Tıbbi konuşmak ve yazmak, hekimin çalışmasına yaratıcı ve doyurucu bir boyut kazandırır.

İster akademik, isterse özel çalışsın bu tür uğraşılar, hekimin ününü arttırır. Ayrıca tıbbi iletişim ile bilgi alış verişinde bulunulması hasta bakımının gelişmesine de katkı sağlar.

Tıbbi yazı yazma ve sunu yapma konusunda geçerli bir yöntem geliştirildikten sonra, tıbbi yazma ve konuşma sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda da bir eğlence olacaktır.

Tıbbi iletişimin en can alıcı ve yaratıcı bölümü yazmaktır. Yazma, bir derginin editörüne olgu sunumu şeklinde kısa bir yazı yazmaktan tutun da; derleme makaleler araştırma yazıları ve hatta ders kitabı yazmaya kadar varan değşik şekillerde olabilir.

Böyle bir yazı yazmak, sadece edebi bir çabayı gerektiren bir olgu değildir. Anlatımda açıklık, düzenlemede deneyim de gereklidir. Eğer temel kurallar izlenirse, bunları başarmak hiç de zor değildir.
Herhangi bir türdeki tıbbi iletişimin başlama noktası şu olmalıdır:

Elimde sunulmaya değecek bir bilgi var mı ?

İdeal olanı tüm iletişimlerde, bilgilerin De BAKEY tarafından ortaya konan şu 4 noktayı içermesidir:

  1. YENİ OLMAK
  2. GERÇEK OLMAK
  3. ÖNEMLİ OLMAK
  4. ANLAŞILIR OLMAK

Olmak:

Özgün fikirlerin ve materyalin tıbba katkıları çok fazladır. , laboratuar ve deneyimlerden çıkabileceği , tamamen rasgele olarak da belirebilir.

İnsanlar ve hayvanları ilgilendiren veriler, düze sadece teknik yönden yeni olduğu için, anlamlı görüşler yenilikler, ne yazık azdır. Tıbbi yazıların çoğu aşağıdaki şekillere uymaktadır:

  1. YENİDEN DOĞRULAMA (Reafirmasyon)
  2. YENİDEN YALANLAMA (Refutasyon)
  3. SENTEZLEME (Yeni bilgilerin birleştirilmesiyle olayın açık hale getirilmesi)
  4. AYRINTILI SUNMA ( bilgilerle görüşlerin genişletilmesi)
  5. YENİDEN YAYINLAMA

Gerçek Olmak:

Tıbbi bilgilerin doğru olmaları gerekir. Bilgilerin toplandığı ve sunulduğu her aşamada doğruluk testi yapılmış olmalıdır.

Çalışmanın her aşamasında hatalar olabilir. Çalışmanın planı hatalıdır, gözlemler hatalıdır, analiz veya tartışma doğru değildir.

Çalışma saptanan ölçütlere göre yapılmamışsa hatalar oluşur ve yazıların red edilmesinin en büyük nedeni, verilerin sonuç bölümünü desteklememesidir.
Önemli Olmak:

Bir yazı veya çalışmanın önemini saptamak zor ve soyut bir olaydır. Yazar ve eleştirmenin kişisel deneyimlerine bağlı olarak görüşler farklı olabilir.
Anlaşılır Olmak:

Kötü yazılmış bir yazı için hekimlerin zamanı ve sabrı kısıtlıdır.

Kötü yazılmış bir yazının içeriği eğer yeterince önemli değilse, bunu okuyanlar yazara çok kızarlar.

Yazı anlaşılamıyorsa, tıbba herhangi bir katkısı da olamaz.

Yazıda verilmek istenilen mesaj, en az kelimeyle ve en basit biçimde verilmelidir. Abartılı ve süslü yazıların tıpta yeri yoktur. Tıbbi yazı, açık, direkt ve doğru olmalıdır.

TIBBİ YAZI YAZMANIN AŞAMALARI

  1. Hazırlık Aşamaları:

İlk basamak literatürün gözden geçirilmesidir.

Daha önce neler yapılmıştır ?

Bu çalışmalar nasıl yapılmıştır ?

