Bağmsızlık Teorisi Nedir

1960′lı yıllardan itibaren Batılı ülkelerin Üçüncü Dünya ülkeleri ile olan İliÅŸkilerini köktenci tarzda eleÅŸtiren yaygın anlayışın teorisi. teori kendine olarak İktisadî emperyalizmi alır ve azgeliÅŸmiÅŸ ülkelere yapı­ yardımların asıl amacının yoksul milletleri yardım ülkenin iktisadî kıskacına almak olduÄŸunu İleri sürer. Bağımlılık teorisi ABD ve TopluluÄŸu üyesi ülkelerin sömürge­ci iktidarını saÄŸlayan kuvveti kaybetmediÄŸi gö­rüşünü esas alır. Günümüzde bağımsız Latin Amerika, Afrika ve ülkeleri üzerinde sö­mürgeci devletlerin büyük siyasî kontrolleri sözkonusudur. Bu kontrolü siyasî kararlarını açıktan bildirerek deÄŸil, İktisadî baskı uygula­yarak ve üstün pazarlama güçlerini ­lararası ticarette zengin ülke lehine kullan­mak suretiyle yaparlar. Bu durum uluslararası siyasî ve İktisadî iliÅŸkilerde “ sömürgec: lik” kavramı ile İfade edilmektedir.

13 views

20 Temmuz 2009
Okunma 13
bosluk

AzgeliÅŸmiÅŸlik Nedir

AzgeliÅŸmiÅŸlik kavramı, ülkeler arasındaki si­ ve iktisadi sömürü döneminden sonra or­ çıkmıştır. terimin BirleÅŸmiÅŸ Milletler tarafından “geri ülke” deyiminin ağır geleceÄŸi dolayısıyle seçilmiÅŸ olduÄŸu söylenmektedir. çok , Asya ve Güney ­ ülkeleri için kullanılmaktadır. AzgeliÅŸmiÅŸ durumda olan ülkelerin daha çok “ana mal” üretemeyen ülkeler olduÄŸu ­ edilmekledir. diÄŸer yönüyle bunlar sa­nayileÅŸememiÅŸ ülkelerdir. Buralarda daha çok tarıma dayalı iktisadi yapı hüküm sürmek­le ve İlkel tarımsal üreıim yöntemleri kullanıl­makladır. EÄŸitim ve kültür seviyesi, iktisadi ve siyasal bağımlılık nedeniyle geri kalmıştır. tür toplumlar, sanayileÅŸmiÅŸ toplumların sömü­rü alam içerisinde bulunmaktadır.

11 views

20 Temmuz 2009
Okunma 11
bosluk

Aydın (Entelijansiya) Nedir

Aydınlar genellikle, rolleri bilgiyi geliştirip yaygınlaştırmak ve toplumlarının değer­lerini ifade etmek olan kişiler şeklinde tanım­lanır. Diğer deyişle aydınlar, toplumda bi­lim, kültürve sanatla ilişkisi olan kişilerin oluş­turduğu sosyal gruptur. gruplar kendi ken­dilerine bağımsızlıklarını kazanmışlar ve za­man zaman sosyal ve siyasal etkilerde bulun­muşlardır. anlamda tüm toplumların aydın­ları vardır, en sözde-İlkel toplumlarda bİ-le, ilahi iradenin ve doğal düzenin rahipleri da başka tefsircileri varolmuştur. Tarihin bü­yük kısmında aydınlar zorunlu olarak ­larının siyasal ve kurumlarından destek görmüşlerdir; aylc , yerleşik kurumlara ve geleneklere isyan edenler bilezamanlarınm ta­nınmış üstadlarında aşırûentellcktücl yakla­şım olarak gördükleri şeyi eleştirme eğilimin­de olmuşlardır.

350 views

20 Temmuz 2009
Okunma 350
bosluk

Avrupa TopluluÄŸu Nedir

Müttefiklerin Nazi Almanyası karşısındaki zaferinden sonra yaralı ve çökmüş durumdaydı. SavaÅŸta iki gerçek vardı: ABD ve SSCB. iki süper güçten her Avrupa’yı tarafına çekme gayreti içindeydi.Öte yandan ve ’da savaÅŸtan etkiIcnmiÅŸ, savaÅŸtan sonra da bağımsızlık çabası içine girmiÅŸ ülkeler vardı. ABD Avrupa’nın imarına katkıda bulunmak amacıyla Marshall Yardımını ÖrgütlemiÅŸti. Bu yardımdan istifadeyi saÄŸlamak amacıyla, Avrupa ülkeleri­nin de araya getirilmesi gerekiyordu. Bu amaçta 1948 yılında Avrupa İktisadi İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı kuruldu. ()19 Eylül 1946′da Nazizme karşı önemli mü­cadele İngiltere BaÅŸbakanı Zürih’tcki konuÅŸmasında Avrupa BirleÅŸik Devletleri kurulması hususunda bir çaÄŸrıda bulundu ve yıkılmış Avrupa’nın imarı­nı ve yaralarını sarmayı gündeme getirdi.

