Drama daha çok acıklı ve ağlamaklı tiyatro oyunlarının genel adıdır. Ama ise gerçek hayat ile bağdaşarak belirli grup üyelerinin deneyimler ile birlikte rol alma ve rol oynama gibi özelliklerden yararlanmak sureti ile canlandırılmasıdır.

Yaratıcı drama daha çok belirli özellikleri yaparak belirli amaçlara ulaşmaya çalışmaktadır. Bunlarda genel olarak yaratıcılığın gelişmesi, bazı konularda eleştirel düşüncenin geliştirilmesi, iletişim yönlerini daha çok kuvvetlendirme gibi benzer özellikler olmaktadır. Ayrıca bunun yanında dil becerileri de tiyatro da gelişmesi gerekmektedir. Bunun içinde oldukça fazla çalışmaları gerekmektedir. ve en önemlisi ise empati özelliğinin becerisinin geliştirilmesi olabilir. Bu özelliklerin gelişmesi oldukça güzel bir durumdur.

Çocuğu yaratıcılığa götüren en etkin ve en kapsamlı yollardan birisi de “Yaratıcı dramadır. Drama sözcüğünün Türkçe karşılığı tam olarak bulunmamaktadır. Yunanca “Dram”dan türetilmiştir. Dram, yapmak, etmek, eylemek anlamı taşımaktadır. Tiyatro bilimi çerçevesi içinde “Drama” kavramı özetlenmiş, soyutlanmış eylem durumları anlamı taşımaktadır. ( San. Eğitimde Yaratıcı Drama)

Yaratıcı Drama;

  • Doğaldır (Yapılandırılmamıştır). Ürün gibi değerlendirilmez, seyircide kendisidir.
  • Sahne yoktur (Sunuşsal değildir).
  • Metni yoktur (Doğaçlama şeklindedir).

Drama’ ya katılan kişilere aktör yerine katılımcı, yöneten kişilere de öğretmen yerine lider denilmektedir. Liderin görevi katılımcıları rollere yönlendirmek değil “rehberlik” etmektir.

Concept of idea with colorful crumpled paper

Drama etkinliklerine her yaştan kişiler katılmakla birlikte “Yaratıcı Drama” yaşı 5-14 yaşlar arasıdır.

Yaratıcı drama da hayali veya imgelim gücüne dayanan yapının oluşması söz konusudur. Drama da ortaya koyulanlar o anda yaratılanlardır. İlk kez vardırlar, dolayısıyla ortaya çıkan oyunun doğrusu yanlışı yoktur. Sonradan üzerinde tartışılarak daha iyi yollar olabileceği ortaya çıkarsa oyun yeniden denenebilir. Yani drama da yanlış yapma korkusu olmaz, olmamalıdır. Gruptaki bireyler kendilerine saptanmış olan bir genel çerçeve içinde kalırlar. (saptanmış olan konunun ya da tartışılması istenen davranış biçiminin getirdiği belli sınırlılıklar). Fakat bu çerçeve içinde birey kendi yaratıcılığı, içselliği, önceki yaşantıları, bilgileri ışığında deneyim ve izlenimlerin etkisi ve rehberliğinde son derece özgürdür. Yine bireyler canlandırmalar süresinde tiyatroda olduğu gibi tipler, roller ve kişilikler yaratıp bunları deneyebilir.

yaratici-drama

Drama etkinliklerini yürütecek olan grup liderinin oyunculuk ve tiyatro yapma hakkında az da olsa bir eğitim almış olması gerekir. En önemli özelliği iletişime açık istekli ve hazır olma niteliğini taşımasıdır. Drama da lider hem oyuncu, hem pedagog hem de biraz psikologdur. Lider oyunda grubu organize eder, kuralları işletmeye çalışır, gerekirse dışarıdan talimat verir, oyuna konsantrasyonu sağlar. Değerlendirme, lider ve katılımcılarla birlikte oyunun sonunda yapılır. Değerlendirme sonucu uyarılar göz önünde bulundurularak gerekirse oyun yeniden oynanabilir ve tekrar değerlendirilir.

yaratici-drama-oyunlar

Drama çalışmalarının yapılabilmesi için; bir grup, eğitimden geçmiş bir lider ve çalışma yapmaya uygun bir mekan gereklidir. Grubun yapısı ve katılımcıların özellikleri göz önünde bulundurularak bir esneklik içinde veya liderlerin farklı metodolojik yaklaşımları yanı sıra drama süreci içinde beş tip uygulama yapılır;

  • Isınma
  • Oynama
  • Doğaçlama
  • Oluşumlar
  • Değerlendirme

ISINMA

Çeşitli yöntemlerle beş duyuyu kullanma, gözlem yetisinin geliştiği bedensel ve dokunsal alıştırmaların yapıldığı tanıma, etkileşim kurma, güven ve uyum gibi özellikleri katılımcıya kazandıran ve oldukça kesin kurallarla belirlenen, grup liderinin yönlendiriciliğinde yapılan çalışmalardır. Rahatlama ve hareket çalışmaları olarak da adlandırılan ve her ikisini de kapsayan ısınma çalışmaları;

  • Psişik ve bedensel açıdan
  • Psişik ve bedensel açıdan karşısındakini tanıma
  • Karşılıklı iletişim kurma
  • Grup dinamiğini oluşturma
  • Sözlendirme ve etkileşim çalışmaları, öykü, anı, anlatma
  • Diğer bir aşamaya geçme biçiminde süregelir

yaratici-drama-ozellikleri

OYNAMA (Pandomim ve rol oynama)

Belirlenmiş kurallar içinde özgürce oyun kurma ve bu olayları geliştirme çabalarından oluşur. Yaratıcılık ve hayal gücü boyutları işin içine girer.

DOĞAÇLAMA;

Daha az kesin olarak belirlenmiş bir süreç olup saptanan bir konu ya da temadan yola çıkılır ya da saptanan hedefe doğru belli aşamalarla yol alınır. Bireysel ve grupsal yaratıcılığın ön plana çıktığı çalışmalardır.

4-OLUŞUMLAR;

Bir süreç özellikle belirlenmiş bir çıkış noktasından başlar. Sürecin nasıl gelişeceği ve nereye varacağı belirsizdir. (Adıgüzel Ö. 1993)

Yaratıcı drama sürecinde diğer sanat dallarının uğraşları da yer alır. Yazınsal metin, şiir, senaryo yazma, resim yapma, dekor hazırlama, kostüm, maske, kukla tasarımları, çevre tasarımları, ritmik deney (müziği veya ritmi kendileri oluşturabildikleri gibi hazır müziklerden de yararlanılır) alanlarında da drama çalışmaları yapılır. Fotoğraf, film, video ve elektronik dallarda işe koşulabilir.

yaratici-drama-anlami

Drama’ nın amaçları üç ana başlık altında toplanabilir;

  • Kişinin kendi bedenine, duygularına, düşüncelerine ve çevresinde olup bitenlere karşı bilinçli olmasıdır.
  • Çağrışımların, duyguların, bilgi ve deneyimlerin özgürleştiği bir ortamın sağlanmasıdır.
  • Drama etkinliği, drama yaşantısının somut olarak duyumsanmasıyla, kişinin evrensel, toplumsal, moral , etik ve soyut kavramları anlamlandırmasıdır.

