raketle oynanan uluslar arası yaygınlığa sahip bir top oyunudur.Kort adı verilen dikdörtgen bir iki (tekler) da ikişerden dört (çiftler) oyucu arasında oynanır.Kortun uzunluğu 23,77 metre, genişliği teklerde 8,23 metre, çiftlerde ise alanın her iki yanındaki 1,37’şer metrelik bölümlerde 10,97 metredir. Ağ , 1,07 metre yükseklikteki iki arasıda asılı duran bir tel kablodan sarkar; tenis topunun geçmesini engelleyecek kadar sık örgülüdür; hafifçe bel verdiği için tam ortasında yere bir iple bağlıdır. Ağ kortu iki eşit parçaya böler. Kortun her iki yarısında da çizgilerle belirlenmiş birer alan ile sağ ve sol servis alanları yer alır.Tenis önceleri çim korlarda oynandığı için ‘’Çim Tenisi’’ olarak adlandırılmıştı. Günümüzde de kullanılan ve üstün bir oyun gücü gerektiren çim yüzeyler oldukça kaygandır. Çim yüzeylerden başka, zıplama ve koşma açısından güvenli, beton ve asfalt gibi sert yüzeyli; toprak yüzey olarak nitelenen tuğla ya da kiremit tozundan yumuşak yüzeyli kortlar vardır. Kapalı salonların zemininde ise ahşap ya da kalın halıya yapay malzeme kullanılır.
Tenis raketinin oval bir çerçevesi ve uzunca bir sapı vardır. Bu çerçeveye seyrek hasır örgü benzeri tel gerilidir. Teller bağırsak, ya da naylonla bağırsak karışımı bir malzemedendir. Raket yapımında eskiden yalnız kullanılırken, uzun denemelerden sonra başarılı sonuçlar veren çelik, alüminyum ve camyününden (fiberglas) yapılan raketler de kullanılmaya başlamıştır. raketin gövdesi, tutkalla birbirine yapıştırılmış ince ahşap katmanlardan oluşur. Raketin boyuna ve biçimine ilişkin belirli kurallar yoktur. başlayanların kullandığı raketler deneyimli oyucuların  raketlerinden daha hafiftir.Bezle kaplı olan tenis topu 6,35-6,66 cm çapındadır. Ağırlığı 56,7-58,5 gr arasında değişir. Kurallara göre topun hızla sıçrayabilecek özellikte olması gerekir.

Tenisin Oynanışı

Oyunda amaç topu ağın üzerinden aşırtarak, geri gönderilemeyecek biçimde karşı oyuncunun ya da oyuncuların alanına düşürmektir. Oyuna başlarken yer seçimi ve servis önceliği kura ile belirlenir. Oyun servis atışıyla başlar. Servis atan oyuncu kortu sınırlayan çizginin dışına çıkar ve kendi alanının sağ tarafından, karşı tarafın sağ servis alanına düşecek biçimde topa vurur. Servisçi, bir eliyle havaya attığı topa öbür elindeki raketle, baş hizasının yukarısından, sert vurmaya çalışır. Vuruş sırasında servisçinin koşması ya da yürümesi yasaktır, ancak havaya sıçrayabilir. Top rakip servis alanının dışına düşerse, bu bir ‘’faul’’dür; servis yinelenir. (Bu kez servisçi topa daha az sert vurur.) Bu servis de başarılı olmazsa, rakibine bir sayı yazılır. Top ağa çarptıktan sonra karşı servis alanına düşerse ya da karşılayan daha hazır değil iken atış yapılmışsa ‘’let ‘’ olur; bu durumda servis geçersiz sayılır ve yinelenir.

Servis, topun yere sektikten sonra karşılandığı tek atıştır. Top yerde bir kez sektikten sonra, rakip tenisçi servisçinin oyun alanına düşecek biçimde vuruşunu yapar. Bundan sonra oyucular topa kendi alanlarında hiç sekmeden ya da bir kez sektikten sonra vurabilir. Tenis kurallarına göre ağı geçmeden topa vurulamadığı gibi, arka arkaya da topa vurulamaz ve oyuncular fileye dokunamaz. Oyun, oyuculardan biri topu kaçırıncaya kadar karşılıklı vuruşlarla sürer. Topu kaçıran, ağ ya da oyun alanı dışına gönderen oyuncu sayı yitirir. Servisçi her servis atışında köşesini değiştirir. Her oyunun sonunda servis atma hakkı rakip oyuncuya geçer; yani bir oyunda servis atan oyuncu öbüründe servis karşılayan oyuncu olur. Ayrıca her tek sayılı oyundan sonra oyuncular alan değiştirir.
Tenisin ilginç bir sayı yöntemi vardır. İlk sayısını yapan oyuncu 15 puan alır; ikinci 30, üçüncü 40 olarak belirtilir. Oyuncuların biri üçer sayı yapmışsa, yani 40-40 olursa, oyun taraflardan biri üst üste iki kez sayı alana kadar sürer. İki oyun fark sağlayarak, altı oyunu kazanan oyucu seti alır. Setlerin gereğinden fazla uzamasını önlemek amacıyla Uluslar arası Tenis Federasyonu’nca (ITF) 1976 dan beri yeni bir yöntem uygulanmaktadır. Son set dışında herhangi bir sette 6-6 ( ya da oyun öncesinde karalaştırılmışsa 8-8 ) eşitliğine ulaşıldığında bu yönteme başvurulur.