Devrim Nedir, Nasıl Devrim Yapılır

Bİr toplumun siyasal ve toplumsal yapısının, yönetime karşı ayaklanarak İktidarı ele geçi­ren grubun cebir yoluyla hızlı ve kapsamlı ÅŸekilde deÄŸiÅŸtirilmesi. Eskiden dilimizde ihtilâl ve inkılâp kelimeleriyle ifade edilen dev­, aslında siyasal sistemin zor yoluyla devril­mesini ve iktidarı ele alan grubun kısa zaman­da tamamen farklı nitelikli bir sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik düzeni cebir yoluyla yer­leÅŸtirmelerini ifade etmekle birlikte, bazı top­lumsal alanlardaki büyük dönüşümler ve fark­lılaÅŸmalar için de devrim kavramı kullanılmak­tadır. Sanayi devrimi, kültür devrimi, hukuk devrimi . Türkçe’ye yerleÅŸen ve birbirlerin­den ayırdedilmesi oldukça zor bir hal alan ihti­lal, İnkılap ve devrim kavramlarının üçü de Ba­tı dillerindeki “ı-cvohaion” kavramının karşılığı olarak kullanılmaktadır.

78 views

29 Temmuz 2009
Okunma 78
bosluk

Deney Nedir, Nasıl Yapılır

Bilimde bir deneyin amacı, bir bağımlı ve bir ya da daha fazla bağımsız değişken arasında vuku bulan değişmez ilişkileri gözlemlemek demektir. Böylece bir deney, bu amacı geçerli olarak yerine getirebilen herhangi bir sürece işaret eder. Daha özgül olarak, bir deney aşa-ğidaki şartlar uyarınca bir bağımlı ve bir ya da daha çok bağımsız değişkenin ortak bir değişi­min gözlemlenmesini İfade eder:

a) Gözlemle­necek özneler homojen bir grubu oluşturur­lar,

b) deney sırasında bağımsız değişkenlerdeki değişmenin miktarları karşılıklı olarak birbi­ İçeren ve dışlayan sınıflar içerisinde tasnif edilmiştir (böylece değişmenin olmadığı birsı-nıf elde edilir);

c) Özneler bu sınıflardan biri­sine tesadüfi bir süreç kanalıyla sokulur;

d) Bağımsız değişkende meydana değişme­ler her sınıfı etkiler.

Bu tanımın gereği olarak deneyin laboratu-varda ya da gerçek hayatta meydana gelmesi arasında pek bir fark yoktur. , bağımsız değişkendeki değişmenin, deney ya­pan kişi üzerinde bazı eylemlerin doğrudan bir sonucu olarak meydana gelip gelmediği önemsiz bir konudur. Ne zaman deney yapan §İ teorik önemi olan bazı bağımsız değişken­lerde değişmeye yol açacak olayları önceden kestirebilirse, olayın vukuunda önce çeşitli oranlarda değişim sınıflarına özneleri rastgele yerleşlîrirve nihayet yukarıda sıralanan şartla­rın diğerlerini de karşılarsa, bir deneyi gerçek­leştirmiş . Deney terimi, gevşek bir biçim­de, sosyal hayatın herhangi bir alanındaki ye­niliği İfade edecek şekilde kullanılmaktadır. Burada, yeniliğin bir deney temeli üzerinde ya da sınırlı bir alanda meydana gelen etkisi söz-konusudur. Böylece sonuçlar, yapılan yenili­ğin girmesinden önce gözlemlenebilir.

Deneyce doÄŸrudan ya da dolaylı olarak baş­vurma mevcut sosyal araÅŸtırmacılar tarafın­dan çeÅŸitli düzeylerde ve çeÅŸitli yoÄŸunluklarda yapılmaktadır. Nitekim sosyal bilimciler ya­pay olduÄŸu kadar tabii durumları da hipotezle­rini sınamak amacıyla kullanırlar: KarşılaÅŸtır­malı yöntemin de esasen kurumsal ve tarihsel verilerle yapılmış bilimsel deneyin katı prose­dürlerinin kendisine uygulanamayacağı bir ‘deneyleme’ tarzından İbaret olduÄŸu da çeÅŸitli kiÅŸilerce ifade edilmiÅŸtir.

Felsefi anlamda deney, her türlü duyumsal bilgiyi kapsadığı gibi, duyumlardan, kavram­lardan, yargılardan ya da akıl yürütmelerden elde edilen bilginin tümünü de ifade eder. Da­ha ve ana çizgileri ile kiÅŸinin veya insan­lığın hayatı boyunca edindiÄŸi bilginin bütünü ve sezgisidir. Bu anlamda “deney sahibi” ola­rak tanımlanan kimse, yaÅŸamış, görüp geçir­miÅŸ ve bunlardan yeterli ve gerekli dersleri çı-

kartmış bir kimsedir.

Duyumsal deneyin değeri ve bunun bilgi ile ilişkisi sorunu felsefe tarihi boyunca çeşitli te­ori ve tartışmaların ortaya çıkmasına neden ol­muştur. Deneyciliğe göre, her bilgi duyum de­neyinden gelir, zihinde daha önceden duyular yoluyla algılanmamış hiçbir şey yoktur. Locke ve Hume gibi deneyciler bu görüşü savunur­lar. Klasik rasyonalizm İse (Descartes, Kant) bilgi için duyumsal deneyi yeterli bulmaz; dü­şünce yoksa, deneyin bir değer taşımayacağını düşüncenin her türlü duyu deneyinden Önce var olduğunu savunur. İdealizme göre, her bil­ginin, hatta her deneyin kaynağı düşüncedir. Çünkü idealizm duyu deneyinin hatta duyum­ların olmadığı kanısındadır. Gerçekçiliğe göre de duyu deneyi gerçekten varolana yönelir; va­rolanı bilir ve aracılığıyla varolanı etki­ler.

Ahlaki deney kavramı ahlak kurallarının kay­nağı sorusuna verir. Bazı ahlakçılar ah­lak kurallarınının insanın vicdanı olduÄŸunu öne sürerler. Onlara göre insanların doÄŸuÅŸtan evrensel ve sonsuz olarak sahip oldukları bu kurallar İnsan vicdanının ya kendiliÄŸinden oluÅŸturduÄŸu veya doÄŸuÅŸtan edindiÄŸi kurallar­dır. JJ.Rousseau; “vicdan ilahi içgüdüdür” der. Ahlak kurallarının duyu deneyinden Önce varolan a priori kurallar olduÄŸunu savunan bu görüşe ‘ahlaki rasyonalizm’ adı verilir. Bu­na göre bir kısım ahlakçılar da ahlak kuralları kaynağının duyu deneylerinden edinilmiÅŸ ol­duÄŸu kanısmdadırlar. Ahlaki deneycilik adı ve­rilen bu görüşün farklı biçimleri vardır: a) Bi­reysel deneyin özgünlüğüne inanan, dolayısıy­la insanların her birinin ayrı bir ahlakı olduÄŸu­nu savunan görüş; b) Ortak veya sosyal dene­yin önemi üzerinde durarak birey ahlakının, içinde yaÅŸadığı toplumun töreleriyle sınırlandı­ğını savunan görüş. Bu durumda ahlak bir sos-yoiojizm niteliÄŸi kazanır; c) Bİr çok etkenle ev­rim gösterebilen ve geliÅŸebilen sosyal deneye önem veren görüş. Sözü geçen etkenler arasın­da bireyin eylemi gibi deneylerin sentezini ya­pan aklın eylemi de önemli bir yer tutabilir (Bu hem bilimsel rasyonalist, hem de deneyci bir görüştür).

188 views

29 Temmuz 2009
Okunma 188
bosluk

Çok Partili Sistem Nedir, İşleyişi Nasıldır

MeÅŸru siyasal faaliyetin birden çok partiye tanındığı, meÅŸru muhalefete yer verilen ve si­yasal hayatta ikiden çok partinin etkin olduÄŸu siyasal-yönctsel sisi em. Çift parti sistemi ile çok parti sistemini ayır-detmek her zaman kolay deÄŸildir. En bi­çimde çok parti sisteminde siyasal tercihin, çift parti sisteminde olduÄŸu gibi iki alternatif arasında deÄŸil, İkiden çok alternatif (parti) arasında yapılması ayırdedicİ özellik ola­rak alınabilir. Yönetilenlerin yönetenleri seç­mesinde oylar üç ve daha çok partiye dağıl­maktadır. Çok parti sistemi, kamuoyundaki bölünmelerle oluÅŸmakta olup, fikrin ılımlılarla aşırılar arasındaki bölünmesi çift parti sisteminden çok parti sistemine geçiÅŸe zemin hazırlamaktadır. ’da saÄŸ ve so­lun ılımlılarınca oluÅŸturulan merkez partileri liberallerle radikaller ÅŸeklindeki İki partililiÄŸi çok parlililiÄŸe dönüştürmüştür.