11 views

20 Temmuz 2009
Okunma 11
bosluk

Atomculuk Nedir

Maddenin atomlardan oluÅŸtuÄŸunu ve ­ tek gerçekliÄŸin “” olduÄŸunu savunan öğretisine atomculuk denir. Yunanca-da “A-tomos” bölünemeyen, parçalanamayan anlamına gelir. Atomculuk öğretisine göre, maddenin artık fazla bölünemeyen ve küçük parçalara ayrılamayan en son par­çaları “atomlar”dır. Nasıl ki, dilde her kelime takım harflerin birleÅŸmesinden oluÅŸuyor­sa, eÅŸya da, en küçük parçacıklar olan atomla­rın birleÅŸmesinden meydana gelmektedir. Atomculuk öğretisinin baÅŸlıca temsilcileri, okulunun kurucuları olan Leukippos ve Demokrilos’tur. Fakat bunlardan önce, arada bazı farklar olmasına raÄŸmen atomculu­ğun geliÅŸmesinin iki basamağı olarak Empedokles ve Anaksagoras dünyayı takım ni­hai parçacıklardan oluÅŸmuÅŸ sayıyorlardı. Hat­ta Anaksagoras parçacıkların sonsuz ­cede küçük olduklarını söylemiÅŸti. Ne var ki, bu gözle görülemeyen sonsuz küçüklükteki unsurlara modern anlamıyla atom mahiyetini kazandıran ve atomculuÄŸu İnceden inceye iÅŸle­yerek eÅŸsiz bir maddeci okul yapısı özelliÄŸine kavuÅŸturan düşünür Demokritos olmuÅŸtur.

20 views

20 Temmuz 2009
Okunma 20
bosluk

Ataerkil Düzen Nedir

Ataerkil düzen, devlet ve yönetiminde babanın baba soyundan olan en yaÅŸlı erkeÄŸin mutlak olduÄŸu bir sosyal örgüt­lenme biçimidir. Ataerkil düzende baba, ailc-dc akrabalığın ekseninde yer alır. Çocuk babaya ve babanın ailesine nisbet edilir; onun adı­nı alır. Babanın totemine olur. Annenin ailesinin fertleri yabancı sayılır ve akrabadan edilmez; onlara karşı yakınlık duyul­. özelliklere sahip bir içinde baba aile fertleri üzerinde mutlak bîr otoriteye sa­. Toplumu temsil yetkisi babaya veya ba­ba soyundan gelen en yaÅŸlı kiÅŸiye aittir. Daha ziyade Avustralya ve Amerika’nın ilkel kabile-leriyle eski Yunan, eski Roma, eski İsrail ve cahiliye dönemi Araplarında en tipik örnekle­ri görülen ataerkil düzende babanın çok geniÅŸ hak ve yetkileri vardır. Cezaların infazı, aile dı­şından bir yabancının dilediÄŸi takdirde, aileye kabulü, dilediÄŸi kiÅŸileri her hangi bir suçu se­bebiyle aile dışına çıkarma bu haklardandır.

37 views

18 Temmuz 2009
Okunma 37
bosluk

Duyularımız Nasıl Çalışır

Çevremizde olup bitenleri duyularımızla algılar, nesneleri duyularımızla ayırt ederiz. İnsanda ve hayvanların çoğunda görme, işitme, koku, tat ve dokunma gibi beş duyu vardır. duyularla edinilen bilgiler(duyumlar) somut biçimde algılandığı için, gördüğümüzün, işittiğimizin, dokunduğumuzun, koku ve tat aldığımızın her an bilincindeyizdir. dış dünyadaki ve vücudumuzdaki değişikler üstüne bilgi edinmemizi sağlayan hareket, basınç, , ısı ve ağrı duyuları, bu değişikler bizi rahatsız edecek kadar belirgin olmadığı sürece ön plana çıkmaz. Bu maddede bize çok tanıdık olmayan bu duyular ile koku,

16 views

26 Åžubat 2009
Okunma 16
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar