Bebek Psikolojisi

Genelde bebeklik yıllarında insanın travma ve önemli zararlı olaylara karşı bedensel mekanizmaları işlemez . Bebek travmanın bütün etkisini ve şiddetini yaşar. Toplum olarak bebeklerin anneleri ve babaları ile güven ve sevgi ortamında büyümeleri sağlanmaya çalışılır. ama bazen anne babaların elinde olmadan bedenler bazı travmalara maruz kalabilir. travmalar onların o andaki ve sonraki dönemde bütün hayatları boyunca etkilerini devam ettirebilmekte ve çok psikolojik sorunun doğmasına hazırlamaktadır. genelde bebeklerin şey hissetmediği ve olayların farkında olmadığı gibi yanlış kanaat vardır ama bu son derece yanlış anlayıştır. anne karnında iken çocuğun dış dünya ile psikolojik etkileşimi başlar . Bu nedenlerden dolayı çocuğun anne karnından itibaren travmatik olaylardan uzak kalması ve bu türlü olayları hiç yaşamaması çok önemlidir. Bu olarak hayatın kısa ama çok önemli evresinde bebeklik döneminde insanın karşılaştığı olaylara tepkisi de elbette erişkinlerden farklı olmaktadır. Travma olarak bazen anne babaların haricinde gelişen olaylar yaşanmak ile birlikte , bazı durumlarda ise bizzat o minik canlının dünyaya gelmesine vesile olan ve seçme şansı olmadığı anne babası tarafından çocuğa yapılan yanlış veya kasıtlı davranışlar onlarda travmatik yaşantıların oluşmasına ve psikolojik durumların bozulmasına neden olur.

35 views

25 Mart 2011
Okunma 35
bosluk

Psikoloji Ve Kültür

Kültürel toplum kültür ilişkilerinin ve bunlarda ki değişmeleri kapsamaktadır.Geleneksel psikoloji ise genelde davranışı kültürel bağlamdan soyutlayarak inceler. Çünkü amacı davranışın boyutlarını ve kurallarını bulmaktır.  Bu amaca yönelik olarak ta davranışta ortak yanların üzerinde durmuştur. Bu yaklaşım psikoloji biliminin sınırlarını belirlemiş ve basit davranışsal konular olan  şartlanma ve öğrenme, duyum ve algılama, kavrama ve bellek düzlemine indirgemiştir.

            Kültürler arası psikolojide ise son yıllarda ortaya çıkan iki zıt eğilim vardır.bu eğilimler yerel psikolojilere yönelme ve evrenselciliğe yönelmedir. Birincisinde emik yaklaşım,ikincisinde yaklaşım kullanılmaktadır. Emik yaklaşım her kültürün psikolojik süreçlerinin farklı ve kendine özgü olduğu görüşüdür. yaklaşım ise psikolojik süreçlerin farklı kültürlerde de ortak olabileceği görüşüdür.

            Emik yaklaşımın sakıncası kültürde görülüp adlandırılmış olan fakat diğerinde görülmeyen davranışın  görüldüğü kültüre özgü kabul etmektir. bu davranışın bir üçüncü kültürde görülebilmesi her mümkündür.

29 views

25 Mart 2011
Okunma 29
bosluk

Etkili Aile İletişimi

Değerli anne babalar, Her bilinen bir söz vardır:” Eğitim ailede ba-şlar” Gerçekten de çocuğa içinde gereken - kazandırmaya çalı-şıyoruz. Ama ne kadarını ve nasıl. Zaten önemli olanda “Nasıl” sorusunun cevabı. Her aile başarılı çocuklar yetiştirmek ister. Bunun için çocuklarına mümkün olduğunca iyi bir gelecek sağlamaya çalışırlar. Onları iyi okullarda okut- ister, bunun için de aile varını yoğunu ortaya koyar, tüm özverisini ço cuğuna verir. Ancak yadsınan bir konu vardır ki çocuğun na-sıl sağlıklı bir kişilik gel-iştireceğidir. Aslında ha-yatta her şey başarı değildir. Önemli olan ço-cuğun içinde bulunduğu dönemi nasıl atlattığı, na-sıl bir kimlik oluştur-duğudur. Çocuk aileyi yansıtır. Aile içindeki bireylerin kişilik yapısı çocuğun kişiliğini şekillendirir. aile iletişim becerilerini kullanmazsa çocukta iletişim becerilerini kullanamaz. Dolayısıyla çocuk hem ailede hem de sosyal çevrede sürekli çatışma içine girer. O halde aile çocuğa nasıl eğitim vermeli, çocukta nasıl sağlıklı bir kişilik oluşturabilmelidir? Elbette ki her anne çocuğunu şekilde yetiştirmek ister. Çocuğuna iyi niyetle yaklaşmaya çalışır. Ama ailenin vereceği iyi bir eğitim, çocuğuyla kurduğu sağlıklı iletişim becerilerini kullanmasına bağlıdır. sağlıklı iletişimi çocukla kurabilmek için önce tanımak ve onun gereksinimlerine saygı duymak gerekir. Aile bir ilişkiler sis-temidir. Aile demekle neyi kastediyoruz? Soyut an- kişiler arası ilişkileri içeren kuralları olan bir düzendir. Aile sistemi dediğimiz zaman aile içindeki bireylerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduklarını düzenleyen kuralların tümünü kastederiz.