137 views

28 Temmuz 2009
Okunma 137
bosluk

Çevrecilik Nedir

Ekoloji (Çevrebilim) teriminden ilk kez 1868′de yazdığı DoÄŸa adlı incelemesin­de sözeder. Terim o çok dar anlamdadır ve bir hayvan türünün anorganik ve çevresi ile bütün iliÅŸkile­ri toplamının araÅŸtırılmasını Öngörür. Ancak içinde terimde önemli deÄŸiÅŸimler ol­muÅŸtur. Öncelikle ekoloji bir hayvan türünün deÄŸil, bir çevre düzeninde yaÅŸayanların tamamının birbirleriyle olan çeÅŸitli İliÅŸkileri ve dengesi olarak anlaşılmaya baÅŸlanmıştır. İkinci olarak ekoloji kavramının içine insan türü de girmiÅŸ ve insanın çevresine yönelik ilgide büyük bir yoÄŸunlaÅŸma ortaya çıkmıştır. Üçüncüsü ekolo­jinin içeriÄŸindeki geniÅŸleme onu biyolojinin bir alt’dalı olmaktan çıkarmış, birçok bilim da­lının ilgilendiÄŸi bir alan getirmiÅŸtir. Ve artık amaç, saf bilimsel bir İlgiden dünyayı bekleyen felaketleri önleme, geleceÄŸi deÄŸiÅŸtir­me çabasına dönüşür. Çünkü ekolojik çalışma­ları sırasında sanayileÅŸmenin giderek önemli ekolojik çeliÅŸkiler ürettiÄŸi düşüncesi uyanmış­tır.

48 views

28 Temmuz 2009
Okunma 48
bosluk

Cinsel Davranış Nedir, Nasıl Olmalıdır

İnsanın cinsel davranışı hakkında öğrendik­lerimizle bu üzerinde bilgi edinme İmka­nı çok artmıştırve tabiidir ki, cinsel dav­ranışın kendisi de değişime uğramıştır. Bazı sosyal bilimciler yaşadığımız şeyin sadece de­ğişme değil, bundan öte bir şey -belki de bir devrim- olduğunu söylemekle iseler de, diğer­leri abartılı bir ifade olduğunu söylü­yorlar. Cinsiyet (sex), burada cinsel uyarımlar, cin­ haz alma, Üreme ile bağlantılı olan herşeyi ve ön uyarma, haz alma ve üremeye eşlik eden tüm davranışları ifade etmek için kulla­nılmaktadır. Öpme, okşama, cinsel İlişki ve mastürbasyon, bunların tümü cinsel davranış biçimleri olup seks terimi ve onun türevleri ile adlandırılırlar. Cinsel davranış, evlilik öncesi, evlilikiçi ve evlilikdışı cinsel davranış gibi be­lirli bir .sosyal çerçevede incelendiğinde bir bi­reyin (ister fiziki olarak gerçekleştiriisin, ister­se faniazİIerde olduğu gibi zihinsel olarak) di­ğer bîr bireyi (gerçek veya hayali) de içine alan ve cinsel hazzı amaç edinen eylemlerini ifade eder.

52 views

25 Temmuz 2009
Okunma 52
bosluk

Ateizm Nedir

Tanrıyı inkar eden da İnanmaya karşı çıkan felsefi öğretiye ateizm (tanrı tanımaz­lık) adı verilir. Teizmin tezlerini reddeden ve tannyla ilgili herÅŸeyin bilimsel-deneysel araş­tırmalar sonucu dünyada ortadan kalkacağını savunan görüş sahiplerine denir. Ate­izm, bununla birlikte kutsal ve ilahi hakikatle­re “bigane” kalan ve onların varsa bile biline­meyeceÄŸini söyleyen agnostisizmle kanÅŸtınl-\ manialıdır. Agnostisizm pasif bir “tanrısızlık” iken, ateizm aktif bir “tanrı tanımazlık”! ir. Çok eskilerden beri varolan ateizm ancak ça­ğımızda salgın bir hal almış ve 19.yüzyılda Ni-etzsche’nin ‘Tanrı öldü” sözüyle doruÄŸuna ulaÅŸmıştır. ( ki, burada “Ölen” Hıristiyan­lığın Tann anlayışıydı, zira Hıristiyanlık Tan-rı’yı sekülerteÅŸtirmeyi baÅŸaran “dîn” olmuş­tur.)

14 views

20 Temmuz 2009
Okunma 14
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar