1.) Tüm UzakdoÄŸu felsefesinde ve özellikle Japonya’da “saygı” kavramı çok önemlidir. Bu nedenle bir Dojo’ya girdiÄŸinizde önce Dojoya, sonra oradaki insanlara selam vererek onlara saygınızı gösteriniz.
2.) Temizlik yalnızca bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda bir saygı göstergesi ve disiplin eğitimidir. Kendinizi ve Aikido elbisenizi daima temiz tutunuz.
3.) Dojo temizliği, kişisel temizlikle eş değerdedir. Her çalışmadan önce veya sonra Dojo temizliğine katılınız. Bazı Dojolarda tatamiler (minderler) her ders toplanıp kaldırılır. Bu nedenle tüm öğrenciler minder taşımaya yardım etmelidir.
4.) Çalışmaların başındaki ve sonundaki seremoniler, Aikido eğitiminin önemli bir parçasıdır. Her öğrenci, derse zamanında gelmekle yükümlüdür.
5.) Tatamide uygulanacak tek oturma ÅŸekli SEİZA’dır. BaÄŸdaÅŸ kurmak ya da baÅŸka bir ÅŸekilde oturmak yalnızca, hocanızın iznini alarak veya rahatsızlık durumlarında uygulanabilir. Ancak hiçbir zaman Dojoya yakışmayan saygısız biçimde olamaz.
8 views
Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor
Bu araştırmadaki amaç Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölüm ya da yüksekokullarda uygulanan programların etkinliği ile ilgili olarak öğretim elemanlarının görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek üzere veriler anket yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada kullanılan anket benzer çalışmalardan ve uzman görüşleri alınarak oluşturulmuştur. Oluşturulan anket ile 40 kişilik bir öğretim elemanı grubuna ön uygulama yapılmış ve anketle ilgili son düzeltmeler yapılarak CRONBACH ALFA a güvenilirlik katsayısı hesaplanmıştır. Aracın a güvenilirlik katsayısı 76 dır. Araştırmanın evreni Türkiye’deki beden eğitimi ve spor yüksekokulları ve bölümlerinde çalışan kadrolu 364 öğretim elemanıdır. Araştırmanın örneklemi ise 108 kişidir. Ancak posta ile ulaşılan bazı yüksekokullar ve bölümlerden anketler geri dönmemiştir. Böylece örneklem olarak yaklaşık evrenin %27’si alınmıştır. Araştırmaya Ankara, Gazi, Hacettepe, ODTÜ, Akdeniz, Süleyman Demirel, Anadolu, Dumlupınar, Karadeniz Teknik, Uludağ, Marmara Üniversitelerinde görevli öğretim elemanları katılmıştır.
Araştırma sonucunda öğretim elemanları okul programlarında yer alan teorik, uygulamalı ve uzmanlık ders saatlerinin yeterli olduğunu içerik ve kapsam yeterliliğinin ise kısmen yeterli olduğunu belirmişlerdir. Bunun yanı sıra öğretim elemanları dershane, kütüphane genel olarak fiziki koşullar ile ders araç gereçlerinin yetersiz olduğunu belirtmişlerdir.
Anahtar kelimeler: Beden Eğitimi, Spor, Öğretmenlik, Müfredat, Program.
39 views
Kılıç türünde(epe,flöre,kılıç)silahlarla iki kişi arasında yapılan spordur.
Tarihçesi:Kılıç ile yapılan ilk sporlara,eski Hintliler parma, Yunanlılar perme derlerdi.Sözcük,kuzeydeki germen dilindeki skermen ya da schiermen’de gelir.BaÅŸka bir germen kavmi olan İskandinavyalılar,sözcüğe skirme derler.Sözcük,latin kökenli dilere de escremie biçiminde girmiÅŸ terim,Türkler tarafından da kılıç sporları anlamında kullanılmıştır.
Çin’de milattan önce 2000 yılarında bu sporun yapıldığı bili- nir .Eskrim, daha sonraları antik Yunan’da hoplomakhos deni- len gladyatör öğretmenleri tarafından gymnasion adlı okullarda ders olarak verilirdi.Roma döneminde de eskrim çok tutulan bir spor ve savaÅŸ dalı oldu.
54 views
Dünya’nın gelmiş geçmiş en büyük imparatorluğu ve bugünde coğrafyasına baktığımızda kırka yakın devletin bir o kadar dilin ve etnik yapının, hala var olduğu Osmanlı…
Bir tarafta onun devamı olduğumuzu, soyumuzun ve atamızın o olduğunu kabul eden bizler, bir tarafta ise, değil onun devamı olmayı, onun soyundan geldiğini bile kabul etmeyen daha doğrusu inkar eden kişiler. Sonuçta Türkiye söz konusu olduğunda, ölümle yaşam arasında bir yerde olan Osmanlı Hayaletinin doğuşu…
Peki neden Osmanlı bir hayalet olarak karşımıza çıkmıştır? Enteresan bir şekilde doğumu ve ölümü bile aslında net olarak ortaya konulmamış bu imparatorluk hangi sebeplerle ölümle yaşam arasında bir yere sıkışarak olması gereken yere gidememiştir. Belki de bu soruların yanıtını bulabilmek için henüz çok erken. Ancak bunun sorumlusu Osmanlı’ya hak ettiği değeri vermeyerek, onu belleklerden kazımak isteyen, bunu başaramayınca da önemsememe durumunu tercih ederek onu yok saymaya, kendilerinden soyutlamaya çalışan kişilerdir. Bu kişiler maalesef, Osmanlı’yı, ataları, geçmişleri olarak bile görmemekte, kendilerini tamamen ondan ayrı bir kimlik olarak görme gafletine düşmektedirler.