Bu çalışmaların yazarları kimlerdir ?

Önerilen çalışmalar gerekli midir ?

Kaynaklar gözden geçirilerek ilgili makaleler toplanmalıdır. Bazı araştırıcılar, çalışmaya başlamadan önce kısa bir literatür taraması yaparlar, yazıyı yazarken daha geniş tarama yapmayı düşünürler. Bu bir hatadır. Çünkü, önemli makaleler gözden kaçabilir veya daha önemlisi şu anda yaptıkları çalışmanın aynısının daha önce yapılmış olduğunu görebilirler.

Daha işin başındayken kapsamlı bir literatür taramasının yapılması zorunludur.

Tıbbi bilgileri toplamanın çeşitli yolları vardır. Bunların içinde en yaygın olarak kullanılan, ABD’deki National Library of Medicine in kayıtlarının taranmasıdır.

Bu amaçla İndex Medicus ve Medline taramaları yapılabilir. İnternet teknolojisi sayesinde bu iş günümüzde oldukça kolay bir biçimde gerçekleşmektedir.

İnternette Medline taraması ücretsizdir ve bu tarama sonucunda istenilen makalelerin özetlerini de elde etmek mümkündür. Yapılacak tek şey; MEDLİNE üzerine tıklamak ve anahtar kelimeleri ilgili kutuya yazmaktır.

İkinci basamak ise yapılması istenen araştırmanın giriş ve tartışma bölümlerini de kapsayan bir taslak hazırlamaktır. Olası sonuçları önceden bilmek ve en iyi şekilde nasıl sunulabileceğini tasarlamak gerekir.

Gerekli olan şekil ve grafikler, önceden tasarlanmalı ve çalışma süresinde yeterli veri ve materyalin toplanıldığına emin olunmalıdır.

Tüm çalışma bittikten sonra geriye dönüp, kayıp bilgileri yeniden elde etmeye çalışmak cesaret kırıcı , bazen de olanaksız olabilir.

Eğer çalışma karmaşık analizleri gerektiriyorsa, planlama aşamasında, çalışmanın düzenlenmesi, örnekleme yöntemleri ve veri analizi konularında bir istatistikçi ile görüşmek gerekir.

  1. Verilerin Toplanması:

Veriler toplanırken, ayrı ayrı formlara kaydedilmelidir. Kısa ve basit kayıt formları analizi hızlandırır.

Her kişi veya çalışma ünitesi için ayrı bir kayıt tutulmamlıdır. Gerekli olandan daha fazla veri toplanması önerilir. Veriler sınıflandırıldıktan sonra bilgisayar yardımıyla değerlendirilir.

Orjinal kayıt formları dosyalanarak saklanır. İleride ham veriye gerek duyulursa yeniden kullanılabilir.

Veri girişi ve analizi konularında istatistikçinin yardımı istenebilir.

  1. Derginin Seçimi:

Makaleyi yazıya dökmeden önce dergi seçimi yapılmalıdır. İkinci bir dergi daha belirlenmelidir. Çünkü ilk seçilen dergi yazıyı yayınlamayabilir.

Dergi seçimi önemli bir karardır. Dergi seçiminde bazı önemli noktalar göz önünde tutulmalıdır:
Yazınızla ulaşmak istedikleriniz kimlerdir ? Pratisyenler, cerrahlar, uzmanlar mı ? Yoksa geniş bir doktor topluluğu mu?

Yazınız derginin istediği içerikte mi ?

Seçtiğiniz dergi sizinkine benzer yazıları ne sıklıkta yayınlıyor ?

Derginin sirkülasyon ve sitasyon derecesi nedir ?

Derginin makaleyi almasından sonra yayınlamsına kadar geçen süre ne kadardır?

Derginin yazıları reddetme hızı nedir ?

Editör ve eleştirmenlerin tutumları yapıcı ve olumlu mudur ?
Yazıya başlamadan önce derginin yazarlara bilgi bölümü gözden geçirilmelidir. Bu bölümde yazının, yazıdaki şekil ve resimlerin nasıl düzenlenmesi gerektiği, yazının kabulü için neler yapılması gerektiği konularında bilgi verilir.