 

YARATICI DRAMANIN ÖNEMİ

Yaratıcı drama çocuk oyunlarının başlangıcıdır( Neolandy, 1984). Eğitimde drama çocukların doğal öğrenme araçlarını kullanır ve ilk oyun bilgilerinin öğrenme deneğimi yerinde yoğunlaşmasına ve bu deneğimin derinleşmesine yarar. Çocuklar dramada bir başka kişi olamazlar. Bir başkasını çizerler, bir başkasının yerine geçerler. Katılanlar ciddi ve korkutucu olmayan bir çerçeve içinde duygusal riskleri yaşama şansına sahiptirler (Devreall, 1981).

yaratici-drama-eserler

Yaratıcı drama dolaylı yoldan anlatılır. Bu nedenle başkalarının davranışlarını ve insanın kendi davranışlarını emin bir mesafeden gözleme imkanı verir. Bir fantezinin içinden gerçeğe bakılabilir. Bu günün sorunları, geçmiş ve gelecekte araştırılabilir. Drama’da bir durum somut aynı zamanda soyut ifadelerle keşfedilir. Olayların yaşanarak gelişmesini içeren aktif bir yöntemdir. Böylelikle unsurları somutlaştırarak açıklığa kavuşturur (Bennet, 1983).

Yaratıcı drama “zaman içinde donar” böylelikle sorun “insanlar değişime uğradıkça” incelenmiş olur ( Heathot, 1976). İçsel bir deneğim kazandırır. Bir durum hakkında dışardan konuşmaktan ziyade bir durum içinde düşünülür. “Pratik ve hızlıdır”, zekayı olduğu kadar duyguları da işin içine katar. Kavramayı sağlayan bu duygu düzeyidir. Duygu ile düşüncenin birleşmesinden kavrama oluşur ( Neolandy, 1984).

yaratici-drama-ogretim-egitim

Yaratıcı Drama’nın önemli bir unsuru düşünmedir (Betty Wagner, 1979). Drama’yı denemeye değer kılan tek şeyin düşünme unsuru olduğunu savunarak, “insanlardaki düşünce gücünün arttırılmasının” önemli olduğunu ileri sürerek “çünkü düşünme uzun vadede bir insanı değiştiren tek şeydir” demektedir.

Yaratıcı Drama felsefesinin bir bölümü de öz saygı kurma ve öz güvenin geliştirilmesi ihtiyacını taşımaktadır. Özellikle kızlar için öz saygı ve öz güven eksikliği dişi cinsiyet kalıbı için engelleyici unsurlardır. Erkek çocuklar açısından da drama onların kendi duyguları ile yüz yüze gelmelerini sağlar. Emin, kontrollü bir durumda duygusal katılmayı keşfederler. Düşünerek duyguların frenlenmesi drama yönteminde esastır.

Yaratıcı Drama sayesinde çocuklar kararlar verir ve sorunları çözerler. Güç kazanma ve sorumluluk kazanma şansı kazanırlar. Drama katılımcılar için öz saygılarını, değer yargılarını ve hepsinin ötesinde kendi yaşantıları üzerinde etki ve kontrollerini denemede kişisel güçlerini arttırma imkanları yaratır.

yaratici-drama-okulu

Yaratıcı Drama yöntemi bir benlik yaratma imkanı verir, bu da yeni alışkanlıkların algılanmasında ve kişisel gücün geliştirilmesinde yaratıcı bir kuvvettir (Nomon, 1985).

Yaratıcı Drama ile konuşma yetenekleri denenir ve kazanılır. Çocuklar dinlemeyi ve diğerleriyle iletişim kurmayı öğrenirler. Durumları bir başka görüş açısından görme yeteneği gelişir. Birlikte çalışma becerisi geliştirerek “ben kazandım, sen kaybettin” gibi bir hastalığa güçlü bir ilaç sunmuş olur.

yaratici-drama-egitimi

Yaşam içinde değişim süreklidir. Sürekli üretilen yeni bilgilerin ve bunların temelindeki eski bilgilerin insanların zihninde yerleşebilmesi ancak toplumsal etkileşimle mümkündür. Dünyayı her alanda yeni etkileşimler, yeni kümelenmeler ve yapılanmalar içinde algılayabilmek için gerekli alışkanlıkların kazanılması bazı yöntemlerle geliştirilebilmektedir.

Gerek öğretmen ve eğiticilerin Yaratıcı Drama’yı bilmeleri, gerekse çocukların bu yöntemle yetişmeleri onları iki önemli boyuta; yaratıcılığa ve eleştirel düşünmeye yöneltecektir.

Tüm eğitici programların hedefleri çocuğun hem bireysel olarak hem de toplumun bir bireyi olarak potansiyelini maksimum düzeye çıkarmaktır. Modern eğitim sistemi içinde de Yaratıcı Drama’nın hedefleri şöyle sıralanabilir;

  • Bir grup olarak beraber çalışabilme becerisini geliştirme,
  • Kendini ve başkalarını anlama becerisini geliştirme,
  • Kendine güven duyma, teşvik ve karar verme becerilerini kazandırma,
  • Dil ve iletişim becerilerini ilerletme,
  • Farklı olay ve durumlarda ilgili deneyimler kazanma,
  • Çocukların hayal gücünü duygularını ve düşüncelerini geliştirme,
  • Çocukların ahlaki değerleri keşfetmelerine olanak tanıma,
  • Yaratıcılık ve estetik gelişimini sağlama,

 

NİÇİN EĞİTİMDE YARATICI DRAMA?

 

Çocuklar en az yetişkinler kadar yoğunlukla bu dünyayı bizlerle paylaşmaktadırlar. Öğretmen ve eğitimcilerin belki de asıl görevi, çocukların ve ergenlerin dünyayı anlayabilmeleri yönünde, onların çevreleri ile başkalarıyla ve kendileriyle etkili ve doğru bir etkileşim ve iletişime girmeleri için olanaklar hazırlamaktır.

Ancak, özellikle de günümüzde, okulda ve evde çocuklara bu bakımdan sağlanan olanaklar kısıtlı olup, üstelik çocuğun çevresi ve dünyası ile kurduğu iletişimde, arada hep bir araç bulunmaktadır. Ya öğretmen ya ders kitabı ve yazarı ya da bir kitle iletişim aracı. Böylece çocuğun duyuşsal alanı ve özellikle duyguları ile düşünsel dünyası ve bilişsel alanı ister istemez birbirinden ayrılmakta, öğrenme yaşantısal olmaktan çıkıp salt bilişsel yoldan gerçekleşmekte, çocuğun bilgilerini öznelleştirmesine ve dolayısı ile onları yararlı ve işlevsel kılmasına çok az olanak tanımaktadır; oysa yukarıda da değindiğimiz gibi öğrenme süreçlerine duyuşsallığı, “affective” yaşantıları da katmak gerekir.

İşte Yaratıcı Drama çalışmaları, yukarıda sayılan yeti ve değerlerin öğrenme süreçlerine katılmasını olanaklı kılmaktadır.