108 views

21 Mart 2011
Okunma 108
bosluk

Depresyon

Günümüzde her geçen gün biraz sık rastlamaya başladığımız bir rahatsızlık olan Depresyon (ruhsal çöküntü); genellikle çevremizde meydana olaylara bir tepki olarak ortaya çıkar. Pazartesi sabahları yaşadığımız geçici sıkıntılardan, derin duygusal kayıpların yaşandığı ve müdahelesi gerektiren ağır vakalara kadar birçok rahatsızlık depresyon olarak adlandırılır.

İnsanlar zaman kendilerini üzüntülü ve mutsuz hissederler. İşinden ayrılmak, sevdiğini kaybetmek başarılı olamamak üzüntüye açan yaşam olaylarındandır. Kısaca üzüntü normal yaşamın bir parçasıdır. Ancak üzüntülü durumun uzaması ve nedensiz ortaya çıkması ruh sağlığı sorunudur ve depresyon olarak tanımlanır. .Depresyon duygu düşünce ve davranışı etkiler. Tedavi edilmediği taktirde aylar yıllar de ömür boyu sürebilir.

Depresyon her yaşta her birey de görülebilecek ruhsal bir hastalıktır. Genetik veya biyokimyasal nedenler, çevre koşulları ve psikososyal zorlanmalar depresyonun başlamasında etken olabilir. Tedavi edilmediği durumda bireyin yaşamını ümitsiz, karamsar, bunalım içinde geçirmeye başlamasına neden oluşturarak, ” Depresif Psikoz” olarak tanımlanan ” gerçekleri görmeyecek kadar bunalım” a ilerleyebilir. Toplumun her kesiminde görülebilir. Psikiyatrik hastalıklar arasında en sık rastlanan bir tablodur.

32 views

20 Mart 2011
Okunma 32
bosluk

Olumlu Düşünmenin Gücü Kitap Özeti

KİTABIN Olumlu Düşünmenin Gücü
KİTABIN YAZARI Şahin CÜCELOĞLU
YAYINEVİ VE ADRESİ SİSTEM YAYINCILIK VE MAT. SAN.TİC.A.Ş.Tünel, Nergis Sokak, Sistem Apartmanı, No:4                             80050 Beyoğlu / İSTANBUL
TARİHİ 1 basım Şubat 1997 / İstanbul
KİTABIN YAYIM MAKSADI Doğuştan hakkı olan umudunu, şevkini yaşama        sevincini ve bunları edebilecek gücünü    hatırlatmayı amaçlamaktır. Hayallerinden kendini ayıran cam bölmeyi kaldıracak güç her insanda vardır.Yeter , kendi iç dünyasının muhteşemliği ve onun sınırsız gücü ile tanışsın,onunla merhabalaşsın. kitapla olanakları size vermeyi  amaçlamaktır.

KİTABIN ÖZETİ :

1.        BÖLÜM KENDİNİZE GÜVENİNİ!

Kendinize güvenin! Sahip olduğunuz yeteneklere inanın! Kendi gücünüze inanmadıkça başarılı ve mutlu olamazsınız. Gücünüze inanır ve kendinize güvenirseniz daima başarılı olursunuz. Oysa aşağılık ve yetersizlik duygusu ümitlerinizi kırılmasına açar,fakat kendinize güvenirseniz başarıya ulaşırsınız.

Kendime güven duygusunu nasıl kazanabilirim ? En önemlisi kendine güven duygusunu niçin kaybetmiş olduğunuzu bulup çıkartmak. aşağılık kompleksinin birçok nedeni vardır ve bunların bölümü çocukluğa dayanır. Çocukken yapılan duygusal baskılar,çevremizdeki bazı etkenler kendimize yaptığımız bazı şeyler aşağılık duygusuna yol açabilmektedir. Bu hastalık kişiliğimizin puslu kısımlarından biridir.

