: Reşat Nuri Güntekin

Yayın tarihi: 1974

Sayfa sayısı: 136

Basımevi: İnkilap kitapevi

Ali Rıza öğretmendi.Fakat maaşı ile geçinemediği için bir öğrencisinin yanında iş bulur.Hatırı sayılır bir dostu ondan kızına iş bulmasını ister.O da öğrencisine giderek Leman’a sekreterlik işi ayarlar. Belli bir süre sonra müdür ile Leman arasında bir ilişki başlar.Ve Leman kalır.Bunun üzerine Ali Rıza Bey,Muzafferden kızla evlenmesini ister. reddeder.Ali Rıza Bey bu yapılanı kendi kızına yapılmış kabul ederek işten istifa eder.

Zaten şu anda bile kıt kanaat geçindikleri için yapcağını düşünmeye başlar.Eve vardığı zaman müjdeli bir haber onu beklemektedir.Oğlu Şevket bankada bir iş bulmuştur.Şevket bankadaki dul bir kadınla ilişkiye girer ve onunla evlenmek istediğini söyler.Ali Rıza Bey ve onun kızı Fikret dışında herkes bu olaya kabullenir.Gelin Ferhunde, evdeki kızların ahlakını bozmaya başlar.Ferhunde’den sonra evde partiler verilmeye büyük masraflar edilmeye başlanır.Bu masrafın altından kalkamayan Şevket,önce yüklü miktarda kredi alıp evi ipoteklettirir daha sonra bankadan üzerine para geçirir.Bir buçuk hapse mahkum .Bu, daldan ilk yaprağın kopuşudur.

Kısa bir süre sonra Fikret evde olanlara dayanamaz elli yaşlarında bir adamın ikinci karısı olarak Adapazarı’na gider.Bu Ali Rıza Bey’i çok etkiler.Fakat elinden birşey gelmez.İkinci yaprakta daldan uçup gitmiştir.

Ferhunde kocası hapse girdiği için sefalete dayanamadığını söyleyerek ondan boşanır.Aslında bu ev halkı iyi bir gelişmedir.Çünkü eve Ali Rıza Bey’in emekli maaşından başka para girmemektedir.Zaten aldıkları kredi yüzünden yıllardır oturduklar ev haciz edilir.

Büyük partiler sırasında Leyla,Suriye’li bir prensle tanışır.Prens ona değerli hediyeler alır.Kendisi ile Suriye’ye gelmesini söyler.Belli bir zaman sonra aralarında geçen bir tartışma yüzünden prens onun ahlaksız biri olduğunu söyleyerek üçüncü kızı Necla’yı ister.Ali Rıza Bey istemeyerekte olsa bir insanın daha evden ayrılması için Necla’yı verir.Necla sevinerek Suriye’ye gider.Bu üçüncü yaprağın daldan ayrılmasıdır.Leyla bu olanlara dayanamayarak büyük bir hastalık geçirir.Eve gelen doktor Leyla’nın yemek yiyemediği için zayıf  düştüğünü bu yüzden bu yüzde iyi beslenmesive bol bol temiz hava almasını söyler.Bu olaylar esnasında Necla’dan bir mektup gelir.Suriyelinin bir prens olmadığını ve kendisi onun dördüncü karısı olduğunu söyler ve İstanbul’a dönmek için babasından izin ister.Fakat babası reddeder.

Leyla bir süre sonra iyileşti ve boğazın kenarına hava almak için sıkça gitmeye başladı.Ali Rıza Bey bu durumdan şüpelenmeye başlar.Leyla’nın kötü işler peşinde olduğu anlaşılır.Ali Rıza Bey Leyla’yı evden kocar.Böylece dördüncü yaprakta daldan uçup gider.Namusu ile övünen Ali Rıza Bey’in elinde hiçbir şey kalmamıştır.Kahvede arkadaşlarının yüzüne bakamamaktadır.Bir gün eve geldiğinde Leyla’yı evde görür onunla kavga eder.O sırada küçük bir felç geçirir.Ali Rıza Bey,Fikret ile daha mutlu olacağını düşünerek Adapazarı’na gider.Fakat 15 gün sonra dayanamayarak geri döner.Ali Rıza Bey orada Fikret ve kocasından evdekilerin daha önce para istediğini öğrenir.Döndüğünde eve dönmez.Sokaklarda yaşamaya başlar.Bu sırada sol tarafı tamamen felç geçirir.Perişan bir vaziyetteyken bir yakını onu hastaneye götürür.Artık bazı şeyleri hatırlamamaktadır.Karısı Hayriye Hanım ve kızı Leyla onu hastaneden çıkarır.Leyla’nın yaptıklarını unutmuştur.Halbuki Leyla hayatını metreslik yaparak kazanmaktadır.Daha önceleri bu konularda çok tutucu olan Ali Rıza Bey artık bişey diyememektedir.Çünkü felç olmasından dolayı çocuk haline gelmiştir.Daha sonra hayatı ise Leyla sayesinde rahat bir şekilde devam etmiştir.

 

Eserdeki Başlıca Kişiler:

Ali Rıza Bey: Namuslu,terbiyeli çok iyi bir adam.Namusuyla kıt kanaat geçinir.Onun için en önemli şey namustur.

Hayriye Hanım: Ali Rıza Bey’in karısıdır.Önceleri çok uysal olduğu halde sonradan hırçın bir kadın olmuştur.

Şevket: Ali Rıza Bey’in oğludur.Babasının bütün özelliklerini taşıdığı halde sonradan bozulmuştur.Ali Rıza Bey’in en büyük umududur.

Ferhunde: Eğlence meraklısı şuh bir kadın.Bütün olumsuzlukların başlangıç noktasıdır.

Fikret: Ali Rıza Bey’in ilk kızıdır.Sakin içine kapanık çok kitap okuyan filozofu andıran bir kişi.

Leyla ve Necla: Ali Rıza Bey’in ikinci ve üçüncü kızlarıdır.Eğlence meraklısıdırlar.Onları bu hale getiren yengeleri Ferhunde Hanım’dır.

 

Yazar Hakkında Bilgi: (İstanbul 1889-Londra 1956)

İlk öğrenimini Çanakkale Mektebi İptidaisinde gördü;Sonra bir buçuk yıl Çanakkale İdadisinde;bir sürede İzmir frereler okulunda okudu;orayı bitirmeden ayrıldı;İstanbul Darilfünunu Edebiyat Fakültesini bitirdi.Bursa Sultanisi orta kısmı Fransızca öğretmenliğine atandı.Daha sonra İstanbul’da çeşitli okullarda müdürlük yaptı.Zaman gazetesinde tiyatro eleştirmenliği yaparak yazı hayatına başladı.Bu dönemde bazı oyunları oynadı.Kurtuluş Savaşı sonrasında Vakit gazetesinde yayınlanan Çalıkuşu romanıyla çok geniş bir üne kavuştu.Cumhuriyet’in ilk yıllarında Mahmut Yesari ile Kelebek adlı mizah dergisini çıkardı.Vefa Kabataş Galatasaray ve İstanbul Liseleriyle Çamlıca ve Erenköy kız liselerinde Türkçe,edebiyat,felsefe,fenn-i terbiye (pedegoji) dersleri okuttu.Daha sonra Çanakkale Millet Vekilliğine seçildi.Milli Eğitim baş müfettişi oldu.Bu görevdeyken Paris Kültür Ataşeliğine atandı.Emekliliğe ayrıldı.

Yapıtları şunlardır: Hançer,Taşparçası,Yaprak dökümü,Tanrı Dağı Zyafeti,Eski Şarkı,Çalıkuşu,Sarıpınar,Duvaksız Gelin,Dudaktan Kalbe ve Akşam Güneşi.

Leyla’nın durumu: Ali Rıza Bey’in ikinci kızı olan Leyla, eğlence düşkünü biridir.Fakirlik içindeki yaşamda bu eğlencelere asla para ayrılmazdı.Bu nedenle zengin bir koca bularak evden ayrılması gerekiyordu.Partilerde kendini gösterdi.Zengin hayatın onu Suriye’de beklediğini inandı.Bu yüzden ayrılık ve kardeşinin ona yaptığını unutmayacaktı.Leyla emeline belli bir süre ulaştı ama babasının en önem verdiği şey olan namusunu kaybederek.Onun için önemli olan,rahat bir yaşam ve lüks bir hayattı.Yani bugünkü bir çok kızın istediği şeyi istemektedir.Buradan da kültür yozlaşması olduğunu anlamaktadır.

Ferhunde’nin olayların gelişmesindeki rolü: Ferhunde eve Şevket ile gelmişti.Bu dönemden sonra evde partiler verilmeye, kavgalar çıkmaya, sefaletten yakınılmaya başlanıldı.İsraf arttı.Para gerektiği için Şevket hırsız oldu.Ev ipotekli olduğu için bir süre sonra ellerinden gitti.Odun alacak paraları olmadıkları halde pardilerden asla kaçınmadılar.Leyla’nın bu duruma düşmesindeki en büyük etken Ferhunde’dir.Zaten Ferhunde bir süre sonra sefalete dayanamayıp kocasını aldatarak evden ayrılmıştır.

Toplumun eleştirilen yönleri: Alafıranga ve alaturka toplumun çatışma içerisindeki insanların yaşamı.

         Eserin gelişimi: Aileyi bir ağaç, kişileride birer yaprak olarak ele alırsak sonbahar mevsiminde yaprakların yaprakların ağaçtan ayrılması gibi teker teker ayrılmışlardır.Her ayrılış sona biraz daha yaklaşmış, son yaprakta daldan düştüğünde, ağaç edebi bir uykuya yatmıştır.İlk olay Şevket’İn hırsızlığı aileye ilk darbeyi vurmuştur.Necla’nın ayrılmasıyla aile sarsılmış, Leyla’nın kötü yola düşmesiyle aile dağılmıştır.Ali Rıza Bey her darbe ile biraz daha yıkılmış en sonunda 70 yaşındaki bir adamın çocuktan farkı kalmamıştır.İstediği yapılmadığı zaman çocuklar gibi ağlar.

Romanda belirtilen insanlık erdemleri: Ali Rıza Bey için en büyük erdem namustur.Ayrıca evlatlarına asla benimsemediği alaturka yaşam tarzıdır.Şevket içinse namusuyla oynadığı düşündüğü Ferhunde ile evlenmektir.

Erdem eksiklilikleri: Kızları ve gelini için önemli olan paradır.Namus ikinci plândadır.

Romanın zamanı: Osmanlı’nın gerileme dönemi batıcılık akımı yayıldığı bir dönem içerisinde yazılmıştır.Türk gelenekleri ile batı geleneklerinin çatıştığı bir ortam.Ali Rıza Bey geçmiş olan alaturka hayat tarzını benimseyen kişileri temsil eder.Kızları ve gelini ise batıcılığı yanlış benimsemeyen kişileri temsil eder.