Denebilir ki Drama’nın doğasında etkileşim vardır. Etkileşim, daha çok, insanın insanla karşılaşmasında ortaya çıkan bir olgudur. Dramatik durumlarla etkileşim durumları bir bakıma iç içedir. Berlin Güzel Sanatlar Akademisi Tiyatro Pedagojisi Enstitüsü Müdürü ve bu alanın Federal Almanya’daki önemli uzmanlarından olan Prf. Dr. H. W. Mickel etkileşim için şöyle bir örnek vermektedir; “ etkileşim, bir insanın bir diğerine göre kendini uydurması, karşılıklı koşullandırmalı davranışlarda, birinin etkinliğini diğerininkinin izlemesi, ama ikincisinin eyleminin aynı zamanda gene onun etkiliğinden devinim kazanmasıdır. Böylesi bir etkileşimin oluşabilmesi için, bu durumu paylaşanların, bir eylemin anlamı hakkında aynı düşünceye sahip olmaları, temelde anlaşmaları gereklidir. İnsanın insanla arada yabancı bir malzeme olmaksızın etki tepki alışverişine girebildiği başlıca iki alan, oyun ve tiyatrodur. Yaratıcı Drama’nın oyun ve tiyatro alanlarının başka bir bağlamda bir araya getirdiği süreçlerden oluştuğunu söyleyebiliriz.

yaratici-drama-bilmeceler

Yukarıda sözü geçen ve Yaratıcı Drama’nın önemli çalışma alanlarından biri olan Etkileşim Eğit Bilimi ( pedagojisi), insanlar arası karşılıklı davranışların öğrenilebilirliği ve öğretilebilirliği ile uğraşır. Grup içinde sürekli yeni ve değişen durumlardaki davranışlar ortaklaşa yaşanarak ortaya çıkarılır ve saptanır. Bu da Drama ortamında ortak olarak uygulanan ve yaşanan davranışların öğretilmesine yol açar ki bu sürece başka bir adlandırma ile “toplumsallaşma” demekteyiz. Demek ki yaratıcı drama uygulamalarının çok önemli bir boyutu olan toplumsallaşma öncelikle grup içindeki etkileşimle gelişir.

Yaşamda ve çocuk oyunlarındaki temel yapıların benzeşmesi, oyundaki etkileşim ile toplumsal gerçeklikteki etkileşimin de temel yapılarının benzer olması oyunun eğitimde kullanılmasında başlıca etmen olmuştur (evcilik oyunu ile evlilik kurumu gerçekliklerinin benzeşmesi gibi.) Çocuk çeşitli oyunlar yolu ile aynı zamanda gelecekteki yaşamına da  hazırlanmaktadır. Ancak, gelenekselleşmiş, kalıplaşmış çocuk oyunlarının ve ritüellerin yüzlerce ya da onlarca yıldır değişmeyen bir bakıma tutucu yanı, doğal olarak Yaratıcı Drama’da yer almaz. Yaratıcı Drama’da bir yöntem olarak benimsenen oyunlar ve doğaçlama süreçleri, değişebilirliği ve yaratmayı sağlar. Bu etkinlikler yaşam durumlarına bir hazırlıktır.

yaratici-drama-konusu

EĞİTİMDE DRAMA’NIN KISA TARİHÇESİ;

Ünlü eğitimci John Dewey 1921’lerde şu gözlemde bulunmuştu; “eski eğitim sisteminde ağırlık çocuğun dışındaydı: Öğretmen de, ders kitabında, çocuğun içgüdü ve içtepisel etkinliklerinin bulunmadığı her yerde idi… Şimdi yapmaya çalıştığımız değişikliklerde ağırlık noktası da değişmektedir… Çocuk, eğitim uygulamalarının çevresinde döndüğü bir güneşe dönüşmektedir”. Bu sözler kuşkusuz Amerikan eğitim sistemi için geçerli idi. Bu arada İngiliz eğitim sisteminde de değişiklikler oluyordu. Çocuğun, içine bilgilerin boca edildiği boş bir kap gibi görünmesi, 1870’lerden başlayarak eğitimde yapılan yeniliklerle “ çocuk merkezli eğitim” konseptine dönüşüyordu. Ve bunlar doğal olarak Rousseauesk bir bakış açısından kaynaklanıyordu.

“Boş kap olma” görüşü ile “çiçek açan tohum” (Froebel) modeli arasındaki savaşım, eğitimde Drama’nın ve oyunun kullanımında  da etkili olmuştu. O dönemlerin ileri eğitimcileri, özellikle İngiltere’dekiler Drama’ya özel bir yer vermişlerdi. Oynayarak davranış geliştirme,”acting behaviour”, çocuk oyunlarından yola çıkıyordu ve artık merkez olan çocuğa yönelikti. Bu oyunlarda ortaya bir ürün çıkmasından çok, sürece önem veriliyordu.

yaratici-drama-liderligi

Kuşkusuz İngiltere’de her öğretmen Drama konusunda aynı ilgiyi duymamıştı ama ilgi duyanlar, yolu açan önderler olarak bu yeni eğitim akımında yerlerini almışlar ve Drama okullara; “çocuğun merkez olması”, “aktif yöntem” ve “kendini ifade etme” parolaları arasına girmişti.

  1. yy.ın başında, (1911’lerde) sınıfta uygulanan ilk drama dersleri ile ilgili olarak, bir köy öğretmeni olan Harriet Finlay-Johnson’ın adı geçer. Bu ilk uygulamalar bir tür “make believe play” (öyleymiş gibi yapma oyunu) biçimindeydi. Bu arada “Drama in education”ın kuramsal temelleri atılıyor, pek çok yayın yapılıyordu. Okul oyununun okul temsilleri ve tiyatrodan çok farklı bir olgu olduğu, Sully gibi, daha birçok çocuk psikologunca aydınlatılıyordu. Sully şöyle demekteydi; “Dramatizasyon çocuğun kendine yeni bir çevre yaratmasıdır. Drama’da rol oynayan çocuğun aldığı zevk, herhangi bir izleyicinin değerlendirmesine bağlı değildir.” Böylece Drama, bir süreç ve özellikle bir öğrenme süreci olarak Finlay-johnson’ın çok doğru olarak anladığı biçimde, gelişimine başladı; ancak sonraki elli altmış yıl içinde o kadar iyi değerlendirilemedi. Çoğunlukla dil ve sözellik ağırlıklı olarak hünerlerin sergilendiği gösterimlere dönüşerek sürdü. Drama olgusu, okul temsillerine, retorik çalışmalarına, toplu halde konuşmaların sergilendiği müsamerelere dönüştü. Ancak 1960’larda, Doroty Heathcote ile Drama yine asıl olması gereken biçimini bulmaya başladı.

1970’lerde Heathcote, Drama’yı yeniden tanımlamaya girişti ve Drama ile eğitim arasındaki ilişkileri yeni baştan irdeledi. Bu arada Drama öğretmenlerine düşen rol de yeniden incelendi. Konular, ilkeler, kullanım alanları, sonuçlar ve sorumluluklar gözden geçirildi. Heathcote’ın yöntemi de belirlendi.

Heathcote çocuklara, oyunlara taklit etmek ve edebiyat örneklerini dramatize etmek yerine, bir olayda ya da bir çalışma biriminde dramatik an’ı bulmalarına yardım etmeyi yeğliyordu. Heathcote, daha etkili biçimde öğrenmenin sağlanması için, öğretmenlere dramayı kullanırken öğrencilere yardım etmelerini salık veriyordu. Onların bir rehber ve bir kaynak kişi olarak öğrencilerle birlikte çalışmalarını doğru bulmaktaydı. Okulda ayrıca bir drama uzmanı olduğu zaman, Heathcote, öğretmenin de dersi kendi önerileri çerçevesinde izlemesi gereğini savunmaktaydı. Okulda uzman olmadığı zaman, sınıf öğretmeni, konuya ilişkin gerilim, çatışma ya da asıl önemli ilgi noktasını nasıl bulacağını,uygun kaynak araç gerecin nasıl toplanacağını ve özgün bir proje çalışması ile sınıfa nasıl kılavuzluk edileceğini öğrenmelidir. Böyle bir süreç, çalışmanın genişliğine ve öğrencilerin ilgisine bağlı olarak birkaç hafta ya da bir dönem sürebilir.

Denebilir ki böylece eğitimde Drama tarihinde, öğrencilerde gerçek yaşantılar yaşatma dönemi de başlamış oldu. Bu şöyle de söylenebilir; Bir durumun içerisine girme sürecini kullanmak. Bolton, Heathcote’un yönteminin Brecth’in yabancılaştırma ya da mesafe koyma yöntemine benzerliğine dikkati çekmektir. “Mesafe koyma, dramanın bir eğitim süreci olarak anlaşılabilmesinin anahtarıdır.” Böylece oyundaki “kurallara bağlı özgürlükler” içinde, var olan durumdan ve var olan şeylerden uzaklaşma, yeni bir şeyi, yeni bir durumu inceleme, deneme, eskiyi sorgulama, eskiyi inceleme de olanaklı oluyordu. Dolayısıyla yaratıcı drama’da hiçbir zaman bir şeyi olduğu gibi kabul etme, öykünme söz konusu değildir. Çocuk oyunları öykünmeye dayalı olmalarına karşın, Yaratıcı Drama bundan özellikle kaçınır. Yaratıcı olabilmek için gerekli olan korkusuz olma, açık olma gibi psişik durumlara girebilme ancak böyle söz konusu olabilir ve ancak o zaman rollere, sistemlere ve sorunlara belli bir uzaklıktan bakabilmek mümkün olabilir. Yaratıcı olabilmek için kendi kişiliğini tanımış olmak ve klişeleşmiş düşünme biçimini bir yana bırakabilmek gerekir.

 

YARATICI DRAMA ETKİNLİKLERİ;

  • HAREKET

Çeşitli hareket yöntemleriyle kendini tanıma başkalarını tanıma, etkileşim kurma, güven duyma, uyum sağlama ve benzeri birçok özellikleri katılımcıya kazandıran bir etkinlik çalışmasıdır.

Durduğu yerde sallanma, yürüme, koşma, zıplama, sıçrama, beş duyuyu kullanma vb hareketlerle liderin rehberliğinde belli kurallara uygun olarak yapılan bir drama etkinliğidir.

Çocuklar doğumdan itibaren doğal olarak hareket ederek yaşantı işle ilgili pek çok şeyi öğrenirler. Kendi vücutlarını tanırlar, organların farklı işlevleri olduğunu fark ederler, ellerini, ayaklarını farklı işlerde kullandıklarını keşfederler. Bunları kontrol altına almayı öğrenip beceri geliştirirler. Zamanla çevrelerini ve yakın çevresindeki insanları tanırlar, onlarla iletişim kurmayı öğrenirler.

  • RAHATLAMA

Bedenin,  duygu ve düşüncelerin yumuşaması, sakinleşmesi için yapılan bir drama etkinliğidir. Hareket ve ısınma çalışmalarından sonra liderin rehberliğinde çeşitli rahatlama egzersizleri yapılır. Bu egzersizler genel olarak yerde uzanmış olarak yapılır. Gözler kapatılır. Lider, müzik eşliğinde komutlar verip gruptakilerin hayal gücünü harekete geçirir. Vücuttaki yorgunluğun ve gerginliğin giderilmesi amaçlanır. Başarıyla yürütülmüş bir rahatlama çalışmasından sonra enerji toplayan ve güç kazanan vücut daha yoğun bir çalışmaya hazırdır.

  • PANDOMİM

Sözsüz ifade olarak bilinen pandomim çocukların çok hoşlandıkları bir drama etkinliğidir.

Yakın çevresindeki olayları veya günlük alışkanlıkların pandomim ile ifadesi yanında bir eşya, bir olay, bir öykü de çocuklarla birlikte uygulanacak pandomim etkinlikleridir. Pandomim sırasında müzik çoğu kez gereklidir. Müzüiğin ritmine göre yürüme, koşma, sıçrama hareketlerinin yanı sıra çeşitli hayvan taklitleri, çiçeklerin açması, rüzgarın esmesi gibi durumlarda müzik ve ritim pandomime canlılık kazandırır.

  • ROL OYNAMA VE DOĞAÇLAMA

Rol oynama,oyundaki karakterlerin özelliklerini, duygularını canlandırmaktır. Doktor hastalarla ilgilenir; oyundaki rolüne göre neşelidir, mutludur, öfkelidir. Öğretmen öğrencisine ders verir, sevecendir, sinirlidir. Yavrularına yem arayan koruyucu bir tavuk, ormandaki hayvanlara hükmeden güçlü bir kral aslan vb.

Yaratıcı Drama’ da rol oynama bir film veya oyundaki karakterleri canlandırmak değil, herhangi bir karakteri duygusal ve davranışsal özellikleri ile kendi düşselliği içinde canlandırmaktır.

Bazen resimler gösterilerek bazen çeşitli tanımlamalar yapılarak istedikleri rolü alan çocuklar bunları özgürce canlandırıp konuşurlar.

Rol oynamanın daha gelişmiş biçimi olan doğaçlamada çocuğa sosyal olaylardaki gerçeğe uygun davranışları canlandırması için fırsat verildiği gibi gerçek yaşantıda karşılaşma olasılığı bulunmadığı rolleri de üstlenerek, düşsel durumları oynaması için de olanaklar sağlanır. Doğaçlamanın konusuyla çok yakın bir ilişkisi vardır. Çalışma sırasında diyaloglar doğal olarak çocuklar tarafından oluşturulurlar, doğaçlama dil yeteneği bakımından en üst düzeye ulaşır.

Doğaçlamada bazen ses efektleri de kullanılır. Doğaçlama süreci içinde fikirler toplanır, biçimlenir, problemler çözülür ve fikirlerin ifade edileceği bir form araştırılır. İletişim kurma ihtiyacı grubun fikirlerini diğerleri ile iletişim kurabilecekleri bir yapı içinde organize etmeye yönlendirir. Böylece doğaçlama yoluyla çocuklar doğal yapıyı anlayıp geliştirirler, tutarlı olarak kendilerini ifade ederler.  Konuya göre, uygun dili konuşurlar.

  • DRAMATİZASYON

Dramatizasyon öykü içinde sunulan olayların ve durumların oynanmasıdır. Dramatizasyonda öykü çocuklara lider tarafından anlatılır, okunur veya resimler gösterilir. Yaratıcı dramatizasyonda öyküyü çocuklar istedikleri gibi geliştirip sonuçlandırabilirler. Öykünün nasıl gelişeceğine veya nasıl sonuçlanacağına çocuklar birlikte karar verir, böylece kendi yarattıkları yeni bir öykü oluşur.

Dramatizasyon yapılırken her çocuk istediği karakteri kendisi çeker. Burada liderin rolü öyküyü anlatmak veya sunmaktır.

Yaratıcı dramatizasyonda verilen veya oluşturulan öykünün;

  • Çocukların yaşına ve gelişimine uygun olmasına,
  • Kolay oynanabilmesine,
  • Çocukları sıkmayacak sürede olmasına,
  • Öğretici, eğitici ve gelişimlerini sağlamasına,
  • Hemen hemen her çocuğun katılımına uygun olmasına özen gösterilmelidir.

Öyküler kuklalarla da canlandırılabilir. Yaratıcı drama etkinliklerinde çocuklar kukla oynatırken doğaçlama yaparak konuşurlar. Özellikle çekingen çocuklar kukla oynatırken kuklanın arkasına sığınarak kendi düşüncelerini rahat bir şekilde ifade etmek fırsatını bulurlar. Böylece hem duygusal rahatlama sağlar hem de dil gelişiminde ilerleme kaydederler.

6-YARATICI DANS

Yaratıcı dans çocuğun vücut hareketleriyle müziği yorumlamasıdır. Yaratıcı dansta asla hareket komutu verilmez. Çocuklara uygun müzik dinletilerek içlerinden geldiği gibi özgürce dans etmeleri istenir.

Müziği düşsel güç katılarak; çiçekli bir bahçede uçuşan kelebeklerin dansı, ormanda kuşların ötüşü ve kanat çırpışı, denizde yaşayan çanlıların karnavalı, çoban ve kuzuların dansı vb. gibi konular verilerek, müziğin ritmine uygun olarak dans etmeleri istenir. Dansta vücudun tüm parçaları kullanılabilir. Baş, boyun, omuzlar, kollar, eller, kalça, bacaklar, ayaklar hatta gözler, kaşlar, ağız, dil de dansa katılabilir. Dans çocuğa bedeninin nerede ve nasıl çalıştığı, nasıl hareket ettiği ile ilgili değerli ipuçları verir. Çocuk bu yolla hareketlerinin sınırını (yüksek, orta alçak), yönünü, (ileri, geri, sağa, sola, çapraz) ve hareketlerinin şeklini tanıma fırsatı bulur. Müziğin ritmi, ahengi çocukların değişik hareketler yaratmasına sebep olur. Yaratıcı dans çalışmaları grup halinde yapılabileceği gibi tek tek de yapılabilir, diğer çocuklar müziğin ritmine uygun olarak el çırpabilir, ritim aleti çalabilirler. Müziğin ritmine uygun yürüyüşler, taklit yürüyüşleri, koşular da yaratıcı dans kapsamındadır.

Yaratıcı dansın temelinde iyi bir müzik eğitimi ve eğitimcisi bulunmalıdır. Gelişigüzel hazırlanmış bir müzik programı yarardan çok zarar getirir.

 

YARATICI DRAMA ATÖLYE (WORKSHOP) ÇALIŞMALARI

 

Yaratıcı drama çalışmaları yaş ve katılımcıların özellikleri göz önünde bulundurularak yapılır. Tanışma, ısınma, oynama, pandomim ve rol oynama, doğaçlama ve oluşum drama aşamalarıdır. Bunların tamamı veya bir kısmı bir esneklik içinde drama seanslarında uygulanır.

TANIŞMA; İsminin baş harfi “A, C, D” vs. olanlar halka içinde dolaşarak tanışır, selamlaşır, konuşurlar. Üzerindeki elbisede kırmızı, mor, mavi vs. renk olanlar halka içinde dolaşıp tanışırlar. Koç, yengeç, boğa vs. burcunda olanlar anlaşarak tanışırlar. Doğum tarihi (ay olarak) aynı olanlar birbirlerini arayarak bulup tanışırlar. Aynı futbol takımını tutanlar selamlaşıp tanışırlar.

TANIŞMA; Grup halka olur ve oturur. Elinde top olan kişi, topu gruptan birine atarken kendi adını söyler.  Adını söylerken herhangi bir özelliğini söyler.

Topu attığı kişide aynı şekilde adını ve herhangi bir özelliğini söyler.

 

ISINMA AŞAMASINDA YARATICI DRAMA ETKİNLİKLERİ

 

1-YÜRÜYEREK ISINMA;

Halka olunur, müzik eşliğinde veya tef ritmi ile önce yerinde sayma, sonra yavaştan hızlıya, daha sonra hızlıdan yavaşa yürünür. Liderin verdiği komuta göre; çamurda yürüme, sırtında yük varmış gibi yürüme, sıcak kumda yürüme, bebek gibi emekleme, buz üzerinde yürüme, cam kırıklarının arasında, pisliklerin arasında, ezilmiş domateslerin arasında yürüme.

2-YÜRÜYEREK ISINMA;

Grup değişik ritimle yürümeye başlar. Hızlı, yavaş yürüme, koşma, yavaşlama, yürürken duvara, çevredeki eşyalara değme, duvara yapışık olarak uzanma, gerileme, yere doğru eğilerek gevşeme (Okvuran A. 4.12.95 Drama dersi).

3-SERBEST YÜRÜME;

-Gülümseyerek yürüme,

-Yürürken “merhaba” deme,

-Tokalaşma,

-Omuz ve kulaklara dokunma,

-Sarılıp bir süre bekleme ve yürüyüşe devam.

4-SERBEST YÜRÜME;

-Sadece kendiniz için yürüyün,

-Bir kafesteymiş gibi yürüyün,

-Kendinize merhaba değin,

-Birine bakın ama iletişim kurmayın,

-Bir sözcük seçin (çiçek vb.),

-İletişim kurmadan sözcüğünüzü  birkaç defa söyleyin,

-Söylediğiniz bir şeyi arayın ve onunla iletişim kurun,

-Randevulaşın,

5-YÜRÜYÜŞ;

-Yürümeye başlayın,

-Kalabalık bir ana caddedesiniz,

-Uzaktan bir arkadaşınızı görüyorsunuz, ona ulaşmaya çalışın

-Ulaşın ve ikili olarak yürümeye başlayın,

-Başka bir ikili görün, onlara ulaşmaya çalışın, ulaşın ve sohbet edin, dörtlü olarak yürüyün,

-Başka bir dörtlü görüp aynı işlemi sürdürün.

6-HAYVAN YÜRÜYÜŞLERİ;

Tavşan, fil, ördek, yılan, kanguru vb. seçilen hayvanların yürüyüşleri ile çıkardıkları sesler taklit edilerek, müzik veya tef ritmi eşliğinde yürünür.

7-RİTİM ALETLERİ İLE YÜRÜME ;

-Ortada bulunan ritim aletlerinden birer tane seçilir (Tef, zil, ritim sopaları vs.).

-Ritim aletlerini seçen katılımcılar halka oluşturur,

-Yavaş ritimden başlanarak bir uyum içerisinde hızlanılır, daha sonra ritim yavaşlatılarak yürüyüş temposu da yavaşlatılır.

-Yürüyüş, sekme hareketine, arka arkaya sıralamak, yılan salyangoz hareketlerine ritim eşliğinde dönüştürülür.

8-MÜZİK EŞLİĞİNDE YÜRÜME;

Müzik başlar, serbest şekilde yürünür. Müziğin uygun yerinde liderin komutuyla “iyi günler, iyi günler” diyerek vücudun uzuvları birleşir.

1- Dizler,                 5- Eller,

2- Parmaklar,         6- Omuzlar,

3- Kollar,                 7- Kalçalar,

4- Ayaklar,              8- Dirsekler.

 

ISINMA AŞAMASINDA OYUNLAR

-MEYVE SEPETİ

Gruptakiler 3-4 gruba ayrılır. Her grup kendisine bir meyve ismi seçer, ebe seçilir. Ebe seçilen, meyve isimlerinden birini söyler (elma, armut, muz). O meyveyi seçen herkes yer değiştirip birbirinin yerine geçmeye çalışır. Ebe bazen de “meyve sepeti” der ve o zaman herkes birbirinin yerini kapmaya çalışır. Açıkta kalan ebe olur.

-ELMA TOPLAMA

Gruptakiler halka olur. Herkes başının üzerinde bir nokta tespit edip uzanabileceği kadar en yüksek noktaya bütün kaslarıyla uzanmaya çalışır. Liderin komuta ile gruptakiler kendilerini aşağı bırakır. Bacaklarının üzerinde esneme, başı serbest bırakma, ritim eşliğinde yavaş yavaş yukarı değin kalkma, kalkarken vücudundaki her kemiği hissedecek kadar ağır ağır hareket etme. İlk aşamada kalkma, liderin ilk verdiği komut eşliğinde yapılırken, ikinci aşamada grup esnedikten sonra hiç komut verilmez. Gruptakiler birbirlerini hissederek kendiliklerinden ritimle kalkarlar.

