Kurtuluş savaşını başarıya ulaştıran Mustafa Kemal Paşanın başında bulunduğu T.B.M.M. hükümetiyle İtilaf devletleri arasında önce Mudanya mütarekesi imzalandı ( 11 Ekim 1922 ). Buna göre, kısa bir süre sonra, barış yapılması gerekliydi. İtilaf devletleri, barış görüşmelerine T.B.M.M. hükümetiyle Osmanlı hükümetini davet ettiler. Bu durum T.B.M.M. hükümeti tarafından olumlu karşılanmadı. Yapılan toplantıda Ankara hükümeti, Osmanlı hükümetiyle ilişkisi bulunmadığını ve Türkiye’yi yalnız Ankara hükümetinin temsil edebileceğini, aksi halde toplantıya katılmayacağını İtilaf hükümetlerine bildirdi. Bu sırada İngiltere’de savaş taraflısı Lloyd George kabinesi düştü. Yerine barış taraflısı Bonarlow kabinesi geçti. Kabinede Dışişleri bakanlığı görevi Lord Curzon’a verildi. Curzon, barış görüşmelerinin hemen başlatılması için, diğer devletlerle ilişki kurarak, çalışmalara başlamıştı. Fransa, İtalya ve Yunanistan görüşmelere hemen başlama kararı aldılar. T.B.M.M. Hükümetinin uyarmasını da dikkate alan bu devletler, Lozan konferansına yalnız Ankara hükümetinin katılmasında bir sakınca görmediklerini Lord Curzon’a bildirdiler. Lord Curzon da durumu Ankara’ya yazdı. Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti çağrıya olumlu cevap verdi ve Ankara’da Lozan’a gidecek heyet seçildi.Heyete İsmet Paşanın ( İsmet İnönü ) başkanlık etmesi kararlaştırıldı. Dr. Rıza Nur ve Hasan Saka’dan gayrı müşavir olarak heyete, Münir Ertegün, Muhtar Çilli, Veli Saltık, Zülfü Tiğrel, Zekai Apaydın, Celal Bayar, Şefik Başman, Seniyettin Başak, Şevket Doğruer, Tevfik Bıyıklıoğlu, Tahir Taner, Nusret Metya, Hikmet Bayur, Zühtü İnhan, Fuat Ağralı, Mustafa Şeref Özkan, Şükrü Kaya, Hamit Hasancan, Ruşen Eşref Ünaydın ve Yahya Kemal Beyatlı Beyler de alındı. Konferansa katılan Türk gazetecileri;Ahmet Cevdet, Ahmet Şükrü Esmer, Hüseyin Cahit Yalçın, Velit Ebüzziya,
51 views
İplik katlama ve büküm makineleri bölümü genel olarak şu başlıklar altında incelenmiştir.
10.1 İPLİK KATLAMA VE KATLAMA MAKİNELERİ
Katlama ve katlama makineleri genel olarak aşağıdaki başlıklar altında incelenmiştir:
224 views
GİRİŞ
Tekstil endüstrisin gelişimi, yıllar boyu insanları daha farklı tekstil dokulara elde etmeye, itmiştir. Daha çok görsel özelliği ön planda olan kumaşlar elde etmek için ise normal ipliklerle kıyaslanmayacak kadar değişik yapıları olan fantezi iplikler geliştirilmiştir.
Fantezi iplikler özel siparişler üzerine üretildiğinden uzun süreden beri tekstil endüstrisinin özel bir parçası olarak kaldı ve yüz yıllardır çoğunlukla dekoratif amaçlar için üretildi. Bu iplikler genellikle tekstil yapılarının küçük bir kısmında kullanılmışlardır.
Son yılarda teknolojik gelişmelerden olumlu etkilenmesi ve rekabet ortamının getirdiği yenilikler bu sektörün atılım yapmasında önemli rol oynamıştır. Yeni yeni gelişmekte olan bu endüstri dalının yeterli ilgiyi görmesi geç olduğundan, bu konu üzerinde yapılan araştırmalar daha çok fabrikaların kendi ürünlerinin ve kendi makinelerinin üzerine olmuştur.
Fantezi iplikler insanların hayal gücü ilgili olduğundan oldukça geniş bir çeşitlilik sunmaktadır. Yani renk ve biçimlerin istenildiği kadar kullanılabilmesi sadece bir iplik türünün bile araştırılmasının ne kadar geniş olacağını göstermektedir. Günümüzde sıklıkla kullanılan fantezi iplik türleri lup, bukle, hav, düğüm ve düz ipliklerdir.
FANTEZİ İPLİĞİN TANIMI
219 views
Elibelinde motifi dişiliğin simgesidir.Sadece analık ve doğurganlığı değil,aynı zamanda uğur, bereket ,kısmet, mutluluk ve neşeyi sembolize eder.Bilindiği gibi,insanlığın yaradılışından bu yana “ana” kavramı,hayatın ilk nüvelerinin oluştuğu ve geliştiği kaynağı ifade etmektedir.Bundan dolayı toprak ve deniz, ana olma durumu ile özdeşleşmiştir.Bu görüş,tüm canlıların toprak ve sudan oluştuğu varsayımı ile de örtüşmektedir.Anadolu inançlarında yaşam ve ölüm ayrılmaz bir bütündür.Basitçe ifade etmek gerekirse, doğmak ana rahminden ayrılmak, ölmekse toprağa dönmek demektir.
İlk insanlar anatanrıçalara tapıyorlardı. Erkeğin üremedeki biyolojik rolü anlaşılamadığı için, sadece dişilerin insan yavruladığını görüyorlardı. Bu nedenle kutsal mekanlarda bulunan o dönemlere ait heykellerin tümü bereket tanrıçası olan küçük kadın heykelcikleridir. Erken Anadolu uygarlıkları halkları, kadını, doğurma yetisi nedeniyle tanrıçalaştırmıştır. Hepsi, bereket ve çoğalma sembolü olarak gördüğü anatanrıçayı Afrodit, Hera, Rhea, Kibele, Atena, Leto, İştar, Artemis, Hepa (Havva), İsis gibi çeşitli adlarla, kendi dilinde isimlendirmiştir. Anatanrıça inancıyla ilintili olduğu bilinen, yorumlanmış, sanatsal nitelikte yüzlerce küçük tanrıça heykelciğini günümüz müzelerinde görebiliriz. İnsanoğlunun başlangıçta hayvanlara ve hayvan putlarına taptığı düşünülürse, anatanrıçaya tapınmaya başlama, insanın usça geliştiği büyük bir aşamanın göstergesidir. Erkek tanrıların gelişi, anatanrıçalardan sonra olmuştur.
241 views
İŞLETME TİPİ: 2-) 100 adet 220 cm eninde (60’ı armürlü 40’ı jakarlı ) , 100 adet 340 cm eninde (60’ı armürlü ,40’ı jakarlı) dokuma tezgahına sahip, tüm iplik çeşitlerini (kesikli ve sürekli) kullanarak 100-300 gram/m2 arasında kumaş dokuyan bir işletme (dokuma hazırlık beraber )
KONU: 5-) İşletmeniz için misyon ve vizyon belirleyiniz. Hedefler planını stratejileri ile birlikte oluşturunuz.Her strateji için bir yıllık aksiyon planı hazırlayınız.
1-Vizyonumuz;
Yaşama renk ve rahatlık katan ürünlerimizi mükemmel kalite ve hizmet anlayışı ile en uygun fiyata sunarak, işletmemizi dünyanın en ön sıralarına taşımak,globalleşen dünyada en iyi dokuma işletmelerinden biri olmak .
Varlığımızı sağlıklı bir şekilde büyüyerek devam ettirmek.
Yeni sektörlere ve başka ülkelere genişlemek.
Direk müşteriye bitmiş ürün ve hizmet veren sektörlerde markalaşmak.
73 views
Yapılarda taşıyıcı sistemler, önceden belirlenen sabit ve hareketli yüklere göre tasarlanırlar. Ancak sismik yüklere karşı da dayanması umulur. Yapıların taşıyıcı sistemlerinin SÜNEK olması, yani yapının parçalanmadan deformasyona dayanabilme yeteneğinin arttırılması beklenir.
Yapılarda iki donatı tipi kullanılmaktadır: Ana (aktif) donatı ve Tali (pasif) donatı Sistemleri
İhtiyaçtan daha az kullanılacak ana donatı miktarı, yapının taşıyıcılığı üzerine nasıl olumsuz etkide bulunuyorsa, benzer şekilde gereğinden fazla kullanılacak ana donatı miktarı da yapının sünekliğini azaltarak kırılgan bir hal almasına yol açar.
Bu amaçla, yapılarda ana donatı ile TAŞIYICI OLMAYAN tali donatının birlikte kullanımı fikri doğmuştur. Bu sayede, yapının sünekliği arttırılarak, beklenen ve beklenmeyen yüklere karşı donatı sağlanmış olur.
POLİPROPİLEN LİFLER bir tali donatı tekniğidir.
Özellikle SAHA ve ŞAP BETON uygulamalarında mükemmel sonuçlar alınmaktadır.
Endüstriye saha betonlarında, deprem yüklerine karşı iki uygulama yapılmaktadır;
Her iki halde de POLIPROPILEN LIFLER kullanılabilir.
194 views
Türkiye’nin sanayileşme hareketi Osmanlı İmparatorluğu zamanında başlamıştır.Batı Avrupa ülkelerinin henüz makineli bir üretim devrine girmediği XV-XVII’inci yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu, sanayi yönünden dünyanın ileri gitmiş ülkelerinden birisi kabul ediliyor ve bazı lüks maddeler hariç, genellikle bütün sanayi ürünleri İmparatorluk sınırları içinden karşılanıyordu.Özellikle, Lonca adı verilen ve imal edilen malların satış fiyatları ile satış yöntemlerini düzenleyen ve belirleyen yerel kuruluşlar sayesinde çinicilik, dokumacılık ve gemi yapımı gibi sanatlar çok ileri bir düzeye yükselmişti.Düzenli ve kontrollü bir biçimde yürütülen sanayi faaliyetleri sonunda üretilen tekstil ürünleri, silahlar, deri ve cam eşya dış piyasalara çok kolaylıkla ihraç ediliyor ve tersanelerde Venedikliler için savaş ve ticaret gemileri yapılıyordu.
Osmanlı İmparatorluğu devrinde göze çarpan sanayi faaliyetlerinin ulaştığı düzeyi kısaca şöyle belirtmek mümkündür:
Osmanlı İmparatorluğunda ilk fabrikalar II.Mahmut devrinde savaş sanayi ile başlamıştır.Bu devirde Sinop, İzmit, İstanbul tersanelerinde buharlı gemilerin yapıldığı ve bazı ahşap teknelerin Londra’ya götürülerek içine makine konulduğu gözlenebilmektedir.Ancak kurulan bu fabrikalar için kömüre duyulan gereksinim çok fazlaydı.Çünkü o zamana kadar dışarıdan getirilen kömür, bütçeden önemli bir payı dışarı akıtıyordu.Bu dönemde işletmeye açılan Ereğli Kömür İşletmeleri, Osmanlı sanayinde bir başlangıçtır.Türkiye’nin ilk kömür havzası 1829’da işletmeye açılmıştır.Aynı işletme giderek Evkafı Şahane’ye devredilmiş fakat kömür havzaları iyi işletildiği için Rum ve İngiliz işletmecilerine borç karşılığında işletilmek üzere kiraya verilmiştir.
96 views
Dünya iklim sistemi çok karmaşık bir bulmaca gibidir. Atmosfer, okyanuslar, okyanus akıntı sistemleri, kutup bölgeleri, ormanlar, çöller, buzullar, yanardağlar, insan etkileri dünya iklim sistemini etkilemektedir. Dünya’da karbondioksit oranında bir artışın meydana gelmesi dünyanın yavaş yavaş ısısının artmasına neden olacaktır. Böylece küresel ısınma dediğimiz kavram ortaya çıkacaktır. Küresel ısınmanın temel nedeni, sera gazlarının artışıdır. Bunların başında su buharı gelmektedir. Ancak insanların su çevrimine karşı yapabilecekleri birşey yoktur. Bunun yanında atmosferdeki öteki sera gazlarını insan etkileri arttırmaktır. Bu etkilerin başında da fosil yakıtlarının kullanılması gerekmektedir. Küresel ısınma bundan yüzelli yıl önce başlamış, bugün itibarıyla hızı artmıştır. Küresel ısınma, dünya yüzeyinde her bölgede aynı ölçüde olmayacaktır. Sıcaklık artışı kutup bölgelerinde daha fazla olacaktır. Neticede dağınık alanlardaki ve kutup bölgelerindeki buzullar eriyecektir. Neticede deniz seviyelerinde yükselmeler olacaktır. Deniz düzeyinin yükselmesi, kıyılarda toprak kaybına sebep olacak, aynı zamanda kıyılara yakın temiz su kaynakları denizle bütünleşecektir. Yazla kış, geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkının azalması gündeme gelebilecek, neticede bütün dünyadaki rüzgar desenleri etkilenecek, fırtınaların sıklığı, şiddeti ve yönleri değişebilecektir. Küresel ısınma neticesinde sıcaklıkların artmasıyla, aşırı sıcaktan insan ölüm oranlarında artışlar meydana gelecektir. Küresel ısınmayla böceklerin yaşam süreleri yaşam süreleri uzayabilecek bu da insanlar için büyük bir tehlike olabilecektir.
34 views
İstenilen ön terbiye işlemlerini görmüş olan tekstil yarı mamullerinin kullanıma hazır hale gelebilmesi için müşteri isteklerine uygun olarak renklendirilmesi gerekir. Renklendirme; düz boyama yada baskı şeklinde yapılır. Düz boyama sonucunda kumaş üniform, homojen bir renk görüntüsü kazanır. Baskı ise bölgesel ve istenildiğinde çok renkli olarak yapılan bir renklendirme işlemidir.
1 – Kesikli Yöntemler : Jet, över flow, levent, tambur boyama makinalarında genellikle uzun boyama sürelerinde ve yüksek flotte oranlarında partiler halinde yapılan boyama yöntemidir.
2 -Yarı Sürekli Yöntemler : İşlemin bir bölümü sürekli yapılırken bir bölümü de (kesikli) parti parti yapılır. Pad-Batch, Pad-Roll, Pad-jiger yöntemleri yan sürekli yöntemlerdendir.
Pad-Batch (Emdirme soğuk bekletme) yönteminde; kumaş fulardaki boyarmadde banyosundan geçirilerek, yaklaşık % 70 – 80 flotte kumaşta kalacak şekilde sıkma merdanelerinde sıkılıp doklara sarılır, üzeri polyetilen folye ile örtülür ve 24 saat döndürülerek bekletilir.
454 views