GİRİŞ: Torbalı ağlar , sadece suda yavaşça yürüyen bir balıkçı veya seyreden bir tekne ile önde itilerek kullanılabilmesi yanında zemini taramak için fazla güç gereken yerlerde bir tekne arkasından çekilerekte kullanılabilmektedir. Bu özellik döküntülü deniz ve göl diplerinden kabuklu su ürünlerini avlarken geçerlidir. Bunlar sadece torba ağlar ve kepçelerle birlikte demir taraklarda da toplanabilir . Fakat tarakların dezavantajlarıda vardır.Çünkü yerinden sökülen kabukluların (Bivalve) biriktiği bir torba kısmı olmadığı için , bunların elle toplanması gerekir . anlamda , taraklara , torba ilavesiyle oluşturulan , av araçları tırmık olarak isimlendirilir.Tırmıklar , sağlam çerçeveli olup , dişli , çatallı veya keskin kenarlı olabilir . Ayrıca İzmir Körfezi’nde akivides (Tapes decussatus) avcılığında kullanılan tırmık “şara”lar gibi keskin kenarlı hemde dişlide olabilir . Bu gibi sürütülen torba ağlar ve daha gelişmişi olan dreçler ve bimtroller ; midye , salyangoz , deniz hıyarı , sünger ve bazı karides ile yassı balıkların avcılığında kullanılır .

EL TIRMIKLARI ( EL DREÇLERİ )

El tırmıkları diğer ismiyle el dreçleri , biçimleri ve kullanım şekilleri farklı olmakla birlikte tüm dünyada yaygın olarak kullanılan av araçlarıdır . El tırmıkları özellikle kabuklu su ürünleri ve içersinde veya yosunların içersinde yaşayan olta balıkçılığında yem olarak kullanılan diğer bazı su ürünlerinin avcılığında kullanılır .

Genelde el tırmıkları bir çubuk ile kombine edilerek kullanılır . Bunlar bazı saplı kepçelere . Araştırıcılar tarafından dip organizmalarını sabitlendikleri yerden ayırmakta kullanılır . El tırmıklarının torba kısmı dayanıklı ağdan , bazı durumlarda ise tel gibi daha sert materyalden yapılır . Özellikle bu tırmıklarla kaya midyeleri toplanacaksa torbanın materyali sağlam olmalıdır . Aksi halde midyelerin keskin kenarları ve tutundukları yüzey yapısı ağı kısa zamanda tahrip eder . Balıkçı bu uzun saplı tırmığı kıyıdan , iskele üzerinden veya demirlenmiş bir tekneden kullanabilir . Daha derin sularda bu tırmıkların sapları altı – yedi metreden daha uzun olabilir . İzmir Körfezi’nde akivades avcılığında yerel adı şara olarak isimlendirilen uzun saplı ( 2-7 m ) tırmıklar kullanılmaktadır . Şara teknenin kıç üstündeki ibr balıkçı tarafından , ucu omuza dayandırılarak iki el ile zemine doğru bastırılarak sürütülür . Kum ve çamurun içindeki akivadesler çıkartılır . (bazı durumlarda ; özellikle şimşekli geceleren sonraki gün veya günlerde 1-2 gün akivadeslerin çoğunluğu zemin üzerine çıkarlar bu durumda akivadesler daha kolay toplanır .

El tırmıkları genellikle yuvarlak şekilli demir çerçeveli ve torbalı olmalarına rağmen yakalanacak türe ve ortamın özelliklerine göre farklı şekillerde olabilir . Örneğin Malezyalı balıkçılar gel–git alanlarında kabuklu su ürünleri avcılığında dal veya telden yapılmış küçük sepetleri kullanırlar .Bunun için ne tekne kullanılır nede balıkçı su içinde yürür . çamur kızağı ile kayarken balıkçı sepeti çamur yüzeyi içinde sürütülerek kabuklu su ürünlerini kum ve çamurdan çıkarır .