-SALYANGOZ OYUNU

Grup sıra olur. Herkes eliyle öndekinin belinden tutar. Grup ritimle yürümeye başlar. En arkadaki öndekini yakalamaya çalışır ve koşar. Yakalanan oyundan çıkar. Bazen de grup spiral hale gelmek için ortaya sıkışır, sonra açılır, bu hareket salyangoza benzer.

-HEYKEL OLMA

Grup daire şeklinde yere oturur, gönüllü iki kişi seçilir. Bunlardan bir tanesi gözünü kapatır. Diğeri istediği bir şekilde heykel olur. Gözü kapalı olan heykel olana dokunarak onun nasıl durduğunu anlamaya çalışır. İyice anlayınca onun olduğu şekle kendisi girer. Katılımcılar sırayla farklı duruşlarla oyunu sürdürürler.

Sonra iki kişi, üç kişi heykel olarak değişik pozisyonlarda heykel oluşturulur.

-AYNA ÇALIŞMALARI

Gruptakiler eşleşerek karşı karşıya dururlar. Herkes eşinin gözünün içine bakar ve yaptığı hareketi vücudu ile tekrar eder. Hareketi başlatanlar sıra ile yer değiştirir. Yönetme ve yönetilme ilişkisi gerçekleştirilir.

-KÖR DOLAŞTIRMA

Gruptakiler eşleşir. Sırayla eşlerden biri gözünü kapatır. Diğer eş onu hiçbir zarar vermeden dolaştırır, herhangi bir yere götürür. Hayvanat bahçesi, çiftlik, lunapark vs. orada gördüklerini gözü kapalı olan arkadaşına anlatır. Sonra gözü kapalı olan gözünü açar ve eşi gözünü kapatır, o da onu istediği bir yere götürür, gördüklerini tanıtır ve anlatır.

-KÖR TAVUKLAR

Grup ikiye ayrılır; liderler ve kör tavuklar. Liderlerin her biri bir köşeye gider. Tavuk olanlar gözlerini kapatır. Liderler herhangi bir seste tavukları çağırır. Tavukları istedikleri sese doğru gözleri kapalı yönelirler.

-MAKİNA PARÇASI

Grup halinde oynanır. Bir kişi ortaya gelir. Herhangi bir makineyi seçer ve onun bir parçası olarak hareket eder. Diğer katılımcılar sırayla makinenin diğer parçalarını hareket ve sesle oluştururlar. 3-4 kişilik gruplarla birden fazla makine olma şeklinde oynanır.

-OYUNCAKÇI DÜKKANI

Grup daire şeklinde oturur. Lider “Bir yılbaşı gecesi siz bir oyuncaksınız. Biraz sonra dükkan sahibi gidecek. İstediğiniz bir oyuncak olabilirsiniz ve onun gibi davranacaksınız. Her şey serbest, ses, konuşma, hareket” der. Oyun oynanır.

Oyunun diğer bir şekli; Şimdi oyuncakçı dükkanına gidiyoruz. İstediğiniz bir oyuncağı alabilirsiniz, onunla istediğiniz gibi oynayabilirsiniz.

-MÜZEYE GEZİ

Grup ikiye ayrılır. Katılımcılardan bir kısmı müzedeki resim veya heykel olur. Diğer kısmı müzeyi gezen turistler olur. Turistler istedikleri resim veya heykel ile istedikleri konularda konuşabilirler.

-İP ATLAMA

Gruptakiler dört ya da daha fazla katılımcıyla takım kurarlar. Bazıları ellerindeki ipi sallar diğerleri de ip atlar. Hayali olan bu ipi atlamaktan çok, sallamak konsantrasyon gerektirir.

 

RAHATLAMA EGZERSİZLERİ

 

Rahatlama egzersizleri müzik eşliğinde, gözleri kapalı olarak liderin komutuyla yapılır. Grubun hayal gücü rahatlamayı sağlar.

-Vivaldi’nin “Sonbahar” süiti eşliğinde, yere oturan gruba sonbaharda oluşan değişiklikleri düşlemelerini, rüzgarda yaprakların nasıl savrulduğunu sorun, herkesten kendini bir “yaprak” gibi hissetmesini ister.

Lider şu soruları sorar;

1-Yaprak olduğunuzda ne hissettiniz?

2-Ağacınızdan sizi kim koparttı?

3-Yere düşerken neler hissettiniz?   ( Ömeroğlu Esra, 1990)

  • Lider grupla konuşur. Liderin verdiği direktifler;
  • Siz şimdi küçük bir şişe içindesiniz.
  • Şişenin içinde çok sıkışık bir durumdasınız.
  • Kocaman bir çöldesiniz.
  • Bütün vücudunuz ağrıyor.
  • Belki de yüz senedir oradasınız.
  • Birisi gelse de beni kurtarsa diye düşünüyorsunuz.
  • Ve bir çocuk geçiyor.
  • Duruyor, şişeği görüyor, eline alıyor, sağına soluna bakıyor, kapağını açıyor.
  • Önce şişeden başınız çıkıyor.
  • Sonra omuzlarınızı hareket ettiriyorsunuz. Şişeden çıkmaya çalışıyorsunuz.
  • Omzunuzun önce biri sonra diğeri çıkıyor.
  • Bir kolunuz yukarıya doğru uzanıyor, sonra diğer kolunuz.
  • Gövdenizin şişeden çıktığını hissediyorsunuz.
  • Vücudunuzu yukarıya doğru çekiyorsunuz. Bacaklarınızı şişeden yukarı çıkarıyorsunuz.
  • Şişeden dışarıya çıktınız. Rahatsınız. Önce başınızı sonra omuzlarınızı, gövdenizi, bacaklarınızı, bileklerinizi, ayaklarınızı hareket ettiriyorsunuz, derin bir nefes alıyorsunuz, artık özgürsünüz. İstediğiniz anda gözlerinizi açabilir hoplayıp zıplayabilirsiniz.
  • Rodrigo’nun “Conciorto de Aranjuez” isimli eserinin eşliğinde grup yere oturur. Kar tanelerinin nasıl yavaş yavaş aşağıya düştüğünü sorup, müzik eşliğinde lider şu komutları verir.
  • Şimdi çok yükseklerdesiniz, yavaş yavaş aşağı düşmeye başladınız.
  • Rüzgar sizi bir o yana bir bu yana götürüyor.
  • Yer yüzüne, çok yakın bir yere düştünüz.
  • Yerleri bembeyaz yaptınız. Artık çocuklar sizinle oynayabilirler. Kardan adam yapabilirsiniz.

-Aynı müzik eşliğinde; lider gruba “Şimdi kum saatinin içindeki kumlarsınız. Komut verince kum saatini çevireceğim, önce ayaklarınız ağırlaşacak, yavaş yavaş aşağı çekiliyorsunuz. En son başınız düşüyor, şimdi tamamen döküldünüz.” Diye açıklama yapar. Lider,  dökülürken neler hissettiniz diye sorar (Ömeroğlu E., 1990).

-Dalga sesi ve martı bağrışmaları efekti eşliğinde yere uzanan gruba lider açıklamada bulunur. “Yaz gelmiş, deniz kenarında kumda yatıyorsunuz. Dalgaların ve martıların sesini duyuyorsunuz, dalgalar önce ayak parmaklarınıza, ayaklarınıza, bacaklarınıza geliyor. Sonra geri çekiliyor. Tekrar gelip bu sefer kollarınıza çıkıyor. Denizin kenarında olmak ve denizin sesini duymak ne güzel.”

Gruba neler hissettikleri sorulur ( Ömeroğlu E. , 1990).

  • Şimdi birisi sizi yaktı, etrafa ışık vermeye başladınız. İnsanları karanlıktan kurtardınız.
  • Fakat o da ne, yavaş yavaş erimeye başladınız.
  • Ben ona kadar sayacağım ve siz de eriyip yere doğru küçüleceksiniz. Bir, iki, üç,……….,on.
  • Şimdi çok küçüksünüz, ama küçüldükçe etrafa çok ışık veriyorsunuz.

Daha sonra lider gruba küçülürken neler hissettiklerini sorar (Ömeroğlu E., 1990).

-Lider, gök gürültüsü ve yağmur efekti eşliğinde açıklamalar yapar;

“Çok sıcak bir gün yaz gelmiş, sokaktasınız, çok terlediniz ve susadınız. Ah! Bir yağmur yağsa diyorsunuz. O sırada gök gürüldüyor ve yağmur yağmaya başlıyor ve yağmur damlaları başınıza, boynunuza, omzunuza, kol ve bacaklarınıza oradan da yere süzülüyor.çok ıslandınız yağmurda geçti, rahatladınız. Ama ıslaklığı geçirmeniz lazım, onun için, gözlerinizi açın, kafanızı ve bacaklarınızı sallayın.” (Ömeroğlu E. 1990)

-Lider gruba komut verir “Sizi bir gezintiye çıkarmak istiyorum. Güneş ışınlarının bedeninizin içindeki bir gezinti bu. Yere yatın ve rahat olun. Karnınız rahat olsun, karnınıza bir güneş doğuyor ve büyüyor sizi ısıtıyor. Güneş ayaklarınıza iniyor. Sonra tekrar yukarı çıkıyor. Boğazınızda bir yerde düğümleniyor. Onu çıkarmaya çalışın, kollarınıza çıkıyor, ışınlarını saçıyor. Şimdi vücudunuzun istediğiniz bir yerinde güneşi barındırın (Hafif müzik eşliğinde lider devam eder).

Güneş neredeyse o bölge yavaş yavaş canlanıyor. Yavaş hareketlerle müziğe uyarak yatılan yerde dans ediliyor. Bir süre sonra dans bitiyor. Kalkabilirsini, gözlerinizi açabilirsiniz. ( San I. 1993)

-Lider gruptakilerin bedenlerini algılamaları için komut verir.

  • Çorabınızın içindeki ayaklarınızı duyumsayın
  • Ayaklarınızda çorabınızı duyumsayın
  • Ayakkabının içinde ayaklarınızı duyumsayın
  • Bacaklarınızda çorabınızı duyumsayın
  • Bacaklarınızda pantolon ya da eteğinizi duyumsayın
  • Bluzunuzun içinde sırtınızı duyumsayın
  • Parmağınızdaki yüzüğü duyumsayın
  • Kulaklarınızı duyumsayın

( Sokullu, Sevinç Ders Notları).

 

YARTICI DRAMADA PANDOMİM VE ROL OYNAMA ÇALIŞMALARI

-EYLEM GERÇEKLEŞTİRME

  • Koşma : Yetişmek için koşma, kovalayandan kaçma.
  • Durma : Durup bekleme, yürürken durma, durup çevreyi izleme.
  • Çökme : Çiçek koparmak için, çökme, sevgilinin önünde diz çökme.
  • Düşme : Yürürken kendi kendine tökezleyip düşme, birinin çelmesiyle düşme, olduğu ye- re yığılma.
  • Sıçrama : İp atlama, yüksek bir yere ulaşmak için sıçrama, koşarken aniden fark ettiği çiçeğe basmamak için atlama.
  • Dururken : Tokat atma, yumruk atma, tekme atma.
  • Yakma     : Soba ya da şömine yakarken güçlük çekme.
  • Aramak : Kaybettiği bir şeyi arama.
  • Açmak : Kapıyı hızlı, yavaş açma, sıkışmış bir pencereyi açma, güzel bir havada pencereyi açma, hediye paketi açma, kirli bir havada pencereyi kapama.

-Grup halka olur, gruptan biri ortaya çıkar, bir hareket yapar, gruptakiler o harekete göre ses çıkarırlar.

-Üç–dört kişi ile birliktelik: Grup içinde 3-4 kişilik takımlar kurulur. Takımlar hepsinin katılmasıyla kullanılabilecek bir nesne üzerinde anlaşırlar. Örnek ; bir balıkçı ağını çekmek, bir kayığı taşımak, bozulmuş bir arabayı itmek gibi ( Sokullu, Sevinç Ders Notları).

-Bir parça eklemek : Grup 8-10 oyunculu gruplara ayrılır. Birinci oyuncu kendisinin tasarladığı ama kimsenin bilmediği bir nesnenin bir bölümünü kullanır. Onun seçtiği nesneyi taşıyan diğer oyuncular o nesnenin diğer parçaları olurlar. Nesnenin bütünü oluşunca oyun biter. Örnek ; birinci oyuncu oturur ve bir direksiyon kullanır. İkinci ön camı siler. Üçüncüsü arabanın kapısını açar. Oyuncular bedenleriyle bütünün parçası olmazlar ama, oyun alanındaki büyük nesnenin parçaları olurlar.

-Küçük nesnelerle başa çıkmak: Tek tek oyuncular herhangi bir nesnenin yarattığı sorunlarla başa çıkmaya çalışırlar. Örnek; ağzı sıkı kapanmış bir kavanozu açma, takılmış bir fermuarı düzeltmek,  dar bir çizmeyi çıkarmak.

-Bir çevre yaratmak : Her grup onar kişilik takımlara ayrılır. Her takım bir yer adı bulur. İlk  oyuncu oyun alanına gider. O bulunan yer içinde bir nesne  bulur. Onu kullanır, kendiside bir nesne ekler. Ancak bu nesne ile ilgili olmalıdır. Örnek; birinci oyuncu banyoda lavabo bulur, ikinci oyuncu elini yıkar ve bir havlu bulup asar. Ondan sonraki oyuncu bir kapıyı açar ve yeni bir nesne bulur.

-Oyuncakçı dükkanı : Grup daire olur ve oyuncakçı dükkanındaki oyuncakların neler  olduğu konuşulur, lider, gruptakilerden her birinden bir oyuncak olmalarını ister, lider komutlarını verir:

  • Gece yarısı oldu
  • Oyuncaklar canlandı
  • Bebek esneyerek uyandı, robot kollarını yavaş yavaş hareket ettirdi, balerin bebek dans etmeye başladı. Top zıp zıp dans etti. Saat 05.00 oyuncaklar yorgun argın yerlerinde dönüp uykuya daldılar.

Duyumuzla ilgili egzersizler;

GÖRME:

  • İçinde kazağınızı bıraktığınız dolaba girin.
  • Karanlık dolapta kazağınızı arayın.
  • Odanıza kazağınızı aramak için girin

İŞİTME:

  • Bir patlamayı işitme,
  • Küçük bir çıtırtıyı duyup ne olduğuna karar verme,
  • Sokaktan gelen bir müziği dinleme.

KOKU ALMA:

  • Dışardan gelip mutfaktaki pastanın kokusunu alma,
  • Bir mağazada farklı parfümlerin kokusunu alma,
  • Kötü bir koku duyup ne olduğunu

TATMA:

  • Çok lezzetli bir çikolata yeme,
  • Ekşi bir elmayı ısırma,
  • Hiç yemediğiniz yabancı bir yemeği yiyip karar verme.

DOKUNMA:

  • Kadifeye dokunma,
  • Sıcak bir sobaya dokunma,
  • Bir buz parçasına dokunma,
  • Sivri çivileri tutma
  • -Liderin verdiği durum ve mekanları önce sessiz, sonra sesli canlandırma. Hava alanı, metro, terminal, okul kantini, sergi salonu, anaokulu bahçesi, alış-veriş merkezi.

 

YARATICI DRAMADA DOĞAÇLAMA ÇALIŞMALARI

-Yazın şehir dışında arkadaşlarınızla piknik yapıyorsunuz. Güzel bir gün, ormanda kır çiçekleri, böğürtlen topluyorsunuz. Sonra bir yerde durup  yemeğinizi yiyorsunuz. Yemek bitince, dönmeye hazırlanırken yolu bulamayıp paniğe kapılıyorsunuz.  Neredesiniz? Yola devam mı edeceksiniz, geri mi döneceksiniz? Yolunuzu bulmanızı sağlayacak bir işaret arıyorsunuz, birden aranızdan birisi yerde ezilmiş bir kır çiçeği buluyor. Onu görünce gelirken kır çiçeği topladığınızı hatırlıyorsunuz ve yolunuzu buluyorsunuz ( Sokullu, S. Ders Notları)

-Bir grup insan otobüs durağında. Herkesin farklı bir özelliği var. Torununu görmeye giden büyükanne, işe geç kalmış bir memur, okula gitmek için bekleyen bir öğrenci, otobüse binmek için bekleyen bir özürlü… Otobüs biraz gecikti. Neler olur?

-Farklı kanalları aynı akşam izlemek isteyen büyükanne, dede, anne, baba ve çocukların bulunduğu bir ailenin TV karşısındaki tartışmaları.

  • Bir lokantaya gittiniz aşağıdaki karakterleri canlandırın:
  1. 13 – 15 yaşlarında aç bir delikanlı
  2. Mönüde istediklerini bulamayan iştahsız bir orta yaşlı.
  3. çok aç ama, yoksul olduğu için istediklerini yiyemeyen yaşlı adam.

-Yankı oyunu: Grup ikiye bölünür, karşılıklı sıralanırlar. Gruplar sırası ile buldukları bir sesi yankı halinde çıkarırlar ve diğer guruba sıra gelir. İlk gurubun ilk oyuncusu bir ses bulur ve bunu yüksek tonda bağırır, ikinci oyuncu tonunu biraz azaltıp tekrar eder. Üçüncü daha da azaltır. Yankı olana kadar devam eder. Her ses çıkaran sıranın arkasına gider. Bir yankı bitince diğer grup başlar.

-Grup halinde “A” harfi ile çıkarılan nidalar, “O”harfi ile çıkarılan nidalar, “E” harfi ile çıkarılan nidalar, “U” harfi ile çıkarılan nidalar,

-Bir mağazada elbise almak istiyorsunuz ve prova yapıyorsunuz:

  • Üzerine hiçbir şey bulamayan şişman bir kadın.
  • Dansta giymek için güzel bir elbise arayan genç bir kız.
  • İş yerine uygun bir elbise arayan genç kız.

-Şiir yazmak: grup dörde ayrılır.

1.Grup: Hayvanların beslenmeleri ile ilgili bir şiir yazın.

2.Grup: Hayvanların üremeleri ile ilgili bir şiir yazın.

3.Grup: Hayvanların göçleri ile ilgili bir şiir yazın.

4.Grup: Hayvanların barınakları ile ilgili bir şiir yazın.

Gruplar şiirlerini okur ve oynarlar.

-Öykü yazmak: Ormana kral seçilmek isteyen hayvanların öyküsü, ısırgan otunun öyküsü, Pasaklı Pakize’nin öyküsü vb. başlıklardan öykü yazma ve oynama.

Bir öykü:

Bir ülke ve bu ülkede yaşayan insanlar, bir kral ve bu kralın kızı.

-Bu kralın kızı yıllar önce dans ederken sakatlanır ve yürüyemez. Tüm tedavilere rağmen olumlu sonuç alınamaz. Kral ülkesinde eğlenceyi ve dansı yasaklar. Ülkedeki insanlar çok mutsuzdur. Çünkü eğlenememektedirler. Sonunda kralın kızını kaçırmaya karar verirler ve kaçırırlar. Onun iyileşmesi ve dans etmesi için her yolu denerler. Kraldan eğlenmenin serbest bırakılması için söz isterler, kız iyileşir.sarayda eğlence düzenlenir ve herkes yeniden eğlenerek mutlu olur.

RESİM YAPMA:

-Çocuklarla dünya hakkında konuşulur.

Bu dünya sizin dünyanız, bu dünyada ne olmak istersiniz? Diye sorulur. Çocuklar konu hakkındaki fikirlerini hareketlerle ifade ederler (at,dere, heykel, ağaç, güneş vb.). Daha sonra bu düşüncelerini büyük boy resim kağıtları üzerine çizerek aktarırlar ve boyarlar.

MASKE YAPMA:

-Çocuklardan istedikleri bir yüzü makas ile kesme veya buruşturma tekniği ile hazırlamaları istenir. Hazırladıkları maskeyi yüzlerine takarak o tipi canlandırırlar.

FOTOĞRAF OLUŞTURMA-FOTOĞRAF ÇEKME:

-Bir aile fotoğrafı çektireceksiniz.

-“Bir turist grubusunuz, bir ülkeyi geziyorsunuz. İlginç pozlar çekebilirsiniz” denir. Bir grup fotoğrafçı, bir grup ilginç pozlar oluşturup fotoğrafları çekilir.

YARIM ÖYKÜ TAMAMLAMA:

-Şimdi hep birlikte bir öykü yazacağız. Ben öykünün başını söyleyeceğim, sonra başka biri ona ekleme yapacak ve yaptığı eklemeyi canlandıracak.

“Bir zamanlar bir kurbağa vardı. Göl kurbağanın önündeydi ……….?………… Başka bir kurbağa geldi……..?……….. Üçüncü bir kurbağa daha geldi ve ikinci olanı öptü…………..?……………..

RESİM TAMAMLAMA:

Büyükçe bir resim kağıdı duvara asılır. Bir kişiden bildiği bir ev resmi yapması istenir. Diğer kişiler bu resmi tamamlarlar. İki veya üç tur resim tamamlama devam eder.

Resimden yola çıkılarak öykü oluşturulur. Öyküler grup tarafından oynanır. Tartışılıp değerlendirme yapılır.

 

Tüm doğaçlama çalışmaları sonunda tartışma ve değerlendirme yapılır.

Değerlendirme etkinliğinin amaç ve yararları üzerinde durulur. Etkinlik sırasında neler hissettikleri, etkinliğin amacına ulaşıp ulaşmadığı, katılımcıların neler kazandığı, yöntemin amaca uygunluğu üzerinde tartışılır ve değerlendirme yapılır. Gerekirse oyun yeniden oynanır.

 

KAYNAKLAR:

  • ADIGÜZEL Ö.
  • DEVERALL
  • BENNET
  • NORMON
  • CASLİM VE SABLER
  • OKVURAN A. (DRAMA DERSİ)
  • ÖMEROĞLU E.
  • SAN İ.
  • SOKULLU SEVİNÇ DERS NOTLARI

GAZİ İ.Ö.O. 2001-2002 YIL SONU SEMİNER ÇALIŞMA RAPORU

HAZIRLAYAN:ÖZGÜR TAYLAN KAVUKOĞLU