Ayrıca derginin biçimi hakkında bilgi sahibi olabilmek için, derginin son sayılarını gözden geçirmekte fayda vardır.

Yazılar ne uzunluktadır ?

Kaç tane şekil ve resim kullanılmıştır ?

Kaç kaynaktan yararlanılmıştır ?

En çok kimin yazısı yayınlanmıştır ?

Editörün seçimini belirleyen tipik özellikler belirgin midir?

gibi sorulara cevap aranmalıdır.

  1. Makalenin Yazarlarının Belirtilmesi:

Çalışmanın yapılmasında ve yazının ortaya çıkmasında emeği geçen tüm kişilerin adlarının yazıya konması gerekir.

Bunun aksi etik olmayan bir davranıştır.

İlk yazar, çalışmaya en fazla katkısı olan kişidir.

Diğer isimler ise görüş ve fikirleri ile araştırmayı zenginleştiren veya veri toplanmasında katkısı olan kişiler olmalıdır.

Salt idareci durumunda olduğu için ,klinik veya bölüm başkanı gibi, kişilerin isimleri yazıya yazılmamalıdır.

  1. Etik Kurallar:

DÜRÜSTLÜK:

Verilerin değiştirilmesi veya veriler üzerinde oynanması çalışmayı geçersiz kılar ve er veya geç ortaya çıkar.

DEĞER VERME:

Yazıda sözü edilen görüşler eğer başkasına aitse bu durum yazıda belirtilmelidir.

DİĞER ETİK KURALLAR:

Yazı aynı anda tek bir dergiye gönderilmelidir.

Çalışmanın bir bölümü daha önce yayılanmışsa bu yazıda belirtilmelidir.

TIBBİ YAZININ BİÇİMİ

 

  1. Başlık:

İyi bir başlık okuyucunun dikkatini çeker ve yazıyı okunur kılar.

Başlıklar aynı zamanda indeksleme ve kaynak olarak gösterim için de temel oluşturduğundan dikkat ve özenle seçilmeli ve yazının içeriğini tam olarak yansıtabilmelidir.

En etkili başlıklar 10 kelimeden aşağı olanlardır.

Başlık bir etiket gibi düşünülmeli ve gereksiz kelimeler; pilot çalışma raporu veya değerlendirilmesi gibi kullanılmamalıdır.

Bu tür ayrıntılar, yazı içerisinde veya giriş bölümünde kullanılabilir.

Başlık, olabildiğince özel olmalıdır.

Çok genel anlamda yazılmış bir başlık, yazının içeriğini vurgulamaktan uzak kalabilir.
Örnek:
Bir grup lise futbol antrenöründe koroner arter hastalığının insidansını saptamak için yapılan pilot çalışma

YERİNE

 

Lise futbol antrenörlerinde koroner arter hastalığı insidansı

KULLANILABİLİR

Ultrason kullanılarak böbrek taşlarının kırılması hakkında rapor

YERİNE

 

Böbrek taşlarının ultrason ile kırılması

KULLANILABİLİR.

 

Başlık kağıdın üst kısmına ve ortaya gelecek şekilde yazılmalıdır. Eğer bir satırdan daha uzun olacaksa çift aralıkla yazılmalıdır.

  1. Yazarların Adları:

Başlığın altına ve birden çok yazar varsa önce birinci yazarın adı yazılmalıdır.

Kağıdın alt kısmına ise iletişim kurulacak olan yazarın adı, adresi ve telefon numarası yazılmalıdır.

  1. Giriş:

İyi bir giriş bölümü bu yazının ” niçin ” yazıldığı sorusuna cevap verir ve olaya ilgiyi çeker. Giriş bölümü çalışmanın kapsamını ve amacını içermeli ve okuyucuya gerekli olan bilgileri vermelidir. Giriş bölümü çalışmanın karmaşıklığı ve türüne göre bir kaç cümle veya 1-2 sayfa uzunluğunda olabilir. Çalışmayı daha iyi vurgulamak için giriş bölümü kuvvetli bir cümle ile başlamalıdır.