109 views

20 Mart 2011
Okunma 109
bosluk

İnsanların Dünyası Kitap Özeti

KİTABIN ADI İnsanların Dünyası
KİTABIN YAZARI Saint EXUPERY
YAYINEVİ VE ADRESİ Yayınları Beyoğlu / İSTANBUL
TARİHİ Ekim 1993
KİTABIN YAYIM MAKSADI

KİTABIN ÖZETİ :

Bay Saint Exupery 1926 yılında ulaştırma pilotu olarak Late’ Coare şirketinde çalışmaya başlar. Müdür ona “Hazır ol, yarın sen uçuyorsun” dediğinde onun için uçuş yolu başlamış . Artık o Afrika postasından sorumlu olacaktır. Kendisini hazır hissetmediğinden daha tecrübeli olan arkadaşı Guillaumet’ten yardım ister. Guillaumet onun “Fırtınalar, sis, kar arasıra canını sıkacaktır. O zaman senden önce aynı şeylerle karşılaşanları düşün ve kendine başkalarının başardığını bende her zaman başarabilirim de” der.

Ertesi gün yolculuk başladığında hava şartları oldukça kötüdür. Bütün gece Sahra’daki alanlardan verilen telsiz mesajları yanlıştır. sis yarığının dibinde su parıltılarını gördüğünde uçağı ansızın kıyıya doğru çevirir. Açık denize doğru ne kadar uçtuğunu hatırlamaz. Artık kıyıya ulaşabileceği güveni kalmamıştır. Çünkü benzin yetmeyecektir belkide. Ayrıca ayın batma zamanı gelmiştir. İşler iyice kötüye gider. Telsizle yerdekilere de ulaşamaz. O an için Sahra geceleri ona ölü ülkeyi hatırlatır. Birden parlayan ve sönen ışık heyecanlandırır. Ancak yanılmıştır. Çünkü ışık bir kaç dakikalığına sis tabakasıyla bulutlar arasında, ufukta batmak üzereyken gözüne ilişen bir yıldızdan başka bir şey değildir. Yardımcısı Neri telsizle birilerine ulaşmak için çırpınıyordur. O anda gelen bir ikisini de umutlandırmıştır. bir gece önce ayrıldıkları Casablanca Havaalanındaki temsilcisinden gelmektedir. Şunlar : “Bay , sizin için Paris’ten verilmesini istemek zorundayım. Casablanca’dan ederken hangarı sıyırıp geçtiniz.” Bunlar doğruydur ancak o yaşamak için uçağı zor yönetiyordur. Yönünü Merkür’e doğru çevirir bir garip rastlantıyla kurtulurlar. Cisneros Havaalanına inmişlerdir. Ancak ölüme çok yaklaşırlar.

63 views

18 Mart 2011
Okunma 63
bosluk

İnsan Modeli Araştırması

Kullanılan Araçlar:
SECOND EDITION , ,1998
İşlem:
Yapılan araştırmadaki veri toplama aşamasında ders kitabındaki ilgili konulardaki(bkz. Öz) bilgiler analiz edilerek bir insan modeli ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. konuların yorumları yapılmış, bir insanın psikolojik açıdan nasıl olduğu incelenmiştir.
Bulgular
İnsan doğumundan itibaren çeşitli aşamalardan geçerek belirli bir olgunluğa ulaşır.Bu olgunluğa ulaşması için geçen süreçte de gerek fiziksel gerekse zihinsel bir çok gelişim gösterir.
İnsanoğlu doğduğu andan itibaren uyaranlarla karşılaşmaya ve bu uyaranlara tepki vermeye başlar.Fakat insanın vereceği bu tepkiler zamanla dışarıdan öğreneceği bilgiler doğrultusunda değişebilir.Aynı zamanda insan doğuştan da bir takım dürtüler getirir.Karnı acıktığında yemek , dışarıdan bir aldığında ona tepki verir ve bu bilgiler doğuştan getirilir.İnsan yemek yeme ihtiyacı dışında zamanla cinsel ihtiyaçlar da duymaya başlar.Bu ihtiyaçlarının karşılanması çevresiyle de bağlantılıdır.Eğer insan bu tür ihtiyaçlarını istediği karşılayabiliyorsa ve sınırlaması da yoksa bu insan dürtüsel olarak bir zorlanma içine girmez. sonucunda da doyumsuzluk ortaya çıkabilir.İnsan kendisine durmadan hedefler belirler ve amacına ulaştıkça da hedefini büyütür.İnsan egosu her zaman kendisi için olanın peşindedir.

