, dikdörtgen biçimindeki (genellikle kapalı) bir beşer oyuncudan oluşan iki takım arasında, şişirilmiş bir oynanan verilen addır. Takımlar sayı kazanmak için topu, elle oynayarak, yerden yüksekte yatay olarak yerleştirilmiş bir çemberle çevresindeki fileden oluşan karşı tarafın basket’inden (sepet) geçirmeye çalışırlar. Orjinali olan bu sporun adı dilimize olarak geçmiştir. İngilizce’de basket “sepet”, ball da “top” anlamına gelir. Sepettopu kelimesi dilimizde var olmasına karşın kullanmadığımız kelimelerden biridir.
Basketbolu 1891’de, ABD’nin Massachusetts eyaletinde Springfield Genç Erkekler Hıristiyan Birliği () Eğitim Okulu’ beden eğitimi öğretmeni olan yarattı. O zamanlarda pota yerine şeftali sepetleri kullanılmasından dolayı oyuna basketball (sepettopu) adı verildi. Beşer kişilik takımlar arasında basketbol karşılaşması 1896’da Iowa City’de oynandı. Takımların beşer kişiden oluşması ise 1897’de kural haline geldi. kısa zamanda Kanada, Fransa, İngiltere, Avustralya, Çin ve Hindistan’a yayıldı. YMCA’nın jimnastik salonunun yalnızca 10-18 kişi tarafından kullanılabilmesi yüzünden oyunu bir süre yasaklaması, basketbol meraklılarının özel oyun alanları kiralamalarına, böylece de profesyonel basketbolun ilk adımlarının atılmasına yol açtı. Önceleri futbol topuyla oynanan oyun, sonraları büyük çapta, gene parçalı ve dikişli bir topla oynanmaya başladı. 1948-49’da tek parçalı, çevresi ve ağırlığı belirlenmiş ilk resmi basketbol topu ortaya çıktı. Sepet ve sonraları altı kapalı fileler yerine altı açık ağ kullanılması 1912-13’de, çemberin arkasına topun arkaya düşmesini önleyecek bir engel (panya) yerleştirilmesi 1895’de, cam potaların kullanılması ise 1908-10’da gerçekleşti. Aşağıdaki resimlerde basketbol sahası ve gerekli donanım hakkında anlaşılır bilgiler edinebilirsiniz
Basketbol Türkiye’de ilk defa 1904 yılında Amerikan Robert Koleji ögrencileri tarafından oynandı. Galatasaray Lisesi’nin en eski beden eğitimi öğretmenlerinden ve ilk devrin en ünlü kalecilerinden Ahmet Robenson (İzciliği de Türkiye’de o başlatmıştı (1911).), 1911 yılında eline geçen bir Amerikan dergisinde rastladığı bu sporu ögrencilerine oynatmak için teşebbüse geçti.

Onar kişiilik takımlar arasında yapılan ilk maçta yirmi oyuncunun hepsi sakatlandı, çünkü oyun kuralları doğru olarak bilinmiyordu. 1913’de FENERBAHÇE kulübünde bir basketbol şubesi kuruldu, ilk denemeler olumlu sonuç verdi, fakat oynayacak rakip takım yoktu. Bu yüzden diğer Türk basketbol takımlarının kurulduğu 1935 yılına kadar herhangi bir gelişme olmadı.

İlk milli basketbol takımı 24 Haziran 1936’da Yunanistan milli takımıyla Beyoğlu Halkevi Spor Salonu’nda ilk maçını oynadı. Bu maçı 49-12 kazanan ilk milli basketbol takımı şu oyunculardan kuruluydu: Naili Moran (kaptan), Sadri Usuoglu, Feridun Koray, Jak Habib, Dionis Sakalak, Hayri Arsebuk, Hazdayi Penso, Nihat Ertug.

1936’dan 1959’a kadar basketbol ‘Spor Oyunları Federasyonu’ adı altında kurulan bir federasyonun içinde voleybol ve hentbol ile birlikte yürütüldü. 1 Mart 1959’da Türkiye Basketbol Federasyonu resmen kuruldu.

Önceleri İstanbul, Ankara ve İzmir bölgelerine dayanan basketbol faaliyeti, mahalli lig maçlarıyla bu bölgelerin lig birincileri arasında oynanan lig şampiyonalarıyla devam ediyordu. 1966 Yılından itibaren Deplasmanlı Türkiye Ligi başladı.