Örnek:

Aşırı çalışan , koroner arter hastalığı nedeniyle daha mı erken ölüyorlar ?
Sonra olgunun tarihsel gelişimi, daha önce yapılan çalışmalar anlatılmalı ve kendi çalışmanıza temel hazırlanmalıdır.

Bu çalışmayı niçin yaptığınız açıklanmalı ve kullanılan terimler belirtilmelidir.

Giriş bölümü şimdiki zamanda yazılmalıdır.

  1. Gereç ve Yöntem:

Bu bölüm yazının

Nasıl

Ne

sorularını cevaplar. Çalışmanızı nasıl yaptığınızı açıklayan bu bölüm geçmiş zamanda yazılmalıdır.

Veri kaynakları, çalışma düzeni, analiz tipi bu bölümde belirtilmelidir.

Başkalarının çalışmanızın geçerliliği hakkında karar verebilmesi ve isterlerse çalışmayı tekrarlayabilmeleri için yeterli bilgi verilmelidir.

Yöntem iyi düzenlenmişse bu bölüm kısa yazılmalıdır. Eğer yöntem tartışmalı ise daha fazla ayrıntı olması gerekebilir.

  1. Bulgular:

Bu bölümde hiç bir yorumda bulunmadan bulgularınızı açıklamanız gerekir

Bir çok okuyucunun ilgisini en çok çeken bölüm olduğundan

yazının  KALBİ  de bu bölümdür.

Temel olgu, verileri en etkili ve iyi bir şekilde sunmaktır.

Tablo ve şekiller veri sunumuna açıklık ve etkinlik getirirler.

Bu bölüm geniş zamanda yazılmalıdır.

Şekiller ve Tablolar:

Şekiller, grafikleri, resimleri ve fotografları içerir ve bulgular bölümünde kullanılır.

Şekillerin basımı daha pahalı olduğundan kullanılan her şeklin geçerli bir kullanım nedeninin olması gerekir.

Klinik bir fotograf veya radyograf bir bulguyu metin içerisinde yazılandan daha belirgin olarak ortaya koyabilir.

Böylece makaleye olan ilgi artar.

Grafikler, çizelgeler ilşkileri daha açık biçimde ortaya koyarlar.

Tablolarla veri sunumu daha etkili olarak gerçekleşir.

Tablo ve grafiklerle sunulan veriler, yazı içerisinde ayrıntıya kaçmadan özetlenmelidir.

Verileri grafiklerle sunmanın çok çeşitli yolları vardır. En etkili ve basit olanı seçilmelidir.

Şekillerin hazırlanması ve büyüklüğü konusunda derginin yazarlara bilgiler bölümü dikkatlice okunmalıdır.

Şekillerin altyazıları, kısa açıklayıcı bilgi vermelidir.

Hasta fotografları kullanılıyorsa, hastanın kimliği gizlenmeli, yüzler tanınmayacak şekilde fotograflar hazırlanmalıdır.

  1. Tartışma:

Bu bölümde O halde ne olacak ?  sorusunun cevabı verilmelidir.

Bulguların yorumu nedir ?

Bu bulgular, bilgilerimize nasıl bir katkıda bulunacaktır ?

Bunların bilimsel veya klinik kullanımı nasıl olacaktır ?

soruları cevaplandırılmalıdır.

Bu bölümde bulgularınızın yorumunu yaparak yaparak kuramınızı geliştirmeniz gerekir.

Böyle bir tartışma, okuyucunun konuyla ilgili olarak daha ileri araştırmalar yapmasına olanak sağlar.

Tartışma bölümü şimdiki zamanda yazılmalıdır. Çünkü makalenin bulguları artık bilimsel birer gerçektir.

  1. Özet ve Sonuç:

Bu çeşit bir sonlandırmanın yerine artık abstrakt kullanılmaktadır.Ama bir dergi böyle bir bölümün olmasını öngörüyorsa, çalışmanızın ana kuramını ve bulgularınızı özetleyen bir yazı yazmanız ve gerekiyorsa önerilerde bulunmanız gerekir.

  1. Abstrakt:

Bugün pek çok dergi abstrakt istemektedir.

Bu bölüm aslında bir özettir. Bulguların dökümü yapılır.