64 views

18 Mart 2011
Okunma 64
bosluk

Bizim Duygusal Zekamız Kitap Özeti

KİTABIN Duygusal Zekamız
KİTABIN YAZARI Dr.
YAYINEVİ VE ADRESİ  
TARİHİ 1999
KİTABIN YAYIM MAKSADI Duyguların kontrol edilmesini öğreterek insanları yüksek hayat standartlarına ulaştırma.

KİTABIN ÖZETİ :
Duyguların yönetimi, insanoğlunun yaptığı en büyük keşiflerden birisi olmuştur. yeni keşfedildiği için de önemi sonraları daha iyi anlaşılacaktır. artık bilinmelidir “Duyguları yönetmeyen aklını da yönetememektedir“. Duygularını yönetmek duygularını anlamak onları doğru yer ve zamanda iletebilmek, duyguların gücünü kullanabilmektir.

50 views

18 Mart 2011
Okunma 50
bosluk

Din Eğitim Ve Öğretiminin Psikolojik Temelleri

Problem
Günümüzde çocukların, ruh sağlıkları yerinde ve insanî vasıflara sahip olarak yetişmeleri için fazla çaba sarfedilmektedir. Artık çocuğun dünyasına girilmiş, onun ruhunun gerçek zenginliği anlaşılmaya başlanmıştır. Günümüzde çocuğun geçirdiği evreler bilinmekte ve eğitim bu evrelerin özelliğine göre düzenlenmektedir. Eğitim yöntemleri, araç, gereç ve malzemeleri de yeniden ele alınmakta, değiştirilmekte ve geliştirilmektedir. Çocuk sanki yeniden keşfedilmektedir.

Dünyada yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları, çocukluk yıllarında kazanılan davranışların büyük kısmının yetişkinlikte bireyin kişilik yapısını, alışkanlık, inanç ve değer yargılarını biçimlendirdiğini ve sağlam kişiliğin temelinin ilk çocukluk yıllarında atılabileceğini göstermiştir. Çocuğun Antropolojisi ve Pedagojik Antropoloji bilimler de eğitim ve öğretimi daha güçlü kılacak görüş ve tecrübeleri belirlemeye çalışmaktadır. Böylece çocuklara verilecek bilgilerin içinde bulundukları yaş grubunun özelliklerine, ihtiyaçlarına ve kapasitelerine uygun düşmesi sağlanmaktadır. Çocukların dini gelişimi, bu gelişimi etkileyen faktörler zihinlerinin, ruhlarının  ne tür bir eğitimi kabulleneceği vb. konularda kuramlar yöntemler geliştirilmekte , eğitici durumunda olanların, küçüklerin dini gelişiminden haberdar olması, yöntemin eğitiminde yararlı, yöntemin dini gelişimi tahrip edici olduğu ortaya konmaya çalışılmaktadır.

Memleketimizde ise din eğitimi ve öğretimi alanında bu türden çalışmaların epeyce gecikmiş olduğunu söyleyebiliriz. Din eğitimi, çoğu yön verici öğütler, amir ve yasaklar, söyletilmesi ve ezberlenmesi gereken kurallar bütünü olarak ele alındığından karakter gelişimine beklenen olumlu tesiri yapamamaktadır.

193 views

16 Mart 2011
Okunma 193
bosluk

Gestalt Yaklaşımı

Tanımı:
sözcüğü anlamı ‘biçim’ da ‘şekil’ sözcüklerinin anlamına eşdeğer olan Almanca kelimedir. İngilizce de ise tam olarak eş anlamlısı olmamakla birlikte günlük dilde ‘form’ ve ‘’; de ise ‘pattern’ ve ‘configuration’ kelimeleri gestalt kelimesi yerine kullanılabilmektedir. Ancak özellikle ruhbilimciler tarafından olarak çevrilmeden kullanılır. ruhbilimsel sözlüklerde kez 1890’da göründüğü ayrı öğelere parçalanamayan algılanan nesnelerin düzenlenişlerine yerleşen algısal ‘şekil niteliklerini’ –Gestaltqualitaten- belirtmek için kullanılmıştır. ‘Bir araya getirilmiş, düzenlenmiş yapı ya da biçim’ olarak da çevrilebilen Gestalt terimi, herhangi bir şeyin bütünsel özelliklerine, bütünü oluşturan parçaların ayrı ayrı çözümlemesiyle ulaşılamayacağını belirten kavramın en kısa anlatımı olarak psikolojiye yerleşmiştir.

472 views

15 Mart 2011
Okunma 472
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar