlarını görüşmek için okuldaki spor öğretmeni, büyük önem taşır. Okuldaki spor öğretmeni, öğrencilerinin bir kısmına da okul dışında da değişik gruplarla  performans sporunda eğitim verme imkanlarını sağlamalıdır.

Çocuklara, spordaki ideal öncüler tanıtılmalı, yol gösterilmelidir. Belli bir spor dalında üst düzeyde yetişmek isteyen çocuğun,bu işe ayırdığı zaman nedeniyle, kişiliğini geliştirmeyi önleyici etkiler azaltılmalıdır.

Spordaki başarı, okulu ve geleceğini ikinci plana itmemeli. Ortaya çıkan problemi çözmenin yolu; sportif antrenman dışlanmamalı, sadece şekli değiştirmek olmalıdır.

KONDİSYONEL MOTORİK ÖZELLİKLERİN GELİŞİMİNDE DUYARLI DÖNEMLER

 

Tablo12:Hareket özelliklerin gelişimindeki duyarlı dönemler.

ERKEKLER

Yaşlar(yıl)

0

Özellikler

3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17
1.Sürat
2.Kas kuvveti
3.Çabuk kuvvet
4.Dayanıklılık
5.Hareket

genişliği

 

BAYANLAR

Yaşlar(yıl)

0

Özellikler

3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17
1.Sürat
2.Kas kuvveti
3.Çabuk kuvvet
4.Dayanıklılık
5.Hareket

genişliği

 

————–                              …………………..                            …………………

YUKSEK                                     ORTA                                       DÜŞÜK

 

Tablo 12 de gösterilen motorik özelliklere ait verilerde ortaya koymaktadır ki, sürat ta maksimum artış 4 ve 10 yaşlarda,erkeklerde bir miktarda da 8. ve 6. yaşlarda görülmektedir. Çabuk kuvvet yeteneği,büyük ölçüde kas kuvveti gelişimiyle aynı dinamiği göstermektedir. Kızlarda çabuk kuvvet yeteneğinin artış devreleri daha erken yaşlarda bitmektedir.(10-11 yaşlarında). Dayanıklılık açısından ise; en hassas yaş gurupları her iki cinsiyet içinde 4. yaştan ve 13. yaştan sonraya rastlar. Daha açıkçası dayanıklılık için en önemli yaş dönemleri,erkeklerde 14-15 yaşları,kızlarda ise 13. yaşlarıdır.

Motorik özelliklerin ontogenetik gelişimindeki dönemlerini incelemek bize bazı genellemeleri yapma olanağı vermektedir. Çocuk ve gençlerin ontogenetik gelişiminde motorik özellikleri değişik hassas (kuvvetli) devreler sergilemektedir. Yüksek artış gösteren yaş ve yaş devrelerini,daha düşük artışlı devreler devam eder. Toplam olarak hareket yeteneklerinde en yüksek artış erkeklerde 4.6.8.13. ve 14. yaşlarda kızlarda ise, 4.6.8. ve 10. yaşlarda görülmektedir. Yaş döneminin incelenmesinde duyarlı devreler, bayanlarda heterokron ( benzeri gelişim farklı zamanlarda görülür) karakter göstermektedir. Bundan bağımsız olarak şu kural dikkati çekmektedir. Motorik özelliklerin hızlı gelişim devresinin kronolojik hemen,hemen bütün çocukluk ve gençlik çağında erkeklerde daha geniştir. Bayanlarda ise bu devre, daha çok yoğunlaşmıştır, 13. ve 14. yaşlarda sona ermektedir. Bu sonuçlar yaş teorisi açısında önem taşımaktadır  ve çağdaş okullarda, doğru spor eğitimi,yöntem ve antrenman sistemi geliştirilmesinde yardımcı olur. Uzun yıllar yapılan araştırma sonuçları gösteriyor ki, duyarlı yaş devrelerinde uygun eğitim sistemlerini, az duyarlı yaş devrelerinde uygulamaktan daha etkili olmakta

TOR HAREKETLER

         5-6 YAŞ         7-8 YAŞ        9-10 YAŞ       11 YAŞ

Tüm motor hareketler geliştirilir

 Özel motor hareketler öğretilir. Bu motor hareketler kullanım yollarının değişik şekilleri gösterilir.  

 

……………………………

 

 

…………………………..

 

 

 

Motor hareketler geliştirilir.

 

 

……………………………

 

 

Balans geliştirilir. Kombine motor hareketler gösterilir.

 

 

…………………………..

 

Öğrencilerin                          ihtiyacı

 

 

Bütün motor           hareketlerin     öğretilmesi

Motor hareketlerin değişik yollarının gösterilmesi
 

 

 

Hareketleri bazı eşyalarla kombine yapabilme yeteneği

 

 

 

Değişik eşyalarla hareketler  gösterilir

 

 

Motor aktiviteler spor yada dansla öğretilir

 

Öğretmenin sağladığı olanaklar

 

Hareket şekillerini değiştirir. İp, halka ve topla hareketleri kombine eder.

 

Hareketleri değiştirirken hareket ve obje hakimiyetine dikkat eder.

 

 

………………………….

 

 

…………………………

 

DİKKAT İÇİN GEREKLİ ARALAR

       5-6 yaş     7-87-8 yaş Möön9-10 yaş Bvnb11 yaş
H

Kısa aralar

Verilir

 

Aralar kısadır

Ama gittikçe uzar

Ş

Aralar uzar

 

…………………………..

 

Öğrenci ihtiyaçları

J

Aralarda hareketleri anlatıcı örnekler verilir

L

 

…………………………….

 

Açıklayıcı bilgiler

Fazlalaştırılr

 

 

…………………………..

 

Aralarda farklı

Aktiviteler

 

 

…………………………..

 

Farklı aktivitelerin

Zamanı uzar

 

 

…………………………..

 

 

Kendi fikirlerini

Geliştirmelerine

Şans tanınır. Ufak

Kurallarla

 

 

 

………………………….

 

 

Kurallar daha

Kapsamlı olur

 

 

 

…………………………

 

 

Ööğretmen’in sağladığı olanaklar

 

Aktiviteye çabuk

Katılımları

Sağlanır.

Basit  emirler

Verilir.Bir dersten

Fazlan  örnek

Gösterilir. Hareketleri hatırlamaları için

Basit danslar

Yaptırılır

 

 

 

 

…………………………..

Eemirler daha fazlalaşır aktivitelere fazla zaman tanınır.

Aktiviteler daha

Komplikeleşir.

 

 

 

 

…………………………

 

 

SOSYAL DAVRANIŞLAR

      5-6 YAŞ    7-8 YAŞ        9-10 YAŞ        11 YAŞ
Sadece kendilerini

Kapsar

Bir partnerle yada

Ufak grupla

Çalıştırılır

Grup aktiviteleri

Enteresan hale

Getirilir

 

…………………………

Cinsiyet bilinci

Verilir. Aynı cins

Partneriyle

Hareketler yapılır

 

 

…………………………..

Cinsiyette rekabete gidilir duygularında hassaslaşması sağlanır  

Cinsel rekabet

azaltılır

Öğrencilerin İhtiyacları Aktivitelere tek

Başına yapmaları

Partnerle birlikte

Hareket yapmalar

3-5 kişilik grup

oluşturmaları

 

…………………………

 

Her iki cinsle

Çalışmalar

Kendi hareketleri hakkında sorumluluklarının

Artmaları

Paylasma yeteneği

Sağlanması

……….

 

……………………………

Bir grup içinde

Ortak karar

Verebilmeleri

 

 

………………………….

 

Öğretmenin sağladığı olanaklar

Tüm çocukların

Hedeflerine değer

Verilmesi

 

 

……………………………

 

 

…………………………..

 

 

………………………….

 

Çocuklara bağımsız hareketler

Yaptırılması

 

Hareketlerin grup

İçinde yaptırılması

 

Aktivitelere grubun karar vermesi

 

 

…………………………..

 

Oyunlra öğretmenin ufak

Katılımları

 

 

………………………….

 

 

………………………….

 

 

………………………….

 

Cinsiyette hareketlerde dikkat

Edilmesi

 

 

…………………………..

 

 

…………………………..

 

 

……………………………

 

Çocuklara liderlik yeteneği kazandırılması

 

 

…………………………

 

Grup liderlerine kara verme yetkisi verilmesi

 

 

………………………….

 

Hareketlerle çocuklara moral verilmesi

 

 

…………………………..

Grup liderlerine

Karar verme yetkisi

Verilmesi

 

 

…………………………….

 

Çocukların ilkokul yıllarında kendilerine yaptırılan hareketler arasında en az bir süre mola verilmelidir. Ayrıca kendilerine verilen direktifler de kısa olmalı oyunlar basit kurallarla yönetilmelidir. Çocuklar oyunlara hayal güçleriyle katıldıkları zaman oyunlardan daha fazlar zevk almaya başlarlar. Çocukların ilerleyen yıllarla hareket kabiliyetleri artar ve verilen aktiviteleri kapsamları daha genişler ve aynı anda öğretmeninin direktifleriyle bir çok hareketi aynı anda yapabilirler. Oyunların kapsamı ve oyuna katılanların sorumlulukları artar.

Küçük çocuklar için olan aktivitelerin ferdi olması daha iyidir. Burada çocukların hareketi tek başlarına yapmaları ve hareket yaparken diğerlerine en az şekilde bağımlı olmaları istenir ve ara sıra çocuklar yüz yüze hareket yaptırılırken onların kendi benliklerinin farkına varmaları istenilir ve partner seçimlerinde genelde aynı cinsten partner seçtikleri gözlenir.

Grup bilincinin farkına varılması genelde orta okul yıllarında gözlenir. Aktiviteler, genelde grup dahilindeki kişilerin ortak katılımıyla oluşur. Çocuklar,bu sayede partnerlerle çalışmaya alışırlar ve partnerden daha çok yeni gruplara geçer.

Çocuklara grup ruhu aşılandıktan sonra onlarda rekabetsel davranışlar görülür. İlk yıllarda mukayeseli oyunlarda galibin kimliği açıklanmamalıdır. Ama daha sonraki yıllarda çocuklar takımlara ayrılıp yarıştırılabilir. Öğretmen, çocuklara kazanmaktan çok mücadele duygusunu aşılamalıdır.

MOTOR GELİŞİMİNİN SAFHALARI

Koşmak, yürümek ,sıçramak gibi hareketler hem lokomotor hemde stabil hareketler olarak değerlendirilir. Lokomotordur,çünkü vücut yer değiştirmektedir. Hareketlerimizin büyük bir çoğunluğu stabilite, lokomotor ve manipulatif hareketlerin bir kombinasyonu şeklindedir. Örneğin ip atlamak lokomasyon (sıçrama) manipulasyon (ip çevirme)  stabilite (denge sağlamak) içermektedir. Benzer şekilde basketbol oynamanın koşma ve sıçramaların lokomotor becerileri, pas verme,dripling ve şut atma manipulatif beceriler, dönme hızla yana kayma çekilmelerde stabil becerileri içermektedir.

SPORLA İLİŞKİLİ HAREKET SAFHASI

Motor gelişiminin sporla ilgili safhası temel hareket safhasının bir uzantısıdır. Bu safhada hareket bir takım oyunlara,sporlara,danslara ve benzeri aktivitelere uygulanabilen bir araç rolünü alır. Bu periyotta lokomotor,manipulatif ve stabilite becerileri rafine edilir,birleştirilir ve bu şekilde giderek artan aktivitelerde kullanılırlar. Örneğin;sekme ve sıçrama ve temel hareketleri ip atlama ve folk dans yapma gibi aktivitelere uygulanmaktadır.

Spor ile ilişkili beceri gelişimin başlangıcı ve derecesi bir takım kognitif, afektif ve psiko-motor  faktörlere bağlıdır. Reaksiyon zamanı,hareket hızı koordinasyon,vücut tipi ,boy ve ağırlık,gelenekler,eş baskısı ve psikolojik yapı ve faktörlerden birkaç dır. Spor ilişkili safhada üç bölüm bulunmaktadır. Hayatından 7. Ve 8. Yıllarında çocuklar bir geçiş(veya genel hareket ) beceri safhalarına girerler. Genel hareket bölümünde kişi, temel hareket becerileri birleştirir ve bunları spor ilişkili becerilerin performansına uygular. İpten bir köprü üzerinde yürümek ve ip atlamak geçiş beceri örneklerindendir. Genel hareket becerileri temel hareketlerindeki unsurların benzerine sahiptir. Fakat hareketin doğruluğu ve kontrolü daha belirgindir.