TEKNE DREÇLERİ

Daha büyük ve ağır tırmıkların kaldırılması , taşınması oldukça zahmetlidir . Bunların elle sürtülmeside kimi zaman imkansız hal alır . En iyi yöntem tırmığı seyreden bir teknenin arkasından sürüklemektir . Elle operasyonda olduğu gibi hemen hemen aynı araç kullanılır .Ancak tekne ile daha ağır ve büyük torbalı olabilir . Çalışılan derinliğin ve tırmıkların ağırlıklarının artmasıyla , tutmakta kullanılan sopalar tamamen bırakılmıştır . Bu araç günümüzde , bir tekne ile sürütülen ve yüksekliği genişliğinden az olan bir çerçeve ile karakterize edilen gerçek bir dreç halini almıştır.

Ağızın alt kenarı keskindir veya genellikle dişlidir . Çekildiğinde takımın dibe baskı yapmasını sağlamak için üst kenar 30 – 35 derecelik bir eğime sahiptir . Bu dreçlerin biçimi kullanıldığı ülkeye göre veya imal edildiği bölgeye göre çok farklı olabilir . Dreçlerin büyüklük ve konstrüksüyonları , tercihlere , operasyonun boyutuna ve dip yapısına bağlı olarak değişir . Aynı sebepten dolayı torbanın yapıldığı malzeme farklıdır . Küçük tipleri ağdan yapılırken , daha ağır olanları tel veya klipslerle birbirine tutturulmuş demir halkalardan oluşmaktadır . Hollanda tipi kabuklu drecinin üst kısmını naylon ağdan,alt kısmı demir halkalardan yapılmaktadır . Torbanın son kısmı bir demir çubuk ile kuvvetlendirilmiştir . Ayrıca dipte kayarken destek vermek için boş demir bir silindir , takıma sabitlenmiştir . Genelde bu tip dreçlerde diş bulunmaz fakat daha ağır olanlarının dişli olduğu bilinmektedir .

Tekne dreçlerinin bir diğer tipi Fransa’nın Atlantik sahillerinde kullanılmaktadır . Bunlar midye (Mytilus edulis) , tarak ( Pecten maximus ) ve kidonya (Venus verruocosa) yakalamak için uzun demir çubuklardan yapılmış kutu şeklinde dreçlerdir . Küçük tiplerinde , torba sağlam ağdan yapılmış olup , ağızın alt kısmı hafifçe dışa eğik olup üzerine dişler sabitlenmiştir . Fakat bu konstrüksüyon bazı yerlerde yasaklanmış ve yerini keskin bıçaklar almıştır .

Küçük dreçler yelkenli veya kürekli sandallarda kullanılabilir . Dreçler , trata ve ığrıp ağları kullanımında olduğu gibi vinçlede çekilebilir . Bir tekneyi ve aynı zamanda bir av takımını önden hareket ettirmenin bilinen yaygın bir yolu sualtı yelkenleridir . Sualtı yelkenleri Avrupa’da ve Uzakdoğu’da uygulanmaktadır . Örneğin Kuzey Tayvan’da Tanshui nehrinde balıkçılar bu yelkenleri örtü sepetler için kullanırlar . Bu tekneler bordalarından 5-6 adet bu şekilde sepet çekerek sığ sularda avlanırlar .

Modern dreçcilikte , motorlu tekneler genellikle , iki adet dreç çeker. Kimi zaman daha çok dreç kullanılabilir . Günümüzde daha çok hidrolik vinçler mevcut olup özel düzenlemelerle birden fazla sayıda dreçlerin çekilmesi mümkün olmaktadır . Dreçler özellikle midye avcılığı için uygundur . Bu amaçla , Doğu Aysa , Kuzey Amerika , Avusturalya ve Batı Avrupa’da midye avcılğında dreçler yaygın olarak kullanılmaktadır . Midye tüm dünyada iyi bir pazara sahip olduğu için dreçlerin modernizasyonu ve geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapılmaktadır . Motorlu tekneler daha büyük ve ağır dreçlerin kullanımı mümkün kılmaktadır ancak ağır dreçler mekanizasyonu da gerekmektedir . Dreçlerle avlanırken , dreç atıldıktan sonra gemi demirlenir ve dreç küçük bir vinçle geriye çekilir . Bu yöntem dreçcilikte çok sık kullanılır . Ayrıca derece su püskürtücüler monte edilerek çamur altındaki kabuklular çıkartılabilir .

Bu sistemle , tekneye kaldırılan dreçteki avlanan kabuklular pazar için paketlenir . Benzer bir dreç Avusturalya’da deniz tarağı için kullanılmaktadır . Bu durumda drecin demirlenmiş bir tekneye çekilmesi yöntemi kullanılmayıp , trol gibi teknenin arkasından çekilmesi uygulanır . Dreçlerin bir dezavantajı çok verimli ve dayanıklı bir av aracı olmamasıdır . Yapılan araçtırmalar sürüklendikleri yolda sadece az bir miktarda kabuklu topladıklarını ve hızlı bir şekilde yapısal deformasyona uğradıklarını ortaya koymaktadır . Dreçler kabuklu su ürünleri daha alt çamur tabakalarına geçtiğinde ( örneğin ; yağmurlu mevsimlerde tuzluluk azaldığı için derinlere gömülen midyeler gibi ) avcılıkta verimsiz olmaktadır . Daha çok ve dibe inmiş kabukluları daha dikkatlice çıkarma problemi derece yüksek basınçlı su püskürtücüler monte edilerek bir ölçüde çözümlenmiştir. Çok miktarda kabulu avcılığında diğer kaldırma sistemleri olan taşıyıcı bantlar ve emme pompaları da kullanılmaktadır .

Son olarak ilave etmek gerekirse dreçlerle sadece canlı midyeler değil kireç üretiminde kullanılan kabuklu kırıntılarıda toplanmaktadır . Ayrıca limanlarda gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işlemlerinde denize dökülen çeşitli materyalin dipten çıkartılmasında da kullanılırlar .

BİMTROLLER

Dreçlerle dip balıklarıda yakalana bilmektedirler . Genel bir ifade ile dreçler kabuklu su ürünlerinden ayrı olarak balık yakalayacak kadar spesifik av araçları değildir . Kabuklu su ürünleri için kullanılan dreçlerin ağız genişliği ve yüksekliği çok küçüktür . Ayrıca çekme hızları yavaş olduğu için balıklar hafif bir hareketle kaçabilirler . Balık avcılığında kullanılacak dreçlerin ağız genişliği ve yüksekliği daha fazla olmalıdır . Kullanılan prensip midye veya karides dreçleriyle aynıdır . Balık avcılığında kullanılan dreçlerde , torbanın ağzını açık tutmak için bir çerçeve vardır ve bu çerçevenin alt kenarı balıkları dipten çıkarmak için tarak şeklindedir. Tek fark dikdörtgen çerçevenin çok daha geniş olması ve torba ağın daha ince , uzun oluşudur .

Sürüklenen bir kare çerçeve , özellikle pürüzlü yüzeylerde veya yüksek çekme hızı gerektiğinde engellleyici olmaktadır . Bu nedenle çerçevelerdeki alt kiriş ve dişler kaldırılabilir . Bunun yanında Alaska ve Kuzey Amerika’da karides avcılığında kullanılan bimtrollerde olduğu gibi üst kiriş ağız açıklığının ortasına monte edilebilir. Çerçevenin yanlarında bulunan iki kısa kenar (maçalar) vertikal duruşu sağlamak için bırakılmıştır . Bunlar zamanla bir yönlendirici halini almıştır .

Enine kiriş (bim) bu ağların tipik özelliği olduğu için bimtrol diye isimlendirilir . Bimtroller mon dip trollerin en basit şeklidir . Bimtroller hemen hemen dünyanın her bölgesinde kullanılmaktadır . İlk defa Avrupa’da kalkan balığı avcılığında kullanılmıştır . Bimtrollerin dipteki hareketini kolaylaştırmak için değişik görüşler vardır . Bunlardan biri takıma tekerleklerin monte edilmesidir . Bu fikir yeni değildir ve zaman zaman önerilirmiş olup –iki istisna hariç- başarısızlıkla sonuçlamıştır . Bunlardan biri Türkiye’de diğeri ise Tayvan’da kullanılan bimtrollerdir .

Türkiye’de kankava adı verilen iki veya üç tekerlekli bimtrol , sünger avcılığında kullanılmaktadır . Tayvan’da ise yine üç tekerlekli bir bimtrol karides avcılığında kullanılmaktadır . Tayvan’da kullanılan bimtrolün aksine Türk kankavası yöresel bir icat olarak görülmektedir.Bu araç genelde , kirişin iki tarafında iki demir tekerleğe sahiptir kiriş 4-10 m arsında değişen çelik bir borudur . Uzun kirişlerle iki torba bağlandığı gibi üçüncü bir tekerlekte mevcuttur .

Tayvan’da kullanılan tekerlekli bimtroller , 20-40 cm çapında üç tahta tekerleğe sahip olup kiriş total olarak 10 m ‘dir . Kirişin ortasına ve uçlarına tekerlekler sabitlenmiştir . Bir kiriş ile iki torba çekilebilir . Ancak bunların konstrüksüyonu farklıdır . Bunlar iki basit ağ torba ile kullanılabiliceği gibi , her birinde iki torba bulunan iki geleneksel karides bimtrolü olarakta kullanılabilir . Özellikle gündüz , karides avcılığında kullanılan bimtrollerin bazıları elektrikli olarakta kullanılmaktadır . Karides ve balık avcılığında daha çok , üstte tek kiriş ve kenarlarında dipte zemin üzerinde kaymayı sağlayan kızak kısımlar bulunan bimtroller kullanılmaktadır .

Önceleri bimtrollerin torbaları tek şekilli olup birbirine benzeyen alt ve üst parçalardan ve bazen de iki adet yanal parçalardan oluşmaktaydı . Modern modellerde dişli ve alt kenar terkedilmiş veya diptrollerinde olduğu gibi üst kısmı , alt kısmından daha uzun tutulmuştur . Kiriş ağın horizontal açıklığını sağlamaktadır . Bu mesafe sınırlıdır . Çünkü kirişin boyutu uzadıkça takım daha da büyüyecektir . Uygulamada tekerleksiz kirişler daha uzun olup 6-8 m arasında değişir . Bununla birlikte en uzunu , yassı balıklar için kullanımakta olup 12 m dir. Avrupa’da en küçük bimtroller Lizbon Tego nehrinde , kürekli teknelerde kullanılmaktadır . Bazen kiriş ağızın daha önüne yerleştirilir . Burada kirişe tutturulduğu noktada bimtrolün kanatları vardır . Önceleri Baltık Denizi’nde kullanılanlarda olduğu gibi kiriş çok daha öncede olabilir ve bir sürtme halatı gibi uzanır .

Modern bimtrol balıkçılığı çift donatım sistemine göre yapılmaktadır . Yani teknenin her iki tarafında bir bimtrol bulunur . Önceleri ağlar farklı büyüklükte olmaktaydı . Fakat günümüzde eşittir . Bazen daha küçük üçüncü bir bimtrol veya dreç de teknenin arkasından çekilebilmektedir .

Sığ sularda karides avcılığında bimtrolü traktörle çekmek için bazı çalışmalar yapılmaktadır . İngiltere’de karides ağları otomobil ve kamyonlarla da çekilmektedir . Belirli bir derinliğin ötesinde bu araçları kullanmak imkansız olduğu için , hem suda hem karada çalışan araçlarla karides bimtrolleri başarıyla kullanılmaktadır .

Günümüzde bimtroller karides avcılığında yaygın olarak kullanılmaktadır . Balık avcılığında ise yassı balkılar hariç pek kullanılmamaktadır . Bu amaçla bimtrollerde bazı değişiklikler yapılmıştır . Hollanda da kullanılanlar gibi daha ağır olmuşlardır . Bimtrolün alt yakası ağır zincirle monte edilerek dil balığı gibi yassı balıklar zemin üzerinden sıçratması sağlanmıştır . Bu özellik eski deç tipi bimtrollerde dişlerle sağlanmaktaydı .

Amerika’da deniz tarağı avcılığında kullanılan drece benzeyen ve Hollanda ile Almanya’da deniz salyongozu avcılığında kullanılan ilginç bir bimtrol tipi daha vardır . Bimtrolün ağız kısmına taşları geriye atarak püskürtmek için zincirden yapılmış geniş gözlü bir ağ monte edilmiştir . Böylelikle yosun ve diğer istenmeyen maddelerin torbaya girmesi önlene bilmektedir . Böyle bir bimtrolün kullanılması , takım ağır olduğu için kuvvetli motorlar gereklidir .

Dreç ve bimtroller 2000 m den daha fazla derinliklerde bile avcılıkta kullanılabilmektedir . Çoğu kez sadece bilimsel araştırmalarda demersal balıkların alınmasında kullanılır . Bu dreçler öyle konstrükte edilmişlerdir ki , her iki yanı aynıdır ve hangi kenarın aşşağıda veya yukarıda olduğu önemsenmeden avlanabilirler .

ELEKTİRİKLİ BİMTROLLER

Bimtroller özellikle yassı balıklar ve karides avcılığında kullanılırlar . Her ikisindede avın uyarılarak dipten kaldırılması gerekir . Bu nedenle ağız kısmının önüne “gıdıklayıcı” adı verilen zincirler yerleştirilir . Dil balığı avcılığında bunlar ağır çelik zincirlerdir . Hollanda’da toplam ağırlığı iki ton olan on bir sıra zincir kullanılır ve bunlar üçbin beygir gücünden fazla teknelerle çekilir . Bu ağır aracın dip yapısını tahrip ettiği düşünüldüğü için lokal olarak bazı av sahalarında yasaklanmıştır .

Dünyanın pekçok yerinde Avrupa , Kuzey Amerika , Doğu Asya’da karides avcılığında elektrikli bimtroller kullanılmaktadır . Elektrikli bir uyarı sistemi kullanarak yassı balıkların uyarılması ile kullanılan ağır zincirlerin ağırlığı ve sayısı azaltılmıştır. Günümüzde bimtrolün kurşun yakasının yarım metre önüne sadece birtek hafif zincir yerleştirilmektedir. Elektrotlar bakır ve demir zincirlerin birlikte örülmesiyle oluşmaktadır. Elektrik akımı teknenin güvertesine yerleştirilen bir jenaratörden verilir. Akım zırhlı bir kablo ile takıma iletilir. Bu elektrikli uyarı sistemiyle balıklar ve karidesler dipten kıpırdatılır. Karidesler birkaç cm. yukarı sıçrarlar ve böylelikle bimtrolün menziline girerler. Balıklar ise kurşun yakanın ilerisinde yüzmeye çabalarlar fakat bu zon elektrikli saha halini aldığından bimtrolün içine dönerek tepki veririler. Bu sistem deniz yatağını daha az tahrip etmekle kalmayıp takımın sürtünmesini ve dolayısıyla gereken çekme gücünü azaltır. Ayrıca daha seçicidir.

REFERANSLAR

Kara, A., 1996. Direçler ve Bimtroller. Su Ürünleri Dergisi. Cilt No:13, Sayı:3-4. Bornova, İzmir.