Sinekli Bakkal.
Evler hep ahşap ve iki katlı. Köhne çatılar, karşıdan karşıya birbirinin üstüne abanır gibi uzanmış eski zaman saçakları. Ortada baştan başa uzanan bir aralık kalmış olmasa, sokak, üstü kemerli karanlık bir geçit olacak. Doğuda, batıda, bu aralık, renkten renge giren bir ışık yolu olur. Fakat sokağın yanları her zaman serin ve loştur.
Köşenin başında durup bakarsanız; her pencerede kırmızı toprak saksılar ve kararmış gaz sandıkları görürsünüz. Saksılarda, al, beyaz, koyu kırmızı sardunya, küpeçiçeği, karanfil. Gaz sandıkları da öbek öbek yeşil fesleğenle dolu. Ta köşede bir mor salkım çardağı altında çevrenin en işlek çeşmesi var. Bütün bunların arkasında tiyatro dekorunu andıran beyaz, uzun, ince minare..
35 views
1897′lerde DereaÄŸzı Moda bölümünde ilk futbol takımı hareketlenmeleri. “Siyah Çoraplılar” adını verdikleri futbol takımı… 1907 yılı ilkbaharında, Kadıköylü gençlerden Nurizâde Ziya (Songülen), Bahriyeli Necip (Okaner), Hasan Sami (Kocamemi) ve arkadaÅŸları arasında “Hintli” lakabıyla anılan Asaf (BeÅŸpınar) beyler, ne zamandan beri içlerini kor gibi yakmakta olan bir konuda kesin kararlarını veriyorlar. Ne pahasına olursa olsun, bir futbol kulübü kuracaklar….
Necip Bey’in Moda’daki evinde yaptıkları toplantıda kurmayı kararlaÅŸtırdıkları kulüplerine Fenerbahçe adını vermiÅŸler, forma rengi olarak da, o güzel bahar günlerinde Fenerbahçe çayırını süsleyen papatyaların rengi, Sarı-Beyaz’ı seçmiÅŸlerdi. Amblemleri ise Fenerbahçe’nin ışık saçan feneri olacaktı. Bu yeni kulübün kuruluÅŸ hazırlıkları hızla akıp giden zamana yetiÅŸemediÄŸinden Fenerbahçe takımı 1907-1908 İstanbul Futbol Ligi’ne katılamamış; 1908-1909 sezonunda ise forma renklerini Sarı-Lacivert’e çevirmiÅŸlerdi. Fenerbahçe kulübü kuruluÅŸ yıllarında çok sıkıntılı dönemler yaÅŸamış ve kulübe yeni katılan
13 views
2.1 MASA
2.1.1 Oyun alanı olarak tanımlanan masanın üst yüzeyi 2.74 m uzunluğunda, 1.525 m genişliğinde ve yerden yüksekliği 76 cm olan bir dikdörtgen şeklinde olacaktır.
2.1.2 Masa yüzeyinin yan kenarları oyun alanına dahil değildir.
2.1.3 Oyun alanının yüzeyi 30 cm yüksekten bırakılan nizami bir topu her yerinde 23 cm zıplatan herhangi bir malzemeden olabilir.
2.1.4 Oyun alanının yüzeyi her yerinde koyu renkli ve mat olmalıdır. Oyun alanının 1.525 m lik en ve 2.74 m lik boy kenarlarında 2 cm genişliğinde beyaz çizgi olmalıdır.
48 views
Sporcular topu tutmadan birbirlerine yerde sektirerek aktarırlar,aradaki mesafe değişken olur. Sporcular oldukları yerde aynı ritimle top sürerler.Ritim değiştirilirken,yer değiştirmeleri yapılabilinir.
Kırmızı-Beyaz oyunu
Önce ismi söylenen gurup top sürerek belli bir mesafeyi kat ederken,diğer gurup serbest kalarak onlara dokunmaya çalışır.
Öndeki peşinden giderken top sürme
Top sürerken öğretmenin gösterdiği sayıyı bilme
Top sürerken eşin topunu çelme.
Eşlerden her ikisi de top sürerken birbirlerinin topunu çelmeye çalışırlar.Bu iki kişi arasında olduğu gibi çok sayıda kişi arasında da uygulanır.
Top sürmede bayrak yarışları
Slalomlar arasında top sürme
Değişik engellerin etrafından dolanarak,üzerinden atlayarak
48 views
Satranç Kuralları bir oyun sırasındaki tüm mümkün durumları içeremeyeceği gibi, tüm yönetimsel soruları da düzenleyemez. Kuralların bir maddesi ile kesin olarak düzenlenemeyen durumlarda, kurallarda anlatılan benzer durumların çalışılmasıyla doğru bir karara varmak mümkün olmalıdır. Kurallar hakemlerin gerekli ustalık, doğru yargılama ve kesin tarafsızlık özelliklerine sahip olduklarını varsayar. Fazla detaylı bir kural hakemi karar özgürlüğünden yoksun bırakır ve probleme adil, mantıklı ve özel etmenler yardımıyla çözüm bulmasını önleyebilir. FIDE tüm satranç oyuncularından ve federasyonlardan bu bakış açısını kabul etmelerini rica eder.
Üye federasyon daha detaylı kurarı getirmekte şu koşullarla özgürdür:
(a) resmi FIDE Satranç Kuralları ile hiçbir şekilde çelişmemesi
(b) söz konusu federasyonun alanı ile sınırlı olması
(c) hiçbir FIDE maçı, şampiyonası veya rating turnuvası için geçerli olmaması.
52 views
Tenis raketle oynanan uluslar arası yaygınlığa sahip bir top oyunudur.Kort adı verilen dikdörtgen bir alanda iki (tekler) ya da ikişerden dört (çiftler) oyucu arasında oynanır.Kortun uzunluğu 23,77 metre, genişliği teklerde 8,23 metre, çiftlerde ise alanın her iki yanındaki 1,37’şer metrelik bölümlerde 10,97 metredir. Ağ , 1,07 metre yükseklikteki iki direk arasıda asılı duran bir tel kablodan sarkar; tenis topunun geçmesini engelleyecek kadar sık örgülüdür; hafifçe bel verdiği için tam ortasında yere bir iple bağlıdır. Ağ kortu iki eşit parçaya böler. Kortun her iki yarısında da beyaz çizgilerle belirlenmiş birer arka alan ile sağ ve sol servis alanları yer alır.Tenis önceleri çim korlarda oynandığı için ‘’Çim Tenisi’’ olarak adlandırılmıştı. Günümüzde de kullanılan ve üstün bir oyun gücü gerektiren çim yüzeyler oldukça kaygandır. Çim yüzeylerden başka, zıplama ve koşma açısından güvenli, beton ve asfalt gibi sert yüzeyli; toprak yüzey olarak nitelenen tuğla ya da kiremit tozundan yumuşak yüzeyli kortlar vardır. Kapalı salonların zemininde ise ahşap ya da kalın halıya benzer yapay malzeme kullanılır.
Tenis raketinin oval bir çerçevesi ve uzunca bir sapı vardır. Bu çerçeveye seyrek hasır örgü benzeri tel gerilidir. Teller bağırsak, naylon ya da naylonla bağırsak karışımı bir malzemedendir. Raket yapımında eskiden yalnız tahta kullanılırken, uzun denemelerden sonra başarılı sonuçlar veren çelik, alüminyum ve camyününden (fiberglas) yapılan raketler de kullanılmaya başlamıştır. Tahta raketin gövdesi, tutkalla birbirine yapıştırılmış ince ahşap katmanlardan oluşur. Raketin boyuna ve biçimine ilişkin belirli kurallar yoktur. Tenise yeni başlayanların kullandığı raketler deneyimli oyucuların raketlerinden daha hafiftir.Bezle kaplı olan tenis topu 6,35-6,66 cm çapındadır. Ağırlığı 56,7-58,5 gr arasında değişir. Kurallara göre topun hızla sıçrayabilecek özellikte olması gerekir.
123 views
1. POTA
Oyun sahasının iki başında birer tane olmak üzere, iki (2) adet pota (Şekil 1) bulunur. Potanın parçaları :
a) Bir adet çarpma levhası (panya),
b) Bir adet çember ve çember tespit plakası,
c) Bir adet çember filesi,
d) Bir pota taşıyıcı gövdesi,
e) Koruyucu yastıklama.
2. ÇARPMA LEVHASI (PANYA)
2.1. Çarpma levhaları; uygun bir saydam malzemeden (tercihen temperlenmiş emniyetli cam) tek parça olarak imal edilmeli ve yansıtmaz olmalıdır.
2.2. Cam çarpma levhalarının dış kenarında koruyucu bir çerçeve olmalıdır.
2.3. Cam çarpma levhalarının imalatı, parça kırıklar olmayacak şekilde yapılmalıdır.
128 views
ANALİZİ YAPILAN KUMAŞ NUMUNESİ
Aşağıda zemin örgü ile ilgili örgü raporu, tarak taharı, çerçeve taharı ve hareket raporu (armür deseni) verilmiştir.
Çözgü ipliklerinin tarak taharı her dişten 1 iplik geçecek şekilde yapılmış olup, çerçevelerde DÜZ TAHAR uygulanmıştır.
NOT: Numune kumaşta kenar bulunmadığı için kenar örgü ile ilgili rapor ve taharlar çıkarılamamıştır. Fakat üretim hesaplamalarında kenar tel sayısı 2 x 9 tel (1,5cm) ve beyaz renk olarak alınmıştır.
İPLİK & KUMAŞ PARAMETRELERİ
82 views
ŞEN-ER BOYA Laboratuarında pamuğun ve viskonun 60 ve 80 0C de boyanma işlemi oldukça yaygın şekilde uygulanan bir işlemdir.
Tarladan toplanmış , işlenmemiş pamuğun bileşimi takriben şu şekildedir;
Selüloz                :  %85,5
Yağlar, vakslar    :  %0,5
Pektatlar              :  %5,0
Anorganik tuzlar  :  %1,0
Nem                     :  %8,0
Bu maddeler kısaca incelendiği taktirde :
A)                       SELÜLOZ : asıl boyanacak maddenin yapısını oluşturur. Selüloz( C6H10O5)n kapalı formülündedir. Saf selüloz beyaz bir maddedir. Açık formülü aşağıdaki gibidir;
145 views
1.1. Kas Yapısı
İskelet kaslarını oluşturan lifler, TİP I (ST) ve TİP II (FT) şeklinde karışık olarak bulunur ve histolojik-morfolojik yönden iki çeşidi oluşturur. Dolayısıyla bu iki tip lif arasında histokimyasal farklılıklar vardır. Yapılan sporun ve antrenmanın özelliğine göre, aynı tip fibrillerde gelişme olmaktadır (63).
TİP I Lifleri ; yavaş kasılan, oksidatif lifler olup kapiller damarlar yönünden zengin olduğundan, kırmızı lif adını da alırlar. Bu lifler daha çok dayanıklılık faktörü ile ilgilidir. Postürü sağlayan kaslarda bol miktarda bulunur. Anaerobik kapasiteleri düşük, oksidatif kapasiteleri yüksektir. TİP II lifleri ise hızlı kasılan glikolitik liflerdir. Beyaz lif adı da verilir. IIa , IIb ve IIc olmak üzere üç alt gruba ayrılırlar. Tip lla süratli kasılan oksidatif glikolitik, Tip llb süratli kasılan glikolitik, Tip IIc çok süratli kasılan glikolitik fibrillerdir. Bu liflerin en önemli özelliği, hızlı kasılmaları, kasılma sürelerinin kısa, kasılma gücünün ise yüksek olmasıdır. Yüksek şiddette ve daha kısa süreli aktiviteye iyi uyum sağlarlar. Anaerobik kapasiteleri yüksek, oksidatif kapasiteleri düşüktür. Bu nedenle çabuk yorulurlar (63, 3, 65, 48). Hakkinen ve ark (1985) hızlı yapılan çalışmalardaki performansın sinir kas adaptasyonundan oluştuğunu, bunu da genetik faktörlerin belirlediğini tespit etmiştir (55). Bosco ve Komi (1979) performansı etkileyen nedenlerin başında motor ünitelerin mekanik karakteristikleri ve onların kas-fibril yapılarıyla açıklandığını belirtmiştir (18). Ayrıca, ağırlık kaldırmada kabiliyetin artması ise kas grupları arasında koordinenin sağlanmasıyla tespit edilir (87). Ağır direnç ve patlama gücüne yönelik antrenmanların oluşturduğu performans değişikliğinin, insan kaslarının karakteristiklerindeki elektromyografik ve kuvvet, refleks kasılması anındaki değişiklikler özel çalışmaların yol açtığı sinir-kas adaptasyonundan oluşmaktadır (54). Yani, kasın performans ve gelişim derecelerinin de sinir sisteminin olgunlaşmasına bağlı olduğu da unutulmamalıdır (80).
412 views