Amaç, okuyucunun ilgisini çekmektir. Bu bölüm, makalenin bir çok kişi tarafından okunan tek bölümüdür o nedenele de özenle yazılmalıdır.

Tüm yazı bitirilip, kabul edilmeye hazır bir duruma getirildikten sonra abstrakt yazılmalıdır.

Abstraktlar çeşitli şekillerde olabilir:

Deskriptif Abstraktlar

Yazının konusuyla basit bir biçimde ilgilidir.Bulgular sıralanır ve sonuç yazılır. Bu çeşit abstraktların değeri azdır ve genellikle kabul görmezler.

Yoğunlaştırılarak Kısaltılmış Abstraktlar

Verilerin ve sonuçların kısaltılmış biçimini içerirler, daha ayrıntılıdırlar ama daha fazla yer kaplarlar.

Sonuç Abstraktları

Özet olarak çalışmanın bulgularının klinikle uygunluğunu gösterirler. Bu çeşit abstraktlarda belgesellik yoktur. Ancak abstrakt için ayrılan yer sınırlıysa ve çalışma karmaşıksa bu biçimi kullanmak uygun olur.

Abstraktta ; amaç, yöntem, bulgular ve çalışmanın anlamı açıklanmalıdır.

Az sayıda kelime kullanarak, istediklerimizi anlatmaya başarana kadar, abstraktı tekrar tekrar yazmanız gerekebilir.

Abstrakt geçmiş zamanda yazılmalıdır

Kısalık, açıklık ve etkinlik sağlamak için kısa cümleler ve etken fiiller kullanılmalıdır.

Abstraktın uzunluğu dergiye göre değişmekle beraber genellikle 100-200 kelime arasında olmalıdır.

  1. Appendiks:

Uzun ve karmaşık bir yazı için appendiks bölümü gerekebilir. Bu bölümde okuyucuya çok gerekli olmayan bazı bilgiler, örneğin istatistik yöntemlerinin ayrıntısı, analiz yöntemleri, yöntem ve gereçle ilgili özel teknik bilgiler verilebilir.

  1. Kaynaklar:

Bilimsel bir yazıda kaynak bölümü gereklidir.

Kaynaklar, okuyucuya yazarın bilgisini değerlendirmede, yazının geçerliliğini saptamada yardımcı olduğu gibi, konuyla ilgili ileri araştırmalarda da yol gösterici olur.

Her derginin kaynak listesinin uzunluğu ile ilgili ayrı bir tutumu vardır.

Ayrıca yazının kompleks oluşu ve konuyla ilgili olarak daha önce yapılmış olan araştırmaların sayısı da kaynak listesinin uzunluğunu etkiler.

Kaynakları dikkatli seçmek ve çalışmaya gerçekten önemli katkısı olanları seçmek gerekir.

Çok bilinen bilgileri ve araştırma yöntemlerini kaynak olarak göstermek gerekmez.

Kaynak listesi aşağıdaki maddelere giren makaleleri kapsamalıdır. Sıralama öncelik sırasına göre yapılmıştır.

Görüş ve tekniğin kökeni ile ilgili makaleler

Çalışmanın temelini oluşturan tekniği ve yöntemleri geçerli kılan makaleler

Okuyucuya daha ileri araştırmalar yapmaya olanak sağlayan, çalışmayla ilgili en son makaleler

Klasik makaleler

Geriye kalan önemli makaleler

İlgili diğer makaleler

Bu kaynakların yazıda uygun yerlerde gösterilmiş olmasına dikkat etmek gerekir.

Kaynakların nasıl gösterilecekleri, derginin  Yazarlara Bilgiler  bölümünde anlatılmaktadır.

Kaynakların derginin istediği şekilde gösterilmesi esastır.

YAZI YAZMA KONUSUNDA PRATİK ÖNERİLER

 

Yazı yazmayı engelleyen iki unsur vardır:

Zaman yokluğu

Sistem yokluğu

Aşırı işi olan hekimlerin çoğunun iş listesinde yazı yazmak öncelikli değildir, ancak listenin sonlarında yer alır.

Yazı yazma zamanı kişilerin enerji düzeylerine ve günlük ritmlerine göre farklılık gösterir.