10 views
1948 yılında Istanbul Kadıköy’de dünyaya gelen Ahmet Vefik Alp, Saint Joseph Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra, Robert College InÅŸaat MühendisliÄŸi Bölümünde yüksek öğretime baÅŸladı, aynı yıl Istanbul Teknik Üniversitesi’ne geçerek, buradan 1971 yılında ‘Pekiyi’ derece ile ‘Mimar, 1973 yılında da yine ‘Pekiyi’ derece ile Yüksek Mühendis Mimar diplomalarını aldı.
Alp’in diploma çalışması olarak hazırladığı İstanbul Belediyesi Tepebaşı Kültür Merkezi projesi ile görerek yayınlanmış, yine o sırada katıldığı TC Merkez Bankası Idare Merkezi Proje Yarışmasına gönderdiÄŸi teklif banka tarafından satın alınmıştır.
8 views
Ana, baba ve öğretmenlerin öğrenciden genel beklentisi, onların “derslerine çok çalışıp, baÅŸarılı olmaları” yönündedir. Beklenti böyle olunca baÅŸarısızlığın nedeni, “yeterince çalışmamak” olarak görülmekte ve öğrenciden sürekli daha çok çalışması istenmektedir. Oysa gerekli olan “Bilinçsizce çok çalışmak” deÄŸil; verimli ders çalışma yollarını iyi bilerek ve bunlardan gereÄŸince yararlanarak etkili çalışmaktır.
Verimli ders çalışma yollarını öğrenmek isteyen öğrencinin, önce bu yönde olumlu alışkanlıklar kazanmaya kararlı ve niyetli olması gerekir. Buna karar verdikten sonra ders çalışmasını aksatan ya da kolaylaştıran alışkanlıklarının bir listesini yapmalıdır. Bir yandan listede yer alan olumsuz alışkanlıklarını bırakmaya çalışırken öbür yandan da olumlu alışkanlıklarını pekiştirmek için çaba göstermelidir. Çalışma ve denemeler, olumsuz alışkanlıklar atılıncaya, olumlu alışkanlıklar iyice yerleşinceye kadar sürdürülmelidir.
I- AMAÇLARINIZI BELİRLEYİNİZ
30 views
“Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çelmekten, kararlı olma korkudan kurtarır.” (Konfüçyüs)
Öğrenme; davranışlarımızda, tutumlarımızda ve zihnimizde meydana gelen sürekli değişikliklerdir. İnsanın öğrenme düzeyi ve öğrenme hızı farklı sebeplerden dolayı etkilenmektedir. Öğrenmemizi etkileyen belli başlı faktörler, zeka seviyesi, ilgiler ve meraklar, öğrencinin başarı arzusu, sınıfların kalabalık oluşu, öğrenilen konunun zor olup olmaması ve konunun sunuluş biçimi, öğretmenin kalitesi, öğretmenin öğretim yöntemi ve nihayet ders çalışma yöntemleridir.
Bir dersi en iyi şekilde öğrenmek için o dersi düzenli aralıklarla çalışmanın mı, yoksa sınavdan önce topluca çalışmanın mı öğrenmeyi kolaylaştırdığı sorusu sorulabilir. Düzenli olarak yapılan çalışmada edinilen bilgilerin daha akılda kalıcı olduğu, topluca çalışılarak elde edinilen bilgilerin ise akılda tutulmadığı söylenebilir.
Ders çalışırken neyi nereye kadar öğrendiğimizden haberdar edilmemiz öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle ders kitaplarında her bölüm sonundaki soruların cevaplandırılması, o konu hakkındaki bilgi seviyemizi öğrenmemize yardımcı olacaktır. Önceki konuların öğrenilmesi, sonraki konuların öğrenilmesini basitleştirmektedir.
26 views
Bir tane ineği olan köylünün birine bir gün sormuşlar:
- İneğin ne kadar süt veriyor?
Köylü cevap vermiş:
- İneğim hiç süt vermez. Sütü ondan sizin almanız gerekir.
Yine, ilim adamlarından biri, insanın maddi ve manevi her konuda başarılı olmasını çalışmaya bağlar ve şöyle dermiş:
-Su düşünmek, susuzluğunuzu gidermez.
Odun düşünmek, sizi ısıtmaz.
36 views
1)İnsanlara beklediklerinden fazlasını verin ve bunu isteyerek yapmaya çalışın.
2)En sevdiÄŸiniz ÅŸiiri ezberleyin.
3)Her duyduğunuza inanmayın.Dilediğiniz kadar harcayın ve uyuyun.
4)Seni seviyorum’ dediğinizde buna önce siz inanmalısınız.
5)Özür dilediğiniz insanıın gözünün içine bakın.
6)Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kalın.
7)İlk bakışta aşka inanın.
9 views
Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satırları yazarken gözümden damlalar akıyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafı bana göre değil. Ağlamaktan hiç utanmadım, duygularım, acılarım beni boğduğu zaman hep ağladım. Yine ağlıyorum. Sizleri tanımıyorum ama sizlerle paylaşmak istiyorum. Lütfen; bu satırlara bir seven olarak sahip çıkın ve lütfen yazılı satırlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yasarmış diyeceksiniz buna eminim.
Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babamın tayininin çıktığı bir köye tasındık. Huzursuzdum, okulumu bir köy okulunda okumaktansa, şehirde medenice okumak istiyordum. kaydımı yaptırdı babam okula. ilkokul 4. sınıftan başladım köy okuluna. Beni bir sınıfa verdiler. Öğretmen köyde yabancı olduğumu biliyordu ve hangi sıraya oturmak istiyorsan otur dedi bana. Bir kızın yanı boştu sadece oraya oturdum.
13 views