Genel sportif becerileri basit olarak temel hareketlerin bir uygulamasıdır. Fakat daha kompleks ve özel formdadır. Örneğin; çocukluk çağında kazanılan topa vurma ,sıçrama,fırlatma gibi becerilerin uzantısı olarak futbol oynarken özel bir teknikle topla vurma,yüksek yada uzun atlamada veya disk,cirit atma gibi özel sportif teknik becerilerine dönüşmesidir. Genel bölüm;anne,baba,öğretmen ve çocuk için heyecanlı bir uygulamasıdır.  Fakat daha kompleks ve özel formdadır. Örneğin;çocukluk çağında kazanılan topa vurma,yüksek yada uzun atlamada veya disk,cirit atma gibi özel sportif teknik becerilerine dönüşmesidir. 11-13 yaşları arasında kişinin beceri gelişiminde ilginç değişiklikler meydana gelir. Bu,önceki bölümde sınırlı kognitif yetenekler ve çocuğun deneyimlerinde hareket üzerindeki normal fokusun(odaklanma) genişlemesine ve tüm aktiviteler için genelleşmesine neden olmuştu.

Çocuklar geçişlerine ve genetik yapılarına bağlı olarak farklı safhalarda fonksiyon göreceklerdir. Örneğin;10 yaşımdaki birinin sporla ilişkili safhanın özelleşmiş hareket beceri bölümünde,jimnastik hareketleri içeren stabilite aktivitelerinde fonksiyon görmesi, fakat temel hareket safhasının sadece elementler kısmında fırlatma,yakalama ve koşma gibi manipulatif veya lokomotor aktivitelerde fonksiyon görmesi oldukça mümkündür. cimnastikteki  bu erken davranışı cesaretlendirmeye devam etmeliyiz. Fakat bunun yanında çocuğun diğer alanlarda yaşıtlarını yakalaması gerektiğini unutmamalıyız

                               MEKANİK FAKTÖRLER
 

DENGE FAKTÖRLERİ

 

    KUVVET       UYGULAMA

FAKTÖRLERİ

          KUVVET ALMA

FAKTÖRLERİ

Yerçekimi                   merkezi

 

Gravite çizgisi

 

 

Destek tabanı

Hareket

 

Hareketi uygulamaya geçme

(ifa)

 

Etki-tepki

 

 

Alan yüzeyi

 

Mesafe

 

 

 

 

                  HAREKET KABİLİYETLERİ
Elle işlenebilen yetenekler Denge ve Duruş yetenekleri
Refleks safhası

 

Gelişmemiş Hareket Safhası

 

Temel Hareket Safhası

 

Spor İlişkili Hareket Safhası

 

Refleks Safhası

 

Gelişmemiş Hareket Safhası

 

Temel Hareket Safhası

 

Spor İlişkisi Hareket Safhası

 

 

 

 

 

 

                            FİZİKSEL FAKTÖRLER
Fiziksel Uyum Faktörleri

 

Motor Uyum Faktörler
Kuvvet

 

Dayanıklılık

 

Kalp Solunum

 

Esneklik

 

Hız

 

Çabukluk

 

Koordinasyon

 

Güç

 

ÖĞRENME VE MOTOR ÖĞRENME

 

Etkili bir öğrenme için kişi önce çocukların nasıl öğrendiğini bilmelidir. Öğrenme, yapılan bir uygulamanın sonucunda davranışta meydana gelen bir değişiklik olarak açıklanır. Eğer çocukların uygun bir hareket potansiyeli yoksa, onların öğrenmek için geniş bir çevreye ihtiyaçları olacaktır.

Öğrenme ve performans benzer değildir. Performans, öğretmenin bir fonksiyonu ve çeşitlemeleridir. Öğretmen,öğrenmenin gelişiminde,öğrenmede yer alan materyallerin açıklıkla tanıtımı, ilgi faaliyetlerinin ortaya konulması, parçaları düzeltmek için uygun bir feed back vererek en iyi eforların ortaya çıkarılmasında çok önemli bir rol oynar. Devamlı davranışlardaki çabuk ve yavaş gelişmelerle ilgilenir. Bu da öğrenmenin performans eğitimini ortaya koyar.

Motor performans, fiziksel karakterlerle, motor kabiliyetiyle, kavrama ve algılama yeteneği ve heyecansal durum ile yakından ilişkidedir.

Motor beceri ve performans, fiziksel hareketlerle ilişki halindedir. Motor ve kavrama kabiliyetleri, öğrenmenin heyecansal durumlarına bağlı olarak yine bu ilişkinin içindedir. “Erken motor öğrenme, öğrencinin elde edeceği hüner için gerekli olan sinir- kas koordinasyonunun başarısına bağımlıdır.

Beden eğitimi öğretmeni, çocukların gelişimine çeşitli şekillerde katkıda bulunur. Motor becerinin öğrenilmesinde başlıca üç devre vardır.

 

1. DEVRE =  Çocuklar becerilerini başarılı bir şekilde ortaya koymak için, vücut kısımlarını nasıl kullanacaklarını alan kontrolünü, hareket özelliklerini ve görev anlayışını kavramaya başlar. Bu süreç; öğretmenin, çocukların vücut hareketlerini keşfetmek için becerileri öğretirken açıklama yaptığı, gösterme ve teşebbüs ettiği zamandır.

2. DEVRE = Çocuklara gerekli olan hatalarının düzeltildiği, örneklerin yapıldığı uygulama devresidir.

Öğretmen değişik bilgilerle çoğaltılan feed backleri, çocukların hatalarını düzeltmede ve performansın kaliteli bir şekilde geliştirilmesini sağlamada kullanır. Olumlu takviyeler, davranışın yeniden akıcılığı ihtimalini arttırır. Yeniden kuvvetlendirmeler kişide kendi kendine güveni, kendi kendine değerlendirme duygusunu oluşturur.

3.DEVRE = becerilerin artık alışkanlık halini aldığı, performansın otomatik olarak yapıldığı uzmanlık eğitimi ile ilgili devredir ve şimdi çocuklar çeşitli şartlar altında, farklı durumlardaki becerilerin kullanılmasına konsantre olabilirler

Olgunlaşma ve uygulamalar çocuğun motor gelişmesinde çok önemli bir rol oynar. Erken motor gelişim, çocuğun nöro – muscular (sinir-kas) sisteminin olgunlaşmasına bağlıdır.

Kültürel etkiler, motor gelişiminde erken yaşlarda oldukça önemli bir faktördür. Heyecansal durumlarda öğrenimde kolaylaştırıcı veya inhibe edici (azaltıcı) rol oynar.

ÇOCUKLARIN FİZİKSEL EĞİTİMİNDE HAREKET GELİŞİMİ İÇİN HAZIRLIK AKTİVİTELERİ

 

İlkokullarda Hareket Etkinliği

Bu bölümde uzmanlar tarafından basit kazanılmış lokomotor hareketlerden kompleks hareketlere kadar her hareket tartışılıp belirtilmiştir. Bu görüşler eğitimin başlangıcından aday öğrencinin daha sonraki fiziksel aktivitesini artırdığı yıllara kadar olan tüm zaman süreçlerinde önemlidir.

Çocuklar için bilgiler kendilerinin farkına varma sürecinden daha ağır eğitime geçme sürecine kadar her safhada önemlidir. Çocuklara kendi hareket potansiyellerinin ne kadar önemli olduğunu gösterirken ayrıca da kendi fikirlerini geliştirmeleri için şans tanır. İlkokulda bu programdaki 1ve 2 seviyedeki egzersizleri yaparken çocukların bu hareketlerdeki amaçları anlamları çok önemlidir.

 

Hareket Egzersizlerini Planlama Ve Yönetme

İlkokullarda “ Beden Eğitimi” programlarının bir amacı da motor becerilerin gelişimi üzerindedir. Bu hareket partnerlerin uzmanlaşması, çocukların ilerdeki spor yaşamlarında, sportif faaliyetlerde ve bütün hayatı boyunca sürecek fiziksel aktivitelerinde başarılı olmalarında gereklidir. Motor becerilerin öğrenilmesinde hataların erken düzeltilmesi gerekir. Çocuklar yaptıkları hareketlerin önemli kısımlarını anlamalıdırlar. Kendi yaptıkları hareketleri analiz etmeye başlamaları ve böylece vücut hareketlerini düzeltmeleri sağlanmış olur. Bu uygulamalarda, öğretmenin gerektiğinde yardımcı olması lazımdır. Yapılacak bir hareketi öğrenmeye başlamada çocuklara kendi vücut kısımlarını keşfetme fırsatı tanınmalı ve bir çok değişik alet kullanılmalıdır. İlkokul çocuklarının kullandıkları aletlerin boyları, ağırlık ve büyüklükleri belli bir ölçüde olması lazımdır. Aletlerin çokluğu ve çeşitliliği, onların bu aletleri kullanmasında vücudun çeşitli hareketlere karşı uyumunu sağlayacaktır. Temel hareketlerin geliştirilmesi için maksimal katılım fırsatı sağlanmalı ve uygulamalarda aşağıdaki hususlar göz önüne alınmalıdır.

1. Bir grupla çalışmaya başlamadan önce bir hedef tespiti çok önemlidir. Çocukların çalışması için bir amaç olmalıdır. Okul yılı başlangıcında birkaç dersi ve amacı çocuklara açıklamak ve onlardan hangi davranışların beklendiğini belirtmek çok iyi olacaktır.

2.Öğretmen,çocuklarla birlikte kullanılacak bir alan aramalıdır. Genelde fiziksel eğitim odaları, kafeterya yada çok amaçlı alanlar olarak kullanılabilir. Eğer buralar kullanılacaksa mobilya ve eşyalar başka yerlere taşınmalıdır.

3. Hareketlere başlamadan önce bir sinyal tespit edilmelidir. Bu sinyal her gün kullanılmalıdır. Bir sinyal sesi özellikle küçük öğrenciler için çok faydalıdır. Derse başlangıç ve bitiminde hareket değiştirmelerde kullanılır.

4. Öğrenimin başlangıcından genelde bir sonraki safhaya geçmeden her hareket için üç ile beş ders ayırmak, genç öğrencilerin hareketin fikrini benimsemeleri için gereklidir.

5. Çocukların öğrenmedeki başarısı, öğretmenlerin onlara hareket sırasında verdiği cevaplar ve uyarımlardaki maharetine de bağlıdır.

6. Çocukların ilk deneylerinin hareketin ana fikrini anlamaya yönelik olması çok önemlidir. Çünkü grup haline gelindikçe eski tecrübeleriyle bu metotla yeni problemleri çözecektir.

7. Çocuklardan istenen, onların daha aktif olmasıdır. Onlar, bazen ortaya çok iddialı, bazen de silik ve bizim yapmaya çalıştığımızın dışında tekliflerle çıkabilirler. Bunu mazur görmemiz çok çeşitli cevaplar istediğimiz anlamına gelmez. Tam tersine bizim bu değişik davranışları yüreklendirmemiz, onları daha aktif yapacaktır.

8. Anlama yeteneğinin geliştirilmesi için aktivitelerin çok çeşitli olması gereklidir.

9. Çocuklar, düşünüp kendi fikirlerini geliştirmeye yöneltilmelidir. Bunda sağlanan başarıyla çocukların güven duyguları gelişecektir. Çocukları düşünmeye teşvik etmekle onları daha başarılı kılacağımız açıktır.

10. Çocuklar erken yaşlarda hareketleri tek başlarına daha iyi yaparlar. Partnerle, ikili- dörtlü gruplar halinde hareket yapmaları daha ileri yaşlarda mümkün olur.

11. Çocukların kendi yaptıkları hareketleri geliştirmeleri öğretmenleri sayesinde olur. Öğretmenler, onların hareket kalitelerini geliştirmek için çaba sarfetmelidirler.  Bunu yaparken de yapıcı olmaları, onları olumlu yönde etkileyecektir.

ÇOCUKLARDA OYUNLA EĞİTİM

Çocuklar için oyun; öğrenme ortamı olduğundan onların ruhsal, fiziksel ve zihinsel gelişimini sağlayan neşeli faaliyettir. Bilişsel ve duygusal yapılanmaların oyun sayesinde geliştiği birçok konuyla ilgili uzmanlar tarafından açıklanmasına rağmen formal öğrenmeyi teşvik etmek ve okula hazırlamak yönünden oyunu yetişkin modellerle sınırlamaya doğru güçlü bir eğilim olduğu da bazı bilim adamlarınca ileri sürülmektedir.

Bu açıdan bakıldığında oyunun çocuklar üzerindeki gelişime olan etkisinin geçerliliği ve gerekliliği de yeniden iddia konusudur.

Oyunun eğitimdeki en önemli değerleri çocuklara ilgi çekici olması, onların dikkatini çekerek zevk ve eğlence içinde olması ve çocukların kendilerini geliştirmeye katkısının bulunmasıdır.

Oyunda tüm baskılardan uzak, çocuğun gerçek kişiliğini diğer kişilik nitelikleri ile gözleme fırsatı buluruz. Oyunu diğer çalışmalardan ayıran özellik, iş olsun diye yapılmasıdır. Ancak oyun binlerce psikomotor, bilişsel ve duygusal yeteneklerin geliştirilebildiği bir ortam olması bakımından da çocuklar için çok yararlı bulunmaktadır. Ayrıca davranışın tüm yönleri üzerindeki potansiyel etkisinden ve çocukların verdiği önemden dolayı oyun etkili bir öğrenme ortamıdır.

1.      Temel Fiziksel Hazırlık Dönemi

8-12 yaş grubunda ilkokul çağındaki çocuk,beden eğitimi faaliyetleri dışında ilk olarak 8-12 yaşlarında byle bir çalışmaya girer. Seçimin çok iyi yapılması ve çalışmaların programlı bir şekilde organize edilmesi çocuğu sistemli bir çalışmaya teşvik eder. Eğitici tarafından verilen hareketler zevkle uygulanır. Çevresindeki tüm arkadaşlarıyla yarışa girer. Bu çalışmalar özellikle genel beceri ve sürat geliştirmek amacıyla bayrak yarışları,eğitsel oyunlar,kısa mesafe koşular,sıçramalar ve eşli çalışmalara yöneliktir. Çalışmalar eşli hareketlerle kaba güreş türleri çocuklarda denge ve koordinasyon özellikleri geliştirir.

2.       Optimal Eğitim-Antrenman Dönemi

Çocuğun 13-16 yaşında motorik özelliklerinin geliştirilmesine devam edilir. Verilen program üzerine ağırlık teknik-taktiğe yönelik olur. Serbest ve Greko-Romen teknikleri ve kaba boğuşmalar artık ölçülü,düzenli ve net bir şekil almaya başlarlar. Çalışma esnasında uygulanan tüm yöntemler, çocuğun çalışmalarını engellememelidir. Bilakis teşvik edici ve yaratıcılığa sevk etmelidir.

Bu dönemde koordinasyonu engelleyecek zor tekniklerden kaçınılmalıdır. Eğitim antrenman döneminde aşağıdaki kurallara uyulmasına özen gösterilir:

1-       Tekniklerde çift yönlü çalışma alışkanlığı yaratma;

2-       Teknikleri basit kombinelerde uygulamak için çok sayıda tekrar yapma;

3-       Tekniklerin serilik düzeyini artırmak için,sürat geliştirici alıştırmalara dönük özel çalışma ağırlıklıdır.

 

15-16 yaş dönemin de çocukların bazıları hala buluğ çağındadır. Karşı cinse ve cinsel konulara büyük ilgi gösterir. Bu nedenle çocukların cinsel konularda ki bilgi birikimine ciddiyetle ilgi gösterilerek rehberlik edilmelidir. Bu çağlarda çocuk duygusal olduğu için psikolojik iradesi çok zayıftır. Çoğu zaman ğüreşe karşı bir bıkkınlık söz konusudur. Bu yüzden antrenmanlarda her zaman neşelendirici ve psikolojik yorgunluğu giderici eğitsel oyunlara yer verilmelidir. Bu dönemde serbest ve Greko-Romen stiller ayrılmadır. Optimal uygulama döneminin şu özellikleri vardır:

1-       Güreşçinin fizik uygunluğu ve teknik uygulama becerisi göz önünde bulundurularak stil ayrımı yapılır.

2-       Serbest ve Greko-Romen stil teknikleri hatasız uygulama becerisini genişletilir.

3-       Çalışmalarda teknikler müsabaka modeline yakın uygulanır.

4-       Teknikler sert bir şekilde uygulanmadan önce,özel hareketlere önem verilir. Örneğin:salto ve supleks atışlarından önce ayaktan köprüye düşüş,piyolet ve menken atma gibi becerilerin gelişmesine ağırlık verilir.

5-       Değişen güreş kuralları ve yeni antrenman yöntemleri arasında uyumlu çalışama ağırlıklıdır.

6-       Kuramsal bilgilerde;sporcunun beslenmesi ve antrenman ve sağlık bilgilerine ağırlık verilir.

7-       Bu yaş hassas bir dönem olduğu için antrenör tarafından özel ilgi beklentisi söz konusudur.

III.İhtisaslaşma Dönemi

Bu döneme kadar yüksek spor deneyimi kazanan 17-18 yaşlarındaki bu güreşçi,optimal yüklenmelere müsait olan kuvvetin geliştirilmesine müsaittir. Teknik taktik düzeyinin yüksek olması motorik özelliği ile parelel gelişim içindedir. Avrupa düzeyinde bir güreşçi olarak rakibinin teknik-taktiğine model hazırlama yeteneğine sahip özelliği geliştirir.

Yıllık çalışma programı olimpik planın bir parçasını oluşturmalıdır. Haftalık çalışma programı çift seanslı olup ikişer saatlik 8-9 çalışma yapılmalıdır.

Yüklenmelerin kapsam ve şiddeti giderek artırılır. Teknik-taktik üst düzeye çıkarılıp güreşçinin yoğun yüklenmeler yoluyla çalışma kapasitesi artılır.

 

IV. Yüksek Performans Dönemi

19-20 yaşlarındaki ümitler grubu bir önceki döneme göre daha da yoğunlaştırılır. Alt yapıdan bu döneme kadar inşaa edilen tüm özellikler yüksek  performans oluşturma amacına yöneliktir. Bu dönemde ki teknik-taktik ve koordinasyon çalışmaları bir yıl içerisinde yapılacak müsabakaların tarihlerine göre program hazırlanır. Çalışmalar olimpık planlamaya göre yapılıp ilk iki yıl tek uçlu,üçüncü ve dördüncü yıllar ise çift uçludur. Günlük çalışmalar çift seanslıdır. Haftalık antrenman sayısı bir hayli yüklü olup 11-12 antrenmana yükselir. Bu dönemde model antrenmanların yeri büyüktür. Yapılan çalışmalar,güreşçinin kalite ve düzeyine göre ferdi yapılır. Seçmiş olduğu teknik-taktik düzeyi rakibe göre ayarlanır.

 

V. BAŞARI DÖNEMİ

Sporcu 8-10 yıldan beri yapmış olduğu temel ve özel hazırlıktan sonra teknik-taktik bilgi ve kondisyon durumuna ancak bu yaştan sonra sergilemeye başlar. Müsabakalar gerek lig maçlarında gerekse resmi maçlarda yapacağı karşılaşmalarda,çalışmalarını aksatmamalıdır.

Çalışmaların esas amaçları şunlardır:

1-          Genel ve özel güç geliştirmeyi en üst düzeyde değerlendirip başarı yollarını pekiştirmek;

2-          Uluslar arası müsabakalardaki rakiplerinin teknik-taktiğinin en iyi bir şekilde analizini yapacak model antrenmanlara dönüştürmek ve başarıya gitmek;

3-          sporcunun teknik-taktik düzeyini yaratılıcığa dönüştürüp en üst düzeye ulaştırmak;

4-          Sağlık ve bilinçli beslenme konularına çiddiyeti artırma (aşırı kilo vermeme)ve oluşmuş sikletini koruma özelliğini geliştirir.

5-          Özel yarışmaları sınırlandırıp resmi yarışmalara ağırlıklı bir yol seçmeye gitme;

6-          Almış olduğu tüm teorik bilgileri(Antrenman yöntemleri,beslenme,sağlık,teknik-taktik,biomekanik bilgileri),uygulamada enrasyonel bir şekilde birleştirme özelliğine sahip olma;

7-          Vatana,millete,bayrağa saygı,sosyal ve kültürel etkinliklerin yüklenmeler dışında göz ardı edilmemesine dikkat edilmelidir.

 

SPORLA İLİŞKİLİ HAREKETLER DÖNEMİ

Motor gelişiminin sporla ilişkili hareketler dönemi,temel hareketler döneminin doğal bir sonucudur. Bu dönemde hareket günlük yaşamda rekreasyonda ve sporda çeşitli aktivitelere uygulanan bir araç olmaya başlar. Dengeleme,lokomotor ve manipulatif becerilerin giderek mükemmelleşrildiği, birleştirilerek çeşitli etkinliklerde kullanıldığı bir dönemdir. Örneğin,sekme ve sıçrama temel hareketleri artık ip atlama,halk oyunları,üç adım atlama ve benzeri gibi etkinliklere uygulanmaktadır. Sporla ilişkili hareketler döneminde,becerilerin ne ölçüde gelişeceği çok çeşitli zihinsel,duygusal ve motor etmene bağlıdır. Reaksiyon süratı,hareket hızı,koordinasyon,beden yapısı,boy,ağırlık,alışkanlıkları,arkadaş etkisi,duygusal yapı bunlardan bazılarıdır.

Çocukların çoğu altı yaşına geldiklerinde temel hareket modellerini olgunluk evresinde başarabilmek için gelişimsel olarak hazırlandırır. Nörolojik donanım anatomik ve fizyolojik özellikler ve görsel algı yetenekleri bir çok temel hareket becerisini olgun fazla gerçekleşecek yeterlilikte gelişmiştir. Çocuğun hareket eden topa elle yada ayakla vurma gibi becerileri kazanması algısal motorsal yeteneklerinin geliştiğini gösterir. Fakat,bir çok genç düzenli uygulama fırsatlarının sınırlı olması,öğretimin olmaması yada yetersiz olması,fiziksel aktivitelerde desteklenmesi yada ytersiz desteklenmesi nedeniyle sportif aktivitelerde yetersizlikler gösterirler. Başlangıç evresinde top fırlatan yad 2-3 yaş çoocuğun hareket modelini kullanarak durarak uzun atlayan yetişkinler ve gençler vardır. Temel hareketler döneminde olgun formu kazanmama sporla ilişkili hareketler dönemindeki özel beceriler gerçekleştirmede engel oluşturur. Çocuğun sporla ilişkili hareketler döneminde yer alan spor becerilerine geçiş,spor becerilerini uygulama ve spor aktivitelerine yaşam boyu katılım fazlarındaki başarısı temel hareketler dönemindeki olgun performans düzeyine bağlıdır. Bir bireyin temel vurma,fırlatma,yakalama ve koşma yetenekleri olgun formda değilse bir spor aktivitesinde başarılı olması zor beklenir. Bireyin özelleşmiş hareket becerilerini gerçekleştirmesi için “Olgun temel hareket gelişimi” bir ön gerektirir. Bu dönem için iki önemli nokta akılda tutulmalıdır. İlk çocuk zihinsel ve duygusal olarak çeşitli spor branşlarına katılmaya hazır olsa bile bu dönemdeki gelişme bir önceki dönemin başarılı bir şekilde tamamlanmasına bağlıdır. İkinci olarak bir fazdan diğerine geçiş ya hep ya hiç şeklinde değildir. Çocuğun tüm temel hareketlerde olgun dönemde olması gerekmez. Cimnastikte erken özelleşen 12 yaş çocuğu birkaç lokomotor ve dengeleme hareketlerinde yüksek derecede performans göstermesine rağmen gelişimsel düzeyi ve yaşında beklenen yeterlilikte topu fırlatmayabilir,yakalamayabilir,yada ayakla vurmayabilir. Çocuk,temel hareketler döneminde herhangi bir hareket modelinde olgunluk evresine eriştiyse,bu hareket modelinde sporla ilişkili hareketler döneminde çok az değişiklik olur. Ergenlik döneminde koordinasyon,hareket hızı,reaksiyon hızı,dayanıklılık ve kuvvet geliştiğinde performansta yıldan yıla farklılıklar gözlenmeye başlar,yükselir.

İleri çocukluk dönemine(7-12 yaş)cinsiyet farklılığının motor beceri ve performansın üzerindeki etki artar. Sürat,sıçrama,fırlatma ve denge ile ilgili hareketlerde erkekler daha iyi esneklik ve küçük kas gruplarının koordinasyonu gerektiren hareketlerde ise kızlar daha iyidir. Yapılan araştırmalar kızların 14 yaş dolaylarında performanslarında doruk noktasına ulaştıklarını,erkeklerin ise,ergenlik döneminde de performanslarını artırmaya devam ettiklerini göstermektedir. Spor ilişkili hareketler dönemi spor becerilerine geçiş evresi spor becerilerini uygulama evresi ve yaşam boyu spor aktivitelerine katılım evresi olmak üzere üç evreye ayrılır;

SPOR BECERİLERİNE GEÇİŞ EVRESİ

Çocuklar 7 ve 8 yaşlarında genel olarak hareket becerilerinde geçiş evresine girerler. Bu evre sırasında çocuklar temel hareket becerilerini  birleştirmeye,rekreasyonel ortamlarda ve sporda özelleşmiş beceri performansında uygulamaya başlar. İp köprü üzerinde yürüme,ip atlama ve futbol oynama geçiş becerilerine örnektir. Geçiş becerileri,aynı temel hareket becerilerinde olduğu gibi,daha büyük form,doğruluk ve kontrol içerir. Bir önceki dönemde,yani temel hareket döneminde geliştirilen temel hareket becerileri günlük yaşamda ve çeşitli oyunlarda kullanılır. Bu evrede,temel hareket becerileri daha kompleks ve özel formlara dönüştürülür. Çocuklar,çeşitli hareket örüntülerini keşfederler,birleştirirler ve gelişen hareket becerileriyle gurur duyarlar. Çocuk tüm spor branşlarıyla ilgilenir. Kendini fizyolojik,anatomik ve çevresel faktörler tarafından sınırlandırılmış olarak hissetmez. Temel hareket yeteneklerinde doğruluk ve beceri önem kazanmaya başlar(Gallahule Ozmun 1998)

Bu evrede öğretmenlerin,ana babaların ve antrenörlerin amacı,çocukların çeşitli aktivitelerinde motor kontrol hareket yeterliliğini artırmalarına yardımcı olmaktır. Çocuğun aktivite içeriğini sınırlandırmak ve belli bir branşta uzmanlaşmaya yönlendirmek doğru değildir. Performansta beceri ve doğruluk önem kazanmaya başlayınca çocuk strese girer. Bu evrede belli beceriler üzerinde odaklaşma,özelleşmiş hareket döneminin son iki fazında arzu edilmeyen etkilere neden olur.

Kısaca,spor becerilerine geçiş evresi,temel hareket becerilerinin daha karmaşık ve özel biçimde uygulanmasıdır. Geçiş evresi süresince,çocuk aktif bir biçimde çok sayıda hareket becerini keşfetmeye ve birleştirmeye çalışır. Çocuğun beceri ve yeterliliği sınırlıdır.

SPOR BECERİLERİNİ UYGULAMA EVRESİ

Çocuğun beceri gelişiminde 11den 13 yaşa kadar ilginç değişimler yer alır. Çocuk, bu dönemde fiziksel kapasiteli ve sınırlılıklarına farkına varmaya başlar. Artan zihinsel yetenekler ve deneyimlerle, çeşitli etmenleri de dikkate alarak tüm spor branşlarından belli bir branşa odaklaşmaya başlar.Bir başka deyişle, çocuk hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları, güçlü ve zayıf yönleri, olanaklar ve olanaksızlıklara dayalı olarak etkinlik alanını sınırlandırma konusunda bilinçli kararlar vermeye başlar. Belli etkinlikleri katılma yada belli etkinliklerden kaçınma eğilimi gösterir. Bu kararları alırken spor becerisinin türü, bireysel ve çevresel faktörler belirleyici rol oynar. Örneğin, takım aktivitelerinden hoşlanan ve stratejileri oyunlara uygulayan koordinasyonu ve çevikliği iyi olan12 yaşındaki 1.79 cm boyundaki bir çocuk basketbol oyun yeteneği geliştirmek isteyebilir. Artık, performansın biçimi, doğruluğu ve becerili bir şekilde yapılması önem kazandığından çocuk strese girer. Beceri derecesini yükseltmek için tek çözüm, uygun sayı ve nitelikte

alıştırma yapmaktır. Takım çalışmalarından hoşlanmayan bir çocuk ise doğa yürüyüşlerine ve açık hava oyunlarına yönelebilir( Gallahue ve Ozmun 1998).

 

 

Çocukların spora erken yönelmesinde günümüz eğilimleri:

Bu günümüzün çocukları bir önceki nesil çocuklarına göre hem daha uzun ve ağır hem de onlara göre daha erken gelişim göstermek istiyorlar. Fakat bu  arzu bütün dünya çocuklarında görülmüyor. Bu durum gelişmiş ülkelerdeki çocuklarda bulunmaktadır. Gelişmekte olan ülke çocukları böyle bir şeye eğilim göstermedikleri gibi bazı durumlarda yapılarında düşüş göstermişlerdir. Bunun için sayısız sebep olabilir. Fakat bu büyük ölçüde nesilden nesile gelişmeyen beslenme alışkanlıklarının hayat standartlarına getirdiği küçük gelişmelerin yansımasıdır.

Meling bu değişiklerin doğuşta oldukça az fakat ergenlik çağı öncesi dönemden oldukça artış gösterdiğini belirtiyor. En büyük boy ve ağırlık farklılıkları 11 ile 15 yaş arası tespit edilmiş ve bu gelişmiş ülkelerde bütün sosyoekonomik sınıf ve ırklarda net bir şekilde görülmektedir. Günümüzde çocuklar 100 yıl önce geliştiklerinden daha hızlı gelişiyorlar. Erkinliğe erme yaşı örneğin, Avrupa milletlerinde hesaplanmış 15,5-17,4 yaş oranından 12,5-14 yaş oranına düşmüştür. Günümüzde erkeklerin gelişim eğilimi şüphesiz varolsa da onların gelişim eğilimi bilgileri belirsizdir. Erkelerin günümüzde ses değişimin başlangıç yaş averajı ( 13 yaş civarı ) 100 yılı aşan bir dönem öncesi erkeklerin ses değişikliğini başlama yaş averajından ( 18 yaş civarı ) oldukça düşük olduğu not edilebilir.   Malina Amerika ve birçok gelişmiş ülkede olmak üzere günümüzde ölçü ve gelişim eğilimi durmuştur. Geçmiş 20 yıl içerisinde boy, ağırlık ve gelişimde çok küçük çapta gelişimler olmuştur. Bu muhtemel gelişimi engelleyici sebeplerin ayırt edilmiş olması ve düzenli beslenme ile sağlık faktörlerinin doruk noktasına ulaştırılmış olmasındandır.

Çocuk Gelişimini açıklayan Dönemler :

Bütün kuramcılar gelişimi farklı açıdan bakmış ve dönemlere ayırmıştır. Spor acısından bu kuramlardan en geçerlisi Jean Piaget sınıflaması kabul edilebilir.      Jean Piaget çocuk gelişim dönemlerini çocuğun düşünce süreçleri üzerinde durmuş ve çocuğun davranışlarını gözleyerek bilişsel fonksiyonlarını ipucu olarak almıştır. Piaget kuramı çocukların bilişsel gelişimi ve onların fiziksel dünyanın işleyişini anlamaları ile ilgilidir. Piaget’ e göre çocuk gelişim dönemleri şu şekildedir ;

a- Duyu motor dönem  ( 0-2 yaş )

b- İşlem öncesi dönemi ( 2- 7 yaş )

c- Somut işlemler dönemi ( 7- 11 yaş )

d- Soyut işlemler dönemi  (12 yaş ve yukarı )

Çocuklarda Hareketsel ( Motorik ) Gelişim Dönemleri

İnsanın hareket gelişimi, doğumdan önce başlar ve doğum sonrası değişik dönemlerde de farklı nitelik ve nicelikte gelişim gösterir. Aşağıda yaygın olarak kabul gören bir sınıflama modeli verilmiştir :

 

Kategori Dönem Yapılan hareketler
Doğum öncesi-1 yaş Bebeklik Dönemi Refleks hareketler
0- 2   yaş Bebeklik Dönemi İlkel hareketler
2- 6   yaş İlk Çocukluk Dönemi Temel Hareketler
7- 12 yaş İleri Çocukluk Dönemi Sporla ilişkili hareketler
Çocukluk Dönemi Gelişimi Sınıflaması

1- Erken çocukluk dönemi( 2 ile 6 yaş arası)

2- İlerleyen çocukluk dönemi( 6 ile 12 yaş arası )

Çocukluk dönemi boy, ağırlık ve kas kütlesi artışı gibi önemli gelişmelere imza atar. Gelişme, ilerleyen çocukluk döneminden daha süratli meydana gelir. Gençlik gelişim yıllarına kadar da kademeli bir şekilde ilerleyen bir grafik çizer. Çocukluk burada, erken çocukluk dönemi ( 2 ile 6 yaş arası) ve ilerleyen çocukluk dönemi ( 6 ile 12 yaş arası ) olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

 

Erken Çocukluk Dönemi ( 2 ile 6 yaş arası ):

Erken çocukluk yılları boyunca, boy ve ağırlıkta meydana gelen gelişmeler, ilerleyen çocukluk döneminde olduğu kadar hızlı değildir. Büyüme oranı düzenli bir şekilde artmaktadır. Dört yaşına kadar çocuk, ilk iki yılda kaydedilen gelişmenin ancak yarıda biri olan bir ilerlemeyle, doğumdan sonraki boyunu ikiye katlar. 2 ile 5 yaş arası kazanılan toplam ağırlık miktarı yaşamın 1. yılında kazanılan toplam ağırlık miktarından daha azdır. Gelişme ilk iki yıldan sonra yavaşlamakta fakat ergenlik çağına kadar olan döneme dek istikrarlı bir oran elde eder.  Çocuğun gelişimi ve erken çocukluk dönemindeki basit hareketlerden, orta çocukluk döneminde spor ustalığına uzanabilen değişik ölçüde hareket kapasitesini kazandığı ideal bir dönem olduğuna dair bir gösterge teşkil eder.Boy ve ağırlıkları göz önüne alınarak çok küçük olan cinsiyet farklılıkları görülebilir. Okul öncesi dönemde erkek ve kızların fiziksel yapılarında, erkeklerin çok az bir şekilde daha uzun ve ağır oluşları haricinde nerdeyse hiçbir fark yoktur. Erkeklerde kızlara nazaran daha fazla kas ve kemik kütlesi bulunur ve her ikisinde erken çocukluk döneminin sonlarına doğru gösterilen gelişme esnasında yağ dokusu azalması gösterirler .Kas dokusu olumlu bir şekilde, vücudun toplam ağırlığının %25 ini oluşturarak erken çocukluk dönemi boyunca sabit bir grafik izler .   Vücut ebatları, vücudun farklı gelişme oranları sebebiyle erken çocukluk döneminde kayda değer değişiklikler gösterir. Göğüs karından daha geniş bir hal alır. Mide daha az çıkıntı üretir. Okul öncesi dönem çocukları 1. sınıf diplomasını aldıktan sonra, ilkokuldaki en eski çocukla neredeyse aynı vücut boyutlarına sahip olur.Erken çocukluk dönemi boyunca kemik gelişimi dinamiktir ve iskelet sistemi hastalık, bitkinlik ve kötü beslenme faktörleri tarafından kolayca etkilenebilir.  Erken çocukluk döneminde kemikler hızlı bir şekilde katılaşır ve katılaşma oranının azalması yoksul çocuklarda 3 yıla kadar varan gerileme kaydetmektedir. Smart beynin, 3 yaşına kadar olgunlaşmış beynin %75 ağırlığına ve 6 yaşına kadar da nerdeyse %90 ağırlığına sahiptir. Orta beyin doğuşta nerdeyse gelişimi tamamlanmış bir şekilde ortaya çıkar, fakat cerebral corteks gelişiminin tamamlandığı, 4 yaşına kadar sonuçlanmış değildir. Nöronların çevresindeki myelin gelişimi sinir gücü transmisyonlarına izin verir ve doğuşta halen tamamlanmış değildir. Doğuşta bir çok sinir myelin ihtiyacı duyar fakat yaşın ilerlemesi ile sinir lifleri boyunca büyük miktarda myelin yer alır. Sinir sistemi boyunca sinir akımı transferine izin veren geniş ölçüde myelinasyon, erken çocukluk dönemi sonlarına doğru tamamlanır. Çocuğun hareket modellerindeki karmaşık artışın cerebellumun muhtemel, takibi myelinasyonu sonucu olduğu, gerçekten kayda değer bir konu teşkil eder. Ayrıca Espens ve Eckert de beynin iki yarı küresini birleştiren corpus callasun myelinasyonunun, fırlatma ve tekme atma gibi el-ayak gelişim fonksiyonlarının ilerleme habercisi olduğunu belirtmişlerdir. Bundan dolayıdır ki, corter gelişirken ve düzenli hal alırken çocuk motorik ve köklü gelişmelerin en üst seviyesine ulaşabilecek yeteneğe sahip olur.  Okul öncesi yıllarda algılama aparatı halen gelişmektedir. Göz küresi 12 yaşına kadar azami gelişim seviyesine ulaşmaz. 6 yaşına kadar retinadaki macula tamamlanarak gelişmiş değildir. Genç çocuk genellikle uzağı daha iyi görür. Okul öncesi çağı çocuklar ergenlerden daha fazla tat alma tomurcuklarına sahiptirler. Onlar boğazlarında bulunan yapılardan ve inanılmaz tat algılamasına sebep olan dil üzerindeki yanaklardan rahatsız olurlar. Orta kulak ile boğazı birleştiren eustachian borunun daha kısa olması sebebiyle çocuk, kulak enfeksiyonlarına karşı da aşırı duyarlıdır.

 

İlerleyen Çocukluk Dönemi ( 6 İle 12 Yaş Arası ):

Çocukluk döneminin 6 dan 11 yaşına kadar olan dönemi, yavaş fakat düzenli boy, ağırlık artışı ve motor ile algılama sistemlerinin organizasyonunda ilerleme olarak karakterize edilmektedir. Bu yıllarda vücut yapısındaki değişiklikler çok azdır. Çocukluk dönemi her şeyden önce, kızların 11 yaş civarında-erkeklerin ise 13 yaş civarında girdikleri ergenlik çağı öncesi, kişisel uzama ve dolgunlaşmadır. Bu yıllar yavaş, düzenli bir gelişmeyle karakterize edilmesine rağmen çocuk oyun ve spor performanslarında sürekli ilerleme gösteren gelişme seviyelerinde olan fonksiyonları ve öğrenmeyi çok hızlı bir şekilde kazanır. Yavaş uzama ve ağırlık gelişimine sahip olan bu dönem çocuğa, kendi vücudunu tanıması için zaman tanır ve çocukluk yıllarında koordinasyon ve motor kontrolünde görülen dramatik gelişmeler için çok önemli bir faktördür. Kemik ve doku gelişimi arasındaki yakın bağ ve boyutlardaki fark, fonksiyon seviyesini arttırmakta önemli rol oynayabilir.Orta çocukluk dönemi yılları boyunca erkek ve kız gelişimi arasındaki farklar çok azdır. Her iki cins gövde gelişiminden ziyade kol ve bacak gelişimine maruz kalır, fakat çocukluk dönemi boyunca erkekler daha uzun kol, ayak ve boya sahiptir. Keza kızlar bu dönemde daha geniş ve dolgun kalçalara sahiptir. Ergenlik dönemi öncesi fizik yapılarının dış görünüşünde hiç denecek kadar farklılık vardır . Bundan dolayı, birçok durumda kız ve erkekler aynı standartları sergilemektedirler.

Kızlar, ergenlik çağına erkeklerden önce girdikleri için boyları erkeklerden uzun olur. Ancak 14 yaş civarındaki erkekler kızlara yetişir ve boyları daha uzun olur. 12 ile 14 yaş arasındaki kızlar ağırlık açısından da daha gelişmiştir. Fakat daha sonraki yıllarda erkekler kızlara yetişir ve geçer. Uzunluk artışına paralellik gösteren ağırlık artışı 6 ay veya buna benzer süreli, düzenli geriden takibi yüzünden büyüme sürecinde olgunlaşma dönemi meydana gelir. Boy artışı, büyüme sürecine bağlı olarak normal ağırlık artışından çok daha önce durur. Kişiyi spor aktivitelerine katılmak üzere hazırlayan kas kitlesi, çocukluk döneminin sonun kadar vücut ağırlığının 1/4 ünü oluşturan düzenli artış gösterir.Çocukluk dönemi boyunca beyin ölçülerinde çok yavaş bir gelişim sürer. Çocukluk döneminin sonuna doğru başın genişleme ve uzamasına rağmen kafatası nerdeyse aynı kalmaktadır.Bu dönemdeki kavrama yeteneği oldukça hız kazanır. Algılama motor aparatlı çocuğun birçok karmaşık ustalık gerektiren hareketini bu dönemin sonuna kadar başarısını sağlayan en önemli dönemlerinden birinde bulunur. Örneğin bir topa vurmak faaliyeti, yaş ve pratiğe bağlı olarak gelişen görsel yeteneğinin gelişimi işle artış gösterir. Çocukta, daha olgun gelişme modelinde maksimum artışı sağlayan anahtar istifade etmektir. Diğer bir deyişle, eğer çocuk gelişimin normal süreci boyunca gelişmiş algılama yeteneklerine sahipse, bunlar geliştirilmeli ve pratik esnasındaki motor yapısı ile tamamen desteklenmelidir. Bu periyot boyunca pratik yapma fırsatı elde edememek ve cesaretsizlik sebebiyle, birçok kişi ustalık gerektiren aktivitelerde gerekli algılama ve motor bilgilerinin kazanılmasında engelle karşılaşacaktır.

Spor doktoru ve antrenörler biliyorlar ki her bir yaş derecelerinde fiziksel ve ruhsal performans kabiliyeti farklı değerdedir.

7-9 yaşlarındaki çocuk bizzat en ağır hareket seyri için en iyi motorik düşünceye sahiptir. Özellikler koordinasyon gerektiren spor türlerine ( jimnastik, buz dansı) bu yaşlarda başlanır.   Puperde öncesi 10-12 yaşları uygun öğretim yaşlarıdır. İlk puperde aşamasında ( 12-14 yaş) vücutta bir süre uyumsuzluk,dinamik ve statik değişiklikler görülür. Bu sırada omurgalar ve ekstremite iskeleti özellikle nazik bir durumdadır. Henüz kemik uçları büyümesini tamamlamamıştır. Bu sebeple ağır yüklenmelere uygun durumda değildir. Gelişim ve duruş zayıflık ve sakatlıkları genellikle bu dönemde ortaya çıkar. Scheuerman hastalığı ( bu hastalık çocuklarda %24 e kadar ulaşmaktadır. Gibi pupertede X bacaklar, sıklıkla ayak zayıflığı ( düztabanlık) merkezi sinirliliğe bağlı koordinasyon rahatsızlıkları, destek ve hareket organlarının hafif yorgunluk durumları ortaya çıkabilir.   İkinci puperta aşamasında (14 yaş) çabuk büyüme duruş ve hareket organlarının stabilitesini sağlar. ( Kaslar, kirişler ve bağlar gibi yumuşak kısımlar tam esneyebilir ancak iskelet gelişimi henüz tamamlanmamıştır. Bu yüzden omurgalar ağır yüklenmelerde tehlike altına sokulmuş olur. Kaslardaki çabuk gelişmede pek uygun değildir. Çünkü iskeletin kuvvet ve yüklenilebilirlik kabiliyeti arasında bir oransızlık meydana gelebilir. “Gelişimde kemik boyu uzamasının kas gelişiminden daha hızlı olması nedeniyle genç sporcularda aşırı egzersiz kemik üzerine uygunsuz  olarak yoğun stres bindirir.” Gençler bu yaşlarda artık maksimal performansa erişirler ve yoğun antrenmana başlarlar. Burada yaş takvim yaşı olarak önem kazanmaz. Önemli olan çocuğun gelişme derecesini belirleyen biyolojik yaştır.

Çocuklarda antrenmanın etkisi :

Araştırmacılar antrenman yapmanın etkisini gelişim faktörü ile ele alarak bunun üzerinde karar vermeleri gerekmektedir. Çünkü 6-12 ve 13-19 yaşları arasındaki düzenli bir yüzme ve koşu programına devam eden çocuklar daha az aktif olan akranlarına göre daha yüksek çalışma kapasitelerine sahip bulunmuşlardır. Yaşlara uymayan bazı özelleştirilmiş programlar çocukları etkileyebilir. Malina’ya göre ; fiziksel aktiviteler organizmada azot tutuluşunu ve protein sentezini artırmakta ve lateral büyümeyi uyarmaktadır. Larson’ a göre ; sınırlı stres kemiklerin büyümesi için faydalıdır. Hareketsizlik kemik büyümesine zararlı sonuç verirken egzersiz kemik genişliğini ve mineralizasyonunu artırır.Parizkova erkek çocuklar üzerinde yaptığı araştırmada ;spor yapanların boy ve vücut ağırlığı yönünden daha iyi geliştiğini göstermiştir. Hareketsizlik kasların protein yapısında bir azalma, kemik de mineralizasyona sebep olur. Egzersiz kas dokunun kanlanmasını artırır,kemiğin enine büyümesin, etkiler ve yoğunluğunu artırır . Sporsal aktiviteler kas büyümesine etkisi hem iskelet kası hem de kardiak kasının kütlesel artışı şeklinde değer bulur. Fiziksel olarak aktif olan çocuklar pasif olan çocuklardan daha az yağlı vücut kütlesine sahip olurlar. Neumann’a göre ; sporcularda olgunlaşma fiziki yönden daha erken olmaktadır. Fakat bunun olumsuz bir yönü yoktur. Ancak unutulmaması gereken konu yüklenmenin içeriği ve dozunun doğru seçilmesidir.

Koordinatif ve teknik-motorik becerilerin ön plana çıktığı sporlarda spor öğretimi ve eğitim okul eğitiminin başladığı devre olan 7-8 yaşlarında başlanır. Bu dönem sevdirme ve kaba olarak öğretim devresi olarak “genel eğitim” ( çok yönlü eğitim )verilir. İlk performans devresi olarak  11- 13 yaşları “gelişim devresi ve ilk performans antrenmanları” , 14- 16 yaşları arası “verim antrenmanları” ve  17 yaşından sonra “üst düzey verim antrenmanı” verilir. Burada dikkat edilecek nokta ,  7-8 yaş “genel eğitim” ( çok yönlü eğitim ) devresinde büyükler gibi özellik taşıyan müsabaka periyodu yer almaz. Yıl boyunca 6-9 aylık çok yönlü temel eğitim olarak hareket öğretimi,teknik eğitim ve koordinasyon çalışmaları verilir.

 

    Çocuklarda Motorik Gelişimin En Üst Seviyede Olduğu Devreler

 

Fizyo-motorik Değerler     Yaşlar
Kuvvet

a- Temel kuvvet                                            16-23 yaş

b- Çabuk kuvvet                                           14- 16 yaş

c- Kuvvette dayanıklılık                                  16- sonrası

Hareket genişliği (esneklik )                            7-12 yaş (ilk okul devresi ) (max.8-9 yaş)

Sürat                                                                 6- 13 yaş (   max. 9 yaş)

Beceri                                                               6-16 yaş

Teknik öğrertimi ve eğitimi

a- Kavrama aşaması  (Cognitive )                   6- 9 yaş

b-Düzenleme aşaması (Associative )           10-12 yaş

c- Otomatikleşme aşaması (Automatisation) 13-17 yaş

Denge                                                               Yaşla birlikte doğrusal olarak gelişir

Çocuklarda Antrenman Amaçlarının sırası ve Etkileşimi:

Eğitim aşaması ile birlikte antrenmanın amaçlarını içeren tablo

Yaşlar
Aşama
6-9 1. Eğitim Aşaması = Temel Eğitim = Çok Yönlü Eğitim
10-13 2. Eğitim  Aşaması=Spor Türüne =    Özgü Gelişim Antrenmanı
14-17 3. Eğitim Aşaması= Gelişim Antrenmanı =Kondisyonel Verim Yeteneğini Artırma Ve Performans Eğitimi
18 ve üstü Üst Düzey Verim Antrenmanı

 

Çocuk Yaşta Antrenmana Başlamak İçin Nedenler:

İlk ve ortaokul çağındaki çocukların haftada 30-35 saat TV seyrettikleri hesaplanmaktadır.Çocuğun ruhuna aykırı olan bu durum fiziksel ve ruhsal gelişmeyi de olumsuz etkilenmekte ve yetişkin dönemde sedanter bir hayat tarzının seçilmesine sebep olmaktadır. Sağlıklı bir çocuk fiziksel etkinliklerden yoksun bırakılır ve yeterli hareket etmesi engellenirse psikomotor gelişimi zarara uğrar ve buna bağlı olarak okuldaki başarı oranı düşer. Fransa’da yapılan bir araştırmada ders saatleri azaltılıp spor yaptıran grup öğrencilerinin başarı oranı %89 iken, eski programa göre eğitim yapan grupta bu oran %60’ta kalmıştır.

Eğitim bakımında olduğu kadar, sporsal verimin niteliği ve düzeyi bakımından da antrenmana erken yaşlarda başlamayı öngören ( karşıt görüşlere rağmen) bir dizi gerekçe sayılabilir

 

Çocuklara yönelik antrenmanın üst düzeyde verim geliştirmedeki önemini belirten bazı görüşler:

-Çocuklarda spor için olan öğrenme motivasyonları ve verim motivasyonu geliştirilmezse,üst düzeyde güç geliştirmeye uygun yaşlara gelindiğinde insanın kendini spora adaması söz konusu olamaz.

– Temel teknikler yanlış  ve kontrolsüz olarak öğrenilirse, yanlış hareket biçimleri ortaya çıkar, buda sporcuyu strese sokar, sporcu kendine özgüveni kaybeder. Daha sonra bu yanlışları düzeltmekse çok zor olur.

Spor, çocuğun büyümesinde, olgunlaşmasında bilişsel gelişiminde ve sosyalleşmesinde önemli rol oynayacağı  için onun hayatına erken yaşlarda girmelidir.

Spor eğitiminin  erken yaşlarda başlatılmasının yukarıda sayılan nedenlerine ek olarak şu konuları da sayabiliriz.

– Üst düzeyde verimlilik yaşının ulusal ve uluslararası organizasyonlarda erken yaşlara kaydırılması.

– Bir çok ülkede çocuklar için de turnuvaların düzenlenmesi, bu yarışmalara hazırlıklı gidilmesi isteği.

–  Küçük yaşta belli bir spora yönelme ve bu spor dalında üstün başarılar sergilemesi konusunda çocuğun yakın çevresinin isteği: ( çoğu kez kendileri için prestij sağlaması amacıyla)

– Hırslı ana-babaların kendi başarı duygularını tatmin etmek için çocuklarını yıldız sporcu olmaya zorlamaları.

Yukarıdaki nedenlerden bir kısmı”Çocuk dışı” olarak karakterize edilebilir. Bunlar çocuklarını isteklerinden çok çevresinin başarı gereksinimiyle uyuşmaktadır.

 

Bu gün ulusal ve uluslar arası düzeyde başarıya ulaşmada aşağıdaki özellikleri taşıyan ve belli aşamaları zamanında bilimsel çalışmalar ışığında geçirmiş sporcular elde edebilir.

Yaptığı spor çeşidi için fizyolojik ve psikolojik özellikleri uygun olmak

O spor dalı için eksiksiz bir fiziğe uygun kas tipine sahip olmak.

Gerekli psikolojik ve moral özelliğine sahip olmak

Sporcu mümkün olan en küçük yaşta ve spor dalı için ön görülen yaş da başlamak.

Seçtiği sporun teknik ve taktiğine iyice sahip olmak.

Uzun yıllar  sistemli planlı ve usanmadan hazırlıklarını eksiksiz olarak yapmak. Ortaya çıkabilecek eksiklikleri gidermek.

Uzun yıllar o spor dalı için gerekli müsabaka deneyimi almak

Özellikle bireysel sporlarda haftada sayıca çok yani daha sık antrenman yapmak. Spor dalının gerektirdiği antrenmanı yapmak.

 

Çocuk ve Genç Antrenmanı Amacı ve İçeriği

Çocuk ve genç antrenmanın amacı, antrenman bilimi ve pedagojik araçlarla sportif performans gelişimini sağlamaktır. Söz konusu sportif başarı gelişimi, belli kurallara uygun olarak gerçekleşir.Yani sistematik bir başarı gelişiminin gerçekleşmesini sağlayan, birbirini takip eden antrenman amaçlarının “kurallı” ve sıra dışı olduğu söylenebilir. Bunu aşağıdaki örnekle açıklayacağız.

Eğere bir kimse yüzücü olmak istiyorsa, önce suda güvenliğini sağlamayı, su üstünde durmayı, suda hareket etmeyi genel olarak öğrenir. Ondan sonra krawl (kulaç) tekniğinin ve dönme, çıkış gibi başka konulara ait tekniklerin kaba şeklini öğrenir. Ayrıca genel bir dayanıklılık edinir. Bundan sonraki amaç, hassas koordinasyonu sağlamaya yöneliktir. Eğer teknik hassas koordineli bir şekilde beceriliyorsa, sıra yüzme süratini artırmaya gelir.Oluşturulan bu temel üzerine daha sonra süratle devamlılığı ve yüksek tempo eğitimi verilebilir. Bundan sonra antrenman yüklenmeleri artık sistematik olarak arttırılabilir. Bu amaçlar böyle devam eder.

Antrenmana başlama yaşı bireysel olarak farklılık gösterdiği için ve her bir spor dalında teknik becerilere ve kondisyonel yeteneklere yönelik beklentiler birbirinden önemli ölçüde farklılık gösterdiği için, açıklandığı üzere birbirini takip eden eğitim amaçlarının yaştan göreceli olarak bağımsız olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu tür düşüncelerin sonucunda antrenman bilimine düşen görev, genel olarak geçerli bir sportif başarı gelişimi modeli tasarlamaktır.

Bunu gerçekleştirebilmek içinde sistematik başarı gelişiminde bilinmesi gereken konuları göz önünde bulundurmak gerekir. Bu konuları şöyle sıralamak mümkündür.

– Her bir spor dalında, sistematik antrenmana ( branşa özgü) farklı yaşlarda başlanılmaktadır. ( örneğin artistik patende çoğunlukla atletizmden çok daha erken yaşlarda başlanır)

– Yüksek başarı yaşının başladığı yaş döneminde, bir spor dalından diğerine farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar, her bir spor dalında başarıyı belirleyici faktörlerin antrenmana olan etkisi sonucu ortaya çıkar.Her spor dalında eğitim aşamaları belirlenirken, öncelikle spor dalına özgü yüksek başarı yaşının bulunduğu yaş dönemi araştırılır. Daha sonra yaş döneminden 8-10 yıl geriye doğru hesaplanarak eğitim aşamalarına geçilir.Güreşte Hamza Yerlikaya’nın 17 yaşında şampiyon olduğu göz önüne alınırsa 10 yıl geri gittiğimizde 7 yaşında güreşe başlanabilir.

Çocuk ve gençlerde antrenman özelliği:

Çocuk ve genç antrenmanı  büyüklere yönelik antrenmanlardan ayıran önemli üç özellik vardır:

Aşamalı olarak değişen amaçları vardır.

Gelişimin ve ergenleşmenin özelliklerine uyum gösterir.

Antrenman biliminin öngördüğü periyotlaşmadan ziyade okulun ve spor dışındaki eğitimin gerektirdiği yönde periyotlara sahiptir.

Yetişkinlerin  antrenmanı karşısında çocukların antrenmanı aşağıdaki şartlara bağlıdır;

–    Boy ve ağırlık azlığı sebebiyle çocuktaki daha düşük performans yeteneği;

Çocuğun enerji cirosu yetişkinlerden farklıdır.

Çocuklarda eksik hareket uyumları daha fazla enerji harcamasını gerektirir.

Kemik ve kıkırdağın büyüme aşamasında sınırlı bir yüklenilebilirlik söz konusudur.

 

Çocuğun antrenmanında aşağıdaki Özelliklere dikkat edilmelidir:

 

Küçük çocuklar: (2-6 yaş arası):

Yürümek koşmak gibi basit motorik yeteneklerin  gelişimi, yakalamak ve belirli yere gitmek gibi basit koordinatif yeteneklerin takviye edilmesi gerekir.Belin düzgün duruşu için gövde gerici alıştırmalar yapılır.

 

Çocuklar: (5-9 yaş):

Bu yaşlarda ekstremite büyümesi  gövde büyümesinden daha orantılıdır.Bu arada kas,kıkırdak ve kemik büyümeleri arasında acık bir oransızlık ortaya çıkar.Büyüyen kemik ve kıkırdak kuvvet ve ağırlık  yüklenmesi karşısında çok hassastır.Çünkü kalp dolaşım ve  solunum sistemi organları büyümekte  ve bununla maksimal oksijen alımı yükselmektedir.Dayanıklılık faaliyeti yükselme yeteneğindedir.Bu yaşlarda geçerli antrenman şartları eklem ve omurga hareketliliği için (esneklik ve koordinasyon) gösterilir.Dayanıklılık çalışmaları iyi tolere edilir.

 

Puperte öncesi aşama( Kızlar 9-10 erkekler 10-11 yaş):

Genişlik artışına karşılık uzunluğuna büyüme yavaşlar.Kuvvet faaliyetleri artışı mümkündür.Kalp büyüklüğü de bu yaşlarda artar. Öyleki dayanıklılık faaliyeti için gerekli şartlar sağlanır. Kritik kalp büyüklüğüne erişilmesi tehlikesi azdır. Çünkü genç organizma henüz çalışmalarda yorgunluğa karşı zamanında kendini korur.Buna karşılık yüksek yüklenmeler altında kalp ritim rahatsızlıkları ortaya çıkabilir.Bu yaş gruplarında en fazla koordinasyon geliştirilebilir.Bununla birlikte sürat ve kuvvette antrene edilebilir.Kendi vücut ağırlığı ile çalışılan kuvvet antrenmanında tehlike ortaya çıkmaz.Yabancı ağırlık yüklemelerde basit teknikler uygulanır.Dayanıklılık performansı oyunsal formda iyi antrene edilebilir. Antrenmanın kesilmesi şu durumlarda düşünülür:

-Yüklenmeden sonra bir saat iştahsızlık oluyorsa

-Yüklenme esnasında konuşma zorluğu çekiliyorsa

-Kısa dinlenme aralığından sonra aynı faaliyet tekrar yapılamıyorsa

-Normal ağırlıktaki bir çocukta ağırlık kaybı belirlenirse.

Ateşli hastalıklardan sonra bu yaş periyotlarında 2-4 hafta arası antrenmana ara verilmesi doktor tavsiyesiyle uygulanmalıdır.

Birinci puperte aşaması ( Kızlar 11-12 erkekler 12-15 yaş);

Bu yaşlarda dış vücut değişikliklerinin yanında hormonsal şartlara bağlı büyük bir kas büyümesi sağlanır. Öyle ki, beslenme ölçüsü artırılmış protein alımı ile düşünülür. Kas kuvveti, kıkırdak ve kemik teşekkülü arasındaki oransızlık tekrar ortaya çıkar. Öyle ki, artırılmış kuvvet antrenmanı büyüme bölgelerine zararlı olabilir. Koordinasyon-sürat ve dayanıklılık antrenmanı öncelikli olarak yapılmalıdır. Yüksek longitüdinal ( vücudun uzun ekseni yönünde veya bu eksene paralel seyreden) bükülmeyle ilgili spor türlerinden kaçınılmalı; örneğin trambolin ve suya atlamada frenleyici etki yapar. Kürek gibi sırtı çok çalıştırıcı spor türleri de uygun değildir.

 

İkinci puperte aşaması ( Kızlar 12-14 erkekler 15-16 yaş;

Bu yaşlarda omuz kalça genişliği şekillenir.Kasların gelişmesi yanında kıkırdak ve kemiklerin yüklenilebilirlik kapasitesi ve büyüme oranının sağlamlaştırılması söz konusudur. Yükseltilmiş kuvvet yüklenmesi mümkün olur.

 

İlgi ve ihtiyaçları

1-Vücut gelişimi ve güzelliği konusunda duyarlı ve özentilidir

2-Oyun ve spor etkinlikleri ilgi alanının merkezidir.Başarılı olmak için çaba gösterir . Başarılı sporcuları önemli bir kişi olarak görür ve adlarıyla tanır .

3-Erkek çocuklar kuvvet ve cesaret isteyen yarışmalı etkinliklerden hoşlanır.

4-Takım oyunlarına ilgi fazladır.

5-Çok enerji harcadıkları için ,yetişkinlere yakın kaloriye ihtiyaçları vardır.

6-Yeterli dinlenme ve beslenmeleri gerekir(10-11 saat uyku)

7-Sürekli bir öğrenme açlığı duyar.

8-Zamanın büyük bir kısmını arkadaşları ile dışarıda ve oynayarak geçirmek ister.

9-Büyüklerden anlayış ilgi bekler.

10-Ritmik etkinliklerde yaratıcıdır.Yeteneklerin sergilemekten büyük mutluluk duyar.

Beden Eğitimi Uygulamaları

1-Tüm kas ve eklemler için :hareketlilik,.beceriklilik ,çabukluk ve dengeleştirici  hareketler .

2-Ritmik ve müzikli hareketler.

3-Eğlenceleri grup yarışmaları.

4-Spor tekniğine yönelik başlangıç çalışmaları

5-Duruş bozukluklarını düzeltici değerdeki çalışmalar.

6-Aktiviteler açık havada yapılmayı çalışılmalı.

7-Faaliyetlerin sonunda çocukların dinlenmelerini sağlanmalı .

Özel Hazırlık Devresi (10-12)

Gelişim Özellikleri

1-Organlar ve sistemleri arasında uyum sağlanmıştır .

2-Hareketleri Doğru ve çabuk kavrar ,sportif etkinliklerde verimlilik dönemidir

3-Dikkati büyüklerinkine yakın sürelidir.

4-Kendine güvenir.

5-Öğrenme isteği çok yüksektir

6-Eleştiriye açıktır.

İlgi ve ihtiyaçları

1-Bir önceki yaş gurubuna oranla ilgileri  daha gerçekçi bir boyut kazanır .

2-Enerji tüketimi üst düzeydedir.Bu nedenle iyi beslenme ve dinlenmeye ihtiyaç duyar.

3-Grup içindeki faaliyetlerden ve liderlikten hoşlanır.

Beden Eğitimi  Uygulamaları

1-Çabukluk,beceriklilik ve hareket gelişimine yönelik çalışmalar.

2-Bileşik ve bağlantılı hareket serileri.

3-Becerilerin sergileyebileceği ,eğlenceli  takım oyun ve yarışmalar.

4-Ritim ve tempo çalışmaları.

5-Açık hava etkinlikleri.

 

 

 

ÇOCUK VE SPOR

Bu bölümde hepimizin en değerli varlığı olan çocuklarımızın ve çocuğun üzerine egzersizin yaptığı etkileri; yetenek ve yetenek seçimi konusunu ve de çocuğun büyüme ve gelişme dönemlerini aktarmaya çalışacağız.  Bu genel konularla ilgili daha detaylı bilgileri kaynaklar bölümünden ulaşacağınız kaynaklardan bulabilirsiniz. Bu konularla ilgili sorularınızı da bilgimiz çerçevesinde yanıtlamaya çalışırız.

ÇOCUK ve EGZERSİZ

1-Çocukluk dönemi nedir?
Çocukluk dönemi doğumdan itibaren 11-12 yaşına kadar süren bir zaman kapsar.  0-1 yaş süt çocukluğu,  1-3 yaş küçük çocukluk,  3-6 yaş okul öncesi çağı,  6-10 yaş birinci okul çocuğu çağı,  10-12 yaş ikinci okul çocuğu çağı olarak kabul edilir. Ancak yaşa bağımlı kalmadan , doğumdan itibaren çocuğun,  fiziksel,  zihinse ve psikolojik gelişimindeki seyrine bakarak cinsel olgunluğa erişmesine kadar olan sürecin çocukluk dönemi olarak ele alınması gerekir.  Çünkü , kimi çocuk akranlarına göre, daha erken veya geç gelişebilir.

2-Çocukların egzersize yanıtları nedir?
Çocuklar bilindiği gibi bir gelişme ve büyüme periyodu içindedir.  Bu periyotta genç çocukların fizyolojik sistemleri, ağır egzersizlerin getirdiği yükleri karşılayacak düzeyde değildir.  Bu güç ancak gelişme çağı sonrası yakalanabilmektedir.  Özellikle 12yaşın altındaki çocuklar oldukça yüksek bir sempatik sistem aktivitesine sahiptir.  Bu yüzden yüksek bir kalp atım sayısının bulunması ve uzun süren dayanıklılık  aktiviteleri onların kapasitelerinin kolaylıkla tükenmesine neden olur. Bu dönemdeki  çocukların aerobik güçleri düşüktür.  Yeterli oksijen kullanma kapasitesine sahip değillerdir. Çünkü ,  kalbin bir seferde pompalayabildiği kan miktarı yani kalp atım volümleri düşüktür Ayrıca karbonhidrat depoları da ileri yaşlarınkine oranla daha azdır. Burada bilinmesi gereken puberte (ergenlik ) çağı öncesi beyin, sinir, kalp, akciğerler, böbrekler ve organizmanın iç ortamını sabit tutmak için (homeostasis) koordineli bir şekilde çalışan fizyolojik prosesler (işlemler)  bebeklik ve çocukluğun ilk çağlarında zayıftır.
Bu sistemlerin gelişimi puberte ve sonrasında görülür.  Pubertede görülen kuvvetlenme, puberte ile ilgili değil;hormonal faktörlerin bir sonucu olduğu düşünülmektedir.  Vücudun egzersize ve homeostatik  mekanizmaların diğer streslerine yanıt verme yeteneği 14 yaşına tepe noktasına ulaşır.

3-Çocukta antrenmanın tehlike ve riskleri nedir?
Çocuklarda performansın birdenbire ve geçici olarak yükselmesi gözlenir. Küçük yaşta antrenmana başlamanın negatif psikolojik etkileri ile ilgili çalışma sayısı azdır. Bir çalışmada Varek,  performansları tekrar düşen çocukların şoka girdikleri ve spor yaşamlarını zamanından önce bitirdiklerini yazar. Çocukta antrenman tek yönlü uygulanmamalıdır. Cottea,  yaptığı çalışmalarda antrenman tek yönlü  uygulandığında özellikle iskelet sistemi üzerinde olumsuz etkiler gözlendiğinden söz etmektedir. Ayrıca, tek yönlü antrenman programı uygulandığında en riskli spor dallarını cimnastik  sırıkla yüksek atlama , kürek , cirit halter, trambolin ve kule atlama olduğu görülmektedir.

4-Çocuk antrenmanı için önerileri nelerdir?
Belirli bir spor dalına yönlendirilen çocukların ebeveynlerine,  bu alanda çocuğu bekleyen şanslar ve riskler açıklanmalıdır. Çocukta sportif başarının, okulu ve geleceğini ikinci plana atmaması sağlanmalıdır.  Çocukların aileleri ve özellikle okuldaki beden eğitimi öğretmenleri ile sıkı  diyaloglar kurulmalıdır.

5-Çocuk ve gençlerde motorik özelliklerin gelişiminde duyarlı  dönemler hangileridir?
Erkek  çocuklarda motorik özelliklerin en yüksek artış gösterdiği yaşlar 4-6-8-13-14 yaşları olarak  görülmektedir. 9, 11 ve 15  yaşlarında gelişme  az olurken , 3, 5, 7, 12, 16, ve 17’nci yaşlarda gelişme hiç görülmemektedir.  Kız çocukları ve gençlerinde ise en yüksek artış 4, 6, 9, 10 yaşlarında görülürken ;8, 11, 12 ve 13 yaşlarında daha az artış görülmektedir.  Kızlarda 3, 5, 7, 14, 15, 16 ve 17’nci yaşlarda gelişme hiç görülmez.

6-Çocukta ve gençte kuvvet antrenmanının özellikleri nedir?
Çocukluk ve gençlik yaşında genel ve çok yönlü vücut gelişiminde kuvvet antrenmanı önemli bir rol oynar. Kuvvet antrenmanı genel anlamda okul öncesi çağda önerilmez. Bu yaş basamağında çocukların kemik ve kas gelişimini sağlamak için, düzenli olarak kuvvet çalışmalarından uzak spor yapmaları yeterlidir.  Bu dönemde her türlü kuvvet çeşidine uygun olarak dayanma, asılma çekme (parmaklık  tırmanma, halat çekme ) ile amaçlanan kuvvet gelişimi sağlanabilir. Bunun dışında ayrı bir çalışmaya gerek duyulmaz

İlkokulun ilk  sınıflarında çocuğun kendi vücut ağırlığı ile yapacağı çalışmalar yeterlidir.  Burada halat çekme,  yüksekçe bir yere dayanarak push-up (şınav), direğe veya halata tırmanma, alçak barda ayaklar önde/yerde kendini çekme, barfikse asılma, tek ve çift ayak sıçramalar, çakı hareketleri en uygun düşen kuvvet  çalışmalarıdır.  Stemmler’e göre gövde kaslarının kuvvetlenmesi ve tırmanma yeteneği  7-9  yaşları arasında en yüksek gelişim düzeyine erişmektedir.  Bunların ardından 9 yaş sonrası kendi vücut ağırlığının dışındaki bir ağırlığa taşınarak,  sağlık topu gibi çalışmalar ilave edilebilir. Ayrıca antrenman  içeriği olarak barfikste dikey olarak kendini çekme, düz zeminde push-up (şınav) karın ve sırt kasları için sit-up (mekik) ve ters mekik gibi egzersizler de eklenebilir.
Uzmanlar 14 yaşından önce serbest ağırlıkla  çalışma yapılmaması gerekliliğine dikkat  çekmektedir.
Artan yaşla bağlı olarak dinamik çalışmaların yanı sara izotermik (statik/durgun) çalışmalara da ağırlık  verilmeye başlanmalıdır.  Bilindiği gibi anaerobik  güç yaşın ilerlemese bağlı bir gelişim göstermektedir.  Bu dönemden sonra yapılacak kuvvet çalışmalarında serbest ağırlık (halter) devreye girecek ise mutlaka bir uzman tarafından programlarının hazırlanması gerekmektedir.  Erkeklerde kas kuvvetindeki en büyük artış 6, 8, 13 ve 14 yaşlarında gözlenir.  Kızlarda ise en büyük artış 4 ve 9’uncu yaşlara gözlenmektedir.

7-Çocuk ve gençlerde yapılacak kuvvet  çalışmalarının temel ilkeleri nelerdir?
Çocuk ve gençlerde yapılacak kuvvet çalışmalarında göz önüne alınması gereken temel ilkeleri dört  ana başlık altında toplayabiliriz.  Bunlar sırasıyla şunlardır:
a-Rizikosuz fakat bedensel verimlilik yeteneği çok yönlü geliştirilmelidir.
b. Çalışmalar her yaş dönemine göre planlanmalıdır.  Ayrıca çok yönlü değişken ve neşe verici olmalıdır.  Oyun formu içinde verimlidir.
c. Temel kuvvet (birim kuvvet, kaba kuvvet) ile hareket becerisi ve teknik arasında yakın ilişki kurulmalıdır
d. Gençlerde ortopedik yönden uygun olup olmadığı araştırılmadan üst düzeyde yüklenmeler yapılmamalıdır .

8-Ağırlık çalışmalarının boy uzamasına etkisi nedir?
Ağırlık çalışmalarına başlama yaşında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, büyüme çağıdır.  Özellikle fiziksel gelişme sırasında , boyun uzaması, kemiklerin epifiz adı verilen  büyüme noktalarından  sağlanır.  Burada epifiz bölgelerine gelen darbeler ve o bölgelere binen fiziksel  yük, bu bölgelerin erken kapanmasına neden olur.  Böylece kemiğin büyümesi, boyun uzaması engellenmiş olur.

9-Çocuk ve gençte dayanıklılık antrenmanının özellikleri nelerdir?
Çocukluk ve gençlikte, dayanıklılığın en hassas olduğu dönemler erkeklerde ve kızlarda 4 yaşından sonraki dönemde rastlanmaktadır.  Konuyu biraz daha açarsak, erkeklerde 14 ve 15 yaşlar dayanıklılığın çok kolay geliştirilebileceği dönemlerdir.  Kızlarda bu dönem 13 yaş olarak görülür.  Bilimsel çalışmalar,  çocukların ergenlik dönemi öncesi devamlı yüklenmelere ve interval (aralı) antrenmanlara uygun olmadığını göstermiştir.  Bu nedenle okul öncesi ve okul dönemlerinde dayanıklılık  antrenmanlarının içeriği   genelde oyun formu şeklinde olmalıdır. Bunlar ebeleme,  stafet yarışları, yer  değiştirme oyunları gibi eğitsel oyunlar olabileceği gibi yakan top, mini basketbol, mini futbol gibi küçük takım oyunları da olabilir.
Ayrıca piramidal yüklenme şeklinde (1-2-3-2-1 dakikalık) koşular da aralarında birer dakikalık dinlenme verilerek uygulanabilir.  Devamlı yüklenme şeklinde de 5-10-15 dakikalık koşular yapılabilir.  Ergenlik dönemi sonrası ise normal dayanıklılığı geliştirici çalışmalara başlanabilir.

10-Çocukta ve gençte hareketliliğin özellikleri nelerdir?
Eklemlerin  hareket genişliği, yani hareketlilik erkek çocuklarda 4 ve 8 yaşları, kızlarda ise 4 ve 13  yaşları  büyük önem taşımaktadır.  Bu yaşlarda artış büyük orandadır.  Erkeklerde 6, 9, 13 ve14 yaşları ile kızlarda 6, 9 ve 12 yaşlarında da düşük oranda artışlar gözlenebilir.

 

YETENEK VE YETENEK SEÇİMİ

1 –  Yetenek nedir?
Sportif bağlamda yetenek kavramı , belli bir alanda normalin üzerinde ancak henüz tam gelişmemiş özellikler  bütünü ve bunlara sahip kişi olarak değerlendirilir

2- Yetenekli sporcuların özellikleri nelerdir?
Yetenekli bir sporcu incelendiğinde, diğer sporculara oranla şu özellikleri farklılık gösterir:
a. Antrenmanda daha başarılıdır.  b. Antrenmanda verilen uyarılara daha  çabuk uyum sağlar.  c. Daha çabuk öğrenir.  d. Edindiği deneyimleri,  başarısını artırmak amacıyla kullanır.  e. Verilen görevleri başarı  ile sonuçlandırır ve soruları yaratıcı  biçimde çözümler.  f. Performans  gittikçe yükselir.  g. Stres altında bile doğru değerlendirme yapar. h.  Riski göze alır.  ı.  Başarısızlıklar onun için motivasyon unsuru olur.

3-Yetenek seçiminde hangi yöntemler uygulanır?
Yetenek seçiminde temelde iki yöntem uygulanır.  Bunlar, doğal seçim ve bilimsel seçim yöntemidir.  Doğal seçim yönteminde kişi ya seçtiği spor dalına katılır ya da başarılı olamadığı bir daldan başka bir spor dalına yönelip orada başarılı olur. Bilimsel seçim yönteminde ise bilimsel testlerle kişilerin kendileri için en uygun spor dalları belirlenir ve onlara yönlendirilir.

4-Yetenek seçiminde hangi ölçütler kullanılır?
Bilindiği gibi yetenek seçimi ve spora yönlendirme yüksek sportif performansa yönelik spora anlayışı içinde değerlendirilir.  Sporda yetenek kavramının belirlenmesinde etkili olan faktörler şunlardır:
a. Konstitüsyel (sağlık durumu , antropometrik özellikler) özellikler b. Kondisyonel motorik özellikler  c.  Teknotermik özellikler (öğrenme yeteneği, verimliliğe hazır olma durumu, duygusal özellikler, bilişsel özellikler) d. Sosyal faktörler.

5-Yetenek seçimi kaç aşamalıdır?
Yetenek seçimi üç aşamadan oluşmaktadır.  Bunlar önseçim,  araseçim ve son seçimdir.

 

BÜYÜME VE GELİŞME

1-Büyüme ve gelişmeye kalıtımın etkisi nedir?
İnsanların büyümeleri kromozomlarında bulunan genlerle belirlenir.  Büyümeyi ilgilendiren tüm konular, genlerdeki genetik şifrelere bağlıdır.  Kişinin boyu,  maksimum boya ulaşabileceği zaman, kemik ve cinsel olgunlaşması hep bu şifrelerde kodlanmıştır.  Bu konu üzerinde yapılan çalışmalar çocuklar ile ebeveynleri arasında yüksek ilişkiler olduğunu göstermiştir.

Özellikle de  uzunlukların,  genişliklere oranla daha yoğun bir şekilde kalıtımdan etkilendiği görülmektedir.  Bununla birlikte kişinin büyüme sürecinde boyu ile ilgili kesin tahmin yapmak olası değildir.  Ayrıca kişinin doğum boyu ve kilosu genel olarak ilerideki boyu ve kilosu hakkında sağlıklı bir bilgi vermez.

2-Büyüme ve gelişmeye ırkın etkisi nedir?
İnsanların büyüme ve gelişmelerindeki etkili faktörlerden birisi ırksal faktördür.  Bu konudaki araştırmalar bilindiği gibi genelde üç ırk üzerinde yoğunlaşmıştır.  Bunlar siyah,  beyaz ve sarı ırklardır.  Doğum sırasında beyaz ırk çocuklarının , siyah ırka göre daha ağır olduğu belirlenmiştir.  Ama bu farklılıklar 5-14 yaşları arasındaki gelişme sürecinde tersine dönmektedir.  Bu süreçte siyah ırk çocukların beyazlara  göre daha uzun ve daha ağır oldukları gözlenmiştir.  Sarı ırk ise bilindiği gibi beyaz ırka oranla daha kısa ve hafiftir.  Irklar arsındaki büyüme ve gelişimdeki etkili faktörlerden birinin de çevre olduğu görülmektedir.

Örneğin Amerika’da sarı ırk çocukları , ülkelerine oranla daha iri olmaktadır.  Bu da  çevre faktörünün göz  ardı edilmemesi gereken bir faktör olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.  Hatta bu konuda tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan araştırmalarda bile çevre faktörünün etkinliği belirlenmiştir.

3-Büyüme ve gelişmeye cinsiyetin etkisi nedir?
Doğumda kız çocukları, erkeklere oranla daha olgundur.  Büyüme ve gelişmeleri, erkeklere oranla daha hızlıdır.  Oyun çağı çocukluğuna gelindiğinde, kız ve erkek çocukların büyüme ve gelişmeleri arasında bir farklılık görülmemektedir.  Ergenlik çağı, kız çocuklarında erkeklerden iki yıl önce başlar.  Bu nedenle kızlarda , erkeklerden iki yıl önce hızlı büyüme ve gelişme görülür.  Ama iki yıl sonra erkeklerde büyüme ve gelişme birden hızlanır ve birkaç yıl devam eder. Bu da erkeklerin aynı yaştaki kızlardan çoğunlukla daha uzun olmalarını sağlar.

Kız çocukları erkeklerde oranla büyüme ve gelişme sırasında çevresel faktörlerden daha az etkilenir.

4-  Büyüme ve gelişmeye beslenmenin etkisi nedir?
İnsanlarda büyüme ve gelişmeyi etkileyen en önemli dış faktörlerden birisi beslenmedir.

Bu konudaki çalışmalar beslenme ile büyüme ve gelişme arasında çok anlamlı ilişkiler göstermiştir Yeter siz ve dengesiz beslenme ile büyüme çağındaki çocukların boylarında düşüş görülmüştür.

Çocukta sürekli bir büyüme ve gelişme olduğundan, beslenme yetersizliği bu dönemde büyüme ve gelişme üzerinde çok derin izler bırakır.  Kız çocuklarının, erkeklere oranla yetersiz beslenmeden etkilenmeleri daha az olmaktadır.  Bilindiği gibi proteinli besinler kemiklerin uzaması, kas ve iskeletin olgunlaşması yönünden etkindir.  Çocuklarda günlük protein gereksinimi kilogram başına 2. 5 grama kadar çıkabilir.

Bu kuvvet gerektiren spor dallarında bir yetişkinin gereksinimine eşdeğerdedir.

Demeter, çocuklardaki metabolik  faaliyetlerin yetişkinlere oranla yüzde 20-30 daha fazla olduğunu söylemektedir

5- Büyüme ve gelişmeye sosyo-ekonomik düzeyin etkisi nedir?
Büyüme ve gelişmede çocuğun içinde yaşadığı ortamın sağlıklılığı, yaşadığı ev, ailesinin ekonomik durumu, ailenin kültürel ve eğitsel düzeyi de önem taşımaktadır.

Bu konuda yapılan birçok araştırmada baba meslekleri ile çocuğun gelişimi ilişkili bulunmuştur.

Ayrıca alt sosyo-ekonomik düzeydeki çocukların gelişimi ile üst sosyo-ekonomik düzeyde çocukların gelişimleri arasında farklılıklar gözlenmiştir.  Doğaldır, bu farklılıklar üst sosyo-ekonomik düzey lehinedir.

6- Büyüme ve gelişmeye psikolojik durumun etkisi nedir?
İnsan fizyolojik , sosyolojik ve psikolojik bir sacayağı içinde büyüme ve gelişmesini sürdürür.

Bu nedenle büyüme ve gelişmede psikolojik koşulların da etkinliği söz konusudur.

Güç psikolojik koşullar altında büyüme ve gelişmelerini tamamlamak zorunda kalan çocuklarda bu konularda bazı gerilikler bulunmuştur.   Özellikle yetimhanede yetişen çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar, psikolojik durumun büyüme ve gelişme üzerindeki etkinliği göstermiştir.

7-Büyüme ve gelişmeye mevsimlerin etkisi nedir?
İnsan  büyüme ve gelişmesine mevsimlerin etkileri çeşitli araştırmalarda gözlenmiştir.

Tanner, çocukların boyca büyümelerinin ilkbahar döneminde, vücut ağırlığınca da büyümelerinin sonbahar döneminde hızlandığı saptanmıştır  Mart ve mayıs aylarında rastlanan ortalama boy büyüme hızı eylül ve ekim aylarındaki boy büyüme hızının iki katına denk gelmektedir.   Bu mevsimsel değişikliklerin etkileri, yetersiz beslenen çocuklarda bile görülmektedir.

8-Büyüme ve gelişmeye hastalıkların etkisi nedir?
Bilindiği gibi insan organizmasının temel yapı taşı proteinlerdir.  Hastalık ve yaralanmalar protein metabolizmasını olumsuz yönde etkiler.  Böylece büyümede yavaşlama görülür.

Özellikle  uzun süreli (kronik) hastalıklar büyümeyi yavaşlatırken, kısa süreli (akut) hastalıklar pek etkilemez.

Çocuklarda hastalık nedeniyle duraksayan büyümenin hızlandığı ve hastalığa bağlı açığı kapattığı bir dönem vardır. Bu dönemde çocuk  normal büyüme hızının yüzde 400’üne kadar çıkabilen bir büyüme ve gelişme gösterebilir.

Burada önemli olan kronik hastalıklardan sonra bu devreyi iyi koşullar altında geçirmektir.  Eğer bu koşullar yaratılırsa çocuk normal büyüme seyrini yakalayabilir.  Kuşkusuz bu dönemde doktor kontrolündeki bir çalışma büyük önem taşımaktadır. Burada antrenör, aile ve doktor sıkı bir işbirliği içinde olmalıdır.

9-İnsan vücudunun çevresel ve iklimsel koşullara uyumu nasıldır?
İnsan vücudu yaşadığı çevre, bitki örtüsü ve iklim koşullarına uyum sağlamaktadır.  Bu da onun büyüme  ve gelişimi üzerinde etkili olmaktadır.  Örneklersek, kuru ve sıcak iklimi olan Sahra çöllerinde  yaşayanlar ince uzun, derialtı yağdokusu çok az, uzun kol ve bacaklara sahip, gövdeleri kısa, ince ve uzun el ayakları olan insanlardır.  Nemli ve sıcak ortamı olan Endonezya, Malezya Amazon kuşağında yaşayan  insanlar ise kısa boylu kütleli olmaktadır.  Çok soğuk iklimlerde yaşayan Eskimolar ise kısa boylu, deri ve kas altı ve kasarası yağ miktarları çok yüksek, kısa kol ve bacakları olan insanlardır.

Çevrenin bir başka etkisi de yapılan bir çalışmada, Kaliforniya’da yaşayan Japon çoçuklarının,  Japonya’da yaşayanlara oranla daha iri olması ile gözlenmiştir.

Ayrıca,  Kato ve İshiko’nun çalışmalarında kırsal alanlarda ağır iş yaparak çalışan çocukların özellikle bacak uzunluklarında kısalıklar olduğu görülmüştür.

Bu örneklerde olduğu gibi insan vücudu yaşadığı çevre ve iklime uyum sağlamaktadır.

Bu uyum süreci de ikliminden iklime değişmektedir.  Kimi iklimlerde birkaç jenerasyon , kilimlerinde ise daha fazla jenerasyon gerekmektedir.

10-Çocukta  erken ve geç gelişim nedir?
Bu olgu ergenlik öncesi, ergenlik dönemi ve ergenlik sonrası ortaya çıkan bir durumdur.  Araştırmalar kronolojik yaş ile biyolojik yaş arasında 4 yaşa varabilecek farklılıklar olduğunu göstermiştir.

Doğal  olarak erken gelişim gösterenler, normal gelişim gösterenlerden ve gelişmesi gecikenlerden daha iyi fiziksel başarı yeteneğine sahip olurlar. Bu noktada erken gelişmiş sporcularda, normal gelişenler ile yapılan antrenmanlar sırasında yetersiz yüklenme söz konusu olur.  Bunu antrenör göz önüne almalı, gerekli bulduğu ekstra antrenmanları yaptırmalıdır.

Erken gelişmişlik birçok spor dalında avantaj getirirken ;motorik öğrenme çağının uzun olmasını  gerektiren aletli jimnastik artistik patinaj, tramplen atlamada bir  dezavantaj yaratır.
 

Kaynaklar

1-      Akgün, Necati :
2-
      Çolakoğlu, H:
Antrenman, Bilgisi Ders Notları. Manisa. 1992.
3-      Dündar, U:
Antrenman Teorisi. Onlar Ajans. 1994
4-
      Harre, D:
Principles of Sports Traning. Sportverlag Berlin. 1982
5-
      Morehouse, E. L;Miller, T. A:
Egzersiz  Fizyolojisi. C.  V. Mosby Com. Çev:Necati Akgün. Ege Üniversitesi Matbaası. Bornova. 1973
6-      Muratlı, S:
Antrenman Bilgisi Ders Notları. 1992
7-      Muratlı, S:
Yüksek Lisans İleri Antrenman Bilgisi Ders Notları. 1992
8-      Muratlı, S:
Çocuk ve Spor. Bağırgan Yayınevi. Ankara. 1997
9-      Özer, K:
Antropometri. Sporda Morfolojik Planlama. İstanbul. 1993
10-  Özer, K:
Antropometri Ders Notları. İstanbul 1991
11-  Prokop , L:
Spor Hekimliğine Giriş Hekim, Sporcu ve Antrenörler İçin. 3. Düzeltilmiş Baskı Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti. İstanbul. 1983
12-  Yaman, M;Çoşkuntürk, O. S:
Sportif Performansın Sınırları. Ankara. 1992

NOT. SPORBİLİM.COM sitesi kaynaklarından yararlanılmıştır.