Bazı hekimler gecenin geç saatlerine iyi yazarlar. Fakat çoğunluk bunu başaramaz ve gündüzleri 1-2 saati bu iş için ayırmayı yeğler.

Bazıları ise haftanın sadece bir gününü yazı yazmaya ayırırlar.

Yazı yazmak için uygun yer bulmak da bir sorundur. İş saatleri içinde, çalışma odasında yazı yazmak nadiren mümkün olur. Telefon zilinin çalması, arkadaşlar, hastalar veya personelin gelişiyle çalışmanız bölünür ve dikkatiniz dağılır.

Kapınız ne kadar sık çalınıyorsa, iş listenizde yazı yazma işi o kadar aşağıya iner.

Yazı yazılacak yerler arasındaki diğer seçenekler ise, evdeki çalışma odası, kütüphane veya iş saatleri dışında iş yerindeki çalışma odasıdır.

Yazı hazırlamadaki diğer bir zorluk da toplanan verilerin saklanmasıdır.

Verilerin biriktirilmesinde standart dosya sistemi genellikle yetersiz kalmaktadır.

Veriler bilgisayarda da biriktirilebilir.

Kaynaklar, dosyalama kartlarına işlenirse, kaynakların sıralanması ve kullanımı kolaylaşır.

Yazıya ilgi çeşitli yollarla arttırılabilir.

Hekimlerin çoğu klinik konulara ilgi duyarlar. Çalışmanın klinik uyumluluğu abstraktın son cümlesinde veya giriş bölümünün ilk veya son cümlelerinde belirtilebilir ve tartışma bölümünde ayrıntılı olarak açıklanır.

Çözülmemiş fakat sık görülen klinik bir sorun üzerinde odaklaşmak okuyucunun ilgisini çeker.

İyi yazılmış kuvvetli bir abstrakt ve giriş bölümü okuyucuyu yazıyı okumaya iter.

İlgi ve okunulabilirlik, yazıdaki şekillerin iyi olmasıyla da arttırılabilir.

Materyalin ve verilerin karmaşıklığı ve önemi yazının uzunluğuna etki eder. Daha az önemi olan ayrıntılar veya ek bilgiler yazıdan çıkartılarak kısaltmalar yapılabilir.

Yazının anlaşılır ve etkin olabilmesi için basit sözcükler kullanılmalıdır.

Örnekler:

ilave yerine ek ;

attenue yerine zayıflatılmış;

izah etmek yerine açıklamak;

vefat etmek yerine ölmek;

modifikasyon yerine değişiklik;

semptomatoloji yerine semptomlar;

Gereksiz söz ve deyimler yazıdan çıkarılmalı ve cümlelerin anlamını değiştirmeyen bazı sıfatlar kaldırılmalıdır.

Yazıda etken fiiller kullanılmalıdır. Çünkü etken fiiller edilgenlere göre daha kuvvetlidir. Hatalı olarak tıbbi yazıların çoğu edilgen fiiller kullanılarak yazılmaktadır. Çünkü yazarların pek çoğu, hatta editör ve okuyucular, edilgen cümlelerin daha bilimsel ve somut olduklarını düşünmektedirler. Çünkü edilgen cümlelerde ben veya biz gibi şahıs zamirleri kullanılmaz.

Oysa etken cümleler kullanarak yazı yazmak, yazıya açıklık ve etkinlik kazandırır.

Edilgen cümlelerin hatalı kullanımına örnekler:

Appendektomi yapıldı yerine Biz bir appendektomi yaptık ;

Bu tekniğin yüksek enfeksiyon riski taşıdığı düşünüldü yerine Bu tekniğin yüksek enfeksiyon riski taşıdığını düşündük;

Edilgen cümlelerin uygun kullanımına örnekler:

Hastaya karnından ateş edilmişti. Kimin ateş ettiği tıbbi bilgiyle ilişkili olmadığından doğrudur ;

18 lik bir iğne ile derideki kesiden içeri girildi ve renal parankim dokusuna ulaşıldı. Burada önemli olan yöntemdir; yöntemi uygulayan değildir, o nedenle de cümle yapısı doğrudur ;

Eğer bir eylemi gerçekleştiren nesne veya eylemin kendisi, eylemi yapan kişiden daha önemli ise ve önemle vurgulanmak isteniyorsa, o zaman edilgen cümle kullanılmalıdır.

Yazınızda yaş ve cins için uygun terimler kullanılmalıdır.

Cins için : Kız, oğlan, kadın, erkek terimleri kullanılır. Her iki cinse ait, hem çocukları hem de yetişkinleri kapsayan bir çalışmada ise erkek ve kadın terimleri daha uygundur.

Yaş için ise:

Prenatal için fetus ;

Doğum-1 ay için yenidoğan ;

1 ay-12 ay için bebek ;

13 ay-13 yaş için çocuk ;

14-17 yaş için adolesan ;

18 yaş ve üstü için yetişkin ;

Yazılarda tıbbi sözcükleri doğru kullanmak da önemlidir. Bu konuda kuşku varsa tıp sözlüklerine baş vurulmalıdır.

loji teriminin hatalı kullanımına örnekler:

Ağrının etyolojisi bilinmiyor yerine ağrının nedeni bilinmiyor. Kanserin etyolojisi araştırılmaktadır ;

Sitoloji normal kırmızı kan hücrelerini saptadı yerine Kırmızı kan hücreleri normaldi ;

Patoloji yoktu yerine anormallik yoktu veya patolojik bulgu yoktu ;

Tanı, değer biçme, izleme, belirleme ve gözleme sözcüklerinin hatalı kullanımına örnekler:

Hasta için tanı konulmaz. Hastalık için tanı konur ;

Değer biçilen veya izlenen olgudur ;

Gözlenen hastadır ;

Belirlenen patojendir ;

X ray, radyograf, röntgenogram, radyasyon ve irradiasyonsözcüklerinin hatalı kullanımına örnekler:

X ray radyasyon ünitesidir ;

Röntgenogram X ışınları tarafından oluşturulan bir görüntüdür ;

Radyograf bu görüntünün fotografıdır ;

Radyasyon bir enerjidir ;

İrradyasyon radyasyon enerjisine maruz kalmadır ;

Biyopsi, hastalığın lokalizasyonu ve tanımı sözcüklerinin hatalı kullanımına örnekler:

Biyopsi pozitif yerine biyopsi sonuçları sarkom olduğunu gösterdi ;

Üst solunum enfeksiyonu yerine üst solunum yolu enfeksiyonu ;

Fasial paralizi yerine fasial sinir paralizisi ;

Alt sol lobta malignensi yerine Akciğer alt sol lobta malign tümör ;

Kan şekeri pozitifti yerine Testler, kan glikoz düzeyinin yüksek olduğunu gösterdi ;
Yazıda kısaltmalar kullanılmışsa bunların ne anlama geldiği açıklanmalıdır. Yazıda çok özel terimler kullanılmışsa, bunların da belirtilmesi gerekir.

Olgular, kronolojik düzenleme ile verilmelidir. Öykü, bulgular, laboratuar sonuçları…. gibi.

Veriler, en küçükten en büyüğe veya en gençten en yaşlıya doğru sıralanmalıdır.

Cümleler okununca ne olduğu unutulacak kadar uzun olmamalıdır.

Her paragraf belli bir konu ile ilgili olmalıdır.

Seri halinde bazı bilgilerin verildiği cümle ve paragraflarda aynı gramer yapısı korunulmalıdır.

Örnek:

Bu testler, hb ölçümünü, sedimantasyon hızını kapsamalı ve kırmızı küre sayımı yapılmalıdır yerine Bu testler, hb ölçümünü, sedimantasyon hızını ve kırmızı küre sayımını kapsamalıdır ;

TIBBİ YAZI YAZMAK ZOR DEĞİLDİR, ÇOĞU ZAMAN EĞLENCELİ DE OLABİLİR.

YETER Kİ KURALLARI UNUTULMASIN !

 

KAYNAK

Lynn T. STAHELİ MD. Speaking and writing for the physician. Raven Press, New York, 1986

isimli kitaptan kısaltılarak çevrilmiştir.

Dr.Nazan BİLGEL