“Bir çok yetişkin eğitimcisi yapabileceklerinin en iyisini yapmayı ister ve bu yönde gelişim için çalışmaya gönüllüdür. Bunu yapabilirler çünkü; inançların ve davranışların eğitim ve öğrenim ile ne şekilde ilişkili olduğunu bilirler”
Heimlich & Norland,1994
Bir eğitimcinin eğitime hazırlığı:
Araştırma
Yansıtma
Uygulama
29 views
Basit anlamda, bir grup insanın yaratıcı bir şekilde düşünerek fikir üretmesi tekniğidir. Beyin Fırtınası, mevcut bazı kural ve teknikleri kullanarak yeni fikirlerin teşvik edilmesi ve oluşturulması yöntemidir.
1941 yılında “Alex Osborn” tarafından geliştirilen bu yöntem, özel bir grup oturum şeklinde olup değerlendirme ve geliştirme için bir soruna çok sayıda çözüm bulma tekniğidir.
Toplam Kalite Yönetimi içerisinde yer alan ve İstatistiksel Süreç Kontrolü’nün de uygulanması için bilinmesi gereken yedi temel sorun çözme tekniği, diğer adıyla “7 Kalite Aracı” bulunmaktadır. Bu kalite araçları, karşılaşılan problemlerin:
- – Belirlenmesi,
- – Çözümlenmesi,
- – Yönlendirilmesi,
113 views
GİRİŞ
Tekstil endüstrisin gelişimi, yıllar boyu insanları daha farklı tekstil dokulara elde etmeye, itmiştir. Daha çok görsel özelliği ön planda olan kumaşlar elde etmek için ise normal ipliklerle kıyaslanmayacak kadar değişik yapıları olan fantezi iplikler geliştirilmiştir.
Fantezi iplikler özel siparişler üzerine üretildiğinden uzun süreden beri tekstil endüstrisinin özel bir parçası olarak kaldı ve yüz yıllardır çoğunlukla dekoratif amaçlar için üretildi. Bu iplikler genellikle tekstil yapılarının küçük bir kısmında kullanılmışlardır.
Son yılarda teknolojik gelişmelerden olumlu etkilenmesi ve rekabet ortamının getirdiği yenilikler bu sektörün atılım yapmasında önemli rol oynamıştır. Yeni yeni gelişmekte olan bu endüstri dalının yeterli ilgiyi görmesi geç olduğundan, bu konu üzerinde yapılan araştırmalar daha çok fabrikaların kendi ürünlerinin ve kendi makinelerinin üzerine olmuştur.
Fantezi iplikler insanların hayal gücü ilgili olduğundan oldukça geniş bir çeşitlilik sunmaktadır. Yani renk ve biçimlerin istenildiği kadar kullanılabilmesi sadece bir iplik türünün bile araştırılmasının ne kadar geniş olacağını göstermektedir. Günümüzde sıklıkla kullanılan fantezi iplik türleri lup, bukle, hav, düğüm ve düz ipliklerdir.
FANTEZİ İPLİĞİN TANIMI
146 views
Enine, boyuna ikili iplik sistemi atkı ve çözgülerin arasına düğüm atılması ile meydana gelen düğümlü halının, sadece bu ikili iplik sisteminden meydana gelen atkı yüzlü dokumalar ve hatta bu ikili sistem arasına ayrı ipliklerle desenler yapılan cicim, zili, sumak dokumalardan sonra ortaya çıkmış olduğu muhakkaktır. Altay dağları eteklerinde Pazırık’ta bir mezar içine sular girdiği için donduğundan olduğu gibi kalmış bir halde bulunan M. Ö. 5. Yüzyıla ait bir yaygı, bilinen en eski halıdır. Bu halı ile birlikte Pazırık’ta V. kurganda keçe yaygılarla birlikte, düz dokuma parçaları bulunmuştur. Gene bu yörede Başadar isimli kurganda ve Kuzey Moğolistan’daki Noin-Ula’da da atkı yüzlü dokuma, atkı atlamalı ve sarmalı ‘cicim, zili, sumak’ dokuma türlerinde ufak parçalar bulunmuştur.
127 views
(Bugün ve Gelecekteki Önemi)
Ermeni sorununu seçmemdeki amacım, bu konuda çok fazla ve detaylı bir bilgiye sahip olmadığımdır. Bu konuda internette birçok detaylı bilgiye ulaşma imkanım oldu ve ödevimin büyük bir kısmını internetten topladığım bilgilerin genel bir özeti niteliğindedir. Ödevimde konunun daha detaylı anlaşılabilmesi için, bulduğum bilgileri değiştirmey yapmadan ekledim, böylece hem elimde Ermeni Sorunu ile ilgili genel bir kaynak olacak hemde bu ödevi yaptıktan sonra bu konu hakkında birçok şeyi biliyor olacağım.
Ödevimde, konu başlıklarından da anlaşılacağı üzere, Ermenilerin; Türk, Osmanlı ve Sekçuklular ile olan ilişkileri ve Ermeni sorununun ortaya çıkışı ve bazı gazetelerden topladığım bilgilerle günümüz Türkiye’sinin Ermeni sorununa bakış açısını ve tepkisini bu ödevde toplamaya çalıştım.
ERMENİ SORUNU NEDİR ?
Osmanlı devleti zayıflamaya başlayıp, hemen her konuda Avrupa’nın müdahalesine maruz kalınca, Türk – Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. Batılı ülkeler Osmanlı devleti’ni bölerek bölgesel çıkarlarına ulaşabilmek için Ermeniler’i Türk toplumundan koparmayı hedeflemişlerdir.
Özellikle Avrupa’nın bazı büyük devletleri “ıslahat” adı altında bir yandan Osmanlı devleti’nin iç işlerine karışırken, bir yandan da Ermeniler’i, Osmanlı yönetimi’ne karşı teşkilatlandırmışlardır.
92 views
GİRİŞ: Seminer konusu olarak, seçmiş olduğumuz “SİYASETNÂME” veya öteki adıyla “Siyeru’l- Mülük” , Büyük Selçuklu Devleti veziri Nizamü’l-mülk’ ün eseridir. Siyasetnâme’nin, öncelikle bir edebi eser türü olarak ne olduğunu açıklayarak, konuya giriş yapmamız gerekmektedir. Siyasetnâme; siyasetle, devlet yönetimi ile ilgili eser anlamına gelmektedir. Yazıldığı devrin padişahlarına, ileri gelenlerine, dolayısıyla daha sonra bu görevi üstlenecek olanlara yol göstermek, tavsiyelerde bulunmak amacıyla kaleme alınırlar. Siyasetnâmeleri yazanlar, devirlerinin gereklerini, en iyi devlet idaresinin nasıl olması gerektiğini, halkın yaşadıklarını dile getiren; başta hükümdar olmak üzere devletin diğer memurlarına adaleti öğreten, hemen hemen her devirde idarecileri uyaran, nasihat eden, yol gösteren fikir adamlarıdır.
Siyasetnâmeler esas konu olarak, devlet yönetimini ele aldığına, devletin bütün güç ve yetkisi de hükümdarda bulunduğuna göre, hükümdarlar için kaleme alınmış eserler olarak kabul edilirler. Bu eserlerden, çağın sosyal ve toplumsal hayatını, askeri ve mali örgütlerini, yasa ve tüzüklerini, toplumun dayandığı gelenek ve görenekleri öğrenmek mümkündür.
41 views
SÖMÜRGECİLİĞİN GELİŞMESİNDE ROL OYNAYAN FAKTÖRLER
Sömürgecilikle emperyalizm deyimleri arasında kesin bir ayrım yapılamamıştır. Günümüzde sömürgecilik deyimi son yıllarda kullanılmaz olmuştur. Sebebi ise, dünyadaki sömürge alanlarının pek az olmasıdır. 1945 de Birleşmiş Milletler kurulduğu zaman 53-54 üyesi vardı. Bugün ise 151 üyesi vardır. 20 yıl önce Afrika’da bağımsız devlet sayısı 5 veya 6 idi. Bugün bu sayı 51 olmuştur. Bu devletlerin çoğunluğu 1960 dan sonra bağımsız olmuştur. Asya ve Ortadoğu da aynı şekildedir. Ortadoğu devletleri 1945-1946 da bağımsızlıklarını almışlardır. Asya ülkelerinde ise Çin ve Japonya hariç tutulursa II. Dünya Savaşı sonunda bağımsız devlet yoktu. Bugün ise Asya’ da sömürge kalmamıştır.
Bugün “Sömürgecilik” yerine “Emperyalizm” deyimi kullanılmaktadır. O halde emperyalizm nedir? Emperyalizm: Bir devletin diğer bir devlet üzerinde, ister maddi, ister manevi bir kontrol, nüfuz kurması veya bir üstünlük sağlaması demektir.
97 views
Son yıllarda Ermeni diasporasında ve Ermenistan Cumhuriyeti’nde Antranik tutkusu görülmektedir. Antranik adına kitaplar ve makaleler yayınlanmakta[1][1], onun adını taşıyan internet siteleri açılmaktadır[2][2]. Bu çalışmalarda Antranik, Ermenilerin Garibaldi’si, Robin Hood’u, Washington’u olarak nitelendirilerek Ermeni tarihinin dört önemli unsurundan birisi olarak değerlendirilmektedirAntranik hakkında yapılan bu diaspora çalışmaları dışında Ermenistan Cumhuriyeti’nin çalışmaları da 2000 yılında yoğunlaşmıştır. Hükümet Paris’te bulunan Antranik’in mezarının Erivan’a taşınmasına karar vermiş[3][3], Antranik’in mezarı da özel bir delegasyon tarafından 15 Şubat 2000 tarihinde Erivan’a getirilmişti. Yeniden defin merasiminde Katolik II. Garegin şöyle konuşmuştur:“Antranik ölümünden sonra bile diktatörlerin yüreğine korku salmıştır. Mezarın Paris’ten Erivan’a nakli Ermeniler için şan ve şereftir.”[4][4]Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, Eçmiyadzin Kilisesi’ndeki bu törende, naklin Ermenistan için büyük bir olay olduğunu, Antranik’in hayalinin gerçekleştiğini belirtmiştir. 1999 yılında Antranik için gümüş hatıra paraları, kartpostallar bastırıldığı gibi[5][5] Erivan’a da bir heykeli dikilmiştir[6][6]Dünyadaki birçok Ermeninin kalbinde yaşayan, şiirlere ve marşlara konu olan bu Ermeni millî kahramanı General Antranik Paşa (!) kimdir? Bu ünvanları nasıl elde etmiştir? Antaranik’in hayatı incelendiğinde, faaliyetlerinin Ermeni Meselesi ile büyük bir benzerlik gösterdiği anlaşılacaktır. Çünkü Ermenilerin geleceğini ilgilendiren en önemli olaylarda bir şekilde Antranik adına rastlanılmaktadır. Şimdi Antranik’in faaliyetlerinde Ermeni milletinin ve Ermeni İhtilal Hareketinin karakterini görmeye çalışalım.
1 views
Terör, kavram olarak, Türkçe’deki karsiligi ile “korkutma, yildirma” ve tedhis anlamina gelmektedir. Ancak bu korkutma, yildirma ve tedhis, yogunluk olarak oldukça büyük çapli ve birey ya da bireylerin ruhsal yapilarini birden bire kaplayan korku durumunu ve siddet halini ifade etmektedir.
Günümüzde çokça kullanilan bir terim olmasina ragmen terörün ortak kabul görmüs bir tanimi bulunmamaktadir. Konu ile ilgili birçok tanim yapilmis, ancak uluslararasi arenada ortak bir kavram üzerinde birlesilememistir. Bunun nedeni de bir tarafin terörist ilan ettigini, diger tarafin özgürlük savasçisi olarak nitelemesidir.
Terör, tanim olarak, insanlari yildirmak, sindirmek yoluyla onlara belli düsünce ve davranislari benimsetmek için zor kullanma ya da tehdit etme eylemidir.
Terörün en önemli özelliklerinden biri hedefini rastgele seçmesidir.
32 views
Söze başlamadan önce şunu belirtmek gerekir ki Özal, Türk siyasi hayatına damgasını vurmuş bir şahsiyet olarak siyaset sahnesindeki rolünü oynamış ve kalp krizi sonucu hayata gözlerini yummuştur. Sadece yaşadığı dönemi etkilememiş günümüze kadar olan siyasi hayatı da yadsınamayacak şekilde etkilemiştir. Arkasından çok şey yazılıp çizilmiştir. Fakat Özal’ı anlamak her zaman için güç bir iştir. Çok fanatiği olduğu gibi kendisinden hiç haz etmeyenler ve ülkedeki çoğu olumsuzluğu Özal’ a bağlayanlar da olmuştur. Biz mümkün olduğunca Özal olgusuna objektif bakmaya çalışacağız.
Bu incelemede Özal’ın hem ekonomik hem de siyasi manevralarını, bunların sebep ve sonuçlarını, günümüze kadar gelen etkilerini inceleyeceğiz. Dönemin en büyük kaynakları gazete yazılarından ve kendi adına yazılmış kitaplardan faydalanarak objektif bir şekilde Özal olgusunu açıklamaya çalışacağız. En başta 1980 yılı Demirel hükümeti dönemini, 24 Ocak kararlarını inceleyerek konuya giriş yapacağız. Bunun sebebi Özal’ın ortaya çıktığında mevcut olan yapının incelenme zorunluluğudur. Özal’ın doğumundan siyasi yaşamının başlangıcına kadar olan bölümü inceleyemeyeceğiz. Çünkü bizi asıl ilgilendiren konu Özal’ın Türk siyasal yaşamına olan etkileridir.
146 views