Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği Kitap Özeti

KİTABIN Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği
KİTABIN YAZARI KIŞLALI
YAYINEVİ VE ADRESİ İMGE KİTABEVİ
TARİHİ 1999
KİTABIN YAYIM MAKSADI , Atatürk’e yönelik haksız eleştirilerin yarattığı birikimle, güncel olaylara bilimsel yaklaşım getirerek yazdığı yazılarını kitapta toplamıştır.

KİTABIN ÖZETİ :

Kitap olarak dört bölümden oluşmaktadır. “ Üzerine“ adlı bölümde yazarın güncel yazıları ve incelemeleri yer almaktadır. “Demokratik - Üzerine” adlı bölümde güncel olaylardan yola çıkılarak yazılan yazılar, inceleme niteliği taşıyan yazılar ve yazarın bilim ve siyaset adamları ile yaptığı tartışmalar yer almaktadır. “Güneydoğu Sorunu Üzerine” bölümünde, farklı bakış açılarına sahip kişilerle yapılan söyleşilere yer verilmiştir. “Kültür, Siyaset ve Üzerine” başlıklı son bölümde ise güncel olaylardan yola çıkan yazılar bulunuyor.

1. KEMALİZM ÜZERİNE

Bu bölümde yazar Kemalizm üzerine çeşitli gazetelerde yazdığı köşe yazılarını derlemiştir. Bu köşe yazıları genellikle Kemalizme karşı olan grupların yada kişilerin fikirlerine ve eylemlerine verir niteliktedir. Bölümün sonunda ise yazar, köşe yazılarından sonra iki incelemesine yer vermiştir, bunlar “Atatürk’ün Kültür Siyaseti” ve “Kemalist İdeoloji”.

Birinci bölümde verilen köşe yazılarından bazıları:

53 views

9 Temmuz 2011
Okunma 53
bosluk

Atatürk’ün Dış Politika Anlayışı

1919 ‘da Atatürk, Türk Kurtuluş Savaşı’nı oluşturmaya başlarken, dünya, I. Cihan Savaşı ertesi döneme girmekteydi. dönemde uluslar arası ilişkilerde, ’nın rolü azalmakla birlikte,yine de ağırlık merkezini oluşturmaktaydı.
Dünya Savaşı,özellikle Avrupa’da büyük yıkıma yol açmıştı. Savaşın galiplerinden İngiltere ve Fransa,büyük problemlerle karşı karşıyaydı. Yenik devletler, özellikle de Almanya, da büyük sıkıntılar içindeydi. Rusya,iç savaşın getirdiği çalkantılar ve iç savaşın acılı günlerini yaşıyordu. İtalya’nın galibiyete rağmen morali oldukça bozuktu. Osmanlı ve Avusturya-Macaristan İmparatorlukları paramparça olmuştu.

Bu tablo içinde İngiltere ve özellikle Fransa için başta dış konu, yenik devletlere ağır birer barış anlaşması imzalatmaktı. Böylece,savaş dönemi hukuken de sona erdirilerek,barış dönemine geçilebilecek ve çok meseleye el atılabilecekti. Yenik devletlerin daha savaşa cesaret etmemeleri için,bu barış anlaşmalarının ağır şartlar taşıması gerektiğine inanılmaktaydı.

67 views

7 Temmuz 2011
Okunma 67
bosluk

Avrupa’da Aydınlanma

1. UYGARLIĞININ AYDINLANMA’ ETKİSİ

Aydınlanma’nın temelleri İlkçağ Tarihi’nde, Yakındoğu’da belirli bitki ve hayvanların evcilleştirilmesine dayalı tarımın gelişmesi kentlerin kurulması sayesinde sağlanan ilerlemede yatmaktadır.[1] M. Ö. VIII ve VI.y.y. larda, İtalya yarımadasının tüm batı ve güney kıyıları, Yunan Kolonileri ile kaplanmıştı. ’nın doğu ve güney kıyılarında yoğundu. Bu yayılış sahalarındaki geçim yolları, yeni geçim yollarıyla birleşerek bir sentez yarattı. Çünkü buralarda önce, ormanlara bağımlı avcı ve toplayıcı gurupların oluşturduğu bir nüfus vardı. Bunun sonucunda da Yunanlıların kendileriyle ilgili olarak, özenle işledikleri imaj doğdu.

Yunan kolonileri, İtalya yarımadasının tüm batı ve güney kıyılarına yayılınca yerli ile kaynaştılar. O için ileri sayılabilecek tekniklerinin yanı sıra, beğenilerini ve adetlerini de yaydılar.[2] VI. Yüzyılda, çıkan seramiklere bakarak söyleyecek olursak, Yunan Uygarlığının ve Roma üzerinde büyük etkisi vardır. Yunan’ın ve manevi kültürü. Roma’nın iktisadi ve yaşamının gelişmesinde hızlandırıcı bir etken olacaktır. Yunan uygarlığı Batı’yı iki yoldan etkiledi. Önce, Romalılar yoluyla etkilemiştir. Çünkü Yunan uygarlığı, Helenistik hükümdarlar aracılığı ile, Roma imparatorluğunu derinden etkilemişti. Yunan kültürünü özümseyen Romalılar, onu aynı zamanda Batı’ya geçirmişlerdi. asıl önemlisi Yunan Uygarlığı ikinci etkilemesini sonraki yüzyıllarda, özellikle Rönesans’ta yaptı. XII.y.y.’ın sonlarında Araplar sayesinde, Yunan kültürünün yeni yeni metinleri Batı’ya sokulmuş ve büyük yankılar uyandırmıştı. asıl önemlisi Rönesans’tadır. Yunan uygarlığının eserleri yeniden keşfedilir. Yunan Uygarlığının Batı’yı doğrudan etkilemsi de bu tarihlerde başlar.[3]

4 views

7 Temmuz 2011
Okunma 4
bosluk

Siyasi Partiler Kanunu

Numarası : 2820
Tarihi : 22/4/1983
Yayımlandığı R. : : 24/4/1983 Sayı: 18027
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 22 Sayfa: 290
*

18 views

5 Temmuz 2011
Okunma 18
bosluk

Sa 8000 Sosyal Sorumluluk Standardı Ve İşlevi

1970’lerde krizin ortaya çıkmasıyla önce durgunluk, ardından da derin işsizlik meydana gelmiştir. dönemle birlikte, çıkar mücadelesine dayalı, ve lokavtın sık sık kullanıldığı Fordist yapının birtakım olumsuzlukları beraberinde getirdiği çeşitli çevrelerce ifade edilmiştir. Konjonktürel dalgalanmaların ve talepteki değişikliklerin ortaya çıktığı bu dönemde kitle üretimi zedelenmiş, mevcut katı hukuki düzenlemelerin ise probleme çözüm üretebilmek için yetersiz kaldığı söylenegelmiştir. Krizin başlangıcıyla birlikte günümüze kadar gelen dönemde dünya geniş bir küreselleşme dalgasıyla karşı karşıya kalmış ve dünya ekonomisi ile bütünleşmeyi gerçekleştiremeyen ülke ekonomileri küreselleşmenin mağduru durumuna düşmüşlerdir. Sözkonusu işletmelerin kendilerini yoğun ve acımasız bir rekabet ortamında bulmalarına yol açmış ve çalışma hayatının yapısı Fordist döneme nazaran köklü bir değişime uğramıştır. Sermayenin oranındaki düşüşe ve gittikçe da şiddetlenen rekabete karşı koymak için gelişmiş ülkelerdeki , teknolojik yeniliklerin yaratılması ve firma örgütleşmesinde biçimlerin ortaya çıkması alanında baş döndüren hıza ulaştılar. “Sözkonusu teknolojiler kendilerini birkaç ortaya koymaktadırlar. Yeni liberal devrimin öncüsü mikro-elektronik otomasyondur”. Bu, işgücünün büyük ölçüde ikamesi olanağını getirdi, üretim maliyetinde işgücünün payı yarıdan fazla azalarak birçok %15’in dahi altına düştü. Vasıfsız-yarı vasıflı işgücünü ikame ederken, az sayıda yüksek vasıflı işgücü ihtiyacını artırdı. Bu durum, dünyanın her yanında köklü değişimlere yol açıyor. Gelişmiş ülkelerde artan işsizlik oranları, çözülen refah devleti, yarı-zamanlı çalışma, taşeronlaşma gibi toplumsal-ekonomik boyutta sorunlar yaratıyor.

126 views

29 Haziran 2011
Okunma 126
bosluk

Sosyal Sorumlulukların Yerine Getirilmesinde Yöneticinin Rolü

yönetici insanlar için, diğer insanları da etkileyecek planları uygulamaktadır. ve bunların uygulamasında yöneticiye edecek etkenlerden de, onun ahlâk değerleridir. Yönetici sürekli olarak kamuoyunun değer yargısında bulunmaktadır. da , işletme yöneticilerini refahın sorumluluğunu taşıyan kişiler olarak görmek istemektedirler. sorumluluk istesinler ya da istemesinler yöneticilere verilmektedir.İşletme faaliyetlerinde yer alan kişilerin karar sorumluluğundaki yöneticilerin kararlarında ticari ve etik değerlerin en iyi denk düştüğü noktayı dikkate almaları gerekmektedir. Örgütü oluşturan insanlar, onun işleyişinden de sorumludurlar. Örgütün standartlarını belirleyen, bu insanların kollektif aksiyonlarıdır. Esas sorun, birey olarak yöneticinin karar almada etiksel ve ticari değerlerin kombinasyonunun nasıl oluşturulacağıdır. Bunun yolu ise, geçmişteki kararlara bakmak ve gerçek kuralları ona göre belirlemektir. Yönetici kendi etiğini kendi davranışlarından ortaya çıkarmalıdır. Tabii ki söylemek ya da niyetlenmek etik karar değildir. Asıl olan, bunun eyleme yansımasıdır.Yönetici kendi gerçek değerlerini, kişisel olarak nerede olduğunu belirledikten sonra, alınacak kararlardan kimlerin etkileneceğini ve bunların çıkarlarını, kararlara nasıl yansıtılacağını belirlemelidir.

12 views

29 Haziran 2011
Okunma 12
bosluk

Sosyal Sorumluluk Düzeyleri

sorumluluk düzeyleri, yukarıda verilen sorumluluk kavramlarının tanımları ışığında Şekil 1′de görüldüğü gibi , yasal, etiksel ve sağduyu sorumluluklarını içermektedir.

&;

SAĞDUYU SORUMLULUKLAR

 

 

ETİKSEL SORUMLULUKLAR

 

 

YASAL SORUMLULUKLAR

17 views

29 Haziran 2011
Okunma 17
bosluk

Sosyal Sorumluluk Kavramının Tanımı Ve Önemi

İşletmelerin kendine özgü, özel nitelikli amaçları kenara bırakılacak olursa, çağımız işletmelerini nitelendiren nitelendirmesi gereken amaçlar, birbiri ile çok sıkı bağlantılı üç kısımda toplanmaktadır. Bunlar; kâr sağlamak, toplumsal fayda sağlamak ve sürekliliktir. Günümüzde işletmelerin, toplumsal fayda sağlamak amacı çerçevesinde sadece tüketici kesimlerinin taleplerine uygun nitelik ve miktarda mal ve üretmeleri; söz konusu mal ve hizmetleri tüketicilerin isteklerine uygun miktar ve yerlerde, onların ödeme güçlerine uygun fiyat ve zamanda sunmaları sonucu oluşacak tüketim ve sağlanacak fayda algılanmamaktadır. yaklaşım, başta olmak üzere gelişmiş batı toplumlarında modern işletmeciliği aşan ileri bir gelişmeyi de temsil etmektedir. gelişmede sorun, -bireysel da grupsal- tüketici isteklerini sezmede, bunlara hizmette ve tatminde çok başarılı olan bir işletmenin , yakın çevre, işgörenler, hissedarlar gibi ilgili tarafların uzun vadeli çıkarlarına da aynı şekilde vermediğindedir.Uzun vadeli tüketici ve toplum refahını alan bu görüş, “işletmenin sorumluluğu” anlayışına dayanmaktadır. Uzun dönemde, tüm ilgililerin çıkarına olan bu anlayışta , bir yandan tüketicileri, bir yandan da toplumsal öncelikleri tatmin etmek durumundadır.Örgütsel sosyal sorumluluk, örgütlerin kendi ilgi alanları çerçevesinde sosyal refahın korunması ve geliştirilmesi için zorunlu olduğu faaliyetlerin araştırılmasına işaret eder.Örgütsel sosyal sorumluluk genellikle şirket (işletme) sosyal sorumluluğu olarak ifade edilmektedir. Çünkü, sosyal sorumluluk kavramı genellikle işletmelere atfedilmektedir. Buna,

231 views

29 Haziran 2011
Okunma 231
bosluk

Kalite Düşüncesinin Gelişimi

Kalite Öncesi Yönetim

Kalite olgusu şüphesiz son zamanlarda ortaya atılmış olgu değildir. Kalite kavramı çok eskiden beri bilinmekte ve üzerinde durulmaktaydı. İşletmelerde kalite olgusu ise göreceli olarak yakın tarihi ifade etmektedir. İşletme tarihini olarak devriminden önce ve sonra olmak üzere ikiye ayırırsak, kalite olgusunu da bağlamda ikiye ayırarak inceleyebiliriz.

Sanayi devriminden önce üretim, küçük atölyelerde ve az sayıda kişi tarafından gerçekleştirilmekteydi. Üretim-üreten ilişkileri loncalar tarafından düzenlenmekteydi. Bir ve sistem olan loncalar hem üretimin hem de insanın kalitesiyle yakından ilgiliydiler[1].

Henüz toplam kaliteyle tanışmamış uygulamaya geçmemiş bir kuruluşun da klasik organizasyonlardan gelişmiş ekonomilerde sanayi ve ticarete olan, katma değerin önemli bir bölümünü üreten  ve toplumda saygınlık veya yaratan kurumlaşmış şirketleri incelediğimizde öğeler ve yapılar görüyoruz. Bunları incelendiğinde:

65 views

29 Haziran 2011
Okunma 65
bosluk

Cumhuriyet ve Çeşitleri

yolu ile devlet başkanlığına hükümdar veya tarafından yönetilmeyip seçimle belirtilen devlet başkanının varlığını kabul eden hükümet.

dillerinde kullanılan republique(.) kelimesi latincede (= şeyi,malı) deyiminden . deyim ’da ta koinoia (=ortak şeyler) kelimesinin bir calque (Almanca Lehnübersetzung)ıdır. Bu deyim, aslında bir şehir devletlerinin hazinesine, kamunun ortak servetine verilen bir ad olup, sonradan analoji yolu ile ‘kamunu ortak yararı ve yönetimi’ anlamını alıştır. Latince’de res publica deyimi ile karşılanan bu kelime, Roma’da “halkın tanınmış hakları” (res ) kavramını da kazanmıştır. Arapça’daki devlet (=servet,mülk) kelimesi de bu kavram grubuna girer. Alman Reicb (=zenginlik, servet, varlık, devlet ) kelimesi de bu kavramlara bağlıdır.

93 views

27 Haziran 2011
Okunma 93
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar